Sıtma profilaksisi, sıtmanın endemik olduğu bölgelere seyahat eden ya da bu bölgelerde geçici olarak bulunan bireylerin Plasmodium türlerine bağlı enfeksiyondan korunmaları için uygulanan ilaç ve davranışsal önlemler bütünüdür. Dünya Sağlık Örgütü 2023 verilerine göre dünya genelinde her yıl 2 milyondan fazla seyahatçi endemik bölgeleri ziyaret etmekte ve uygun profilaksi yapılmadığında yaklaşık binde 5-30 oranında klinik sıtma riski taşımaktadır. Türkiye'de yerli sıtma 2010 yılından itibaren elimine edilmiş olsa da Sağlık Bakanlığı her yıl ortalama 200-400 ithal sıtma vakası bildirmektedir; bu vakaların büyük çoğunluğu profilaksi almadığı ya da uygun şekilde tamamlamadığı için hastalanan seyahatçiler arasından çıkmaktadır. Etkin bir profilaksi planı, vektör korunma önlemleri, uygun antimalaryal seçimi, doğru zamanlama ve hasta uyumunun bütünleşik şekilde değerlendirilmesini gerektirir.
Sıtma Profilaksisi Nedir?
Sıtma profilaksisi, kişinin endemik bölgeye girmesinden önce başlayan, bölgede kalış süresince devam eden ve dönüş sonrası belirli bir süre daha sürdürülen kemoterapötik bir koruma stratejisidir. Bu strateji parazitin karaciğer veya kan formlarındaki gelişimini engelleyerek klinik hastalığı önler. Profilaksi türüne göre kullanılan ilaçlar Plasmodium yaşam döngüsünün farklı evrelerinde etki gösterir: kazal profilaksi (causal prophylaxis) sporozoitlerin karaciğer hücrelerine girmesinden hemen sonra hepatik gelişim aşamasını hedefler (atovakuon-proguanil, primakin, tafenokin); baskılayıcı profilaksi (suppressive prophylaxis) ise eritrositer evrede parazit yoğunluğunu klinik eşiğin altında tutar (klorokin, meflokin, doksisiklin).
Profilaksi seçimi yaş, gebelik, eşlik eden hastalıklar (kalp ritmi bozukluğu, psikiyatrik hastalıklar, böbrek/karaciğer fonksiyonu, G6PD enzim eksikliği), seyahat süresi, gidilecek bölgenin direnç paterni, sezon, kalınacak konaklama tipi ve maliyet gibi parametreler birlikte değerlendirilerek bireyselleştirilir.
Sıtma Profilaksisinin Endikasyonları ve Risk Değerlendirmesi
Profilaksi gerekliliği gidilecek ülkenin sıtma haritasındaki konumuna, bölgede dolaşan Plasmodium türüne, mevsimsel bulaşma yoğunluğuna ve seyahat profiline göre belirlenir. Yüksek riskli bölgeler Sahra altı Afrika (özellikle Batı ve Orta Afrika), Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Amazon havzası, Hindistan'ın belirli bölgeleri ve Güneydoğu Asya'nın orman bölgeleridir. Düşük riskli bölgeler bazı Latin Amerika ülkeleri (Meksika, Orta Amerika), Karayipler'in büyük bir kısmı (Haiti hariç) ve Orta Doğu'nun bazı bölgeleridir.
Profilaksi gerektirmeyen ya da yalnızca ısırık önleme tavsiye edilen ülkeler de Dünya Sağlık Örgütü ve CDC tarafından yıllık güncellenir; bu nedenle her seyahat öncesi güncel kaynak (Yellow Book, WHO travel pages) kontrol edilmelidir. Yerel ziyaretçiler (VFR seyahatçileri) doğal bağışıklığını yıllar içinde kaybettiği için profilaksi konusunda en savunmasız grubu oluşturur; profilaksi reddi ya da yetersiz uyumu nedeniyle ağır sıtma riski taşırlar.
Profilaksi Seçenekleri ve Ayrıntılı Bilgiler
1. Atovakuon-Proguanil (Malarone): 250 mg/100 mg sabit kombinasyon. Yetişkin dozu günde 1 tablet. Seyahatten 1-2 gün önce başlanır, bölgede kalış süresince ve dönüşten 7 gün sonrasına kadar sürdürülür. Avantajı kısa süreli kullanım, kazal etki ve iyi tolere edilebilirliği; dezavantajı yüksek maliyetidir. Yan etki olarak bulantı, baş ağrısı, karın ağrısı ve nadiren stomatit görülebilir. Gebelikte güvenlik kanıtı sınırlıdır. Ağır böbrek yetmezliğinde (kreatinin klirensi <30 mL/dk) kontrendikedir.
2. Doksisiklin: 100 mg/gün, seyahatten 1-2 gün önce başlanıp dönüşten 4 hafta sonrasına kadar devam ettirilir. Geniş spektrumlu, ucuz ve etkilidir. Yan etkiler arasında fotosensitivite (geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanımı önerilir), gastrit, özofajit (bol su ile alınmalı, alımdan sonra 30 dakika dik durulmalı), vajinal kandidiyaz yer alır. Gebelik (ikinci-üçüncü trimester) ve 8 yaş altı çocuklarda diş sararması riski nedeniyle kontrendikedir.
3. Meflokin (Lariam): 250 mg haftada bir, seyahatten 2-3 hafta önce başlanır, dönüşten 4 hafta sonrasına kadar sürdürülür. Avantajı haftalık dozlama; dezavantajı nöropsikiyatrik yan etkiler (anksiyete, depresyon, anormal rüyalar, nadiren psikoz). Aktif veya geçmişte depresyon, anksiyete bozukluğu, psikoz, epilepsi öyküsü olanlarda kontrendikedir. Birinci trimester gebelikte sınırlı veriyle kullanılabilir; ikinci-üçüncü trimesterde güvenlik kanıtı vardır.
4. Klorokin: 300 mg baz/hafta (yetişkin); seyahatten 1-2 hafta önce başlanır, dönüşten 4 hafta sonrasına kadar sürdürülür. Yalnızca klorokine duyarlı P. vivax ya da P. falciparum dolaştığı bölgelerde (Karayipler'in bazı kısımları, Orta Amerika) kullanılır. Yan etki olarak retinopati (uzun süreli kullanımda), pruritis, baş ağrısı, gastrointestinal rahatsızlık görülebilir. Psoriazis ve epilepsi öyküsünde dikkatli kullanılmalıdır.
5. Primakin: 30 mg baz/gün, seyahatten 1-2 gün önce başlanır, dönüşten 7 gün sonrasına kadar devam eder. P. vivax baskın bölgelerde kazal profilaksi olarak değerlendirilir. G6PD enzim eksikliğinde hemoliz riski nedeniyle kontrendikedir; başlamadan önce mutlaka G6PD düzeyi ölçülmelidir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanılmaz.
6. Tafenokin (Krintafel/Arakoda): Yeni nesil 8-aminokinolin türevi. 200 mg/gün, ilk 3 gün yükleme, ardından haftalık 200 mg idamesi yapılır. Hipnozoit aktivitesi nedeniyle P. vivax relaps proflaksisi için de kullanılır. G6PD ölçümü zorunludur (G6PD aktivitesi yüzde 70'in üzerinde olmalı). Gebelik ve 18 yaş altında kontrendikedir.
Pediyatrik dozlamalar: Atovakuon-proguanil çocuk formu 62,5 mg/25 mg, kiloya göre dozlanır (5-8 kg: yarım çocuk tablet, 8-10 kg: 3/4 tablet, 11-20 kg: 1 çocuk tablet, 21-30 kg: 2 tablet, 31-40 kg: 3 tablet, >40 kg: yetişkin doz); doksisiklin 8 yaş üstü çocukta 2 mg/kg/gün (max 100 mg); meflokin 5 mg/kg/hafta. Kemoprofilaksi devam ederken ateş gelişen olgular sıtma açısından test edilmelidir; profilaksi koruyucu olsa bile breakthrough vakalar görülebilir.
Profilaksi Süreci ve Önemli Bilgiler
Profilaksi başarısı için tam doz, tam süre, kesintisiz uyum esastır. Profilaksi seyahatten önce başlamalı, bölgede sürdürülmeli ve dönüş sonrası belirli süre devam etmelidir. Bu sürelere uyulmaması özellikle endemik bölgeden ayrıldıktan sonraki haftalarda klinik sıtma riskini artırır. P. vivax ve P. ovale türleri için terminal profilaksi olarak primakin ya da tafenokin önerilebilir; bu ilaçlar karaciğerdeki uyuyan hipnozoitleri eradike ederek geç relapsı önler. Terminal profilaksi başlamadan G6PD aktivitesi ölçülmelidir.
Profilaksi sırasında sivrisinek ısırıklarının önlenmesi de eşit derecede önemlidir; çünkü hiçbir antimalaryal yüzde 100 koruyucu değildir. Akşam ve gece saatlerinde DEET veya pikaridin içeren repelent, permetrin emdirilmiş kıyafet ve cibinlik, klimalı/sineklikli oda, uzun kollu açık renkli giysiler kullanılmalıdır. Anopheles sivrisinekleri tipik olarak gün batımı ile şafak arasında ısırır.
Sıtma Profilaksisinin Yan Etkileri ve İzlemi
Profilaksi süresince hastaların yan etkilere yönelik bilgilendirilmesi uyumu artırır. Atovakuon-proguanilde dispepsi, baş ağrısı; doksisiklinde fotosensitivite, vajinal kandidiyaz, özofajit; meflokinde nöropsikiyatrik şikayetler, vertigo, uyku bozukluğu; klorokinde bulantı, retinopati, pruritis; primakin ve tafenokinde hemoliz (G6PD eksikliğinde) ve methemoglobinemi izlenebilir.
Yan etki nedeniyle ilaç değişikliği gerektiğinde alternatif rejime sorunsuz geçiş için hekim takibi gerekir. Uzun süreli (6 aydan uzun) profilaksi planlanan kişilerde belirli aralıklarla göz muayenesi (klorokin), karaciğer fonksiyon testleri (atovakuon-proguanil), tam kan sayımı önerilir. Profilaksi başarısız olabilir; bu nedenle endemik bölgede ya da dönüş sonrası 1 yıl içinde gelişen ateşli her durumda sıtma testleri yapılmalıdır.
Ayırıcı Tanı ve Profilaksi Başarısızlığı
Profilaksi başarısızlığı şüphesi olan hastalarda klinik tabloyu açıklayabilecek diğer hastalıklar mutlaka değerlendirilmelidir:
- Dengue ateşi: Yüksek ateş, retroorbital ağrı, plazma kaçağı, trombositopeni; sıtma profilaksisi dengueye karşı koruma sağlamaz.
- Tifo (Salmonella typhi): Yavaş yükselen ateş, splenomegali, bağırsak komplikasyonları; tifo aşısı olmayan seyahatçilerde sık.
- Leptospiroz: Tatlı su teması, miyalji, sarılık, böbrek yetmezliği.
- Riketsiyozlar (tifüs, Akdeniz benekli ateşi): Eskar, döküntü, baş ağrısı; doksisiklin profilaksisi alan hastalarda kısmi koruma olabilir ancak tamamen önlemez.
- Akut viral hepatit (HAV/HEV): Sarılık, halsizlik; gıda ve su yoluyla bulaşır.
- Amebik karaciğer apsesi, viseral leişmanyazis ve tropikal pnömoniler da ayırıcı tanıda yer alır.
Sıtma Şüphesinde Tedavi (Acil Durum Tedavisi)
Tıbbi yardım 24 saat içinde ulaşılamayacak uzak bölgelere giden seyahatçilere kendi kendine acil tedavi (SBET) önerilebilir. Bu durumda yanlarında atovakuon-proguanil 4 tablet/gün, 3 gün ya da artemether-lumefantrin 4 tablet 0-8-24-36-48-60. saatlerde olmak üzere bir tedavi seti bulundurulmalıdır. SBET yalnızca sıtma testi yaptırılamayan, ateşli bir tablo olduğunda ve uzman hekime ulaşma imkânı olmadığında uygulanır; tedavi sonrası en yakın sağlık kuruluşuna başvuru zorunludur.
Endemik bölgeden dönüş sonrası ateş, titreme, baş ağrısı, kas ağrısı, sarılık, koyu idrar veya bilinç değişikliği gelişen her hastada profilaksi alınmış olsa bile sıtma testleri tekrarlanmalı ve tedavi gecikmeden başlatılmalıdır. Komplike olmayan sıtmada oral artemisinin kombinasyon tedavileri (ACT), ağır sıtmada intravenöz artesunat (2,4 mg/kg, 0-12-24. saatlerde) tercih edilir.
Komplikasyonlar
Profilaksi atlanmış ya da uyum gösterilmemiş seyahatçilerde gelişen sıtma serebral malarya, ARDS, akut böbrek hasarı, ağır anemi, hipoglisemi, dolaşım kollapsı ve dissemine intravasküler koagülopati gibi yaşamı tehdit eden tablolarla seyredebilir. Endemik bölgeden dönen bireylerde tanı gecikmesi mortaliteyi artırır. Profilaksi kullanan bireylerde nadir görülen ilaca bağlı hemoliz, retinopati, nöropsikiyatrik bozukluklar ve fototoksik reaksiyonlar da takip edilmelidir.
Korunma ve Önleme
Sıtmadan korunmanın temel prensibi ABCD stratejisidir: A (farkındalık), B (ısırık önleme), C (kemoprofilaksi), D (hızlı tanı). Seyahat öncesi seyahat sağlığı kliniğinde randevu alınmalı, gidilecek bölgenin sıtma direnç paterni, sezon, kalınacak alan (kentsel/kırsal) ve seyahatçinin sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir. Aşılama kapsamında çocukluk çağı için RTS,S/AS01 (Mosquirix) ve R21/Matrix-M aşıları endemik bölgelerde Genişletilmiş Bağışıklama Programı'na alınmıştır; ancak seyahatçi profilaksisinde aşılar henüz yer almamaktadır. Vektör kontrolü kapsamında uzun kollu kıyafet, repelent, permetrin emdirilmiş cibinlik ve klimalı konaklama tüm seyahatçilere önerilir.
Konak ülkelerin halk sağlığı çalışmalarına katılım, durgun su biriktiren çevresel kaynakların azaltılması, larvasit uygulamaları ve içeride kalıntı insektisit püskürtmesi (IRS) endemik bölgelerde sürdürülmektedir. Seyahatçilerin de bu önlemleri kalış süresince destekleyici davranışlarla benimsemesi (sineklikli pencere, repelentin yenilenmesi) önemlidir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Endemik bölgeye seyahat planlayan herkesin gidiş tarihinden en az 4-6 hafta önce seyahat sağlığı kliniğine başvurması önerilir; bu süre meflokin gibi ilaçların yan etkilerinin gözlenmesi ve gerekirse alternatif rejime geçilmesi için yeterli olur. Seyahat sırasında profilaksiye uyumda zorluk, yan etki gelişimi, kayıp doz ya da herhangi bir ateşli durum varsa hemen tıbbi yardım aranmalıdır. Acil durumlar arasında yüksek ateş, titreme, bilinç bulanıklığı, sarılık, idrar miktarında azalma, koyu idrar, mukozal kanama, dispne ve kusmaya bağlı oral alım yapamama yer alır.
Endemik bölgeden döndükten sonra 7 gün ile 1 yıl arasındaki dönemde gelişen ateş, profilaksi alınmış olsa bile mutlaka sıtma açısından değerlendirilmelidir. Aile hekimleri ve acil servis hekimleri seyahat öyküsünü her ateşli hastada sorgulamalıdır.
Multidisipliner Yaklaşım ve Hasta Eğitimi
Sıtma profilaksisi yalnızca reçete yazmaktan ibaret değildir; hasta eğitimi, bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesi, uyumun sürdürülmesi ve seyahat sonrası takibi içeren kapsamlı bir süreçtir. Enfeksiyon hastalıkları, aile hekimliği, halk sağlığı, eczacılık ve hemşirelik mesleklerinin iş birliği içinde sürdürdüğü bu hizmet, gezginin güvenliği için vazgeçilmezdir. Hastaya, ilacın yan etkilerine, alım koşullarına ve unutulan dozda ne yapılacağına dair açık yazılı bilgi verilmesi, profilaksiye uyumu önemli ölçüde artırır.
Koru Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, seyahat öncesi ve sonrası danışmanlık hizmetinde geniş bir tecrübeye sahiptir. Kişiye özel sıtma profilaksisi planlaması, gerekli laboratuvar testleri (G6PD aktivitesi, karaciğer ve böbrek fonksiyonları), aşılama programları ve sivrisinek korunma önerileri ile güvenli bir seyahat süreci sağlamaktayız. Profilaksi alırken yan etki yaşayan, seyahat sonrası ateşle başvuran ya da sıtma şüphesi taşıyan hastalarımıza modern laboratuvar altyapımızla hızlı tanı ve etkin tedavi imkanı sunuyoruz. Endemik bir bölgeye seyahat planlıyorsanız ya da seyahat sonrası şikayetleriniz varsa lütfen vakit kaybetmeden bölümümüzle iletişime geçiniz.





