Fournier gangreni, perine, perianal bölge, skrotum, vulva ve abdominal duvarın subkütan dokularını ve fasyasını tutan, hızla ilerleyen, polimikrobiyal etkenli bir nekrotizan fasiittir. İlk kez 1883 yılında Fransız venerolog Jean Alfred Fournier tarafından tanımlanan bu hastalık, klasik olarak genç erkeklerde idiyopatik olarak başladığı düşünülen tablo olarak tarif edilmiş; ancak günümüzde herhangi bir cinsiyet ve yaşta görülebileceği, genellikle altta yatan komorbidite veya predispozan faktör bulunduğu anlaşılmıştır. Hastalığın insidansı yıllık 100.000 erkekte 1.6, kadınlarda 0.16 olup, erkek/kadın oranı 10:1 civarındadır. Modern yoğun bakım ve cerrahi imkanlara rağmen mortalite oranı hala yüzde 20-40 arasında değişmekte, geç tanı ve eşlik eden komorbiditelerde yüzde 80'e ulaşabilmektedir. Türkiye'de yıllık binlerce olgu bildirilmekte, özellikle diyabetik ve immün baskılı hastalarda ciddi morbidite-mortalite kaynağı olmaktadır. ICD-10 sınıflamasında N49.3 olarak kodlanan Fournier gangreni, ürolojik, kolorektal ve dermatolojik aciller arasında en hızlı ilerleyen, en yüksek mortaliteli olanlardandır. Hastalığın patofizyolojisinde anaerobik ve aerobik bakterilerin sinerjistik etkisi, doku trombozu, gas üretimi, hızlı yayılım (saatte 2-3 cm fasya boyunca ilerleyebilir) ve sistemik inflamatuar yanıt sendromu (SIRS) yer alır. Erken tanı (klinik şüphe, görüntüleme), agresif cerrahi debridman, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi, sistemik destek ve gerektiğinde hiperbarik oksijen tedavisi tedavinin temel taşlarıdır. Tanıda gecikme her saat mortaliteyi artıran bir faktör olduğundan, klinik şüphe yüksek tutulmalı ve hastalar geç kalmadan multidisipliner ekip tarafından değerlendirilmelidir.
Fournier Gangreni Nedir?
Fournier gangreni, perineal, perianal ve genital bölgenin subkütan yağ doku ve süperfisyel-derin fasyalarını tutan, sıklıkla mikst aerobik-anaerobik bakteriyel enfeksiyon kaynaklı, hızla yayılım gösteren tip I nekrotizan fasiittir. Patofizyolojik olarak hastalığın temel mekanizması; bakterilerin lenfatik veya hematojen değil, fasya boyunca direkt yayılımı ile karakterizedir. Bakteriler proteolitik enzimler (kollajenaz, hyaluronidaz, lipaz), heparinaz ve toksinler salgılayarak fasya altı dokuda mikrotromboz yapar; subkütan damarlarda obliteratif endarterit gelişir; bu da aerobik ortamı bozarak anaerobik bakterilerin proliferasyonu için ideal şartları yaratır. Bunun sonucunda yaygın doku iskemi, nekroz, hidrojen, nitrojen ve metan gibi gazların salınımı ve karakteristik krepitasyon (subkütan amfizem) gözlenir. Sistemik etki olarak sitokin fırtınası (IL-1, IL-6, TNF-alfa), nötrofil aktivasyonu, kapiller kaçak, hipotansiyon ve septik şok gelişebilir. Hastalık üç klinik form gösterir: tip I (mikst polimikrobiyal, en sık, yüzde 80-90, aerobik+anaerobik), tip II (monomikrobiyal, sıklıkla grup A streptokok), tip III (deniz suyu maruziyeti sonrası Vibrio vulnificus) ve tip IV (fungal, immün baskılı hastalarda). Yayılım sınırı genellikle Colles fasyası (perineal), Scarpa fasyası (abdominal) ve Dartos fasyası (skrotal) anatomik düzlemleri boyuncadır. Etken kaynakları arasında yüzde 30-50 ürolojik (üretral darlık, periüretral apse, prostatik apse), yüzde 30-50 anorektal (perianal apse, fistül, rektal kanser), yüzde 20 dermatolojik (epidermal kist, follikülit, böcek ısırığı) yer alır.
Fournier Gangreni Nedenleri
Fournier gangreni etyolojisinde mikrobiyolojik etkenler, predispozan faktörler ve giriş kapısı kombinasyonu rol oynar. Hastalık nadiren idiyopatik olabilir; ancak günümüzde olguların yüzde 90'ından fazlasında kaynak ve komorbidite tanımlanır.
- Etkenler (tip I, polimikrobiyal): Escherichia coli (en sık aerobik), Klebsiella pneumoniae, Pseudomonas aeruginosa, Proteus, Enterobacter; Bacteroides fragilis (en sık anaerobik), Clostridium perfringens, Peptostreptococcus, Fusobacterium
- Etkenler (tip II): Streptococcus pyogenes (grup A), Staphylococcus aureus (MRSA dahil)
- Etkenler (tip III): Vibrio vulnificus, Aeromonas hydrophila (deniz suyu maruziyeti)
- Etkenler (tip IV, fungal): Candida albicans, Candida glabrata, Mucor, Aspergillus (immün baskılı)
- Diabetes mellitus: En sık komorbidite (yüzde 50-70), glukoz kontrolü kötü, otonom nöropati, mikrovasküler hasar
- Kronik alkolizm: İmmün disfonksiyon, malnütrisyon, karaciğer hastalığı
- Kronik böbrek yetmezliği ve hemodiyaliz: İmmün disfonksiyon, üremik durum
- Maligniteler: Aktif kemoterapi, kemik iliği baskılanması, hematolojik maligniteler
- HIV/AIDS: İleri evrede, özellikle CD4 200 altında
- İmmün baskılayıcı tedavi: Kortikosteroid, kalsinörin inhibitörleri, biyolojik ajanlar
- Yaşlılık: 60 yaş üzeri, immün senesens, çok sayıda komorbidite
- Obezite: Doku perfüzyonu azalması, derin cilt kıvrımları, hijyen güçlükleri
- Vasküler hastalıklar: Periferik arter hastalığı, ateroskleroz
- İntravenöz ilaç kullanımı: Cilt enjeksiyonu kaynaklı, hematojen yayılım, immün baskılanma
- Ürolojik kaynaklar: Üretral darlık, periüretral apse, kateter ilişkili enfeksiyon, transüretral cerrahi, foley kateterli hasta
- Anorektal kaynaklar: Perianal apse, fistül, hemoroid, anal fissür, rektal yabancı cisim, rektal kanser, divertikülit
- Dermatolojik: Epidermal kist enfeksiyonu, follikülit, hidradenit süpürativa, böcek ısırığı, yanık
- Travma: Perineal travma, foreign body, cinsel taciz
- Cerrahi sonrası: Hemoroidektomi, sünnet, vazektomi, perirektal cerrahi
- Doğumsal anomaliler: Yenidoğan döneminde nadiren
- Pediatrik form: Sünnet sonrası, perirektal apse, çiçek hastalığı
- Gebelik: Postpartum dönem, doğum sonrası komplikasyon
- Cinsel yolla geçen enfeksiyonlar: Sifiliz geç dönem, lenfogranüloma venereum
- SGLT2 inhibitörleri (kanagliflozin, dapagliflozin): Son yıllarda tanımlanan iyatrojenik risk faktörü, FDA uyarısı (2018)
Fournier Gangreni Belirtileri
Fournier gangreni klinik prezentasyonu hızlı seyirli ve dramatiktir. Erken evrede selülit benzeri tablo, ilerleyen evrede ciddi sistemik bulgularla karakterizedir. Klinik gidişat saatler içinde dramatik değişebilir.
Klinik Belirtiler ve Sistemik Bulgular
- Erken evre (1-2 gün): Lokal kaşıntı, hassasiyet, eritem, hafif ödem; "çok iyi" hisseden hastada bile orantısız ağrı
- Ağrı: Şiddetli, lokal bulgularla orantısız (klasik bulgu), opioidlere yanıtsız
- İlerleme evresi (2-5 gün): Yaygın eritem, ödem, mor-mavi renk değişikliği, büller, hemorajik vesküller
- İleri evre: Dermal nekroz (siyah cilt), eskar, krepitasyon (subkütan amfizem); kötü kokulu, "kanalizasyon" benzeri akıntı
- Pürülan akıntı: Gri-yeşil, hemorajik, "dishwater" karakterli
- Krepitasyon: Subkütan dokuda gas üretimi, palpasyon ile hissedilen "fıstık ezmesi" sesi
- Ödem ve gerginlik: Skrotum, vulva, perineal bölge, abdomen alt yarısı yayılım
- Tanı koydurucu cilt değişiklikleri: Mor-siyah renkli, devital görünümlü cilt, sınırı belirsiz
- Sistemik belirtiler: Yüksek ateş (39-41 derece), üşüme, takikardi, takipne, hipotansiyon
- Mental durum değişikliği: Konfüzyon, somnolans, delirium
- Septik şok: Hipotansiyon (sistolik 90 altı), pressör desteği gereksinimi
- Multiorgan yetmezliği: Akut böbrek hasarı (oligüri), karaciğer disfonksiyonu, ARDS
- Dissemine intravasküler koagülopati (DİK): Trombositopeni, koagülasyon bozukluğu, kanamalar
- Yayılım belirtileri: Üst karın duvarına kadar (Scarpa fasyası), uyluğa, perineal ve gluteal bölgeye
- Anorektal tutulum: Perianal ağrı, defekasyonda kanama, fistül akıntısı
- Ürolojik tutulum: Skrotal şişlik, dizüri, üretral akıntı
- İdrar retansiyonu: Apse basısı, edemli üretra
- İmmün baskılı hastalarda: Atipik prezentasyon, ateş yok, daha sinsi başlangıç
- Pediatrik olgularda: Sünnet bölgesinden başlangıç, hızlı yayılım, yüksek mortalite
- Kadınlarda: Vulvar ödem, perineum tutulumu, doğum sonrası
Fournier Gangreni Tanısı
Tanı klinik şüphe ile başlar; gecikme yapılmamalıdır. Görüntüleme ve laboratuvar testleri tanıyı destekler ancak cerrahi müdahaleyi geciktirmemelidir. LRINEC skoru (Laboratory Risk Indicator for Necrotizing Fasciitis) yardımcı bir araçtır.
Tanısal Testler ve Bulgular
- Klinik muayene: Doğru tanı için kritik; orantısız ağrı, krepitasyon, devital cilt, sistemik toksisite bulguları
- Tam kan sayımı: Lökositoz (15.000-30.000/mikrolitre), nötrofili, sol kayma; sepsis durumunda lökopeni; trombositopeni (DİK)
- Hemoglobin: Sıklıkla düşük (anemi)
- Akut faz reaktanları: CRP yüksek (200 mg/L üzerinde), prokalsitonin yüksek (5-100 ng/mL), sedimentasyon yüksek
- LRINEC skoru: CRP, lökosit, hemoglobin, sodyum, kreatinin, glukoz değerlerine dayalı; 6+ orta-yüksek risk, 8+ yüksek risk
- Karaciğer fonksiyonları: AST/ALT yüksek, bilirubin yüksek (sepsis)
- Böbrek fonksiyonları: BUN, kreatinin yüksekliği (akut böbrek hasarı, sıklıkla)
- Sodyum: Düşük (hiponatremi, septik durumda); 135 mmol/L altı kötü prognoz
- Glukoz: Yüksek (diyabetik ketoasidoz dahil), HbA1c kontrolü
- Koagülasyon: PT/aPTT uzaması, INR yüksek, fibrinojen düşük (DİK), D-dimer yüksek
- Laktat: Yüksek (3 mmol/L üzerinde) doku hipoperfüzyonu göstergesi
- Arteriyel kan gazı: Metabolik asidoz (laktik asidoz)
- Kan kültürü: Sepsis durumunda mutlaka, 2-3 set, gram-negatif ve anaeroblar için
- Yara kültürü ve gram boyaması: Cerrahi sırasında alınan örnek, hızlı sonuç
- Doku biyopsisi (frozen section): Hızlı tanı, fasya nekrozunu gösterir
- Görüntüleme - röntgen: Subkütan gas (yüzde 30-90), erken tanıda yardımcı
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Subkütan gas, fasyal kalınlaşma, sıvı koleksiyonu, yayılım sınırları, kaynak (perirektal apse, periüretral apse)
- Manyetik rezonans (MR): Daha duyarlı, fasyal tutulum, kas tutulumu; ancak cerrahi gecikmemeli
- Ultrasonografi: Bedside, hızlı, sıvı koleksiyonu, gas tespiti
- Apse-pürülan içerik kültürü: Aerobik, anaerobik, mantar; antimikrobiyal duyarlılık
- Cerrahi eksplorasyon: Tanısal ve terapötik; "fingertest" (parmak ile fasyaya künt diseksiyon yapılması), nekrotik doku, "dishwater pus"
- Histopatoloji: Cerrahi örneğin patolojik incelemesi; trombozis, akut inflamasyon, nekroz
- Hasta ekokardiyografisi: Endokardit zemininde hematojen yayılım şüphesinde
- Ürolojik değerlendirme: Sistoskopi, retrograd üretrografi (kaynak araştırması)
- Kolorektal değerlendirme: Anoskopi, sigmoidoskopi (anorektal kaynak)
Fournier Gangreni Ayırıcı Tanısı
Fournier gangreninin klinik bulguları başka enfeksiyon ve enflamatuar tablolarla karışabilir. Ancak şüphe varlığında acil eksplorasyon kritiktir.
- Selülit ve erizipel: Yüzeyel bakteriyel enfeksiyon, fasya tutulumu yok, sistemik toksisite az
- Gas gangreni (myonekroz): Clostridium perfringens, kasları tutar, daha derin
- Skrotal apse: Lokalize, fasyaya yayılmamış, daha az hızlı
- Hidradenitis süpürativa: Kronik, perianal/genital follikülit, tekrarlayan
- Pyodermia gangrenosum: Otoimmün, agresif ülser, biyopsi ile tanı
- Kalsifilaksi: Kronik böbrek yetmezliği, kalsiyum birikimi, vasküler kalsifikasyon
- Akut nekrotizan dermatozis: İlaç reaksiyonu, vaskülit
- Erizipeloid: Erysipelothrix rhusiopathiae, balıkçı/kasap mesleği
- Ekzematöz dermatit: Kontakt dermatit, atopik
- Anaerobik selülit: Daha yüzeyel, fasya tutulumu yok
- Skrotal hematom veya travmatik şişme: Travma öyküsü, koagülopati
- İnguinal herni inkarsere: Bağırsak strangülasyonu, görüntüleme ile ayrım
- Epididim-orşit akut: Lokalize, sistemik toksisite az
- Lenfedema: Kronik, immobilite, kanser sonrası
- Skrotal yağ herni: Hareketli, ağrısız
- Cüzzam ve diğer kronik granülomatöz enfeksiyonlar: Kronik seyir, biyopsi
Fournier Gangreni Tedavisi
Fournier gangreni tedavisi acil cerrahi müdahale, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi ve agresif sistemik destekten oluşan üç ayaklı bir yaklaşımdır. Tanıdan cerrahiye geçen her saat mortaliteyi artırır; bu nedenle hızlı eylem hayat kurtarır.
Cerrahi, Antimikrobiyal ve Destekleyici Tedavi
- Acil cerrahi debridman: Tanıdan 6 saat içinde yapılmalı, geniş, agresif, tüm devital doku çıkarılana kadar
- Cerrahi prensipleri: Geniş insizyonlar, tüm nekrotik fasya ve cilt, cilt-altı doku rezeksiyonu, "fingertest" ile yayılım sınırı tespiti
- Tekrar eksplorasyon: 24-48 saatte bir, "second look" ve gerekirse ek debridman; ortalama 3-5 cerrahi gerekir
- Diversiyon kolostomisi: Yaygın anorektal tutulum, fekal kontaminasyonun önlenmesi için endike
- Suprapubik kistostomi veya üretral kateter: Üriner divisyon
- Skrotal exsizyonda dikkatli teknik: Testisler genellikle korunur (kendi kan dolaşımı)
- Ampirik geniş spektrumlu antibiyotik: Piperasilin-tazobaktam 4.5 g IV her 6-8 saatte bir + vankomisin 15-20 mg/kg IV her 8-12 saatte bir + klindamisin 600-900 mg IV her 8 saatte bir (toksin üretimini baskılar)
- Alternatif rejim: Meropenem 1 g IV her 8 saatte bir (ESBL/karbapenem ihtiyacı) + vankomisin + klindamisin
- MRSA kapsama: Vankomisin veya linezolid 600 mg IV her 12 saatte bir, daptomisin
- Anaerobik kapsama: Klindamisin (toksin baskılayıcı, A grubu strep için ideal) veya metronidazol 500 mg IV her 8 saatte bir
- Florokinolon (alternatif): Levofloksasin 750 mg IV/oral günlük, sınırlı veri
- Antifungal (tip IV): Vorikonazol, lipozomal amfoterisin B, ekinokandinler
- Vibrio için: Tetrasiklin/doksisiklin + sefotaksim veya seftazidim
- Antibiyotik süresi: 2-3 hafta IV, ardından oral; klinik düzelme ve yara durumuna göre
- İntravenöz immünoglobulin (IVIG): Toksik şok ile birlikte streptokokal Tip II'de düşünülebilir
- Hiperbarik oksijen tedavisi (HBO): Adjuvan, doku oksijenasyonunu artırır, anaerobik bakterileri engeller, granulasyonu hızlandırır; kontroversi devam ediyor
- Sıvı resüsitasyonu: Agresif kristaloid (30 mL/kg ilk saat), CVP ve laktat takibi
- Vazopressör: Norepinefrin (ilk seçim), vazopressin (ek), dobutamin (kardiyak disfonksiyonda)
- Mekanik ventilasyon: ARDS, septik şok
- Hemodiyaliz: Akut böbrek hasarında, refrakter elektrolit bozukluğu
- İnsülin infüzyonu: Diyabetik ketoasidoz, glukoz kontrolü
- Eritrosit ve plazma transfüzyonu: Anemi, koagülopati, DİK
- Beslenme desteği: Erken enteral nütrisyon, yara iyileşmesi için artmış protein
- Yara bakımı: Negatif basınç tedavisi (VAC), pansumanlar, granulasyon dokusunun korunması
- Rekonstrüktif cerrahi: Granulasyon sonrası flap, greft, sekonder kapama
- Multidisipliner ekip: Üroloji, genel cerrahi, plastik cerrahi, enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım, mikrobiyoloji
Fournier Gangreni Komplikasyonları
Tedavi edilmeyen veya geç tedavi edilen Fournier gangreni olgularında ciddi morbidite ve mortaliteye yol açan komplikasyonlar gelişir. Erken yoğun bakım ve cerrahi ile bu komplikasyonların büyük kısmı azaltılabilir.
- Septik şok ve multiorgan yetmezliği: En sık ölüm nedeni, mortalite yüksek
- Akut respiratuar distres sendromu (ARDS): Mekanik ventilasyon gerekliliği
- Akut böbrek hasarı: Renal replasman tedavisi (hemodiyaliz)
- Karaciğer yetmezliği: Sepsisin hepatik etkisi, koagülopati
- Dissemine intravasküler koagülopati (DİK): Yaygın kanama ve tromboz
- Yaygın yumuşak doku kaybı: Geniş debridman sonrası kalıcı defekt, rekonstrüksiyon ihtiyacı
- Skrotum kaybı ve testis problemleri: Skrotal cilt kaybı, testislerin uyluk derialtı veya konjunktival cebe transposizyonu
- Vulvar kayıp ve vajinal stenoz: Kadın hastalarda özellikle
- Erektil disfonksiyon: Sinir hasarı, vasküler etki
- İnfertilite: Testis hasarı, semen kalitesinde bozulma
- Üriner inkontinans: Sfinkter hasarı, perinöral hasar
- Fekal inkontinans: Anal sfinkter hasarı
- Üretral darlık: Cerrahi sonrası, tekrarlayan dilatasyon
- Perineum-vajina-rektum fistülleri: Kompleks rekonstrüksiyon gerektirir
- Kolostomi ve ürostomi gerekliliği: Geçici veya kalıcı
- Yara enfeksiyonu nüksü: Cerrahi sonrası, antibiyotik direnci
- Sekonder bakteriyemi: Hospital edinilmiş enfeksiyonlar (kateter, pnömoni)
- Antibiyotik toksisitesi: Vankomisin nefrotoksisite, aminoglikozid ototoksisite
- Ameliyat sonrası ağrı sendromu: Kronik perineal ağrı
- Mortalite: Genel yüzde 20-40, immün baskılı yüzde 50, yaşlı diyabetik yüzde 80'e kadar
- Psikososyal etki: Beden imajı bozukluğu, cinsel disfonksiyon, depresyon, PTSD
- Ekonomik yük: Uzun yatış, çoklu cerrahi, rehabilitasyon, iş gücü kaybı
Fournier Gangreninden Korunma
Fournier gangreninden korunma; risk faktörlerinin yönetimi, erken tanı ve tedavisi, hijyen, mesleki güvenlik ve sağlık eğitimine dayanır.
- Diyabet kontrolü: HbA1c iyi seviyede tutulması, peri-enfeksiyon dönemde sıkı glukoz kontrolü
- Ürolojik enfeksiyonların erken tedavisi: Periüretral apse, üriner kateter ilişkili enfeksiyon, üretral darlık takibi
- Anorektal sorunların yönetimi: Perianal apseler, fistüller, hemoroid, anal fissür erken tedavisi
- Cilt enfeksiyonlarının dikkati: Folikülit, hidradenit, epidermal kistlerin uygun tedavisi
- Hijyen: Perineal-genital bölge temizliği, terlemenin azaltılması, iç çamaşırı değişimi
- Obesite kontrolü: Kilo verme, cilt kıvrımlarının hijyeni
- Alkol ve sigara bırakılması: İmmün fonksiyon iyileşmesi
- İmmün baskılı hastalarda dikkat: HIV tedavisi, kortikosteroid azaltma, transplant takibi
- Kronik böbrek yetmezliği yönetimi: Diyaliz hijyeni, kateter bakımı
- İntravenöz ilaç kullanım rehabilitasyonu: Damar yolu enfeksiyonları önleme
- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon önleme: Kondom kullanımı, partner tedavisi
- SGLT2 inhibitör kullanımı: Risk-yarar değerlendirmesi, hasta uyarıcı bilgilendirilmeli
- Cerrahi öncesi optimizasyon: Glukoz kontrolü, beslenme, antibiyotik profilaksisi
- Cerrahi sonrası takip: Yara takibi, erken enfeksiyon tanısı
- Birinci basamak hekim eğitimi: Erken tanı, hızlı sevk, klinik şüphe
- Hasta eğitimi: Genital bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık durumunda erken başvuru
- Sünnet sonrası bakım: Çocuklarda steril teknik, hijyen, yara takibi
- Postpartum bakım: Vulvar bölge temizliği, geniş episiotomi yara bakımı
- Sürveyans: Hastane içi nekrotizan fasiit oranı, kalite iyileştirme
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden acil servise başvurulmalıdır.
- Perineal, genital veya perianal bölgede şiddetli, lokal bulgularla orantısız ağrı
- Genital veya perineal şişlik ile birlikte ateş, üşüme
- Cilt rengi değişikliği (mor, mavi, siyah), büller, ödem
- Krepitasyon (subkütan amfizem) hissi, gas üretimi
- Diyabetik hasta veya immün baskılı hastada genital-perineal bölgede ağrı veya şişlik
- Perirektal apse, fistül, hemoroid sonrası kötüleşen ağrı, sistemik bulgular
- Üriner kateter veya periüretral apse zemininde gelişen genital şikayet
- SGLT2 inhibitör kullanan diyabetik hastada perineal şikayetler
- Sepsis tablosu ile birlikte alt karın, perineal veya genital bölge ağrısı
- Postpartum kadında vulvar şişlik, ağrı, ateş
- Sünnet sonrası gelişen aşırı ağrı, eritem, ödem
- İntravenöz ilaç kullanımı sonrası genital veya kasık bölgesinde apse
- Kötü kokulu (kanalizasyon benzeri) akıntı ile birlikte ateş
- Mental durum değişikliği, hipotansiyon ile birlikte genital şikayet
Fournier gangreni, doğru klinik şüphe, erken tanı, agresif cerrahi debridman, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi, sistemik destek ve multidisipliner yaklaşım ile başarıyla yönetilebilen ancak tanıda gecikme yaşandığında çok yüksek mortaliteye yol açabilen ürolojik-cerrahi acil durumdur. Modern yoğun bakım imkanları, gelişmiş antibiyotik tedavi rejimleri ve negatif basınç yara tedavisi gibi yeni teknolojilere rağmen mortalite oranı hala yüzde 20-40 arasında değişmektedir. Diabetes mellitus, kronik alkolizm, kronik böbrek yetmezliği, immün baskılanma ve obezite gibi predispozan faktörlerin küresel insidansının artması ve son yıllarda SGLT2 inhibitörü gibi yeni tanımlanan iyatrojenik risk faktörleriyle birlikte hastalığın insidansı yükselmektedir. Hastalığın hızlı seyirli doğası ve sistemik toksisitesi nedeniyle "klinik şüphe" tanı ve tedavi başarısının altın anahtarıdır. Tanıdan cerrahi debridmana geçen her saatin mortaliteyi artıran bir faktör olduğu unutulmamalı, hızlı multidisipliner ekip aktivasyonu yapılmalıdır. Koru Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, Fournier gangreni şüphesi olan olguların üroloji, genel cerrahi ve plastik cerrahi uzmanlarımızla yakın iş birliği içinde değerlendirilmesi, modern mikrobiyoloji laboratuvarımız ile etken tanımlaması, antimikrobiyal duyarlılık testleri ve uluslararası rehberlere uygun antibiyotik-cerrahi-destekleyici tedavi protokollerinin uygulanmasında deneyim sahibidir. Yoğun bakım, endokrinoloji, hiperbarik oksijen tedavisi ünitesi, mikrobiyoloji ve psikiyatri-rehabilitasyon branşlarımızla yakın iş birliği içinde, erken evre olgulardan septik şok ve multiorgan yetmezliği tablosuyla başvuran ağır olgulara, akut yönetimden uzun dönem rekonstrüksiyon ve psikososyal rehabilitasyona kadar tüm Fournier gangreni spektrumunda multidisipliner yaklaşım anlayışıyla hastalarımızın yanındayız.





