Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Çocuklarda Böbrek Üstü Bezi Tümörü Ameliyatı
Nda, böbreğin üst kısmında yer alan adrenal bezdeki kitle açık ya da kapalı cerrahi yöntemle çevre dokulara zarar verilmeden çıkarılır.
Kaynakça
- National Cancer Institute (NCI) — Çocukluk çağı adrenokortikal karsinom tedavisicancer.gov/types/adrenocortical/patient/adrenocortical-treatment-pdq
- National Cancer Institute (NCI) — Nöroblastom tedavisi (çocukluk çağı)cancer.gov/types/neuroblastoma/patient/neuroblastoma-treatment-pdq
- StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Feokromositomancbi.nlm.nih.gov/books/NBK589700
- MedlinePlus - U.S. National Library of Medicine — Adrenal bez cerrahisi (adrenalektomi)medlineplus.gov/ency/article/002979.htm
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
12 soru
Ameliyat süresi tümörün büyüklüğüne, konumuna ve açık mı yoksa laparoskopik yöntemle mi yapıldığına göre değişir; genellikle iki ila dört saat arasında sürer. Komplike olmayan durumlarda çocuk çoğunlukla üç ila beş gün hastanede kalır, ancak büyük tümörlerde veya nöroblastom gibi ek tedavi gerektiren durumlarda süre uzayabilir. Laparoskopik ameliyatlarda iyileşme daha hızlı olduğu için hastanede kalış süresi kısalabilir. Cerrahi ekip, çocuğun ağrısı kontrol altına alınıp beslenmesi normale döndükten sonra taburcu kararı verir.
İnsanda iki adet böbrek üstü bezi vardır ve tek bir bezin alınması durumunda diğer sağlıklı bez vücudun ihtiyacı olan hormonları üretmeye devam eder. Bu nedenle tek taraflı ameliyat sonrası çocuk genellikle hormon takviyesine ihtiyaç duymadan normal bir yaşam sürdürebilir. Yalnızca her iki bez de alınırsa ömür boyu kortizol ve benzeri hormonların dışarıdan verilmesi gerekir. Ameliyat sonrası dönemde çocuk hormonal açıdan yakından izlenir ve gerekirse geçici destek tedavisi uygulanır.
Laparoskopik ameliyatlarda iyileşme daha hızlı olduğu için çocuk genellikle iki ila üç hafta içinde okula dönebilir. Açık cerrahi yapılmışsa, karın kaslarının iyileşmesi için genellikle dört ila altı hafta beklenmesi önerilir. Ağır fiziksel aktiviteler, koşma, zıplama ve temaslı sporlar cerrahınızın onayı alınana kadar ertelenmelidir. Kesin dönüş süresi ameliyatın türüne, çocuğun genel durumuna ve ek tedavi gerekip gerekmediğine göre doktor tarafından belirlenir.
Ameliyat sonrası ateşin yükselmesi, yara yerinden kızarıklık, akıntı veya kötü koku gelmesi, şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı acil değerlendirme gerektiren belirtilerdir. Ayrıca çocukta aşırı halsizlik, sürekli kusma, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşüklüğüne bağlı baş dönmesi veya bayılma hissi ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır. Özellikle hormon üreten tümörlerin ameliyatı sonrası tansiyon ve kan şekeri dalgalanmaları görülebileceğinden bu tablolar dikkatle izlenmelidir. Şüpheli durumda beklemek yerine cerrahi ekiple iletişime geçmek en güvenli yaklaşımdır.
Feokromositoma adrenalin ve noradrenalin gibi hormonları aşırı miktarda salgılayan bir tümördür ve ameliyat sırasında tümöre dokunulduğunda bu hormonlar aniden kana karışarak tansiyonun tehlikeli şekilde yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde çocuğa tansiyonu dengeleyen ilaçlarla özel bir hazırlık dönemi uygulanır. Ameliyat sırasında anestezi ekibi tansiyon ve kalp ritmini çok yakından izler. Tümör çıkarıldıktan sonra ise tam tersine tansiyon düşebileceğinden ameliyat sonrası dönemde de dikkatli takip gerekir.
Nöroblastomda tedavi yaklaşımı hastalığın evresine, çocuğun yaşına ve tümörün biyolojik özelliklerine göre belirlenir. Erken evre ve düşük riskli durumlarda tek başına ameliyat yeterli olabilirken, ileri evre veya yüksek riskli hastalıkta ameliyatın yanı sıra kemoterapi, radyoterapi ve bazen kök hücre nakli gibi ek tedaviler gerekebilir. Bazı durumlarda tümörü küçültmek için ameliyattan önce kemoterapi uygulanır. Tedavi planı çocuk onkolojisi ekibi tarafından bireysel olarak oluşturulur.
Küçük ve iyi huylu görünen tümörlerde laparoskopik yani kapalı yöntemle ameliyat mümkün olabilir; bu yöntemde küçük kesilerden girilerek işlem yapılır. Kapalı yöntemin avantajı daha az ağrı, daha küçük iz ve daha hızlı iyileşmedir. Ancak tümör büyükse, çevre dokulara yayılmışsa veya kötü huylu olma ihtimali yüksekse cerrahlar genellikle açık ameliyatı tercih eder çünkü tümörün bütün olarak ve güvenle çıkarılması önceliklidir. Hangi yöntemin uygun olduğuna görüntüleme sonuçları ve tümörün özellikleri incelenerek karar verilir.
Ameliyat öncesinde tümörün yerini ve büyüklüğünü belirlemek için ultrason, bilgisayarlı tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tümörün hormon üretip üretmediğini anlamak için kan ve idrar tahlilleri yapılır; özellikle katekolamin ve kortizol düzeyleri değerlendirilir. Gerekirse ek olarak nükleer tıp incelemeleri istenebilir. Hormon salgılayan tümörlerde ameliyat güvenliğini artırmak için önceden ilaçlı hazırlık dönemi uygulanır ve tüm süreç çocuk cerrahisi, onkoloji ve endokrinoloji ekiplerinin ortak değerlendirmesiyle planlanır.
Ameliyattan hemen sonra çocuk genellikle önce sıvı gıdalarla beslenmeye başlar, bağırsak hareketleri normale döndükçe kademeli olarak normal diyete geçilir. İlk günlerde hafif, sindirimi kolay yiyecekler tercih edilmelidir. Bol su tüketimi ve lifli gıdalar kabızlığı önlemeye yardımcı olur, çünkü ameliyat sonrası ağrı kesiciler kabızlığa yol açabilir. Özel bir diyet gerekip gerekmediği, ek tedavi durumuna göre çocuk hekimi tarafından belirlenir.
Tekrarlama riski tümörün türüne, kötü huylu olup olmamasına ve tam olarak çıkarılıp çıkarılamamasına bağlıdır. İyi huylu tümörler tam olarak alındığında tekrarlama olasılığı düşüktür. Nöroblastom gibi kötü huylu tümörlerde ise özellikle ileri evrelerde tekrarlama riski daha yüksektir ve bu nedenle uzun süreli takip gerekir. Ameliyat sonrası düzenli görüntüleme ve kan tahlilleriyle çocuk periyodik olarak kontrol edilir, böylece olası bir tekrarlama erken dönemde fark edilebilir.
Tek taraflı ameliyatta sağlam kalan böbrek üstü bezi hormon üretimini sürdürdüğü için genellikle sürekli hormon ilacı kullanmaya gerek kalmaz. Ancak kortizol salgılayan tümörlerde, ameliyat sonrasında sağlam bezin bir süre baskılanmış olabileceği için geçici olarak kortizol takviyesi gerekebilir ve bu ilaç zamanla azaltılarak kesilir. Her iki bezin de alındığı nadir durumlarda ise ömür boyu hormon desteği zorunludur. Çocuğun hormon durumu ameliyat sonrasında kan tahlilleriyle düzenli olarak izlenir.
Tek bir böbrek üstü bezinin alınması çoğu durumda çocuğun büyüme ve gelişimini olumsuz etkilemez, çünkü kalan bez gerekli hormonları üretmeye devam eder. Ancak hormon salgılayan tümörler ameliyat öncesinde büyüme, tansiyon veya cinsel gelişim üzerinde etki yapmış olabilir; tümör çıkarıldıktan sonra bu tablolar genellikle düzelme eğilimindedir. Ek tedavi gerektiren kötü huylu tümörlerde ise kemoterapi veya radyoterapinin gelişim üzerindeki olası etkileri ayrıca izlenir. Çocuğun büyümesi ve hormonal dengesi tedavi sürecinde ve sonrasında düzenli kontrollerle takip edilir.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.