Ortopedi ve Travmatoloji

İntertrokanterik Femur Kırığı

Kişinin yaşına ve genel durumuna göre farklı seyir gösterebilen bir hastalıktır. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini inceleyin.

İntertrokanterik femur kırığı, kalça eklemine yakın bölgede yer alan uyluk kemiğinin üst kısmındaki iki çıkıntı arasında meydana gelen bir kırık türüdür. Bu çıkıntılar büyük trokanter ve küçük trokanter olarak adlandırılır ve kalça çevresindeki güçlü kasların tutunma noktalarını oluşturur. Söz konusu bölgenin kırılması, ileri yaş grubunda kalça kırıklarının önemli bir kısmını oluşturduğu için ortopedi pratiğinde sıkça karşılaşılan tablolardan biridir. Kırığın yaşandığı alan kanlanması zengin olan bir bölge olduğundan iyileşme potansiyeli görece yüksektir; ancak iyileşme süreci kişinin yaşına, kemik yoğunluğuna ve eşlik eden hastalıklarına bağlı olarak farklılık gösterir.

Bu tür kırıklar genellikle düşük enerjili travmalarla, örneğin evde yürürken dengesini kaybeden yaşlı bir bireyin yere düşmesiyle ortaya çıkabilir. Genç hastalarda ise daha çok trafik kazaları, yüksekten düşmeler ya da spor yaralanmaları gibi yüksek enerjili etkenlerle karşılaşılır. Kırığın yerleşim yeri ve şekli, uygulanacak yaklaşımı doğrudan belirler. Hastanın ağrı şiddeti, hareket kısıtlılığı ve kalçanın belirgin biçimde şekil değiştirmesi tablonun tipik göstergelerindendir. Erken dönemde yapılan değerlendirme, iyileşme sürecinin sağlıklı bir zeminde başlamasına katkı sağlar.

Kimlerde Görülür?

İntertrokanterik femur kırığı en sık ileri yaştaki bireylerde görülen bir tablodur. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kadınlarda menopoz sonrası kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte risk belirgin biçimde artar. Osteoporoz (kemik erimesi) bulunan hastalarda basit bir düşme bile kırık oluşumuna yol açabilir. Erkeklerde de yaşlanmayla birlikte bu risk artmakla beraber, kadınlardaki sıklığa kıyasla daha düşük kalmaktadır. Bu nedenle yaşlı nüfusun yoğun olduğu toplumlarda intertrokanterik kırıklar önemli bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilir.

Yaş dışında risk grubunda yer alan bireyler arasında uzun süre hareketsiz kalanlar, kortizon türü ilaçları uzun süre kullananlar, romatolojik hastalıkları olanlar ve denge bozukluğu yaşayan kişiler bulunur. Görme kaybı, baş dönmesi atakları, Parkinson hastalığı ya da inme sonrası yürüme güçlüğü çeken bireylerde düşme olasılığı arttığı için kırık riski de yükselir. Ayrıca tansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik tablolar, hastanın denge mekanizmalarını dolaylı yoldan etkileyerek düşme riskini artırabilir.

Genç bireylerde ise tablo farklı bir görünüm kazanır. Trafik kazaları, iş kazaları, yüksekten düşme ya da temas içeren sporlar bu yaş grubunda en sık karşılaşılan nedenlerdir. Genç hastalarda kemik yapısı sağlam olduğundan kırığın oluşması için daha şiddetli bir darbenin gerekmesi söz konusudur. Bu durum genellikle eşlik eden başka yaralanmaları da beraberinde getirir. Çocuklarda son derece nadir görülen bu kırık tipi, çoğunlukla ciddi travmalar sonrasında karşımıza çıkar ve büyüme plaklarıyla ilişkisi ayrıca değerlendirilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

İntertrokanterik femur kırığının en belirgin bulgusu, kalça çevresinde ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Bu ağrı genellikle kasık bölgesine, uyluk dış kısmına ve bazen dize doğru yayılır. Hasta düşme anının ardından ayağa kalkmakta ciddi zorluk yaşar, çoğu zaman ayağa basamaz ve etkilenen tarafa ağırlık vermek istemediği için yardım almadan hareket edemez hâle gelir. Ağrı, küçük hareketlerle bile artar; özellikle bacağı kaldırma ya da döndürme girişimlerinde belirgin biçimde keskinleşir.

Fiziksel görünüm açısından dikkat çeken bulgulardan biri, kırılan taraftaki bacağın daha kısa görünmesi ve dışa doğru dönmüş bir pozisyon almasıdır. Bu görünüm özellikle hastanın sırtüstü yatırıldığı sırada belirgin hâle gelir. Ayak ucu yana doğru yatık şekilde durur ve hasta bunu kendi başına düzeltemez. Kalça çevresinde şişlik, morarma ve hassasiyet de sıklıkla eşlik eden bulgular arasındadır. Bazı hastalarda iç kanama nedeniyle uyluk üst kısmında belirgin bir hacim artışı gözlenebilir.

Hastanın genel durumu da değerlendirilmesi gereken bir alandır. Ağrı şiddetli olduğu için tansiyon ve nabız değişiklikleri görülebilir, soğuk terleme oluşabilir. Yaşlı hastalarda travma sonrası bilinç düzeyinde dalgalanmalar, halsizlik ve dehidratasyon belirtileri ortaya çıkabilir. Kırığa eşlik eden iç kanama miktarı bazı durumlarda dikkat çekici boyutlara ulaşabilir; bu da hemoglobin düşüklüğü ve halsizlik gibi tablolarla kendini gösterir. Bu nedenle ilk değerlendirme sırasında yalnızca kalça değil, hastanın tüm sistemleri gözden geçirilir.

Nedenleri Nelerdir?

İntertrokanterik femur kırığının altında yatan nedenler büyük ölçüde iki ana başlık altında toplanır. Birincisi düşük enerjili travmalardır; yaşlı bireylerde sıkça karşımıza çıkan bu durum, basit bir tökezleme ya da yataktan kalkarken yaşanan denge kaybı sonucunda gelişebilir. İkincisi ise yüksek enerjili travmalardır ve genellikle genç bireylerde trafik kazaları, yüksekten düşme ya da iş kazaları sonrasında ortaya çıkar. Her iki durumda da kırığın oluşması için belirli bir mekanik kuvvetin femur boynu ile gövdesi arasındaki bölgeye uygulanmış olması gerekir.

Kemik yapısının zayıflaması, bu kırık türünün gelişiminde belirleyici unsurdur. Osteoporoz, kemiklerin mineral yoğunluğunun azalması ve mikro yapısının bozulması anlamına gelir. Bu durumda kemik dokusu normal yüklere bile yeterince dayanamaz hâle gelir. Menopoz dönemindeki östrojen hormonu eksikliği, yaşlanma süreci, hareketsiz yaşam ve yetersiz kalsiyum-D vitamini alımı kemik kaybının başlıca nedenleri arasında yer alır. Bunların yanı sıra paratiroid hastalıkları, böbrek yetmezliği ve uzun süreli kortizon kullanımı da kemik yoğunluğunu olumsuz yönde etkileyebilir.

Düşmeyi kolaylaştıran çevresel ve bireysel etkenler de göz ardı edilmemelidir. Aşağıdaki durumlar düşme ve dolayısıyla intertrokanterik kırık riskini artıran başlıca faktörlerdir:

  • Evde kaygan zeminler, halı kenarları ve düzensiz yerleştirilmiş eşyalar
  • Yetersiz aydınlatma, özellikle gece tuvalete giderken görüş azlığı
  • Denge ve yürüyüş bozukluğuna yol açan nörolojik hastalıklar
  • Görme sorunları, katarakt ve düzeltilmemiş gözlük numarası
  • Tansiyon düşmesine neden olan ilaçların yan etkileri
  • Kas gücünde azalma ve sarkopeni (yaşa bağlı kas erimesi)

Bunların dışında nadir görülen patolojik kırıklar da bu bölgede ortaya çıkabilir. Kemikte yerleşim gösteren tümörler, metastazlar ya da enfeksiyonlar kemiği zayıflatarak normal yükler altında bile kırılmasına yol açabilir. Bu nedenle özellikle düşük enerjili bir travma sonrasında oluşan ve kemik yapısında olağan dışı görünüm dikkat çeken kırıklarda altta yatan farklı bir hastalığın araştırılması gereklidir.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinde ilk adım, hastanın öyküsünün ayrıntılı biçimde alınmasıdır. Travmanın nasıl gerçekleştiği, düşmenin yönü, hastanın yere düşerken kalçasına mı yoksa başka bir bölgesine mi vurduğu, ağrının başlangıç şekli ve yayılımı gibi sorular yol göstericidir. Eşlik eden kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve daha önce geçirilmiş kırıklar da değerlendirme aşamasında dikkate alınır. Fizik muayene sırasında bacak uzunlukları karşılaştırılır, kalça hareket açıklığı incelenir ve damar-sinir muayenesi yapılır.

Görüntüleme yöntemleri tanının netleşmesinde merkezi bir rol üstlenir. Standart kalça grafileri çoğu hastada kırığın yerini ve şeklini ortaya koymada yeterlidir. Ön-arka ve yan kalça grafileri çekilerek kırığın trokanter çıkıntıları arasındaki seyri değerlendirilir. Bazı hastalarda kırık hattı net biçimde görülemeyebilir; bu durumda bilgisayarlı tomografi (BT) ya da manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi ileri yöntemler tercih edilir. Özellikle MR, gizli kırıkların ve henüz ayrılmamış kırık hatlarının saptanmasında oldukça başarılıdır.

Görüntüleme bulgularının yanı sıra laboratuvar incelemeleri de tablonun bütününü görmek açısından önemlidir. Kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, kalsiyum ve D vitamini düzeyleri değerlendirilir. Kırığa bağlı kan kaybının boyutu ve hastanın genel metabolik durumu bu testlerle ortaya konur. İleri yaştaki hastalarda eşlik edebilecek kardiyak ve pulmoner sorunların değerlendirilmesi için EKG ve akciğer grafisi de tetkiklere eklenebilir. Tüm bu veriler bir araya getirildiğinde kırığın tipi, kararsızlığı ve hastanın genel durumu hakkında bütüncül bir tablo elde edilir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

İntertrokanterik femur kırığı, doğru zamanda değerlendirilip uygun şekilde yönetilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir tablodur. Kırığın hemen ardından ortaya çıkan iç kanama, hastanın kan değerlerinde belirgin düşüşe neden olabilir. Uyluk içine olan kanama bazen litrelerce sıvı toplanmasına yol açacak boyutta olabilir ve bu durum yaşlı hastalarda kardiyovasküler sistemi zorlayabilir. Bu nedenle erken dönemde hemoglobin takibi ve gerektiğinde kan replasmanı önemlidir.

Uzun süreli yatak istirahatine bağlı gelişebilecek sorunlar bu kırık türünün en korkulan yönlerindendir. Aşağıdaki tablolar, hareketsiz kalmanın ortaya çıkarabileceği başlıca komplikasyonlar arasında yer alır:

  • Derin ven trombozu (bacak damarlarında pıhtı oluşumu) ve buna bağlı akciğer embolisi
  • Yatak yaraları (bası yaraları), özellikle sakrum ve topuk bölgesinde
  • Akciğer enfeksiyonları ve hipostatik pnömoni
  • İdrar yolu enfeksiyonları ve sonda ilişkili tablolar
  • Kas erimesi, eklem sertliği ve denge kaybının daha da belirginleşmesi
  • Bilinç bulanıklığı, deliryum ve ruhsal durum değişiklikleri

Kırığın kendisine bağlı geç dönem sorunlar arasında kaynamama, yanlış kaynama ve bacak uzunluk farkı yer alır. Bazı hastalarda kemik parçaları beklenenden farklı bir konumda iyileşebilir; bu durum yürüyüş bozukluğuna, kalçada şekil değişikliğine ve uzun vadede diz ile bel ağrılarına neden olabilir. Kırığın çevresindeki yumuşak dokularda gelişen kireçlenmeler (heterotopik ossifikasyon) eklem hareketlerini kısıtlayabilir. Tüm bu nedenlerle iyileşme süreci boyunca düzenli kontrollerin sürdürülmesi gereklidir.

Yaşlı hasta grubunda kırık sonrası genel sağlık durumunun bozulması da göz ardı edilmemelidir. Hareket kabiliyetinin azalması, yaşam kalitesini düşürür, bağımsız yaşamı zorlaştırır ve kronik hastalıkların kontrolünü güçleştirebilir. Bu süreçte hastanın beslenmesinin desteklenmesi, mobilizasyonun mümkün olan en kısa sürede başlatılması ve ruhsal durumunun da gözetilmesi büyük önem taşır. Aile ve bakım veren bireylerin sürece dahil olması iyileşme sürecini destekler.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Düşme ya da travma sonrasında kalça çevresinde belirgin bir ağrı hissediyorsanız ve ayağa kalkıp ağırlık veremiyorsanız zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Özellikle bacağın kısalmış ya da dışa dönmüş göründüğü durumlarda kendinizi hareket ettirmeye çalışmamalı, hareketsiz kalıp acil tıbbi yardım istemelisiniz. Düşme sırasında bilinç kaybı yaşadıysanız ya da baş bölgesine de darbe aldıysanız bu bilgiyi hekiminize aktarmanız değerlendirme sürecine katkı sağlar.

Yaşlı bir bireyseniz veya yakınınız ileri yaştaysa, görünüşte küçük bir düşmenin ardından bile kalça ya da kasık bölgesinde devam eden ağrı varsa hekime başvurmak gereklidir. Bazı kırıklar başlangıçta net belirti vermeyebilir ve hasta birkaç adım yürüyebilir; ancak ağrı saatler içinde belirginleşebilir. Bu nedenle düşme sonrasında ağrının azalmaması, yürüme sırasında topallama gelişmesi ya da gece ağrılarının başlaması gibi durumlarda zaman geçirmeden değerlendirme almak önemlidir. Şikayetlerinizin küçük göründüğünü düşünseniz bile profesyonel bir değerlendirme almak güvenli yoldur.

Son Değerlendirme

İntertrokanterik femur kırığı, özellikle ileri yaş grubunda yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilen bir kalça kırığı türüdür. Kemik sağlığının korunması, düşme risklerinin azaltılması ve travma sonrası erken değerlendirme, bu tablonun seyri açısından belirleyici unsurdur. Kırığın yerleşimi, hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurularak hazırlanan kişiye özel yaklaşım planı, iyileşme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar. Erken dönemde hareketlenmenin desteklenmesi, beslenmenin düzenlenmesi ve düzenli takip, uzun vadeli sonuçları olumlu yönde etkiler.

İntertrokanterik femur kırığı gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. OrthoInfo (AAOS) — Kalca Kiriklariorthoinfo.aaos.org/en/diseases--conditions/hip-fractures/
  2. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Intertrochanteric Femur Fracturesncbi.nlm.nih.gov/books/NBK493161/
  3. MedlinePlus — Hip Fracturemedlineplus.gov/hipinjuriesanddisorders.html
  4. Mayo Clinic — Hip Fracturemayoclinic.org/diseases-conditions/hip-fracture/symptoms-causes/syc-20373468

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.