Biyokimya Kütüphanesi

Anti-HCV (Hepatit C Antikoru) ve HCV RNA

Anti-HCV / HCV RNA

Anti-HCV ve HCV RNA, hepatit C virüsünün (HCV) araştırılmasında birbirini tamamlayan iki kan testidir. Anti-HCV, bağışıklık sisteminin virüse karşı ürettiği antikorları arayan bir tarama testidir ve kişinin virüsle hiç karşılaşıp karşılaşmadığını gösterir. HCV RNA testi ise virüsün genetik materyalini doğrudan saptar ve enfeksiyonun şu anda sürüp sürmediğini ortaya koyar. Bu nedenle tek başına pozitif bir antikor sonucu aktif hastalık anlamına gelmez ve sonuç çoğu zaman ikinci basamak bir testle doğrulanır. Bu sayfada iki testin ne zaman istendiği, sonuçların birlikte nasıl okunduğu ve bulaş konusunda bilinmesi gerekenler sade bir dille anlatılmaktadır.

Anti-HCV (Hepatit C Antikoru) Nedir ve Vücutta Ne Zaman Oluşur?

Anti-HCV, hepatit C virüsüne karşı bağışıklık sisteminin ürettiği antikorların genel adıdır. Antikorlar, vücudun yabancı bir etkenle karşılaştığında onu tanımak için oluşturduğu özel proteinlerdir. Virüs vücuda girdikten sonra bu antikorların kanda ölçülebilir düzeye ulaşması hemen gerçekleşmez ve belirli bir zaman alır. Enfeksiyonun başlangıcı ile antikorların saptanabildiği an arasında kalan bu döneme pencere dönemi denir. Antikorlar oluştuktan sonra çoğu kişide uzun yıllar, hatta yaşam boyu kanda kalabilir. Bu özellik, testin geçmişte ya da günümüzde yaşanmış bir karşılaşmayı yakalamasını sağlar. Ancak antikorun varlığı, virüsün hâlâ vücutta bulunduğunu tek başına göstermez. Anti-HCV koruyucu bir antikor olarak kabul edilmez ve kişiyi yeni bir enfeksiyondan korumaz. Bu nedenle anti-HCV, hepatit C değerlendirmesinde ilk basamak olarak kullanılan bir tarama testidir.

Anti-HCV Testi Hangi Durumlarda ve Kimlere İstenir?

Anti-HCV testi, belirti olmasa da hepatit C ile karşılaşma olasılığını araştırmak amacıyla sıkça istenir. Hepatit C çoğu zaman uzun yıllar belirgin bir yakınmaya yol açmadan ilerleyebildiği için tarama önem taşır. Karaciğer enzimlerinde açıklanamayan yükseklik, süregen halsizlik, sarılık ya da karaciğer büyümesi gibi bulgular testin istenme nedenleri arasındadır. Geçmişte kan ya da kan ürünü almış olmak, uzun süre diyaliz tedavisi görmek ve ortak kullanılan enjektör gibi kesici-delici aletlerle temas öyküsü değerlendirmeyi gerektirebilir. Steril olmayan koşullarda yapılan dövme, piercing ya da benzeri işlemler de sorgulanan risk durumları arasında yer alır. Sağlık çalışanlarında iğne batması gibi mesleki kazalardan sonra da test planlanır. Ameliyat ya da endoskopi öncesi hazırlıkta, gebelik takibinde, kan bağışında, evlilik öncesi ve işe giriş muayenelerinde tarama amacıyla istenebilir. Hepatit C tanısı almış birinin ev içinde birlikte yaşadığı kişiler ve partnerleri için de test önerilebilir. Testin istenmesi, kişinin riskli bir davranışı olduğu anlamına gelmez ve çoğu durumda rutin bir güvenlik adımıdır.

Anti-HCV Testi Nasıl Yapılır?

Anti-HCV testi, koldaki bir toplardamardan alınan az miktarda kan örneğiyle yapılır. Test için genellikle özel bir hazırlık gerekmez ve aç kalma zorunluluğu yoktur. Aynı örnekten açlık gerektiren biyokimya testleri de çalışılacaksa hazırlık bu testlere göre planlanabilir. Laboratuvarda örnek, antikorları saptayan immünolojik yöntemlerle incelenir. Bu yöntemlerde kandaki antikorlar test ortamındaki virüs parçalarına bağlanır ve bu bağlanma bir sinyal olarak ölçülür. Hızlı sonuç veren parmak ucu testleri bazı tarama programlarında kullanılabilir, ancak bu testlerde çıkan pozitif sonuçlar laboratuvar testiyle doğrulanır. HCV RNA testi de kan örneğinden yapılır ve virüsün genetik materyalini çoğaltarak saptayan moleküler yöntemlerle çalışılır. Kan alma işlemi kısa sürer ve geçici hafif morarma dışında önemli bir yan etkisi beklenmez.

Anti-HCV Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Anti-HCV sonucu laboratuvar raporunda çoğunlukla negatif, pozitif ya da sınırda şeklinde bildirilir. Raporda bir ölçüm değeri de yer alabilir, ancak bu değer antikorun varlığını göstermeye yöneliktir ve hastalığın ağırlığını yansıtmaz. Değerlendirme yapılırken kullanılan yönteme ve laboratuvarın kendi referans aralığına bakılır. Negatif sonuç, test anında saptanabilir düzeyde antikor bulunmadığını gösterir. Pozitif sonuç ise virüsle bir dönem karşılaşıldığını düşündürür ama enfeksiyonun sürüp sürmediğini ayırt etmez. Sınırda sonuçlar hem yöntemle ilgili nedenlerden hem de antikorun yeni oluşmaya başlamasından kaynaklanabilir ve genellikle tekrar ya da ek testlerle netleştirilir. Sonuç yorumlanırken kişinin risk öyküsü, belirtileri ve karaciğer testleri de hesaba katılır. Tek bir antikor sonucuna bakarak hepatit C hastası olunduğu ya da olunmadığı yargısına varmak yanıltıcı olabilir.

Anti-HCV Pozitifliği Ne Anlama Gelir?

Anti-HCV pozitifliği, kişinin hayatının bir döneminde hepatit C virüsüyle karşılaşmış olabileceğini gösterir. Bu sonuç farklı durumları yansıtabilir ve tek başına bunlardan hangisinin geçerli olduğunu ayırt etmez. Olasılıklardan biri, virüsün vücutta hâlâ çoğaldığı aktif bir enfeksiyondur. Bir diğeri, virüsün geçmişte vücuda girip bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlendiği ya da tedaviyle ortadan kaldırıldığı durumdur. Daha seyrek olarak sonuç, gerçekte virüsle karşılaşma olmadığı hâlde testin tepki verdiği yalancı pozitiflik olabilir. Bu nedenle antikor pozitifliği bir tanı değil, ileri değerlendirmeye yönelik bir işarettir. Pozitif sonuç almak kaygı verici olabilir, ancak bu sonucun kişinin yaşam biçimi hakkında bir yargı taşımadığını bilmek önemlidir. Hepatit C, kişinin farkında olmadığı pek çok yolla, örneğin yıllar önce geçirilen bir tıbbi işlem sırasında bulaşmış olabilir. Sonraki adım, virüsün aktif olup olmadığını gösteren testin planlanmasıdır.

Anti-HCV Pozitif Çıkınca HCV RNA Testi Neden İstenir?

Anti-HCV pozitif çıktığında asıl yanıtlanması gereken soru, virüsün şu anda vücutta bulunup bulunmadığıdır. Antikor testi bu soruya yanıt veremediği için virüsün kendisini arayan HCV RNA testi istenir. HCV RNA saptanırsa sonuç aktif bir hepatit C enfeksiyonunu doğrular ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine geçilir. HCV RNA saptanmazsa kişinin virüsü geçmişte temizlemiş olabileceği ya da antikor sonucunun yalancı pozitif olabileceği düşünülür. Bazı laboratuvarlarda antikoru pozitif çıkan kan örneğinde HCV RNA doğrudan aynı tüpten çalışılabilir. Bu yaklaşım, kişinin yeniden kan vermek için başvurmasına gerek kalmadan sürecin hızlanmasını sağlar. Geçmişte antikor pozitifliğini doğrulamak için farklı antikor doğrulama testleri de kullanılmıştır, ancak günümüzde aktif enfeksiyonun gösterilmesinde moleküler testler öne çıkar. Yakın zamanda risk teması yaşamış bir kişide tek bir negatif HCV RNA sonucu, bir süre sonra tekrarlanan testle desteklenebilir.

HCV RNA Testi Nedir, Anti-HCV'den Farkı Nedir?

HCV RNA, hepatit C virüsünün genetik materyalidir ve kanda bulunması virüsün vücutta çoğalmakta olduğunu gösterir. HCV RNA testi, bu genetik materyali çok küçük miktarlarda bile saptayabilen moleküler yöntemlerle, halk arasındaki adıyla PCR testiyle yapılır. Anti-HCV bağışıklık sisteminin virüse verdiği yanıtı ölçerken HCV RNA doğrudan virüsün kendisini arar. Bu temel fark nedeniyle anti-HCV geçmişteki ve günümüzdeki karşılaşmayı birlikte yakalar, HCV RNA ise yalnızca şu anda süren enfeksiyonu gösterir. HCV RNA testi niteliksel olarak yalnızca virüsün var olup olmadığını bildirebilir ya da niceliksel olarak kandaki virüs miktarını ölçebilir. Virüs miktarı hastalığın ağırlığını tek başına göstermez, ancak tedavinin planlanması ve izlenmesinde yol gösterir. Antikorların henüz oluşmadığı erken dönemde HCV RNA saptanabildiği için yakın zamanda riskli temas yaşamış kişilerde de değer taşır. Bağışıklığı baskılanmış ya da diyaliz tedavisi gören kişilerde antikor yanıtı zayıf kalabileceğinden HCV RNA testi tercih edilebilir. Tedavi sonrasında virüsün temizlenip temizlenmediğini gösteren test de HCV RNA testidir.

Anti-HCV Negatif Sonuç ve Pencere Dönemi Nasıl Değerlendirilir?

Anti-HCV negatif sonucu, çoğu durumda kişinin hepatit C virüsüyle karşılaşmadığını düşündürür. Ancak virüs vücuda yeni girmişse bağışıklık sistemi henüz ölçülebilir düzeyde antikor üretmemiş olabilir. Enfeksiyonun var olduğu fakat antikorun saptanamadığı bu döneme pencere dönemi adı verilir. Pencere döneminde yapılan test negatif çıkabilir ve bu sonuç kişiyi yanlış biçimde rahatlatabilir. Bu yüzden yakın zamanda riskli bir temas yaşandıysa negatif sonuç, temasın üzerinden yeterli zaman geçtikten sonra tekrarlanan testle yeniden değerlendirilir. Erken dönemde enfeksiyondan şüpheleniliyorsa virüsü doğrudan gösteren HCV RNA testi antikor testinden önce pozitifleşebilir. Organ nakli sonrası bağışıklığı baskılayan tedaviler alanlar ya da diyaliz hastaları gibi bağışıklık yanıtı zayıf kişilerde enfeksiyon olduğu hâlde antikor oluşmayabilir. Risk öyküsü bulunmayan ve belirtisi olmayan bir kişide negatif sonuç genellikle yeterli kabul edilir.

Anti-HCV Yalancı Pozitifliği Hangi Durumlarda Görülür?

Yalancı pozitiflik, kişide hepatit C virüsüyle karşılaşma olmadığı hâlde testin antikor varmış gibi sonuç vermesidir. Tarama testleri enfeksiyonu kaçırmamak için yüksek duyarlılıkla tasarlandığından zaman zaman gerçek olmayan tepkiler görülebilir. Sistemik lupus gibi otoimmün hastalıklar (bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı hastalıklar) ve romatoid faktör yüksekliği bu tepkilerin nedenleri arasında sayılır. Gebelik döneminde de bağışıklık sistemindeki değişikliklere bağlı olarak yalancı pozitif sonuçlarla karşılaşılabilir. Örneğin yapısından kaynaklanan laboratuvar etkileşimleri ve bazı kronik hastalıklar da testi etkileyebilir. Risk grubu olmayan kişilerde yapılan geniş taramalarda yalancı pozitif sonuçların payı görece artar. Sınırda ya da zayıf sinyal veren pozitif sonuçlar yalancı pozitiflik açısından daha dikkatle ele alınır. Yalancı pozitiflikten şüphelenildiğinde HCV RNA testi ve gerekirse farklı bir yöntemle yapılan antikor testi yol gösterir. Doğrulama yapılmadan kişiye hepatit C tanısı konmaz.

Hepatit C Kendiliğinden İyileşen Kişilerde Anti-HCV Neden Pozitif Kalır?

Hepatit C virüsüyle karşılaşan kişilerin bir kısmında bağışıklık sistemi virüsü herhangi bir tedavi olmadan vücuttan temizleyebilir. Bu kişilerde virüs ortadan kalksa da enfeksiyon sırasında oluşan antikorlar uzun süre kanda kalmaya devam eder. Bu nedenle anti-HCV pozitif ve HCV RNA negatif sonuç çoğu zaman geçirilmiş ve iyileşmiş bir enfeksiyonla uyumludur. Benzer durum tedaviyle virüsü temizlenen kişilerde de görülür ve antikor genellikle pozitif kalır. Antikorun kalıcı olması hastalığın sürdüğü ya da kişinin başkalarına bulaştırabileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte anti-HCV virüse karşı koruyucu bir bağışıklık sağlamaz ve iyileşmiş kişi yeniden virüsle karşılaşırsa tekrar enfekte olabilir. Bu yüzden kişi ileride yeni bir riskli temas yaşarsa değerlendirmede antikor testi yerine HCV RNA testi kullanılır. Antikorun zamanla azalması ya da bazı kişilerde saptanamaz hâle gelmesi mümkündür, ancak bu değişim izlem açısından bir anlam taşımaz. Geçirilmiş hepatit C öyküsü, kişinin sosyal ve iş yaşamında bir kısıtlama gerekçesi olarak görülmemelidir.

Anti-HCV ve HCV RNA Karaciğer Fonksiyon Testleriyle Birlikte Nasıl Yorumlanır?

Anti-HCV ve HCV RNA sonuçları, karaciğerin durumunu gösteren diğer testlerle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır. ALT ve AST gibi karaciğer enzimleri, karaciğer hücrelerinde hasar olup olmadığı hakkında fikir verir. Hepatit C'de bu enzimler dalgalı seyredebilir ve olağan sınırlarda çıkmaları virüsün karaciğeri etkilemediği anlamına gelmez. Bilirubin, albümin ve pıhtılaşma testleri karaciğerin yapım ve atılım işlevleri hakkında ek bilgi sağlar. Uzun süren enfeksiyonda karaciğerde sertleşme (fibrozis) gelişip gelişmediği, özel ultrason yöntemleri (elastografi) ya da kan testlerinden hesaplanan puanlarla değerlendirilebilir. Karaciğer ultrasonu, karaciğerin yapısı ve dalak gibi komşu organlardaki değişiklikler hakkında bilgi verir. HCV RNA pozitif bir kişide genotip testi, virüsün hangi alt tipe ait olduğunu göstererek tedavi planlamasına katkı sunabilir. Hepatit B ve HIV gibi kan yoluyla bulaşan diğer enfeksiyonların araştırılması da değerlendirmenin bir parçası olabilir. Tüm bu bulgular bir araya getirildiğinde enfeksiyonun karaciğere etkisi ve izlem planı daha sağlıklı biçimde belirlenir.

Anti-HCV Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur, Süreç Nasıl İlerler?

Anti-HCV pozitif sonucu olan kişiler genellikle gastroenteroloji ya da enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji bölümüne yönlendirilir. Karaciğer hastalıkları üzerine çalışan hepatoloji birimleri de bu değerlendirmede yer alabilir. Test aile hekimi, iç hastalıkları ya da başka bir bölüm tarafından istenmiş olsa da sonucun ilgili bölümde ele alınması süreci kolaylaştırır. İlk görüşmede risk öyküsü, geçmiş hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve alkol tüketimi sorgulanır. Ardından HCV RNA, karaciğer testleri, gerektiğinde genotip testi ve karaciğer sertliği değerlendirmesi planlanır. Aktif enfeksiyon saptanan kişiler için günümüzde doğrudan etkili antiviral ilaçlar olarak adlandırılan, ağızdan kullanılan etkili tedaviler bulunmaktadır. Tedavinin uygunluğu ve planı kişinin karaciğer durumu, diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçlar göz önünde bulundurularak hekim tarafından belirlenir. Tedavi sonrasında virüsün temizlenip temizlenmediği HCV RNA testiyle değerlendirilir ve karaciğerde ileri hasar bulunanlarda izlem sürdürülür. Süreç boyunca kişiye ve yakınlarına hangi önlemlerin gerekli olduğu sakin ve açık bir dille anlatılır.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Anti-HCV Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

Anti-HCV testi için aç kalmak gerekmez ve günün herhangi bir saatinde kan verilebilir. Aynı örnekten HCV RNA testi çalışılacaksa bu test için de açlık şartı yoktur. Ancak aynı anda açlık kan şekeri ya da kan yağları gibi testler isteniyorsa aç gelinmesi istenebilir. Test öncesinde su içmek serbesttir ve damarların daha kolay bulunmasına yardımcı olabilir. Düzenli kullanılan ilaçlar genellikle bu test nedeniyle bırakılmaz.
2

Anti-HCV ve HCV RNA Sonuçları Ne Kadar Sürede Çıkar?

Anti-HCV sonucu çoğu laboratuvarda aynı gün ya da kısa süre içinde çıkar. HCV RNA testi moleküler yöntemlerle çalışıldığı için sonuçlanması genellikle daha uzun sürer ve günler içinde tamamlanabilir. Bazı merkezlerde moleküler testler belirli günlerde toplu olarak çalışıldığından bekleme süresi değişebilir. Mesleki bir kaza sonrası gibi hızlı değerlendirme gereken durumlarda laboratuvar öncelik tanıyabilir. Sonucun ne zaman hazır olacağı testin yapıldığı laboratuvardan öğrenilebilir.
3

Anti-HCV Testi Ne Zaman Tekrarlanmalıdır?

Anti-HCV testinin tekrarlanma zamanı, kişinin risk durumuna ve önceki sonucuna göre belirlenir. Risk öyküsü olmayan ve sonucu negatif olan kişilerde düzenli tekrar genellikle gerekmez. Yakın zamanda riskli temas yaşamış kişilerde pencere dönemi göz önünde bulundurularak test belirli aralıklarla yinelenir. Diyaliz hastaları, sık kan ürünü alanlar ve risk taşıyan meslek gruplarında dönemsel tarama önerilebilir. Sınırda sonuç alındığında da kısa bir süre sonra tekrar ya da ek test istenebilir. Daha önce anti-HCV pozitif bulunan kişilerde antikor testinin tekrarı yerine HCV RNA testi kullanılır.
4

Anti-HCV Pozitif Kişi Başkalarına Hepatit C Bulaştırır mı?

Anti-HCV pozitifliği tek başına kişinin bulaştırıcı olduğunu göstermez. Bulaş riski, virüsün kanda bulunduğu, yani HCV RNA testinin pozitif olduğu durumlarda söz konusudur. Virüsü kendiliğinden ya da tedaviyle temizlemiş ve HCV RNA testi negatif olan kişiler bulaştırıcı kabul edilmez. Hepatit C esas olarak kan yoluyla bulaşır ve ortak kullanılan enjektör, tıraş bıçağı, diş fırçası ya da tırnak makası gibi kana temas edebilen eşyalar risk oluşturur. HCV RNA pozitif kişinin bu eşyaları yalnızca kendisinin kullanması ve kanayan yaralarını örtmesi yakınlarını korumaya yönelik temel önlemlerdir.
5

Hepatit C Aile İçi Temas, Sarılma veya Ortak Kap Kullanımıyla Bulaşır mı?

Hepatit C sarılma, öpüşme, el sıkışma, aynı sofrayı paylaşma ya da ortak tabak, çatal ve kaşık kullanımıyla bulaşmaz. Virüs öksürük, hapşırık, su ya da yiyecek yoluyla da geçmez. Bu nedenle hepatit C geçirmiş ya da taşıyan bir aile bireyinin ortak yemekten, günlük yaşamdan ya da çocuklarla yakın temastan uzak tutulmasına gerek yoktur. Aile içinde dikkat edilmesi gereken konu, kana temas edebilecek kişisel eşyaların ortak kullanılmamasıdır. Tıraş bıçağı, diş fırçası ve tırnak makası gibi eşyaların kişiye özel olması ve kanayan yaraların örtülmesi temel önlemler arasında yer alır.
6

Hepatit C Cinsel Yolla Bulaşır mı, Eşe de Test Önerilir mi?

Hepatit C cinsel yolla bulaşabilir, ancak bu yolla bulaş olasılığı kan yoluyla bulaşa göre düşüktür. Kanamaya yol açabilecek durumlar, çok sayıda partner ve eşlik eden başka cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bu olasılığı artırabilir. Uzun süreli ve tek eşli ilişkilerde bulaş seyrek görülse de eşin de test yaptırması önerilir. Eşin testi hem kaygıları gidermeye hem de gerekiyorsa erken değerlendirmeye olanak tanır. Hangi önlemlerin alınacağı çiftin durumuna göre hekimle konuşularak belirlenebilir.
7

Gebelikte Anti-HCV Bakılır mı, Anneden Bebeğe Geçiş Riski Var mı?

Gebelik takibinde, özellikle risk öyküsü olan kadınlarda ve giderek yaygınlaşan biçimde tüm gebelerde anti-HCV taraması yapılabilir. Hepatit C anneden bebeğe geçebilir, ancak bu geçiş olasılığı düşüktür ve bebeklerin çoğu enfeksiyondan etkilenmez. Annede HCV RNA testinin pozitif olması ve virüs miktarının yüksekliği geçiş olasılığını artırabilir. Anne sütüyle bulaş beklenmez, ancak meme başında çatlak ya da kanama varsa bu dönemde emzirmeye ara verilmesi konuşulabilir. Anneden geçen antikorlar bebeğin kanında bir süre kalabildiğinden bebeğin değerlendirmesi uygun zamanda yapılan testlerle planlanır. Gebelikte yalancı pozitif sonuçlar da görülebildiği için pozitif sonuç HCV RNA testiyle doğrulanır.
8

Hepatit C İçin Aşı Var mıdır, Anti-HCV Pozitifliği Bağışıklık Anlamına mı Gelir?

Günümüzde hepatit C'ye karşı kullanıma sunulmuş bir aşı bulunmamaktadır. Bu nedenle korunma, kan yoluyla bulaşın önlenmesine yönelik günlük önlemlere dayanır. Anti-HCV pozitifliği, aşılarla oluşan koruyucu antikorlar gibi bir bağışıklık anlamına gelmez. Virüsü geçmişte temizlemiş ya da tedavi olmuş bir kişi yeniden virüsle karşılaşırsa tekrar enfekte olabilir. Hepatit C geçirmiş kişilerde karaciğeri korumak amacıyla hepatit A ve hepatit B aşılarının uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
9

Anti-HCV Pozitif Olan Kişi Kan Bağışı Yapabilir mi?

Anti-HCV pozitif bulunan kişiler kan bağışçısı olarak kabul edilmez. Bu uygulama, virüsü kendiliğinden ya da tedaviyle temizlemiş ve HCV RNA testi negatif olan kişiler için de genellikle geçerlidir. Bağışlanan kan ürünleri hepatit C açısından hem antikor hem de moleküler yöntemlerle taranır. Bağış sırasında pozitif sonuç çıkan kişilere durum bildirilir ve ileri değerlendirme için yönlendirme yapılır. Bu sonuç bir tarama testine dayandığı için yalancı pozitiflik olasılığı da göz önünde bulundurularak doğrulanır.
10

Anti-HCV Testi Aile Hekimliğinde (Sağlık Ocağında) Yapılır mı?

Anti-HCV testi aile hekimliği birimlerinde istenebilir ve kan örneği çoğu zaman aynı yerde alınabilir. Örnekler bağlı olunan laboratuvarlarda çalışılır ve sonuçlar e-Nabız üzerinden de görüntülenebilir. HCV RNA gibi moleküler testler ise genellikle hastanelerin mikrobiyoloji laboratuvarlarında yapılır. Pozitif sonuç alındığında aile hekimi kişiyi gastroenteroloji ya da enfeksiyon hastalıkları bölümüne yönlendirebilir. Testin hangi kapsamda istenebileceği kişinin başvuru nedenine göre değişebilir.
11

Tedavi Sonrası Virüs Temizlendiğinde Anti-HCV Negatife Döner mi?

Tedaviyle virüs temizlendiğinde anti-HCV çoğu kişide pozitif kalmaya devam eder. Bunun nedeni, antikorların virüs ortadan kalktıktan sonra da uzun süre kanda bulunabilmesidir. Bu nedenle tedavinin sonucu antikor testiyle değil, HCV RNA testinin negatif çıkmasıyla değerlendirilir. Pozitif kalan antikor, hastalığın sürdüğü ya da tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez. Kişi ileride yeniden virüsle karşılaşmış olabileceğinden şüphelenirse değerlendirme HCV RNA testiyle yapılır.
12

HCV RNA Negatif, Anti-HCV Pozitif Olan Kişi Takip Edilmeli midir?

Bu sonuç çoğu zaman geçirilmiş ve iyileşmiş bir enfeksiyonu, daha seyrek olarak da yalancı pozitifliği düşündürür. Yakın zamanda riskli temas varsa virüs miktarının geçici olarak düşük olabileceği göz önünde bulundurularak HCV RNA testi bir süre sonra tekrarlanabilir. Tekrarlanan test de negatif çıkarsa ve karaciğer testleri olağan seyrediyorsa sıkı bir takip genellikle gerekmez. Yeni bir risk teması olmadıkça düzenli HCV RNA ölçümü önerilmez. Karaciğerinde daha önce sertleşme saptanmış kişilerde ise virüs temizlenmiş olsa bile karaciğer izlemi sürdürülür.
13

Hepatit C Genotip Testi Nedir, Ne Zaman İstenir?

Genotip testi, hepatit C virüsünün hangi genetik alt tipe ait olduğunu belirleyen moleküler bir testtir. Hepatit C virüsünün genetik yapısı bakımından birbirinden ayrılan alt tipleri vardır ve bunların görülme sıklığı bölgeden bölgeye değişir. Bu test yalnızca HCV RNA testi pozitif, yani aktif enfeksiyonu olan kişilerde anlam taşır. Genotip bilgisi tedavi seçeneklerinin planlanmasında yol gösterebilir. Günümüzde pek çok alt tipe etkili tedavilerin yaygınlaşmasıyla her kişide bu teste gerek duyulmayabilir ve karar kişinin durumuna göre verilir.
14

Riskli Temas Sonrasında Anti-HCV Ne Zaman Bakılmalıdır?

İğne batması, kan sıçraması ya da ortak kesici-delici alet kullanımı gibi bir temastan sonra kişinin başlangıç durumunu görmek için kısa süre içinde anti-HCV testi yapılır. Bu ilk test, temastan önce var olan bir enfeksiyonu ayırt etmeye yardımcı olur. Pencere dönemi nedeniyle temastan hemen sonra yapılan antikor testi yeni bir enfeksiyonu göstermez. Bu yüzden takip, temasın üzerinden belirli süreler geçtikten sonra tekrarlanan anti-HCV ve erken dönemde pozitifleşebilen HCV RNA testleriyle sürdürülür. Takip zamanlaması temasın türüne ve kaynak kişinin durumuna göre çalışan sağlığı birimi ya da enfeksiyon hastalıkları bölümü tarafından planlanır. Kaynak kişinin HCV RNA durumunun bilinmesi, takibin kapsamını belirlemede önemli bir bilgidir.
15

Anti-HCV Sonucu Evlilik ve İşe Giriş Muayenelerinde Neden İstenir?

Evlilik öncesi ve işe giriş muayenelerinde anti-HCV, fark edilmeden sürebilen bir enfeksiyonu erken dönemde yakalamak amacıyla istenebilir. Hepatit C uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için bu taramalar kişinin kendi sağlığı açısından da değerli bir fırsattır. Evlilik öncesinde sonuç, eşlerin birbirini ve ileride planlanan gebeliği korumaya yönelik bilgiye sahip olmasına yardımcı olur. Sağlık hizmetleri gibi kanla temas riskinin bulunduğu meslek alanlarında tarama, çalışanın ve çevresinin güvenliği için yapılır. Anti-HCV pozitif bir sonuç kişinin evlenmesine ya da çoğu işte çalışmasına engel oluşturmaz. Sonuçların gizliliği korunmalı ve kişi damgalanmadan uygun değerlendirmeye yönlendirilmelidir.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.