Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Böbrek Tümörü Radyofrekans Yakma Ameliyatı
Böbrek tümörü radyofrekans ablasyonu, küçük boyutlu böbrek tümörlerinin görüntüleme eşliğinde tümör dokusuna yerleştirilen özel bir iğne ucundan verilen.
Kaynakça
- National Cancer Institute (NCI) — Böbrek hücreli kanser tedavisi ve ablasyoncancer.gov/types/kidney/patient/kidney-treatment-pdq
- National Center for Biotechnology Information - StatPearls (NCBI) — Radyofrekans ablasyon uygulamasıncbi.nlm.nih.gov/books/NBK555903
- European Association of Urology (EAU) — Renal hücreli karsinom rehberiuroweb.org/guidelines/renal-cell-carcinoma
- Mayo Clinic — Radyofrekans ablasyon işlemimayoclinic.org/tests-procedures/rfa/about/pac-20385106
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
12 soru
Radyofrekans ablasyon, genellikle 3-4 santimetreden küçük, sınırlı sayıda böbrek tümöründe cerrahiye alternatif olarak değerlendirilebilen bir yöntemdir. Özellikle ileri yaşta, böbrek fonksiyonu düşük ya da genel anestezi ve büyük cerrahi için risk taşıyan hastalarda tercih edilir. İğne benzeri bir prob ile tümör dokusuna yüksek frekanslı elektrik akımı verilerek doku ısı yoluyla tahrip edilir. Her hastaya uygun olmadığından, karar tümörün boyutu, yeri ve genel sağlık durumuna göre hekim tarafından bireysel olarak verilir.
İşlemin süresi tümörün boyutuna, sayısına ve yerleşimine göre değişmekle birlikte genellikle 1 ila 2 saat arasında tamamlanır. Görüntüleme eşliğinde probun doğru konuma yerleştirilmesi ve ısıtma döngüleri toplam sürenin büyük bölümünü oluşturur. Tek ve küçük bir tümörde süre daha kısa olabilirken, birden fazla odak ya da zor yerleşimli tümörlerde işlem uzayabilir. Hazırlık ve işlem sonrası gözlem süresi buna ek olarak hesaplanmalıdır.
Böbrek tümörü radyofrekans ablasyonu, hastanın durumuna ve işlemin planına göre genel anestezi, sedasyon veya lokal anestezi ile yapılabilir. Birçok merkezde hastanın ağrı hissetmemesi ve hareketsiz kalması için sedasyon eşliğinde ya da genel anestezi altında uygulanır. Anestezi türü, tümörün yeri, işlemin tahmini süresi ve hastanın eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurularak anestezi uzmanı ile birlikte belirlenir. İşlem sırasında ağrı kontrolü sağlandığı için hasta genellikle rahatsızlık duymaz.
Radyofrekans ablasyon genellikle açık cerrahiye göre daha kısa hastane yatışı gerektiren bir işlemdir. Birçok hastada işlem sonrası bir gecelik gözlem yeterli olurken, bazı durumlarda aynı gün taburculuk da mümkün olabilir. Yatış süresi tümörün yeri, işlem sırasında yaşanan durumlar ve hastanın genel durumuna göre değişir. Taburculuk kararı, kanama ya da başka bir komplikasyon belirtisi olmadığından emin olunduktan sonra verilir.
Radyofrekans ablasyon minimal invaziv bir işlem olduğu için iyileşme süresi genellikle kısadır ve çoğu hasta birkaç gün içinde hafif günlük aktivitelerine dönebilir. Masa başı bir işte çalışanlar çoğunlukla bir hafta içinde işe dönebilirken, ağır fiziksel iş yapanların daha uzun süre beklemesi önerilebilir. Ağır kaldırma, yorucu egzersiz ve zorlayıcı aktivitelerden ilk 1-2 hafta kaçınılması tavsiye edilir. Kesin süre hastanın iyileşme hızına ve hekim önerisine göre kişiselleştirilir.
İşlem sonrasında idrarda hafif pembelik ya da kısa süreli kan görülmesi, özellikle böbreğin toplayıcı sistemine yakın tümörlerde beklenebilen bir durumdur ve genellikle kendiliğinden geçer. Bu durum çoğunlukla birkaç gün içinde azalarak kaybolur. Ancak idrarın koyu kırmızı olması, pıhtı gelmesi, idrar yapmakta zorlanma ya da kanamanın giderek artması durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekir. Bol sıvı almak bu dönemde iyileşmeye yardımcı olabilir.
İşlem sonrası yüksek ateş, üşüme-titreme, giderek artan yan veya bel ağrısı, bol miktarda kanlı idrar ya da idrar yapamama gibi belirtiler önemli uyarı işaretleridir. Ayrıca nefes darlığı, göğüs ağrısı, işlem bölgesinde şişme veya bayılma hissi olması durumunda da geç kalmadan sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu belirtiler kanama, enfeksiyon ya da nadir görülen başka komplikasyonların işareti olabilir. Erken değerlendirme, olası sorunların ciddileşmeden yönetilmesini sağlar.
Her iki yöntem de küçük böbrek tümörlerini ameliyatsız yok etmeyi amaçlayan ısı temelli ablasyon teknikleridir, ancak etki mekanizmaları farklıdır. Radyofrekans ablasyon dokuyu yüksek ısı ile yakarken, kriyoablasyon dokuyu çok düşük sıcaklıkta dondurarak tahrip eder. Tümörün boyutu, yerleşimi ve komşu organlara yakınlığı hangi yöntemin daha uygun olacağını belirlemede rol oynar. Karar, görüntüleme bulguları ve hastanın durumuna göre uzman hekim tarafından verilir.
Radyofrekans ablasyondan sonra tümör dokusunun tamamının yok edilememesi ya da zamanla aynı bölgede yeniden aktiflik görülmesi mümkündür, bu nedenle düzenli takip önemlidir. Kontrol görüntülemelerinde canlı tümör dokusu saptanırsa, uygun olan hastalarda ablasyon işlemi tekrarlanabilir. Bazı durumlarda cerrahi ya da başka tedavi yöntemleri gündeme gelebilir. Takip programına uyum, olası nüksün erken fark edilmesi açısından belirleyicidir.
Radyofrekans ablasyonun en önemli avantajlarından biri, sağlıklı böbrek dokusunu büyük ölçüde koruyarak sadece tümörlü bölgeyi hedeflemesidir. Bu nedenle böbrek fonksiyonları üzerindeki etkisi genellikle açık cerrahiye kıyasla daha sınırlıdır. Yine de işlem böbreğin bir kısmını etkileyebileceğinden, özellikle tek böbrekli ya da böbrek fonksiyonu zaten düşük olan hastalarda dikkatli değerlendirme yapılır. İşlem öncesi ve sonrasında kan testleri ile böbrek fonksiyonları takip edilir.
İşlemin başarılı olup olmadığını değerlendirmek için genellikle işlemden birkaç hafta ile birkaç ay sonra kontrastlı bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme yapılır. İlk yılda kontroller daha sık aralıklarla planlanırken, ilerleyen dönemde takip aralıkları uzatılabilir. Bu görüntülemelerde ablasyon bölgesinde canlı tümör dokusu kalıp kalmadığı incelenir. Takip programının süresi ve sıklığı hastanın durumuna göre hekim tarafından belirlenir.
Tümörün böbreğin dış yüzeyine yakın olması bazı durumlarda ablasyonu kolaylaştırırken, bağırsak, üreter ya da büyük damarlar gibi komşu yapılara çok yakın olması ek önlem gerektirir. Bu gibi durumlarda komşu organları ısıdan korumak için sıvı ile uzaklaştırma (hidrodiseksiyon) gibi tekniklerden yararlanılabilir. Yerleşimi çok riskli olan tümörlerde radyofrekans yerine kriyoablasyon ya da cerrahi daha güvenli bir seçenek olabilir. Uygunluk kararı, ayrıntılı görüntüleme sonrasında verilir.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.