Beyin ve Sinir Cerrahisi

Sayısal Beyin Anjiyosu

Dijital Subtraksiyon Anjiyografi tanı sürecinde yapılan testler, yaklaşım planlaması ve hasta takibi hakkında uzman değerlendirmesi.

Sayısal beyin anjiyosu, tıbbi literatürde dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA) olarak adlandırılan ve beyin damar yapılarının yüksek çözünürlüklü olarak görüntülenmesine olanak tanıyan bir radyolojik inceleme yöntemidir. Beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde damarsal patolojilerin değerlendirilmesinde başvurulan referans yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Yöntem, kasık ya da bilek bölgesinden ulaşılan bir atardamar üzerinden ilerletilen ince bir kateter aracılığıyla beyin damarlarına kontrast madde verilmesi ve bu sırada elde edilen seri röntgen görüntülerinin dijital ortamda işlenmesi esasına dayanmaktadır. Elde edilen görüntülerde kemik ve yumuşak doku gölgeleri bilgisayar yazılımı tarafından çıkarılarak yalnızca damar haritası belirgin hale getirilmektedir.

Manyetik rezonans anjiyografi ve bilgisayarlı tomografi anjiyografi gibi kesitsel tekniklerin yaygınlaşmasına rağmen sayısal beyin anjiyosunun klinik değeri korunmaktadır. Damarsal yapıların dinamik akış özelliklerinin gerçek zamanlı izlenebilmesi, çok küçük çaplı damarların ayrıntılı şekilde haritalanabilmesi ve aynı seansta hem tanısal hem de girişimsel işlemlerin yapılabilmesi yöntemin ayırt edici üstünlükleri arasında sayılmaktadır. Beyin damarlarındaki balonlaşmaların, anormal damar yumaklarının, darlıkların ve tıkanıklıkların değerlendirilmesinde DSA yöntemi, ileri analiz olanakları sunmaktadır. Beyin ve sinir cerrahisi ekipleri ile girişimsel nöroradyologlar arasında ortak karar süreçlerinin oluşturulmasında bu inceleme önemli bir rol üstlenmektedir.

Yöntemin tarihsel gelişimine bakıldığında, ilk uygulamaların yirminci yüzyılın başlarında doğrudan damar içine kontrast madde verilmesiyle başladığı görülmektedir. Görüntü işleme teknolojilerindeki ilerlemelerle birlikte sayısal çıkartma yönteminin geliştirilmesi, incelemenin çözünürlüğünü ve güvenilirliğini belirgin biçimde artırmıştır. Günümüzde kullanılan biplan anjiyografi cihazları, iki ayrı düzlemden eş zamanlı görüntü alarak damarsal yapıların üç boyutlu olarak değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. Dönen C-kollu sistemler aracılığıyla elde edilen rotasyonel anjiyografi görüntüleri, kesitsel rekonstrüksiyonlarla birlikte cerrahi planlamada ayrıntılı veriler sunmaktadır. Bu teknolojik altyapı, karmaşık damarsal anomalilerin değerlendirilmesinde önemli bir gelişmedir.

Sayısal beyin anjiyosu için hekim tarafından değerlendirme yapılan başlıca durumlar arasında beyin damarlarında oluşan baloncuk şeklindeki genişlemeler, yani anevrizmalar yer almaktadır. Anevrizmaların boyutu, boyun yapısı, çevre damarlarla ilişkisi ve duvar düzensizlikleri yalnızca yüksek çözünürlüklü anjiyografik görüntülerle ayrıntılı biçimde ortaya konabilmektedir. Bunun yanı sıra arteriyovenöz malformasyon adı verilen ve atardamarlarla toplardamarların kılcal ağ olmaksızın doğrudan birleşmesi sonucu ortaya çıkan damar yumakları, dural arteriyovenöz fistüller ve kavernöz hemanjiyomların damarsal beslenme yapıları DSA ile değerlendirilmektedir. Akut iskemik inme tablosunda büyük damar tıkanıklığının saptanması ve mekanik trombektomi planlanması da bu yöntemle yapılan değerlendirmeler arasındadır.

Beyin damar darlıklarının dereceleri, kollateral dolaşımın varlığı, akış yönü ve hızı DSA ile ayrıntılı şekilde ortaya konmaktadır. Karotis arter darlıklarında plak yapısının damar lümenine etkisi, intrakraniyal aterosklerozda damar duvarındaki düzensizlikler, vaskülit ve vazospazm tablolarında ise damar çapındaki dinamik değişiklikler yöntemle değerlendirilmektedir. Moyamoya hastalığı gibi nadir görülen ilerleyici damarsal süreçlerde karakteristik damar görünümlerinin tanınması açısından DSA temel inceleme yöntemleri arasında konumlanmaktadır. Boyun damarlarında diseksiyon olarak adlandırılan iç katman yırtılmaları, kanama sonrası damar spazmları ve venöz sinüs trombozları da DSA ile incelenen klinik durumlar arasında yer almaktadır.

İşlem öncesi hazırlık sürecinde hasta öyküsünün ayrıntılı şekilde alınması, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi ve laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi gereklidir. Böbrek fonksiyon testleri, pıhtılaşma parametreleri, kan sayımı ve gerektiğinde tiroid fonksiyon testleri istenebilmektedir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ilaç yönetimi, ilgili klinikler arasında koordinasyon içinde planlanmaktadır. Daha önce kontrast maddeye karşı reaksiyon yaşandıysa bu bilgi mutlaka bildirilmelidir. Diyabet hastalarında metformin içeren ilaçların kullanımına ilişkin öneriler önceden iletilmektedir. Gebelik şüphesi bulunan kadın hastalarda iyonlaştırıcı radyasyon nedeniyle ek değerlendirme yapılmaktadır.

İşlemden önce hastaların belirli bir süre aç kalması, su alımının ise sınırlı şekilde sürdürülmesi önerilmektedir. Kasık bölgesinin temizlenmesi, gerekli durumlarda traş edilmesi ve damar yolu açılması hazırlık aşamasının rutin uygulamaları arasında yer almaktadır. İşlemin niteliği, süresi, olası riskler ve alternatifler hekim tarafından hastaya aktarılmakta, yazılı onam belgesi alınmaktadır. İşlem sırasında genellikle bilinç açık tutulmakta, yalnızca giriş bölgesine yerel uyuşturucu uygulanmaktadır. Çocuk hastalarda ya da uyum sağlanamayan erişkinlerde anestezi uzmanı eşliğinde sedasyon veya genel anestezi uygulanabilmektedir.

İşlem sırasında hasta anjiyografi masasına sırtüstü yatırılmakta, monitörizasyon yapılmakta ve giriş bölgesi steril şekilde örtülmektedir. Kasık ya da bilek bölgesinden atardamara ulaşıldıktan sonra ince bir kılıf yerleştirilmekte ve bu kılıf üzerinden mikrokateterler ilerletilmektedir. Floroskopi yani gerçek zamanlı röntgen rehberliğinde kateter, boyun ve beyin damarlarına yönlendirilmektedir. Seçilen damar bölümüne kontrol altında kontrast madde verilirken hızlı görüntü serileri elde edilmektedir. Kontrast madde verilmesi sırasında bazı hastalarda kısa süreli sıcaklık ya da yüzde basınç hissi bildirilmektedir; bu durum geçici niteliktedir. İşlem süresi tanısal incelemelerde genellikle kırk beş dakika ile doksan dakika arasında değişmektedir.

Görüntüleme tamamlandıktan sonra kateter ve kılıf çıkarılmakta, giriş bölgesine elle ya da kapama cihazı ile baskı uygulanmaktadır. Kanamanın durdurulması ve damarın kapanması için bu aşamada özen gösterilmektedir. Sonrasında hasta yatak istirahatine alınmakta, kasık girişinde belirli bir süre boyunca bacak hareketleri sınırlandırılmaktadır. Bilek yolundan yapılan işlemlerde hareket kısıtlaması daha kısa sürmektedir. İşlem sonrası vital bulgular düzenli aralıklarla izlenmekte, giriş bölgesi hematom yönünden kontrol edilmektedir. Sıvı alımının artırılması, kontrast maddenin böbrekler yoluyla atılımına katkı sağlamaktadır. Çoğu durumda hastalar aynı gün ya da takip eden gün taburcu edilmektedir.

Sayısal beyin anjiyosunun olası komplikasyonları, deneyimli merkezlerde düşük oranlarda görülmektedir. Giriş bölgesinde kanama, morarma, küçük çaplı hematom ve nadiren psödoanevrizma gelişimi bildirilmektedir. Kontrast maddeye bağlı alerjik reaksiyonlar, böbrek fonksiyonlarında geçici değişiklikler ve nadiren ciddi alerji tabloları gözlenebilmektedir. İşlem sırasında damar duvarında oluşabilecek küçük yaralanmalar, pıhtı ya da hava kabarcığı yoluyla geçici nörolojik belirtilere yol açabilmektedir. Bu komplikasyonların önemli bir bölümü erken dönemde fark edilmekte ve uygun yaklaşımla yönetilmektedir. Risk düzeyi hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklarına ve damar yapısının özelliklerine göre değişkenlik göstermektedir.

Pediatrik yaş grubunda yapılan sayısal beyin anjiyografi uygulamalarında radyasyon dozunun düşük tutulması, kontrast madde miktarının vücut ağırlığına göre ayarlanması ve damar çapına uygun ince kateterlerin kullanılması özel önem taşımaktadır. Çocuk hastalarda inceleme genellikle genel anestezi altında yapılmakta, anestezi ve girişim ekipleri arasında yakın koordinasyon sağlanmaktadır. İleri yaş grubunda ise damar yapısındaki kıvrımlanmalar, eşlik eden ateroskleroz ve eşzamanlı kullanılan ilaçlar nedeniyle değerlendirme daha ayrıntılı yapılmaktadır. Böbrek fonksiyonları sınırlı olan hastalarda kontrast madde hacminin azaltılması, gerektiğinde işlem öncesi ve sonrasında hidrasyon protokollerinin uygulanması önerilmektedir.

Sayısal beyin anjiyosu yalnızca tanısal amaçla değil, aynı seansta uygulanabilen girişimsel işlemler için de zemin oluşturmaktadır. Anevrizmaların kateter yoluyla içeriden doldurulması, akış yönlendirici stent yerleştirilmesi, arteriyovenöz malformasyonların besleyici damarlarının tıkanması, akut inmede pıhtı çıkarılması ve damar darlıklarına balon ya da stent uygulanması bu kapsamda değerlendirilen işlemler arasındadır. Endovasküler yaklaşımların gelişmesiyle birlikte daha önce yalnızca açık cerrahi ile yönetilen birçok damarsal durum, bugün daha az girişimsel yöntemlerle yönetilebilmektedir. Tanısal anjiyografi sırasında elde edilen ayrıntılı haritalama, bu girişimlerin planlanmasında kritik bir veri kaynağı oluşturmaktadır.

Görüntülerin değerlendirilmesi, girişimsel nöroradyoloji ve beyin damar cerrahisi konusunda deneyimli ekipler tarafından yapılmaktadır. İki boyutlu seri görüntülerin yanı sıra üç boyutlu rekonstrüksiyonlar, yoğunluk haritaları ve akış simülasyonları kullanılarak damar yapısının ayrıntılı analizi gerçekleştirilmektedir. Anevrizmaların boyut, en–boy oranı, boyun genişliği ve duvar düzensizlikleri; malformasyonların besleyici ve drene edici damar yapısı; darlıkların derecesi ve plak özellikleri rapor edilmektedir. Multidisipliner damar konseylerinde bu veriler ışığında hastaya özgü yönetim planları oluşturulmaktadır. Konservatif izlem, mikrocerrahi yaklaşım, endovasküler işlem ya da bunların birleşiminden oluşan stratejiler değerlendirilmektedir.

Radyasyon güvenliği, sayısal beyin anjiyosu sürecinde ayrıca önem verilen başlıklar arasında yer almaktadır. Modern anjiyografi cihazlarında darbeli floroskopi, dozu azaltıcı filtreler ve otomatik parlaklık kontrolü gibi teknolojiler kullanılmaktadır. Hasta dozu, işlemin karmaşıklığına göre değişmekle birlikte iyi planlanmış protokoller ile en düşük düzeyde tutulmaya çalışılmaktadır. Görüntüleme süresinin kısaltılması, gereksiz tekrar serilerinden kaçınılması ve ekipmanın düzenli kalibrasyonu radyasyon yönetiminin temel bileşenleridir. Çalışan sağlığı açısından kurşun önlük, tiroid koruyucu ve koruyucu gözlük kullanımı standart uygulamalar arasında yer almaktadır.

İşlem sonrası dönemde hastalara, giriş bölgesinde belirgin şişlik, renk değişikliği, ısı artışı, bacakta soğukluk, uyuşma ya da güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıktığında en kısa sürede başvurmaları önerilmektedir. Baş ağrısı, görme değişiklikleri, konuşma bozukluğu veya tek taraflı kuvvet kaybı gibi nörolojik belirtiler de yakın izlem gerektirmektedir. Çoğu durumda hastalar birkaç gün içinde günlük etkinliklerine dönmektedir; ağır kaldırma, yoğun bedensel etkinlik ve uzun süreli araç kullanımı gibi durumlar için belirli bir dinlenme süresi önerilmektedir. Kontrol görüntülemeleri ve poliklinik değerlendirmeleri, altta yatan damar patolojisinin doğasına göre planlanmaktadır.

Beyin damar hastalıklarının yönetiminde sayısal beyin anjiyosu, hem tanısal bir referans yöntemi hem de güncel endovasküler yaklaşımların temel platformu olarak konumunu korumaktadır. Yöntemin sağladığı yüksek çözünürlüklü damar haritası, dinamik akış bilgisi ve aynı seansta girişimsel uygulamalara olanak tanıması, klinik karar süreçlerinde ayrı bir önem taşımaktadır. Donanımlı merkezlerde, deneyimli ekipler tarafından, çok disiplinli iş birliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeler aracılığıyla hastaya özgü yönetim planları oluşturulmaktadır. Beyin ve sinir cerrahisi pratiğinin damarsal patolojilerle ilgili bölümünde bu inceleme yöntemi, ileri görüntüleme olanaklarıyla birleşerek güncel klinik yaklaşımın temel bileşenlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Dijital subtraksiyon anjiyografi tekniği ve endikasyonlarıncbi.nlm.nih.gov/books/NBK564394
  2. National Institute of Neurological Disorders and Stroke (NINDS) — Serebral anevrizma tanısında beyin anjiyografisininds.nih.gov/health-information/disorders/cerebral-aneurysms
  3. American Heart Association / American Stroke Association (AHA/ASA) — İnme ve serebrovasküler hastalıkta görüntülemestroke.org/en/about-stroke/diagnosing-stroke
  4. Radiological Society of North America - RadiologyInfo (RSNA/ACR) — Kateter anjiyografi işlemi ve hasta hazırlığıradiologyinfo.org/en/info/angiocath

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.