Ortopedi ve Travmatoloji

Omuz Artrozu

Klinik bulgularıyla dikkat çeken ve doğru değerlendirme gerektiren bir durumdur. Klinik özellikleri ve değerlendirme yaklaşımını öğrenin.

Omuz artrozu, omuz ekleminin kıkırdak yapısının zamanla yıpranması sonucu ortaya çıkan ve hareket kısıtlılığıyla birlikte ilerleyici ağrıya yol açan kronik bir eklem sorunudur. Omuz eklemi, vücudun en geniş hareket açısına sahip eklemi olduğundan günlük yaşamda saç taramaktan camı silmeye, bir bardağı raftan almaktan araba kullanmaya kadar pek çok aktivitede yoğun biçimde kullanılır. Bu yoğun kullanım, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak dokunun yıllar içinde aşınmasına ve eklem boşluğunun daralmasına zemin hazırlar. Süreç ilerledikçe kemikler birbirine sürtünmeye başlar ve karakteristik şikayetler belirginleşir.

Omuz artrozu yalnızca yaşlı bireylerin sorunu olarak görülmemelidir. Geçirilmiş travmalar, sporcu yaralanmaları, tekrarlayıcı omuz üstü hareketler ve bazı sistemik hastalıklar tabloyu erken yaşlarda da gündeme getirebilir. Hastalığın seyri yavaş ve sinsi ilerlediğinden kişiler genellikle şikayetlerin günlük aktivitelerini ciddi biçimde etkilemeye başladığı dönemde sağlık kuruluşuna başvurur. Oysa erken dönemde fark edilen ve doğru yönetilen bir omuz artrozunda eklem fonksiyonlarını korumak büyük ölçüde mümkündür.

Kimlerde Görülür?

Omuz artrozu her yaş grubunda görülebilmekle birlikte sıklığı yaşla birlikte belirgin biçimde artar. Özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde eklem kıkırdağının doğal yıpranma süreci hızlandığından bu yaş grubunda görülme oranı daha yüksektir. Kadınlarda menopoz sonrası dönemde hormonal değişikliklere bağlı olarak kemik ve kıkırdak metabolizmasındaki farklılaşma, omuz artrozuna yatkınlığı bir miktar artırabilir. Ancak hastalık yalnızca ileri yaşa özgü değildir; gençlerde de zorlanma ve travmalara bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ağır fiziksel iş yapan bireylerde, özellikle inşaat işçileri, boyacılar, tamirciler ve uzun yıllar baş üstü çalışma gerektiren mesleklerde omuz artrozu görülme sıklığı belirgin biçimde artar. Tekrarlayıcı omuz hareketleri, eklem yüzeyindeki kıkırdak dokuyu sürekli mikro travmalara maruz bırakır ve yıllar içinde aşınma sürecini hızlandırır. Profesyonel sporculardan halterciler, yüzücüler, tenisçiler, beyzbol oyuncuları ve voleybolcular bu açıdan risk altındadır. Spor kariyeri sona erdikten sonra bile bu kişilerde omuz artrozu gelişme olasılığı genel topluma kıyasla yüksek seyreder.

Geçmişte omuz çıkığı, kırık ya da rotator manşet (omuzu hareket ettiren kas-tendon yapısı) yırtığı yaşamış bireyler, omuz artrozu açısından önemli bir risk grubunu oluşturur. Eklem anatomisindeki bozulma, yüklenmenin homojen dağılmamasına ve belirli bölgelerdeki kıkırdağın daha hızlı yıpranmasına neden olur. Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi otoimmün romatizmal hastalıkları olan kişilerde de eklem iltihabına bağlı olarak omuz artrozu erken dönemde gelişebilir. Ayrıca ailesinde eklem kireçlenmesi öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık nedeniyle hastalığın görülme olasılığı bir miktar yüksektir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Omuz artrozunun en belirgin şikayeti, başlangıçta hareketle ortaya çıkan ve dinlenmeyle hafifleyen omuz ağrısıdır. Ağrının yeri çoğunlukla omuzun ön ve yan kısmındadır; bazen kola, dirseğe hatta boyuna yayılabilir. Hastalığın erken evrelerinde ağrı genellikle yalnızca ağır kaldırma, kolu baş üzerine kaldırma ya da arkaya götürme gibi belirli hareketlerle hissedilir. Süreç ilerledikçe ağrının niteliği değişir; istirahat halinde, hatta gece yatağa uzanıldığında bile ortaya çıkmaya başlar ve uyku düzenini ciddi biçimde bozabilir.

Hareket kısıtlılığı, omuz artrozunun bir diğer önemli bulgusudur. Hastalar zamanla saçlarını taramakta, sırtlarını kaşımakta, ceket giymekte veya arka cebe uzanmakta zorlandıklarını fark eder. Özellikle kolu yukarı kaldırma ve dışa döndürme hareketleri belirgin biçimde kısıtlanır. Bu kısıtlılık önce yalnızca son derecelerde fark edilirken hastalık ilerledikçe günlük basit aktiviteleri bile engelleyecek boyuta ulaşabilir. Eklem hareketi sırasında duyulan çıtırtı, çatırtı ya da sürtünme sesleri (krepitasyon) de sık karşılaşılan bulgular arasındadır.

Omuz çevresindeki kaslarda zayıflama ve kütle kaybı, ileri evre omuz artrozunda dikkati çeken bulgular arasındadır. Ağrı nedeniyle kolun yeterince kullanılmaması, omuz ve kürek kemiği çevresindeki kasların zamanla incelmesine yol açar. Sabah saatlerinde belirgin olan ve gün içinde hareket ettikçe azalan tutukluk hissi de hastaların sık dile getirdiği şikayetler arasındadır. Bazı bireylerde havanın soğumasıyla birlikte ağrıların arttığı, nemli ortamlarda şikayetlerin belirginleştiği gözlenir. Bu durum, eklem içindeki basınç ve dolaşım değişiklikleriyle ilişkilendirilmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

Omuz artrozunun en sık görülen nedeni, yaşa bağlı olarak gelişen primer (birincil) kireçlenmedir. Yıllar içinde eklem kıkırdağının elastik yapısı azalır, su içeriği değişir ve yenilenme kapasitesi düşer. Bu doğal süreç, omuz ekleminin tüm yapılarını etkileyerek kıkırdak aşınmasına, eklem boşluğunun daralmasına ve kemik kenarlarında küçük çıkıntıların (osteofit) oluşmasına yol açar. Genetik yatkınlık, primer omuz artrozunun ortaya çıkma yaşını ve şiddetini etkileyen önemli bir faktördür.

Sekonder (ikincil) omuz artrozu ise belirli bir nedene bağlı olarak gelişen kireçlenmedir. Geçirilmiş omuz çıkıkları, humerus üst ucu kırıkları, klavikula (köprücük kemiği) kırıkları ve eklem içine uzanan diğer travmalar, eklem yüzeyinin uyumunu bozarak kireçlenmeye zemin hazırlar. Tedavi edilmemiş ya da yetersiz iyileşmiş rotator manşet yırtıkları, omuz biyomekaniğini bozduğundan zaman içinde kıkırdak yıpranmasına yol açan önemli sebeplerdendir. Bu tablo özellikle ileri yaş hastalarda manşet artropatisi adıyla anılan özel bir kireçlenme türünü ortaya çıkarır.

Omuz artrozunun gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • İleri yaş ve eklem kıkırdağının doğal yıpranma süreci
  • Geçirilmiş omuz travmaları, çıkık ve kırıklar
  • Tekrarlayan rotator manşet yırtıkları ve tendinit atakları
  • Romatoid artrit ve diğer iltihaplı romatizmal hastalıklar
  • Uzun yıllar baş üstü çalışma gerektiren meslekler
  • Profesyonel sporcuların yoğun ve tekrarlayan omuz kullanımı
  • Aile öyküsünde eklem kireçlenmesi bulunması
  • Obezite ve sistemik metabolik hastalıklar
  • Avasküler nekroz (kemik dokusunun kansız kalması) öyküsü

Bazı sistemik hastalıklar da omuz artrozunun gelişimini hızlandırabilir. Diyabet, tiroid bozuklukları ve kronik böbrek yetmezliği gibi durumlar, kemik ve kıkırdak metabolizmasını etkileyerek eklem sağlığını olumsuz yönde etkiler. Uzun süreli kortizon kullanımı, humerus başında avasküler nekroza (kemik dokusunun beslenmesinin bozulması) yol açarak ikincil omuz artrozuna zemin hazırlayabilir. Hemofili gibi kanama bozukluklarında eklem içine tekrarlayan kanamalar da kıkırdak hasarına ve sonrasında kireçlenmeye yol açan nedenler arasında yer alır.

Tanı Nasıl Konulur?

Omuz artrozu tanısında ilk adım, hastanın şikayetlerinin ayrıntılı biçimde dinlenmesi ve fizik muayenenin titizlikle yapılmasıdır. Ağrının ne zaman başladığı, hangi hareketlerle arttığı, gece şikayetlerinin olup olmadığı, geçmişte herhangi bir omuz travması yaşanıp yaşanmadığı ve mesleki öykü mutlaka sorgulanır. Fizik muayenede omuz ekleminin aktif ve pasif hareket açıkları ölçülür, kas gücü değerlendirilir, omuz çevresindeki hassas noktalar belirlenir. Krepitasyon olarak adlandırılan sürtünme sesleri ve hareket kısıtlılığının niteliği tanı sürecine yön verir.

Direkt omuz grafileri, omuz artrozu tanısında ilk başvurulan görüntüleme yöntemidir. Röntgen incelemesinde eklem aralığının daralması, eklem yüzeylerinde düzensizlik, kemik kenarlarında osteofit oluşumu ve subkondral kemikte (kıkırdak altı kemik) yoğunlaşmalar gibi tipik bulgular değerlendirilir. Hastalığın evresinin belirlenmesinde röntgen önemli bilgiler verir; ancak yumuşak doku ve kıkırdak ayrıntılarının değerlendirilmesinde yeterli olmaz. Bu nedenle ileri görüntüleme yöntemlerine sıklıkla başvurulur.

Manyetik rezonans görüntüleme (MR), omuz artrozunun değerlendirilmesinde kıkırdak yapısını, rotator manşet tendonlarını, labrumu (eklem dudağı) ve çevre yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösteren değerli bir incelemedir. Özellikle eşlik eden tendon yırtıkları, kistik oluşumlar ve eklem içi sıvı birikiminin değerlendirilmesinde MR belirleyici unsurdur. Bilgisayarlı tomografi (BT) ise kemik yapısının üç boyutlu değerlendirilmesinde, özellikle cerrahi planlama aşamasında tercih edilir. Bazı durumlarda kan tetkikleri ve eklem sıvısı incelemesi, iltihaplı romatizmal hastalıkları ayırt etmek amacıyla istenebilir. Tüm bu yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi kesin tanı sağlar.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Omuz artrozunun zamanında değerlendirilmemesi durumunda eklem fonksiyonlarındaki kayıp ilerleyerek günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen sonuçlara yol açabilir. Hareket kısıtlılığının artmasıyla birlikte kişi kendi öz bakımını sürdürmekte zorlanır; giyinme, yıkanma, saç tarama gibi temel aktiviteler bile yardıma muhtaç hale gelebilir. Bu durum özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerde yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür ve sosyal izolasyona zemin hazırlar. Uyku düzeninin bozulması, kronik yorgunluğa ve depresif belirtilere neden olabilir.

İlerlemiş omuz artrozunda kas atrofisi (kas erimesi) belirgin hale gelir. Ağrı nedeniyle kullanılmayan omuz çevresi kasları zamanla incelir ve gücünü yitirir. Bu durum eklemin desteklenmesini güçleştirerek ağrı ve hareket kısıtlılığını daha da artıran bir kısır döngü oluşturur. Rotator manşet yapılarındaki dejenerasyon ilerleyerek tendon yırtıklarına yol açabilir. Manşet artropatisi olarak adlandırılan ileri evre tablo, omuz başının yukarıya doğru kayması ve eklem mekaniğinin tamamen bozulmasıyla sonuçlanır.

Kronik ağrı, omuz artrozunun en sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini en olumsuz etkileyen sonuçlarından biridir. Uzun süreli ağrı kesici kullanımı, mide-bağırsak sistemini, böbrek fonksiyonlarını ve kardiyovasküler sistemi olumsuz etkileyebilir. Eklem içine zaman zaman gelişen iltihabi alevlenmeler, ani ve şiddetli ağrı ataklarına neden olur. Çok ileri evrelerde eklem yüzeylerinin ciddi biçimde tahrip olması, omuz kemerinin stabilitesinin bozulmasına ve özel cerrahi yaklaşımlar dışında yönetilemeyen bir tabloya dönüşebilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Omuzunuzda haftalardır süren ve dinlenmeyle tam olarak geçmeyen bir ağrınız varsa, bu durumu önemsemeniz ve bir uzman hekime başvurmanız önerilir. Özellikle ağrının geceleri uykunuzu bölecek şiddete ulaşması, kolunuzu yukarı kaldırırken belirgin zorlanma yaşamanız ya da omuzunuzdan duyduğunuz çıtırtı ve çatırtı seslerinin sıklaşması, omuz ekleminizde değerlendirilmesi gereken bir sorunun varlığına işaret edebilir. Bu tür şikayetlerle vakit geçirmeden bir ortopedi uzmanına danışmanız, sürecin erken evrede ele alınmasını mümkün kılar.

Aniden ortaya çıkan şiddetli omuz ağrısı, kolunuzu hiç hareket ettirememe, omuz çevresinde belirgin şişlik, kızarıklık ve ısı artışı varsa daha hızlı davranmanız gerekir. Bu bulgular yalnızca artroz değil, aynı zamanda enfeksiyon, ileri tendon yırtığı veya ciddi bir travma sonucu gelişmiş yaralanma anlamına gelebilir. Ayrıca düşme ya da darbe sonrası omuzunuzda gelişen şikayetlerde, kırık veya çıkık olasılığı nedeniyle acil değerlendirme gereklidir.

Kronik bir omuz artrozu tanınız varsa ve daha önce kontrol altına alınmış şikayetleriniz son dönemde belirgin biçimde artmaya başlamışsa, kullandığınız ağrı kesicilere rağmen rahatlama sağlayamıyorsanız mutlaka kontrol muayenesine gitmelisiniz. Günlük aktivitelerinizi sürdürmekte zorlanmanız, işyerindeki verimliliğinizin düşmesi veya hobilerinizi yapamaz hale gelmeniz de hekim değerlendirmesi gerektiren durumlardır. Doğru zamanda atılan adımlar, sürecin uzun vadeli yönetiminde belirleyici unsurdur.

Son Değerlendirme

Omuz artrozu, doğru zamanda fark edildiğinde ve uygun bir yaklaşımla yönetildiğinde günlük yaşam üzerindeki olumsuz etkileri belirgin biçimde azaltılabilen bir eklem sorunudur. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden her bireye özgü bir değerlendirme süreci gerekir. Düzenli hekim takibi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve uzman tavsiyelerine uyum, eklem fonksiyonlarının korunmasına ve ağrının kontrol altına alınmasına katkı sağlar. Erken dönemde başlatılan doğru yaklaşımlar, ilerleyici eklem hasarının yavaşlatılmasında belirleyici unsurdur.

Omuz artrozu gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. OrthoInfo (AAOS) — Arthritis of the Shoulderorthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/arthritis-of-the-shoulder
  2. Mayo Clinic — Osteoarthritismayoclinic.org/diseases-conditions/osteoarthritis/symptoms-causes/syc-20351925
  3. MedlinePlus — Osteoarthritismedlineplus.gov/osteoarthritis.html
  4. NCBI StatPearls — Glenohumeral Joint Osteoarthritisncbi.nlm.nih.gov/books/NBK560640/

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.