Üroloji

Böbrek Damarı Bypass Ameliyatı

Böbreği besleyen atardamarın daralması ya da balonlaşması durumunda, daralan bölümü atlayan bir damar grefti yerleştirilerek ya da damar greftle onarılarak böbreğin yeniden kanlandırıldığı açık damar cerrahisidir.

Böbrek damarı bypass ameliyatı, böbreği besleyen atardamarın daralması, tıkanması ya da genişleyerek balonlaşması durumunda böbreğe yeniden yeterli kan akımı sağlamak amacıyla uygulanan açık damar cerrahisidir. İşlem sırasında daralmış bölümün ötesine, vücudun başka bir bölgesinden alınan toplardamar parçası ya da yapay bir damar grefti yerleştirilerek kan için yeni bir yol oluşturulur; bazı hastalarda ise daralmış bölüm çıkarılarak damar greftle onarılır. Böbreğin yetersiz kanlanması iki önemli sonuca yol açar: böbrek dokusu zamanla küçülerek işlev kaybına uğrar ve böbreğin salgıladığı hormonlar aracılığıyla ilaçlara dirençli tansiyon yüksekliği gelişir. Günümüzde bu tabloların önemli bir bölümü damar içinden yapılan balon ve stent uygulamalarıyla ele alınmakla birlikte, anatomik yapının uygun olmadığı ya da damar içi girişimin sonuç vermediği hastalarda açık cerrahi geçerliliğini korur. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde bu girişim, kalp ve damar cerrahisi, nefroloji ve girişimsel radyoloji ile birlikte değerlendirilerek planlanmaktadır. Bu içerikte ameliyatın hangi durumlarda gündeme geldiği, damar daralmasının nedenleri, tanı basamakları, bypass ve greftle onarım teknikleri, iyileşme süreci ve olası komplikasyonlar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Böbrek Damarı Bypass Ameliyatı Hangi Durumlarda Gerekir?

En sık neden, böbrek atardamarında gelişen ve kan akımını belirgin biçimde azaltan darlıktır. Darlığın varlığı tek başına ameliyat gerekçesi değildir; önemli olan bu darlığın böbrek fonksiyonlarını ya da tansiyonu olumsuz etkileyip etkilemediğidir. Birden fazla ilaca rağmen denetlenemeyen tansiyon yüksekliği, açıklanamayan biçimde gerileyen böbrek fonksiyonları ve tekrarlayan ani akciğer ödemi atakları, darlığın klinik önem taşıdığını düşündüren başlıca tablolardır.

Damar içi girişimin uygun olmadığı durumlar açık cerrahiyi öne çıkarır. Darlığın damarın dallandığı noktayı tutması, birden fazla dalı etkilemesi, damar içinde stentin yeniden daralması ya da stent yerleştirilmesinin teknik olarak mümkün olmaması bu durumların başında gelir. Böbrek atardamarında gelişen ve belirli bir çapı aşan anevrizmalar, yani damar duvarının balon gibi genişlemesi de yırtılma riski nedeniyle onarım gerektirebilir. Özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda gebelik sırasında yırtılma riskinin arttığı bilindiğinden karar daha erken verilir.

Daha ender görülen nedenler arasında damar duvarının kendi içinde ayrışması, travmaya bağlı damar yaralanmaları ve aort ameliyatları sırasında böbrek damarının etkilenmesi yer alır. Tek böbreği bulunan hastalarda ya da iki taraflı darlığı olanlarda böbreğin korunması doğrudan diyaliz gereksinimini etkileyeceği için değerlendirme daha özenli yapılır. Karar, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve böbreğin kurtarılabilir dokusunun ne kadar kaldığı birlikte göz önünde bulundurularak verilir.

Böbrek Atardamarı Neden Daralır?

İleri yaştaki hastalarda en sık neden damar sertliğidir. Kolesterol ve kalsiyum içeren plaklar damar duvarında birikerek zamanla içeriyi daraltır. Bu plaklar çoğunlukla aortanın böbrek damarını verdiği ağız bölgesinde yerleşir. Sigara kullanımı, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve uzun süreli tansiyon yüksekliği bu süreci hızlandırır. Damar sertliğine bağlı darlıklar genellikle vücudun başka damarlarında da benzer değişikliklerle birlikte görülür.

Genç hastalarda, özellikle kadınlarda ise fibromüsküler displazi adı verilen bir damar duvarı gelişim bozukluğu öne çıkar. Bu tabloda damar duvarında kalınlaşmalar ve incelmeler art arda sıralanarak damara boncuk dizisi görünümü kazandırır. Plaktan farklı olarak damarın orta ve uç bölümlerini tutar ve bazen dallara da uzanır. Bunun dışında damar iltihapları, doğumsal damar anomalileri ve dıştan baskı yapan yapılar da daralmaya neden olabilir. Darlığın nedeni, hangi tedavinin seçileceğini ve uzun dönem sonuçlarını doğrudan etkiler.

Stent Uygulaması Varken Neden Açık Cerrahi Tercih Edilir?

Damar içinden yapılan balon ve stent uygulamaları, kesi gerektirmemesi ve kısa iyileşme süresi nedeniyle günümüzde ilk basamakta değerlendirilen yöntemdir. Özellikle fibromüsküler displaziye bağlı darlıklarda yalnızca balonla genişletme çoğu zaman yeterli olur. Damar sertliğine bağlı ağız darlıklarında ise stent yerleştirilebilir.

Ancak her anatomik yapı damar içi girişime uygun değildir. Darlık dallanma noktasına uzanıyorsa, damar çok ince dallara ayrılıyorsa ya da uzun bir bölüm boyunca tıkalıysa stentin yerleştirilmesi güçleşir veya dalları kapatma riski doğar. Stent içinde tekrarlayan daralmalar gelişen hastalarda yinelenen girişimler kalıcı sonuç vermeyebilir. Aortanın kendisinde ameliyat gerektiren bir anevrizma bulunan hastalarda böbrek damarı onarımı aynı seansta yapılabilir. Böyle durumlarda açık cerrahi, damara uzun süre açık kalabilecek yeni bir yol sağlaması bakımından tercih edilir. İki yaklaşım birbirinin rakibi değil, farklı anatomik durumların çözümüdür.

Ameliyat Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?

Değerlendirmenin temelini damar görüntülemesi oluşturur. Renkli Doppler ultrasonografi, böbrek damarındaki akım hızını ölçerek darlığın varlığı ve derecesi hakkında ilk bilgiyi verir. Ayrıntılı planlama için kontrast verilerek yapılan bilgisayarlı tomografi anjiyografi ya da manyetik rezonans anjiyografi kullanılır; bu incelemeler darlığın yerini, uzunluğunu, dallarla ilişkisini ve aortanın durumunu gösterir. Kesin değerlendirme ve basınç farkının ölçülmesi gerektiğinde klasik anjiyografi yapılır.

Böbreğin kurtarılabilir olup olmadığını anlamak ameliyat kararında belirleyicidir. Böbreğin boyu, doku kalınlığı ve sintigrafiyle ölçülen işlev payı bu konuda yol gösterir; boyu belirgin küçülmüş ve işlevini büyük ölçüde yitirmiş bir böbreğe damar onarımı yapmak beklenen yararı sağlamayabilir. Kan tetkiklerinde böbrek fonksiyon göstergeleri, elektrolitler ve pıhtılaşma değerleri incelenir. Damar sertliği bulunan hastalarda kalp damarlarının ve boyun atardamarlarının durumu da değerlendirilir, çünkü ameliyat riskini doğrudan etkiler.

Greft olarak kendi toplardamarının kullanılması planlanan hastalarda bacak toplardamarları ultrasonla incelenir ve uygun çapta, varissiz bir damar bulunup bulunmadığı belirlenir. Kan sulandırıcı ve pıhtı önleyici ilaçların ameliyat öncesinde nasıl düzenleneceği ilgili hekimle birlikte planlanır. Tansiyon ilaçları ameliyat gününe kadar dikkatle ayarlanır.

Bypass Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Karnın orta hattından ya da yan bölgesinden yapılan kesiyle karın zarının arkasındaki alana ulaşılır; bağırsaklar kenara alınarak aorta ve böbrek atardamarı ortaya konur. Böbrek atardamarı darlığın ötesindeki sağlıklı bölümüne kadar serbestleştirilir. Kan akımı geçici olarak durdurulmadan önce damar içinde pıhtılaşmayı önleyen ilaç verilir.

Aortaya kısa süreli yan kıskaç konulur ve aortanın duvarında greftin bağlanacağı küçük bir açıklık oluşturulur. Greftin bir ucu bu açıklığa ince damar dikişleriyle bağlanır. Ardından böbrek atardamarı darlığın ötesinden kesilir ve greftin diğer ucu bu sağlıklı bölüme ağızlaştırılır. Böylece kan, daralmış bölümü atlayarak greft üzerinden doğrudan böbreğe ulaşır. Böbreğin kansız kaldığı süre mümkün olduğunca kısa tutulur; gerektiğinde böbrek soğuk solüsyonla korunur.

Bağlantılar tamamlandıktan sonra kıskaçlar kaldırılır ve greft ile böbrek damarındaki akım Doppler ile kontrol edilir. Böbreğin rengi ve dolgunluğu yeniden kanlandığını gösterir. Kanama denetimi yapıldıktan sonra karın katları kapatılır. Darlığın kısa olduğu bazı hastalarda bypass yerine daralmış bölüm çıkarılarak damar uçları doğrudan birleştirilir ya da damar aortaya yeniden ağızlaştırılır. Plağın damarın iç tabakasıyla birlikte soyularak çıkarıldığı endarterektomi de seçilmiş hastalarda uygulanan bir tekniktir.

Greftle Onarımda Hangi Damar Malzemeleri Kullanılır?

En sık tercih edilen malzeme hastanın kendi bacağından alınan büyük safen toplardamarıdır. Kendi dokusu olduğu için vücut tarafından iyi tolere edilir, enfeksiyona dirençlidir ve uzun dönemde açık kalma oranı yüksektir. Çocuklarda ve genç hastalarda ise toplardamar greftlerinin zamanla genişleme eğilimi gösterebildiği bilindiğinden, kişinin kendi atardamarından alınan greftler tercih edilebilir; bu amaçla iç iliak atardamar kullanılabilir.

Uygun toplardamarı bulunmayan hastalarda yapay damar greftleri kullanılır. Bu greftler farklı çaplarda hazır olarak bulunur ve özellikle böbrek atardamarının ağız bölümünün geniş olduğu yetişkinlerde uygun sonuç verir. Yapay greftlerde enfeksiyon riski kendi dokusuna göre biraz daha yüksek olduğundan ameliyat sırasında ve sonrasında bu açıdan özen gösterilir. Greft seçimi; hastanın yaşına, damar çapına, daralmanın yerine ve toplardamarlarının durumuna göre ameliyat öncesinde belirlenir.

Aorta Uygun Değilse Hangi Seçenekler Vardır?

İleri derecede damar sertliği bulunan hastalarda aortanın duvarı kalsiyumla kaplı olabilir ve buraya kıskaç koymak ya da greft dikmek güvenli olmayabilir. Bu durumda kan akımı böbreğe başka bir atardamardan sağlanır. Sağ böbrek için karaciğere giden atardamar sisteminden, sol böbrek için ise dalağa giden atardamardan yararlanılabilir. Bu yöntemler aortaya dokunmadan böbreğin yeniden kanlandırılmasına olanak tanır.

Bazı karmaşık olgularda böbrek geçici olarak vücut dışına alınır, soğuk solüsyonla korunarak damar dalları masada onarılır ve ardından böbrek yeniden yerine ya da kasık bölgesine yerleştirilir. Bu yaklaşım özellikle dallara uzanan anevrizmalarda ve çok sayıda dalın tutulduğu fibromüsküler displazi olgularında gündeme gelir. Böyle kapsamlı girişimler deneyimli bir ekip ve dikkatli bir ön hazırlık gerektirir. Hangi yolun seçileceği, damar görüntüleme bulguları üzerinden ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak planlanır.

Ameliyat Sonrası Süreç Nasıl İlerler?

Hasta ilk günlerde yoğun bakım ya da yakın gözlem yapılabilen bir serviste izlenir. Tansiyon, idrar miktarı, böbrek fonksiyon göstergeleri ve bacak dolaşımı düzenli aralıklarla kontrol edilir. Ameliyattan hemen sonra tansiyonda belirgin düşüş olabileceğinden ilaç dozları sık sık yeniden ayarlanır. Ağrı denetimi için damar yolundan ya da belden yerleştirilen kateterle ilaç verilebilir.

Bağırsak hareketleri geri döndükçe ağızdan beslenmeye geçilir. Erken dönemde ayağa kaldırma, akciğer sorunlarını ve bacak damarlarında pıhtı oluşumunu önlemek açısından önemlidir. Hastanede kalış süresi genellikle bir hafta dolayındadır. Taburculuk öncesinde greftin açık olduğu Doppler ultrasonografi ile doğrulanır. Taburculuk sonrası dört ile altı hafta ağır kaldırmaktan ve karın kaslarını zorlayan hareketlerden kaçınılması istenir; bacaktan damar alınan hastalarda bu bölgenin bakımı ayrıca anlatılır.

Hangi Komplikasyonlar Görülebilir?

Büyük bir damar ameliyatı olduğu için kanama, yara yeri enfeksiyonu, akciğer sorunları ve bacak damarlarında pıhtı gelişimi gibi genel riskler taşır. Damar sertliği yaygın olan hastalarda kalp krizi ve inme riski de göz önünde bulundurulur; bu nedenle ameliyat öncesi kalp değerlendirmesi önemlidir. Ameliyat sırasında böbreğin geçici olarak kansız kalması, özellikle önceden böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda bir süre değerlerin yükselmesine yol açabilir.

Girişime özgü en önemli sorun greftin tıkanmasıdır. Erken dönemde gelişen tıkanma çoğu zaman teknik bir nedene bağlıdır ve hızla fark edilirse yeniden girişimle düzeltilebilir. Geç dönemde ise greft bağlantı yerlerinde daralma gelişebilir; bu durum çoğunlukla damar içinden balonla genişletilerek giderilebilir. Yapay greftlerde enfeksiyon, kendi toplardamarından alınan greftlerde ise zamanla genişleme görülebilir. Bağırsak hareketlerinin geç dönmesi ve karın içi yapışıklıklar da açık karın ameliyatlarından sonra karşılaşılabilen durumlardır.

Tansiyon ve Böbrek Fonksiyonları Nasıl İzlenir?

Ameliyatın başarısı iki ölçütle değerlendirilir: tansiyonun denetim altına alınması ve böbrek fonksiyonlarının korunması ya da düzelmesi. Tansiyon ilaçlarının dozu ameliyattan sonraki haftalarda kademeli olarak azaltılabilir; bazı hastalarda ilaç sayısı belirgin biçimde düşerken, uzun süredir yüksek tansiyonu olan ve damar sertliği yaygın hastalarda ilaç ihtiyacı sürebilir. Hastanın evde düzenli tansiyon ölçümü yapması ve kaydetmesi bu süreçte yol gösterir.

Greftin açıklığı ilk yıl içinde belirli aralıklarla Doppler ultrasonografi ile, sonrasında yıllık olarak denetlenir. Tansiyonun yeniden yükselmeye başlaması ya da böbrek değerlerinin bozulması greft bağlantısında daralma gelişebileceğini düşündürür ve daha ileri görüntüleme gerektirir. Damar sertliği zemininde ameliyat olan hastalarda sigaranın bırakılması, kolesterolün düşürülmesi, şeker hastalığının denetimi ve hekimin önerdiği pıhtı önleyici ilaçların düzenli kullanımı, greftin uzun süre açık kalmasına katkı sağlar.

Ne Zaman Hekime Başvurulmalıdır?

Ameliyattan sonra karın ya da böğür bölgesinde ani ve şiddetli ağrı, idrar miktarında belirgin azalma, tansiyonda ani yükselme ya da düşme gecikmeden değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Ateş yükselmesi, kesi yerinde kızarıklık, akıntı ve açılma enfeksiyon belirtisi olabilir.

Bacakta tek taraflı şişlik, ağrı ve ısı artışı pıhtı gelişimine işaret edebilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, konuşma bozukluğu ya da kol ve bacakta güç kaybı acil başvuru gerektirir. Uzun dönemde evde yapılan ölçümlerde tansiyonun yeniden yükselmeye başlaması, bacaklarda ödem ve açıklanamayan halsizlik de kontrolün öne alınması için bir nedendir. Düzenli izlem randevularının aksatılmaması, greftteki olası sorunların böbreğe zarar vermeden fark edilmesini sağlar.

Genel Değerlendirme

Böbrek damarı bypass ameliyatı ve greftle onarım, böbrek atardamarı daralması ya da anevrizması nedeniyle böbrek dokusu tehdit altında olan ve damar içi girişimin uygun olmadığı hastalarda böbreğin yeniden kanlandırılmasını sağlayan açık damar cerrahisi yöntemleridir. Uygun hastada tansiyon denetimini kolaylaştırır ve böbrek fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlar. Kurtarılabilir böbrek dokusu bulunup bulunmadığının önceden belirlenmesi, ameliyattan beklenen yararın öngörülmesinde belirleyicidir.

Sürecin başarısı; doğru hasta seçimine, damar anatomisinin ayrıntılı görüntülenmesine, uygun greft malzemesinin seçilmesine ve ameliyat sonrası düzenli izleme bağlıdır. Damar sertliği risk etkenlerinin denetimi, uzun dönemde greftin açık kalmasına destek olur. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde böbrek damarı hastalıklarına yaklaşım kalp ve damar cerrahisi, nefroloji ve girişimsel radyoloji ile birlikte belirlenmekte, ameliyat sonrası tansiyon ve böbrek fonksiyonu izlemi hasta ile birlikte planlanmaktadır. Tedavi kararları kişiden kişiye değiştiğinden, bu içerikteki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hekim değerlendirmesinin yerini almamaktadır.

Yayın tarihi: Son güncelleme:

Kaynakça

  1. National Center for Biotechnology Information - StatPearls (NCBI) — Renal arter darlığı tanı ve tedavisincbi.nlm.nih.gov/books/NBK430718
  2. Mayo Clinic — Renal arter darlığı belirtileri ve tedavi seçeneklerimayoclinic.org/diseases-conditions/renal-artery-stenosis/symptoms-causes/syc-20344931
  3. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) — Böbrek Arter Darlığıniddk.nih.gov/health-information/kidney-disease/renal-artery-stenosis

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

15 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.