Listeria enfeksiyonu, gram pozitif, fakültatif anaerob, hareketli, çubuk şeklinde bir bakteri olan Listeria monocytogenes'in neden olduğu, klinik açıdan oldukça ciddi seyredebilen invaziv bir gıda kaynaklı enfeksiyondur. Hastalık, sağlıklı bireylerde genellikle hafif gastroenterit veya asemptomatik enfeksiyon ile sonuçlanırken, yenidoğanlarda, gebelerde, yaşlılarda ve immünsüprese hastalarda menenjit, sepsis ve meningoensefalit gibi yaşamı tehdit edici tablolara yol açabilir. Listeria monocytogenes'in en dikkat çekici özelliklerinden biri, soğuk ortamlara karşı dayanıklılığıdır; buzdolabı sıcaklığında (4 derece) bile çoğalabilen ender mikroorganizmalardandır. Bu özellik, hazır gıdalarda ve uzun raf ömürlü ürünlerde kontaminasyon riski oluşturur.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi verilerine göre, Avrupa'da yıllık tahmini 2500-3000 invaziv listerioz vakası bildirilmekte ve mortalite oranı yüzde 15-30 arasında değişmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol Merkezi her yıl yaklaşık 1600 listerioz vakası ve 260 ölüm bildirmektedir. Listeria monocytogenes, gıda kaynaklı patojenlerin en yüksek mortaliteye sahip olanıdır. Türkiye'de invaziv listerioz nadir bildirilmekle birlikte, gıda izolatlarında L. monocytogenes saptanma oranları yüzde 2-15 arasında değişmektedir. ICD-10 kodlama sisteminde listerioz A32 grubu altında sınıflandırılır: A32.0 deri, A32.1 menenjit, A32.7 sepsis, A32.8 diğer formlar, A32.9 belirtilmeyen kodları kullanılır.
Listeria Enfeksiyonu Nedir?
Listeria enfeksiyonu, Listeria monocytogenes'in kontamine gıda yoluyla alınması sonrası gastrointestinal sistemden invaze olarak sistemik dolaşıma geçtiği ve özellikle plasenta, merkezi sinir sistemi ve diğer hassas dokulara yerleştiği klinik tablodur. Patofizyolojik açıdan bakteri, mide asit bariyerini geçtikten sonra ince bağırsak mukozasına ulaşır. Listeria, intraselüler bir patojendir; epitel hücreleri ve makrofajları içine alarak hücre içinde çoğalmasını sürdürür.
Bakterinin invazyonunda anahtar rolü internalin proteinleri (InlA, InlB) oynar. InlA, epitel hücrelerinin yüzeyindeki E-kadherin reseptörüne bağlanarak hücre içine alınmayı sağlar; InlB ise hepatosit büyüme faktörü reseptörüne (Met) bağlanır. Hücre içine alınan bakteri, listeriolizin O (LLO) adlı pore-forming toksini ile fagozom membranını parçalar ve sitozole geçer. Sitozolde aktin polimerizasyonunu yönlendiren ActA proteini ile hareket eden bakteri, "kuyruk" oluşturur ve komşu hücrelere doğrudan yayılır; bu mekanizma, hücre dışı immün yanıttan kaçma ve dokular arasında yayılma açısından kritiktir.
Bakteri, intestinal mukozadan sistemik dolaşıma geçtikten sonra makrofajlar tarafından fagosite edilir; ancak hücre içinde çoğalmasına devam eder. Karaciğer ve dalakta retiküloendotelyal sistem hücreleri içinde lokalize olabilir veya sistemik dolaşımdan tekrar geçerek plasenta ve merkezi sinir sistemine ulaşır. Plasenta tutulumu, plasenta dokusunun lokal immün baskılı yapısı ve fetüsün gelişen immün sistemi nedeniyle özellikle ciddi sonuçlara yol açar; mikroapseler oluşur ve fetüse bulaş riskini artırır.
Merkezi sinir sistemi tutulumu menenjit veya rhombensefalit (beyin sapı tutulumu) şeklinde olabilir. Rhombensefalit, listeriaya nispeten özgül bir tablodur; pons ve medulla tutulumu ile kraniyal sinir paralizileri ön planda olur. T-hücre aracılı immün yanıt, listerioz savunmasında kritiktir; bu nedenle hücresel immüniteyi etkileyen durumlarda (HIV/AIDS, kemoterapi, kortikosteroid tedavisi, organ nakli) hastalık ciddi seyreder.
Etiyoloji ve Risk Faktörleri
Listeria enfeksiyonu kontamine gıdalarla bulaşır. Bakteri çevrede yaygın olarak bulunur; toprakta, suda, çürüyen bitkilerde, hayvansal ve insansı kaynaklarda yaşar. Gıda işleme tesisleri, soğuk hava depoları, biyofilm oluşturduğu için endüstriyel ekipmanlarda kalıcı kolonizasyon yapabilir. Soğuk depo koşullarında çoğalabilmesi nedeniyle uzun raf ömürlü ürünler özellikle risklidir.
Yüksek riskli gıdalar arasında pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, özellikle yumuşak ve yarı yumuşak peynirler (kamembert, brie, beyaz peynir, feta, blue cheese), hazır kullanıma hazır deli etleri (sosis, salam, jambon), tütsülenmiş balık ve deniz ürünleri, hazır salatalar (özellikle kıyılmış marul, lahana, taze fasulye filizleri), kavun ve diğer çiğ meyveler, hazır soğuk yiyecekler yer alır. Pastörizasyon ve uygun pişirme bakteriyi öldürür, ancak pişirme sonrası kontaminasyon mümkündür.
- Gebelik: Gebe kadınlarda risk 10-20 kat artar (T hücre aracılı immün yanıttaki gebelik adaptasyonu nedeniyle).
- Yenidoğanlar: Anneden bulaş ile yenidoğan listeriozu ve menenjiti riski.
- Yaşlılar: 65 yaş üzeri bireyler, immün senesans nedeniyle yüksek riskli.
- İmmün yetmezlik: HIV/AIDS, kanser, kemoterapi, transplantasyon, kortikosteroid tedavisi.
- TNF inhibitörleri: Adalimumab, infliximab gibi biyolojik ajanlar.
- Kronik hastalıklar: Diabetes mellitus, kronik karaciğer hastalığı, kronik böbrek hastalığı.
- Demir yüklenmesi: Hemokromatozis, demir tedavisi.
- Mide asit baskılaması: Proton pompa inhibitörü, antiasit kullanımı, gastrektomi.
- Mesleki maruziyet: Çiftlik çalışanları, veterinerler, mezbaha işçileri, gıda işçileri.
Klinik Belirtiler
Listeria enfeksiyonunun klinik prezentasyonu hasta grubuna göre belirgin farklılıklar gösterir. Sağlıklı yetişkinlerde gıda kaynaklı listeriya gastroenteriti gelişebilir; inkübasyon süresi 6-50 saat arasındadır. Bulantı, kusma, ishal, ateş, kas ağrıları ile prezente olur ve genellikle 2-3 gün içinde kendiliğinden geriler. Bu form genellikle salgın durumlarında tanı alır.
İnvaziv listerioz, daha ciddi seyreden formdur ve risk gruplarında görülür. İnkübasyon süresi 1-90 gün arasında değişir (genellikle 1-4 hafta). Bakteriyemi tablosu en sık görülen formdur; ateş (38-40 derece), titreme, halsizlik, miyalji, baş ağrısı ile prezente olur. Yaşlılarda ve immünsüprese hastalarda klinik bulgular silik olabilir; sadece ateş ve bilinç değişikliği görülebilir.
Menenjit, listeriozun en korkulan komplikasyonudur. Yetişkinlerde bakteriyel menenjitin yüzde 5-10'undan sorumludur; ancak immünsüprese hastalarda ve yaşlılarda bu oran yüzde 20-30'a ulaşabilir. Klasik menenjit triadı (ateş, ense sertliği, mental durum değişikliği) bulunur; ancak Listeria menenjitinde ense sertliği daha az belirgindir. Konvülziyon, nöbet, kraniyal sinir paralizileri, fokal nörolojik defisitler eşlik edebilir.
Rhombensefalit, listeriya'ya özgül bir klinik tablodur; pons ve medulla oblongata tutulumu ile karakterizedir. Hastalar genellikle 3-10 günlük prodromal fazda baş ağrısı, ateş, bulantı, kusma yaşar; ardından kraniyal sinir paralizileri (özellikle 6, 7, 9, 10, 12. sinirler), serebellar belirtiler, hemiparezi, mental durum değişikliği gelişir. Bu tablo özellikle sağlıklı yetişkinlerde de görülebilir.
Gebelikte listerioz, anne için genellikle hafif (gribal şikayetler, ateş, kas ağrıları, diyare) seyrederken, fetüs ve yenidoğan için ciddi sonuçları vardır. Gebelik döneminde gelişen enfeksiyon, plasenta tutulumu sonucu erken doğum (yüzde 25-50), düşük (yüzde 20), ölü doğum (yüzde 10-20), neonatal listerioz (yüzde 50-60) ile sonuçlanabilir. Erken başlangıçlı yenidoğan listeriozu (granulomatozis infantiseptica), maternal bakteriyemi sonucu intrauterin bulaşmış infantlarda doğumda veya ilk hafta içinde sepsis, solunum sıkıntısı, deri lezyonları (peteşi, papüller), karaciğer ve dalakta granülomlar ile karakterizedir; mortalite yüzde 30-50'dir. Geç başlangıçlı yenidoğan listeriozu (1-3 hafta sonra) menenjit ile prezente olur.
Diğer klinik formlar arasında endokardit (özellikle protez kapak hastalarında), septik artrit, osteomiyelit, periton kateter enfeksiyonu, peritonit, hepatik abse, deri enfeksiyonu (veterinerler ve çiftlik çalışanlarında veteriner kaynaklı listerioz şeklinde) yer alır.
Tanı Yaklaşımları
Listeria enfeksiyonu tanısı, klinik şüphe ve mikrobiyolojik kültür ile konulur. Risk grubunda olan ve uygun klinik tabloyla başvuran hastalarda Listeria mutlaka düşünülmelidir. Bakteriyemi tanısında kan kültürü altın standarttır; iki farklı bölgeden iki set kan kültürü önerilir. Listeria, kan kültürü besiyerlerinde iyi ürer ve genellikle 24-48 saat içinde pozitif sonuç verir.
Menenjit tanısında lomber ponksiyon ile beyin omurilik sıvısı alınır. Listeria menenjitinde BOS bulguları diğer bakteriyel menenjitlerden farklı olabilir; lökosit sayısı 100-1000/mm³ arasında, klasik bakteriyel menenjite göre daha düşük olabilir, mononükleer hücre hakimiyeti (yüzde 25-30 vakada) bulunabilir. Protein 50-2000 mg/dL arasında yükselir, glukoz orta düzeyde düşer. BOS Gram boyaması vakaların sadece yüzde 30-40'ında pozitiftir; Listeria küçük gram pozitif çubuklar şeklinde görünür ve sıklıkla diphteroid veya kontaminan olarak yorumlanabilir. BOS kültürü tanı koydurucudur.
Rhombensefalit şüphesinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) çok değerlidir; T2 hiperintens lezyonlar ponsta, medullada ve serebellumda görülür, abse oluşumu da saptanabilir. BOS pleositozis hafif olabilir; bazı vakalarda BOS normal olabilir, kan kültürü pozitif olabilir.
Gebelerde maternal bakteriyemi şüphesinde kan kültürü, fetal/yenidoğan enfeksiyonunda plasenta kültürü, mekonyum kültürü, BOS, kan, deri lezyonu kültürleri uygulanır. Prenatal tanı zordur; gebelerde nedeni bilinmeyen ateşli hastalıkta listeria mutlaka düşünülmeli ve ampirik tedavi başlatılmalıdır.
Moleküler yöntemler arasında PCR temelli testler (hly geni hedefleyen) hızlı ve duyarlı tanı sağlar. Listeria'nın özel olarak tanımlanması için MALDI-TOF kütle spektrometrisi rutin laboratuvarlarda kullanılmaktadır. Antibiyotik duyarlılık testleri yapılmalıdır; ancak Listeria'nın doğal direnç paterni bilindiği için ampirik tedavi standarttır.
Laboratuvar değerlendirmede tam kan sayımında lökositoz veya lökopeni, sola kayma, anemi, trombositopeni saptanabilir. C-reaktif protein 50-300 mg/L, prokalsitonin 1-50 ng/mL düzeylerine yükselebilir. Karaciğer fonksiyon testleri (transaminaz yükseklikleri) hepatit varlığında bozulur.
Ayırıcı Tanı
Listeria enfeksiyonunun ayırıcı tanısında benzer klinik tablo oluşturan diğer hastalıklar değerlendirilmelidir. Streptococcus pneumoniae menenjiti, en sık karıştığı tablodur; ancak ileri yaş, immünsüprese ve gebelerde Listeria mutlaka düşünülmeli ve ampirik antibiyotik rejimine ampisilin eklenmelidir. Neisseria meningitidis menenjiti petesi/purpura ile prezente olur ve genellikle daha genç hastalarda görülür.
Tüberküloz menenjiti, subakut başlangıç, BOS'ta lenfositik pleositozis ve hipoglikoraşi ile Listeria menenjitini taklit edebilir; basil arama, ADA testi ve PCR ayırt edicidir. Cryptococcus neoformans menenjiti, immünsüprese hastalarda subakut prezentasyon yapar; BOS'ta India ink boyaması ve cryptococcal antijen testi ayırt edicidir.
Viral menenjit ve ensefalit (özellikle Herpes simplex virus, West Nile virus, Japon ensefalit virus), nörolojik bulgular ile prezente olabilir; PCR ile ayırt edilir. Brucella menenjiti, hayvan teması veya çiğ süt tüketim öyküsü olan hastalarda düşünülmelidir.
Rhombensefalit ayırıcı tanısında multipl skleroz, akut dissemine ensefalomiyelit, beyin sapı infarktı ve tümörü, neurosarkoidoz, neurobehçet, beyin sapı abseleri (Listeria dışı), tüberküloma, sifiliz değerlendirilmelidir. Manyetik rezonans görüntüleme ve klinik tablo yönlendiricidir.
Bakteriyemi ayırıcı tanısında diğer gram pozitif (Streptococcus, Staphylococcus, Enterococcus) ve gram negatif bakteri (E. coli, Klebsiella, Pseudomonas) sepsisi yer alır. Gebelikte febril hastalık ayırıcı tanısında üriner sistem enfeksiyonu, koryoamniyonit, viral hastalıklar (sitomegalovirus, parvovirus B19, viral hepatitler), preeklampsi, derin ven trombozu değerlendirilmelidir.
Tedavi Stratejileri
Listeria enfeksiyonunun tedavisinde Listeria monocytogenes'in doğal direnç paterni göz önünde bulundurulmalıdır. Bakteri sefalosporinlere doğal olarak dirençlidir; bu nedenle bakteriyel menenjit ampirik tedavisinde sefalosporin tek başına kullanılamaz, mutlaka Listeria için kapsam sağlayacak ajan eklenmelidir. Aminoglikozidler tek başına yetersizdir, ancak ampisilin ile sinerjistik etki gösterir.
İlk tercih ajanı ampisilindir; bakteriyemide 2 gram günde 6 doz IV (toplam 12 g/gün), menenjitte 2 gram günde 4 doz IV (toplam 8 g/gün). Penisilin G de etkilidir (24 milyon ünite/gün IV bölünmüş dozlarda). Sinerjistik etki için gentamisin (5-7 mg/kg/gün IV) ilk 7-14 gün eklenmesi standart yaklaşımdır; bu, özellikle ağır menenjit ve immünsüprese hastalarda önerilir.
Penisilin alerjisi olan hastalarda trimetoprim-sülfametoksazol (TMP-SMX) alternatif birinci tercihtir; 5 mg/kg TMP komponenti günde 2 doz IV. Meropenem (2 gram günde 3 doz IV) ve linezolid (600 mg günde 2 doz IV/oral) diğer alternatiflerdir. Vankomisin yetersizdir, in vitro etkili görünse de klinik başarısı sınırlıdır.
Tedavi süresi enfeksiyon tipine göre değişir: bakteriyemide 2-3 hafta, menenjitte 3-4 hafta, rhombensefalit ve beyin abselerinde 6-8 hafta, endokarditte 6 hafta, immünsüprese hastalarda 4-6 hafta uygulanır. Tedavi yanıtı klinik bulgular, ateş regresyonu ve tekrarlayan kan kültürü/BOS analizi ile değerlendirilir.
Gebelikte listeriya tedavisi anne ve fetüs için yaşam kurtarıcıdır. Gebelerde nedeni bilinmeyen ateş veya gastroenterit ile başvuran ve risk faktörleri olan hastalarda ampirik ampisilin başlatılmalıdır; kültür sonuçları beklenmemelidir. Standart doz: ampisilin 2 gram günde 4 doz IV 14 gün. Penisilin alerjisi olan gebelerde TMP-SMX gebeliğin 1. ve 3. trimesterlerinde kontrendikedir; eritromisin alternatif olabilir ancak suboptimal etkinliktedir.
Yenidoğan listeriozunda ampisilin (50 mg/kg/doz günde 4-6 doz) + gentamisin (5 mg/kg/gün) 14-21 gün uygulanır. Menenjit varlığında tedavi 21 güne uzatılır. Destek tedavi, mekanik ventilasyon, sıvı yönetimi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde uygulanır.
Komplikasyonlar
Listeria enfeksiyonunun komplikasyonları yaşamı tehdit edici olabilir. İnvaziv listerioz mortalite oranı yüzde 15-30 arasındadır; menenjit varlığında yüzde 20-40, sepsis varlığında yüzde 30-60'a ulaşabilir. Fetal-perinatal mortalite gebelikteki listeriozda yüzde 20-50 arasındadır.
Menenjit komplikasyonları arasında kraniyal sinir paralizileri, hidrosefali, beyin apsesi, ventrikülit, serebrit, koma, kalıcı nörolojik sekel (hafıza bozukluğu, kognitif disfonksiyon, ataxi, hemiparezi) yer alır. Rhombensefalit özellikle ciddi nörolojik sekel ile sonuçlanabilir; mortalite yüzde 30-50'dir. Solunum yetmezliği, kraniyal sinir tutulumu ile yutma güçlüğü, mekanik ventilasyon gereksinimi gelişebilir.
Sepsis ve septik şok komplikasyonları arasında çoklu organ yetmezliği, akut respiratuar distres sendromu, dissemine intravasküler koagülasyon, akut böbrek hasarı yer alır. Endokardit gelişen olgularda kalp kapak yıkımı, kalp yetmezliği, septik emboli, mikotik anevrizma görülebilir. Hepatik abse, splenik abse, fokal serebrit, beyin apsesi gibi metastatik enfeksiyonlar gelişebilir.
Gebelik komplikasyonları arasında erken doğum, düşük, ölü doğum, koryoamniyonit, plasentit, fetal distres yer alır. Yenidoğan listeriozunda granulomatozis infantiseptica (yaygın granülomalar, organ tutulumu), pnömoni, menenjit, sepsis, mortalite yüzde 30-50, sağkalanlarda nörolojik sekel görülebilir. Anne genellikle ampirik tedavi ile iyileşir; ancak fetal kayıp önlenemeyebilir.
Tedavi sonrası uzun dönem komplikasyonlar arasında kognitif disfonksiyon, depresyon, anksiyete, post-yoğun bakım sendromu, fonksiyonel bozukluk, kronik ağrı görülebilir. Yenidoğanlarda hidrosefali, gelişimsel gecikme, görme/işitme kaybı, epilepsi, serebral palsi gibi kalıcı sekellere yol açabilir.
Korunma ve Önleme Stratejileri
Listeria enfeksiyonundan korunma, gıda güvenliği ve yüksek riskli grupların eğitimi ile sağlanır. Gebelerin, yaşlıların ve immünsüprese hastaların belirli yüksek riskli gıdalardan kaçınması önerilir. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir; özellikle yumuşak ve yarı yumuşak peynirler (brie, kamembert, beyaz peynir, feta, blue cheese) yüksek riskli kategoridedir.
Hazır kullanıma hazır deli etleri (sosis, salam, jambon, soğuk kesim etler), tütsülenmiş balık ve deniz ürünleri tüketilmeden önce yeniden ısıtılmalıdır (74 derece). Hazır salatalar, kıyılmış marul, lahana, taze fasulye filizleri, kavun ve diğer çiğ meyveler dikkatli yıkanmalı; risk gruplarında kaçınılmalıdır.
- Gıda hazırlama: Etlerin uygun pişirilmesi (74 derece iç ısı), pastörize süt tüketimi.
- Buzdolabı hijyeni: 4 derece altında saklama, dökülenleri hızlı temizleme, son kullanma tarihlerine uyma.
- Çapraz kontaminasyon: Çiğ et ile pişmiş gıdalar arasında ayrı kesme tahtaları, aletler.
- Risk grubu kaçınma: Gebeler, yaşlılar, immünsüpreseler için yüksek riskli gıdaların elimi.
- El hijyeni: Gıda hazırlama öncesi sabunla el yıkama.
- Hazır gıdaları yeniden ısıtma: Deli etleri ve hot doglar 74 derece üzerinde tüketilmeli.
- Yumuşak peynir kontrolü: Pastörize sütten yapılmış olmalı, etiket okuma alışkanlığı.
- Sürveyans: Salgın araştırması, gıda zinciri denetimi, halk sağlığı bildirimi.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı
Listeria enfeksiyonu hızlı progresyon gösterebildiğinden ve özellikle risk grubunda yüksek mortalite ile seyrettiğinden, erken başvuru kritik öneme sahiptir. Risk grubunda olan bireylerde (gebeler, yaşlılar, immünsüpreseler, kronik hastalığı olanlar) gelişen ateş, üşüme, halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı şikayetleri mutlaka değerlendirilmelidir.
Gebelerde nedeni bilinmeyen ateş, ishal, kas ağrıları acil değerlendirme gerektirir; gecikmiş tanı fetal kayba yol açabilir. Ateş, ense sertliği, mental durum değişikliği, fokal nörolojik defisitler, nöbet menenjit ve rhombensefalit açısından alarm verici bulgulardır ve acil hastane başvurusunu gerektirir. Yutma güçlüğü, çift görme, fasyal asimetri, kraniyal sinir tutulumu bulguları rhombensefalit düşündürür.
Yenidoğanlarda ısı düzensizlikleri, beslenme bozukluğu, letarji, solunum sıkıntısı, sarılık, deri lezyonları, fontanel bombeleşmesi, nöbet acil değerlendirme gerektirir. Anne gebelik döneminde ateşli hastalık geçirmişse veya yüksek riskli gıda tüketim öyküsü varsa, yenidoğanın listerioz açısından özellikle değerlendirilmesi gerekir.
İmmünsüprese hastalarda hafif ateş ve halsizlik bile değerlendirilmelidir; kemoterapi alan, transplantasyon hastaları, HIV/AIDS hastaları, biyolojik ajan kullananlar ve uzun süreli kortikosteroid kullananlar bu grupta yer alır. Salgın bağlantısı, kontamine gıda tüketim öyküsü, listeria saptanmış gıda geri çağırması ile teması olan kişiler de değerlendirilmelidir.
Hekim Desteği ve Bilinçli Yaklaşımın Önemi
Koru Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, Listeria enfeksiyonu tanısı, tedavisi ve risk grubu yönetiminde geniş klinik deneyime sahiptir. Modern mikrobiyoloji laboratuvarımızda kan kültürü, BOS kültürü, plasenta kültürü, mekonyum kültürü, MALDI-TOF identifikasyon ve moleküler tanı yöntemleri ile bakteri en kısa sürede tespit edilmektedir. Acil servisimiz ve yatış birimlerimiz, ağır listerioz vakalarında hızlı ampirik tedavi başlatma, intravenöz antibiyotik uygulaması ve yoğun bakım desteği için tam donanımlıdır. Gebelik döneminde gelişen listerioz olgularında kadın hastalıkları ve doğum, neonatoloji ve enfeksiyon hastalıkları bölümleri ile koordineli multidisipliner yaklaşım sağlanmaktadır. Yenidoğan yoğun bakım ünitemizde neonatal listerioz vakaları için tam donanımlı bakım sunulmaktadır. Menenjit ve rhombensefalit gelişen hastalarımız için nöroloji, görüntüleme ve yoğun bakım bölümleri ile entegre yaklaşım yürütülmektedir. Gebeler, yaşlılar ve immünsüprese hastalar için listerioz farkındalık eğitimi, gıda güvenliği danışmanlığı, risk azaltma stratejileri sunulmaktadır. Salgın araştırması ve halk sağlığı işbirliği çalışmalarımız mevcuttur. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişede vakit kaybetmeden tarafımıza başvurmanız, erken tanı ve uygun tedavi ile yaşamı tehdit edici komplikasyonların önüne geçilmesini sağlayacaktır.





