Dermatoloji

Psöriazis ve Fototerapi: Tüm Detaylar

Psöriazis tedavisinde fototerapinin uygulama yöntemlerini, seans planlamasını ve diğer tedavilerle kombinasyonunu ayrıntılı olarak açıklıyoruz. Uzman kadromuzla görüşün.

Psöriazis (sedef hastalığı), kronik, tekrarlayıcı ve immün aracılı bir inflamatuar deri hastalığıdır. Dünya nüfusunun yaklaşık %2-3'ünü etkileyen bu hastalık, deride kalın, gümüş-beyaz renkli kepeklerle kaplı, keskin sınırlı, eritematöz plaklar ile karakterizedir. Psöriazis yalnızca bir deri hastalığı olmayıp, eklem tutulumu (psöriatik artrit), kardiyovasküler hastalıklar, metabolik sendrom ve psikolojik komorbiditeleriyle birlikte sistemik bir hastalık olarak değerlendirilmektedir.

Psöriaziste temel patolojik mekanizma, T lenfositlerinin aşırı aktivasyonu sonucunda sitokin kaskadının tetiklenmesi ve keratinosit proliferasyonunun hızlanmasıdır. Normal deride epidermal hücre döngüsü yaklaşık 28 gün sürerken, psöriatik deride bu süre 3-4 güne kadar kısalır. Bu hızlanmış hücre döngüsü, kalınlaşmış ve kepekli plakların oluşumuna neden olur. Genetik yatkınlık, çevresel tetikleyiciler ve immünolojik mekanizmalar hastalığın patogenezinde karmaşık bir etkileşim içindedir.

Fototerapi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Fototerapi, belirli dalga boylarındaki ultraviyole (UV) ışığın kontrollü koşullarda deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmasıdır. Psöriazis tedavisinde binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan ışık tedavisi, modern tıpta standardize edilmiş cihazlar ve protokollerle uygulanmaktadır. Fototerapi, orta-şiddetli psöriazis tedavisinde sistemik ilaçlara alternatif veya tamamlayıcı olarak önemli bir yer tutmaktadır.

Fototeerapinin Etki Mekanizması

Ultraviyole ışık, deride çok yönlü etki mekanizmaları aracılığıyla terapötik yanıt oluşturur. UV radyasyonu, epidermisteki keratinositlerin DNA'sına absorbe edilerek hücre proliferasyonunu baskılar. Aynı zamanda deriye infiltre olmuş T lenfositlerinde apoptozu (programlı hücre ölümü) indükler. İnflamatuar sitokinlerin üretimini azaltır ve anti-inflamatuar sitokinlerin salınımını uyarır. Langerhans hücrelerinin antijen sunma kapasitesini modifiye ederek lokal immün yanıtı düzenler.

Fototerapi Türleri

  • Dar bant UVB (NB-UVB, 311-313 nm): Günümüzde psöriazis fototeretapisinde altın standart olarak kabul edilmektedir.
  • Geniş bant UVB (BB-UVB, 290-320 nm): NB-UVB'den önce kullanılmış olup günümüzde daha az tercih edilmektedir.
  • PUVA (Psoralen + UVA): Psoralen ilacı ile kombine UVA (320-400 nm) tedavisidir.
  • Eksimerlazer (308 nm): Lokalize lezyonların tedavisinde kullanılır.
  • Ev tipi fototerapi üniteleri: Seçilmiş hastalarda evde uygulama imkanı sunar.

Dar Bant UVB Fototeretapisi

Dar bant UVB (NB-UVB), 311-313 nm dalga boyunda ultraviyole B ışığı kullanarak psöriatik lezyonları tedavi eden yöntemdir. Geniş bant UVB'ye kıyasla daha yüksek etkinlik ve daha düşük eritem riski sunar. NB-UVB, psöriazis fototeretapisinde en yaygın kullanılan ve en çok araştırılmış modalitedir.

Uygulama Protokolü

NB-UVB tedavisi genellikle haftada 2-3 seans olarak uygulanır. Başlangıç dozu, hastanın deri tipine (Fitzpatrick sınıflaması) veya minimal eritem dozuna (MED) göre belirlenir. Her seansta doz kademeli olarak artırılır ve hedeflenen terapötik doza ulaşılır. Tedavi süresi genellikle 20-30 seans arasında değişir, ancak bireysel yanıta göre uzatılabilir. Bir seans birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir.

Etkinlik

NB-UVB tedavisi ile hastaların %60-80'inde PASI 75 (Psöriazis Alan ve Şiddet İndeksinde %75 iyileşme) yanıtı elde edilmektedir. Tam temizlenme oranları %30-40 arasında bildirilmektedir. Tedaviye yanıt genellikle 15-20 seans sonrasında belirginleşmeye başlar. NB-UVB, plak tip psöriazis, guttat psöriazis ve eritrodermik psöriaziste etkilidir.

PUVA Tedavisi

PUVA tedavisi, fotosensitize edici bir ilaç olan psoralen ile UVA ışığının kombinasyonunu içerir. Psoralen, derideki DNA'ya interkalasyon yaparak UVA ışığının etkisiyle çapraz bağlar oluşturur ve hücre proliferasyonunu inhibe eder.

Oral PUVA

Hastaya UVA maruziyetinden 1-2 saat önce oral psoralen (genellikle 8-metoksipsoralen) verilir. Oral PUVA, NB-UVB'ye dirençli kalın plaklı psöriazis, palmoplantar psöriazis ve yaygın hastalıkta tercih edilebilir. Ancak sistemik psoralen kullanımına bağlı gastrointestinal yan etkiler, hepatotoksisite riski ve uzun vadeli malignite riski nedeniyle ilk seçenek olarak önerilmemektedir.

Topikal PUVA (Banyo PUVA)

Hastanın psoralen içeren bir solüsyonda banyo yapması veya lezyonlara topikal psoralen uygulanmasını takiben UVA maruziyeti şeklinde uygulanır. Sistemik yan etkilerden kaçınma avantajı sunar. Palmoplantar psöriaziste özellikle etkilidir.

PUVA'nın Etkinliği

PUVA tedavisi ile %80-90 oranında belirgin iyileşme sağlanabilmektedir. NB-UVB'ye kıyasla daha yüksek temizlenme oranları bildirilebilmekle birlikte, yan etki profili nedeniyle kullanımı daha kısıtlıdır. Kümülatif UVA dozu, uzun vadeli cilt kanseri riski açısından izlenmelidir.

Fototerapi Endikasyonları ve Hasta Seçimi

Fototerapi, her psöriazis hastasına uygun olmayabilir. Doğru hasta seçimi, tedavinin etkinliğini ve güvenliğini doğrudan etkiler.

Fototerapi İçin Uygun Hasta Profili

  • Orta-şiddetli plak tip psöriazis (vücut yüzey alanının %10'undan fazla tutulum)
  • Guttat psöriazis (özellikle NB-UVB'ye iyi yanıt verir)
  • Topikal tedavilere yetersiz yanıt alınan olgular
  • Sistemik ilaçlardan kaçınılması gereken hastalar (gebelik planı, karaciğer hastalığı, immünsüpresyon endişesi)
  • Yaygın ancak ince plaklı hastalık
  • Hastanın düzenli seans takvimine uyum sağlayabilmesi

Fototerapi İçin Kontrendikasyonlar

  • Fotosensitif hastalıklar (lupus eritematozus, dermatomiyozit, kseroderma pigmentozum)
  • Melanom veya çok sayıda atipik nevüs öyküsü
  • Deri kanseri öyküsü veya yüksek riski
  • Fotosensitize edici ilaç kullanımı (kontrol altında uygulanabilir)
  • Ağır immünsüpresyon
  • Fototerapi merkezine düzenli ulaşım güçlüğü

Fototerapi Seansı: Uygulama Detayları

Fototerapi seansı, güvenlik önlemlerinin titizlikle uygulandığı kontrollü bir tedavi sürecidir.

Seans Öncesi Hazırlık

Hasta, seans öncesinde tedavi bölgesindeki kremleri ve losyonları temizlemelidir. Genital bölge ve yüz (gerekmedikçe) korunmalıdır. Erkek hastalarda genital bölge örtülmeli, göz koruması için UV koruyucu gözlük takılmalıdır. Fotosensitize edici ilaç kullanımı ve son güneş maruziyeti sorgulanmalıdır.

Uygulama

Hasta, fototerapi kabinine girerek belirlenen süre boyunca UV ışığına maruz kalır. Tüm vücut kabinleri, ayakta veya yatarak tedavi uygulama imkanı sunar. Tedavi süresi, doz protokolüne göre birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar değişir. Hasta, kabin içinde sabit durmalı ve tüm lezyonlu bölgelerin eşit ışık almasını sağlayacak şekilde pozisyon almalıdır.

Seans Sonrası Bakım

Tedavi sonrasında deri nemlendirici ile bakım yapılmalıdır. Aşırı güneş maruziyetinden kaçınılmalıdır. PUVA tedavisinde, psoralen alımından sonraki 12-24 saat boyunca UV koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Herhangi bir yan etki geliştiğinde tedavi ekibine bilgi verilmelidir.

Fototeretapinin Yan Etkileri

Fototerapi genel olarak güvenli bir tedavi yöntemi olmakla birlikte, bazı yan etkiler görülebilmektedir.

Akut Yan Etkiler

  • Eritem (kızarıklık): En sık görülen yan etkidir. Genellikle hafif düzeydedir ve birkaç gün içinde geriler. Ciddi eritem, dozun çok hızlı artırıldığını gösterir.
  • Kaşıntı: Tedavinin erken dönemlerinde görülebilir ve nemlendirici kullanımıyla hafifleyebilir.
  • Yanık: Doz ayarının hatalı yapılması veya fotosensitize edici faktörlerin göz ardı edilmesi durumunda ciddi yanıklar oluşabilir.
  • Herpes simpleks reaktivasyonu: UV maruziyeti, yüz bölgesinde herpes simpleks virusunun reaktivasyonunu tetikleyebilir.
  • Bulantı (oral PUVA): Psoralen ilacına bağlı gastrointestinal yan etkiler görülebilir.

Kronik Yan Etkiler

  • Fotoaging: Uzun süreli UV maruziyeti, deride erken yaşlanma bulgularına (kırışıklık, lentigo, elastozis) yol açabilir.
  • Deri kanseri riski: Özellikle PUVA tedavisinde kümülatif dozla birlikte skuamöz hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinom riski artmaktadır. NB-UVB'nin uzun vadeli kanser riski PUVA'ya kıyasla daha düşüktür.
  • Katarakt riski: Özellikle PUVA tedavisinde göz koruması yapılmazsa lens hasarı ve katarakt gelişme riski artabilir.

Fototerapi ile Kombine Tedavi Yaklaşımları

Fototeretapinin diğer tedavi yöntemleriyle kombinasyonu, tedavi etkinliğini artırabilir ve yan etkileri azaltabilir.

Topikal Tedavilerle Kombinasyon

  • Topikal kortikosteroidler: Fototerapi ile birlikte kullanıldığında yanıt hızını ve oranını artırır.
  • Kalsipotriol (D vitamini analoğu): NB-UVB ile kombinasyonu, her iki tedavinin tek başına etkinliğinden üstün sonuçlar verir. Kalsipotriol, UV maruziyetinden önce sürüldüğünde inaktive olabileceğinden, seans sonrası uygulanması önerilir.
  • Katran preparatları: Goeckerman rejimi olarak bilinen katran + UVB kombinasyonu, uzun yıllardır kullanılan etkili bir yöntemdir.
  • Takalsitonol: Fototerapi ile kombinasyonu değerlendirilebilir.

Sistemik Tedavilerle Kombinasyon

  • Asitretin + fototerapi (Re-PUVA veya Re-UVB): Asitretinin antiproliferatif etkisi ile fototerapinin immünomodülatör etkisi sinerjistik sonuç oluşturur. Daha düşük kümülatif UV dozu ile etkin tedavi sağlanabilir.
  • Metotreksat + fototerapi: Kombinasyon, bireysel olarak değerlendirilmeli ve potansiyel toksisiteler göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Biyolojik ajanlar + fototerapi: Sınırlı kanıt olmakla birlikte, bazı dirençli olgularda değerlendirilebilir. Ancak immünsüpresyon ve UV maruziyetinin birlikteliğinde malignite riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Psöriazis Tedavisinde Fototerapi ile Diğer Seçeneklerin Karşılaştırılması

Fototerapi, psöriazis tedavi basamaklarında orta-şiddetli hastalık için önemli bir seçenek olarak konumlanmaktadır.

Topikal Tedaviye Göre Avantajları

Yaygın hastalıkta topikal tedaviler pratik olmayabilir ve hasta uyumunu olumsuz etkileyebilir. Fototerapi, geniş vücut alanlarını tek seansta tedavi edebilme avantajı sunar. Topikal steroidlerin uzun süreli kullanımına bağlı atrofi ve taşiflaksi riski, fototerapide söz konusu değildir.

Sistemik Tedavilere Göre Avantajları

Fototerapi, sistemik ilaçların potansiyel organ toksisitelerinden (hepatotoksisite, nefrotoksisite, miyelosüpresyon) kaçınma imkanı sunar. Gebelik planı olan kadınlarda güvenle uygulanabilir. İlaç etkileşimi riski minimumdur. Ancak seans sıklığı ve tedavi merkezine düzenli ulaşım gerekliliği, bazı hastalar için dezavantaj oluşturabilir.

Biyolojik Ajanlara Göre Karşılaştırma

Biyolojik ajanlar (anti-TNF, anti-IL-17, anti-IL-23), şiddetli psöriaziste yüksek etkinlik göstermektedir. Fototerapi, biyolojik ajanlara kıyasla daha düşük maliyet avantajı sunar ancak etkinlik açısından şiddetli olgularda biyolojiklerin gerisinde kalabilir. Tedavi seçimi, hastalık şiddeti, hasta tercihleri, komorbiditelere ve erişilebilirlik faktörlerine göre bireyselleştirilmelidir.

Fototerapi Sonrası İdame Tedavi ve Nüks Yönetimi

Psöriazis kronik bir hastalık olduğundan, fototerapi ile elde edilen remisyonun sürdürülmesi ve nükslerin yönetimi tedavi planlamasının önemli bir bileşenidir.

İdame Fototerapi

Temizlenme sağlandıktan sonra fototerapi seanslarının sıklığı kademeli olarak azaltılarak idame tedavisine geçilebilir. Haftada bir veya iki haftada bir seans şeklinde sürdürülen düşük dozlu idame tedavisi, remisyon süresini uzatabilir. Ancak kümülatif UV dozunun izlenmesi ve uzun vadeli risklerin değerlendirilmesi gerekir.

Nüks Durumunda Yaklaşım

Nüks geliştiğinde fototerapi yeniden başlatılabilir. Önceki tedavi yanıtı, nüksün şiddeti ve hastanın tercihleri göz önünde bulundurularak tedavi planı yeniden düzenlenir. Sık nüks eden hastalarda alternatif tedavi seçenekleri veya kombine tedavi yaklaşımları değerlendirilmelidir.

Yaşam Tarzı Önerileri

  • Düzenli nemlendirici kullanımı: Deri bariyer fonksiyonunun korunması, nüks sıklığını azaltabilir.
  • Stres yönetimi: Psikososyal stres, psöriazis alevlenmelerinin bilinen bir tetikleyicisidir.
  • Sigara ve alkol kullanımından kaçınma: Her iki madde de psöriazis şiddetini artırabilir ve tedavi yanıtını olumsuz etkileyebilir.
  • Sağlıklı kilo yönetimi: Obezite, psöriazis için bağımsız bir risk faktörüdür ve tedavi yanıtını azaltabilir.
  • Tetikleyici faktörlerden kaçınma: Travma (Koebner fenomeni), enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar (beta-blokerler, lityum) psöriazisi tetikleyebilir.

Psöriazis ve Fototerapide Güncel Gelişmeler

Psöriazis tedavisinde ve fototerapi alanında araştırmalar sürekli gelişmektedir. Hedefli fototerapi teknolojileri, lezyonlu bölgelere sağlıklı deriyi koruyarak yüksek dozda UV ışığı yönlendirebilmektedir. Eksimerlazer (308 nm) ve LED tabanlı fototerapi cihazları, lokalize lezyonların tedavisinde etkin sonuçlar sunmaktadır.

Ev tipi fototerapi üniteleri, hastanın tedavi merkezine gelme zorunluluğunu ortadan kaldırarak tedaviye erişimi artırmaktadır. Teletıp entegrasyonu ile uzaktan izlenen ev fototerapi programları, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan hastalar için önemli bir seçenek oluşturmaktadır. Yapay zeka destekli doz ayarlama algoritmaları, tedavi kişiselleştirmesini ve güvenliğini artırma potansiyeline sahiptir.

Fototerapinin immünolojik etki mekanizmalarının daha iyi anlaşılması, yeni kombinasyon stratejilerinin geliştirilmesine olanak tanımaktadır. UV ışığının deri mikrobiyomu üzerindeki etkileri ve bunun tedavi yanıtıyla ilişkisi, güncel araştırma konuları arasında yer almaktadır.

Koru Hastanesi Dermatoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, psöriazis ve diğer inflamatuar deri hastalıklarının tedavisinde dar bant UVB fototerapi dahil tüm güncel tedavi seçeneklerini sunmakta ve her hasta için bireyselleştirilmiş tedavi planları oluşturmaktadır.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu