Kulak Burun Boğaz

vHIT

Uygulaması, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Video Head Impulse Test, kısa adıyla vHIT, iç kulaktaki denge sisteminin yüksek çözünürlüklü kameralar ve hassas ivmeölçerler yardımıyla değerlendirildiği çağdaş bir vestibüler inceleme yöntemidir. Baş dönmesi, dengesizlik, düşme hissi ve görsel bulanıklık gibi yakınmalarla başvuran bireylerde vestibüler sistemin işlevsel durumunu ortaya koymak amacıyla kulak burun boğaz kliniklerinde giderek daha yaygın biçimde uygulanmaktadır. Klasik kalorik testin yalnızca yatay yarım daire kanalının düşük frekanslı işlevini değerlendirebilmesine karşın vHIT, iç kulakta yer alan üç yarım daire kanalının tamamının yüksek frekanslı ivmelerle nasıl yanıt verdiğini objektif ölçümlerle belgelemektedir. Bu özelliği sayesinde denge bozukluğunun ayırıcı tanısında hekime bütünsel bir bakış sunmakta, klinik değerlendirmeyi güçlendirmektedir.

Vestibüler sistem, iç kulakta bulunan üç yarım daire kanalı ile utrikül ve sakkül adı verilen otolit organlardan oluşmaktadır. Bu yapıların ürettiği sinyaller, sekizinci kraniyal sinir aracılığıyla beyin sapına iletilir ve göz kaslarını denetleyen çekirdeklerle bağlantı kurar. Bu bağlantı sayesinde baş hareket ettiğinde gözler tam ters yönde ve eşit hızda hareket ederek görüntünün retina üzerinde net kalması sağlanır. Vestibülo-oküler refleks olarak adlandırılan bu mekanizma, gündelik yaşamda yürürken çevredeki nesnelerin bulanıklaşmadan görülebilmesinin temelini oluşturur. Söz konusu refleksin bozulduğu durumlarda ortaya çıkan salınım hissi, görsel titreşim ve dengesizlik yakınmaları vHIT ile ayrıntılı biçimde çözümlenmektedir.

VHIT incelemesinin temel dayanağı, başa uygulanan ani ve düşük genlikli itmelerin ardından gözlerin gösterdiği kompanzatuar hareketin ölçülmesidir. Uygulama sırasında hastaya özel olarak tasarlanmış hafif bir gözlük yerleştirilir. Gözlük üzerinde bulunan yüksek hızlı kızılötesi kamera, saniyede birkaç yüz kare hızında göz hareketlerini kaydederken entegre jiroskop ve ivmeölçer sensörleri baş hareketinin hızını ve yönünü eşzamanlı biçimde belgelemektedir. Uygulayıcı, hastanın başını yaklaşık on ile yirmi derece arasında hızlı ve öngörülemez biçimde döndürür. Bu döndürme sırasında hastadan sabit bir hedefe bakması istenir. Sağlıklı bir vestibüler sistemde gözler, baş hareketiyle aynı hızda ve ters yönde yer değiştirerek hedefin retina üzerinde sabit kalmasını mümkün kılar.

Baş itmesi sırasında gözlerin baş hareketiyle uyumlu biçimde yer değiştirememesi durumunda ortaya çıkan yakalayıcı sıçramalar, cihaz tarafından milisaniye düzeyinde çözümlenir. Bu sıçramalar, gecikmeli ya da eş zamanlı olarak sınıflandırılır. Gecikmeli sıçramalar çıplak gözle kolaylıkla fark edilebilirken eş zamanlı sıçramalar yalnızca yüksek çözünürlüklü video kayıtla belirlenebilmektedir. VHIT teknolojisinin klasik baş itme muayenesine kıyasla en belirgin üstünlüğü, bu gizli sıçramaların dahi belgelenebilmesi ve kazanç değeri ile birlikte sayısal veriye dönüştürülebilmesidir. Böylece klinik gözlemin öznel yapısı, nesnel ölçümlerle desteklenmiş olur.

İncelemede en sık başvurulan sayısal ölçüt, vestibülo-oküler refleks kazancı olarak tanımlanmaktadır. Bu değer, göz hızının baş hızına oranını ifade etmekte ve sağlıklı yetişkinlerde genellikle sıfır virgül seksenin üzerinde ölçülmektedir. Yatay kanallarda bu eşiğin altına inen değerler ile birlikte belirgin yakalayıcı sıçramaların saptanması, ilgili kanalın işlevsel kaybına işaret etmektedir. Ön ve arka kanallar için ise farklı normatif aralıklar tanımlanmış olup değerlendirme sırasında yaş, cinsiyet ve kullanılan cihaz protokolü gibi değişkenler göz önünde bulundurulur. Elde edilen kazanç eğrileri, simetri indeksleri ve sıçrama dağılım grafikleri klinik raporda ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.

VHIT uygulamasının değerlendirdiği altı kanal, üç ayrı düzlemde çiftler halinde çalışmaktadır. Yatay düzlemde sağ ve sol lateral kanallar, öne eğik düzlemde sağ ön ile sol arka kanallar, arkaya eğik düzlemde ise sol ön ile sağ arka kanallar eşleşmektedir. Bu çiftler arasındaki uyum, baş hareketleri sırasında dengenin sağlanmasında belirleyici rol üstlenmektedir. İnceleme sırasında baş hareketlerinin bu düzlemlere uygun biçimde yönlendirilmesi, doğru kanalın uyarılması açısından önem taşımaktadır. Deneyimli uygulayıcı tarafından gerçekleştirilen doğru başlık pozisyonu ve öngörülemez itme sırası, sonuçların güvenilirliğini doğrudan etkilemektedir.

Bu inceleme yönteminin klinik uygulamada geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Ani başlangıçlı tek taraflı baş dönmesi ile başvuran hastalarda vestibüler nörit ile posterior dolaşım kaynaklı merkezi nedenlerin ayrımı sıklıkla güçlük yaratmaktadır. VHIT incelemesinde etkilenen tarafta kazanç düşüklüğü ve belirgin yakalayıcı sıçramaların saptanması periferik kökenli bir tutulumu düşündürmektedir. Buna karşılık normal kazanç değerleriyle birlikte klinik tablonun sürmesi, merkezi bir nedenin araştırılmasını gerektirebilmektedir. Bu ayrım, tanısal sürecin yönlendirilmesinde belirleyici öneme sahiptir ve ileri görüntüleme kararlarını doğrudan etkilemektedir.

Meniere hastalığı olarak bilinen tabloda vHIT bulguları, hastalığın evresine göre farklılık göstermektedir. Erken dönemde kazanç değerleri büyük ölçüde korunmuşken ilerleyen dönemlerde etkilenen tarafta kısmi düşüşler belgelenebilmektedir. Kalorik test ile vHIT sonuçları arasındaki uyumsuzluk, endolenfatik hidropsun ayırıcı özelliklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Vestibüler schwannom olgularında ise yavaş büyüyen kitleye karşı gelişen santral kompanzasyon nedeniyle klinik yakınmalar sınırlı kalabilirken vHIT incelemesi tutulan tarafta kazanç düşüklüğü ve yakalayıcı sıçramaları objektif biçimde ortaya koyabilmektedir.

Vestibüler paroksizmi, süperior kanal dehisansı, bilateral vestibülopati ve ototoksisiteye bağlı vestibüler hasar gibi tablolarda vHIT önemli bir tanısal katkı sunmaktadır. Bilateral vestibülopatide her iki tarafta yaygın kazanç düşüklüğü ve belirgin yakalayıcı sıçramaların gözlenmesi, hastanın karanlıkta ve düzensiz zeminlerde yaşadığı dengesizliği açıklamaktadır. Aminoglikozid grubu antibiyotiklere bağlı gelişen vestibüler toksisitede erken dönemde saptanan kazanç kaybı, ilaç tedavisinin gözden geçirilmesine olanak tanımaktadır. Kafa travması sonrası oluşabilen vestibüler işlev bozuklukları da bu yöntemle ayrıntılı biçimde belgelenebilmektedir.

Çocuk yaş grubunda vHIT uygulaması özellikle işitme kaybı ile birlikte denge sorunu bulunan olgularda giderek yaygınlaşmaktadır. Koklear implant adayı olan çocuklarda ameliyat öncesi vestibüler işlevin değerlendirilmesi, cerrahi tarafın belirlenmesine katkı sağlamaktadır. İşlemin kısa sürmesi, hoş olmayan uyaranlar içermemesi ve kolay tolere edilebilmesi, pediatrik popülasyonda tercih edilen bir yaklaşım olmasını mümkün kılmaktadır. Konjenital vestibüler bozuklukların erken saptanması, çocuğun motor gelişimine yönelik rehabilitasyon planlarının zamanında düzenlenmesine katkı sunmaktadır.

İncelemeye hazırlık aşamasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Hastanın işlem öncesinde alkol, sedatif ilaçlar, antihistaminik ve baş dönmesi baskılayıcı ilaçlar kullanmamış olması sonuçların güvenilirliği açısından önem taşımaktadır. Test öncesinde kalın makyaj, koyu göz boyası ve reflektif kontakt lens kullanımından kaçınılması önerilmektedir. Kamera kalibrasyonunun düzgün gerçekleştirilebilmesi için hastanın göz kırpma sıklığı azaltılmalı ve sabit hedefe odaklanma sürdürülmelidir. Uygulama süresi ortalama on beş ile yirmi dakika arasında değişmekte olup hasta bu süre boyunca oturur pozisyonda kalmaktadır.

VHIT incelemesinin hastalar açısından belirgin bir konfor üstünlüğü bulunmaktadır. Kalorik testte kullanılan sıcak ve soğuk su ya da hava uyaranlarının neden olduğu şiddetli baş dönmesi ve bulantı hissi, bu yöntemde yaşanmamaktadır. İşlem sırasında yalnızca baş bölgesine hızlı ve düşük genlikli itmeler uygulanmakta, hasta rahatsızlık verici hiçbir uyaranla karşılaşmamaktadır. İşlem sonrasında kişi günlük yaşantısına doğrudan dönebilmektedir. Bu özellik, incelemenin gerektiğinde belirli aralıklarla yinelenmesine olanak tanımakta ve vestibüler rehabilitasyon sürecinin nesnel biçimde izlenmesine katkı sağlamaktadır.

Elde edilen sonuçların yorumlanmasında yalnızca sayısal kazanç değerlerine bakılmasının yetersiz kalacağı bilinmektedir. Sıçramaların yönü, dağılımı, gecikme süresi ve baş itmesinin niteliği bütüncül biçimde değerlendirilmelidir. Öngörülebilir yönde uygulanan itmelerin oluşturabileceği yanıltıcı yanıtlar, itme sırasının rastgele belirlenmesiyle önlenmektedir. Cihaz tarafından üretilen otomatik raporların hekim tarafından klinik verilerle birlikte değerlendirilmesi, doğru tanısal sonuca ulaşmayı sağlamaktadır. Öykü, klinik muayene, işitme testleri, vestibüler uyarılmış miyojenik potansiyeller ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri bir bütün olarak ele alınmaktadır.

VHIT yönteminin, vestibüler uyarılmış miyojenik potansiyeller, videonistagmografi, kalorik test ve rotasyon sandalyesi gibi diğer vestibüler incelemelerle birlikte planlanması bütünsel değerlendirme açısından önemlidir. Her yöntem, vestibüler sistemin farklı bir bölümünü ve farklı bir frekans aralığını çözümlemektedir. Kalorik test düşük frekansları, rotasyon sandalyesi orta frekansları, vHIT ise yüksek frekansları incelemektedir. Otolit organların işlevi ise miyojenik potansiyel testleriyle ortaya konmaktadır. Bu çok yönlü değerlendirme, vestibüler bozuklukların hassas biçimde sınıflandırılmasına ve rehabilitasyon programının kişiye özel olarak tasarlanmasına imkân sunmaktadır.

VHIT sonuçlarının rehabilitasyon planlamasındaki yeri de dikkat çekicidir. Vestibüler işlev kaybı belgelenen hastalarda uyum ve alışkanlık kazandırıcı egzersiz programları düzenlenmekte, dönemsel kontrollerle vestibülo-oküler refleks kazanç değerlerindeki değişim izlenmektedir. Merkezi kompanzasyon süreci içinde yakalayıcı sıçramaların eş zamanlı hale gelmesi, klinik iyileşmeye katkı sağlayan olumlu bir bulgu olarak yorumlanmaktadır. Bu sayede rehabilitasyon programlarının etkinliği nesnel verilerle belgelenmekte, hasta motivasyonu güçlendirilmektedir.

Kulak Burun Boğaz Kliniği bünyesinde yürütülen vHIT uygulamaları, alanında deneyimli uzman hekimler ve odyoloji ekibi tarafından güncel protokoller çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. İnceleme sonuçları, hastanın öyküsü ve diğer klinik verilerle birlikte değerlendirilerek ayrıntılı bir rapor halinde sunulmaktadır. Denge bozukluğu, baş dönmesi, düşme hissi ve görsel dengesizlik gibi yakınmalarla başvuran bireylerde çağdaş vestibüler değerlendirme yöntemlerinin bir parçası olarak vHIT incelemesi, doğru tanısal yönlendirme ve kişiye özel yaklaşım planlaması açısından önemli bir katkı sunmaktadır. İnceleme sonrasında hekim tarafından yapılan klinik yorumlama, sürecin en belirleyici aşamasını oluşturmakta ve hastanın ileriye dönük yaklaşım seçeneklerinin şekillenmesinde temel dayanağı sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Vestibular Function Testing ve Head Impulse Testincbi.nlm.nih.gov/books/NBK564334/
  2. MedlinePlus — Vestibular ve denge bozukluklarimedlineplus.gov/ency/article/003448.htm
  3. Mayo Clinic — Vertigo, denge testleri ve tanisal degerlendirmemayoclinic.org/diseases-conditions/vertigo/diagnosis-treatment/drc-20370060

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

10 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.