Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Çocuklarda Böbrek Nakli Verici Ameliyatı
Böbrek yetmezliği olan çocuk hastaya nakledilmek üzere canlı vericiden sağlam böbreğin damar ve idrar yolları korunarak çıkarılması esasına dayanır.
Kaynakça
- MedlinePlus (U.S. National Library of Medicine) — Çocuklarda böbrek naklimedlineplus.gov/ency/article/007333.htm
- National Center for Biotechnology Information (StatPearls) — Canlı verici nefrektomincbi.nlm.nih.gov/books/NBK532297
- National Kidney Foundation (NKF) — Canlı Böbrek Vericisi Olmak ve Verici Ameliyatıkidney.org/kidney-topics/becoming-living-donor
- MedlinePlus (U.S. National Library of Medicine) — Böbrek Nakli: Verici ve Cerrahi Süreçmedlineplus.gov/ency/article/003005.htm
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
12 soru
Böbrek vericisi genellikle 18 yaşını doldurmuş, karar verme yetisine sahip yetişkinler arasından seçilir; çünkü organ bağışı gönüllü ve bilinçli bir irade gerektirir. Üst yaş sınırı katı olmamakla birlikte, vericinin böbrek fonksiyonlarının ve genel sağlığının çok iyi olması beklenir. İleri yaştaki vericilerde damar yapısı ve böbrek rezervi daha dikkatli değerlendirilir. Uygunluk kararı, yaş tek başına değil; kan basıncı, şeker, böbrek fonksiyonu ve damar görüntülemesi gibi kapsamlı testlerle birlikte verilir.
Günümüzde canlı vericiden böbrek alınması işlemi çoğunlukla laparoskopik (kapalı, kameralı) yöntemle yapılır; bu yaklaşımda küçük kesilerden girilerek böbrek çıkarılır. Kapalı yöntemin avantajı daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve daha küçük iz bırakmasıdır. Bazı özel durumlarda, damar yapısına veya cerrahın değerlendirmesine göre açık cerrahi tercih edilebilir. Hangi yöntemin uygulanacağına, vericinin anatomisi ve görüntüleme sonuçları göz önünde bulundurularak karar verilir.
Sağlıklı bir kişi tek böbrekle normal yaşamını sürdürebilir; kalan böbrek zamanla iş yükünü üstlenerek fonksiyonunun büyük bölümünü telafi eder. Verici olmadan önce yapılan kapsamlı testler, kişinin tek böbrekle güvenle yaşayabileceğini doğrulamak içindir. Yine de vericilerin ömür boyu düzenli sağlık takibi yaptırması, tansiyon ve böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi önerilir. Aşırı ağrı kesici kullanımından kaçınmak ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek kalan böbreği korumak açısından önemlidir.
Laparoskopik verici ameliyatından sonra hastanede kalış genellikle birkaç gün sürer ve çoğu verici bu süre içinde ayağa kalkıp yürümeye başlar. Masa başı ya da hafif işlere dönüş genellikle 2-4 hafta içinde mümkün olur; ağır fiziksel iş ve spor için ise daha uzun bir süre önerilir. Tam iyileşme kişiden kişiye değişmekle birlikte birkaç haftayı bulabilir. İyileşme sürecinde ağır kaldırmaktan kaçınmak ve doktorun önerdiği aktivite planına uymak önemlidir.
Klasik nakillerde vericinin ve alıcının kan gruplarının uyumlu olması beklenir; ancak günümüzde kan grubu uyumsuz (ABO uyumsuz) nakiller de özel hazırlık protokolleriyle yapılabilmektedir. Kan grubu uyumunun yanı sıra doku uyumu (HLA) ve çapraz karşılaştırma testleri de değerlendirilir. Uyumsuz durumlarda, nakil öncesi alıcıya bazı ek tedaviler uygulanarak reddin önüne geçilmeye çalışılır. Uygunluk kararı, bu testlerin tümü bir arada yorumlanarak verilir.
Ebeveynler çocuklarıyla genetik olarak yarı yarıya doku benzerliği taşıdığından, akraba vericilerde doku uyumu genellikle daha yüksek olabilir ve bu da naklin başarı şansına olumlu katkı sağlayabilir. Ancak uyum tek başına ebeveyn olmaya değil, HLA doku tiplemesi ve çapraz karşılaştırma testlerinin sonucuna bağlıdır. Bazı durumlarda akraba olmayan uygun bir verici de mükemmel uyum gösterebilir. Vericinin kendi sağlığının uygun olması, uyumdan önce gelen temel şarttır.
Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında verici herhangi bir ağrı hissetmez. Ameliyat sonrasında kesi bölgesinde ve karında bir miktar ağrı ve rahatsızlık olması normaldir; bu ağrılar reçete edilen ağrı kesicilerle kontrol altına alınır. Laparoskopik yöntemde ağrı, açık cerrahiye göre genellikle daha az olur ve daha çabuk geçer. Ağrının şiddeti giderek azalır; beklenmedik şekilde artan ağrı durumunda doktora bilgi verilmelidir.
Böbrek bağışlamış sağlıklı kadınlar genellikle sonrasında hamile kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir. Yine de tek böbrekli gebelerde tansiyon yüksekliği ve idrarda protein gibi durumlar açısından takibin biraz daha yakından yapılması önerilir. Bağış sonrası gebelik planlayan kişilerin, doktorlarıyla önceden görüşmesi ve belli bir iyileşme süresi geçmesini beklemesi uygun olur. Gebelik boyunca düzenli kontroller, hem annenin hem bebeğin sağlığı için önemlidir.
Böbrek veren kişilerin ömür boyu özel bir diyet yapması ya da bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanması gerekmez; bu ilaçları nakli alan çocuk kullanır, verici değil. Ancak vericilerin genel olarak dengeli beslenmesi, tuz tüketimini ölçülü tutması ve bol su içmesi kalan böbreği korumak açısından faydalıdır. Reçetesiz ağrı kesicilerin sık kullanımından kaçınmak önerilir. Düzenli sağlık kontrolleri dışında vericinin günlük yaşamı büyük ölçüde eski haline döner.
Ameliyat sonrası ateş yükselmesi, kesi bölgesinde artan kızarıklık, şişlik, akıntı ya da giderek şiddetlenen ağrı gibi durumlar enfeksiyon işareti olabilir ve doktora bildirilmelidir. Bacakta ani şişlik, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi belirtiler pıhtı riski açısından acil değerlendirme gerektirir. İdrar miktarında belirgin azalma, idrarda kan veya kesintisiz bulantı-kusma da uyarıcı bulgulardır. Bu tür belirtilerde beklemeden sağlık kuruluşuna başvurmak önemlidir.
Canlı vericiden alınan böbrek, planlı koşullarda ve kısa bir bekleme süresiyle nakledilebildiği için genellikle daha kısa süre bekletilir ve bu durum organın çalışmaya başlaması açısından avantaj sağlayabilir. Canlı verici nakillerinde işlem önceden planlanabildiğinden alıcı ve verici en uygun şartlarda ameliyata alınır. Kadavra vericisinde ise uygun organ çıkana kadar bekleme listesinde beklenir. Her iki yöntemin de kendi değerlendirme süreci vardır ve karar, çocuğun durumuna göre ekip tarafından verilir.
Verici adayı, kapsamlı testler sonucunda kendi sağlığı açısından risk taşıdığı belirlenirse bağış yapmaktan çekilmesi önerilebilir; bu, hem vericinin hem de alıcının güvenliği için alınan bir karardır. Yüksek tansiyon, gizli böbrek hastalığı, şeker hastalığı ya da uygun olmayan damar yapısı gibi nedenler uygunsuzluğa yol açabilir. Bu durumda çocuğa uygun başka bir verici araştırılır ya da bekleme listesi seçeneği değerlendirilir. Uygun bulunmamak bir başarısızlık değil, sağlığı koruyan bir önlemdir.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.