Ortopedi ve Travmatoloji

Hill-Sachs Lezyonu

Farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ve özenli bir değerlendirme gerektiren bir durumdur. Belirtiler ve değerlendirme süreci hakkında detaylı bilgi alın.

Hill-Sachs lezyonu, omuz çıkığı yaşayan kişilerde sıkça karşılaşılan bir kemik hasarıdır. Omuz eklemi, vücudun en hareketli eklemi olduğu için aynı zamanda en kolay çıkan eklem olma özelliğini de taşır. Omuz öne doğru çıktığında, kolun üst kısmındaki yuvarlak kemik başı (humerus başı), omuz yuvasının (glenoid) ön kenarına çarpar ve bu çarpma sırasında humerus başının arka-üst bölgesinde bir çukurlaşma, ezilme veya kemik kaybı meydana gelir. İşte bu kemik hasarına Hill-Sachs lezyonu adı verilir.

Bu durum, ilk kez 1940 yılında iki radyolog olan Harold Hill ve Maurice Sachs tarafından tanımlanmış ve isimlerini almıştır. Lezyonun büyüklüğü ve derinliği, omuz çıkığının şiddetine, tekrar sayısına ve hastanın kemik yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Küçük lezyonlar çoğu zaman fark edilmezken, büyük ve derin lezyonlar omuzun tekrar tekrar çıkmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Hill-Sachs lezyonu yalnızca kemik üzerinde bir iz değil, aynı zamanda omuz eklem dengesini etkileyen önemli bir bulgudur ve doğru değerlendirilmesi süreç açısından belirleyici unsurdur.

Kimlerde Görülür?

Hill-Sachs lezyonu, en sık olarak omuz çıkığı yaşamış bireylerde karşımıza çıkar. Özellikle genç ve aktif yaş grubu olan 15-35 yaş arası kişilerde sıklığı belirgin biçimde artar. Bunun temel nedeni, bu yaş aralığındaki bireylerin spor faaliyetlerine daha çok katılması ve travmaya açık bir yaşam tarzı sürdürmesidir. Basketbol, voleybol, hentbol, güreş, judo ve cimnastik gibi omuzun zorlandığı sporlarda lezyon görülme oranı oldukça yüksektir. İlk omuz çıkığını yaşayan hastaların yaklaşık yüzde altmış-yetmişinde değişen büyüklükte Hill-Sachs lezyonu saptanmaktadır.

Tekrarlayan omuz çıkığı olan bireylerde ise bu oran neredeyse yüzde doksanlara ulaşır. Her yeni çıkık, mevcut kemik hasarını derinleştirir ve genişletir. Askerlik döneminde ağır eğitim yapan gençler, dövüş sporlarıyla uğraşan sporcular, vücut geliştirme ve halter sporcuları da risk grubunda yer alır. Ek olarak iş kazaları, trafik kazaları veya yüksekten düşmeler sonucu omuz çıkığı yaşayan orta yaş bireylerde de lezyon gelişebilir. Yaşlı bireylerde ise omuz çıkığı daha az görüldüğü için Hill-Sachs lezyonu sıklığı azalır, ancak osteoporoz nedeniyle kemik yumuşaklığı arttığından oluşan lezyonlar daha derin olabilir.

Bağ yapısı genetik olarak gevşek olan kişiler, yani hipermobilite sendromu bulunan bireyler de risk altındadır. Bu kişilerde omuz eklemi normalden daha kolay yerinden çıkabilir ve her çıkışta yeni bir lezyon oluşma ihtimali doğar. Doğuştan omuz yuvası sığ olan bireyler, glenoid displazisi tabir edilen yapısal farklılığa sahip kişiler ve daha önce omuz cerrahisi geçirmiş hastalar da bu açıdan dikkatli değerlendirilmelidir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Hill-Sachs lezyonunun belirtileri, genellikle altta yatan omuz çıkığı veya omuz instabilitesi (eklem dengesizliği) tablosuyla iç içe geçmiştir. İzole bir Hill-Sachs lezyonu nadiren belirti verir; çoğu zaman omuz çıkığının yarattığı şikayetlerle birlikte fark edilir. Hastalar genellikle omuzda derin bir ağrı tarif eder; bu ağrı özellikle kolun belirli pozisyonlarda hareket ettirilmesi sırasında belirgin hale gelir. Kolu yukarı kaldırma, dış rotasyon yapma (eli arkaya götürme) veya başın arkasına götürme gibi hareketler sıklıkla ağrıyı tetikler.

En karakteristik bulgu, omuzda yaşanan boşalma ve kaçma hissidir. Hasta, kolunu belirli bir açıya getirdiğinde omzun yerinden çıkacakmış gibi bir his yaşar ve bu durumdan kaçınmak için hareketini kısıtlar. Buna apprehension yani korku belirtisi adı verilir. Geceleri yan yatarken omuza bası uygulandığında ağrı artabilir ve uyku kalitesi olumsuz etkilenir. Bazı hastalar omuzda klik sesi, takılma hissi veya kısa süreli güçsüzlük yaşadıklarını ifade ederler.

Tekrarlayan çıkıklar sonucunda omuz çevresindeki kaslarda zayıflama gözlenebilir. Özellikle deltoid ve rotator manşet kasları zamanla incelmeye ve güç kaybına uğrayabilir. Hastalar günlük yaşamlarında saç tarama, üst raftan bir şey alma, ceket giyme gibi basit hareketlerde dahi zorluk çekmeye başlayabilirler. Sporcularda ise performans düşüşü, fırlatma mesafesinde azalma ve antrenman sırasında oluşan güvensizlik hissi öne çıkar.

İleri vakalarda omuzda sürekli bir rahatsızlık ve kronik ağrı tablosu yerleşebilir. Hasta artık hangi hareketin omuzu çıkaracağını tahmin eder hale gelir ve hayatını bu kısıtlamalara göre düzenler. Bu durum hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yıpratıcı olabilir; çünkü kişi sürekli bir tehlike algısıyla yaşar ve sosyal aktivitelerden uzaklaşabilir.

Nedenleri Nelerdir?

Hill-Sachs lezyonunun temel nedeni, omuz eklemindeki çıkık olayıdır. Omuz öne doğru çıktığında, humerus başı glenoid yuvanın ön kenarına çarpar ve bu çarpma sonucunda humerus başının arka-üst kısmında bir çökme oluşur. Glenoid yuvanın sert kenarı, adeta bir keski gibi humerus başının yumuşak kıkırdak ve kemik dokusunu sıkıştırır. Çıkık ne kadar şiddetliyse ve kol ne kadar uzun süre yerinden çıkık kalırsa, oluşan lezyon o kadar derin olur.

Spor yaralanmaları, en sık karşılaşılan tetikleyici nedendir. Omuz üzerine düşme, kolun zorla geriye bükülmesi veya dış rotasyon altında abduksiyon pozisyonunda darbe alma tipik mekanizmalardır. Basketbol oyuncularının ribaund mücadelesinde, voleybolcuların smaç vururken yere düşmesinde, güreşçilerin hasım kavrayışında bu mekanizma sıkça çalışır. Bunların yanı sıra bisiklet kazaları, motosiklet kazaları ve araç içi trafik kazaları da omuz çıkığına yol açabilir.

Yapısal faktörler de lezyon oluşumunu kolaylaştırır. Doğuştan glenoid yuvası sığ olan bireylerde humerus başı daha az destek bulduğu için kolayca yerinden çıkar. Bağ gevşekliği olan kişilerde eklem kapsülü ve labrum (kıkırdak halka) zayıf olduğundan koruyucu görev yeterince yerine getirilemez. Daha önce omuz çıkığı yaşamış ve bu süreç sonrasında yeterli iyileşme sağlanamamış bireylerde tekrar çıkık riski yüksektir; her yeni çıkık mevcut lezyonu büyütür.

Kemik kalitesini etkileyen sistemik durumlar da rol oynar. Osteoporoz, uzun süreli kortikosteroid kullanımı, D vitamini eksikliği gibi kemik yoğunluğunu azaltan etkenler, çıkık sırasında oluşan kemik hasarının derinleşmesine zemin hazırlar. Epileptik nöbetler ve elektrik çarpması gibi şiddetli kas kasılmalarına yol açan durumlar da arka omuz çıkığına neden olabilir ve bu durumda ters Hill-Sachs lezyonu denilen farklı bir tablo karşımıza çıkar.

Tanı Nasıl Konulur?

Hill-Sachs lezyonunun tanısı, ayrıntılı bir hikaye alma ve fizik muayene ile başlar. Hekim, hastanın omuz çıkığı öyküsünü, kaç kez çıktığını, ilk çıkık yaşının ne olduğunu ve hangi hareketlerde şikayetlerin arttığını öğrenir. Fizik muayenede omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz çevresindeki hassasiyet noktaları incelenir. Apprehension testi, relocation testi ve sulcus belirtisi gibi özel manevralar uygulanarak omuz instabilitesi araştırılır.

Görüntüleme yöntemleri tanıda belirleyici rol oynar. Düz röntgen filmleri ilk basamak incelemedir; özel pozisyonlarda çekilen omuz grafileri (Stryker notch, West Point gibi özel açılar) humerus başındaki çökmeyi göstermede yardımcı olur. Ancak küçük lezyonlar düz grafilerde her zaman görülemeyebilir, bu nedenle ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Aşağıdaki yöntemler tanı sürecinde sıkça kullanılır:

  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Kemik yapısını ayrıntılı gösterir, lezyonun boyutu ve hacmi kesin ölçülür
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): Kıkırdak, bağ ve labrum hasarları birlikte değerlendirilir
  • MR artrografi: Ekleme kontrast madde verilerek labrum ve kapsül yapıları net görüntülenir
  • Üç boyutlu BT rekonstrüksiyon: Cerrahi planlama öncesi lezyonun konumu net ortaya konur
  • Artroskopi: Hem tanı hem tedavi amaçlı kullanılan minimal invaziv yöntemdir

Lezyonun büyüklüğü, derinliği ve glenoid yuvasıyla ilişkisi tedavi planını şekillendirir. Engaging Hill-Sachs olarak tabir edilen, glenoid kenara takılıp çıkığı tetikleyen lezyonlar ayrı bir kategoride değerlendirilir. Glenoid kemik kaybı eşlik ediyorsa bipolar kemik kaybı kavramı gündeme gelir ve cerrahi yaklaşım buna göre belirlenir. Tanı sürecinde kesin tanı sağlayabilmek için görüntüleme yöntemlerinin doğru zamanda ve doğru tekniklerle yapılması belirleyici unsurdur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Hill-Sachs lezyonu, gerekli özen gösterilmediği zaman bir dizi komplikasyona yol açabilir. En sık karşılaşılan sorun, tekrarlayan omuz çıkıklarıdır. Lezyon büyüdükçe humerus başı glenoid yuvanın kenarına daha kolay takılır ve omuz daha düşük enerjili hareketlerde bile yerinden çıkar. Kişi bir süre sonra uykuda kolunu çevirirken bile omzunun çıktığını ifade edebilir hale gelir. Bu durum, kişinin sosyal ve mesleki yaşamını derinden etkiler.

Kronik omuz instabilitesi, zamanla omuz eklemi içinde yapısal değişikliklere yol açar. Glenoid kıkırdağı aşınır, labrum yırtıkları derinleşir ve rotator manşet kaslarında yırtıklar oluşabilir. Bu süreç ilerleyici bir omuz artrozuna, yani eklem kireçlenmesine doğru evrilebilir. Dislokasyon artropatisi adı verilen bu tablo, omuzda kronik ağrı, hareket kısıtlılığı ve fonksiyon kaybıyla karakterizedir.

Sinir hasarı da önemli bir komplikasyon olarak öne çıkar. Özellikle aksiller sinir, omuz çıkığı sırasında zedelenebilir ve deltoid kasında güçsüzlüğe, omuz dış yüzeyinde uyuşmaya yol açar. Bazı vakalarda brakiyal pleksus dediğimiz kol sinir ağı zarar görebilir; bu durumda elde ve kolda yaygın güçsüzlük gelişebilir. Damar yaralanmaları ise nadir olmakla birlikte ciddi seyirli olabilir ve acil müdahale gerektirir.

Cerrahi sonrası dönemde de bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Hareket kısıtlılığı, enfeksiyon, implant gevşemesi ve nüks (yeniden çıkık) bu sorunlar arasında sayılabilir. Hastanın rehabilitasyon programına uyumu, beslenmesi ve sigara kullanımı gibi faktörler de komplikasyon riskini etkiler. Süreç doğru yönetildiğinde bu olumsuzlukların önemli bir kısmı önlenebilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Omuz çıkığı yaşadıysanız, çıkık yerine oturmuş olsa bile mutlaka bir uzman hekime başvurmalısınız. İlk çıkık sonrası yapılacak doğru değerlendirme, ileride yaşanabilecek tekrar çıkıkların ve kalıcı hasarların önüne geçilmesi açısından son derece önemlidir. Özellikle omuzunuz birden fazla kez çıktıysa, en kısa sürede ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından muayene edilmeniz gerekir. Tekrarlayan çıkıklar yalnızca rahatsızlık yaratmakla kalmaz, kemik yapısında ilerleyici hasara da yol açar.

Omzunuzda sürekli boşalma hissi yaşıyorsanız, belirli hareketlerden kaçınıyorsanız veya geceleri omuz ağrısı uykunuzu bölüyorsa bu şikayetlerinizi göz ardı etmemelisiniz. Spor yaparken veya günlük aktivitelerinizde omzunuzda güvensizlik hissediyorsanız, kolunuzu belirli pozisyonlarda tutarken ağrı ve takılma yaşıyorsanız bir hekime danışmanız uygun olacaktır. Omuzunuzda uyuşma, karıncalanma veya kuvvet kaybı gibi nörolojik belirtiler varsa bu durum acil bir değerlendirme gerektirir.

Çocuk ve gençlerde omuz çıkığı yaşandığında, büyüme plaklarının da etkilenebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle genç hastaların ailelerinin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır. Sporcuların aktif sezon öncesi veya yarışma dönemlerinde yaşadıkları omuz problemlerini ihmal etmemeleri, hem performanslarını korumaları hem de uzun vadeli sağlıklarını gözetmeleri açısından gereklidir. Hekiminizle açık bir iletişim kurarak şikayetlerinizin tam olarak tarif edilmesi, doğru bir yol haritası çizilmesini sağlar.

Son Değerlendirme

Hill-Sachs lezyonu, omuz çıkığına ikincil olarak gelişen ve humerus başında çökme şeklinde ortaya çıkan bir kemik hasarıdır. Lezyonun boyutu, derinliği ve glenoid yuvasıyla olan ilişkisi sürecin yönetiminde belirleyici unsurdur. Erken tanı, doğru görüntüleme ve hastaya özel planlanan yaklaşım sayesinde omuz fonksiyonu belirgin biçimde iyileşir ve tekrar çıkık riski azaltılabilir. Hastanın yaşı, aktivite düzeyi, eşlik eden yaralanmalar ve kemik kaybının derecesi göz önünde bulundurularak çok yönlü bir değerlendirme yapılması süreç açısından önemlidir.

Hill-sachs lezyonu gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Hill-Sachs Lezyonuncbi.nlm.nih.gov/books/NBK534840/
  2. OrthoInfo (AAOS) — Omuz Cikigi (Dislocated Shoulder)orthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/dislocated-shoulder/
  3. Mayo Clinic — Dislocated Shouldermayoclinic.org/diseases-conditions/dislocated-shoulder/symptoms-causes/syc-20371715
  4. MedlinePlus Tibbi Ansiklopedi — Shoulder Dislocationmedlineplus.gov/ency/article/000029.htm

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

20 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.