Gelişimsel kalça displazisi (GKD), yenidoğan ve süt çocuklarında en sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi anomalisidir. İnsidansı klinik instabilite dahil edildiğinde 1000 canlı doğumda 15-20 olarak bildirilmekte, ultrasonografik (USG) tarama ile fizyolojik immatürite dahil edildiğinde bu oran çok daha yüksek değerlere çıkabilmektedir. Gerçek kalça çıkığı insidansı ise 1000 canlı doğumda 1-2 civarındadır. Kız bebekler erkeklere oranla 4-8 kat daha sık etkilenir. Sol kalça %60 oranla sağ kalçaya göre daha sık tutulur; bu durum fetüsün intrauterin pozisyonuyla (sol oksiput anterior pozisyonda sol kalçanın annenin sakrumuna basısı) açıklanmaktadır. Bilateral tutulum vakaların yaklaşık %20'sinde görülür. GKD'nin erken tanısı hastalığın yönetiminde en kritik faktördür; ilk 6 haftada saptanan ve tedavi edilen vakalarda basit bir cihaz (Pavlik bandajı) ile %95 başarı sağlanırken, geç tanı konulan vakalarda invaziv cerrahi girişimler ve kalıcı sekeller kaçınılmaz hale gelebilir.
Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir?
GKD, kalça eklemini oluşturan asetabulum (pelvis kemiğindeki çukur) ve femur başı (uyluk kemiğinin üst ucu) arasındaki gelişimsel uyumsuzluğu kapsayan geniş bir spektrumu tanımlar. Eski terminolojide "doğuştan kalça çıkığı" (konjenital kalça çıkığı) olarak adlandırılan bu durum, günümüzde "gelişimsel" terimi ile anılmaktadır; çünkü patoloji doğum anında mevcut olabildiği gibi postnatal dönemde de gelişebilir.
Hastalık spektrumu hafiften ağıra doğru şu şekilde sıralanır:
- Displazi: Asetabulumun normalden daha sığ ve eğik olması, femur başını yeterince örtememesidir. Femur başı eklem içindedir ancak asetabular örtünme yetersizdir. Tedavi edilmezse erken osteoartrite yol açar.
- Subluksasyon: Femur başının asetabulum içinde kısmen yer değiştirmesidir. Femur başı ile asetabulum arasında temas vardır ancak konsantrik ilişki bozulmuştur.
- Çıkık (lüksasyon): Femur başının asetabulumdan tamamen ayrılmasıdır. Femur başı asetabulum dışına yer değiştirmiştir ve konsantrik redüksiyon kaybolmuştur.
Patogenez
GKD'nin oluşumunda birçok faktör birlikte rol oynar. Kalça ekleminin normal gelişimi, femur başı ve asetabulumun birbiriyle uyumlu büyümesine bağlıdır; bu uyum bozulduğunda hastalık süreci başlar.
- Ligamentöz laksite: Gebeliğin son döneminde artan maternal östrojen ve relaksin hormonları bebeğin bağ dokusunda gevşekliğe yol açar. Bu hormonal etki kız bebeklerde daha belirgindir ve GKD'nin kızlarda daha sık görülmesinin başlıca nedenidir.
- İntrauterin mekanik faktörler: Makat gelişi, oligohidramnios, ilk gebelik (uterusun sıkı olması), makrozomik bebek gibi durumlar kalça üzerindeki mekanik basıncı artırarak displazi riskini yükseltir.
- Asetabular gelişim: Yenidoğanda asetabulum büyük ölçüde kıkırdak yapıdadır ve fizyolojik olarak sığdır. Femur başının asetabulum içinde konsantrik olarak kalması, asetabulumun normal derinleşmesi ve gelişimi için zorunlu bir uyarandır. Femur başı dışarıdayken asetabulum normalden daha da sığ kalır ve kemikleşme bozulur.
- Postnatal faktörler: Bebeğin bacaklarını sıkıca saran kundaklama (kalçaları adduksiyon ve ekstansiyonda tutan), GKD riskini belirgin olarak artırdığı epidemiyolojik çalışmalarla gösterilmiştir. Bu nedenle kalça dostu kundaklama (kalçaların fleksiyon ve abduksiyonda serbest bırakılması) önerilmektedir.
Risk Faktörleri
GKD gelişimi için tanımlanan başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Aile öyküsü: Birinci derece akrabada GKD öyküsü riski 10-12 kat artırır. GKD multifaktöriyel kalıtım gösterir; bir çocukta GKD varsa sonraki kardeşte risk %6, bir ebeveyn ve bir çocuk etkiliyse sonraki kardeşte risk %36'ya yükselir.
- Kız cinsiyet: Maternal hormonlara duyarlılık nedeniyle kız bebeklerde risk 4-8 kat fazladır.
- Makat gelişi: GKD'nin en güçlü mekanik risk faktörüdür. Özellikle frank makat (kalçalar fleksiyonda, dizler ekstansiyonda) pozisyonu riski belirgin artırır. Makat doğum yapan kız bebeklerde GKD riski %20-30'a kadar çıkabilir.
- İlk doğum (primiparite): Uterusun daha sıkı olması nedeniyle fetüs üzerindeki mekanik basınç artmıştır.
- Oligohidramnios: Amniyotik sıvı azlığı fetüsün hareket alanını kısıtlayarak kalça üzerindeki basıncı artırır.
- Sıkı kundaklama: Kalçaları adduksiyon ve ekstansiyonda sabitleyen geleneksel kundaklama yöntemi GKD prevalansını artırmaktadır.
- Eşlik eden kas-iskelet anomalileri: Tortikollis ve metatarsus adduktus GKD ile birliktelik gösterebilir ve varlığında kalça dikkatle değerlendirilmelidir.
Belirtiler ve Klinik Bulgular
GKD'nin klinik bulguları bebeğin yaşına göre farklılık gösterir. Erken dönemde bulgular incelikli olabilirken, geç dönemde daha belirgin hale gelir ancak tedavi şansı da zorlaşır.
Yenidoğan Dönemi (0-3 Ay)
- Ortolani testi: Bebek sırt üstü yatırılır, kalça ve dizler 90 derece fleksiyona getirilir. Muayene eden kişi bir eli ile bebeğin bir kalçasını kavrar; başparmak medial uylukta, diğer parmaklar trokanter major üzerindedir. Kalça nazikçe abduksiyona getirilirken trokanter majore hafif basınç uygulanır. Çıkık olan femur başı asetabuluma redükte olurken palpe edilen "klunk" hissi testin pozitif olduğunu gösterir. Bu his, yumuşak bir "klik" sesinden farklı olup belirgin bir atlama hissidir. Ortolani testi, çıkık kalçanın redükte edilebilirliğini değerlendirir.
- Barlow testi: Aynı pozisyonda kalça adduksiyona getirilirken femur başına arkaya doğru nazik bir basınç uygulanır. Stabil olmayan kalçada femur başının asetabulumdan sublukse veya lukse olması testin pozitifliğini gösterir. Barlow testi, redükte durumdaki kalçanın provokasyonla çıkarılabilirliğini değerlendirir.
- Önemli not: Ortolani ve Barlow testleri doğumdan sonraki ilk birkaç hafta en duyarlıdır. Ligamentöz laksitenin fizyolojik olarak azalmasıyla 2-3 ay civarında bu testlerin duyarlılığı düşer. Bu nedenle her yenidoğan muayenesinde bu testler rutin olarak uygulanmalıdır.
3 Aydan Büyük Bebekler
3 aydan sonra Ortolani ve Barlow testlerinin duyarlılığı azalır; yumuşak doku kontraktürleri gelişmeye başlar ve farklı klinik bulgular ön plana çıkar.
- Abduksiyon kısıtlılığı: 3 aydan büyük bebeklerde en güvenilir klinik bulgu kalça abduksiyon kısıtlılığıdır. Normal bebekte kalça 75-80 derece abduksiyona gelebilirken, GKD'li kalçada bu açı belirgin olarak azalmıştır. Unilateral vakalarda asimetri kolayca fark edilir.
- Galeazzi (Allis) bulgusu: Bebek sırt üstü yatırılıp her iki kalça ve diz fleksiyona getirildiğinde, çıkık taraftaki dizin karşı tarafa göre daha kısa görünmesidir. Femur başının asetabulum dışında olması nedeniyle o taraftaki uyluk kısalmıştır.
- Asimetrik gluteal ve uyluk kıvrımları: Tek taraflı çıkıkta cilt kıvrımlarının asimetrisi görülebilir. Ancak bu bulgu tek başına güvenilir değildir; sağlıklı bebeklerin %25-30'unda da asimetrik kıvrımlar bulunabilir.
- Teleskoplama bulgusu: Kalça fleksiyonda iken femur aksı boyunca itme ve çekme yapıldığında anormal hareketlilik (pistonlama) hissedilmesidir. İleri derecede instabiliteyi gösterir.
Yürüme Çağı ve Sonrası
- Trendelenburg yürüyüşü: Çıkık tarafta duruş fazında pelvisin karşı tarafa düşmesi nedeniyle oluşan karakteristik yürüyüş bozukluğudur. Abduktor kas yetersizliğinin göstergesidir.
- Bacak kısalığı: Tek taraflı çıkıkta belirgindir.
- Artmış lomber lordoz: Bilateral çıkıklarda kompansatuar hiperlordoz gelişir ve ördek yürüyüşü (wadding gait) gözlenir.
Tanı Yöntemleri
Ultrasonografi (USG) Tarama
USG, 6 aylıktan küçük bebeklerde GKD tanısında altın standart görüntüleme yöntemidir. Radyasyon içermez, tekrarlanabilir ve dinamik değerlendirme imkanı sunar. Femur başının büyük bölümü bu dönemde kıkırdak yapıda olduğundan radyografide görüntülenemez; USG kıkırdak yapıları mükemmel şekilde gösterir.
Graf Yöntemi
Avusturyalı ortopedist Reinhard Graf tarafından geliştirilen ve dünya genelinde en yaygın kullanılan USG sınıflama yöntemidir. Standart koronal kesitte elde edilen görüntüde iki temel açı ölçülür:
- Alfa açısı (kemik çatı açısı): İlium kemik çizgisi ile asetabular kemik çatı arasındaki açıdır. Asetabulumun kemik gelişimini ve derinliğini yansıtır. Normal değer 60 derece ve üzeridir.
- Beta açısı (kıkırdak çatı açısı): İlium kemik çizgisi ile kıkırdak labrum arasındaki açıdır. Kıkırdak çatının femur başını örtme kapasitesini değerlendirir. Normal değer 55 derecenin altındadır.
Graf Sınıflaması
- Tip I (normal): Alfa açısı 60 derece veya üzeri. İyi gelişmiş kemik çatı, yeterli femur başı örtünmesi. Tedavi gerektirmez.
- Tip IIa (fizyolojik immatürite): Alfa açısı 50-59 derece, yaş 3 aydan küçük. Asetabulum henüz olgunlaşmamıştır ancak bu yaş grubunda fizyolojik olarak kabul edilir. 6-8 haftada kontrol USG ile spontan matürasyon beklenir. Aktif tedavi gerekmez ancak takip şarttır.
- Tip IIb (gecikmiş matürasyon): Alfa açısı 50-59 derece, yaş 3 aydan büyük. Beklenen matürasyon gerçekleşmemiştir ve artık patolojik kabul edilir. Tedavi (Pavlik bandajı veya abduksiyon ortezi) başlanmalıdır.
- Tip IIc (kritik displazi): Alfa açısı 43-49 derece. Belirgin displazi mevcut olup femur başı halen asetabulum içindedir ancak ilişki bozulmaya başlamıştır. Tedavi gereklidir.
- Tip D (desantrasyon): Alfa açısı 43-49 derece, kıkırdak labrum yukarı itilmiş. Femur başı sublukse pozisyona kaymaya başlamıştır. Acil tedavi gereklidir.
- Tip III (subluksasyon/çıkık): Alfa açısı 43 derecenin altında. Femur başı asetabulumdan yukarıya yer değiştirmiştir. Kıkırdak çatı aşağıya itilmiştir (IIIa) veya yapısal olarak bozulmuştur (IIIb). Tedavi acildir.
- Tip IV (tam çıkık): Femur başı asetabulumun tamamen dışındadır ve labrumun altına (kaudal) yer değiştirmiştir. En ağır formdur ve acil tedavi gerektirir.
USG Tarama Zamanlaması ve Endikasyonları
- Evrensel tarama: Bazı ülkelerde (Avusturya, Almanya) tüm yenidoğanlara 4-6. haftada rutin USG taraması yapılmaktadır. Bu yaklaşım erken tanı oranını artırmakta ancak maliyet-etkinliği tartışmalıdır.
- Seçici tarama: Pek çok ülkede risk faktörü taşıyan bebekler (makat gelişi, aile öyküsü, kız cinsiyet, klinik instabilite bulguları) USG taramasına yönlendirilir.
- Optimal zamanlama: USG 4-6. haftada yapılmalıdır. Çok erken yapılan tarama (ilk 2 hafta) fizyolojik immatüriteyi aşırı tanıya yol açabilir ve gereksiz tedaviye neden olabilir.
Radyografi
6 aydan büyük bebeklerde femur başının ossifikasyon çekirdeği gelişmeye başladığından radyografi tanısal değer kazanır ve USG'nin yerini alır.
- Hilgenreiner çizgisi: Her iki triradiat kıkırdaktan geçen horizontal çizgidir. Femur başı ossifikasyon çekirdeği bu çizginin altında olmalıdır; üstünde olması çıkığı düşündürür.
- Perkin çizgisi: Asetabulumun en lateralinden çizilen, Hilgenreiner çizgisine dik vertikal çizgidir. Femur başı ossifikasyon çekirdeği bu çizginin medialinde olmalıdır. Perkin ve Hilgenreiner çizgilerinin oluşturduğu dört kadranda femur başı normalde iç alt kadranda yer alır.
- Shenton arkı: Obturator foramen üst kenarı ile femur boynunun medial kenarının oluşturduğu düzgün ark şeklidir. Kalça çıkığında bu ark bozulur (kırılır).
- Asetabular indeks: Hilgenreiner çizgisi ile asetabular çatı çizgisi arasındaki açıdır. Yenidoğanda 30 dereceye kadar normal kabul edilir; yaşla birlikte azalır. Yüksek değerler asetabular displazi göstergesidir.
Ayırıcı Tanı
GKD'nin klinik bulgularıyla karışabilecek durumlar ayırıcı tanıda değerlendirilmelidir.
- Proksimal femoral fokal defisit: Nadir bir konjenital anomali olup femur proksimalinin kısmen veya tamamen yokluğu ile karakterizedir. Bacak kısalığı belirgindir.
- Konjenital femur kısalığı: Doğuştan femur kısa olup kalça eklemi stabil olabilir.
- Nöromusküler kalça çıkığı: Serebral palsi, spina bifida gibi nöromusküler hastalıklarda kas dengesizliğine bağlı kalça subluksasyonu veya çıkığı gelişebilir.
- Septik artrit: Yenidoğanda kalça ekleminin enfeksiyonu ciddi eklem hasarına yol açabilir ve GKD'yi taklit edebilir.
- Teratojenik çıkık: Artrogripozis, Larsen sendromu gibi sendromik durumlarda intrauterin eklem kontraktürleri ve çıkıklar görülür. GKD'den farklı olarak bu durumlar genellikle reduksiyon güçlüğü ile karakterizedir.
- Epifiz displazileri: Multipl epifizeal displazi ve spondiloepifizeal displazi gibi iskelet displazilerinde kalça tutulumu GKD ile karışabilir.
Tedavi Yaklaşımları
GKD tedavisi bebeğin yaşına, kalça patolojisinin derecesine ve eşlik eden anatomik sorunlara göre planlanır. Tedavinin temel amacı femur başının asetabulum içinde konsantrik olarak redüksiyonunu sağlamak ve bu pozisyonun korunması ile asetabulumun normal gelişimini desteklemektir.
0-6 Ay: Pavlik Bandajı
Pavlik bandajı, Arnold Pavlik tarafından geliştirilen ve 6 aylıktan küçük bebeklerde GKD tedavisinin temel taşı olan dinamik bir ortezidir.
- Çalışma mekanizması: Kalçaları fleksiyon (100-110 derece) ve nazik abduksiyonda tutan kayışlardan oluşur. Femur başını asetabuluma yönlendirerek spontan redüksiyonu sağlar ve bu pozisyonda asetabulumun normal derinleşmesini destekler.
- Başarı oranı: Graf Tip IIb-IIc displazi ve redükte edilebilir çıkıklarda (Ortolani pozitif) %95'e varan başarı oranı bildirilmektedir.
- Uygulama süresi: Genellikle tam zamanlı (23 saat/gün) olarak başlanır ve USG ile redüksiyonun sağlandığı konfirme edildikten sonra kademeli olarak azaltılır. Toplam tedavi süresi genellikle 6-12 haftadır.
- Avasküler nekroz riski: Pavlik bandajının en ciddi komplikasyonu femur başı avasküler nekrozu (AVN)'dur. Aşırı abduksiyon femur başını besleyen medial sirkumfleks femoral arteri komprese ederek AVN'ye yol açabilir. Bu nedenle zorla abduksiyon kesinlikle yapılmamalı, arka kayış aşırı sıkılmamalı ve bebeğin bacaklarının serbest hareket edebilmesi sağlanmalıdır.
- Başarısızlık kriterleri: 3-4 haftalık Pavlik bandajı kullanımına rağmen USG'de redüksiyonun sağlanamaması durumunda tedavi sonlandırılmalı ve alternatif yöntemlere geçilmelidir. Pavlik bandajının başarısız olduğu vakalarda zorla devam etmek AVN riskini artırır.
6-18 Ay: Kapalı Redüksiyon ve Alçılama
Pavlik bandajının başarısız olduğu veya 6 aydan büyük yaşta tanı konulan vakalarda kapalı redüksiyon uygulanır.
- Prosedür: Genel anestezi altında kalça eklemine artrogram (kontrast madde enjeksiyonu ile eklem görüntülemesi) yapılarak redüksiyonun kalitesi değerlendirilir. Femur başı nazik manipülasyonla asetabuluma redükte edilerek insan pozisyonu alçısı (human position cast; kalçalar 100 derece fleksiyon, 40-50 derece abduksiyon, hafif iç rotasyonda) uygulanır.
- Güvenli bölge (Ramsey'in güvenli bölgesi): Kalçanın redükte kaldığı ve AVN riskinin düşük olduğu abduksiyon aralığıdır. Aşırı abduksiyondan kaçınılmalıdır.
- Alçı süresi: Genellikle 3-6 ay alçı uygulanır; bu süre içinde periyodik alçı değişimi yapılır.
- Ön tedavi olarak addüktör tenotomi: Addüktör kasların gerginliği redüksiyonu zorlaştırıyorsa perkütanöz addüktör tenotomi uygulanabilir.
18 Aydan Büyük: Açık Redüksiyon ve Osteotomiler
Geç tanı konulan veya kapalı redüksiyonun başarısız olduğu vakalarda açık cerrahi gereklidir.
- Açık redüksiyon: Cerrahi olarak eklem kapsülü açılır, redüksiyonu engelleyen yumuşak doku yapılar (ligamentum teres, pulvinar, labrum inversiyonu, dar kapsül, iliopsoas tendonu) temizlenir ve femur başı asetabuluma yerleştirilir.
- Pelvik osteotomiler: Asetabular displazinin düzeltilmesi için çeşitli pelvik osteotomi teknikleri uygulanır.
- Salter innominate osteotomisi: 18 ay - 6 yaş arası çocuklarda en sık uygulanan pelvik osteotomidir. İlium kemiği tek bir hat boyunca kesilir ve asetabulum anterior ve laterale yönlendirilir.
- Pemberton osteotomisi: Periasetabular inkomplet osteotomidir. Asetabulumun hacmini küçülterek femur başı örtünmesini artırır. Ağır displazilerde tercih edilir.
- Dega osteotomisi: Pemberton'a benzer periasetabular osteotomidir. Özellikle nöromusküler kalça çıkıklarında sıklıkla kullanılır.
- Femoral osteotomi: Femur proksimalinde kısaltma ve derotasyon osteotomisi uygulanabilir. Femoral kısaltma redüksiyonu kolaylaştırır ve AVN riskini azaltır.
Bilateral Çıkıkta Tanısal Zorluklar
Bilateral GKD, tek taraflı çıkığa göre klinik olarak tanınması daha güç bir durumdur. Her iki kalça da çıkık olduğunda asimetri belirgin olmadığından birçok fizik muayene bulgusu maskelenebilir.
- Simetrik abduksiyon kısıtlılığı: Her iki kalçada eşit düzeyde kısıtlanma olduğundan asimetri fark edilmeyebilir. Ancak normal bebekle karşılaştırıldığında bilateral kısıtlılık dikkat çekmelidir.
- Galeazzi bulgusu negatif: Her iki femur eşit miktarda kısa olduğundan diz yüksekliği farkı saptanamaz.
- Simetrik kıvrımlar: Asimetrik kıvrımlar tek taraflı çıkıkta anlamlı olabilirken, bilateral çıkıkta kıvrımlar simetrik olabilir ve bulgu gözden kaçabilir.
- USG'nin önemi: Bu nedenlerle bilateral çıkıkta klinik muayene tek başına yetersiz kalabilir ve USG taraması tanıda çok daha büyük önem taşır. Risk faktörü bulunan tüm bebeklerin mutlaka USG ile değerlendirilmesi önerilir.
Komplikasyonlar
GKD'nin kendisi ve uygulanan tedavilerin potansiyel komplikasyonları değerlendirilmelidir.
- Femur başı avasküler nekrozu (AVN): GKD tedavisinin en ciddi komplikasyonudur. Femur başının kan dolaşımının bozulması sonucu kemik dokusunun nekroze olmasıdır. Aşırı abduksiyon ve agresif manipülasyon başlıca risk faktörleridir. Katagiri sınıflamasına göre derecelendirilir ve femur başının büyüme bozukluğuna, erken osteoartrite yol açabilir.
- Rezidüel displazi: Tedaviye rağmen asetabular gelişimin yetersiz kalmasıdır. Ergenlikte veya genç erişkinlikte periasetabular osteotomi gerekebilir.
- Re-çıkık: Tedavi sonrası kalçanın tekrar çıkmasıdır. Yetersiz redüksiyon, erken tedavi sonlandırma veya yetersiz immobilizasyon nedeniyle olabilir.
- Erken osteoartrit: Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilen GKD, 30-40'lı yaşlarda semptomatik kalça osteoartritine yol açarak total kalça protezi gerektirebilir.
- Bacak boy eşitsizliği: Tek taraflı çıkık veya AVN sonrası femur büyüme bozukluğuna bağlı olarak gelişebilir.
Korunma ve Tarama Stratejileri
GKD'nin tam olarak önlenmesi mümkün olmasa da erken tanı ve bazı koruyucu önlemlerle hastalığın etkisi en aza indirilebilir.
- Yenidoğan muayenesi: Her yenidoğan doğumdan sonra ve sonraki tüm sağlam çocuk kontrollerinde Ortolani ve Barlow testleri ile muayene edilmelidir. İlk muayenenin doğumdan sonraki 24-48 saat içinde yapılması önerilir.
- Risk grubuna USG taraması: Makat gelişi, pozitif aile öyküsü, kız cinsiyet ve klinik muayenede şüpheli bulgu saptanan bebekler 4-6. haftada USG ile değerlendirilmelidir.
- Kalça dostu kundaklama: Bebeğin kalçalarını adduksiyon ve ekstansiyonda sabitleyen sıkı kundaklamadan kaçınılmalıdır. Kalçaların fleksiyon ve abduksiyonda serbest hareket edebileceği gevşek kundaklama veya uyku tulumu kullanılmalıdır.
- Bebek taşıma şekli: Bebeğin bacaklarının sarkıtıldığı taşıma yöntemleri yerine, kalçaların abduksiyon pozisyonunda olduğu kanguru taşıma (M pozisyonu) tercih edilmelidir.
- Farkındalık: Ebeveynlerin ve sağlık profesyonellerinin GKD risk faktörleri ve erken belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi geç tanıyı azaltmada kritik rol oynar.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda bebeğin vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmesi önerilir:
- Kalça muayenesinde "klik" veya "klunk" hissedilmesi: Ebeveynler veya ebe/hemşire tarafından fark edilen eklem sesleri veya hareketleri değerlendirilmelidir.
- Bacak kıvrımlarında belirgin asimetri: Uyluk veya gluteal kıvrımlarda farklılık GKD işareti olabilir.
- Kalça hareketlerinde kısıtlılık: Bez değiştirirken bir kalçanın diğerine göre daha az açılabilmesi önemli bir bulgudur.
- Bacak uzunluk farkı: Bir bacağın diğerinden kısa görünmesi değerlendirilmelidir.
- Risk faktörü varlığı: Makat gelişi, ailede GKD öyküsü veya eşlik eden tortikollis gibi durumlar USG taramasını gerektirir.
- Yürüme gecikmesi veya anormal yürüyüş: Yürümeye başlayan çocuklarda topallama, ördek yürüyüşü veya ayak ucunda yürüme değerlendirilmelidir.
- Tedavi altındaki bebeklerde değişiklikler: Pavlik bandajı veya ortez kullanan bebeklerde cihazın kayması, cilt irritasyonu veya bebeğin aşırı huzursuzluğu bildirilmelidir.
Gelişimsel kalça displazisi, erken tanı ve uygun tedavi ile mükemmel sonuçlar elde edilebilen ancak geç kalındığında ciddi sekellere yol açabilen önemli bir pediatrik ortopedi sorunudur. Koru Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü olarak, yenidoğan kalça taramasından ileri cerrahi girişimlere kadar geniş bir yelpazede deneyimli kadromuzla hizmet vermekteyiz. Her bebeğimiz için bireyselleştirilmiş değerlendirme ve tedavi planı oluşturarak en iyi fonksiyonel sonuçları elde etmeyi hedefliyoruz. Bebeğinizin kalça sağlığı konusunda herhangi bir şüpheniz olduğunda uzman ekibimize danışmaktan çekinmeyiniz.










