Çocuk Kardiyoloji

Çocuklarda Kalp Belirteçleri

Çocuklarda Kardiyak Biyobelirteçler Süreci ve Detayları, pediatrik hasta grubunda dikkatli takip gerektiren bir tablodur.

Çocuklarda kalp sağlığının değerlendirilmesi, erişkin kardiyolojisinden farklı dinamikler içeren özel bir alandır. Pediatrik yaş grubunda kalp kasının yapısal özellikleri, metabolik gereksinimleri ve uyum kapasitesi erişkinlerden belirgin biçimde ayrışmaktadır. Bu nedenle kalp dokusundaki hasarın, fonksiyon bozukluklarının veya yapısal sorunların erken dönemde belirlenmesi amacıyla kullanılan kardiyak biyobelirteçler, çocuk kardiyolojisi pratiğinde giderek artan bir öneme sahip olmuştur. Kanda ölçülebilen bu özgün moleküller, klinik muayene ve görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, hastalığın tanınmasına, ciddiyetinin belirlenmesine ve izlem sürecinin yönetilmesine önemli katkılar sunmaktadır.

Kardiyak biyobelirteçler; kalp kası hücrelerinden kana salınan, miyokart hasarını, hemodinamik yüklenmeyi ya da iltihabi süreçleri yansıtan biyolojik göstergelerdir. Pediatrik popülasyonda en sık başvurulan belirteçler arasında troponin T ve troponin I gibi miyokart hasar göstergeleri, B-tipi natriüretik peptit (BNP) ve N-terminal pro-BNP (NT-proBNP) gibi hemodinamik yük göstergeleri, kreatin kinaz-MB (CK-MB) izoenzimi ve daha az sıklıkla başvurulan miyoglobin yer almaktadır. Bunlara ek olarak yüksek duyarlıklı C-reaktif protein, prokalsitonin, galektin-3 ve büyüme farklılaşma faktörü-15 gibi tamamlayıcı belirteçler de seçilmiş klinik durumlarda değerlendirilmektedir.

Çocuklarda kardiyak biyobelirteçlerin yorumlanması, erişkinlerden farklı olarak yaşa özgü referans aralıklarına bağlıdır. Yenidoğan döneminde dolaşım sisteminin geçirdiği fizyolojik uyum süreci nedeniyle troponin ve natriüretik peptit düzeyleri yaşamın ilk günlerinde belirgin biçimde yüksek seyredebilmektedir. İlerleyen haftalarda bu değerler kademeli olarak düşmekte, süt çocukluğu döneminden itibaren daha düşük düzeylerde dengelenmektedir. Bu fizyolojik dalgalanmanın bilinmesi, sağlıklı bir bebekte ölçülen yüksek değerin yanlışlıkla patolojik olarak yorumlanmasının önüne geçmektedir. Sonuçların değerlendirilmesinde, ölçüm yapan laboratuvarın kendi yaş bazlı referans aralıklarının dikkate alınması önerilir.

Troponinler, kalp kası kasılmasında görevli yapısal proteinlerdir ve miyokart hücre hasarının en özgül göstergeleri arasında kabul edilmektedir. Pediatrik klinik pratikte yüksek duyarlıklı troponin testleri, çok düşük düzeylerdeki hasarı bile belirleyebilmesi nedeniyle önemli bir yer tutmaktadır. Miyokardit, perikardit, kalp travması, koroner anomaliler, uzun süreli taşiaritmiler, ağır sepsis tablosu, kemoterapiye bağlı kardiyotoksisite ve doğuştan kalp hastalıklarına yönelik kapsamlı girişimler sonrasında troponin düzeyleri yükselebilmektedir. Ayrıca böbrek yetmezliği, yoğun fiziksel zorlanma ve bazı kas hastalıkları gibi miyokart kaynaklı olmayan durumlarda da artış gözlenebilmektedir. Bu nedenle troponin sonuçları çoğu durumda klinik tablo, elektrokardiyografi ve ekokardiyografi bulgularıyla birlikte değerlendirilmektedir.

B-tipi natriüretik peptit ve onun daha kararlı formu olan NT-proBNP, kalbin karıncıklarındaki basınç ve hacim yüklenmesine yanıt olarak salgılanan hormonal yapıdaki belirteçlerdir. Bu moleküller, kalp yetersizliği bulunan çocukların değerlendirilmesinde, ayırıcı tanı sürecinde ve izlemde kullanılmaktadır. Nefes darlığı, beslenme güçlüğü, kilo alamama, terleme ve egzersiz toleransında azalma gibi belirtilerle başvuran çocuklarda yüksek NT-proBNP düzeyi, kalp kaynaklı bir sorunun varlığını destekleyici nitelik taşıyabilir. Buna karşılık normal sınırlardaki bir sonuç, ileri yapısal kalp hastalığı olasılığını belirgin biçimde azaltmaktadır. Doğuştan kalp hastalığı bulunan, kemoterapi alan veya kronik akciğer hastalığı zemininde sağ kalp yüklenmesi gelişen çocuklarda da bu belirteçlerden düzenli izlem amacıyla yararlanılmaktadır.

Kreatin kinaz-MB izoenzimi, kalp kası hasarı için klasik dönemde sıkça başvurulan bir belirteçtir; ancak iskelet kasında da bulunmasına bağlı olarak özgüllüğü troponinlere göre daha düşüktür. Çocuklarda iskelet kası kütlesinin yetişkinlerden farklı olması ve büyüme döneminde fizyolojik salınımlar göstermesi, CK-MB sonuçlarının dikkatli yorumlanmasını gerektirmektedir. Günümüzde troponinlerin yaygınlaşmasıyla birlikte CK-MB'nin tek başına kullanım sıklığı azalmış olsa da, belirli klinik durumlarda tamamlayıcı bilgi sağlayan bir belirteç olarak değerini korumaktadır. Miyoglobin ise erken dönemde yükselebilen ancak özgüllüğü düşük bir gösterge olarak yalnızca seçilmiş senaryolarda değerlendirilmektedir.

Yenidoğan döneminde kardiyak biyobelirteçlerin kullanımı, özel bir hassasiyet gerektirmektedir. Doğumdan hemen sonra fetal dolaşımdan yenidoğan dolaşımına geçiş sürecinde kalbin yükü ve metabolik aktivitesi belirgin biçimde değişmektedir. Bu dönemde solunum sıkıntısı bulunan bebeklerde, doğuştan kalp hastalığı ile akciğer kaynaklı sorunların ayrımının yapılması güç olabilmektedir. NT-proBNP düzeyi, bu ayrımın yapılmasında klinik değerlendirmeye eşlik eden bir araç olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca patent duktus arteriozus gibi sık görülen durumlarda, şantın hemodinamik etkisinin değerlendirilmesinde natriüretik peptit ölçümleri yardımcı bilgi sağlamaktadır. Bu belirteçler, ekokardiyografi ile birlikte değerlendirildiğinde girişim kararı verilmesi sürecine katkı sunmaktadır.

Miyokardit, çocukluk çağında nadir görülmekle birlikte ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir tablodur. Genellikle viral enfeksiyonlar sonrasında ortaya çıkan bu durumda, kalp kasında iltihabi süreç ve hücre hasarı gelişmektedir. Halsizlik, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya kalp yetersizliği bulgularıyla başvuran çocuklarda troponin yüksekliği, klinik şüpheyi güçlendirici bir bulgu olarak değerlendirilmektedir. Aynı zamanda NT-proBNP düzeyinin yükselmesi, miyokart fonksiyonunda bozulmanın eşlik ettiğini düşündürmektedir. Bu iki belirtecin birlikte değerlendirilmesi, hem tanı sürecinde hem de izlem sırasında yararlı bilgi sunmaktadır. İltihabi sürecin gerilemesiyle birlikte belirteç düzeylerindeki düşüş, klinik iyileşmeye katkı sağlayan yaklaşımların etkinliğinin takibinde objektif veri sağlamaktadır.

Çocukluk çağında görülen Kawasaki hastalığı, orta boy damarları etkileyen sistemik bir vaskülit tablosudur ve koroner arter tutulumu açısından özel bir önem taşımaktadır. Bu hastalıkta yüksek duyarlıklı C-reaktif protein, sedimentasyon, prokalsitonin gibi iltihabi belirteçlerin yanında, miyokart tutulumunun değerlendirilmesi amacıyla troponin ve NT-proBNP ölçümleri de yapılmaktadır. Koroner arterlerde gelişebilecek anevrizma riskinin erken belirlenmesi, izlem stratejisinin oluşturulmasında belirleyici nitelik taşımaktadır. Benzer biçimde multisistem inflamatuar sendrom adı verilen ve viral enfeksiyon sonrası ortaya çıkabilen sistemik iltihabi tabloda da kardiyak biyobelirteçler önemli yer tutmaktadır. Bu tabloyla başvuran çocukların değerlendirilmesinde troponin ve natriüretik peptit düzeyleri rutin olarak izlenmektedir.

Onkoloji hastası çocuklarda kullanılan bazı kemoterapi ilaçları, kalp kası üzerinde toksik etki gösterebilmektedir. Antrasiklin grubu ilaçlar başta olmak üzere belirli ajanlarla yürütülen yaklaşımlarda, kardiyotoksisitenin erken belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte ekokardiyografi ile yapılan fonksiyonel değerlendirmeye, kardiyak biyobelirteçlerin düzenli ölçümleri eşlik etmektedir. Yüksek duyarlıklı troponin ve NT-proBNP düzeylerindeki artış, klinik bulgular ortaya çıkmadan önce kalp kasındaki erken hasarın belirlenmesine olanak sağlayabilmektedir. Bu sayede yaklaşım planında erken dönemde gerekli düzenlemeler yapılabilmektedir. Onkolojik izlem süresince belirteçlerin dönemsel ölçümü, uzun vadeli kardiyovasküler sağlığın korunmasına katkıda bulunan bir uygulama olarak öne çıkmaktadır.

Doğuştan kalp hastalığı bulunan çocuklarda kardiyak biyobelirteçler, hem cerrahi öncesi değerlendirmede hem de girişim sonrası izlemde önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Tek karıncıklı dolaşımı bulunan, Fontan tipi yaklaşım uygulanmış veya kompleks anatomiye sahip hastalarda NT-proBNP düzeyleri uzun vadeli izlemde fonksiyonel kapasitenin değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda pulmoner hipertansiyon eşlik eden olgularda sağ karıncık yüklenmesinin değerlendirilmesinde de bu belirteçlerden yararlanılmaktadır. Klinik bulguların değişken seyredebildiği bu hasta grubunda, biyobelirteç düzeylerinin trend olarak izlenmesi tek bir ölçüm sonucundan daha değerli bilgi sunmaktadır. Bu nedenle düzenli aralıklarla yapılan ölçümlerin kayıt altına alınması önerilmektedir.

Aritmi tablolarıyla başvuran çocuklarda da kardiyak biyobelirteçlerin tamamlayıcı rolü bulunmaktadır. Uzun süreli supraventriküler taşikardi ataklarında, ventriküler taşikardi durumlarında veya kalıcı aritmilerde miyokart üzerindeki yük artmakta ve troponin düzeylerinde geçici yükselmeler izlenebilmektedir. Bu yükselmeler, kalp kasındaki stresi yansıtmakta ve ritmin normale dönmesi sonrasında genellikle gerilemektedir. Çarpıntı, baş dönmesi, senkop veya egzersiz toleransında azalma gibi şikayetlerle başvuran çocukların değerlendirilmesinde, klinik bulgulara ve elektrokardiyografi sonuçlarına biyobelirteçlerin eklenmesi, hastalığın etkisinin daha bütüncül biçimde anlaşılmasına yardımcı olmaktadır.

Sepsis, ağır enfeksiyon ve septik şok tablosunda da kardiyak fonksiyonların değerlendirilmesinde biyobelirteçler önemli bilgi sunmaktadır. Sistemik iltihabi yanıtın yoğun olduğu bu süreçlerde, kalp kasının doğrudan etkilenmesine bağlı olarak troponin yüksekliği gözlenebilmektedir. Septik kardiyomiyopati olarak adlandırılan bu durumda, NT-proBNP düzeyleri de yükselebilmekte ve sıvı dengesinin yönetimine ilişkin karar süreçlerine katkı sağlayabilmektedir. Yoğun bakım birimlerinde izlenen çocuk hastalarda, biyobelirteçlerin trend olarak takibi, klinik tablonun gidişatına ilişkin objektif veri sunmaktadır. Ancak bu değerlerin tek başına değil; hemodinamik parametreler, görüntüleme bulguları ve klinik muayene ile birlikte yorumlanması büyük önem taşımaktadır.

Çocuklarda kardiyak biyobelirteç ölçümleri için kan örneği genellikle koldaki bir damardan alınmaktadır. Süt çocuklarında topuktan alınan kapiller örnekler bazı testler için yeterli olabilmektedir. Test sonuçları kısa sürede elde edilebildiğinden, acil servis koşullarında karar verme süreçlerine hızla katkı sağlayabilmektedir. Sonuçların yorumlanmasında çocuğun yaşı, eşlik eden hastalıkları, mevcut klinik tablosu ve daha önceki ölçüm değerleri dikkate alınmaktadır. Tek bir yüksek değer çoğu durumda ciddi bir kalp hastalığını göstermezken, sınırda değerler de izlem gerektirebilmektedir. Bu nedenle değerlendirme sürecinin çocuk kardiyolojisi konusunda deneyimli bir hekim tarafından yürütülmesi önerilmektedir.

Kardiyak biyobelirteçlerin klinik kullanımı, tek başına bir tanı aracı olarak değil; muayene, elektrokardiyografi, ekokardiyografi, gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ve diğer laboratuvar testleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken tamamlayıcı bir bileşen olarak ele alınmaktadır. Pediatrik kardiyoloji pratiğinde bu belirteçlerin yerleşmesiyle birlikte erken tanı oranları artmış, izlem süreçleri daha standart bir çerçeveye kavuşmuştur. Bilimsel araştırmalar sürdükçe yeni belirteçlerin klinik uygulamaya girmesi, çocukların kalp sağlığının korunmasında ulaşılan noktanın daha da ileri taşınmasına katkı sağlayacaktır. Aile hekimi ya da çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından önerilen biyobelirteç ölçümlerinin zamanında yaptırılması ve sonuçların ilgili hekimle birlikte değerlendirilmesi, kalp sağlığının izleminde temel bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Kardiyak biyobelirteçler (troponin, natriüretik peptidler)ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK560801
  2. National Heart, Lung, and Blood Institute (NHLBI) — Çocuklarda kalp hastalıkları ve değerlendirmenhlbi.nih.gov/health/heart-inflammation
  3. American Heart Association (AHA) — Kalp yetmezliğinde natriüretik peptidlerin (BNP/NT-proBNP) kullanımıahajournals.org/doi/10.1161/CIR.0000000000000664
  4. MedlinePlus - National Library of Medicine (NLM) — Troponin testi ve kalp kası hasarı belirteçlerimedlineplus.gov/lab-tests/troponin-test

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Kardiyoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.