Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Çocuklarda CAR-T Hücre Tedavisi

Çocuklarda CAR-T Hücre Tedavisi yaklaşımı, hedefleri ve dikkat edilecek noktalara dair bilgilendirme.

CAR-T hücre tedavisi, çocukluk çağı kan kanserlerinin belirli türlerinde kullanılan, hücre temelli ileri bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, çocuğun kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden programlanarak kanser hücrelerini tanıyabilir ve yok edebilir hale getirilmesi esasına dayanır. Klasik kemoterapi ve ışın tedavilerinden farklı olarak, dışarıdan verilen bir ilaç değil, çocuğun kendi hücrelerinden üretilen yaşayan bir tedavi ürünü söz konusudur.

Bu yöntem özellikle standart tedavilere yeterince yanıt vermeyen ya da tedavi sonrası yeniden nükseden lösemi ve lenfoma gibi hastalıklarda gündeme gelir. Ebeveynler için bu süreç yabancı ve karmaşık görünebilir; hücre toplanmasından infüzyona, hazırlık aşamasından yan etkilerin izlenmesine kadar birçok basamak içerir. Bu nedenle sürecin her aşamasının anlaşılır biçimde bilinmesi, aileye hem kaygının azaltılması hem de tedaviye uyum açısından yardımcı olur.

Aşağıdaki bölümlerde CAR-T tedavisinin ne olduğu, hangi çocuklara uygulanabileceği, hücrelerin nasıl toplanıp işlendiği, olası yan etkilerin nasıl fark edileceği ve tedavi sonrası izlem süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Çocuklarda CAR-T Hücre Tedavisi Nedir?

CAR-T ifadesi, İngilizce "Kimerik Antijen Reseptörü taşıyan T hücresi" anlamına gelen terimin kısaltmasıdır. T hücreleri, bağışıklık sistemimizin savaşçı hücreleridir ve normalde enfeksiyonlarla ve bazı anormal hücrelerle mücadele ederler. Ancak kanser hücreleri, bu savunma hücrelerinden gizlenmenin yollarını bulabilir. CAR-T tedavisi, T hücrelerine adeta bir "hedef gözlüğü" takarak onların kanser hücrelerini net biçimde görmesini ve tanımasını sağlar.

Bu tedavide çocuğun kanından alınan T hücreleri, laboratuvarda genetik olarak değiştirilir. Bu değişiklik sonucunda hücrelerin yüzeyine, kanser hücrelerinde bulunan belirli bir işaretleyici proteine kilitlenebilen özel bir reseptör yerleştirilir. Böylece geri verildiğinde bu hücreler, hedefledikleri işaretleyiciyi taşıyan kanser hücrelerini bulup onlara bağlanır ve yıkımını başlatır.

CAR-T tedavisinin en önemli farkı, tek seferlik bir infüzyonla verilen ancak vücutta uzun süre çoğalabilen ve etkisini sürdürebilen yaşayan hücrelerden oluşmasıdır. Kemoterapide ilaç vücuttan zamanla atılırken, CAR-T hücreleri hedefini bulduğunda çoğalarak sayılarını artırabilir. Bu nedenle bazı çocuklarda tek bir uygulama, hastalık üzerinde uzun süreli kontrol sağlayabilir.

Bu tedavi her kanser türü için uygun değildir ve halen belirli hasta gruplarında, deneyimli merkezlerde uygulanan özel bir yöntemdir. Uygulanabilirliği, çocuğun tanısına, hastalığın taşıdığı işaretleyicilere ve genel durumuna göre değerlendirilir.

CAR-T Tedavisi Çocuğumun Bağışıklık Hücrelerini Nasıl Kanser Savaşçısına Dönüştürür?

Sürecin temelinde, çocuğun kendi T hücrelerinin laboratuvarda yeniden yapılandırılması yatar. İlk olarak kandan toplanan T hücreleri saflaştırılır ve büyütülmeye uygun ortama alınır. Ardından bu hücrelere, kanser hücresini tanıyacak reseptörün genetik talimatı aktarılır. Bu aktarım genellikle zararsız hale getirilmiş taşıyıcı sistemler aracılığıyla yapılır; taşıyıcı, yeni reseptörün üretim planını hücrenin içine ulaştırır.

Genetik talimatı alan T hücreleri, artık yüzeylerinde kimerik antijen reseptörü adı verilen yapıyı üretmeye başlar. Bu reseptör, bir yandan kanser hücresindeki hedef işaretleyiciye tutunacak kısmı, diğer yandan hücreyi harekete geçirecek iç sinyal bölümünü barındırır. Yani hücre hem hedefini görür hem de gördüğünde saldırıya geçecek şekilde uyarılır.

Reseptör kazandırılan hücreler, laboratuvarda milyonlarca hatta milyarlarca sayıya ulaşacak biçimde çoğaltılır. Bu çoğaltma aşaması, tedavinin etkili olabilmesi için yeterli sayıda savaşçı hücre elde edilmesini amaçlar. Süreç boyunca hücrelerin canlılığı, saflığı ve doğru şekilde çalışıp çalışmadığı kontrollerden geçirilir.

Çocuğa geri verildiğinde bu hücreler kan dolaşımında ilerler ve hedef işaretleyicisini taşıyan kanser hücrelerine ulaşır. Bir kanser hücresine bağlandığında iç sinyal devreye girer, hücre çoğalır ve kanser hücresinin yıkımını tetikleyen maddeleri salgılar. Böylece tek bir CAR-T hücresi, çevresindeki birçok kanser hücresiyle mücadele edebilecek bir zincir başlatabilir.

CAR-T Hücre Tedavisi Hangi Çocuklara ve Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

CAR-T tedavisi, özellikle çocukluk çağının belirli kan kanserlerinde gündeme gelir. En sık uygulandığı durumlar arasında, B hücre kökenli akut lenfoblastik lösemi ve bazı B hücreli lenfoma türleri yer alır. Bu hastalıklarda kanser hücrelerinin yüzeyinde ortak bir işaretleyici bulunur ve CAR-T hücreleri bu işaretleyiciyi hedef alacak şekilde tasarlanır.

Tedavinin öncelikli olarak düşünüldüğü çocuklar, genellikle standart kemoterapi protokollerine yeterli yanıt vermeyen ya da tedavi sonrası hastalığı yineleyen hastalardır. Bir başka deyişle CAR-T, çoğu zaman ilk basamak tedavi değil, önceki tedaviler istenen sonucu vermediğinde değerlendirilen bir seçenektir. Bazı durumlarda kemik iliği nakli sonrası nükseden hastalıklarda da uygulanabilir.

Her çocuk bu tedaviye uygun olmayabilir. Uygunluk değerlendirmesinde hastalığın türü, kanser hücrelerinin hedeflenecek işaretleyiciyi taşıyıp taşımadığı, çocuğun organ işlevleri, aktif ve kontrol altına alınamayan bir enfeksiyonun bulunup bulunmadığı gibi pek çok etken göz önüne alınır. Yeterli sayıda ve kalitede T hücresi toplanabilmesi de önemli bir koşuldur.

  • B hücreli akut lenfoblastik lösemide standart tedaviye dirençli veya nükseden olgular
  • Belirli B hücreli lenfoma türlerinde ileri basamak seçeneği olarak
  • Kemik iliği nakli sonrası yeniden ortaya çıkan uygun hastalıklar

Tedavi kararı, çocuk hematoloji ve onkoloji ekibinin ayrıntılı incelemesiyle ve ailenin bilgilendirilmesiyle birlikte, kişiye özel olarak verilir.

Çocuğumun Kendi Hücreleri Nasıl Toplanır ve Laboratuvarda Neler Yapılır?

Hücre toplama işlemi, aferez adı verilen bir yöntemle gerçekleştirilir. Bu işlemde çocuğun kanı, özel bir cihaz aracılığıyla dışarı alınır; cihaz T hücrelerinin de içinde bulunduğu beyaz kan hücresi bileşenini ayırır ve kanın geri kalanını tekrar çocuğa geri verir. İşlem birkaç saat sürebilir ve genellikle damar yolu veya gerektiğinde yerleştirilen özel bir kateter aracılığıyla yapılır.

Aferez sırasında çocuğun rahat olması önemlidir; işlem ağrılı olmasa da uzun süre hareketsiz kalmayı gerektirebilir. Bu nedenle küçük çocuklarda ek destek önlemleri alınabilir. İşlem öncesinde kan değerleri kontrol edilir ve çocuğun bu işleme hazır olup olmadığı değerlendirilir.

Toplanan hücreler soğuk zincir korunarak özel laboratuvara ulaştırılır. Laboratuvarda önce T hücreleri ayrıştırılır ve büyümeye uygun ortama alınır. Ardından kanser hücresini tanıyacak reseptörün genetik talimatı hücrelere aktarılır ve hücreler çoğaltılır. Bu üretim aşaması, hücrelerin sayısının ve niteliğinin tedaviye yetecek düzeye ulaşmasını sağlar.

Üretim tamamlandığında son ürün, canlılık, saflık, doğru işaretleyiciyi taşıma ve istenmeyen mikroorganizmalardan arınmış olma gibi ölçütler açısından titizlikle kontrol edilir. Tüm bu kontrollerden geçen hücreler, uygun koşullarda dondurularak çocuğa geri verileceği güne kadar saklanabilir. Bu süreç, birbirini izleyen dikkatli basamaklardan oluşur ve her aşamada güvenlik önlemleri uygulanır.

CAR-T Hücreleri Çocuğuma Nasıl Geri Verilir?

Laboratuvarda hazırlanan ve gerekli tüm kontrollerden geçen CAR-T hücreleri, çocuğa damar yoluyla verilir. Bu uygulama infüzyon olarak adlandırılır ve kan ya da kök hücre nakline benzer şekilde, damara takılan bir hat aracılığıyla yapılır. İşlemin kendisi genellikle kısa sürer ve çoğu zaman ağrısızdır.

Donmuş olarak saklanan hücreler infüzyondan önce özenle çözülür ve kısa süre içinde çocuğa verilir. Uygulama sırasında çocuğun kalp atışı, tansiyonu, ateşi ve genel durumu yakından izlenir. Bu izlem, olası ani tepkilerin erkenden fark edilmesi ve gerektiğinde hızlı müdahale edilebilmesi için önemlidir.

İnfüzyon öncesinde bazı çocuklara, olası hafif tepkileri azaltmak amacıyla destekleyici ilaçlar verilebilir. Uygulama boyunca çocuk yatakta uzanır ve rahatının sağlanmasına özen gösterilir. Ebeveynlerin bu süreçte çocuğun yanında olması, çocuğun kaygısını azaltmaya yardımcı olabilir.

İnfüzyon tamamlandıktan sonra hücreler kan dolaşımında ilerlemeye başlar ve önümüzdeki günler içinde çoğalarak etkilerini gösterir. Bu nedenle infüzyon, tedavinin sonu değil, vücut içindeki etkinin başladığı andır. Sonraki günlerde çocuk, olası yan etkiler açısından yakından gözlem altında tutulur.

Hücrelerin Toplanmasından İnfüzyona Kadar Süreç Ne Kadar Sürer?

CAR-T tedavisi, tek bir günde tamamlanan bir uygulama değil, birbirini izleyen aşamalardan oluşan bir süreçtir. İlk basamak olan hücre toplama işlemi genellikle bir günde tamamlanır, ancak bunun öncesinde uygunluk değerlendirmesi ve hazırlık için ek görüşmeler ve testler gerekebilir.

Toplanan hücrelerin laboratuvarda işlenmesi ve çoğaltılması genellikle birkaç hafta süren bir aşamadır. Bu süre, hücrelerin yeterli sayıya ulaşması ve tüm güvenlik kontrollerinin tamamlanması için gereklidir. Üretim süresi merkezden merkeze ve ürünün özelliklerine göre değişebilir; bu dönemde çocuğun genel durumu izlenir ve gerekirse ara tedaviler uygulanabilir.

Hücreler hazır olduğunda, infüzyondan hemen önce genellikle birkaç günlük bir hazırlık kemoterapisi uygulanır. Bu hazırlık, CAR-T hücrelerinin vücutta daha iyi tutunması ve çoğalması için ortam oluşturur. Ardından infüzyon gerçekleştirilir.

Toplamda, ilk değerlendirmeden infüzyona kadar geçen süre birkaç haftayı bulabilir. Bu süre boyunca ailenin süreci sabırla ve ekiple işbirliği içinde yürütmesi önemlidir. Her çocuğun durumu farklı olduğundan, kesin süre çocuğa özel olarak planlanır ve aileyle paylaşılır.

CAR-T Tedavisi Öncesi Çocuğuma Hangi Hazırlık Yapılır?

İnfüzyon öncesinde çocuğa uygulanan en önemli hazırlık basamağı, kısa süreli bir hazırlık kemoterapisidir. Bu kemoterapi, çocuğun bağışıklık sistemini geçici olarak baskılayarak, geri verilecek CAR-T hücrelerine yer açar. Böylece yeni hücreler vücutta daha kolay tutunur ve çoğalabilir. Bu aşama genellikle infüzyondan birkaç gün önce başlar.

Hazırlık döneminde çocuğun organ işlevleri, kan değerleri ve genel sağlık durumu ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Kalp, karaciğer, böbrek ve akciğer işlevlerine bakılır; aktif bir enfeksiyon olup olmadığı araştırılır. Varsa mevcut enfeksiyonlar tedavi edilir, çünkü infüzyon döneminde bağışıklığın zayıflaması nedeniyle enfeksiyonlar daha risklidir.

Bu dönemde ayrıca damar yolu için gerekli hazırlıklar yapılır ve gerektiğinde kalıcı bir kateter yerleştirilir. Ailenin süreç hakkında ayrıntılı bilgilendirilmesi, olası yan etkilerin tanınması ve ne zaman ekibe haber verilmesi gerektiğinin öğretilmesi de hazırlığın önemli bir parçasıdır.

  • Kısa süreli hazırlık kemoterapisiyle infüzyona uygun ortamın oluşturulması
  • Kalp, karaciğer, böbrek gibi organ işlevlerinin kontrolü
  • Var olan enfeksiyonların tedavi edilmesi ve enfeksiyon önlemlerinin alınması

Tüm bu hazırlık basamakları, tedavinin daha güvenli ve etkili olabilmesini amaçlar. Çocuğun beslenmesi, dinlenmesi ve psikolojik olarak sürece hazırlanması da bu dönemde ihmal edilmemesi gereken konulardır.

Sitokin Fırtınası (CRS) Nedir ve Nasıl Fark Edilir?

Sitokin salınım sendromu, kısaca CRS olarak adlandırılan durum, CAR-T tedavisinin en sık görülen yan etkilerinden biridir. CAR-T hücreleri kanser hücreleriyle mücadele ederken bağışıklık sistemini yoğun biçimde harekete geçirir ve vücutta sitokin denilen ileti maddelerinin fazla miktarda salınmasına yol açabilir. Bu aşırı yanıt, çeşitli belirtilerle kendini gösterir.

CRS genellikle infüzyondan sonraki ilk günlerde ortaya çıkar. En sık görülen belirti ateştir; buna titreme, halsizlik, kas ağrıları eşlik edebilir. Bazı çocuklarda tansiyon düşmesi, kalp atışında hızlanma, nefes almada zorluk gibi daha belirgin bulgular gelişebilir. Bu nedenle infüzyon sonrası dönemde çocuk yakından izlenir.

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken en önemli işaret ateştir. Çocukta yükselen ateş, halsizlik, nefes darlığı, huzursuzluk gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık ekibine haber verilmelidir. Erken fark edilen CRS, çoğu zaman etkili biçimde yönetilebilir.

CRS tedavi edilebilir bir durumdur ve şiddetine göre destekleyici önlemler, ateş düşürücüler, sıvı desteği ve gerektiğinde bağışıklık yanıtını dengeleyen özel ilaçlarla kontrol altına alınır. Hafif olgular çoğunlukla birkaç günde geriler. Bu nedenle infüzyon sonrası dönemin hastane ortamında ya da yakın izlemle geçirilmesi büyük önem taşır.

CAR-T Tedavisinin Nörolojik Yan Etkileri Nelerdir?

CAR-T tedavisinin bir diğer olası yan etki grubu, sinir sistemiyle ilgili belirtilerdir. Bu durum, bağışıklık sisteminin aşırı uyarılmasının beyin ve sinir sistemi üzerindeki geçici etkileriyle ilişkilidir. Nörolojik belirtiler genellikle infüzyondan sonraki ilk günlerde, çoğu zaman CRS ile aynı dönemde ya da onu izleyerek ortaya çıkabilir.

Nörolojik yan etkiler çocuktan çocuğa değişir. Hafif olgularda dikkat dağınıklığı, uyku hali, kelime bulmada zorluk, el yazısında bozulma gibi belirtiler görülebilir. Daha belirgin durumlarda bilinç bulanıklığı, konuşmada güçlük, huzursuzluk ve nadiren nöbet gibi bulgular gelişebilir. Bu belirtiler genellikle geçicidir ve uygun izlemle yönetilir.

Ebeveynlerin çocuğun davranışlarındaki değişiklikleri fark etmesi önemlidir. Çocuğun her zamankinden farklı biçimde dalgın, uykulu, huzursuz olması ya da konuşmasında değişiklik olması durumunda ekibe haber verilmelidir. Bu dönemde çocuğun basit sorularla ve kısa değerlendirmelerle düzenli olarak kontrol edilmesi olağandır.

Nörolojik belirtilerin çoğu, uygun tedbirlerle ve gerektiğinde destekleyici ilaçlarla zaman içinde geriler. Bu belirtiler ortaya çıktığında sağlık ekibi çocuğu yakından izler, güvenliği sağlayacak önlemleri alır ve gerektiğinde ek görüntüleme veya değerlendirmeler yapar. Bu nedenle infüzyon sonrası izlem döneminde çocuğun deneyimli bir merkezde takip edilmesi önemlidir.

CAR-T Sonrası Çocuğum Ne Kadar Süre Hastanede İzlenir?

İnfüzyon sonrası izlem, CAR-T tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Olası yan etkilerin, özellikle sitokin salınım sendromu ve nörolojik belirtilerin çoğu ilk günler ve haftalar içinde ortaya çıktığı için bu dönemde çocuk yakından gözlem altında tutulur. İzlem genellikle hastane ortamında başlar ve durumun seyrine göre sürdürülür.

İlk günlerde çocuğun ateşi, tansiyonu, kalp atışı, solunumu ve bilinç durumu düzenli aralıklarla değerlendirilir. Kan değerleri sık sık kontrol edilir. Herhangi bir yan etki belirtisi ortaya çıktığında hızlı müdahale edilebilmesi için çocuk sürekli ulaşılabilir bir izlem altında tutulur. Bu nedenle infüzyon sonrası belirli bir süre hastanede kalış çoğu zaman gereklidir.

Yan etki riskinin azaldığı dönemde çocuk taburcu edilebilir, ancak izlem burada bitmez. Taburculuk sonrasında da belirli bir süre boyunca çocuğun merkeze yakın bir yerde bulunması ve düzenli kontrollere gelmesi istenebilir. Bu dönemde ailenin, belirtileri tanıması ve gerektiğinde hızla merkeze başvurması önem taşır.

İzlem süresi her çocukta farklıdır; yan etkilerin şiddetine, çocuğun genel durumuna ve tedaviye verdiği yanıta göre değişir. Bağışıklık sisteminin toparlanması zaman aldığından, taburculuk sonrasında da enfeksiyonlardan korunma önlemleri sürdürülür. Bu süreç, çocuğun güvenli biçimde iyileşmesini desteklemek için dikkatle planlanır.

CAR-T Tedavisi Diğer Tedaviler Yetersiz Kaldığında mı Uygulanır?

CAR-T tedavisi, çoğu durumda ilk tercih edilen tedavi değil, standart tedavilerin istenen sonucu vermediği hallerde değerlendirilen ileri bir seçenektir. Çocukluk çağı lösemi ve lenfomalarında genellikle önce kemoterapi temelli protokoller uygulanır. Bu tedaviler birçok çocukta etkili sonuç verir.

Ancak bazı çocuklarda hastalık standart tedavilere yeterince yanıt vermez ya da tedavi tamamlandıktan sonra yeniden ortaya çıkar. Bu tür dirençli veya nükseden durumlarda tedavi seçenekleri sınırlanabilir. İşte bu noktada, uygun işaretleyiciyi taşıyan hastalıklarda CAR-T tedavisi önemli bir seçenek olarak gündeme gelir.

CAR-T tedavisinin bu şekilde konumlanmasının nedeni, hem özel bir üretim süreci gerektirmesi hem de belirli yan etki risklerini beraberinde getirmesidir. Bu nedenle tedavi, olası yararı ve riskleri dikkatle tartılarak, uygun hastalarda uygulanır. Kararı çocuk hematoloji ve onkoloji ekibi, hastalığın özelliklerini ve çocuğun genel durumunu değerlendirerek verir.

Zaman içinde CAR-T tedavisinin uygulama alanları ve zamanlaması konusunda bilgi birikimi artmaktadır. Bugün için temel yaklaşım, önceki tedavilerin yeterli olmadığı seçilmiş çocuklarda bu yöntemi değerlendirmektir. Ailenin bu süreçte, tedavinin nerede ve nasıl konumlandığını anlaması, sürece uyum açısından değerlidir.

CAR-T Tedavisinin Uzun Vadeli Etkinliği ve Takibi Nasıldır?

CAR-T tedavisi sonrası uzun vadeli takip, tedavinin başarısını değerlendirmek ve olası gecikmiş etkileri izlemek için gereklidir. İnfüzyonun ardından çocuğun hastalığa verdiği yanıt, kan ve kemik iliği incelemeleriyle düzenli olarak değerlendirilir. Bu incelemeler, kanser hücrelerinin azalıp azalmadığını ve tedavinin etkinliğini gösterir.

Bazı çocuklarda CAR-T hücreleri uzun süre vücutta kalarak hastalığın kontrol altında tutulmasına katkıda bulunabilir. Bu durum, tek bir infüzyonla kalıcı bir yanıt elde edilmesini sağlayabilir. Ancak her çocukta yanıtın süresi ve derinliği farklı olabilir; bir kısım çocukta hastalık zaman içinde yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli izlem büyük önem taşır.

Uzun vadeli takipte hastalık kontrolünün yanı sıra, çocuğun bağışıklık sisteminin toparlanması da izlenir. CAR-T tedavisi bazı sağlıklı hücreleri de etkileyebildiğinden, çocuğun enfeksiyonlara karşı savunması bir süre zayıf kalabilir. Bu dönemde enfeksiyonlardan korunma önlemleri ve gerektiğinde destekleyici tedaviler sürdürülür.

  • Kan ve kemik iliği incelemeleriyle hastalık yanıtının düzenli değerlendirilmesi
  • Bağışıklık sisteminin toparlanmasının ve enfeksiyon riskinin izlenmesi
  • Gecikmiş yan etkiler ve genel gelişim açısından uzun süreli kontroller

Takip süreci, çocuğun büyüme ve gelişimini, aşı gereksinimlerini ve genel sağlığını da kapsar. Bu nedenle CAR-T tedavisi sonrasında çocuğun deneyimli bir merkezde, düzenli aralıklarla ve uzun süreli olarak izlenmesi önemlidir. Ailenin kontrollere düzenli katılımı, olası sorunların erken fark edilmesine yardımcı olur.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, muayene ve tedavinin yerine geçmez. Şikayetleriniz için lütfen ilgili uzman hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. National Cancer Institute (NCI) — Çocukluk çağı akut lenfoblastik lösemi tedavisicancer.gov/types/leukemia/hp/child-all-treatment-pdq
  2. U.S. Food and Drug Administration (FDA) — Onaylı CAR-T hücresel tedavi ürünlerifda.gov/vaccines-blood-biologics/cellular-gene-therapy-products/approved-cellular-and-gene-therapy-products
  3. National Center for Biotechnology Information (StatPearls / NCBI) — Sitokin salınım sendromu (CRS) yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK599550
  4. American Cancer Society (ACS) — CAR T-hücre tedavisi: işleyiş, kullanım alanları ve yan etkilercancer.org/cancer/managing-cancer/treatment-types/immunotherapy/car-t-cell1.html

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

12 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.