Ortopedi ve Travmatoloji

Metatars Stres Kırığı

Belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Metatars stres kırığı, ayak ön bölümünde yer alan uzun kemiklerden birinde tekrarlayan yüklenmeler sonucunda oluşan ince çatlak biçiminde bir kemik yaralanmasıdır. Tek bir darbe veya düşme sonucu ortaya çıkan klasik kırıklardan farklı olarak, bu tablo genellikle aynı bölgeye uzun süre boyunca binen küçük ama sürekli kuvvetlerin birikmesiyle gelişir. Koşu, uzun yürüyüş, asker temel eğitimi, dans gibi tekrarlı yüklenme içeren aktiviteler bu kırığın en sık karşılaşıldığı zeminler arasında yer alır. Şikayetler çoğu zaman sinsi başlar ve günlük yaşamda hafifçe ihmal edilebilecek bir ağrı şeklinde fark edilir.

Ayağın orta ve ön kısmındaki bu ince çatlaklar, ihmal edildiğinde tam bir kırığa dönüşebilir ve iyileşme süresi belirgin biçimde uzayabilir. Üstelik tablo yalnızca sporcuları değil, hareketsiz bir yaşam sonrası yoğun yürüyüşe başlayan, kilo verme amacıyla aniden tempolu egzersiz programına geçen ya da uygun olmayan ayakkabılarla uzun saatler geçiren bireyleri de etkileyebilir. Bu nedenle ayağın üst kısmında zamanla artan, istirahatte kısmen azalan ancak yürüyünce yeniden gelen bir ağrı söz konusu olduğunda metatars stres kırığı akla gelmesi gereken önemli tanılardan biridir.

Kimlerde Görülür?

Metatars stres kırığı en sık koşucularda, özellikle yarı maraton ve maraton mesafelerine hazırlanan orta yaş sporcularda görülür. Antrenman hacminin kısa sürede artırılması, yokuş veya sert zeminlerde koşu eklenmesi ve dinlenme günlerinin yetersiz tutulması bu grupta riski belirgin biçimde yükseltir. Askerî temel eğitime yeni başlayan genç erişkinlerde de uzun yürüyüş ve postal kullanımıyla birlikte ikinci ve üçüncü metatars kemiklerinde stres kırıkları sık karşılaşılan bir tablodur. Klasik bale ve modern dans çalışanlarda ise parmak ucu yüklenmesi nedeniyle özellikle ikinci metatars belirgin biçimde zorlanır.

Aktif sporcular dışında sedanter bir yaşamdan ani aktif yaşama geçenler de önemli bir risk grubunu oluşturur. Yaz aylarında bir anda günde on bin adıma çıkmak, tatilde günlerce kaldırım taşlarında yürümek ya da yeni bir işte uzun süre ayakta kalmak, kemik dokunun toparlanmasına vakit bırakmadan tekrarlayan yüklenmeye yol açabilir. Menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte risk artar; özellikle D vitamini eksikliği eşlik ettiğinde tablo daha kolay ortaya çıkar. Yeme bozukluğu öyküsü olan, düşük enerji alımıyla yoğun antrenman yapan genç kadın sporcular da bu yaralanmaya yatkındır.

Anatomik özellikler de tabloya zemin hazırlar. Yüksek kavisli ayak yapısı, ön ayak yüklenmesini artırarak ikinci ve üçüncü metatarsa binen kuvveti çoğaltır. Düz tabanlık ise yük dağılımını bozarak farklı bir bölgede aşırı baskıya neden olabilir. Bunun yanı sıra ayakkabının desteği, taban sertliği ve aşınmışlık düzeyi tabloda göz ardı edilmemesi gereken etkenlerdendir. Yıllarca aynı koşu ayakkabısıyla antrenman yapan bireylerde ayakkabının amortisman özelliği kaybolur ve kemik üzerine binen şok artar.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

En tipik şikayet, ayağın üst kısmında ve orta bölgesinde başlayan, aktivite ile artıp dinlenme ile azalan ağrıdır. Başlangıçta yalnızca uzun yürüyüş veya koşu sonrasında hissedilen bu ağrı, ihmal edildikçe daha kısa mesafelerde de ortaya çıkmaya başlar. Zamanla yalnızca ayakta durmak ya da gün içinde birkaç adım atmak bile rahatsızlık verir hâle gelir. Ağrının künt, sızlayıcı ve belirli bir noktaya işaret edilebilecek şekilde lokalize olması metatars stres kırığını düşündüren önemli bir özelliktir.

Muayenede etkilenen metatars kemiği üzerine parmakla bastırıldığında belirgin bir hassasiyet alınır. Bu hassasiyet, çevredeki yumuşak doku şikayetlerinden farklı olarak kemiğin sırtı üzerinde keskin biçimde ayırt edilir. Bazı olgularda ayağın üst yüzünde hafif şişlik, sıcaklık artışı ve hatta cilt renginde silik bir kızarıklık gözlenebilir. Şişlik genellikle gün ilerledikçe artar, sabah saatlerinde daha az belirgindir. Yürüyüş biçimi de değişebilir; hasta ağrılı bölgeye binen yükü azaltmak için ayağın dış kenarına basmaya başlar ve topallayan bir yürüyüş gelişir.

Bazı hastalarda gece ağrısı da tanıya yönlendiren bir bulgudur. Gün içinde yorulan ayağın istirahate geçmesiyle birlikte zonklama biçiminde bir ağrı ortaya çıkabilir. Hastalar genellikle ayaklarını yastıkla yükselterek uyumayı tercih ettiklerini ifade eder. Spor yapmayı sürdüren bireyler ise antrenmanın ilk dakikalarında ağrının azaldığını, ancak yüklenme süresi uzadıkça çok daha şiddetli biçimde geri döndüğünü tarif eder. Bu tablonun en kritik özelliklerinden biri, ağrının seyrek aralıklarla da olsa giderek artmasıdır.

Aşağıdaki bulgular hekime başvurmayı düşündüren tipik işaretler arasında yer alır:

  • Ayak sırtında belirli bir kemik üzerinde noktasal hassasiyet
  • Aktivite ile artan, istirahatte tam geçmeyen sızlayıcı ağrı
  • Gün sonunda belirginleşen şişlik ve dolgunluk hissi
  • Ayakkabı giymekte zorlanma ve ön bölgede sıkışma hissi
  • Topallama veya ayağın dış kenarına basma eğilimi

Nedenleri Nelerdir?

Metatars stres kırıklarının temel nedeni, kemik dokusunun toparlanma kapasitesinin üzerinde tekrarlayan yüklenmedir. Kemik canlı bir dokudur; uygulanan stres ile birlikte mikro hasarlar oluşur ve normal koşullarda bu hasarlar yeni kemik yapımıyla onarılır. Ancak yüklenmenin süresi, şiddeti veya sıklığı toparlanma için gereken süreyi aştığında mikro hasarlar birikir. Sonunda kemiğin yüzeyinde önce ödem, ardından ince bir çatlak gelişir. Bu süreç çoğu zaman haftalar içinde sessizce ilerler.

Antrenman hatası en sık karşılaşılan tetikleyicidir. Haftalık koşu mesafesinin kısa sürede iki katına çıkarılması, dinlenme günlerinin atlanması, asfalt ve beton gibi sert zeminlerde fazla zaman geçirilmesi başlıca örneklerdir. Yeni bir spor dalına ya da yüksek tempolu bir egzersiz programına başlayan kişilerde, kasların güçlenme hızı genellikle kemiklerin uyum sağlama hızından daha yüksektir. Bu dengesizlik yüklenmenin doğrudan kemiğe aktarılmasına yol açar. Aynı şekilde kilo değişiklikleri de ayak ön bölgesindeki yükü artırabilir.

Beslenme ve hormonal etkenler de tabloda belirleyici rol oynar. Yetersiz kalori alımı, düşük D vitamini ve kalsiyum düzeyleri kemik yapımını yavaşlatır. Adet düzensizliği yaşayan genç sporcularda östrojen düzeyinin azalması, kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyerek stres kırığı riskini artırır. Uzun süreli kortikosteroid kullanımı, tiroid bezi sorunları ve emilim bozuklukları da dikkate alınmalıdır. Bunun yanında osteoporozu olan bireylerde gündelik aktiviteler bile kemikte mikro hasara yol açabilir.

Mekanik etkenler arasında uygun olmayan ayakkabı seçimi önemli bir paya sahiptir. Tabanı çok ince ve sert ayakkabılar, yüksek topuklu modeller ya da ayağın anatomisine uymayan kalıplar yükü metatars bölgesinde yoğunlaştırır. Yürüyüş bozuklukları, kısa Aşil tendonu, parmak deformiteleri ve önceki ayak ameliyatları da risk taşıyan diğer durumlardır. Tüm bu etkenlerin birlikteliği, hastadan hastaya farklı bir risk profili yaratır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinin temelini iyi bir öykü ve fizik muayene oluşturur. Hekim, ağrının ne zaman başladığını, hangi aktivitelerle ilişkili olduğunu, son haftalarda spor yoğunluğunda veya yürüme alışkanlığında değişiklik olup olmadığını sorgular. Önceki kırıklar, kemik yoğunluğu ölçümleri, beslenme alışkanlıkları ve hormonal durum hakkında ayrıntılı bilgi alınır. Muayenede ayağın üst yüzü dikkatle palpe edilir; etkilenen metatars üzerinde noktasal hassasiyet, yumuşak doku şikayetlerinden ayırt edici bir bulgudur.

Direkt grafi yani standart röntgen, ilk başvurulan görüntüleme yöntemidir. Ancak stres kırıklarının erken döneminde röntgen normal görünebilir, çünkü ince çatlak henüz yeterli kemik tepkisi oluşturmamıştır. Tipik olarak şikayet başladıktan iki ila üç hafta sonra çekilen filmlerde kemik etrafında kallus dokusu yani onarım dokusu görülmeye başlar. Bu nedenle ilk röntgen normal çıksa bile şüphe sürüyorsa ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulur.

Manyetik rezonans görüntüleme yani MR, stres kırığı tanısında en duyarlı yöntemlerden biridir. Kemik iliğindeki ödem, çevre yumuşak dokulardaki ödem ve ince çatlak hattı yüksek başarıyla saptanabilir. Kemik sintigrafisi de erken dönemde tutulum gösteren bir incelemedir; ancak özgüllüğü daha düşük olduğundan günümüzde sıklıkla MR tercih edilir. Bilgisayarlı tomografi ise kırık hattının ayrıntılı değerlendirilmesi gereken seçilmiş olgularda yararlı olur ve özellikle iyileşmesi geciken olgularda kullanılır.

Tanı sürecinde ek olarak kemik yoğunluğu ölçümü, D vitamini, kalsiyum, parathormon ve gerektiğinde tiroid testleri istenebilir. Genç kadın sporcularda hormonal değerlendirme ve adet düzeninin sorgulanması, tekrarlayıcı kırıkların önüne geçmek açısından önemlidir. Tanı yalnızca kırığın yerini değil, onun neden ortaya çıktığını da ortaya koymak üzerine kurulur. Böylece sürecin sonunda hastanın aynı sorunla tekrar karşılaşması olasılığı azaltılır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Erken tanı konup uygun şekilde yönetilen metatars stres kırıkları çoğunlukla sorunsuz biçimde iyileşir. Ancak şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi veya hastanın istirahat önerilerine uymaması durumunda farklı sorunlar gelişebilir. En sık karşılaşılan komplikasyon, ince çatlağın tam bir kırığa dönüşmesi ve kemikte ayrılmanın belirginleşmesidir. Bu durumda iyileşme süresi uzar, bazı olgularda alçı yerine ameliyat seçeneği gündeme gelebilir.

Beşinci metatars kemiğinin tabanındaki bazı bölgeler kan akımının görece sınırlı olduğu alanlardır. Bu bölgelerdeki stres kırıkları, kemiğin onarım kapasitesinin düşük olması nedeniyle kaynamama yani iyileşmeme riski taşır. Tedavi sürecinde yetersiz immobilizasyon, sigara kullanımı, kontrolsüz diyabet ve D vitamini eksikliği bu riski artırır. Kaynamama gelişen olgularda vida ile cerrahi tespit ve gerektiğinde greft uygulamaları planlanabilir.

Tekrarlayan stres kırıkları da ciddi bir komplikasyon olarak değerlendirilir. Altta yatan beslenme bozukluğu, hormonal sorun, kemik yoğunluğu azlığı veya mekanik bozukluk düzeltilmediğinde kırık bir bölgede iyileşse bile yakın bir noktada yenisi gelişebilir. Profesyonel sporcularda bu durum spor kariyerini etkileyecek kadar uzun süreli ara verilmesine neden olabilir. Ayrıca kronikleşen ağrı, yürüyüş bozukluğuna ve buna bağlı olarak diz, kalça ve bel bölgesinde ek şikayetlere yol açabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Ayağınızın üst kısmında ya da orta bölgesinde, özellikle son haftalarda spor veya yürüme alışkanlığınızı artırdıktan sonra başlayan bir ağrı varsa bunu bir kas tutulması gibi geçici bir sorun olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Eğer ağrı birkaç gün dinlenmeyle azalmıyor, aktiviteyle birlikte yeniden ortaya çıkıyor ve gün geçtikçe şiddetleniyorsa ortopedi uzmanına başvurmanız gerekir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, kırığın daha büyük bir yaralanmaya dönüşmesinin önüne geçer.

Ayağınızın üst yüzünde belirgin şişlik gelişmişse, gece zonklayan bir ağrı sizi uyandırıyorsa veya yürürken topallamaya başladıysanız hekim değerlendirmesini ertelememelisiniz. Spor yapan bireyler için bu durum daha da önemlidir; çünkü antrenmana devam etmek tablonun belirgin biçimde kötüleşmesine neden olabilir. Şikayet basit bir aşırı yüklenme gibi görünse de altta stres kırığı bulunma olasılığı dışlanmadan yüksek tempolu egzersize geri dönmek doğru olmaz.

Ayrıca daha önce stres kırığı geçirmişseniz, menopoz sonrası dönemdeyseniz, uzun süreli kortizon kullanıyorsanız veya kemik yoğunluğunuzun düşük olduğunu biliyorsanız ortaya çıkan ayak ağrılarını daha dikkatli değerlendirmeniz gerekir. Bu gibi durumlarda ağrı çok hafif görünse bile bir uzman görüşü almak, uzun vadede daha büyük kayıpların önüne geçer. Erken konulan tanı sayesinde çoğu olguda istirahat ve uygun ayakkabılama ile süreç olumlu biçimde yönetilebilir.

Aşağıdaki durumlar hekime başvuruyu öncelikli hâle getirir:

  • Bir haftadan uzun süredir geçmeyen ayak ön bölgesi ağrısı
  • Belirgin şişlik, sıcaklık artışı veya morarma
  • Ağrı nedeniyle yük verememe ya da topallama
  • Daha önce stres kırığı veya osteoporoz tanısı bulunması
  • Antrenman yoğunluğunu artırdıktan sonra başlayan ısrarlı ağrı

Son Değerlendirme

Metatars stres kırığı, ayak ön bölgesinde tekrarlayan yüklenmelerin yol açtığı ince çatlak biçimindeki bir kemik yaralanmasıdır ve özellikle koşucularda, askerî eğitim alanlarda, dansçılarda ve aniden aktif yaşama geçen bireylerde sık görülür. Tablo çoğu zaman sinsi başlar; ihmal edilen ağrılar tam kırığa dönüşebilir, tekrar edebilir ve günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlayabilir. Erken dönemde konulan tanı, doğru istirahat, uygun ayakkabılama, beslenme desteği ve altta yatan etkenlerin gözden geçirilmesi sürecin başarılı biçimde yönetilmesini sağlar.

Metatars stres kırığı gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. OrthoInfo (AAOS) — Stres Kiriklarıorthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/stress-fractures
  2. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Metatarsal Stress Fracturencbi.nlm.nih.gov/books/NBK560752
  3. Mayo Clinic — Stress Fracturesmayoclinic.org/diseases-conditions/stress-fractures/symptoms-causes/syc-20354057
  4. MedlinePlus — Stress Fracturesmedlineplus.gov/ency/patientinstructions/000544.htm

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.