Kulak Burun Boğaz

Farenjit Nedir? Boğaz Ağrısının Belirtileri ve Nedenleri

Farenjit boğaz mukozasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve her yaşta görülen bir enfeksiyondur. Koru Hastanesi olarak boğaz ağrısının nedenlerini sunuyoruz.

Farenjit, farenks mukozasının enflamasyonu ile karakterize, birinci basamak sağlık hizmetlerinde en sık karşılaşılan üst solunum yolu enfeksiyonlarından biridir. Yetişkinlerde yılda ortalama 2-3, çocuklarda ise 4-6 kez boğaz ağrısı epizodu yaşanmakta olup bu şikayetler tüm poliklinik başvurularının %1-2'sini, pediatri başvurularının ise %6'sını oluşturmaktadır. Vakaların %40-60'ı viral, %15-30'u bakteriyel etiyolojiye sahiptir ve bu ayrımın doğru yapılması gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Grup A beta-hemolitik streptokok (GABHS) en sık bakteriyel etken olup tedavisiz bırakıldığında akut romatizmal ateş gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilmesi nedeniyle ayrıca önem kazanır.

Farenks Anatomisi ve Farenjit Nedir?

Farenks, kafa tabanından özofagus başlangıcına kadar uzanan, yaklaşık 12-14 cm uzunluğunda müsküler bir tüptür. Anatomik olarak üç bölüme ayrılır:

  • Nazofarenks: Kafa tabanı ile yumuşak damak arasında yer alır. Adenoid doku (faringeal tonsil) bu bölgede bulunur. Östaki tüpü açıklıkları nazofarenkste yer aldığından enfeksiyon otitis mediaya yayılabilir.
  • Orofarenks: Yumuşak damaktan hyoid kemiğe kadar uzanır. Palatin tonsiller bu bölgede lokalizedir ve akut tonsillofarenjitin en sık etkilenen alanıdır. Posterior faringeal duvar ve dil kökü de orofarenks sınırları içindedir.
  • Hipofarenks (laringofarenks): Hyoid kemikten krikoid kıkırdağa kadar uzanır. Piriform sinüsler bu bölgede yer alır. Hipofarenks enfeksiyonları daha nadir olmakla birlikte havayolu kompromisi açısından dikkatli değerlendirilmelidir.

Farenjit, bu anatomik bölgelerden bir veya birkaçının enflamatuar süreçten etkilenmesidir. Enfeksiyon genellikle orofarenkste yoğunlaşır ve tonsillit eşlik ettiğinde tonsillofarenjit olarak adlandırılır. Faringeal mukozanın zengin lenfoid dokusu (Waldeyer halkası), bölgeyi immunolojik savunmanın ön cephesi haline getirirken aynı zamanda enfeksiyöz ajanların yerleşimi için uygun bir ortam oluşturur.

Farenjit Nedenleri ve Risk Faktörleri

Viral Etkenler

Farenjit olgularının büyük çoğunluğu viral etiyolojiye sahiptir. Başlıca viral etkenler şunlardır:

  • Rhinovirüs: Tüm farenjit olgularının %20'sinden sorumlu olan en sık viral etkendir. Hafif seyirli, kendi kendini sınırlayan enfeksiyonlara neden olur. Rinore ve nazal konjesyon eşlik eder.
  • Adenovirüs: Farenjit, konjunktivit ve ateşin birlikte görüldüğü faringo-konjunktival ateş sendromuna neden olabilir. Askeri kamp ve yatılı okul gibi toplu yaşam alanlarında salgınlar yapabilir.
  • Epstein-Barr virüs (EBV): Enfeksiyöz mononükleozun etkenidir. Ciddi ekssüdatif tonsillit, yaygın lenfadenopati, hepatosplenomegali ve halsizlik ile karakterizedir. Ampisilin verildiğinde makülopapüler döküntü gelişmesi tanısal ipucu sağlar.
  • İnfluenza virüs: Sistemik semptomların (yüksek ateş, miyalji, halsizlik) ön planda olduğu farenjit tablosu oluşturur. Mevsimsel salgınlar yapar.
  • Parainfluenza virüs: Özellikle çocuklarda krup sendromu ile birlikte farenjit yapabilir.
  • Coxsackie virüs: Herpangina (posterior farenks ve yumuşak damakta veziküler lezyonlar) ve el-ayak-ağız hastalığına neden olur. Çocukluk çağı enfeksiyonudur.
  • Herpes simpleks virüs (HSV): Gingivostomatit ve farenjit birlikteliği görülebilir. Oral mukozada ağrılı ülseratif lezyonlar karakteristiktir.

Bakteriyel Etkenler

  • Grup A beta-hemolitik streptokok (GABHS, Streptococcus pyogenes): Bakteriyel farenjitlerin %15-30'unu, çocuklarda %20-40'ını oluşturur. En önemli bakteriyel etkendir çünkü süpüratif ve non-süpüratif komplikasyonlara yol açabilir. 5-15 yaş grubunda en sık görülür.
  • Grup C ve G streptokoklar: GABHS benzeri farenjit tablosu oluşturabilir ancak romatizmal ateş riski taşımaz.
  • Fusobacterium necrophorum: Genç erişkinlerde farenjit etkeni olarak giderek daha fazla tanınmaktadır. Lemierre sendromu (internal juguler ven septik tromboflebiti) ile komplike olabilir.
  • Arcanobacterium haemolyticum: Adolesan ve genç erişkinlerde skarlatiniform döküntü ile seyreden farenjit yapabilir.
  • Neisseria gonorrhoeae: Orofaringeal gonokok enfeksiyonu, cinsel öykü sorgulanmadığında atlanabilir.
  • Corynebacterium diphtheriae: Difteri, aşılanmamış topluluklarda faringeal membran oluşumu ve ciddi sistemik toksisite ile seyreden önemli bir enfeksiyondur.

Risk Faktörleri

  • Mevsimsel etki: Viral farenjitler sonbahar ve kış aylarında, streptokoksik farenjitler ise kış sonu ve ilkbaharda pik yapar.
  • Kalabalık ortamlar: Okul, kreş, askeri kışla ve yatılı kurumlar damlacık bulaşını kolaylaştırır.
  • Sigara ve pasif sigara maruziyeti: Faringeal mukozanın lokal savunma mekanizmalarını bozar ve kronik irritasyona yol açar.
  • İmmunsupresyon: HIV enfeksiyonu, kemoterapi, organ transplantasyonu ve immun yetmezlik durumlarında fırsatçı ajanlarla farenjit riski artar.
  • Allerjik rinit ve postnazal akıntı: Kronik faringeal irritasyon ve mukozal bariyerin zayıflaması enfeksiyona zemin hazırlar.
  • Pediatrik yaş grubu: Çocuklarda immun sistemin olgunlaşma sürecinde olması ve yakın temas ortamları farenjit sıklığını artırır.

Farenjit Belirtileri

Farenjit belirtileri etiyolojik ajana göre farklılık gösterir ve viral-bakteriyel ayrım klinik yönetim açısından büyük önem taşır.

Genel Belirtiler

  • Boğaz ağrısı: En temel semptomdur. Hafif rahatsızlıktan yutmayı engelleyecek düzeyde şiddetli ağrıya kadar değişebilir. Yutma ile artar.
  • Yutma güçlüğü (odinofaji): Ağrılı yutma, özellikle bakteriyel farenjitte belirgindir. Çocuklarda beslenme reddi şeklinde kendini gösterebilir.
  • Ateş: Viral farenjitte genellikle düşük dereceli (%37.5-38.5), streptokoksik farenjitte ise yüksek (%38.5 üzeri) olma eğilimindedir.
  • Servikal lenfadenopati (LAP): Anterior servikal lenf nodlarında büyüme ve hassasiyet sıktır. GABHS farenjitinde bilateral, ağrılı anterior servikal LAP karakteristiktir.
  • Tonsillit bulguları: Tonsillerde hiperemi, hipertrofi ve eksüda (beyaz-sarı plaklar) görülebilir. Eksüda varlığı bakteriyel enfeksiyonu düşündürmekle birlikte viral etiyolojide de (EBV, adenovirüs) bulunabilir.

Viral Farenjit Ayırt Edici Özellikleri

  • Konjunktivit: Adenovirüs enfeksiyonlarında gözlerde kızarıklık ve sulanma eşlik edebilir.
  • Rinit ve nazal konjesyon: Burun akıntısı ve tıkanıklığı viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının karakteristik bulgusu olup bakteriyel farenjitte genellikle bulunmaz.
  • Öksürük: Viral enfeksiyonlarda sıklıkla eşlik eder ve bakteriyel farenjit lehine bulgu olarak değerlendirilmez.
  • Horlama: Ses kısıklığı ve laringeal tutulum viral etiyolojiyi düşündürür.
  • Diyare: Enterik virüslerin neden olduğu farenjitlerde gastrointestinal semptomlar eşlik edebilir.
  • Oral ülserler: Herpangina (Coxsackie) ve herpetik gingivostomatit (HSV) viral farenjite özgü bulgulardır.

Bakteriyel (Streptokoksik) Farenjit Ayırt Edici Özellikleri

  • Ani başlangıç: Prodrom dönemi olmaksızın aniden ortaya çıkan şiddetli boğaz ağrısı ve yüksek ateş karakteristiktir.
  • Tonsillofaringeal eksüda: Tonsiller üzerinde beyaz-sarı renkli eksüda plakları bakteriyel enfeksiyonu güçlü şekilde düşündürür.
  • Palatal peteşi: Yumuşak damakta noktasal kanamalar GABHS için oldukça spesifik bir bulgudur.
  • Skarlatiniform döküntü: Kırmızı, kaba dokulu, zımpara kağıdı hissini veren döküntü kızıl hastalığını düşündürür. Çilek dili eşlik edebilir.
  • Öksürük ve rinit yokluğu: Bu semptomların olmaması bakteriyel etiyolojiyi destekler.

Centor ve McIsaac Kriterleri

Klinik pratikte GABHS farenjiti olasılığını değerlendirmek ve antibiyotik kararını yönlendirmek amacıyla skorlama sistemleri kullanılmaktadır.

Centor Kriterleri

Her kriter 1 puan olarak değerlendirilir:

  • Tonsillofaringeal eksüda: Tonsiller üzerinde beyaz-sarı eksüda veya şişlik varlığı.
  • Hassas anterior servikal lenfadenopati: Palpasyonda ağrılı ve büyümüş lenf bezleri.
  • Ateş öyküsü veya ateş (%38 üzeri): Mevcut veya yakın zamanda geçirilmiş ateş.
  • Öksürük yokluğu: Öksürüğün olmaması viral etiyolojiyi dışlamaya yardımcı olur.

McIsaac Modifikasyonu

Centor kriterlerine yaş düzeltmesi eklenerek oluşturulmuştur:

  • 3-14 yaş: +1 puan eklenir (çocuklarda GABHS prevalansı daha yüksek olduğundan).
  • 15-44 yaş: Puan değişmez.
  • 45 yaş üzeri: -1 puan çıkarılır (erişkinlerde GABHS prevalansı düşüktür).

Skor yorumu: 0-1 puan ise test veya tedavi gerekmez (%1-10 GABHS olasılığı). 2-3 puan ise hızlı antijen testi yapılması ve sonuca göre tedavi planlanması önerilir (%11-35 olasılık). 4-5 puan ise ampirik antibiyotik tedavisi veya test ile doğrulama düşünülebilir (%51-53 olasılık). Bu skorlama sistemi gereksiz antibiyotik reçetelenmesini azaltmada etkili bir araç olarak klinik pratikte yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Farenjit Tanısı

Klinik Değerlendirme

Öykü ve fizik muayene tanının temelini oluşturur. Orofarengeal inspeksiyonda faringeal hiperemi, tonsil boyutu, eksüda varlığı, palatal peteşi ve uvula ödemi değerlendirilir. Servikal lenf nodlarının palpasyonu ve genel sistemik muayene yapılır.

Laboratuvar Testleri

  • Hızlı antijen testi (rapid strep test): GABHS tanısında ilk basamak testtir. Boğaz sürüntüsünden 5-10 dakikada sonuç verir. Spesifisitesi %95'in üzerinde olmasına karşın sensitivitesi %70-90 arasında değişir. Negatif sonuç GABHS'i kesin olarak dışlamaz.
  • Boğaz kültürü: GABHS tanısında altın standarttır. Hızlı antijen testi negatif olan ancak klinik şüphesi yüksek olan hastalarda mutlaka yapılmalıdır. Sonuç 24-48 saatte alınır. Antibiyotik duyarlılık testi de sağlar.
  • Monospot testi (heterofil antikor): EBV enfeksiyonu şüphesinde (şiddetli tonsillit, yaygın LAP, hepatosplenomegali, atipik lenfositoz) uygulanır. İlk haftada yanlış negatiflik oranı yüksektir; gerektiğinde EBV spesifik seroloji (VCA IgM, EA IgG) istenir.
  • Tam kan sayımı: Lenfositoz ve atipik lenfositler EBV'yi, lökositoz ve sola kayma bakteriyel enfeksiyonu düşündürür.
  • C-reaktif protein (CRP) ve sedimentasyon: Enflamasyon belirteçleri viral-bakteriyel ayrımda yardımcı olabilir ancak tek başına tanısal değildir.

Ayırıcı Tanı

  • Peritonsillar apse: Unilateral tonsil şişliği, trismus, uvula deviasyonu ve disfaji ile karakterizedir. Farenjit komplikasyonu olarak gelişir ve acil drenaj gerektirebilir. Kontrastlı BT ile tanı doğrulanır.
  • Epiglottit: Hızlı ilerleyen boğaz ağrısı, disfaji, salivasyon ve havayolu obstrüksiyonu bulguları ile acil bir durumdur. Lateral boyun grafisinde epiglot ödemi (thumb sign) görülür.
  • Retro/parafaringeal apse: Derin boyun enfeksiyonları, farenjit komplikasyonu olarak gelişebilir ve mediastinit riski taşır. Boyunda şişlik, ateş ve boyun hareketlerinde kısıtlılık uyarıcı bulgulardır.
  • Gastroözofageal reflü: Laringofarengeal reflü kronik boğaz ağrısı ve globus farengeus hissine neden olabilir. Akut enfeksiyöz tablodan farklı olarak kronik seyir gösterir.
  • Orofaringeal malignite: Tek taraflı, progresif boğaz ağrısı ve kitle lezyonu varlığında malignite dışlanmalıdır. Özellikle risk faktörleri (sigara, alkol, HPV) olan erişkinlerde dikkatli olunmalıdır.
  • Kawasaki hastalığı: Çocuklarda ateş, konjunktivit, orofaringeal değişiklikler ve servikal LAP ile farenjiti taklit edebilir. Beş günü aşan ateş ve ek mukokütan bulgular ayırt edicidir.

Farenjit Tedavisi

Semptomatik Tedavi

Hem viral hem bakteriyel farenjitte semptom yönetimi tedavinin önemli bir bileşenidir.

  • Analjezik ve antipiretikler: Parasetamol (asetaminofen) ve ibuprofen ağrı ve ateş kontrolünde ilk tercih ajanlardır. Çocuklarda doz kilo bazlı hesaplanmalıdır. Aspirin, Reye sendromu riski nedeniyle 18 yaş altında kontrendikedir.
  • Ilık tuzlu su gargarası: Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz eklenerek hazırlanan gargara, faringeal mukozadaki ödemi azaltır ve geçici rahatlama sağlar. Günde 3-4 kez uygulanabilir.
  • Pastil ve spreyler: Benzokain veya lidokain içeren lokal anestetik pastiller geçici ağrı rahatlaması sağlar. Antiseptik içerikli gargaralar mukozal florayı baskılayarak semptom süresini kısaltabilir.
  • Yeterli sıvı alımı: Dehidratasyonun önlenmesi ve mukozanın nemlendirilmesi için bol sıvı tüketimi önerilir. Ilık çorbalar ve bitkisel çaylar rahatlatıcıdır.
  • Ses istirahati ve ortam nemlendirilmesi: Kuru hava faringeal irritasyonu artırdığından oda neminin %40-60 arasında tutulması faydalıdır.

Antibiyotik Tedavisi

Antibiyotik tedavisi yalnızca bakteriyel farenjit tanısı konulduğunda veya güçlü klinik şüphe varlığında başlanmalıdır. Viral farenjitte antibiyotik kullanımı etkisizdir, yan etkilere neden olur ve antimikrobiyal direnç gelişimine katkıda bulunur.

  • Penisilin V: GABHS farenjitinde birinci tercih antibiyotiktir. Erişkinlerde 500 mg günde 2-3 kez, 10 gün süreyle uygulanır. Dar spektrumlu olması, etkinliği ve düşük maliyeti tercih nedenidir. GABHS'te penisilin direnci bildirilmemiştir.
  • Amoksisilin: Çocuklarda lezzet avantajı ve günde tek doz uygulanabilirliği (50 mg/kg/gün) nedeniyle sıklıkla tercih edilir. Penisilin V ile eşdeğer etkinliktedir.
  • Sefalosporinler: Sefaleksin veya sefadroksil, penisilin alerjisi öyküsü olmayan ancak tedavi yanıtsızlığı olan hastalarda alternatif olarak kullanılabilir.
  • Makrolidler: Azitromisin veya klaritromisin, penisiline ciddi alerji (anafilaksi) öyküsü olan hastalarda kullanılır. Makrolid direnci bazı bölgelerde %10-20'ye ulaşmış olup lokal direnç verileri göz önünde bulundurulmalıdır.

Antibiyotik tedavisinin zamanında başlanması GABHS farenjitinde semptom süresini 1-2 gün kısaltır, süpüratif komplikasyonları önler, bulaşıcılığı 24 saat içinde azaltır ve en önemlisi akut romatizmal ateş gelişimini engeller. Tedaviye semptom başlangıcından sonraki 9 gün içinde başlanması durumunda romatizmal ateş önlenebilmektedir.

Komplikasyonlar

Farenjit komplikasyonları süpüratif ve non-süpüratif olarak ikiye ayrılır.

Süpüratif Komplikasyonlar

  • Peritonsillar apse (quinsy): Farenjit komplikasyonlarının en sık görülenidir. Tonsil kapsülü ile faringeal konstriktör kas arasındaki alanda apse oluşumu ile karakterizedir. Unilateral şiddetli boğaz ağrısı, trismus, tek taraflı tonsil şişliği ve uvula deviasyonu tipik bulgularıdır. İğne aspirasyonu veya insizyonel drenaj ile birlikte antibiyotik tedavisi gerekir.
  • Retrofaringeal ve parafaringeal apse: Derin boyun boşluklarına enfeksiyon yayılımı sonucu gelişir. Mediastinit, juguler ven tromboflebiti ve karotid arter erozyonu gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.
  • Servikal lenfadenit ve lenfadenoapses: Reaktif lenf nodlarının süpürasyonu, özellikle çocuklarda görülebilir.
  • Otitis media: Östaki tüpü yoluyla orta kulağa enfeksiyon yayılımı, özellikle çocuklarda farenjit komplikasyonu olarak sık karşılaşılır.

Non-Süpüratif Komplikasyonlar

  • Akut romatizmal ateş (ARA): GABHS farenjitinin en ciddi non-süpüratif komplikasyonudur. Moleküler taklit mekanizmasıyla kalp kapakları, eklemler, merkezi sinir sistemi ve deri dokularında otoimmun hasar oluşur. Modifiye Jones kriterleri ile tanı konulur. Romatizmal kalp hastalığı kalıcı kapak hasarına yol açabilir. Gelişmekte olan ülkelerde hala önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir.
  • Post-streptokoksik glomerülonefrit (PSGN): GABHS enfeksiyonundan 1-3 hafta sonra ortaya çıkan immun kompleks aracılı glomerüler hastalıktır. Hematüri, proteinüri, ödem ve hipertansiyon ile kendini gösterir. Çocuklarda prognozu genellikle iyi olup çoğu vaka spontan iyileşir. Antibiyotik tedavisi PSGN gelişimini önlemede ARA kadar etkili değildir.
  • PANDAS (Pediatric Autoimmune Neuropsychiatric Disorders Associated with Streptococcal infections): Streptokoksik enfeksiyon sonrası çocuklarda ani başlangıçlı obsesif-kompulsif bozukluk ve tik bozukluğu gelişmesi olarak tanımlanır. Tartışmalı bir antite olmakla birlikte giderek daha fazla kabul görmektedir.

Farenjit Korunma

  • El hijyeni: Sık ve doğru el yıkama, farenjit dahil tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde en etkili yöntemdir. En az 20 saniye sabunlu su ile yıkama veya alkol bazlı el dezenfektanı kullanımı önerilir.
  • Solunum hijyeni: Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun mendil veya dirsek iç kısmı ile kapatılması, kullanılmış mendillerin uygun şekilde atılması damlacık bulaşını azaltır.
  • Kişisel eşyaların paylaşılmaması: Bardak, çatal, kaşık ve havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanımından kaçınılmalıdır. Özellikle aile içi bulaşın önlenmesinde önemlidir.
  • Sigara bırakma: Aktif ve pasif sigara maruziyetinin ortadan kaldırılması faringeal mukoza direncini artırır ve enfeksiyon sıklığını azaltır.
  • Aşılama: İnfluenza aşısı mevsimsel grip kaynaklı farenjit olgularını önler. Difteri aşısı (DaBT-IPA-Hib) çocukluk çağı aşılama takviminde yer alır.
  • İmmunsupresif hastaların korunması: Bağışıklığı baskılanmış bireylerde kalabalık ortamlardan kaçınma ve maske kullanımı ek koruyucu önlemler olarak önerilir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Farenjit çoğu zaman kendi kendini sınırlayan bir enfeksiyon olmakla birlikte aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gereklidir:

  • Yüksek ateş ve şiddetli boğaz ağrısı: 38.5 dereceyi aşan ateş ve yutmayı ciddi şekilde engelleyen ağrı, bakteriyel farenjit veya komplikasyon açısından değerlendirilmelidir.
  • 48 saatten uzun süren veya kötüleşen semptomlar: Viral farenjitte semptomlar 3-5 günde düzelme eğilimi gösterir. Süregelen veya artan şikayetler farklı tanıları gündeme getirir.
  • Solunum güçlüğü ve stridor: Havayolu obstrüksiyonunu düşündüren bulgular acil değerlendirme gerektirir. Epiglottit ve derin boyun enfeksiyonları hayati risk taşır.
  • Ağız açma kısıtlılığı (trismus): Peritonsillar apse lehine önemli bir bulgu olup acil müdahale gerektirebilir.
  • Tek taraflı belirgin tonsil şişliği: Unilateral büyüme apse formasyonunu veya nadir durumlarda maligniteyi düşündürür.
  • Oral alım yetersizliği: Özellikle çocuklarda ağrı nedeniyle sıvı ve besin alımının belirgin şekilde azalması dehidratasyon riski yaratır.
  • Döküntü eşliği: Skarlatiniform döküntü kızıl hastalığını, yaygın makülopapüler döküntü EBV enfeksiyonunu düşündürür.
  • Tekrarlayan farenjit atakları: Yılda 7 veya daha fazla farenjit epizodu, kronik tonsillit açısından değerlendirilmeli ve tonsillektomi endikasyonu gözden geçirilmelidir.

Farenjit, doğru tanı ve uygun tedavi yaklaşımı ile komplikasyonsuz iyileşen yaygın bir enfeksiyondur. Ancak viral ve bakteriyel ayrımın doğru yapılması, gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi ve olası komplikasyonların erken tanınması büyük önem taşır. Koru Hastanesi kulak burun boğaz ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları, farenjit tanı ve tedavisinde güncel kılavuzlara uygun, kanıta dayalı bir yaklaşım sunmaktadır. Boğaz ağrısı şikayetinizin şiddeti artıyor, ateşiniz düşmüyor veya ek belirtiler gelişiyorsa profesyonel tıbbi değerlendirme için başvurmanızı öneriyoruz.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu