Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Çocuklarda Böbrek Tümörü Ameliyatı
Çocuklarda böbrek tümörü ameliyatı, böbrekte gelişen kitlenin tümörlü dokuyla birlikte kısmen ya da tamamen cerrahi olarak çıkarılması esasına dayanan bu.
Kaynakça
- National Cancer Institute (NCI) — Wilms tümörü ve diğer çocukluk çağı böbrek tümörleri tedavisicancer.gov/types/kidney/hp/wilms-treatment-pdq
- St. Jude / MedlinePlus (NIH) — Wilms tümörü (çocukluk çağı böbrek kanseri) bilgilendirmemedlineplus.gov/kidneycancer.html
- StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Nefroblastom (Wilms tümörü) tanı ve yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK442004
- Mayo Clinic — Wilms tümörü belirtileri, tanısı ve cerrahi tedavisimayoclinic.org/diseases-conditions/wilms-tumor/symptoms-causes/syc-20352655
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
12 soru
Çocuklar tek sağlıklı böbrekle büyümelerini tamamlayabilir ve genellikle normal bir yaşam sürdürebilir. Kalan böbrek zamanla bir miktar büyüyerek (kompansatuar hipertrofi) iki böbreğin yükünü üstlenir. Yine de tek böbrekli çocukların ömür boyu düzenli tansiyon, idrar ve böbrek fonksiyon takibinde kalması önerilir. Kontakt sporlar gibi böbreği riske atabilecek aktiviteler konusunda hekimle konuşulması uygun olur.
Bazı çocuklarda tümör çok büyük olduğunda veya iki böbreği birden tuttuğunda, önce kemoterapi verilerek tümörün küçültülmesi tercih edilebilir. Küçülen tümör daha güvenli ve daha az riskle çıkarılabilir; ayrıca ameliyat sırasında tümörün yırtılma (rüptür) riski azalır. Ameliyattan önce mi sonra mı kemoterapi verileceği, tümörün evresine, yerleşimine ve tedavi protokolüne göre ekip tarafından belirlenir. Her çocuğun durumu farklı değerlendirilir, bu nedenle karar bireysel planlanır.
Çoğu çocuk ameliyattan sonra birkaç hafta içinde günlük aktivitelerine kademeli olarak dönmeye başlar. Okula dönüş genellikle iyileşme durumuna ve varsa devam eden kemoterapi programına göre planlanır. Ağır kaldırma, zıplama ve karın bölgesini zorlayan hareketlerden ilk haftalarda kaçınılması istenir. Kesin dönüş zamanı, ameliyatın büyüklüğüne ve çocuğun genel iyileşmesine göre hekim tarafından belirlenir.
Ameliyat kesisi genellikle karnın yan veya ön tarafında olur ve dış dikişlerin iyileşmesi birkaç hafta sürer. Yara tam kapandıktan sonra da iç dokuların iyileşmesi haftalar-aylar boyunca devam eder. Çocuklarda iz zamanla soluklaşma eğilimindedir, ancak tamamen kaybolmayabilir. Yaranın kızarması, akıntı yapması veya şişmesi gibi durumlarda hekime başvurulmalıdır.
Ateşin yükselmesi, ameliyat yarasında artan kızarıklık, akıntı veya şişlik, sürekli kusma ve karın ağrısının artması acil değerlendirme gerektiren durumlardır. Ayrıca idrarda kan görülmesi, idrar yapamama veya belirgin şekilde azalma, aşırı halsizlik ve nefes darlığı da vakit kaybetmeden hekime bildirilmelidir. Bu belirtiler enfeksiyon, kanama veya başka bir komplikasyonun işareti olabilir. Şüphe durumunda beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurmak en doğru yaklaşımdır.
Cerrahi sırasında tümörün yayılıp yayılmadığını anlamak için böbrek çevresindeki lenf bezlerinden örnek alınması standart bir uygulamadır. Bu örnekler patoloji incelemesinde değerlendirilir ve hastalığın evresini belirlemede kritik rol oynar. Evre bilgisi, ameliyat sonrası kemoterapi veya radyoterapi gibi ek tedavilerin gerekip gerekmeyeceğine karar vermeye yardımcı olur. Lenf bezi örneklemesi, doğru bir tedavi planı için önemli bir adımdır.
Tümörü çevreleyen zarın (kapsül) ameliyat sırasında bütünlüğünü koruyarak çıkarılması, tümör hücrelerinin karın boşluğuna yayılmasını önlemek açısından çok önemlidir. Eğer kapsül yırtılır ve tümör dökülürse, hastalığın evresi yükselebilir ve daha yoğun ek tedavi gerekebilir. Bu nedenle cerrahi ekip tümörü tek parça ve zedelemeden çıkarmaya özen gösterir. Ameliyat öncesi kemoterapi de kimi zaman bu yırtılma riskini azaltmak için tercih edilir.
İki böbreği birden tutan (bilateral) tümörlerde amaç mümkün olduğunca böbrek dokusunu korumaktır. Bu durumda genellikle önce kemoterapi ile tümörler küçültülür, ardından sağlıklı böbrek dokusunu koruyacak şekilde sadece tümörlü kısmın alındığı parsiyel (kısmi) cerrahi tercih edilebilir. İki böbreğin de tamamen alınması ancak zorunlu durumlarda gündeme gelir ve bu durumda ileride diyaliz veya nakil gibi seçenekler planlanır. Tedavi kararı çocuğun böbrek fonksiyonlarını uygun koruyacak şekilde bireysel olarak verilir.
Ameliyat sonrası ek tedaviye başlama zamanı, patoloji sonucunun çıkmasına ve çocuğun cerrahiden toparlanmasına bağlıdır. Genellikle yara iyileşmesi yeterli düzeye geldiğinde ve genel durum uygun olduğunda kemoterapi başlatılır. Verilecek tedavi türü ve süresi, tümörün evresine ve patolojik alt tipine göre belirlenir. Bu program çocuk onkolojisi ekibi tarafından bireysel olarak planlanır ve düzenli kontrollerle sürdürülür.
Çocuklarda böbrek tümörü cerrahisinde çoğu zaman açık cerrahi tercih edilir; çünkü tümörün bütün olarak, kapsülü zedelenmeden çıkarılması ve lenf bezlerinin uygun şekilde örneklenmesi önemlidir. Seçilmiş, küçük ve uygun yerleşimli bazı vakalarda kapalı (minimal invaziv) yöntemler değerlendirilebilir. Hangi yöntemin kullanılacağı tümörün büyüklüğüne, yerleşimine ve yayılım durumuna göre cerrahi ekip tarafından kararlaştırılır. Amaç her zaman tümörü en güvenli ve eksiksiz şekilde çıkarmaktır.
Tek böbrekli çocuklarda genel aktiviteler ve pek çok spor mümkündür, ancak böbreğe doğrudan darbe riski taşıyan temas sporları için hekim görüşü alınması önerilir. Koruyucu önlemler ve düzenli takip ile birçok çocuk aktif bir yaşam sürebilir. Ailelerin kalan tek böbreği koruma konusunda bilinçli olması önemlidir. Spor seçimi ve gerekli önlemler her çocuk için ayrı değerlendirilmelidir.
Tedavi tamamlandıktan sonra hastalığın tekrarlama olasılığını izlemek için düzenli kontroller sürdürülür. Bu takipler genellikle görüntüleme, muayene ve gerektiğinde kan-idrar testlerini içerir ve birkaç yıl boyunca belirli aralıklarla devam eder. Nüks riski, tümörün evresine ve patolojik tipine göre değişir. Takip programına düzenli uyulması, olası bir tekrarın erken fark edilmesi açısından çok değerlidir.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.