Çocuk Romatoloji

JİA'da TME Tutulumu

JIA ve Temporomandibular Eklem Tutulumu Nasıl Ortaya Çıkar? Çene Ağrısı ve Mikrognatia, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ve özenli bir değerlendirme.

Juvenil idiyopatik artrit (JİA), çocukluk çağının en sık görülen kronik romatolojik hastalıklarından biri olarak kabul edilmektedir ve on altı yaşından önce başlayan, en az altı hafta süren açıklanamamış eklem iltihabı tablosunu tanımlamaktadır. Bu hastalığın seyri sırasında etkilenebilen eklemler arasında temporomandibular eklem (TME), yani çene eklemi, özellikle klinik tablonun sessiz ilerleyebilmesi nedeniyle özel bir öneme sahiptir. Çene ekleminin tutulumu, klasik artrit belirtilerinden farklı şekilde, çoğu durumda ağrısız bir şekilde başlayabilmekte ve uzun süre fark edilmeden ilerleyebilmektedir. Bu nedenle çocuk romatoloji pratiğinde TME'nin değerlendirilmesi, hastalığın bütüncül takibinin önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir.

Temporomandibular eklem, alt çene kemiği ile şakak kemiği arasında yer alan, çiğneme, konuşma ve yutkunma gibi temel işlevlerin sağlanmasında merkezi bir rol üstlenen kompleks bir eklemdir. Bu eklem, içerisinde fibrokartilajinöz bir disk bulundurması ve hem dönme hem de kayma hareketi yapabilmesi nedeniyle vücuttaki diğer eklemlerden yapısal olarak farklılıklar göstermektedir. Çocukluk döneminde TME, aynı zamanda alt çenenin büyüme merkezlerinden birini barındırmaktadır. Kondil bölgesindeki büyüme plağı, alt çene kemiğinin uzunluk ve genişlik olarak gelişmesinde belirleyici bir rol oynadığı için bu bölgedeki iltihabi süreçler, sadece eklem işlevini değil, kraniyofasiyal gelişimi de doğrudan etkileyebilmektedir.

JİA'nın temporomandibular eklem tutulumu, alt tiplere göre farklı sıklıklarda gözlenebilmektedir. Yapılan çalışmalarda poliartiküler, oligoartiküler ve sistemik formlar başta olmak üzere hemen tüm JİA alt tiplerinde çene ekleminin etkilenebildiği bildirilmektedir. Görüntüleme yöntemlerinin daha hassas hale gelmesiyle birlikte, klinik olarak şikâyet bildirmeyen çocuklarda dahi manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile sinovit ve kondil değişikliklerinin saptanabildiği gösterilmiştir. Bu durum, TME tutulumunun aslında düşünülenden çok daha sık olduğunu ve standart klinik muayenenin tek başına yetersiz kalabileceğini ortaya koymaktadır.

Temporomandibular eklem tutulumunun erken döneminde belirtiler oldukça silik olabilmektedir. Çocuklarda yaygın olarak görülen ilk şikâyetler arasında sabahları çenede tutukluk hissi, ağız açıklığında hafif azalma, sert besinleri çiğnerken yorgunluk ve nadiren kulak çevresine yayılan rahatsızlık yer almaktadır. Bazı çocuklarda baş ağrısı, yüzde asimetri hissi veya çene kilitlenmesi gibi atipik bulgular ön planda olabilir. Ağrının belirgin olmaması, ailelerin ve hatta hekimlerin bu tutulumu gözden kaçırmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle JİA tanısı konulan her çocukta TME'nin sistematik olarak değerlendirilmesi önerilmektedir.

Çene ekleminin iltihabi sürecinin ilerlemesi durumunda yapısal değişiklikler ortaya çıkabilmektedir. Kondil başında düzleşme, erozyon ve büyüme plağında hasar, alt çenenin asimetrik veya yetersiz gelişmesine neden olabilmektedir. Tek taraflı tutulumda etkilenen tarafta alt çene kısa kalabilirken, çift taraflı tutulumda mikrognati olarak adlandırılan, geride kalmış küçük alt çene tablosu gelişebilmektedir. Bu durum, yüz estetiğini etkilemenin ötesinde, dişlerin kapanış ilişkisini bozarak maloklüzyon, çiğneme güçlüğü, konuşma sorunları ve uyku sırasında üst solunum yolu daralmasına bağlı sorunlara yol açabilmektedir. Bu komplikasyonların önlenmesinde erken tanı kritik bir basamak olarak değerlendirilmektedir.

Temporomandibular eklem tutulumunun tanısında klinik muayene temel adımı oluşturmaktadır. Maksimum ağız açıklığının ölçülmesi, çenenin açılırken ve kapanırken çizdiği yörüngenin gözlenmesi, kondil bölgesinin palpasyonu, çiğneme kaslarının değerlendirilmesi ve dişlerin kapanış ilişkisinin incelenmesi muayenenin temel bileşenleridir. Sağlıklı çocuklarda ağız açıklığı genellikle parmak genişliğine veya yaşa göre belirlenmiş referans değerlere göre değerlendirilmektedir. Açma sırasında çenenin bir tarafa kayması, S harfi şeklinde hareket etmesi veya açıklığın belirgin şekilde azalmış olması TME tutulumunu düşündüren bulgular arasında yer almaktadır.

Görüntüleme yöntemleri, TME tutulumunun değerlendirilmesinde belirleyici bir role sahiptir. Konvansiyonel radyografiler, ileri evre yapısal hasarı gösterebilse de erken dönem iltihabi değişiklikleri saptamada yetersiz kalmaktadır. Bilgisayarlı tomografi (BT), kemik yapısındaki erozyon, düzleşme ve kondil deformitelerinin değerlendirilmesinde değerli bilgiler sunmaktadır; ancak radyasyon yükü nedeniyle pediatrik popülasyonda dikkatli kullanılmaktadır. Manyetik rezonans görüntüleme, gadolinyum kontrast madde verilerek yapıldığında sinovyal kalınlaşma, eklem içi sıvı artışı, kemik iliği ödemi ve pannus oluşumu gibi erken iltihabi bulguları gösterebildiği için TME tutulumunun değerlendirilmesinde altın standart olarak kabul edilmektedir.

Ultrasonografi, son yıllarda pediatrik romatolojide giderek artan oranda kullanılan, radyasyon içermeyen ve kolay ulaşılabilir bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Yüksek frekanslı problarla yapılan değerlendirmelerde sinoviyal kalınlaşma ve eklem içi sıvı varlığı belirlenebilmekte, doppler incelemesi ile aktif iltihabın işareti olan kanlanma artışı saptanabilmektedir. Ultrasonografinin TME değerlendirmesindeki sınırlılığı, eklemin derin yerleşimi ve kemik yapıların görüntülemeyi kısıtlaması nedeniyle MRG ile elde edilen ayrıntıya ulaşamamasıdır. Buna karşın takip amaçlı tekrarlanan değerlendirmelerde pratik bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.

JİA'ya bağlı temporomandibular eklem tutulumunda yaklaşım, multidisipliner bir bakış açısı gerektirmektedir. Çocuk romatoloji uzmanı, ortodontist, çene cerrahı, fizyoterapist, çocuk diş hekimi ve gerektiğinde kulak burun boğaz uzmanı bu süreçte birlikte değerlendirme yapmaktadır. Sistemik hastalık aktivitesinin kontrol altına alınması, çene ekleminin iyileşmesine katkı sağlayan ilk basamağı oluşturmaktadır. Bu amaçla nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, hastalık modifiye edici antiromatizmal ajanlar ve biyolojik tedaviler farklı klinik tablolara göre yaklaşımda kullanılmaktadır. Biyolojik ajanların TME bulguları üzerindeki olumlu etkileri pek çok çalışmada gösterilmiştir.

Sistemik yaklaşıma ek olarak, dirençli olgularda eklem içine kortikosteroid uygulaması gündeme gelebilmektedir. Bu işlem genellikle görüntüleme rehberliğinde, çoğu durumda ultrasonografi ya da floroskopi eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Eklem içi enjeksiyonun, iltihabi süreci yerel olarak baskılayarak ağrı, tutukluk ve ağız açıklığı kısıtlılığı üzerinde olumlu etkiler sağladığı bildirilmektedir. Ancak büyüyen kondil üzerindeki olası uzun dönem etkileri nedeniyle bu uygulama, deneyimli merkezlerde ve titiz bir endikasyon değerlendirmesi sonrasında planlanmaktadır. Enjeksiyon sayısı ve sıklığı, hastanın yaşı ve klinik yanıtı dikkate alınarak bireyselleştirilmektedir.

Fizyoterapi ve egzersiz programları, çene ekleminin işlevinin korunmasında önemli bir yer tutmaktadır. Çiğneme kaslarının gevşetilmesine yönelik germe egzersizleri, ağız açıklığını artırmaya yönelik kontrollü hareket çalışmaları ve postür düzenlemesi, bu programların temel bileşenlerini oluşturmaktadır. Sıcak uygulama, yumuşak doku masajı ve gevşeme teknikleri tamamlayıcı yöntemler olarak değerlendirilebilmektedir. Egzersizlerin düzenli ve doğru teknikle yapılması, eklemde sertlik gelişimini azaltmaya ve kas dengesizliklerinin önlenmesine katkı sağlamaktadır. Bu programların planlanması ve takibi, deneyimli bir fizyoterapist eşliğinde yürütülmektedir.

Ortodontik değerlendirme, JİA'nın TME tutulumunda kraniyofasiyal gelişimin izlenmesi açısından temel bir bileşen olarak öne çıkmaktadır. Erken dönemde başlanan ortodontik takip, alt çenedeki büyüme geriliği veya asimetri gelişiminin saptanmasında belirleyici olabilmektedir. Fonksiyonel ortodontik aygıtlar, alt çenenin konumlandırılması ve büyümenin yönlendirilmesi amacıyla uygun olgularda kullanılabilmektedir. Bu aygıtların seçimi ve uygulama zamanlaması, çocuğun yaşına, iskelet olgunlaşma evresine ve hastalık aktivitesine göre planlanmaktadır. Ortodontik yaklaşımın iltihabi süreç ile eş zamanlı yürütülmesi, gelişimsel komplikasyonların azaltılmasında önemli bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

İleri evre olgularda, alt çenenin belirgin biçimde geride kalması veya yüz asimetrisinin ciddi düzeylere ulaşması durumunda cerrahi yaklaşımlar gündeme gelebilmektedir. Distraksiyon osteogenezi, ortognatik cerrahi ve nadiren TME rekonstrüksiyonu gibi yöntemler, seçilmiş olgularda uygulanmaktadır. Bu girişimler, iskelet gelişiminin tamamlanmasının ardından planlanmakla birlikte, bazı durumlarda büyüme döneminde de uygulanabilmektedir. Cerrahi yaklaşım kararı, multidisipliner bir konsey değerlendirmesi sonrasında, hastalık aktivitesinin kontrol altında olduğu dönemlerde verilmektedir. Cerrahi sonrası dönemde de iltihabi sürecin yakın takibi sürdürülmektedir.

JİA'lı çocuklarda TME tutulumunun yönetiminde ağız ve diş sağlığının korunması ayrı bir önem taşımaktadır. Kısıtlı ağız açıklığı, diş fırçalama ve diş ipi kullanımı gibi günlük hijyen uygulamalarını güçleştirebilmektedir. Bu durum, diş çürüğü ve dişeti sorunlarının gelişme riskini artırabilmektedir. Bunun yanı sıra bazı romatoloji ilaçlarının ağız mukozasında yan etkilere yol açabilmesi nedeniyle düzenli diş hekimi kontrolü önerilmektedir. Çocuk diş hekimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, hem ağız hijyeninin desteklenmesi hem de kapanış ilişkilerinin izlenmesi mümkün olmaktadır. Böylece tedavi sürecine eşlik eden olası komplikasyonlar erken aşamada saptanabilmektedir.

Psikososyal boyut, TME tutulumu olan çocuklarda göz ardı edilmemesi gereken bir alan olarak değerlendirilmektedir. Yüz görünümünde değişiklik, çiğneme sırasında zorlanma, sosyal ortamlarda yemek yeme konusunda çekingenlik ve kronik bir hastalıkla yaşamanın getirdiği yük, çocuğun ve ailenin yaşam kalitesini etkileyebilmektedir. Okul dönemindeki çocuklarda akran ilişkileri, özgüven gelişimi ve okul başarısı bu süreçten etkilenebilmektedir. Bu nedenle takip sürecinde psikolojik destek hizmetlerinden yararlanılması, çocuğun bütüncül iyilik halinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Aile eğitimi ve hastalık hakkında bilgilendirme de bu sürecin önemli bir parçası olarak görülmektedir.

Uzun dönem takipte, TME tutulumunun seyri hastadan hastaya belirgin farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı çocuklarda sistemik hastalığın kontrol altına alınmasıyla birlikte çene ekleminde belirgin düzelme gözlenirken, bir kısım hastada yapısal değişiklikler kalıcı olabilmektedir. Hastalık seyrinin öngörülebilmesi açısından düzenli klinik muayene, görüntüleme takibi ve büyüme parametrelerinin izlenmesi önerilmektedir. Takip sıklığı, hastalığın aktivitesine ve önceki bulgulara göre bireyselleştirilmektedir. Ergenlik döneminde büyüme hızlandığı için bu dönemde daha sık değerlendirme yapılması gerekebilmektedir. Erken erişkinlik döneminde de takibin sürdürülmesi, geç dönem komplikasyonların yönetiminde fayda sağlamaktadır.

Sonuç olarak, juvenil idiyopatik artritte temporomandibular eklem tutulumu, klinik olarak sessiz seyredebilen ancak uzun dönemde kraniyofasiyal gelişimi ve yaşam kalitesini etkileyebilen önemli bir tablo olarak öne çıkmaktadır. Erken tanı, ileri görüntüleme yöntemleriyle desteklenen sistematik değerlendirme ve multidisipliner yaklaşım, bu sürecin başarılı yönetiminde belirleyici unsurlar arasında yer almaktadır. Çocuk romatoloji, ortodonti, çene cerrahisi ve fizyoterapi alanlarının iş birliği içinde sürdürülen takip, hem eklem işlevinin korunmasına hem de yüz gelişiminin sağlıklı şekilde tamamlanmasına katkı sağlamaktadır. Aile farkındalığının artırılması ve düzenli kontrollerin aksatılmaması, sürecin olumlu yönde ilerlemesine destek olan başlıca etkenler olarak değerlendirilmektedir.

Kaynakça

  1. National Center for Biotechnology Information, StatPearls (NCBI Bookshelf) — Jüvenil idiyopatik artrit genel bakışncbi.nlm.nih.gov/books/NBK554605
  2. National Institute of Arthritis and Musculoskeletal and Skin Diseases (NIAMS) — Çocuklarda jüvenil artritniams.nih.gov/health-topics/juvenile-arthritis
  3. National Center for Biotechnology Information, PubMed Central (PMC) — JİA'da temporomandibular eklem tutulumuncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6532404
  4. American College of Rheumatology (ACR) — Jüvenil idiyopatik artrit tanı ve yönetimirheumatology.org/patients/juvenile-arthritis

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

9 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.