Biyokimya Kütüphanesi

Bazofil (BASO)

Bazofil

Bazofil (BASO), hemogram (tam kan sayımı) içinde raporlanan ve beyaz kürelerin en az bulunan türünü gösteren bir değerdir. Bu hücreler taşıdıkları histamin ve diğer iltihap aracıları sayesinde alerjik tepkilerde, parazitlere karşı savunmada ve iltihapta görev alır. Bazofil değerindeki değişiklikler alerjik hastalıklardan tiroid bozukluklarına, geçici stres durumlarından kemik iliği kaynaklı kan hastalıklarına kadar farklı durumlarla ilişkili olabilir. Sayıları az olduğundan küçük dalgalanmalar olağandır ve sonuç, yüzde değerinden çok mutlak sayı üzerinden yorumlanır. Bu sayfada bazofil testinin neyi gösterdiği, yüksek ve düşük değerlerin olası anlamları ve süreçte gündeme gelebilecek ek incelemeler anlatılmaktadır.

Bazofil (BASO) Nedir ve Kan Sayımında Neden En Az Bulunan Hücredir?

Bazofil (BASO), kemik iliğinde üretilen ve kana geçerek vücutta dolaşan beyaz kürelerden biridir. Beyaz küreler arasında sayıca en az bulunan tür olduğu için kan sayımındaki payı oldukça küçük görünür. Hücrenin içinde koyu boyanan iri taneler (granül) bulunur ve bu taneler mikroskopta hücre çekirdeğini örtebilecek kadar belirgindir. Bazofil kemik iliğinden olgunlaşmış hâlde çıkar, kanda kısa bir süre dolaştıktan sonra gerektiğinde dokulara geçer. Sayısının az olması önemsiz olduğu anlamına gelmez, çünkü bu hücreler güçlü etkili maddeler taşır. Vücut bazofil üretimini ihtiyaca göre dengede tutar ve bu nedenle kandaki değer çoğu zaman dar bir aralıkta kalır. Laboratuvar raporunda bazofil, hemogram (tam kan sayımı) içindeki beyaz küre alt türleri arasında BASO kısaltmasıyla yer alır. Değerin anlamı, diğer beyaz küre türleri ve kişinin şikâyetleriyle birlikte ele alındığında ortaya çıkar.

Bazofiller Histamin ve Heparin Salgılayarak Hangi Görevi Üstlenir?

Bazofilin granüllerinde histamin, heparin ve başka iltihap aracısı maddeler depolanır. Hücrenin yüzeyinde IgE adı verilen antikorları bağlayan reseptörler bulunur. Daha önce duyarlı hâle gelmiş bir kişide alerjen (alerjiye yol açan madde) bu IgE antikorlarına bağlandığında bazofil uyarılır ve depoladığı maddeleri çevreye salar. Histamin damarların genişlemesine, damar duvarından sıvı sızmasına, kaşıntıya ve kızarıklığa yol açarak alerjik tepkinin belirtilerini oluşturur. Bazofiller ayrıca bağışıklık sistemindeki başka hücreleri olay yerine çağıran sinyal maddeleri üretir ve iltihabın sürmesine katkı verir. Parazitlere karşı savunmada da görev alırlar ve özellikle deri ya da bağırsak yoluyla giren kurtçuklara karşı gelişen yanıtın bir parçasıdırlar. Heparin pıhtılaşmayı yavaşlatan bir maddedir, ancak bazofillerin salgıladığı miktar yerel etki gösterir ve kanın genel pıhtılaşma dengesini belirleyen bir etken olarak görülmez. Bu nedenle bazofil değerindeki değişiklik tek başına kanama ya da pıhtı eğilimiyle ilişkilendirilmez.

Bazofil Testi Hangi Durumlarda İstenir?

Bazofil çoğu zaman ayrı bir test olarak istenmez ve hemogram (tam kan sayımı) yapıldığında diğer beyaz küre türleriyle birlikte otomatik olarak raporlanır. Bu nedenle genel sağlık kontrollerinde, ameliyat öncesi incelemelerde ya da pek çok farklı şikâyet için istenen kan sayımında bazofil değeri de ortaya çıkar. Kurdeşen, uzun süren kaşıntı, tekrarlayan alerjik şikâyetler, açıklanamayan halsizlik, dalak büyümesi veya diğer kan hücrelerinde değişiklik görülmesi bu değere daha dikkatli bakılmasını gerektirebilir. Kemik iliği kaynaklı bir kan hastalığı nedeniyle izlenen kişilerde bazofil değerindeki değişim takip sürecinin bir parçası olarak değerlendirilir. Test için koldan alınan az miktarda toplardamar kanı yeterlidir ve özel bir hazırlık gerekmez. Örnek otomatik sayım cihazında incelenir ve cihaz bazofili hem toplam beyaz küreler içindeki yüzde payı hem de mutlak sayı olarak verir. Bazofiller kanda çok az bulunduğundan cihazın saydığı bazofil sayısı da azdır ve ardışık ölçümlerde küçük dalgalanmalar olağan kabul edilir. Cihaz sonucunda şüphe uyandıran bir durum olduğunda kan lam üzerine yayılarak mikroskopta incelenir (periferik yayma) ve bulgu bu yolla doğrulanır.

Bazofil Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Bazofil sonucu, laboratuvarın kullandığı cihaza ve yönteme göre belirlenen referans aralığıyla karşılaştırılarak yorumlanır. Raporda yer alan yüzde değeri, bazofillerin toplam beyaz küreler içindeki payını gösterir ve bu nedenle toplam beyaz küre sayısına bağlıdır. Toplam beyaz küre sayısı değiştiğinde bazofil sayısı aynı kalsa bile yüzde değeri yükselmiş ya da düşmüş görünebilir. Mutlak bazofil sayısı ise toplam beyaz küre sayısının bazofil yüzdesiyle çarpılmasıyla hesaplanır ve kandaki gerçek bazofil miktarını yansıtır. Bu yüzden değerlendirmede mutlak sayı yüzde değerinden daha anlamlı kabul edilir. Sınırda kalan tek bir sonuç, sayının az olmasından kaynaklanan ölçüm dalgalanmasını yansıtıyor olabilir ve çoğu zaman tekrar ölçümle birlikte ele alınır. Çocuklarda referans aralıkları yaşa göre farklılık gösterdiğinden sonuç yaşa uygun aralıkla karşılaştırılır. Yorumda diğer beyaz küre türleri, kırmızı küre ve trombosit değerleri, kişinin şikâyetleri ve muayene bulguları birlikte göz önünde bulundurulur.

Bazofil Yüksekliği (Bazofili) Ne Anlama Gelir?

Kandaki mutlak bazofil sayısının referans aralığın üzerinde bulunmasına bazofili denir. Hafif ve geçici yükseklikler çoğu zaman alerjik durumlar, süregen iltihaplar ya da geçirilmekte olan bir enfeksiyonla ilişkilidir. Alerjik hastalıklar ve kurdeşen, bazı ilaç ve besin alerjileri, iltihabi bağırsak hastalığı gibi kronik iltihabi hastalıklar yükseklik nedenleri arasında sayılır. Tiroid bezinin az çalışması, bazı virüs enfeksiyonları ve parazit enfeksiyonları da bazofil değerini artırabilir. Dalağın ameliyatla alınmasından sonra kan hücrelerinin temizlenme düzeni değiştiği için bazofil sayısı yüksek bulunabilir. Kronik miyeloid lösemi başta olmak üzere kemik iliğinden kaynaklanan miyeloproliferatif hastalıklarda bazofil artışı dikkat çeken bulgulardan biridir. Yükseklik kalıcı ve belirgin olduğunda bu hastalıklar yönünden araştırma yapılması gündeme gelir. Hafif bir yükseklik ise tek başına bir hastalık olduğunu göstermez ve genellikle klinik bulgular ile tekrar ölçümle birlikte değerlendirilir.

Alerjik Reaksiyonlarda Bazofil Neden Artar?

Alerjik reaksiyonlarda bağışıklık sistemi zararsız bir maddeye karşı IgE antikorları üretir ve bu antikorlar bazofillerin yüzeyine yerleşir. Aynı maddeyle yeniden karşılaşıldığında bazofiller uyarılır, histamin ve diğer aracı maddeleri salar. Süregen alerjik durumlarda kemik iliği bu hücrelere duyulan ihtiyaca yanıt olarak bazofil üretimini artırabilir. Alerjik nezle, astım ve egzama gibi alerjik hastalıklarda kandaki bazofil değeri hafifçe yüksek bulunabilir. Bazı ilaç ve besin alerjilerinde de benzer bir artış görülebilir. Kurdeşende ise tablo daha değişkendir ve bazı kişilerde artış görülürken bazılarında bazofiller deri dokusuna geçtiği için kandaki sayı düşük bulunabilir. Ani ve yoğun bir alerjik reaksiyon sırasında da bazofiller kandan dokuya geçtiği için kandaki değer beklenenin aksine düşük çıkabilir. Bu nedenle alerjide bazofil değerinin yönü reaksiyonun süregen ya da ani oluşuna göre değişebilir ve alerji tanısı yalnızca bu değere dayanmaz.

Bazofil Yüksekliği Kemik İliği Kaynaklı Kan Hastalıklarıyla Nasıl İlişkilendirilir?

Kemik iliği kaynaklı kan hastalıkları arasında miyeloproliferatif hastalıklar (kemik iliğinde kan hücresi üretiminin kontrolsüz arttığı hastalıklar) bazofil yüksekliğiyle sık ilişkilendirilen gruptur. Kronik miyeloid lösemi bu grubun başında gelir ve bu hastalıkta bazofil artışı sık görülen bulgular arasındadır. Polisitemia vera, esansiyel trombositemi ve primer miyelofibroz gibi diğer miyeloproliferatif hastalıklarda da bazofil sayısı yükselebilir. Bu tür durumlarda bazofil yüksekliği çoğu zaman kalıcıdır ve beyaz küre, kırmızı küre ya da trombosit sayılarındaki başka değişikliklerle birlikte görülür. Dalak büyümesi, açıklanamayan kilo kaybı, gece terlemesi ve halsizlik gibi şikâyetler de tabloya eşlik edebilir. Alerji ya da enfeksiyon gibi yaygın bir açıklaması olmayan ve tekrar ölçümlerde süren belirgin bazofil artışı bu hastalıklar yönünden araştırma yapılmasını gerektirebilir. Bu araştırmada periferik yayma, gerekirse akım sitometrisi, kemik iliği incelemesi ve BCR-ABL gibi genetik testler gündeme gelebilir. Bazofil yüksekliği bu hastalıkları düşündürebilecek bir ipucudur, tanı ise bu incelemelerin bütünüyle ortaya konur.

Tiroid İşlev Bozuklukları Bazofil Değerini Nasıl Etkiler?

Tiroid bezi vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonlar üretir ve bu hormonların düzeyi kan hücrelerinin üretimini ve dağılımını da etkileyebilir. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) bazofil değerinde hafif bir yükselmeyle ilişkilendirilen durumlar arasındadır. Tiroid bezinin fazla çalışmasında (hipertiroidi) ise bazofil değeri düşük bulunabilir. Bu değişiklikler genellikle hafiftir ve tek başına tiroid hastalığını düşündürecek kadar belirgin olmayabilir. Halsizlik, üşüme, kilo alma ve kabızlık gibi şikâyetlerle birlikte hafif bazofil yüksekliği görüldüğünde tiroid işlevlerine bakılması akla gelebilir. Çarpıntı, terleme, kilo kaybı ve el titremesi gibi şikâyetlerle birlikte görülen düşük bazofil değeri ise tiroid bezinin fazla çalışması açısından değerlendirmeye alınabilir. Tiroid işlevi ayrı hormon testleriyle değerlendirilir ve bazofil değeri bu testlerin yerini tutmaz. Tiroid işlevi normale döndüğünde bazofil değerindeki hafif değişikliğin de ortadan kalkması beklenebilir.

Bazofil Düşüklüğü (Bazopeni) Ne Anlama Gelir?

Kandaki bazofil sayısının referans aralığın altında bulunmasına bazopeni denir. Bazofiller normalde çok az bulunduğu için düşük değerin ölçümle güvenilir biçimde ayırt edilmesi zordur ve bu bulgu yükseklik kadar sık yorum gerektirmez. Akut enfeksiyonlar ve yoğun fiziksel ya da ruhsal stres sırasında vücudun salgıladığı stres hormonları bazofil sayısını geçici olarak düşürebilir. Steroid yapılı ilaçların kullanımı da benzer bir etkiyle bazofil değerini azaltabilir. Tiroid bezinin fazla çalışması düşüklüğe yol açabilen durumlar arasındadır. Gebelikte ve yumurtlama (ovulasyon) döneminde hormon değişikliklerine bağlı hafif bir düşüş görülebilir. Ani bir alerjik reaksiyonun ardından bazofiller dokuya geçtiğinde kandaki sayı bir süre düşük kalabilir ve kurdeşende de benzer biçimde düşük değer bulunabilir. Bu nedenlerin çoğu geçicidir ve tek başına düşük bazofil değeri genellikle bir hastalığa işaret etmez.

Bazofil ile Mast Hücresi Arasındaki Fark Nedir?

Mast hücresi, bazofille pek çok ortak özelliği bulunan akraba bir bağışıklık hücresidir. Hem bazofil hem mast hücresi granüllerinde histamin ve heparin taşır, yüzeyinde IgE reseptörü bulundurur ve alerjik tepkide benzer maddeleri salar. Aradaki temel fark bulundukları yerdir. Bazofil kanda dolaşan bir hücredir ve ihtiyaç olduğunda dokuya geçer, mast hücresi ise deri, solunum yolları ve sindirim kanalı gibi dokularda yerleşik olarak bulunur. Mast hücreleri kanda dolaşmadığı için hemogram sonucunda yer almaz ve sayıları kan sayımıyla ölçülmez. Bu hücrelerin olgunlaşma yolu da farklıdır, çünkü mast hücreleri kemik iliğinden öncül hücre olarak çıkar ve olgunlaşmasını dokuda tamamlar. Mast hücrelerinin dokularda aşırı biriktiği hastalıklara mastositoz adı verilir. Mastositoz, bazofil yüksekliğinden ayrı bir durumdur ve farklı yöntemlerle değerlendirilir. Kan sayımında normal bazofil değeri görülmesi mast hücresi hastalığı olmadığını göstermez, yüksek bazofil değeri de mastositoz anlamına gelmez.

Bazofil Aktivasyon Testi Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?

Bazofil aktivasyon testi, hemogramdaki bazofil sayımından farklı olarak alerji araştırmasında kullanılan özel bir laboratuvar testidir. Bu testte kişiden alınan kandaki bazofiller laboratuvar ortamında şüphelenilen maddeyle karşılaştırılır. Bazofil bu maddeye duyarlıysa uyarılır ve yüzeyinde bazı işaret molekülleri belirir. Bu değişiklik akım sitometrisi (hücreleri lazer ışığıyla tek tek inceleyen yöntem) ile ölçülür. Test, alerjik tepkinin kişinin vücudunda değil tüp içinde gözlenmesini sağlar ve bu nedenle daha önce ağır alerjik reaksiyon geçirmiş kişiler gibi deri testinin riskli olduğu durumlarda gündeme gelebilir. İlaç alerjileri, arı zehri alerjisi ve bazı besin alerjilerinde deri testi ve IgE testlerinin yetersiz kaldığı durumlarda da ek bilgi sağlayabilir. Test her merkezde yapılmaz ve sonucu kişinin öyküsü, deri testleri ve IgE sonuçlarıyla birlikte yorumlanır. Olumsuz bir sonuç alerjiyi tamamen dışarıda bırakmaz, olumlu bir sonuç da tek başına alerji tanısı koydurmaz.

Bazofil Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur ve Süreç Nasıl İlerler?

Bazofil değerindeki hafif ve geçici değişiklikler çoğu zaman testi isteyen hekim tarafından diğer sonuçlarla birlikte değerlendirilir ve iç hastalıkları (dahiliye) bölümü sürecin başlangıç noktası olabilir. Kurdeşen, kaşıntı, alerjik nezle, astım ya da ilaç ve besin alerjisi gibi şikâyetler ön plandaysa alerji ve immünoloji bölümü uygun olabilir. Kalıcı ve belirgin bazofil yüksekliği, diğer kan hücrelerinde değişiklik ya da dalak büyümesi varsa değerlendirmeyi hematoloji bölümü üstlenir. Tiroid bezinin az ya da fazla çalıştığını düşündüren şikâyetler eşlik ediyorsa endokrinoloji bölümüne başvurulabilir. Çocuklarda sonuç yaşa özgü referans aralıklarıyla yorumlanacağı için çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümü uygun başvuru yeridir. Süreç genellikle sonucun şikâyetler ve muayene bulgularıyla karşılaştırılmasıyla başlar, ardından gerekirse tekrar hemogram ve periferik yayma istenir. Değişiklik sürüyorsa altta yatan nedene yönelik alerji testleri, tiroid hormon testleri, dışkıda parazit incelemesi ya da ileri hematolojik incelemeler planlanabilir. Bu aşamalı yaklaşım, tek bir sonuçtan hareketle gereksiz incelemelerin yapılmasının önüne geçilmesine yardımcı olur.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Bazofil Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

Bazofil testi hemogramın bir parçası olduğu için aç kalmayı gerektirmez. Günün herhangi bir saatinde ve yemekten sonra da kan verilebilir. Aynı örnekten açlık gerektiren başka testler de çalışılacaksa bu testler için açlık istenebilir. Yoğun egzersiz, belirgin stres ya da geçirilmekte olan akut bir enfeksiyon beyaz küre dağılımını etkileyebileceğinden bu durumların test sırasında belirtilmesi yorumu kolaylaştırır. Düzenli kullanılan ilaçların, özellikle steroid yapılı ilaçların bildirilmesi de sonucun doğru değerlendirilmesine katkı sağlar.
2

Bazofil Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Bazofil değeri hemogram içinde otomatik cihazla ölçüldüğü için sonuç çoğu zaman kısa sürede çıkar. Acil başvurularda hemogram öncelikli çalışıldığından sonuç daha hızlı elde edilebilir. Cihaz sonucunda şüphe uyandıran bir bulgu olduğunda periferik yayma hazırlanıp mikroskopta incelendiği için süre biraz uzayabilir. Laboratuvarın iş yükü ve örneğin laboratuvara ulaşma zamanı da sonucun çıkış süresini etkiler. Örneğin bekletilmeden çalışılması hem hızı hem de sonucun güvenilirliğini destekler.
3

Bazofil Testi Hangi Aralıklarla Tekrarlanır?

Bazofil testinin sabit bir tekrar aralığı yoktur ve tekrar zamanı sonucun ve şikâyetlerin durumuna göre belirlenir. Genel sağlık kontrolünde normal bulunan bir değer için ayrıca tekrar gerekmez ve değer bir sonraki rutin kan sayımında yeniden görülür. Hafif ve açıklanabilir bir yükseklik ya da düşüklükte, geçici nedenin ortadan kalktığı düşünülen bir dönemde tekrar hemogram istenebilir. Kalıcı olduğu düşünülen değişikliklerde değerin seyrini izlemek için tekrarlar daha sık planlanabilir. Kemik iliği kaynaklı bir hastalık nedeniyle izlenen kişilerde tekrar aralığını takip eden hekim belirler.
4

Bazofil Sonucunun Sıfır Çıkması Endişe Verici midir?

Bazofiller kanda normalde çok az bulunduğu için değerin ölçülemeyecek kadar düşük raporlanması sık karşılaşılan bir durumdur. Otomatik cihaz sınırlı sayıda hücre saydığından örnekteki az sayıdaki bazofil sayıma yansımayabilir. Diğer beyaz küre türleri ve kan değerleri normal olduğunda bu sonuç tek başına genellikle endişe verici kabul edilmez. Yoğun stres, akut enfeksiyon ya da steroid yapılı ilaç kullanımı gibi geçici nedenler de değerin bu kadar düşmesine katkı verebilir. Diğer beyaz küre türlerinde de belirgin düşüklük varsa tablo bütün olarak değerlendirilir.
5

Çocuklarda Bazofil Sonucu Erişkinlerden Farklı mı Değerlendirilir?

Çocuklarda kan hücrelerinin dağılımı yaşla birlikte değiştiği için bazofil sonucu yaşa göre belirlenmiş referans aralıklarıyla karşılaştırılır. Yenidoğan döneminden ergenliğe kadar beyaz küre alt türlerinin oranları farklılık gösterir. Bu nedenle erişkin aralığıyla yapılan karşılaştırma yanıltıcı olabilir. Çocuklarda bazofil artışı çoğu zaman alerjik hastalıklar, egzama ya da parazit enfeksiyonlarıyla ilişkilidir. Sonuç, çocuğun büyüme durumu, şikâyetleri ve diğer kan değerleriyle birlikte yorumlanır.
6

Gebelikte Bazofil Değerinde Değişiklik Beklenir mi?

Gebelikte hormon düzeylerindeki değişiklikler beyaz küre dağılımını etkiler ve bazofil değerinde hafif bir düşüş görülebilir. Gebelikte toplam beyaz küre sayısı da artabildiğinden bazofil yüzdesi olduğundan daha düşük görünebilir. Bu nedenle gebelikte mutlak bazofil sayısına bakmak daha anlamlıdır. Hafif düşüş gebeliğin olağan bir sonucu olarak kabul edilir ve genellikle ek inceleme gerektirmez. Belirgin yükseklik ya da diğer kan değerlerinde eşlik eden değişiklikler ise ayrıca değerlendirilir.
7

Bazofil ve Eozinofil Birlikte Yükselirse Ne Düşünülür?

Bazofil ve eozinofil, alerjik tepkilerde ve parazitlere karşı savunmada birlikte görev alan beyaz küre türleridir. Bu nedenle bu hücrelerin birlikte yükselmesi öncelikle alerjik hastalıkları ve parazit enfeksiyonlarını düşündürebilir. Kalıcı ve belirgin birlikte yükseklikte, özellikle diğer kan hücrelerinde de değişiklik varsa miyeloproliferatif hastalıklar da araştırılabilir. Eozinofil değerinin ayrıntılı yorumu kendi testinin konusudur ve bazofil açısından önemli olan bu birlikteliğin değerlendirmeye yön verebilmesidir. Değerlendirme kişinin şikâyetleri, seyahat öyküsü ve gerekirse dışkı incelemesi gibi ek testlerle birlikte yapılır.
8

Kan Örneğinin Bekletilmesi Bazofil Sonucunu Etkiler mi?

Kan örneğinin laboratuvarda çalışılmadan uzun süre bekletilmesi hücrelerin görünümünü bozabilir. Otomatik cihazlar hücreleri boyut ve iç yapılarına göre ayırdığı için bozulan hücreler yanlış gruba atanabilir ve bazofil sayımı etkilenebilir. Bazofiller zaten az sayıda bulunduğundan küçük bir sayım hatası bile sonuca orantısız yansıyabilir. Bu tür şüpheli durumlarda periferik yayma ile mikroskopta inceleme yapılarak sonuç doğrulanır. Örneğin uygun koşullarda saklanıp bekletilmeden çalışılması güvenilir sonuç için önemlidir.
9

Kurdeşen (Ürtiker) ve Kaşıntı Şikâyetlerinde Bazofil Değerine Neden Bakılır?

Kurdeşen (ürtiker), deride kabarık ve kaşıntılı lekelerle seyreden ve histamin gibi maddelerin salınmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bazofiller bu maddeleri taşıyan hücreler arasında yer aldığı için kurdeşen ve kaşıntı şikâyetlerinde bu değere göz atılır. Süregen kurdeşeni olan bazı kişilerde bazofiller deri dokusuna geçtiği için kandaki bazofil sayısı düşük bulunabilir. Bazı alerjik durumlarda ise değer hafif yüksek çıkabilir. Uzun süren kaşıntıda kan sayımı, tiroid bozukluğu ya da kemik iliği kaynaklı hastalıklar gibi altta yatan nedenler için de ipucu verebilir. Bazofil değeri kurdeşen tanısı koydurmaz, ancak tabloyu tamamlayan bilgilerden biridir.
10

Yoğun Stres ve Akut Enfeksiyon Bazofil Değerini Düşürür mü?

Yoğun fiziksel ya da ruhsal stres sırasında vücutta stres hormonlarının düzeyi artar ve bu hormonlar bazofil sayısını geçici olarak düşürebilir. Akut enfeksiyonlarda da vücudun yanıtı beyaz küre dağılımını değiştirir ve bazofil değeri azalabilir. Bu düşüş genellikle geçicidir ve stres ya da enfeksiyon geçtikten sonra değer eski düzeyine döner. Ağır bir hastalık, büyük bir ameliyat ya da yoğun bir travma sonrasında alınan kanda da benzer düşüklük görülebilir. Bu nedenle böyle bir dönemde saptanan düşük bazofil değeri, durum düzeldikten sonra yapılan tekrar ölçümle birlikte değerlendirilir.
11

Bazı İlaç Grupları Bazofil Değerini Etkileyebilir mi?

Bazı ilaç grupları bazofil değerini etkileyebilir. Steroid yapılı ilaçlar bazofil sayısını düşürdüğü bilinen ilaç grupları arasında yer alır. Bağışıklık sistemini etkileyen bazı ilaçlar da beyaz küre dağılımını değiştirerek bazofil değerine yansıyabilir. Buna karşın bir ilaca karşı gelişen alerjik duyarlılık bazofil değerinin yükselmesine yol açabilir. Kullanılan ilaçların test öncesinde belirtilmesi sonucun doğru yorumlanmasına yardımcı olur, ilacın bırakılması ya da değiştirilmesi ise yalnızca ilacı düzenleyen hekimin kararıyla yapılır.
12

Bazofil Sonucu Tek Başına Tanı Koydurur mu?

Bazofil sonucu tek başına tanı koydurmaz. Benzer bir değer alerjik bir durumda, bir enfeksiyonda, tiroid bozukluğunda ya da kemik iliği kaynaklı bir hastalıkta görülebilir. Bu nedenle sonuç diğer kan değerleri, kişinin şikâyetleri, muayene bulguları ve gerekirse ek testlerle birlikte yorumlanır. Hafif sapmalar çoğu zaman ölçüm dalgalanması ya da geçici bir nedenle açıklanır. Bazofil değeri, hangi yönde araştırma yapılacağına dair ipucu veren bir bulgu olarak değerlendirilir.
13

Bazofil Yüksekliği Kronik Bir Kan Hastalığının Belirtisi midir?

Bazofil yüksekliği çoğu zaman alerji, iltihap ya da enfeksiyon gibi yaygın ve kan hastalığı dışındaki nedenlerle ortaya çıkar. Hafif ve geçici bir yükseklik kronik bir kan hastalığının belirtisi olarak kabul edilmez. Kalıcı, belirgin ve açıklanamayan bir yükseklik ise kronik miyeloid lösemi gibi miyeloproliferatif hastalıklar yönünden araştırma yapılmasını gerektirebilir. Bu olasılık, diğer kan hücrelerindeki değişiklikler, dalak büyümesi ya da gece terlemesi gibi eşlik eden bulgularla birlikte daha çok önem kazanır. Böyle bir tabloda değerlendirmenin hematoloji uzmanı tarafından yapılması uygun olur.
14

Bazofil Yüzdesi ile Mutlak Bazofil Sayısı Arasındaki Fark Nedir?

Bazofil yüzdesi, bazofillerin toplam beyaz küreler içindeki payını gösterir. Mutlak bazofil sayısı ise kandaki bazofillerin gerçek miktarını ifade eder ve toplam beyaz küre sayısının bazofil yüzdesiyle çarpılmasıyla hesaplanır. Yüzde değeri toplam beyaz küre sayısına bağlı olduğu için diğer beyaz küre türlerindeki artış ya da azalış bazofil yüzdesini değiştirebilir. Örneğin nötrofil sayısı arttığında bazofil sayısı değişmese bile bazofil yüzdesi düşük görünebilir. Bu nedenle değerlendirmede mutlak sayı daha anlamlı kabul edilir ve raporda yüzde ile mutlak sayı birlikte yer alır.
15

Bazofil Değerinde Süregelen Bir Yükseklik Saptanırsa Hangi Ek Tetkikler Gündeme Gelir?

Süregelen bir bazofil yüksekliğinde önce tekrar hemogram ile değişikliğin sürüp sürmediği kontrol edilir. Periferik yayma ile bazofiller ve diğer kan hücreleri mikroskopta incelenir ve olgunlaşmamış hücre bulunup bulunmadığına bakılır. Alerji, parazit ya da tiroid bozukluğu gibi yaygın nedenleri araştırmak için şikâyetlere göre ilgili testler istenebilir. Bu nedenler tabloyu açıklamadığında akım sitometrisi, kemik iliği incelemesi ve BCR-ABL gibi genetik testler gündeme gelebilir. Hangi tetkiklerin gerekli olduğu tablonun bütününe ve eşlik eden bulgulara göre aşamalı olarak belirlenir.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.