Göz Hastalıkları

DSAEK

DSAEK (Descemet Sıyırma Otomatize Endotelyal Keratoplasti) Nasıl Yapılır? hakkında bilinmesi gereken belirtiler ve nedenler özetlenmektedir.

Kornea, gözün ön yüzeyinde yer alan saydam tabakadır ve görme işlevinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilir. Işığın göz içine düzenli biçimde ulaşabilmesi, kornea saydamlığının korunmasına bağlıdır. Bu saydamlığın devamlılığı ise korneanın en iç tabakası olan endotel hücrelerinin sağlıklı çalışmasıyla mümkün olur. Endotel hücreleri, kornea içindeki sıvı dengesini düzenleyerek dokunun şeffaf kalmasına katkı sağlar. Bu hücrelerin çeşitli nedenlerle işlevini yitirmesi durumunda kornea ödemlenir, saydamlığı bozulur ve görme keskinliğinde belirgin azalma gözlenir. Bu tabloda değerlendirilen cerrahi yaklaşımlardan biri, DSAEK (Descemet Sıyırma Endotelyal Keratoplasti) olarak adlandırılan seçici bir kornea nakli yöntemidir. Söz konusu yöntem, korneanın yalnızca hastalıklı iç katmanlarının değiştirilmesi ilkesine dayanır ve modern oftalmolojide yaygın biçimde uygulanan endotelyal keratoplasti tekniklerinden biri olarak kabul edilir.

Geleneksel kornea nakli olarak bilinen penetran keratoplasti yönteminde, korneanın tüm katmanları çıkarılıp yerine donör dokusu yerleştirilir. Bu yaklaşımın uzun iyileşme süresi, dikişlerin uzun süre kalması, astigmatizma gelişme olasılığı ve travmaya karşı görece kırılgan bir yapı oluşturması gibi sınırlılıkları bulunur. DSAEK ise korneanın sağlıklı ön katmanları korunarak yalnızca sorunlu endotel ve Descemet membranının değiştirilmesini amaçlayan katmansal bir yöntemdir. Bu seçici yaklaşım, cerrahi travmayı azaltmaya, görsel iyileşmenin daha erken dönemde başlamasına ve kornea bütünlüğünün büyük ölçüde korunmasına katkı sağlar. Yöntem, uluslararası literatürde 2000'li yılların ortasından itibaren yaygınlaşmış ve endotel yetmezliği tablolarında öne çıkan bir seçenek olarak kabul edilmiştir.

DSAEK cerrahisinde, donörden alınan kornea dokusundan mikrokeratom adı verilen özel bir cihaz yardımıyla ince bir lameller katman hazırlanır. Bu katman; posterior stroma, Descemet membranı ve endotel hücrelerinden oluşur. Kalınlığı genellikle 100 ile 200 mikron arasında değişen bu ince disk, alıcı gözde hastalıklı endotel tabakası dikkatli biçimde sıyrıldıktan sonra ön kamaraya yerleştirilir. Yerleştirilen doku, ön kamaraya verilen hava veya gaz kabarcığı yardımıyla korneanın arka yüzüne yapıştırılır. Bu hava desteği, greftin uygun anatomik pozisyonda kalmasına ve alıcı korneaya tam temasla tutunmasına katkı sağlar. Cerrahi, çoğu durumda küçük bir kesi üzerinden gerçekleştirildiğinden göz bütünlüğü büyük ölçüde korunur ve dikiş gereksinimi asgari düzeyde kalır.

Yöntemin uygulanmasında en sık karşılaşılan endikasyonların başında Fuchs endotelyal distrofisi gelir. Bu hastalık, endotel hücrelerinin kalıtsal biçimde giderek işlevini yitirmesiyle karakterize ilerleyici bir kornea rahatsızlığıdır. Fuchs distrofisinde kornea, özellikle sabah saatlerinde belirginleşen ödem nedeniyle bulanık görünüm alır, görme keskinliği azalır ve zamanla ışık saçılması, halelenme, kontrast kaybı gibi yakınmalar gelişir. İleri evrelerde epitel altında büller oluşabilir, bu da ağrıya yol açabilir. Bu tabloda konservatif yaklaşımlar yetersiz kaldığında endotelyal keratoplasti seçenekleri gündeme gelir ve DSAEK, hasta özelliklerine göre değerlendirilen önemli bir cerrahi seçenek olarak sunulur.

Bir diğer önemli endikasyon, psödofakik büllöz keratopati olarak bilinen tablodur. Bu durum, katarakt cerrahisi sonrasında endotel hücrelerinin sayısında belirgin azalma yaşanması ve kornea ödeminin gelişmesiyle ortaya çıkar. Cerrahi travma, ön kamara enflamasyonu, göz içi lensin konumu veya yıllar içinde birikimli hasar gibi etkenler bu tabloya katkıda bulunabilir. Görme keskinliğinde kalıcı düşüş ve ağrılı büllerin oluşumu, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Söz konusu tabloda DSAEK, korneanın ön yüzeyini koruyarak yalnızca hasarlı iç katmanların yenilenmesini sağlayan bir yaklaşımla değerlendirilir. Ayrıca daha önce geçirilmiş penetran keratoplasti sonrası greft yetmezliği gelişen olgularda, iridokorneal endotelyal sendromlarda ve bazı travmatik endotel hasarı tablolarında da yöntem uygun olgu seçimiyle uygulanabilir.

Cerrahi öncesi değerlendirme süreci, sonuçların öngörülebilirliği açısından belirleyici bir aşama olarak kabul edilir. Ayrıntılı biyomikroskopik muayenenin yanı sıra kornea kalınlığını ölçen pakimetri, endotel hücre yoğunluğunu değerlendiren speküler mikroskopi, ön segment optik koherens tomografisi ve görme keskinliği testleri planlamada kullanılır. Retina ve optik sinir işlevinin ayrı bir hastalıkla etkilenip etkilenmediği de dikkatlice incelenir; çünkü kornea saydamlığının yeniden kazanılması, arka segmentin sağlıklı olmasına bağlı biçimde görsel iyileşmeye katkı sağlar. Göz içi basıncının değerlendirilmesi, glokom öyküsünün sorgulanması ve mevcut lens durumunun incelenmesi de cerrahi kararı şekillendiren unsurlar arasında yer alır. Ek olarak hastanın genel sağlık durumu, kullandığı sistemik ilaçlar ve olası enfeksiyon riskleri değerlendirilerek uygun hazırlık sağlanır.

Ameliyat, çoğu durumda lokal anestezi altında ve ayaktan cerrahi koşullarında gerçekleştirilir. Hasta özelliklerine göre sedasyon eşliğinde peribulber ya da retrobulber anestezi tercih edilebilir. Cerrahi girişimde küçük bir kornea kesisi hazırlanır, hastalıklı Descemet membranı ve endotel dikkatli biçimde sıyrılır. Ardından önceden hazırlanmış donör lameli, özel enjektörler veya forsepsler yardımıyla ön kamaraya iletilir ve konumlandırılır. Ön kamaraya verilen hava kabarcığı, greftin arka kornea yüzeyine tam temasla yerleşmesine katkı sağlar. Küçük kesi genellikle bir veya iki sütür ile kapatılır ve girişim sonlandırılır. Ameliyatın toplam süresi olgu özelliklerine göre değişmekle birlikte deneyimli cerrahi ekipler tarafından görece kısa sürede tamamlanabilen bir işlem olarak tanımlanır.

Erken dönem sonrası bakım, greftin uygun konumda tutunması açısından belirleyici bir öneme sahiptir. Hastalardan ameliyatı izleyen ilk saatlerde ve genellikle ilk gün boyunca yüz üstü değil, sırt üstü ve yüzü tavana bakacak biçimde pozisyon almaları istenir. Bu pozisyon, ön kamaradaki hava kabarcığının greft ile alıcı kornea arasında uygun temas sağlamasına katkı sunar. Postoperatif dönemde topikal antibiyotik ve kortikosteroid damlalar hekim önerisine uygun biçimde kullanılır. Göz içi basıncı yakın izlem altında tutulur; çünkü hava kabarcığına bağlı geçici basınç yükselmeleri gözlenebilir. İlk günlerde göze basınç uygulamamak, gözü ovmamak ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak önerilir. Hastanın izlenmesi, ameliyat sonrası birkaç gün ile birlikte haftalık kontrollerle ilerleyen aylara doğru yayılan bir plan çerçevesinde düzenlenir.

Görsel iyileşme süreci, penetran keratoplastiye kıyasla belirgin biçimde daha kısadır. Buna karşın DSAEK sonrasında görme keskinliğinin oturması, greftin şeffaflaşması, kornea ödeminin gerilemesi ve göz yüzeyinin stabilize olması gibi çok sayıda etkenle ilişkilidir. Genellikle ilk haftalarda net olmayan görme yerini kademeli biçimde daha keskin bir görüntüye bırakır. Üçüncü aydan itibaren görme keskinliğinde anlamlı düzelme gözlenmesi olağandır; nihai stabilizasyon çoğu durumda altıncı ay ile birinci yıl arasında değerlendirilir. Yöntemin doğası gereği kornea ön yüzeyinde belirgin bir eğrilik değişikliği oluşmaz, bu da postoperatif refraktif değişimin görece sınırlı kalmasına katkı sağlar. Hafif hipermetropik kaymalar tanımlanabilmekle birlikte, penetran cerrahide görülen belirgin astigmatik değişimler nadiren gözlenir.

Cerrahi başarıyı etkileyen etkenler arasında donör doku kalitesi, endotel hücre yoğunluğu, alıcı gözün ön segment anatomisi, göz içi basıncı kontrolü ve postoperatif bakıma uyum yer alır. Greftin ilk günlerde yerinden ayrılması olarak tanımlanan dislokasyon, karşılaşılabilecek komplikasyonlar arasında sıralanır ve gerektiğinde ön kamaraya yeniden hava verilmesi ile yönetilebilir. Enfeksiyon, greft reddi, göz içi basıncı yükselmesi, katarakt gelişimi ve endotel hücre kaybı gibi ek riskler de değerlendirilerek hastalar bu olasılıklar hakkında bilgilendirilir. Greft reddi ihtimali, penetran keratoplastiye kıyasla daha düşük düzeyde bildirilmekle birlikte tümüyle ortadan kalkmış bir olasılık değildir. Bu nedenle uzun dönem düzenli kontroller ve topikal kortikosteroid kullanımı hekim önerisiyle sürdürülür.

DSAEK'in klinik pratikte tercih edilme nedenleri arasında birkaç önemli üstünlük sıralanır. Küçük kesi ile uygulanması, göz bütünlüğünün büyük ölçüde korunmasına katkı sağlar ve travmaya karşı direnç artar. Dikişlerin sınırlı sayıda olması, dikişe bağlı astigmatizma ve enflamasyon risklerini azaltır. Kornea ön yüzeyinin doğal yapısı korunduğu için hastanın gözlük veya kontakt lens uyumu önceki cerrahi yöntemlere kıyasla daha stabil seyredebilir. Bunun yanı sıra iyileşmenin nispeten kısa sürmesi, günlük yaşama daha erken dönüşü olanaklı kılar. Sistemik hastalıkları olan, uzun süreli topikal steroid kullanımına duyarlı bulunan ya da mesleki gereklilikleri nedeniyle kısa iyileşme süresine ihtiyaç duyan olgularda yöntem önemli bir seçenek olarak değerlendirilir.

Son yıllarda endotelyal keratoplasti alanında yeni bir yaklaşım olan DMEK (Descemet Membran Endotelyal Keratoplasti) yöntemi de yaygınlaşmıştır. DMEK, yalnızca Descemet membranı ve endotel hücrelerini içeren çok ince bir dokunun aktarımına dayanır ve bazı olgularda daha keskin görsel sonuç sunabilir. Bununla birlikte DSAEK, daha kalın ve daha kolay yönetilebilir bir greft kullanılması sayesinde teknik olarak daha yaygın uygulanabilir ve karmaşık ön segment anatomisine sahip olgularda cerrahi güvenlik açısından belirgin üstünlükler taşır. Ön kamara sığ olan, glokom cerrahisi geçirmiş, aköz drenaj tüpü bulunan veya vitrektomize edilmiş gözlerde DSAEK, güvenli bir seçenek olarak öne çıkabilir. Yöntem seçimi çoğu durumda hastanın klinik özelliklerine, cerrahi ekibin deneyimine ve donör doku uygunluğuna göre bireyselleştirilerek belirlenir.

Postoperatif dönemde hastaların dikkat etmesi gereken hususlar arasında düzenli kontrollere gelinmesi öne çıkar. Görme keskinliğinde ani düşüş, gözde kızarıklık, ağrı, ışığa karşı hassasiyet artışı ya da bulanıklıkta belirgin değişim yaşandığında hekime bilgi verilmesi önerilir. Bu belirtiler; greft reddi, göz içi basıncı yükselmesi, enfeksiyon veya greft dislokasyonu gibi durumların erken evrede fark edilmesine katkı sağlar. Erken tanınan komplikasyonlar çoğu durumda uygun tıbbi ve cerrahi yaklaşımlarla yönetilebilir. Uzun dönemde endotel hücre yoğunluğunun yıllar içinde bir miktar azalması olağan biyolojik bir süreçtir; bu nedenle düzenli takip, greft ömrünün öngörülmesi açısından değerli bilgiler sağlar. Hastanın sistemik hastalıklarının kontrol altında tutulması, düzenli göz muayenesi alışkanlığının sürdürülmesi ve önerilen ilaç şemasına uyumun sağlanması sonuçların uzun vadeli stabilitesine katkı sağlar.

Sonuç olarak DSAEK, endotel yetmezliğine bağlı kornea ödemi tablolarında oftalmolojinin sunduğu önemli bir seçici cerrahi yaklaşımdır. Yöntem, korneanın yalnızca hastalıklı iç katmanlarının değiştirilmesi ilkesine dayanır ve saydamlığın yeniden kazanılmasına, görme kalitesinin artmasına ve göz konforunun iyileşmesine katkı sağlar. Kornea ön yüzeyinin korunması, dikişe bağlı komplikasyon riskinin azalması, iyileşmenin görece kısa sürmesi ve refraktif değişimin sınırlı kalması yöntemin öne çıkan üstünlüklerindendir. Başarılı sonuçlar; ayrıntılı preoperatif değerlendirme, uygun olgu seçimi, deneyimli cerrahi ekip, kaliteli donör doku ve postoperatif bakıma uyumun bir arada değerlendirilmesiyle desteklenir. Hastaların cerrahi süreç, olası riskler ve beklenen sonuçlar hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirilmesi, kararların paylaşımlı bir yaklaşımla oluşturulmasına ve uzun dönem sonuçların olumlu yönde şekillenmesine katkı sağlar.

Kaynakça

  1. American Academy of Ophthalmology (AAO) — Descemet Stripping Endothelial Keratoplasty (DSEK/DSAEK)aao.org/eye-health/treatments/what-is-cornea-transplant
  2. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Endothelial Keratoplastyncbi.nlm.nih.gov/books/NBK574540/
  3. MedlinePlus — Corneal Transplantmedlineplus.gov/ency/article/003008.htm
  4. National Eye Institute (NIH) — Corneal Conditionsnei.nih.gov/learn-about-eye-health/eye-conditions-and-diseases/corneal-conditions

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Göz Hastalıkları Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.