Lidokain, amid grubu lokal anesteziklerin prototipi olup 1943 yılında Nils Löfgren ve Bengt Lundqvist tarafından sentezlenmiştir. Lokal anestezi, rejyonel anestezi, antiaritmik tedavi ve intravenöz analjezi olmak üzere anesteziyoloji pratiğinde en geniş kullanım alanına sahip ilaçlardan biridir. Hızlı etki başlangıcı, öngörülebilir farmakokinetik profili ve geniş güvenlik marjı ile altmış yılı aşkın süredir klinik kullanımda olan temel bir farmakolojik ajandır.
Lokal anestezik olarak lidokain tüm dünyada en sık kullanılan ajandır. Dental prosedürler, cilt infiltrasyonu, periferik sinir blokları, epidural ve spinal anestezi, topikal anestezi ve intravenöz rejyonel anestezi (Bier bloğu) dahil çok çeşitli uygulamalarda tercih edilmektedir. İntravenöz formunun Sınıf 1B antiaritmik olarak ventriküler aritmilerde kullanımı ve perioperatif intravenöz lidokain infüzyonunun (IVLI) analjezik, antiinflamatuvar ve prokinetik etkileri nedeniyle multimodal analjezi protokollerinde artan rolü dikkat çekmektedir.
Lidokaine bağlı sistemik toksisite insidansı, doğru uygulama tekniklerinin kullanılmasıyla düşük seviyelerde tutulmaktadır. Periferik sinir bloklarında LAST insidansı 1/1000-1/10.000 olarak bildirilmiştir. Lidokainin bupivakaine göre kardiyotoksisite/SSS toksisite oranının (CC/CNS) daha yüksek olması, SSS semptomlarının kardiyovasküler toksisiteden önce ortaya çıkarak erken uyarı sağlaması açısından avantajlıdır.
Tanım ve Patofizyoloji
Lidokain, kimyasal olarak 2-(dietilamino)-N-(2,6-dimetilfenil)asetamid formülüne sahip, orta etkili amid grubu lokal anesteziktir. Molekül ağırlığı 234,3 g/mol, pKa değeri 7,9'dur. Fizyolojik pH'da molekülün yaklaşık %25'i non-iyonize formda bulunur; bu oran diğer lokal anesteziklere kıyasla yüksek olup hızlı etki başlangıcının temel nedenidir.
Etki Mekanizması
Lidokainin birincil etki mekanizması, voltaj kapılı sodyum kanallarının (Nav1.7, Nav1.8, Nav1.9) inaktif konformasyonuna yüksek afinite ile bağlanarak sodyum akımını inhibe etmesidir. Sodyum kanalı blokajı frekans ve voltaj bağımlıdır; yüksek ateşleme hızına sahip sinir lifleri daha hızlı ve derin bloke edilir. Lidokain "fast-in, fast-out" kinetiği gösterir; sodyum kanalına bağlanma ve ayrışma hızı yüksektir. Bu özellik bupivakain ile temel farmakodinamik ayrımı oluşturur.
İntravenöz lidokainin analjezik ve antiinflamatuvar etkileri ek mekanizmalar aracılığıyla gerçekleşir:
- Sodyum kanalı modülasyonu: Periferik ve santral sensitizasyonun azaltılması.
- NMDA reseptör antagonizması: Santral sensitizasyonun önlenmesine katkıda bulunur.
- Glisin reseptör potansiyasyonu: İnhibitör nörotransmisyon artışı.
- Antiinflamatuvar etki: Nötrofil aktivasyonu, sitokin salınımı (IL-1, IL-6, TNF-α) ve trombosit agregasyonunun inhibisyonu.
- Prokinetik etki: Gastrointestinal motiliteyi artırarak postoperatif ileus süresini kısaltır.
Farmakokinetik Profil
- Emilim: Enjeksiyon bölgesinden emilim hızı vaskülariteye bağlıdır. İnterkostal > kaudal > epidural > brakiyal pleksus > siyatik/femoral > subkutan sıralaması izlenir. Epinefrin eklenmesi emilimi yavaşlatır ve etki süresini uzatır.
- Dağılım: Plazma proteinlerine (başlıca alfa-1 asit glikoprotein) %60-80 oranında bağlanır. Dağılım hacmi 1,1 L/kg'dır. Yağ dokusu birikim deposu olarak işlev görür.
- Metabolizma: Hepatik CYP1A2 ve CYP3A4 tarafından metabolize edilir. Ana metabolitleri MEGX (monoetilglisineksilidin, aktif) ve GX'dir (glisineksilidin). Hepatik ekstraksiyon oranı yüksektir (%65-75); bu nedenle klirens hepatik kan akımına bağımlıdır.
- Eliminasyon: Terminal yarı ömrü 1,5-2 saat (tek doz), sürekli infüzyonda 3-4 saate uzayabilir. Renal eliminasyon: değişmeden %5'ten azı idrarla atılır.
Nedenler ve Risk Faktörleri
Toksisite Nedenleri
- Kazara intravasküler enjeksiyon: En sık toksisite nedenidir. Periferik sinir bloğu veya dental blok sırasında lidokainin doğrudan damara enjekte edilmesi.
- Doz aşımı: Maksimum önerilen dozun (4,5 mg/kg epinefrinsiz, 7 mg/kg epinefrinli) aşılması. Birden fazla uygulama alanına yapılan enjeksiyonlarda toplam dozun gözetilmemesi.
- Hızlı emilim: Vaskülaritesi yüksek bölgelere enjeksiyon veya inflame dokulara uygulama emilimi hızlandırır.
- İntravenöz infüzyon hataları: IVLI sırasında infüzyon hızının aşılması veya bolus dozun hatalı hesaplanması.
Hasta ile İlişkili Risk Faktörleri
- Karaciğer yetmezliği: Yüksek hepatik ekstraksiyon nedeniyle karaciğer fonksiyon bozukluğunda klirens dramatik olarak azalır.
- Kalp yetmezliği: Hepatik kan akımının azalması klirensı düşürür; dağılım hacmi azalması plazma konsantrasyonunu yükseltir.
- Böbrek yetmezliği: MEGX metabolitinin birikimi SSS toksisitesine katkıda bulunabilir.
- İleri yaş: Hepatik klirens azalması, dağılım hacmi değişikliği ve azalmış alfa-1 asit glikoprotein düzeyleri doz ayarlaması gerektirir.
- Gebelik: Alfa-1 asit glikoprotein düzeyinin düşmesiyle serbest lidokain fraksiyonu artabilir.
- İlaç etkileşimleri: Beta-blokerler (propranolol) ve simetidin hepatik kan akımını azaltarak lidokain klirensını düşürür. CYP1A2 inhibitörleri (fluvoksamin, siprofloksasin) metabolizmayı yavaşlatır.
- Hipoproteinemi: Alfa-1 asit glikoprotein düşüklüğü serbest ilaç düzeyini yükseltir.
Belirti ve Bulgular
Lidokain toksisitesi plazma konsantrasyonu ile korelasyon gösteren progresif bir klinik tablo oluşturur.
- Hafif toksisite (plazma düzeyi 5-10 μg/mL): Perioral uyuşma, metalik tat, kulak çınlaması, sersemlik hissi, baş dönmesi, uyuklama. Hastalar bu semptomları tarif edebildiğinde erken müdahale şansı doğar.
- Orta düzey toksisite (10-15 μg/mL): Nistagmus, görme bulanıklığı, dizartri, tremor, kas seğirmeleri, bulantı, kusma, ajitasyon. EKG'de PR uzaması başlayabilir.
- Ağır toksisite (15-25 μg/mL): Generalize tonik-klonik nöbetler, bilinç kaybı, solunum depresyonu ve apne. Hipotansiyon, bradikardi, QRS genişlemesi ve AV blok gelişebilir.
- Kardiyovasküler kolaps (>25 μg/mL): Asistoli veya ventriküler fibrilasyon. Lidokainin "fast-out" kinetiği nedeniyle bupivakaine göre resüsitasyona yanıt genellikle daha iyidir.
- İntravenöz lidokain infüzyonu sırasında: Terapötik dozlarda (1-2 mg/kg bolus, 1-2 mg/kg/saat infüzyon) perioral uyuşma ve hafif sersemlik görülebilir; bu semptomlar dozun azaltılması ile geriler.
Tanı Yöntemleri
- Klinik değerlendirme: Lidokain uygulaması sonrası gelişen semptomların temporal ilişkisi tanının temelini oluşturur. Hastanın sözel bildirimi (perioral uyuşma, metalik tat) en erken tanısal ipucudur.
- Elektrokardiyografi: PR uzaması, QRS genişlemesi, bradikardi ve ritim bozuklukları izlenir. Lidokain Sınıf 1B antiaritmik olduğundan doza bağlı olarak paradoksal proaritmik etki gösterebilir.
- Sürekli monitörizasyon: EKG, SpO₂, non-invaziv kan basıncı ve sözel iletişim izlemi zorunludur.
- Plazma lidokain düzeyi: Terapötik aralık (antiaritmik): 1,5-5 μg/mL. Toksik eşik: >5 μg/mL. Acil dönemde değerlendirme için kan örneği alınmalı; ancak tedavi klinik bulgulara göre yönlendirilmelidir.
- Arter kan gazı: Metabolik asidoz toksisiteyi şiddetlendirir ve prognozla koreledir.
- Laboratuvar tetkikleri: Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, elektrolitler, metgemoglobin düzeyi (özellikle yüksek dozlarda veya prilokakin ile kombine kullanımda).
Ayırıcı Tanı
- Diğer lokal anestezik toksisiteleri: Bupivakain, levobupivakain ve ropivakain toksisitesi benzer SSS semptomları ile prezente olabilir. Kullanılan ajan bilgisi ayırımı sağlar.
- Vazovagal senkop: İğne korkusu veya ağrıya bağlı bradikardi ve hipotansiyon. SSS semptomları (perioral uyuşma, metalik tat) beklenmez.
- Hipoglisemi: Tremor, terleme, konfüzyon ve nöbet ile prezente olabilir. Hızlı glukoz ölçümü ile dışlanır.
- Epinefrin etkisi: Epinefrinli lokal anestezik enjeksiyonu sonrası taşikardi, palpitasyon, anksiyete ve tremor gelişebilir. Genellikle kısa sürer ve SSS toksisite semptomları (perioral uyuşma, metalik tat) eşlik etmez.
- Anksiyete ve panik atak: Enjeksiyon öncesi veya sırasında gelişen hiperventilasyon, paresteziler ve çarpıntı lokal anestezik toksisitesini taklit edebilir.
- Metgemoglobinemi: Yüksek doz lidokain veya prilokain kombinasyonunda siyanoz, dispne ve kahverengi renkli kanda metgemoglobin düzeyi kontrolü yapılmalıdır.
Tedavi
Klinik Kullanım ve Dozaj
- İnfiltrasyon anestezisi: %0,5-1 lidokain, toplam doz 4,5 mg/kg (epinefrinsiz) veya 7 mg/kg (1:200.000 epinefrinli). Etki başlangıcı 1-2 dakika, süre 1-2 saat (epinefrinli 2-3 saat).
- Periferik sinir bloğu: %1-2 lidokain, 10-30 mL (blok tipine göre). Etki başlangıcı 5-15 dakika, süre 1,5-3 saat.
- Epidural anestezi: %1,5-2 lidokain 15-25 mL. Etki başlangıcı 10-20 dakika, süre 1-2 saat. Bikarbonat eklenmesi (1 mL NaHCO₃ / 10 mL lidokain) etki başlangıcını hızlandırır.
- Spinal anestezi: %5 hiperbarik lidokain 60-100 mg. Etki başlangıcı 3-5 dakika, süre 45-90 dakika. Geçici nörolojik semptom riski nedeniyle kullanımı tartışmalıdır.
- İntravenöz lidokain infüzyonu (IVLI): Yükleme dozu 1-1,5 mg/kg IV bolus (5-10 dakikada), ardından 1-2 mg/kg/saat sürekli infüzyon. Abdominal cerrahi, tiroidektomi ve göğüs cerrahisinde opioid tüketimini azalttığı ve bağırsak fonksiyonunun erken dönüşünü sağladığı gösterilmiştir.
- Topikal anestezi: %2-4 lidokain sprey veya jel (mukozal yüzeylere). Maksimum 4,5 mg/kg. EMLA krem (%2,5 lidokain + %2,5 prilokain) cilt yüzeyine 60-90 dakika oklüzyonla uygulanır.
- Antiaritmik kullanım: Ventriküler taşikardide 1-1,5 mg/kg IV bolus, gerekirse 5-10 dakikada 0,5-0,75 mg/kg tekrarı (toplam 3 mg/kg). Sürdürme infüzyonu 1-4 mg/dk.
Toksisite Tedavisi
- Enjeksiyonun durdurulması ve yardım çağrılması.
- Hava yolu yönetimi: %100 oksijen ile ventilasyon. Hipoksi ve asidoz toksisteyi şiddetlendirir.
- Nöbet tedavisi: Midazolam 0,05-0,1 mg/kg IV veya düşük doz propofol 0,5-1 mg/kg IV.
- %20 lipid emülsiyon tedavisi: 1,5 mL/kg bolus + 0,25 mL/kg/dk infüzyon. Kardiyovasküler toksisite durumunda erken başlanmalıdır. Toplam maksimum doz 12 mL/kg.
- Hemodinamik destek: Epinefrin düşük dozda. Kardiyak arrest durumunda standart ACLS protokolü + lipid tedavisi.
Komplikasyonlar
- Sistemik toksisite: SSS semptomları (nöbet) ve kardiyovasküler kolaps. Lidokainin hızlı ayrışma kinetiği nedeniyle resüsitasyona yanıt genellikle bupivakaine göre daha iyidir.
- Geçici nörolojik semptomlar (TNS): Spinal lidokain sonrası gluteal ve alt ekstremitede ağrı. İnsidans %10-40 arasında bildirilmiş olup bu nedenle spinal lidokain kullanımı birçok merkezde terk edilmiştir.
- Metgemoglobinemi: Yüksek doz lidokain (>600 mg) veya prilokain kombinasyonunda ortaya çıkabilir. Metgemoglobin düzeyi >%20'de metilen mavisi 1-2 mg/kg IV tedavi edilir.
- Alerjik reaksiyonlar: Amid grubu lokal anesteziklere gerçek alerji son derece nadirdir. Katkı maddelerine (metilparaben) karşı reaksiyon görülebilir.
- IVLI komplikasyonları: İnfüzyon sırasında sersemlik, perioral parestezi, bulantı. Nadiren bradikardi ve aritmiler bildirilmiştir. Doz aşımında nöbet riski mevcuttur.
- Kondrotoksisite: İntraartiküler uygulamada kıkırdak hücre canlılığını azaltma potansiyeli gösterilmiştir.
Korunma ve Önleme
- Doz hesabı ve kaydı: Hastanın kilosuna göre maksimum doz hesaplanmalı ve tüm uygulama bölgelerindeki toplam doz kayıt altına alınmalıdır.
- Aspirasyon: Her enjeksiyon öncesinde aspirasyon yapılarak intravasküler pozisyon kontrol edilmelidir.
- Fraksiyonel enjeksiyon: Toplam doz 3-5 mL'lik artışlarla uygulanmalıdır.
- Epinefrin eklenmesi: Uygun durumlarda 1:200.000 epinefrin eklenmesi hem emilimi yavaşlatır hem de intravasküler enjeksiyonun erken tespitini sağlar.
- IVLI güvenlik protokolü: İnfüzyon pompası kullanımı zorunludur. Sürekli EKG monitörizasyonu yapılmalıdır. Hastanın sözel iletişimi korunmalı ve semptomlar düzenli sorgulanmalıdır.
- Lipid emülsiyon ve LAST ekipmanı: Lidokain uygulanan her ortamda hazır bulundurulmalıdır.
- Spinal lidokain: TNS riski nedeniyle alternatif ajanlar (priartikain, bupivakain, mepivakain) tercih edilmelidir.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı
Lidokain uygulaması sonrasında aşağıdaki belirtilerden herhangi birinin ortaya çıkması durumunda derhal tıbbi değerlendirme yapılmalıdır:
- Dudak veya dil çevresinde uyuşukluk veya karıncalanma, ağızda metalik tat
- Kulak çınlaması, baş dönmesi veya dengesizlik
- Görme bulanıklığı veya çift görme
- Konfüzyon, konuşma güçlüğü veya uyuklama hali
- Kas seğirmeleri veya kasılmalar
- Göğüste baskı, çarpıntı veya nefes darlığı
- Ciltte morarma veya gri renk değişikliği (metgemoglobinemi şüphesi)
- Beklenen süreden çok uzun devam eden uyuşukluk
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Bölümü Olarak Yaklaşımımız
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, lidokain kullanımını lokal anesteziden intravenöz analjeziye kadar geniş bir yelpazede güvenle uygulamaktadır. Her hastanın bireysel risk profili değerlendirilerek optimal doz ve uygulama tekniği belirlenmekte, sürekli monitörizasyon altında güvenli bir anestezi ve analjezi süreci sağlanmaktadır. Multimodal analjezi protokollerimizde intravenöz lidokain infüzyonunu etkili biçimde kullanmakta, hastaların opioid gereksinimini azaltarak daha konforlu ve hızlı bir iyileşme süreci sunmaktayız.













