Paravertebral blok, vertebra gövdesinin lateralinde bulunan paravertebral aralığa lokal anestezik enjeksiyonu ile gerçekleştirilen bir rejyonel anestezi tekniğidir. Bu aralık vertebra gövdesi, kostotransvers ligaman ve parietal plevra arasında kalan üçgen şeklinde bir anatomik bölgedir. Paravertebral blok uygulandığı tarafta somatik ve sempatik sinir bloğu oluşturarak unilateral analjezi sağlamaktadır. Torasik cerrahi, meme cerrahisi, kaburga kırıkları ve göğüs duvarı prosedürlerinde etkin bir analjezi yöntemi olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır.
Paravertebral blok, torasik epidural analjeziye alternatif olarak geliştirilmiş ve unilateral sempatik blok avantajı ile hemodinamik stabiliteyi koruyan bir tekniktir. Epidural analjezinin bilateral etki, hipotansiyon, üriner retansiyon ve motor blok gibi yan etkileri paravertebral blokta belirgin şekilde azalmaktadır. Ultrasonografi rehberliğinin yaygınlaşması ile bloğun güvenliği artmış ve komplikasyon oranları düşmüştür. Meme cerrahisinde yapılan meta-analizler paravertebral bloğun genel anesteziye kıyasla kronik postoperatif ağrı insidansını azalttığını göstermektedir.
Paravertebral Aralık Anatomisi
Paravertebral aralık omurganın her iki yanında T1-L5 seviyeleri boyunca uzanan kama şeklinde bir anatomik bölgedir. Bu aralığın medial duvarını vertebra gövdesi ve intervertebral disk, posterior duvarını kostotransvers ligaman ve anterior duvarını parietal plevra oluşturmaktadır. Aralığın içerisinde spinal sinirler, sempatik zincir, interkostal damarlar ve yağ dokusu bulunmaktadır.
Torasik paravertebral aralıklar birbiriyle süreklilik göstermekte olup tek bir seviyeye enjekte edilen lokal anestezik komşu seviyelere yayılabilmektedir. Bu özellik birden fazla dermatomun tek enjeksiyonla bloke edilebilmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca paravertebral aralık epidural alan ile foramen intervertebrale aracılığıyla bağlantılıdır ve yüksek volümlerde epidural yayılım görülebilmektedir.
Paravertebral Aralığın Sınırları
- Posterior duvar: Superior kostotransvers ligaman ve transvers çıkıntı bu duvarı oluşturmaktadır.
- Anterolateral duvar: Parietal plevra ve endotorasik fasya bu sınırı belirlemektedir.
- Medial duvar: Vertebra gövdesi, intervertebral disk ve foramen intervertebrale medial sınırı oluşturmaktadır.
- Superior ve inferior sınırlar: Kaburga başları ve ilgili interkostal yapılar bu sınırları belirlemektedir.
Paravertebral Aralıktaki Sinir Yapıları
- Spinal sinir: Dorsal ve ventral köklerden oluşan spinal sinir paravertebral aralıkta foramen intervertebraleden çıktıktan hemen sonra dorsal ve ventral ramilere ayrılmaktadır.
- Sempatik zincir: Vertebra gövdelerinin anterolateralinde seyreden sempatik zincir paravertebral aralığın anterior bölümünde yer almaktadır.
- Rami communicantes: Spinal sinir ile sempatik zincir arasındaki bağlantı lifleri bu aralıkta seyretmektedir.
Paravertebral Blok Endikasyonları
Paravertebral blok unilateral torasik ve abdominal cerrahilerde geniş bir endikasyon yelpazesine sahiptir.
Torasik Cerrahi Endikasyonları
- Torakotomi: Posttorakotomi ağrı yönetiminde epidural analjeziye alternatif olarak kullanılmaktadır.
- Meme cerrahisi: Mastektomi, lumpektomi ve aksiller diseksiyon sonrasında en güçlü endikasyondur.
- VATS prosedürleri: Video yardımlı torakoskopik cerrahide postoperatif analjezi sağlamaktadır.
- Kaburga kırıkları: Travmatik kaburga kırıklarında ağrı kontrolü ve solunum mekaniğinin iyileştirilmesinde tercih edilmektedir.
- Göğüs tüpü yerleştirme: Tüp torakostomi işleminde analjezi amacıyla uygulanabilmektedir.
Diğer Endikasyonlar
- Herpes zoster: Akut herpes zoster ağrısında ve postherpetik nevralji tedavisinde kullanılmaktadır.
- Renal cerrahi: Nefrektomi ve böbrek cerrahisinde postoperatif analjezi bileşeni olarak değerlendirilmektedir.
- Hepatik cerrahi: Karaciğer rezeksiyonunda subkostal insizyon analjezisinde tercih edilebilmektedir.
- Kronik ağrı: Kronik torasik duvar ağrısı ve interkostal nevralji tedavisinde terapötik blok olarak uygulanmaktadır.
Paravertebral Blok Uygulama Teknikleri
Paravertebral blok landmark tekniği, sinir stimülatörü ve ultrasonografi rehberliği ile uygulanabilmektedir. Günümüzde ultrasonografi rehberliği güvenlik ve başarı oranlarını artırması nedeniyle standart yaklaşım olarak kabul edilmektedir.
Ultrasonografi Rehberlikli Yaklaşım
Lineer veya konveks prob parasagital olarak transvers çıkıntılar üzerine yerleştirilmektedir. Transvers çıkıntılar arasındaki boşlukta kostotransvers ligaman ve alttaki plevra görüntülenmektedir. İğne in-plane tekniği ile kraniyalden kaudale doğru ilerletilerek kostotransvers ligamandan geçirilmekte ve paravertebral aralığa ulaşılmaktadır. Plevranın anteriora itilmesi başarılı enjeksiyonun ultrasonografik göstergesidir.
Transvers Yaklaşım
Prob transvers çıkıntı seviyesinde transvers olarak yerleştirilmektedir. Transvers çıkıntı ve plevra arasındaki paravertebral aralık görüntülenmekte ve iğne lateralden mediale doğru ilerletilmektedir.
Çoklu Seviye ve Tek Seviye Enjeksiyon
- Tek seviye enjeksiyon: 15-20 mL lokal anestezik tek bir paravertebral aralığa enjekte edilerek komşu seviyelere yayılım sağlanmaktadır. Genellikle 3-5 dermatom kapsanmaktadır.
- Çoklu seviye enjeksiyon: Her hedef seviyeye 3-5 mL lokal anestezik enjekte edilmektedir. Daha güvenilir ve homojen bir blok sağlamaktadır.
Lokal Anestezik Seçimi ve Dozaj
Paravertebral blokta lokal anestezik seçimi cerrahi prosedürün süresine ve istenen analjezi kalitesine göre belirlenmektedir.
İlaç Seçenekleri
- Bupivakain yüzde 0.25-0.5: Uzun etkili analjezi gereken durumlarda standart ajan olarak kullanılmaktadır.
- Ropivakain yüzde 0.5: Daha düşük kardiyotoksisite profili nedeniyle güvenli bir alternatiftir.
- Levobupivakain yüzde 0.25-0.5: Bupivakainin enantiyomeri olarak benzer etkinlik ve daha düşük toksisite sunmaktadır.
Adjuvan Ajanlar
- Deksametazon: 4-8 mg perinöral eklenmesiyle analjezi süresini uzatmaktadır.
- Klonidin: 1 mcg/kg eklenmesiyle analjezi kalitesini artırabilmektedir.
- Adrenalin: Vasküler emilimi yavaşlatarak blok süresini uzatmaktadır.
Paravertebral Bloğun Klinik Etkinliği
Paravertebral blok torasik cerrahi ve meme cerrahisinde etkinliği en iyi kanıtlanmış rejyonel anestezi tekniklerinden biridir.
Meme Cerrahisinde Kanıtlar
Cochrane sistematik derlemesi paravertebral bloğun meme cerrahisinde genel anesteziye kıyasla postoperatif ağrıyı, bulantı-kusmayı ve hastanede kalış süresini azalttığını göstermektedir. Ayrıca kronik postoperatif ağrı insidansını yüzde 50 oranında azalttığına dair kanıtlar bulunmaktadır.
Torakotomi Sonrası Kanıtlar
Meta-analizler paravertebral bloğun torakotomi sonrasında epidural analjeziye eşdeğer analjezi sağlarken daha az hipotansiyon, üriner retansiyon ve pulmoner komplikasyon ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
Komplikasyonlar ve Risk Yönetimi
Paravertebral blok dikkatli uygulama ile güvenli bir prosedürdür ancak anatomik yakınlık nedeniyle bazı spesifik komplikasyon riskleri taşımaktadır.
Pnömotoraks
Paravertebral bloğun en bilinen komplikasyonu pnömotorakstır. İnsidansı yüzde 0.5-1 aralığında bildirilmektedir. Ultrasonografi rehberliğinde plevranın görüntülenmesi ve iğne derinliğinin kontrol edilmesi bu riski minimize etmektedir.
Diğer Komplikasyonlar
- Epidural yayılım: Bilateral blok ve hipotansiyon gelişebilmektedir. Yüksek volümlerde risk artmaktadır.
- Vasküler ponksiyon: İnterkostal damarların ponksiyonu hematom oluşumuna yol açabilmektedir.
- Sinir hasarı: Son derece nadir olup geçici nitelikte olabilmektedir.
- Hipotansiyon: Sempatik blok nedeniyle oluşabilmekte ve sıvı replasmanı ile tedavi edilmektedir.
Sürekli Paravertebral Blok ve Kateter Uygulaması
Torakotomi ve majör torasik cerrahilerde uzun süreli analjezi sağlamak amacıyla paravertebral alana kateter yerleştirilerek sürekli infüzyon uygulanabilmektedir.
Kateter Tekniği
- Yerleştirme: Tuohy iğnesi ile paravertebral aralığa ulaşıldıktan sonra kateter 3-5 cm ilerletilmektedir.
- İnfüzyon: Ropivakain yüzde 0.2 ile saatte 5-10 mL bazal infüzyon uygulanmaktadır.
- Süre: 48-72 saat süreyle devam ettirilmektedir.
Cerrahi Yerleştirme
Torakotomi sırasında cerrah tarafından direkt görüş altında paravertebral alana kateter yerleştirilebilmektedir. Bu yöntem ultrasonografi gerektirmemekte ve kateteri doğru pozisyonda güvenilir şekilde konumlandırmaktadır.
Epidural Analjezi ile Karşılaştırma
Paravertebral blok ve torasik epidural analjezi torasik cerrahide en sık karşılaştırılan iki rejyonel anestezi tekniğidir.
Avantajlar
- Unilateral blok: Paravertebral blok tek taraflı analjezi sağlayarak kontralateral taraftaki motor ve duyusal fonksiyonları korumaktadır.
- Hemodinamik stabilite: Bilateral sempatik blok olmadığından hipotansiyon riski daha düşüktür.
- Üriner retansiyon: Epidural analjeziye kıyasla üriner retansiyon insidansı belirgin şekilde azalmaktadır.
- Antikoagülan güvenliği: Epidural hematom riski olmadığından antikoagülan tedavi altındaki hastalarda daha güvenli bir alternatif sunmaktadır.
Dezavantajlar
- Bilateral cerrahi: Bilateral prosedürlerde her iki tarafta ayrı blok uygulanması gerekmektedir.
- Pnömotoraks riski: Epidural analjezide bulunmayan spesifik bir komplikasyondur.
Güncel Gelişmeler ve Klinik Araştırmalar
Paravertebral blok alanında araştırmalar sürmekte ve yeni endikasyonlar ile teknik modifikasyonlar değerlendirilmektedir.
Onkolojik Sonuçlar
Meme cerrahisinde paravertebral bloğun tümör nüksü üzerine potansiyel koruyucu etkisi araştırılmaktadır. Rejyonel anestezinin immünosupresyonu azaltarak onkolojik sonuçları iyileştirebileceği hipotezi randomize kontrollü çalışmalarla test edilmektedir.
ESP Blok ile Karşılaştırma Çalışmaları
- Etkinlik: Paravertebral bloğun ventral rami blokajında ESP bloğa göre daha güvenilir olduğu bildirilmektedir.
- Güvenlik: ESP bloğun pnömotoraks riskinin olmaması önemli bir güvenlik avantajıdır.
- Uygulama kolaylığı: ESP blok teknik olarak daha kolay uygulanabilmekte ve öğrenme eğrisi daha kısadır.
Paravertebral Blok Öncesi Değerlendirme ve Hazırlık
Paravertebral blok uygulanması planlanan hastalarda ayrıntılı preoperatif değerlendirme yapılması gerekmektedir. Koagülasyon durumu, antikoagülan ilaç kullanımı, vertebral anomaliler ve göğüs duvarı deformiteleri blok uygulamasını etkileyen faktörler olarak değerlendirilmektedir.
Koagülasyon Değerlendirmesi
Paravertebral blok derin bir blok olarak değerlendirilmekte ve antikoagülan tedavi altındaki hastalarda hematom riski göz önünde bulundurulmalıdır. Epidural blok kadar yüksek olmamakla birlikte vasküler ponksiyon riski mevcuttur. Güncel perioperatif antikoagülasyon kılavuzlarına göre ilaç kesilme sürelerine uyulmalı ve INR ve aPTT değerleri kontrol edilmelidir.
Anatomik Değerlendirme
Torasik kifoz, skolyoz ve vertebral anomaliler paravertebral aralığın ultrasonografik görüntülenmesini ve iğne ilerletme yolunu etkileyebilmektedir. Preoperatif fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme çalışmaları ile anatomik varyasyonlar değerlendirilmelidir. Önceki torasik cerrahi veya radyoterapi öyküsü doku planlarını değiştirmiş olabilmekte ve uygulama zorluğuna neden olabilmektedir.
Hasta Bilgilendirme ve Onam
Hasta pnömotoraks, epidural yayılım, vasküler ponksiyon ve sinir hasarı gibi potansiyel komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmelidir. Bloğun avantajları, alternatifleri ve beklenen sonuçları açıklanarak yazılı onam alınmalıdır.
Paravertebral Bloğun Pulmoner Fonksiyonlar Üzerine Etkileri
Paravertebral bloğun göğüs duvarı analjezisindeki etkinliği doğrudan pulmoner fonksiyonların iyileşmesine yansımaktadır. Özellikle kaburga kırıkları ve torakotomi sonrasında ağrı kontrolünün yetersiz olması solunum mekaniğini olumsuz etkilemekte ve pulmoner komplikasyon riskini artırmaktadır.
Solunum Mekaniği Üzerine Etkileri
Paravertebral blok interkostal kasların ağrılı inhibisyonunu ortadan kaldırarak tidal volümün artmasını sağlamaktadır. Etkin analjezi ile derin solunum ve öksürük kapasitesinin iyileşmesi atelektazi gelişim riskini azaltmaktadır. Vital kapasite ve zorlu ekspiratuar volümde yüzde 20-40 oranında artış bildirilmektedir.
Pulmoner Komplikasyon Azaltımı
Meta-analizler paravertebral bloğun torakotomi sonrasında pulmoner komplikasyon insidansını azalttığını göstermektedir. Pnömoni, atelektazi ve solunum yetmezliği oranları etkin analjezi ile belirgin şekilde düşmektedir. Özellikle yaşlı hastalar ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı bulunan hastalarda bu etki klinik açıdan son derece önemlidir.
Paravertebral Blok Sonrası İzlem Protokolü
Paravertebral blok uygulaması sonrasında hastanın sistematik olarak izlenmesi komplikasyonların erken tanınması ve yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Pnömotoraks İzlemi
Blok uygulamasından sonraki ilk 4-6 saat içerisinde hastada dispne, göğüs ağrısı, takipne ve oksijen saturasyonu düşüşü gibi belirtiler pnömotoraks açısından değerlendirilmelidir. Klinik şüphe durumunda göğüs röntgenografisi veya ultrasonografi ile tanı doğrulanmalıdır. Küçük pnömotorakslarda konservatif izlem yeterli olabilirken büyük pnömotorakslarda göğüs tüpü yerleştirilmesi gerekebilmektedir.
Hemodinamik İzlem
Sempatik blok nedeniyle ipsilateral vazodilatasyon ve hafif kan basıncı düşüşü gözlenebilmektedir. Bilateral yayılım veya epidural yayılım durumunda daha belirgin hipotansiyon gelişebilmekte ve sıvı replasmanı ile vazopresör tedavisi gerekebilmektedir. Blok uygulamasından sonraki ilk 30-60 dakika boyunca vital bulguların yakın izlemi önerilmektedir.
Analjezi Kalitesinin Değerlendirilmesi
Soğuk veya pinprick testi ile bloğun kapsadığı dermatomlar değerlendirilmelidir. Unilateral sensoriyal blok başarılı paravertebral bloğun göstergesidir. Bilateral duyu kaybı epidural yayılımı düşündürmektedir. Blok yetersiz kaldığında ek analjezik müdahaleler planlanmalı ve gerektiğinde bloğun tekrarlanması değerlendirilmelidir.
Paravertebral Blok ve Onkolojik Cerrahi
Paravertebral bloğun meme cerrahisi başta olmak üzere onkolojik cerrahide immünolojik fonksiyonlar ve tümör nüksü üzerine potansiyel etkileri son yıllarda yoğun araştırma konusu olmuştur.
İmmünolojik Etkiler
Genel anestezi ve opioid kullanımı cerrahi stres yanıtını artırarak immünosupresyona katkıda bulunmaktadır. Natural killer hücre aktivitesinin ve hücresel immünitenin baskılanması tümör hücrelerinin yayılımına olanak tanıyabilmektedir. Paravertebral blok opioid ihtiyacını azaltarak ve cerrahi stres yanıtını hafifleteyerek immün fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilmektedir.
Klinik Çalışmalar
Retrospektif çalışmalar paravertebral blok uygulanan meme cerrahisi hastalarında tümör nüksü oranının daha düşük olduğunu bildirmiştir. Ancak büyük ölçekli prospektif randomize kontrollü çalışmaların sonuçları henüz kesin kanıt düzeyine ulaşmamıştır. Devam eden çok merkezli çalışmalar bu konuda daha güçlü kanıtlar sağlayacaktır.
Torasik Travmada Paravertebral Blok
Torasik travma hastalarında paravertebral blok ağrı yönetimi ve solunum fonksiyonlarının korunması açısından değerli bir rejyonel anestezi tekniğidir.
Kaburga Kırıklarında Uygulama
Çoklu kaburga kırıklarında paravertebral blok interkostal sinir bloğuna göre daha az enjeksiyon gerektirmesi ve daha geniş kapsama sağlaması avantajlarına sahiptir. Tek seviye enjeksiyonla 4-5 dermatom kapsanabilmekte veya kateter yerleştirilerek sürekli analjezi sağlanabilmektedir. Solunum fonksiyonlarında belirgin iyileşme ve yoğun bakım gereksiniminin azalması bildirilmektedir.
Göğüs Travmasında Erken Müdahale
Acil serviste göğüs travması hastalarında erken paravertebral blok uygulaması ağrıya bağlı solunum kısıtlanmasını önleyerek pulmoner komplikasyonların gelişimini azaltabilmektedir. Ultrasonografi rehberliği acil servis ortamında güvenli ve hızlı uygulama olanağı sağlamaktadır.
Paravertebral Blok ve Kronik Postoperatif Ağrı
Kronik postoperatif ağrı cerrahiden aylar sonra devam eden ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir klinik tablodur. Torakotomi sonrası kronik ağrı insidansı yüzde 30-50 meme cerrahisi sonrasında ise yüzde 20-40 aralığında bildirilmektedir. Akut postoperatif ağrının yetersiz kontrolü kronik ağrı gelişiminin en önemli risk faktörlerinden biridir.
Paravertebral Bloğun Koruyucu Etkisi
Prospektif çalışmalar paravertebral blok uygulanan hastalarda kronik postoperatif ağrı insidansının daha düşük olduğunu bildirmektedir. Etkin akut ağrı kontrolünün periferik ve santral sensitizasyonu önleyerek kronik ağrı gelişim riskini azaltabileceği değerlendirilmektedir. Meme cerrahisinde paravertebral blok uygulanan hastaların 6 ve 12 aylık takiplerinde ağrı skorlarının daha düşük olduğu gösterilmiştir.
Koru Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon bölümünde uzman hekimlerimiz, paravertebral blok uygulamalarında ultrasonografi rehberlikli modern teknikleri kullanarak torasik ve meme cerrahisi geçiren hastaların postoperatif ağrı yönetimini etkin şekilde gerçekleştirmektedir. Deneyimli ekibimiz her hastanın cerrahi prosedürüne ve klinik durumuna uygun optimal analjezi stratejisini belirleyerek güvenli ve konforlu bir cerrahi deneyim sunmaktadır.













