Ortopedi ve Travmatoloji

Plika Sendromu

Erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini inceleyin.

Diz eklemi, gün boyunca yürürken, otururken, merdiven inip çıkarken ve hatta uyurken bile sürekli yük taşıyan en yoğun çalışan eklemlerden biridir. Bu eklemin içinde yer alan ve normalde gelişimin erken dönemlerinde küçülmesi beklenen bazı zar dokuları, bazı kişilerde belirgin biçimde kalın kalmaya devam eder. Plika sendromu, işte bu kalın kalan zar yapısının diz içinde sürtünme, sıkışma ve tahriş yaratmasıyla ortaya çıkan klinik tablonun adıdır. Hastalar çoğunlukla diz ön iç bölgesinde tarif edilmesi zor, künt bir ağrıdan ve zaman zaman duyulan takılma hissinden yakınır.

Plika sendromu, çoğu zaman dış görünüşte hiçbir şişlik ya da deformite bulunmadan kendini gösterdiği için tanısı geciken bir tablodur. Ağrı, başlangıçta yalnızca uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken hissedilirken zamanla yokuş çıkmak, çömelmek veya bisiklete binmek gibi günlük etkinliklerde de belirgin hâle gelir. Genç sporcularda performans düşüklüğü, orta yaş grubunda ise sıradan ev içi hareketlerde rahatsızlık olarak fark edilebilir. Yazının ilerleyen bölümlerinde bu tablonun kimlerde daha sık görüldüğünü, hangi belirtilerle ilerlediğini, nedenlerini, tanı yöntemlerini ve olası komplikasyonlarını ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Kimlerde Görülür?

Plika sendromu, doğuştan gelen bir anatomik yapının zamanla belirti vermesiyle ortaya çıktığı için belirli yaş gruplarında daha sık karşımıza çıkar. Tablo, çoğunlukla 10 ile 30 yaş aralığındaki bireylerde tanımlanır. Çocukluk dönemini yeni geride bırakmış sporcu gençlerde, üniversite çağındaki aktif bireylerde ve düzenli koşu, futbol, basketbol gibi sporlarla ilgilenen erişkinlerde belirtiler daha erken fark edilir. Orta yaş grubunda ise tablo, çoğu zaman menisküs veya kıkırdak problemleriyle birlikte gelişerek ayırt edilmesi güç bir hâl alır.

Kadınlarda ve erkeklerde benzer sıklıkta görülmekle birlikte, kadınlarda diz ön bölge ağrılarının daha sık ifade edilmesi nedeniyle klinik başvuruların kadın hastalarda biraz daha yoğun olduğu gözlenir. Sedanter yaşam süren bireyler arasında uzun saatler boyunca bacak bacak üstüne atarak oturanlar, sık çömelerek çalışanlar ve merdiven kullanımı yoğun olan kişilerde belirtiler daha hızlı ortaya çıkar. Diz çevresine yönelik geçirilmiş bir travma öyküsü olan bireylerde de sessiz kalan plika yapısı uyarılarak belirti vermeye başlayabilir.

Profesyonel sporcular ve düzenli antrenman yapan amatör bireyler özel bir risk grubunu oluşturur. Bisikletçilerde pedal çevirme sırasında diz iç bölgesine binen tekrarlı yük, koşucularda her adımda dize aktarılan darbeler ve dövüş sporcularında çömelme pozisyonlarının sıklığı, plika yapısının tahriş olma olasılığını artırır. Buna ek olarak diz çevresinde geçirilmiş bir cerrahi öyküsü, eklem içi kanama hikâyesi veya tekrarlayan burkulmalar yaşamış olan bireylerde de tablonun gelişme olasılığı yükselir.

Genetik yatkınlık da göz ardı edilmemesi gereken bir başlıktır. Bazı ailelerde plika yapısının kalın ve belirgin biçimde devam etme eğilimi görülebilir. Bu durumda aynı ailenin birden fazla bireyinde benzer yakınmalar tariflenebilir. Aşağıdaki başlıklar, plika sendromuna yatkınlığı artıran durumların kısa bir özetidir:

  • Düzenli koşu, bisiklet, futbol, basketbol gibi tekrarlayıcı diz hareketi içeren sporlar
  • Uzun süre çömelerek veya diz çökerek çalışmayı gerektiren meslekler
  • Diz çevresinde geçirilmiş travma, burkulma veya cerrahi öyküsü
  • Gün içinde uzun süre hareketsiz oturma alışkanlığı
  • Ailede benzer diz şikayetleri bulunan bireyler

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Plika sendromunun en belirgin yakınması, diz ön iç bölgesinde tariflenen künt karakterli ağrıdır. Bu ağrı, genellikle aniden başlamaz; haftalar veya aylar içinde sinsi biçimde ilerler. Hasta önce sadece uzun yürüyüşlerden sonra hafif bir rahatsızlık fark eder. Zamanla bu rahatsızlık merdiven inerken belirgin hâle gelir, ardından oturduktan sonra ayağa kalkmakta zorluk yaratır. Sinema, uçak yolculuğu veya uzun araba kullanma gibi diz uzun süre bükülü kalan durumlardan sonra hissedilen sızı, hastaların sıklıkla dile getirdiği bir bulgudur.

Mekanik belirtiler tabloyu menisküs problemlerinden ayırt etmekte yardımcı olabilir. Hastalar zaman zaman diz içinde bir takılma, klik sesi veya kayma hissi tarifler. Bu hisler, kalın plika yapısının diz hareketi sırasında kıkırdak yüzeyi üzerinden atlamasıyla oluşur. Bazı bireylerde sabah ilk hareketlerde belirgin tutukluk, ısındıkça rahatlama ve günün ilerleyen saatlerinde tekrar artan sızı şeklinde dalgalı bir seyir gözlenir. Diz ön iç bölgeye basıldığında hassasiyet, sık karşılaşılan muayene bulguları arasında yer alır.

Şişlik genellikle hafif düzeydedir ve dışarıdan kolayca fark edilmeyebilir. Buna karşın hastaların bir kısmı dizlerinin gün sonunda ağırlaştığını, sanki içinde sıcaklık varmış gibi hissettiğini söyler. Uzun süre çömelmek, bağ kurmak ya da yere oturup kalkmak gibi etkinlikler ağrıyı belirgin biçimde artırır. Spor yapan bireyler antrenman süresini eskisi kadar koruyamadıklarını, eski temposunu sürdüremediklerini ifade ederek başvurabilir.

Bazı hastalarda diz çevresinde güçsüzlük hissi ve kas erimesi de eşlik edebilir. Özellikle uyluk önündeki kuadriseps kasında zamanla zayıflama gözlenmesi, hastalığın uzun süredir devam ettiğine işaret eder. Aşağıdaki belirtiler, klinikte plika sendromu düşündüren ana bulguları özetler:

  • Diz ön iç bölgede künt karakterli, hareketle artan ağrı
  • Uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken hissedilen sızı
  • Diz içinde takılma, klik sesi veya kayma hissi
  • Merdiven inerken belirgin biçimde artan rahatsızlık
  • Diz ön iç noktada parmakla bastırıldığında ortaya çıkan hassasiyet

Nedenleri Nelerdir?

Plika dokusu, anne karnındaki gelişim sürecinde diz ekleminin farklı bölmelerini birbirinden ayıran ince zarların kalıntısıdır. Normal koşullarda bu zarlar zamanla incelir ve klinik bir önem taşımaz hâle gelir. Ancak bazı bireylerde bu yapı kalın, sert ve gergin biçimde varlığını sürdürür. İşte bu kişilerde, dış etkenlerin de eklenmesiyle birlikte plika sendromu klinik tablosu ortaya çıkar. Yani aslında zemin doğuştan hazırdır; belirtilerin başlaması için bir tetikleyiciye ihtiyaç vardır.

Tekrarlayıcı mekanik yüklenmeler en sık karşılaşılan tetikleyicidir. Uzun mesafe koşan bir sporcunun her adımda dizine binen darbeler, bisikletçinin sürekli pedal çevirme hareketi, halı saha futbolcusunun ani yön değişimleri kalın plika yapısının kıkırdak yüzeyine sürtünmesine yol açar. Bu sürtünme, zamanla zarın iltihaplanmasına, ödemli hâle gelmesine ve daha da kalınlaşarak bir kısır döngü oluşturmasına neden olur. Bir kez iltihap süreci başladıktan sonra hareketle ağrı yerleşik bir hâl alır.

Doğrudan travmalar da önemli bir nedendir. Diz ön iç bölgeye gelen bir darbe, düşme sırasında dizin yere sert biçimde çarpması veya araç içi trafik kazalarında gösterge paneline çarpan diz, sessiz seyreden plika yapısının uyarılmasına yol açabilir. Eklem içi kanamayla sonuçlanan travmalar, plika dokusunun kalıcı biçimde kalınlaşmasına ve esnekliğini yitirmesine neden olur. Geçirilmiş diz cerrahileri sonrasında oluşan yapışıklıklar da plika yapısının olağan hareket alanını daraltarak belirtilerin başlamasına zemin hazırlar.

Bunların yanı sıra eklem içi başka problemler de plika sendromunun tetikleyicisi olabilir. Menisküs yırtıkları, kıkırdak yumuşaması, ön çapraz bağ gevşekliği gibi tablolar diz mekaniğini bozarak plika dokusunun normalde girmediği alanlara sıkışmasına yol açar. Hormonal değişiklikler, bağ dokusu esnekliğini etkileyen bazı sistemik hastalıklar ve kilo artışıyla birlikte dize binen yükün çoğalması da tabloyu hızlandıran etkenler arasında sayılabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Plika sendromunun tanısında en değerli adım, ayrıntılı bir hasta öyküsü ve dikkatli bir fizik muayenedir. Hekim, ağrının ne zaman başladığını, hangi hareketlerle arttığını, gün içinde nasıl bir seyir izlediğini ve geçmişte yaşanmış olası travmaları sorgular. Diz ön iç bölgede belirli bir noktada hassasiyet bulunması, dizin belirli bir açıda bükülmesi sırasında ağrının tekrarlanması ve bazı özel manevralarla takılma hissinin ortaya çıkarılması, tanıyı destekleyen bulgulardır. Bu klinik değerlendirme, sonraki adımların planlanmasında belirleyici unsurdur.

Görüntüleme yöntemleri, tanıyı netleştirmek ve eşlik eden başka problemleri dışlamak için kullanılır. Düz röntgen, kemik yapısını ve eklem aralığını değerlendirmek amacıyla istenir; ancak plika dokusu yumuşak doku olduğu için doğrudan röntgende görünmez. Asıl bilgilendirici tetkik manyetik rezonans görüntülemedir. MR, kalın plika yapısını, çevresindeki ödemi ve eşlik eden menisküs ya da kıkırdak problemlerini ayrıntılı biçimde gösterir. Bu sayede hekim, ağrının kaynağına dair çok daha bütüncül bir tablo elde eder.

Bazı zor olgularda, klinik bulgular ile MR bulguları arasında uyumsuzluk olabilir. Çünkü kalın görünen bir plika dokusu her zaman belirti vermez ya da belirtiler verdiği hâlde MR bulguları silik kalabilir. Böyle durumlarda hekim, başka tabloları dışlamak için ek testler isteyebilir. Eklem içi enjeksiyon ile yapılan tanısal blokajlar, ağrının gerçekten plika kaynaklı olup olmadığını ortaya koyabilir. Şüphede kalınan olgularda artroskopik değerlendirme, hem kesin tanı sağlar hem de gerektiğinde aynı seansta girişim olanağı sunar.

Ayırıcı tanı, bu süreçte göz ardı edilmemesi gereken bir başlıktır. Menisküs yırtıkları, kıkırdak yumuşaması, patellofemoral ağrı sendromu, Hoffa yağ yastığı iltihabı gibi tablolar benzer yakınmalarla başvurabilir. Bu nedenle hekim, yalnızca plika yapısına odaklanmak yerine dizin tamamını sistemli biçimde değerlendirir. Doğru tanı, sonraki yönetim sürecinin temel taşıdır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Plika sendromu, ilk bakışta önemsiz görünen bir tablo gibi algılansa da uzun süre fark edilmediğinde diz ekleminde kalıcı izler bırakabilir. En sık karşılaşılan komplikasyon, kıkırdak yüzeyinin tahriş olmasıdır. Sürekli sürtünen kalın plika dokusu, özellikle iç femoral kıkırdak yüzeyinde yumuşamaya ve zamanla kıkırdak kaybına yol açar. Bu durum, dizin gelecekte erken yaşta kireçlenme tablosuyla karşılaşmasına zemin hazırlar. Bu nedenle yakınmaların erken dönemde ele alınması önem taşır.

Kas yapısı üzerinde de uzun vadeli etkiler gözlenir. Ağrı nedeniyle dizin tam olarak kullanılamaması, uyluk önündeki kuadriseps kasında belirgin zayıflamaya neden olur. Zayıflayan bu kas, diz kapağının doğru yörüngede hareket etmesini desteklemekte yetersiz kalır ve diz ön bölgesinde ikincil bir ağrı sendromu gelişebilir. Bu da hastanın günlük yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen bir kısır döngü yaratır. Spor yapan bireylerde performans kaybı kalıcı hâl alabilir.

Hareket kısıtlılığı bir başka önemli komplikasyondur. Kronik iltihaplı plika dokusu, zamanla sertleşerek dizin tam bükülmesini engelleyebilir. Çömelmek, bağdaş kurmak veya yerde namaz kılmak gibi günlük hareketler ileri derecede zorlaşır. Bazı hastalarda diz tam olarak düzleştirilmek istendiğinde de takılma ve ağrı hissi tarif edilir. Bu kısıtlılık, uzun vadede yürüyüş paterninin bozulmasına ve karşı dize, kalçaya ve bele yansıyan ikincil şikayetlere zemin hazırlar.

Psikososyal etkiler de göz ardı edilmemelidir. Sürekli ağrı çeken bireylerde uyku düzeninin bozulması, spordan ve sosyal aktivitelerden uzaklaşma, motivasyon kaybı ve zaman zaman depresif belirtiler görülebilir. Özellikle genç sporcular için kariyer planlarının olumsuz etkilenmesi ciddi bir sorundur. Bu yüzden plika sendromu, yalnızca diz odaklı değil; kişinin yaşam kalitesini bütünüyle ele alan bir bakış açısıyla yönetilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Diz çevresinde iki haftadan uzun süredir devam eden, dinlenmeyle tam olarak geçmeyen ve günlük etkinliklerinizi etkileyen bir ağrınız varsa bir hekime başvurmanızı öneririz. Özellikle merdiven inerken ağrınız belirgin biçimde artıyorsa, uzun süre oturduktan sonra ilk adımlarda zorlanıyorsanız ve dizinizin içinde bir takılma, atlama ya da klik hissi tarif ediyorsanız bu yakınmaları ihmal etmemeniz önemlidir. Erken değerlendirme, kıkırdak hasarı gibi geri dönüşü güç tabloların önüne geçilmesinde belirleyici unsurdur.

Ağrınıza belirgin bir şişlik, sıcaklık artışı, kızarıklık veya gece sizi uyandıran bir sızı eşlik ediyorsa daha hızlı hareket etmeniz gerekir. Bu bulgular, plika sendromunun yanı sıra eklem içi başka problemlerin de varlığını düşündürebilir. Spor yapıyorsanız ve antrenman sonrası diziniz uzun süre toparlanamıyorsa, performansınız belirgin biçimde düşüyorsa hekiminize başvurmadan önce ağır antrenmanlardan kaçınmanız uygun olur. Travma sonrası başlayan bir ağrıda ise zaman kaybetmeden uzman görüşü almanızı öneririz.

Geçmişte diz cerrahisi geçirmiş, menisküs ya da bağ problemleri nedeniyle takip altında olan bireylerde yeni başlayan bir iç diz ağrısı, plika kaynaklı olabilir. Bu durumda mevcut takip hekiminizle iletişime geçmek ve bulguları kayıt altına almak yararlı olur. Çocuğunuzda büyüme dönemiyle birlikte ortaya çıkan diz şikayetleri varsa, bu yakınmaları büyüme ağrısı olarak nitelendirip geçiştirmek yerine ortopedik değerlendirme almanız önemlidir.

Son Değerlendirme

Plika sendromu, doğuştan gelen bir anatomik özelliğin zamanla iltihaplanarak diz içi mekanik şikayetlere yol açtığı, sıklıkla genç ve aktif bireylerde karşımıza çıkan bir tablodur. Sinsi başlangıçlı ağrısı, takılma hissi ve günlük etkinlikleri kısıtlayan seyri nedeniyle erken tanı ve doğru yönlendirme büyük önem taşır. Ayrıntılı bir muayene, manyetik rezonans görüntüleme ve gerektiğinde artroskopik değerlendirmenin bir arada kullanılması, tablonun bütüncül biçimde anlaşılmasını sağlar. Doğru ele alındığında hastaların büyük bölümünde yakınmalar belirgin biçimde geriler ve yaşam kalitesi yeniden yükselir.

Plika sendromu gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Plica Syndromencbi.nlm.nih.gov/books/NBK535362/
  2. OrthoInfo (AAOS) — Common Knee Injuriesorthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/common-knee-injuries/
  3. Mayo Clinic — Knee Painmayoclinic.org/diseases-conditions/knee-pain/symptoms-causes/syc-20350849

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

20 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.