Tip 1 diyabet, pankreas beta hücrelerinin otoimmün yıkımı sonucu gelişen ve mutlak insülin eksikliği ile karakterize kronik bir metabolik hastalıktır. Tüm diyabet olgularının %5-10'unu oluşturan Tip 1 diyabet, çocukluk ve adölesan dönemde en sık görülen kronik metabolik hastalıktır. Dünya genelinde yaklaşık 8,4 milyon kişi Tip 1 diyabetle yaşamakta olup, bu sayının 2040 yılına kadar 13,5-17,4 milyona ulaşması beklenmektedir. Türkiye'de çocuklarda Tip 1 diyabet insidansı yılda 100.000'de 10-12 olarak bildirilmektedir.
Tip 1 Diyabet Nedir?
Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin hatalı olarak pankreas langerhans adacıklarındaki insülin üreten beta hücrelerini hedef alıp yıkmasıyla ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Beta hücre kütlesinin %80-90'ı yıkıldığında klinik semptomlar ortaya çıkar ve ekzojen insülin tedavisi hayat kurtarıcı ve zorunlu hale gelir.
Hastalık klasik olarak çocukluk ve ergenlik döneminde başlar, ancak her yaşta ortaya çıkabilir. Erişkinlerde başlayan formu (LADA - Latent Autoimmune Diabetes in Adults) daha yavaş bir seyir gösterir. Tip 1 diyabette Tip 2'nin aksine insülin direnci primer mekanizma değildir; temel sorun insülin üretiminin durmasıdır.
Tip 1 Diyabet Nedenleri
Tip 1 diyabet gelişiminde genetik yatkınlık ve çevresel tetikleyicilerin etkileşimi rol oynar:
Genetik Faktörler
- HLA genleri: Tip 1 diyabet genetik riskinin %50'sinden fazlası HLA bölgesiyle ilişkilidir. HLA-DR3/DQ2 ve HLA-DR4/DQ8 haplotipleri en yüksek riski taşır.
- Ailesel risk: Genel popülasyonda yaşam boyu risk %0,4 iken, birinci derece akrabada Tip 1 diyabet olması riski %5-6'ya çıkarır. Baba diyabetikse risk anne diyabetik olduğunda göre daha yüksektir.
- Non-HLA genler: İnsülin geni (INS-VNTR), PTPN22, CTLA-4 ve IL2RA gibi bağışıklık düzenleyici genler de katkıda bulunur.
Çevresel Tetikleyiciler
- Viral enfeksiyonlar: Coxsackie B, enterovirus, rotavirus ve rubella gibi virüsler beta hücre otoimmünitesini tetikleyebilir. Moleküler taklit mekanizması öne sürülmektedir.
- Beslenme faktörleri: Erken dönem inek sütü proteinine maruziyet, gluten ve D vitamini eksikliği araştırılmaktadır.
- Hijyen hipotezi: Erken çocuklukta yetersiz mikrobiyel maruziyetin bağışıklık sisteminin otoimmün yönelimini artırdığı düşünülmektedir.
- Bağırsak mikrobiyotası: Disbiyozis ve bağırsak geçirgenliğinin artmasının otoimmün süreci tetikleyebileceği öne sürülmektedir.
Tip 1 Diyabet Belirtileri
Tip 1 diyabet genellikle akut bir klinik tablo ile ortaya çıkar. Semptomlar beta hücre yıkımının ilerlemesiyle birlikte hızla belirginleşir:
- Poliüri: Hiperglisemiye bağlı ozmotik diürez nedeniyle sık ve bol idrara çıkma. Çocuklarda enürezis (gece altına kaçırma) ilk belirti olabilir.
- Polidipsi: Aşırı sıvı kaybına bağlı şiddetli susama hissi.
- Hızlı kilo kaybı: İnsülin eksikliğinde glukoz hücrelere giremez; organizma enerji kaynağı olarak yağ ve proteini yıkar. Birkaç hafta içinde belirgin kilo kaybı olabilir.
- Polifaji: Hücresel açlığa bağlı artan iştah.
- Şiddetli yorgunluk ve halsizlik: Enerji metabolizmasının bozulmasına bağlıdır.
- Bulanık görme: Ozmotik lens değişikliklerine bağlı geçici refraksiyon bozukluğu.
- Diyabetik ketoasidoz (DKA): Hastaların %30-40'ında ilk başvuru DKA tablosuyladır. Bulantı, kusma, karın ağrısı, Kussmaul solunumu ve aseton kokulu nefes karakteristiktir.
Tip 1 Diyabet Tanısı
Tanı klasik semptomlar ve hipergliseminin laboratuvar doğrulamasıyla konur:
- Kan glukozu: Rastgele plazma glukozu ≥200 mg/dL (semptomlar eşliğinde), açlık plazma glukozu ≥126 mg/dL veya OGTT 2. saat ≥200 mg/dL
- HbA1c: ≥%6,5 (ancak akut başlangıçta henüz yükselmemiş olabilir)
- Otoimmün belirteçler: Anti-GAD65 (%70-80 pozitiflik), anti-IA-2 (%60), anti-ZnT8 (%60-80) ve adacık hücre antikorları (ICA) tanıyı destekler.
- C-peptid düzeyi: Düşük veya ölçülemez C-peptid endojen insülin üretiminin azaldığını gösterir.
- Ketonlar: Serum beta-hidroksibutirat veya idrarda keton pozitifliği DKA tanısında kullanılır.
Tip 1 Diyabette Ayırıcı Tanı
- Tip 2 diyabet: Obezite, aile öyküsü, akantozis nigrikans varlığı ve otoantikor negatifliği Tip 2'yi düşündürür.
- LADA: 30-50 yaş arası başlangıç, başlangıçta oral antidiyabetiklere yanıt, pozitif otoantikor ve düşük C-peptid ile karakterizedir.
- MODY: Otozomal dominant kalıtım, üç nesilde diyabet öyküsü ve spesifik klinik özellikler genetik test endikasyonunu oluşturur.
- Neonatal diyabet: 6 aydan önce başlayan diyabet genellikle monogenik kökenlidir.
- Sekonder diyabet: Kistik fibrozis, pankreatit veya pankreatektomi sonrası diyabet düşünülmelidir.
- Fulminan Tip 1 diyabet: Japon kökenli bireylerde daha sık görülen, çok hızlı beta hücre yıkımı ile seyreden ve otoantikor negatif olan alt tiptir.
Tip 1 Diyabet Tedavisi
Tip 1 diyabet tedavisinin temelini yaşam boyu insülin tedavisi oluşturur:
İnsülin Tedavisi
- Bazal-bolus rejimi: Uzun etkili bazal insülin (glarjin, detemir, degludek) + öğün öncesi hızlı etkili bolus insülin (aspart, lispro, glulisin). Fizyolojik insülin salgısını en iyi taklit eden rejimdir.
- İnsülin pompası (CSII): Sürekli subkutan insülin infüzyonu sağlar. Daha esnek yaşam tarzı ve daha az hipoglisemi riski sunar.
- Hibrit kapalı döngü sistemleri: Sürekli glukoz monitörizasyonu (CGM) ile entegre insülin pompası bazal insülin dozunu otomatik olarak ayarlar.
Glukoz Monitörizasyonu
- SMBG (Self-Monitoring of Blood Glucose): Parmak ucundan günde en az 4 kez ölçüm önerilir.
- CGM (Continuous Glucose Monitoring): Gerçek zamanlı veya intermitan tarama ile 24 saat glukoz trendi izlenir. TIR (Time in Range: 70-180 mg/dL aralığında geçirilen süre) %70'in üzerinde hedeflenir.
Karbonhidrat Sayımı ve Beslenme
Hastalar karbonhidrat miktarına göre bolus insülin dozunu hesaplamayı öğrenir. Dengeli beslenme, düzenli öğün saatleri ve glisemik indeks farkındalığı eğitimi verilir.
Tip 1 Diyabet Komplikasyonları
Akut Komplikasyonlar
- Diyabetik ketoasidoz: İnsülin eksikliğinde yağ asitlerinin kontrolsüz oksidasyonu sonucu keton cisimleri birikir. Metabolik asidoz, dehidratasyona ve bilinç değişikliğine yol açabilir. Mortalite oranı %1-5'tir.
- Hipoglisemi: Kan glukozu <70 mg/dL. Terleme, tremor, çarpıntı, açlık hissi ile başlar; tedavi edilmezse nöbet, bilinç kaybı ve ölüme yol açabilir. Ciddi hipoglisemi glukagon enjeksiyonu gerektirir.
Kronik Komplikasyonlar
- Diyabetik retinopati: 15-20 yıl içinde hastaların %80-90'ında gelişir. Yıllık fundus muayenesi zorunludur.
- Diyabetik nefropati: Mikroalbuminüri ile başlar, son dönem böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.
- Diyabetik nöropati: Distal simetrik polinöropati en sık formdur. Otonom nöropati gastroparezi, ortostatik hipotansiyon ve hipoglisemi farkındasızlığına neden olabilir.
- Makrovasküler komplikasyonlar: Koroner arter hastalığı, inme ve periferik arter hastalığı riski artmıştır.
Tip 1 Diyabetten Korunma
Tip 1 diyabetin önlenmesi hâlâ aktif araştırma alanıdır:
- Otoantikor taraması: Yüksek riskli bireylerde (birinci derece akrabada Tip 1 diyabet) otoantikor taraması erken tanı sağlar.
- Teplizumab: Anti-CD3 monoklonal antikoru olan teplizumab, yüksek riskli bireylerde klinik Tip 1 diyabet gelişimini ortalama 2-3 yıl geciktirdiği gösterilmiş ve FDA onayı almıştır.
- D vitamini desteği: Erken çocukluk döneminde yeterli D vitamini alımının koruyucu etkisi araştırılmaktadır.
- Emzirme: Uzun süreli emzirmenin koruyucu etkisi öne sürülmektedir.
- DKA önlenmesi: Farkındalık kampanyaları ile Tip 1 diyabetin erken tanısı DKA ile başvuru oranını azaltabilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
- Çocukta aşırı susama, sık idrara çıkma ve açıklanamayan kilo kaybı
- Gece altına kaçırma (daha önce olmayan enürezis)
- Bulantı, kusma, karın ağrısı ve nefeste aseton kokusu (DKA acil başvuru)
- Tekrarlayan hipoglisemi atakları veya hipoglisemi farkındasızlığı
- Kan şekeri değerlerinde belirgin dalgalanmalar
- İnsülin pompası veya CGM cihazı ile ilgili sorunlar
- Görme değişiklikleri, ayaklarda uyuşma veya yara iyileşmesinde gecikme
- Gebelik planı veya gebelik döneminde diyabet yönetimi
Tip 1 diyabet, yaşam boyu süren ancak modern teknoloji ve tedavi yaklaşımlarıyla etkin şekilde yönetilebilen bir hastalıktır. İnsülin pompaları, sürekli glukoz monitörizasyonu ve yapay pankreas sistemleri hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirmektedir. Koru Hastanesi Endokrinoloji ve Pediatrik Endokrinoloji Bölümü olarak, Tip 1 diyabet tanı, tedavi ve takibinde güncel teknoloji ve kanıta dayalı tıp uygulamalarıyla hastalarımızın yanındayız.








