Spinal arteriyovenöz malformasyon (AVM), omurilik damar yapılarının doğuştan veya edinsel biçimde bozulmasıyla ortaya çıkan, atardamarlar ile toplardamarlar arasında kapiller ağ olmaksızın doğrudan bağlantıların geliştiği nadir fakat ciddi bir nörovasküler hastalıktır. Yüksek basınçlı arteriyel kanın doğrudan venöz sisteme akması, omurilik dokusunda iskemi, ödem, kanama ve ilerleyici nörolojik bozulma riski yaratır. Bu yazıda spinal AVM uygulamasının belirtileri, sınıflaması, tanısı, tedavi seçenekleri ve hastaya yaklaşım algoritması profesyonel klinik perspektiften ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Spinal AVM Nedir?
Spinal AVM, medulla spinalisi besleyen radikülomedüller arterler ile drene eden perimedüller venler arasında patolojik şant oluşturan vasküler malformasyonlardır. Normal kapiller yatak bulunmadığından, yüksek hızlı arteryel akım venöz sisteme aktarılır ve venöz hipertansiyon, venöz konjesyon, kronik miyelopati veya akut subaraknoid kanamaya yol açar. Spetzler sınıflamasına göre dört ana tip ayırt edilir: ekstradural AVM, intradural dorsal AVM (Tip I dural arteriyovenöz fistül), intradural ventral AVM (perimedüller fistül) ve ekstradural-intradural AVM (juvenil/metameric tip, Tip III).
İntramedüller AVM (Tip II glomus AVM) omurilik parankimi içinde kompakt nidus oluşturur. Konus medullaris AVM ise hem yüzeyel hem derin yapıları etkileyebilen kompleks bir alt gruptur. Patogenezde anjiogenez sürecindeki embriyolojik bozukluklar, HHT (Osler-Weber-Rendu) gibi genetik sendromlar veya nadiren travma sonrası edinsel formlar rol oynar. Hemorajik risk yıllık yüzde iki ile dört arasında değişir; kanama sonrası bir yıl içinde tekrar kanama riski yüzde otuza ulaşabilir.
Spinal AVM Nedenleri ve Risk Faktörleri
Spinal AVM olgularının büyük bölümü konjenital kökenlidir ve embriyolojik gelişim sırasında primitif vasküler pleksusun olgunlaşmasındaki kusurlardan kaynaklanır. Hastaların yaklaşık üçte birinde 30 yaş altında semptom verirken, dural arteriyovenöz fistüller daha çok altıncı dekatta ortaya çıkar ve erkeklerde dört kat daha sıktır. Genetik yatkınlık özellikle herediter hemorajik telenjiektazi (HHT) ve Cobb sendromu (kütanomedüller AVM) ile ilişkilendirilir.
- Konjenital vasküler displazi ve embriyojenik kusurlar
- Travma sonrası edinsel arteriyovenöz fistüller
- Spinal cerrahi veya invaziv anjiyografi sonrası iyatrojenik fistüller
- Vertebral kırıklara eşlik eden vasküler yaralanmalar
- HHT, Klippel-Trenaunay-Weber ve Parkes Weber sendromları
- Kronik venöz hipertansiyon ve dural sinüs trombozu zemini
- İleri yaş ve erkek cinsiyet (dural fistüller için)
Risk profili tanımlanırken aile öyküsü, eşlik eden kütanöz vasküler lezyonlar, gebelik ve hormonal değişimler titizlikle sorgulanmalıdır. Gebelikte artan venöz basınç, daha önce sessiz kalmış lezyonların semptomatik hale gelmesine yol açabilir.
Spinal AVM Belirtileri
Belirtiler lezyonun tipine, lokalizasyonuna ve ortaya çıkış paternine göre değişir. Akut prezentasyon sıklıkla kanamaya, kronik prezentasyon ise venöz hipertansif miyelopatiye bağlıdır. Foix-Alajouanine sendromu, dural fistüllerin yol açtığı ilerleyici nekrotizan miyelopati tablosudur.
Akut Belirtiler
- Ani başlangıçlı şiddetli sırt veya boyun ağrısı (Coup de poignard rachidien)
- Saatler içinde gelişen parapleji veya tetrapleji
- Mesane ve barsak kontrolünde ani kayıp
- Subaraknoid kanama belirtileri: ense sertliği, baş ağrısı, ışığa duyarlılık
- Kardiyovasküler instabilite ve solunum sıkıntısı (yüksek servikal lezyon)
- Spinal şok ve geçici arefleksi
Kronik Belirtiler
- Yürüme bozukluğu, ataksi, alt ekstremite güçsüzlüğü
- Egzersizle artan kladikasyon benzeri bacak ağrısı
- Distal duyu kusurları, parestezi ve disestezi
- İlerleyici sfinkter disfonksiyonu, üriner aciliyet
- Erektil disfonksiyon ve cinsel işlev bozuklukları
- Üst motor nöron bulguları: hiperrefleksi, klonus, Babinski pozitifliği
- Kifoskolyoz veya omurga deformitesi (uzun süreli olgularda)
Tip I dural fistüllerde semptomlar genellikle yavaş ilerler, yıllar boyunca yanlışlıkla diskopati, lomber stenoz veya periferik nöropati olarak değerlendirilebilir. Tip II glomus AVM ise gençlerde ani hemorajik miyelopati ile başlayabilir.
Tanı Yöntemleri
Tanı sürecinde altın standart spinal dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA) olup, tüm radikülomedüller arterlerin selektif olarak görüntülenmesini gerektirir. Görüntüleme protokolünde manyetik rezonans (MR) ön plana çıkar; T2 ağırlıklı sekanslarda perimedüller akış boşlukları (flow void), kord ödemi ve hiperintens sinyal değişiklikleri tipik bulgulardır.
- Spinal DSA: nidus, besleyici arter, drenaj veninin haritalanması
- MR anjiyografi (3D TOF, kontrastlı dinamik MRA)
- BT anjiyografi: vertebral tutulum ve cerrahi planlama için
- Spinal MR (T1, T2, STIR, kontrastlı sekanslar): miyelopati derecesi
- İntraoperatif indosiyanin yeşil (ICG) videoanjiyografi
- Somatosensoriyel (SEP) ve motor uyandırılmış potansiyeller (MEP)
- BOS analizi: ksantokromi ve kanama bulguları
Sınıflandırma Skalaları
Spetzler sınıflaması, Borden-Shucart dural fistül sınıflaması ve Anson-Spetzler skoru kullanılır. Aminoff-Logue skalası nörolojik bozukluğun derecesini değerlendirir; bu skala yürüme, ağrı ve mesane fonksiyonu alt başlıklarında objektif puanlama sağlar. ICD-10 kodlaması Q28.2 (santral sinir sistemi arteriyovenöz malformasyonu) ve I60.8 (spinal subaraknoid kanama) şeklindedir.
Ayırıcı Tanı
Spinal AVM klinik ve radyolojik olarak çok sayıda spinal patolojiyi taklit edebilir. Doğru tedavi planı için ayırıcı tanıların titizlikle dışlanması gerekir.
- Transvers miyelit: ICD-10 G37.3 viral, otoimmün veya idiyopatik kökenli, sıklıkla bilateral motor-duyusal kayıp ve sfinkter tutulumu ile seyreder; manyetik rezonansta uzun segment hiperintensite görülür ancak akış boşlukları yoktur.
- Spinal kord tümörleri: Ependimom, astrositom, hemanjiyoblastom; kontrast tutulumu, kistik komponent ve solid kitle bulgusu ön plandadır.
- Spinal kord enfarktüsü: ICD-10 G95.11 anterior spinal arter sendromu, ani kuvvet ve ağrı-ısı duyusu kaybı, derin duyu korunur.
- Demiyelinizan hastalıklar: Multipl skleroz, NMOSD (nöromiyelitis optika spektrum bozukluğu) aquaporin-4 ve MOG antikorları aranmalıdır.
- Lomber spinal stenoz: Yürüme mesafesi kısalması ve nörojenik kladikasyon ile karışabilir, görüntülemede dural ektazi ve venöz konjesyon ayrımı önemlidir.
- Diskojenik miyelopati: Servikal spondilotik miyelopati, kompresif lezyon olarak ayrılır.
- Kavernom ve hemanjiyoblastom: Düşük akımlı vasküler lezyonlardır, anjiyografide nidus görülmez.
Tedavi Yaklaşımları
Spinal AVM tedavisi çok disiplinli ekiple planlanır; nöroşirürji, girişimsel nöroradyoloji, anestezi ve nörofizyoloji birimleri eşgüdüm içinde çalışır. Tedavi kararı lezyonun tipi, lokalizasyonu, hemorajik öyküsü ve hastanın nörolojik durumuna göre bireyselleştirilir.
Endovasküler Embolizasyon
- n-BCA (n-butil siyanoakrilat) ve Onyx (etilen vinil alkol kopolimeri) embolik ajanları
- Mikrokateter ile süperselektif kateterizasyon, nidus içine ilerleme
- Tip I dural fistüllerde tedavi edici, Tip II ve III lezyonlarda cerrahi öncesi nidus küçültme amacıyla kullanılır
- Genel anestezi altında, intraoperatif nörofizyolojik izlem ile uygulanır
Mikrocerrahi
- Laminektomi, hemilaminektomi veya laminoplasti yaklaşımı
- Dural açma sonrası nidus eksizyonu veya drenaj veninin koterizasyonu
- İntraoperatif ICG videoanjiyografi ile rezeksiyon doğrulaması
- Mikrodoppler ve uyandırılmış potansiyel izlemi
Stereotaktik Radyocerrahi
- Cerrahi ve embolizasyona uygun olmayan derin yerleşimli küçük niduslar için
- Gama Knife veya Cyber Knife platformları ile 18-25 Gy marjinal doz
- Obliterasyon iki ile dört yıl içinde sağlanır
Tıbbi Destek
- Akut kanamada nimodipin 60 mg dört saatte bir oral, vazospazm profilaksisi için
- Ağrı kontrolünde gabapentin 300-1200 mg/gün, pregabalin 75-300 mg/gün
- Kortikosteroid: deksametazon 16 mg/gün yükleme, ödem azaltma
- Antiagregan tedavi cerrahi karara göre düzenlenir
- Tromboprofilaksi: enoksaparin 40 mg/gün subkutan
Komplikasyonlar
Tedavisiz veya geç tedavi edilen spinal AVM olgularında nörolojik bozulma kaçınılmazdır. Bunun yanında tedavi sürecine bağlı komplikasyonlar da ciddi olabilir.
- Kalıcı parapleji veya tetrapleji
- Tekrarlayan subaraknoid kanama ve hidrosefali
- Foix-Alajouanine sendromuna ilerleyiş ve nekrotizan miyelopati
- Embolizasyon sonrası nontarget embolizasyon ve omurilik enfarktüsü
- Cerrahi sonrası BOS kaçağı, yara enfeksiyonu, psödomeningosel
- Postoperatif venöz tromboz ve pulmoner emboli
- Mesane disfonksiyonuna bağlı tekrarlayan üriner enfeksiyonlar
- Bası yarası, kontraktür ve nöropatik ağrı sendromları
- Otonomik disrefleksi (T6 üzeri lezyonlarda)
- Kronik depresyon ve uyum bozuklukları
Korunma ve Yaşam Tarzı Önerileri
Konjenital lezyonlarda primer korunma mümkün olmasa da semptom kötüleşmesini engellemek ve tedavi sonrası nüksleri azaltmak için bireyselleştirilmiş öneriler verilir.
- Düzenli kan basıncı kontrolü, hedef 130/80 mmHg altı
- Sigara, alkol ve uyarıcı madde kullanımının kesilmesi
- Ağır yük kaldırma ve Valsalva manevrası gerektiren aktivitelerden kaçınma
- Antikoagülan veya antiagregan ilaç kullanımının hekim denetiminde olması
- Yıllık nörolojik muayene ve kontrol manyetik rezonans incelemesi
- Dengeli beslenme, omega-3 ve antioksidan zengin diyet
- Düzenli düşük yoğunluklu egzersiz: yürüyüş, yüzme, pilates
- Gebelik planlayan kadınlarda multidisipliner danışmanlık
- Aile bireyleri için HHT taraması ve genetik danışma
Doktora Ne Zaman Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlardan herhangi biri varlığında acil olarak nöroşirürji veya nöroloji uzmanına başvurulması gerekir. Erken tanı kalıcı sakatlığı önlemenin temel koşuludur.
- Ani gelişen sırt, boyun veya bel ağrısı ile birlikte güçsüzlük
- Yürüme zorluğu, dengesizlik, sık düşmeler
- İdrar veya gaita kontrolünde değişiklik
- Bacaklarda uyuşma, karıncalanma veya ısı duyusu kaybı
- Egzersizle ortaya çıkan ve dinlenmeyle geçen bacak ağrısı
- Cinsel işlev bozukluğu
- Açıklanamayan kifoskolyoz veya omurga deformitesi
- Ailede HHT veya vasküler malformasyon öyküsü
- Daha önce tanı almış AVM hastalarında yeni semptom gelişimi
Hasta ve Yakınlarına Genel Bilgilendirme
Spinal AVM, doğru ekip ve modern endovasküler-mikrocerrahi imkanlarıyla başarıyla tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi planlaması her hastaya özgü yapılmalı, hibrit ameliyathane olanakları, intraoperatif görüntüleme ve nörofizyolojik izlem alt yapısı bulunan merkezlerde değerlendirme yapılmalıdır. Tedavi sonrası fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci, fonksiyonel iyileşmenin temel taşıdır. Hasta okulu, psikolojik destek ve yaşam tarzı düzenlemeleri uzun vadeli prognozu olumlu etkiler.
Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz spinal arteriyovenöz malformasyonların tanı ve tedavisinde kapsamlı yaklaşım sunmaktadır. Yüksek çözünürlüklü manyetik rezonans, dijital subtraksiyon anjiyografi ve hibrit ameliyathane altyapımızla hastalarımıza endovasküler embolizasyon, mikrocerrahi rezeksiyon ve stereotaktik radyocerrahi seçeneklerini multidisipliner ekip kararıyla planlıyoruz. Girişimsel nöroradyoloji, nöroanestezi ve nörofizyoloji ekiplerinin uyumlu çalışması, intraoperatif uyandırılmış potansiyel izlemi ve indosiyanin yeşil videoanjiyografi olanaklarımız ile her aşamada hasta güvenliğini ön planda tutuyoruz. Tedavi sonrası fizik tedavi, rehabilitasyon ve psikososyal destek programlarımızla hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak için bütüncül hizmet sağlıyoruz.





