Çocuk Kardiyoloji

Bebek Kalp Taraması

Fetal Ekokardiyografi Süreci ve Detayları, çeşitli klinik bulgularla seyreden ve uzman değerlendirmesi gerektiren bir tablodur.

Fetal ekokardiyografi, anne karnındaki bebeğin kalp yapısının ve işleyişinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesine olanak tanıyan ileri düzey bir ultrasonografik inceleme yöntemidir. Standart obstetrik ultrasonografiden farklı olarak yalnızca kalbin anatomik bölümleri, büyük damarların çıkış yerleri, kapakçık hareketleri, ritim düzeni ve kan akış yönleri üzerine odaklanır. Çocuk kardiyolojisi alanında özelleşmiş hekimler tarafından, yüksek çözünürlüklü problar ve renkli Doppler donanımı ile gerçekleştirilen bu inceleme, doğuştan kalp hastalıklarının doğum öncesi dönemde belirlenmesinde kullanılan en kapsamlı görüntüleme yaklaşımlarından biri olarak kabul edilir. Erken tanı, doğum sonrası süreçte uygulanacak izlem ve girişim planlamasının zamanında oluşturulmasına önemli bir katkı sağlar.

Doğuştan kalp hastalıkları, canlı doğumların yaklaşık binde sekiz ila on arasında görülen yapısal anomalilerdir ve perinatal dönemde karşılaşılan en sık konjenital sorunlar arasında yer alır. Bu anomalilerin bir bölümü hafif seyirli olup yaşam kalitesini belirgin biçimde etkilemezken, diğer bir bölümü doğumun hemen ardından yoğun bakım koşullarında izlem gerektiren karmaşık yapısal bozukluklar şeklinde karşımıza çıkar. Fetal ekokardiyografi, bu geniş yelpazedeki kusurların önemli bir kısmının prenatal dönemde belirlenmesine olanak tanır. Böylece ailenin sürece hazırlanması, doğumun uygun donanıma sahip bir merkezde planlanması ve yenidoğanın gerekli hallerde hızla girişim ekibine yönlendirilmesi mümkün olur.

İncelemenin gerçekleştirilmesi için genellikle gebeliğin on sekizinci ile yirmi ikinci haftaları arasındaki dönem tercih edilir. Bu aralıkta bebeğin kalp boşlukları, kapakçıkları ve büyük damarları ayrıntılı biçimde değerlendirilebilecek olgunluğa ulaşmış olur. Bazı durumlarda, özellikle yüksek risk taşıyan gebeliklerde, ilk değerlendirme on dördüncü hafta civarında transvajinal yaklaşımla yapılabilir; ancak bu erken inceleme, ileri haftalarda yapılacak ayrıntılı değerlendirmenin yerini almaz. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde, özellikle yirmi sekizinci haftadan sonra fetüsün konumu ve amnion sıvısı miktarındaki değişiklikler nedeniyle bazı yapıların görüntülenmesi güçleşebilir; bu nedenle ideal zaman penceresinin korunması önerilir.

Fetal ekokardiyografi uygulamasının önerildiği belirli risk grupları bulunmaktadır. Ailesinde doğuştan kalp hastalığı öyküsü bulunan gebeler, daha önce konjenital kalp anomalisi olan bir bebek dünyaya getirmiş anneler, gebelik öncesi tanı almış diyabeti olan kadınlar, fenilketonüri gibi metabolik hastalığa sahip bireyler ve gebelik döneminde belirli ilaçları kullanmak zorunda kalan hastalar bu grupların başında gelir. Ayrıca rutin obstetrik ultrasonografide şüpheli bir bulgu saptanması, fetal aritmi tespit edilmesi, ense kalınlığında artış görülmesi, ekstrakardiyak anomali varlığı ya da kromozomal anomali şüphesi de incelemenin yapılmasını gerektiren önemli endikasyonlar arasında değerlendirilir. Yardımcı üreme teknikleri ile elde edilen gebelikler ve çoğul gebelikler de izlem kapsamında ayrı bir dikkat gerektirir.

İşlem öncesinde gebenin özel bir hazırlık yapmasına gerek bulunmamaktadır. Aç kalma, sıvı kısıtlaması veya ilaç düzenlemesi gibi koşullar söz konusu değildir. İncelemenin süresi, fetüsün pozisyonuna, anne karın duvarının kalınlığına, amnion sıvısının miktarına ve değerlendirilen yapıların karmaşıklığına bağlı olarak değişkenlik gösterir; çoğu durumda kırk beş dakika ile doksan dakika arasında bir süreyi kapsar. Bebeğin uygun pozisyonu almasının beklenmesi gerektiğinde işlem süresi uzayabilir. Anne karnına uygulanan jelin ardından prob yardımıyla farklı kesitlerden görüntüler elde edilir; bu sürecin anne ve fetüs üzerinde ağrı veya rahatsızlık oluşturmadığı bilinmektedir.

İnceleme sırasında dört odacık görünümü, sol ventrikül çıkış yolu, sağ ventrikül çıkış yolu, üç damar görünümü ve aortik ark gibi standart kesitler sistematik biçimde değerlendirilir. Kalbin göğüs kafesi içerisindeki yerleşimi, eksenel yönelimi ve büyüklüğü gözlemlenir. Atriumların ve ventriküllerin boyutları karşılaştırmalı olarak ölçülür. Atriyoventriküler ve semilunar kapakçıkların yapısı, hareket düzeni ve kan akışına izin verme biçimi renkli Doppler ile değerlendirilir. Aort ve pulmoner arterin çıkış yerleri, çapları ve birbirlerine göre konumları incelenir. Pulmoner venlerin sol atriuma açılım biçimi ve duktus arteriozusun açıklığı da değerlendirme kapsamında yer alan önemli unsurlar arasındadır.

Renkli Doppler ve pulse Doppler teknikleri, kalp içi kan akışının yön, hız ve düzen açısından ayrıntılı biçimde incelenmesine olanak tanır. Bu sayede kapakçık darlıkları, yetmezlikler, septal defektler ve damarsal bağlantı anomalileri yüksek doğrulukla belirlenebilir. M-mode görüntüleme ise kalp atım hızının ve ritim düzeninin değerlendirilmesinde kullanılır; özellikle fetal aritmilerin sınıflandırılmasında temel bir araç olarak kabul edilir. Üç boyutlu ve dört boyutlu görüntüleme teknolojileri, belirli karmaşık olgularda anatomik ilişkilerin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilmekle birlikte, standart iki boyutlu inceleme ve Doppler değerlendirmesi temel yöntem olma özelliğini sürdürmektedir.

Fetal ekokardiyografi ile belirlenebilen başlıca yapısal anomaliler arasında ventriküler septal defekt, atriyal septal defekt, atriyoventriküler septal defekt, Fallot tetralojisi, büyük damar transpozisyonu, hipoplastik sol kalp sendromu, triküspit atrezisi, pulmoner atrezi, aort koarktasyonu, total anormal pulmoner venöz dönüş ve trunkus arteriozus gibi kompleks durumlar yer alır. Bu anomalilerin saptanma oranı, fetüsün gebelik haftasına, anne karın yapısına, kullanılan donanımın çözünürlüğüne ve incelemeyi gerçekleştiren hekimin deneyimine göre değişiklik göstermektedir. Bazı küçük septal defektler veya hafif kapak anomalilerinin doğum öncesi dönemde belirlenmesi, fetüsün konumu nedeniyle güçleşebilir; bu durumun doğal bir teknik sınır olduğu vurgulanmalıdır.

Fetal aritmiler, kalp ritminin düzensiz, hızlı veya yavaş seyrettiği durumları kapsar ve fetal ekokardiyografi ile ayrıntılı biçimde sınıflandırılabilir. Supraventriküler taşikardi, atriyal flutter, ektopik atımlar ve atriyoventriküler blok gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Ritim bozukluklarının bir kısmı kendiliğinden düzelirken, bir kısmı annenin ilaç almasını gerektiren yaklaşımla yönetilir. Konjenital kalp blokları, özellikle annenin otoimmün hastalığa sahip olduğu olgularda dikkatle izlenmesi gereken durumlar arasındadır. Bu nedenle Sjögren sendromu veya sistemik lupus eritematozus tanısı bulunan gebelerde inceleme, gebeliğin erken dönemlerinden itibaren belirli aralıklarla tekrarlanır.

İnceleme sonucunda bir anomalinin belirlenmesi durumunda, aileye sürecin tüm boyutlarını kapsayan ayrıntılı bir görüşme yapılır. Çocuk kardiyolojisi, perinatoloji, çocuk kalp ve damar cerrahisi, yenidoğan ile genetik uzmanlarının yer aldığı çok disiplinli bir ekip yaklaşımı, doğru kararların alınabilmesi açısından gerekli görülmektedir. Aileye anomalinin türü, ağırlık derecesi, doğum sonrası beklenen seyir, olası girişim seçenekleri ve uzun dönem öngörüler aktarılır. Doğumun, gerekli durumlarda yenidoğan yoğun bakım birimi ve çocuk kalp cerrahisi olanağına sahip bir merkezde planlanması önerilir; böylece bebeğin doğumdan hemen sonra gereksinim duyabileceği girişimsel veya cerrahi yaklaşımlara hızla erişimi sağlanır.

Bazı doğuştan kalp hastalıkları, fetal dönemde girişimsel uygulamaların gündeme geldiği özel olgular arasında yer alır. Ciddi aort darlığının sol kalp hipoplazisine ilerlemesinin önlenmesi amacıyla yapılan fetal aort valvüloplastisi, pulmoner kapak darlığına yönelik girişimler ve kapalı atriyal septumun açılması gibi uygulamalar, dünya genelinde sınırlı sayıda merkezde, deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilen ileri yaklaşımlardır. Bu tür girişimlere yalnızca ayrıntılı fetal ekokardiyografik değerlendirme sonrasında, belirli kriterleri karşılayan olgularda karar verilir. Karar süreci, fetüsün durumu, gebeliğin haftası, anne sağlığı ve beklenen sonuçlar göz önüne alınarak çok disiplinli bir biçimde yürütülür.

Fetal ekokardiyografinin yöntemsel sınırlarının da bilinmesi önem taşımaktadır. İnceleme, anne karnındaki bebeğin kalbini değerlendirmede yüksek doğruluk sunmakla birlikte, her olguda tüm anomalilerin belirlenebileceği güvencesi söz konusu değildir. Küçük septal defektler, hafif kapak yetmezlikleri, koroner arter anomalileri ve doğumdan sonra kapanması beklenen yapılarla ilgili bazı bulgular prenatal dönemde net biçimde değerlendirilemeyebilir. Bunun yanında, doğum sonrası dolaşımın değişmesiyle birlikte ortaya çıkan bazı durumlar yalnızca yenidoğan döneminde belirgin hale gelir. Bu nedenle prenatal incelemenin doğum sonrası pediatrik kardiyolojik muayene ile birlikte değerlendirilmesi tamamlayıcı bir yaklaşım olarak kabul edilir.

İncelemenin güvenliği konusunda yapılan kapsamlı çalışmalar, uygun teknik koşullarda uygulandığında anne ve fetüs açısından bilinen bir olumsuz etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Diagnostik ultrason cihazları, fetüsün üzerinde ısı veya mekanik etki oluşturmayacak güç seviyelerinde çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Ancak buna karşın, incelemenin tıbbi gereklilik dışında, yalnızca hatıra amaçlı görüntü elde etmek için tekrarlanması önerilmez. Tüm görüntüleme uygulamalarında geçerli olan en düşük makul düzeyde maruziyet ilkesi, fetal ekokardiyografi için de geçerli kabul edilir ve uygulayan ekip tarafından titizlikle gözetilir.

Sonuç raporunun ailesine iletilmesi, kurumsal süreç içinde dikkatle yürütülen önemli bir aşamadır. Rapor; gebelik haftası, fetüsün pozisyonu, incelenen kesitler, kalp boşluklarının ve büyük damarların durumu, Doppler bulguları, ritim değerlendirmesi ve genel sonuç bölümlerini içerir. Anomali saptandığında, bulgunun ayrıntılı tanımı, eşlik edebilecek diğer durumların değerlendirilmesi için önerilen ek tetkikler ve izlem planı belirtilir. Tanı sürecinin her aşamasında ailenin bilgilendirilmesi, sürecin saydam biçimde yürütülmesi ve karar mekanizmalarına dahil edilmesi temel ilke olarak benimsenir. Çocuk kardiyolojisi ekibi, doğum öncesi dönemden başlayarak doğum sonrası izlem sürecine kadar uzanan bir takip planı oluşturur ve bu plan ailenin ihtiyaçlarına göre güncellenir.

Fetal ekokardiyografi sonrasında izlem aralıkları, belirlenen bulgunun özelliklerine göre kişiselleştirilir. Hafif veya sınırda bulgular saptandığında, gebeliğin ilerleyen haftalarında kontrol incelemeleri planlanabilir. Karmaşık anomalilerde, gebelik boyunca daha sık aralıklarla değerlendirme önerilebilir; özellikle kalp yetmezliği gelişebilecek olgularda fetüsün genel durumu, amnion sıvısı miktarı ve fetal dolaşım yakından izlenir. Doğum planlaması; doğum şekli, zamanlaması ve gerçekleştirileceği merkez açısından çok disiplinli ekibin ortak kararıyla şekillendirilir. Doğum sonrası ilk saatlerde uygulanacak yenidoğan ekokardiyografisi ile prenatal bulgular doğrulanır ve uygun olduğunda girişimsel ya da cerrahi süreçler başlatılır. Bu bütüncül yaklaşım, doğuştan kalp hastalığı belirlenen bebeklerin yaşam beklentisinin ve sağlık çıktılarının iyileşmesine önemli ölçüde katkı sağlar.

Kaynakça

  1. American Heart Association (AHA) — Fetal ekokardiyografide görüntüleme kalitesi ve tanısal değerlendirme kılavuzuahajournals.org/doi/10.1161/CIR.0000000000000163
  2. American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG) — Doğum öncesi konjenital kalp hastalığı taraması ve fetal kalp değerlendirmesiacog.org/clinical/clinical-guidance/practice-advisory
  3. National Center for Biotechnology Information - StatPearls (NCBI) — Fetal ekokardiyografi endikasyonları ve uygulama tekniğincbi.nlm.nih.gov/books/NBK563181
  4. Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Konjenital kalp defektleri ve doğum öncesi tanıcdc.gov/heart-defects/about/index.html

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Kardiyoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

24 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.