Dermatoloji

Vitiligo Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Vitiligo hastalığının nedenlerini, yayılım paternlerini ve fototerapi dâhil güncel tedavi yaklaşımlarını Koru Hastanesi uzmanlarımızla sunuyoruz. Uzman kadromuzla görüşün.

Vitiligo, melanositlerin kaybına bağlı olarak deride belirgin beyaz lekeler ile karakterize, kronik seyirli bir depigmentasyon hastalığıdır. Dünya genelinde prevalansı %0,5-2 arasında değişmekte olup, tüm etnik gruplarda ve her iki cinsiyette eşit sıklıkta görülmektedir. Hastaların yaklaşık %50'sinde hastalık 20 yaşından önce başlamakta, %70-80'inde ise 30 yaşından önce ilk lezyonlar ortaya çıkmaktadır. Vitiligo, fiziksel bir engel oluşturmamakla birlikte, kozmetik görünümdeki değişiklikler nedeniyle bireylerin psikososyal iyilik halini derinden etkileyebilmektedir.

Vitiligo Nedir?

Vitiligo, epidermiste melanin pigmentini üreten melanositlerin yıkımı veya fonksiyon kaybı sonucu ortaya çıkan, akkiz (edinsel) bir depigmentasyon bozukluğudur. Hastalık, klinik olarak süt beyazı renkte, keskin sınırlı, genellikle simetrik dağılım gösteren maküler lezyonlar ile tanınmaktadır.

Patogenezde otoimmün mekanizmalar merkezi bir rol oynamaktadır. CD8+ sitotoksik T lenfositler, melanositlere karşı doğrudan sitotoksik etki göstermekte ve IFN-gamma ile TNF-alfa gibi proinflamatuvar sitokinlerin salınımını artırmaktadır. Ek olarak oksidatif stres hipotezi, melanositlerin reaktif oksijen türlerinin (ROS) birikimi nedeniyle hasara uğradığını öne sürmektedir. Nöral hipotez ise sinir uçlarından salınan nöropeptidlerin melanosit hasarına katkıda bulunduğunu ileri sürmektedir. Bu hipotezlerin hiçbiri tek başına tüm vitiligolu hastaları açıklayamamakta, konverjan teori adı verilen bütünleşik bir model kabul görmektedir.

Vitiligo Nedenleri

Genetik Faktörler

Vitiligo poligenik bir kalıtım paterni göstermektedir. Aile öyküsü pozitif olan bireylerde risk genel popülasyona göre 7-10 kat artmıştır. HLA-A2, HLA-DR4 ve HLA-DR7 gibi spesifik HLA tipleri vitiligo ile ilişkilendirilmiştir. NALP1, PTPN22 ve CTLA4 gibi immün regülasyon genleri de hastalığa yatkınlıkta rol oynamaktadır.

Otoimmün Mekanizmalar

Vitiligolu hastaların %15-25'inde en az bir eşlikçi otoimmün hastalık bulunmaktadır. Otoimmün tiroidit (Hashimoto tiroiditi, Graves hastalığı), tip 1 diyabetes mellitus, pernisiyöz anemi, Addison hastalığı ve alopesi areata en sık eşlik eden otoimmün durumlar arasındadır.

Tetikleyici Faktörler

  • Fiziksel travma: Köbner fenomeni ile hasar gören deride yeni lezyon gelişimi
  • Güneş yanığı: Aşırı UV maruziyeti mevcut lezyonların genişlemesini tetikleyebilir
  • Kimyasal maruziyet: Fenol türevleri ve katekol içeren maddeler profesyonel vitiligoya neden olabilir
  • Emosyonel stres: Ciddi psikolojik stres hastalığın başlangıcını veya alevlenmesini tetikleyebilir
  • Hormonal değişiklikler: Gebelik, menopoz gibi dönemlerde hastalık seyri değişebilir

Vitiligo Belirtileri

Nonsegmental Vitiligo

En sık görülen formdur ve tüm vitiligolu hastaların %85-90'ını oluşturmaktadır. Bilateral ve genellikle simetrik dağılım gösteren depigmente lezyonlar, özellikle yüz, el sırtı, dirsekler, dizler ve genital bölgede yerleşim göstermektedir. Hastalık progresif seyirli olup, zamanla yeni lezyonlar ortaya çıkabilir ve mevcut lezyonlar genişleyebilir.

Segmental Vitiligo

Unilateral dağılım gösteren, genellikle tek bir dermatomu tutan lezyonlar ile karakterizedir. Çocukluk çağında daha sık görülmekte olup, hızlı başlangıç sonrası stabilize olma eğilimindedir.

Diğer Klinik Bulgular

  • Lökotrichia: Vitiligolu alanlarda saç beyazlaması; prognostik açıdan melanosit rezervuarının tükendiğini gösterir
  • Koebner fenomeni: Mekanik travma bölgelerinde yeni lezyonların ortaya çıkması
  • Trikrom vitiligo: Normal deri, hipopigmente ve depigmente alanların bir arada bulunması
  • İnflamatuvar vitiligo: Lezyonların kenarlarında eritemli halo varlığı aktif hastalığı işaret eder

Vitiligo Tanısı

Vitiligo tanısı büyük ölçüde klinik muayeneye dayanmaktadır.

Klinik Muayene ve Wood Lambası

Wood lambası (340-400 nm UVA) muayenesi, özellikle açık tenli bireylerde klinik olarak fark edilmeyen lezyonların saptanmasında oldukça değerlidir. Vitiligolu alanlarda parlak beyaz floresans izlenmektedir.

Dermoskopik İnceleme

Dermoskopi, repigmentasyon paternlerinin değerlendirilmesinde ve erken dönem lezyonların saptanmasında yardımcıdır. Perifoliküler pigmentasyon varlığı tedaviye olumlu yanıt göstergesi olabilir.

Laboratuvar İncelemeleri

  • Tiroid fonksiyon testleri ve anti-TPO, anti-Tg: Otoimmün tiroid hastalığı taraması
  • Açlık kan şekeri / HbA1c: Diyabetes mellitus taraması
  • Tam kan sayımı ve vitamin B12: Pernisiyöz anemi değerlendirmesi
  • ANA: Eşlikçi bağ dokusu hastalığı şüphesinde

Ayırıcı Tanı

  • Pitiriazis versikolor: Malassezia'nın neden olduğu yüzeyel mantar enfeksiyonu; hafif skuam ve Wood lambasında sarımsı-yeşil floresans ile ayrılır
  • Pitiriazis alba: Çocuklarda yüzde hafif hipopigmente, silik sınırlı maküllerle karakterize; atopik dermatitle ilişkilidir
  • Postinflamatuvar hipopigmentasyon: Önceki dermatoz veya travma bölgesinde gelişen hipopigmentasyon
  • Morfea (lokalize skleroderma): Sklerotik, parlak yüzeyli plaklar; periferik lila halka aktif hastalığı gösterir
  • Nevüs depigmentozus: Doğuştan var olan, stabil, segmental hipopigmente makül
  • Lepra (Hansen hastalığı): Hipopigmente, his kaybı gösteren lezyonlar; endemik bölgelerde düşünülmelidir
  • İlaç kaynaklı depigmentasyon: İmatinib, imikimod gibi ilaçlar depigmentasyona neden olabilir

Vitiligo Tedavisi

Topikal Tedaviler

  • Topikal kortikosteroidler: Sınırlı vitiligoda birinci basamak tedavidir; 3-4 aylık kürler halinde uygulanır
  • Topikal kalsinörin inhibitörleri: Takrolimus ve pimekrolimus özellikle yüz ve boyun lezyonlarında tercih edilmektedir
  • Topikal JAK inhibitörleri: Ruksolitinib %1,5 krem nonsegmental vitiligoda FDA onayı almıştır

Fototerapi

Dar bant UVB (311-313 nm) tedavisi yaygın vitiligoda altın standart tedavidir. Haftada 2-3 seans uygulanmakta ve tedavi yanıtı genellikle 6-12 ay içinde değerlendirilmektedir. Eksimerlazer (308 nm) sınırlı lezyonlarda hedefe yönelik fototerapi seçeneği olarak kullanılmaktadır.

Cerrahi Tedaviler

  • Doku grefti: En az 1-2 yıldır stabil olan segmental veya sınırlı vitiligoda uygulanabilir
  • Melanosit transplantasyonu: Kültüre edilmiş veya edilmemiş melanosit süspansiyonunun depigmente alana transferi
  • Suction blister grefti: Minimal skar riski ile melanosit transferi sağlayan teknik

Kamuflaj ve Destek Tedavileri

Kozmetik kamuflaj ürünleri, otobronzanlar ve mikropigmentasyon lezyonların görünümünü maskelemede yardımcı olabilmektedir. Psikolojik destek ve hasta eğitimi tedavinin önemli bir parçasıdır.

Vitiligo Komplikasyonları

  • Güneş yanığı riski: Melanin kaybına bağlı olarak depigmente alanlar UV radyasyonuna karşı savunmasızdır
  • Eşlikçi otoimmün hastalıklar: Tiroid hastalığı, diyabet ve diğer otoimmün durumlar gelişebilir
  • Oküler bulgular: Retinal pigment epiteli etkilenebilir; nadiren üveit gelişebilir
  • İşitme kaybı: İç kulaktaki melanositlerin etkilenmesine bağlı olarak sensorinöral işitme kaybı bildirilmiştir
  • Psikososyal etkilenme: Öz saygı kaybı, depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon
  • Deri kanseri riski: Paradoks olarak vitiligolu hastalarda melanom riski azalmış, nonmelanom deri kanseri riski ise tartışmalıdır

Vitiligoda Korunma ve Yönetim

  • Güneş koruması: Depigmente alanlar geniş spektrumlu güneş koruyucu (SPF 50+) ile korunmalıdır
  • Travmadan kaçınma: Köbner fenomenini tetikleyebilecek mekanik hasar ve sürtünmeden kaçınılmalıdır
  • Kimyasal maruziyet: Fenol türevleri içeren ürünlerden uzak durulmalıdır
  • Düzenli tarama: Eşlikçi otoimmün hastalıklar açısından periyodik laboratuvar kontrolü önerilmektedir
  • Stres yönetimi: Psikolojik stres hastalığı kötüleştirebileceğinden stres yönetim stratejileri uygulanmalıdır
  • Psikolojik destek: Gerektiğinde psikolog veya psikiyatrist desteği alınmalıdır
  • Hasta eğitimi: Hastalığın bulaşıcı olmadığı ve tedavi seçenekleri konusunda bilgilendirilme yapılmalıdır

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

  • Deride yeni beyaz lekeler fark edildiğinde
  • Mevcut lezyonlar genişliyor veya yeni bölgelere yayılıyorsa
  • Saç, kaş veya kirpiklerde beyazlaşma başladıysa
  • Vitiligo psikolojik sağlığı ve sosyal yaşamı olumsuz etkiliyorsa
  • Eşlikçi otoimmün hastalık semptomları (yorgunluk, kilo değişimi, aşırı susama) ortaya çıktıysa
  • Mevcut tedaviye yanıt alınamıyorsa veya yeni tedavi seçenekleri değerlendirilmek isteniyorsa
  • Depigmente alanlarda güneş yanığı veya deri değişiklikleri fark edildiyse

Vitiligo, her ne kadar yaşamı tehdit eden bir hastalık olmasa da, bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen kronik bir durumdur. Günümüzde topikal JAK inhibitörleri ve hedefe yönelik fototerapi gibi yeni tedavi seçenekleri ile repigmentasyon oranları artmış ve hasta memnuniyetinde belirgin iyileşmeler sağlanmıştır. Erken tanı ve uygun tedavi planlaması, vitiligo yönetiminde en kritik adımlardır. Vitiligo ile ilgili endişeleriniz için Koru Hastanesi Dermatoloji Kliniği'ne başvurarak uzman değerlendirmesi ve bireyselleştirilmiş tedavi planı oluşturulmasını sağlayabilirsiniz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu