Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Böbrek Nakli Sonrası Kanal Bağlantı Ameliyatı
Böbrek nakli sonrası üreter (idrar kanalı) ile mesane arasındaki bağlantıda darlık veya kaçak gelişen hastalarda uygulanan kanal bağlantı ameliyatı.
Kaynakça
- National Center for Biotechnology Information — StatPearls (NCBI) — Böbrek nakli cerrahisi ve ürolojik komplikasyonlarncbi.nlm.nih.gov/books/NBK567755
- MedlinePlus — U.S. National Library of Medicine — Böbrek nakli ve sonrası bakımmedlineplus.gov/ency/article/003005.htm
- National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases (NIDDK) — Böbrek nakli süreci ve takipniddk.nih.gov/health-information/kidney-disease/kidney-failure/kidney-transplant
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
14 soru
Böbrek nakli sırasında nakledilen böbreğin idrar kanalı (üreter) mesaneye dikilerek idrar akışı sağlanır. Zamanla bu bağlantı yerinde darlık, kaçak ya da geri kaçış (reflü) gibi sorunlar gelişebilir ve idrar akışı bozulabilir. Bu durumlarda böbreğin korunması için kanal bağlantısının yeniden yapılması gerekebilir. Amaç, nakledilen böbreğin fonksiyonunu ve idrar boşalımını uzun vadede güvence altına almaktır.
Nakil sonrası üreter darlığı çoğunlukla ilk aylarda, özellikle ilk üç ila altı ay içinde belirti verir; ancak yıllar sonra da gelişebilir. Erken dönemde ortaya çıkan darlıklar genellikle cerrahi teknik veya kan dolaşımı sorunlarıyla, geç dönemdekiler ise fibröz doku (yara dokusu) ve iskemi ile ilişkilidir. Düzenli takip ve kan/idrar tahlilleri bu sorunun erken yakalanmasında önemlidir. Böbrek fonksiyon değerlerindeki (kreatinin) yükselme çoğu zaman ilk uyarıcı olabilir.
En sık görülen belirti, kan tahlillerinde kreatinin değerinin sessizce yükselmesidir; hasta bunu hissetmeyebilir. İdrar miktarında azalma, nakil bölgesinde şişlik veya ağrı, ateş ve idrar kaçağına bağlı yara yerinden sıvı gelmesi diğer bulgular arasındadır. Ultrasonda böbrekte su toplanması (hidronefroz) saptanması önemli bir işarettir. Bu belirtilerin fark edilmesi durumunda vakit kaybetmeden nakil ekibine başvurulmalıdır.
Öncelikle böbrek ultrasonu ile su toplanması (hidronefroz) değerlendirilir; bu darlık ya da tıkanıklığı gösteren temel incelemedir. Darlığın yerini ve derecesini görmek için nükleer sintigrafi, antegrad piyelografi veya kontrastlı görüntüleme yapılabilir. Enfeksiyon olup olmadığını anlamak için idrar kültürü ve kan tahlilleri istenir. Bazı durumlarda mesane fonksiyonunu değerlendiren ürodinamik testler de planlamaya dahil edilir.
Darlık ilk saptandığında birçok hastada önce daha az girişimsel yöntemler denenir; bunlardan biri idrar kanalına geçici bir tel boru (JJ stent) yerleştirilmesi ya da balonla genişletmedir. Bu yöntemler bazı hastalarda kalıcı çözüm sağlamayabilir ya da darlık tekrarlayabilir. Bu durumda üreterin mesaneye yeniden dikildiği açık cerrahi (yeniden bağlama) daha kalıcı bir çözüm olarak tercih edilir. Hangi yöntemin uygun olduğu darlığın yeri, uzunluğu ve genel duruma göre belirlenir.
Kanal bağlantı ameliyatı genellikle genel anestezi altında yapılır ve hasta işlem sırasında ağrı hissetmez. Darlığın olduğu üreter bölümü çıkarılıp sağlıklı kısım yeniden mesaneye dikilir; bazı durumlarda hastanın kendi böbreğine ait üreter kullanılarak bağlantı yapılabilir (üreteroüreterostomi). İşlem boyunca genellikle geçici bir stent yerleştirilir ve idrar sondası takılır. Cerrahi süre, darlığın tipine ve seçilen yönteme göre değişebilir.
Hastanede kalış süresi genellikle birkaç gün ile bir haftalık aralıkta olup, iyileşme hızına ve komplikasyon olup olmamasına göre değişir. Bu süre içinde idrar sondası ve dren takibi yapılır, böbrek fonksiyon değerleri izlenir. Enfeksiyon veya kaçak gibi bir sorun görülmezse hasta erken taburcu edilebilir. Taburculuk sonrası da yakın kontrol ve tahlil takibi sürer.
Yeniden bağlama sonrası dikiş hattının iyileşmesini desteklemek için genellikle geçici bir stent yerleştirilir ve bu stent birkaç hafta içinde, çoğunlukla dört ila altı hafta sonra alınır. Stent alma işlemi genellikle basit bir sistoskopi ile poliklinik şartlarında yapılır. Stentin zamanında çıkarılması, taş oluşumu ve enfeksiyon riskini azaltmak açısından önemlidir. Çıkarma tarihini nakil ekibiniz size bildirecektir.
İdrar sondası, mesanedeki dikiş hattının iyileşmesi ve idrar kaçağı riskinin azalması için genellikle bir ila iki hafta boyunca yerinde bırakılır. Sonda çıkarılmadan önce bazı durumlarda mesanenin dolum ve boşalımını değerlendiren bir kontrol yapılabilir. Sonda sırasında bol sıvı tüketimi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi önerilir. Sonda alındıktan sonra idrar yapmada geçici zorlanma olabilir ancak bu genellikle kısa sürede düzelir.
Günlük hafif aktivitelere genellikle birkaç gün içinde dönülebilir, ancak tam iyileşme birkaç hafta sürebilir. Masa başı bir işte çalışanlar çoğunlukla iki ila dört hafta içinde işe dönebilirken, ağır kaldırma ve yorucu iş gerektiren durumlarda bu süre daha uzun tutulur. Ağır egzersiz, karın kaslarını zorlayan hareketler ve ağır yük kaldırma en az dört ila altı hafta ertelenmelidir. Dönüş zamanı, iyileşme durumunuza göre nakil ekibinizle birlikte belirlenmelidir.
Yüksek ateş, titreme, nakil bölgesinde artan ağrı veya kızarıklık, yara yerinden idrar benzeri sıvı gelmesi acil değerlendirme gerektirir. İdrar miktarında ani azalma, idrarda yoğun kan pıhtısı ya da hiç idrar çıkmaması da önemli uyarı işaretleridir. Bulantı-kusma ile birlikte genel durumda bozulma enfeksiyon veya tıkanıklık göstergesi olabilir. Bu durumlarda beklemeden nakil merkezine ulaşılmalıdır çünkü nakledilen böbreğin korunması hızlı müdahaleye bağlıdır.
Doğru zamanda ve uygun teknikle yapılan yeniden bağlama ameliyatları, tıkanıklığı gidererek nakledilen böbreğin korunmasına yardımcı olur ve çoğu hastada böbrek fonksiyonunun iyileşmesini sağlar. Erken tanı konan ve zamanında müdahale edilen olgularda sonuçlar genellikle olumludur. Ameliyatın gecikmesi ise böbrekte kalıcı hasara yol açabileceği için takip büyük önem taşır. Her hastanın durumu farklı olduğundan beklentiler ve olası riskler nakil ekibinizle ayrıntılı konuşulmalıdır.
Nakil hastaları rejeksiyonu (organ reddini) önlemek için bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanır; bu ilaçlar yara iyileşmesini yavaşlatabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası enfeksiyon belirtileri daha yakından izlenir ve gerekirse ilaç dozları geçici olarak ayarlanabilir. İlaçlarınızı asla kendi başınıza kesmemeli veya değiştirmemelisiniz; her düzenleme nakil ekibi tarafından yapılır. İyi bir yara bakımı ve hijyen bu dönemde ayrıca önemlidir.
Yeniden bağlama sonrası darlık ya da kaçağın tekrarlaması nadir de olsa mümkündür, özellikle yara dokusu oluşumuna yatkın hastalarda. Bu nedenle ameliyat sonrası ultrason ve kan tahlilleri ile düzenli takip sürdürülür. Tekrarlayan durumlarda stent, balon genişletme ya da yeni bir cerrahi seçenek değerlendirilebilir. Her olgunun seyri farklı olduğundan takip planı kişiye özel olarak belirlenir.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.