Çocuk Endokrinolojisi

Çocukta Prematür Adrenarşta Ayırıcı Tanı

Çocuklarda Prematur Adrenarş Süreci, Erken Kıllanma, Ayırıcı Tanı ve Değerlendirme, klinik bulgularıyla dikkat çeken ve doğru değerlendirme gerektiren bir.

Prematür adrenarş, çocukluk çağında adrenal androjenlerin erken dönemde artış göstermesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablodur. Kız çocuklarında sekiz yaşından, erkek çocuklarında ise dokuz yaşından önce pubik veya aksiller kıllanmanın başlaması, yetişkin tipi ter kokusunun belirginleşmesi ve hafif düzeyde aknenin gözlenmesi temel bulgular arasında yer almaktadır. Söz konusu klinik tablonun değerlendirilmesinde ayırıcı tanı süreci büyük önem taşımakta olup, benign nitelikteki izole prematür adrenarşın patolojik nedenlerden titizlikle ayırt edilmesi gerekmektedir. Çocuk endokrinolojisi alanında yürütülen klinik değerlendirmeler, etiyolojik kökenin doğru biçimde belirlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

Prematür adrenarş tanısının konulabilmesi için öncelikle adrenal androjen üretiminin erken dönemde başladığının kanıtlanması ve eşlik eden başka bir endokrin bozukluğun bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Adrenal kortekste bulunan zona retikularisin olgunlaşması sonucu dehidroepiandrosteron ve dehidroepiandrosteron sülfat düzeylerinde yükselme meydana gelmektedir. Bu fizyolojik süreç genellikle altı ile sekiz yaş arasında başlamakta, ancak bazı çocuklarda daha erken dönemde belirginleşebilmektedir. Erken adrenarş kliniği gösteren olguların büyük bölümünde benign seyirli izole prematür adrenarş söz konusu olmakla birlikte, ayırıcı tanıda konjenital adrenal hiperplazinin geç başlangıçlı formları, adrenal tümörler, gerçek erken puberte ve egzojen androjen maruziyeti gibi durumların dışlanması gerekli görülmektedir.

Ayırıcı tanı sürecinde öncelikle ayrıntılı bir anamnez alınması ve fizik muayene gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Anamnezde semptomların başlangıç zamanı, ilerleme hızı, eşlik eden bulgular, ailede benzer öykü varlığı, kullanılan ilaçlar ve çevresel androjen maruziyeti sorgulanmalıdır. Fizik muayenede Tanner evrelemesi titizlikle yapılmakta, boy ve kilo persantilleri değerlendirilmekte, kemik yaşı tahmini için klinik göstergeler not edilmektedir. Klitoromegali, penis büyümesi, testis hacminde artış, akne yoğunluğu, ses kalınlaşması ve kas kütlesi artışı gibi belirgin virilizasyon bulgularının varlığı, basit izole prematür adrenarş tanısından uzaklaştıran kırmızı bayraklar olarak kabul edilmektedir.

Konjenital adrenal hiperplazinin non-klasik formu, prematür adrenarş ile karışabilen en önemli klinik durumlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Yirmi bir hidroksilaz enzim eksikliğinin neden olduğu bu form, çocuklarda erken pubik kıllanma, hızlanmış büyüme, ilerlemiş kemik yaşı ve hafif virilizasyon bulguları ile prezente olabilmektedir. Ayırıcı tanıda sabah erken saatlerde alınan on yedi hidroksiprogesteron düzeyi belirleyici bir laboratuvar parametresi olarak öne çıkmaktadır. Sınırda yüksek değerler saptandığında adrenokortikotropik hormon uyarı testi uygulanarak kesin tanıya gidilmektedir. Bu testte uyarı sonrası on yedi hidroksiprogesteron düzeyinin belirgin yükselmesi non-klasik konjenital adrenal hiperplazi lehine yorumlanmaktadır. Söz konusu hasta grubunda glukokortikoid replasmanı içeren yaklaşımla yönetim planı çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından oluşturulmaktadır.

Adrenal tümörler, prematür adrenarş tablosunun nadir ancak göz ardı edilmemesi gereken etiyolojik nedenleri arasında yer almaktadır. Adrenokortikal adenom ve karsinom, androjen salgılayan natürdeki tümörler arasında öncelikli olarak değerlendirilmektedir. Hızla ilerleyen virilizasyon, dehidroepiandrosteron sülfat düzeylerinin belirgin biçimde yüksek saptanması, total testosteron seviyelerinin yaşa göre yükselmiş olması ve klinik tablonun aylar içinde dramatik gelişim göstermesi tümör şüphesini artıran bulgular olarak öne çıkmaktadır. Bu olgularda adrenal görüntüleme amacıyla manyetik rezonans görüntüleme veya bilgisayarlı tomografi uygulanmakta, lezyon saptandığında cerrahi yaklaşımla yönetim gündeme gelmektedir. Adrenal kitlelerin değerlendirilmesinde multidisipliner bir bakış açısı gerekli görülmektedir.

Gerçek santral erken puberte ile prematür adrenarş arasındaki ayrım, klinik pratikte sıkça karşılaşılan bir değerlendirme zorluğu oluşturmaktadır. Santral erken pubertede hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın erken aktivasyonu söz konusu olmakta, kız çocuklarında meme gelişimi, erkek çocuklarında testis hacminde artış başlıca bulgular arasında yer almaktadır. İzole prematür adrenarş tablosunda ise gonadal aktivasyon bulunmamakta, sadece adrenal kökenli androjen artışına bağlı belirtiler gözlenmektedir. Ayırıcı tanıda luteinizan hormon ve folikül stimülan hormon bazal düzeylerinin ölçülmesi, gerektiğinde gonadotropin salgılatıcı hormon uyarı testinin uygulanması önerilmektedir. Pelvik ultrasonografi ile kız çocuklarında uterus ve over boyutlarının değerlendirilmesi tanısal yaklaşıma katkı sağlamaktadır.

Egzojen androjen maruziyeti, özellikle son yıllarda artan testosteron içeren topikal preparatların yaygın kullanımı nedeniyle önemli bir ayırıcı tanı kalemi haline gelmiştir. Çocuğun çevresinde testosteron jeli, anabolik steroid içeren ürünler veya bitkisel takviyeler kullanan bireylerin bulunması ayrıntılı biçimde sorgulanmaktadır. Maruziyetin kesilmesi ile klinik bulguların gerilemesi tanıyı destekleyen önemli bir gözlem olarak kabul edilmektedir. Ayrıca bazı kozmetik ürünler ve endokrin bozucu kimyasalların da benzer klinik tablolara yol açabildiği bildirilmektedir. Çevresel faktörlerin değerlendirilmesi anamnezde özel bir yer tutmaktadır.

Prematür adrenarş olgularında laboratuvar değerlendirmesi belirli bir algoritma çerçevesinde yürütülmektedir. Temel olarak dehidroepiandrosteron sülfat düzeyi, on yedi hidroksiprogesteron, total testosteron, androstenedion ve kortizol seviyeleri ölçülmektedir. Dehidroepiandrosteron sülfat düzeyinin prepubertal erkek değerlerine yakın saptanması izole prematür adrenarş ile uyumlu kabul edilmekte, çok yüksek değerler ise adrenal tümör veya konjenital adrenal hiperplazi yönünde uyarıcı olmaktadır. Kemik yaşı değerlendirmesi sol el bilek grafisi ile yapılmakta, kronolojik yaşa göre iki yıldan fazla ilerleme saptandığında patolojik nedenler açısından detaylı inceleme planlanmaktadır. Klinik takip sürecinde laboratuvar parametrelerinin periyodik olarak yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.

İnsülin direnci ve metabolik sendrom riski, prematür adrenarşlı çocuklarda dikkatle izlenmesi gereken durumlar arasında yer almaktadır. Yapılan klinik çalışmalar, izole prematür adrenarşlı kız çocuklarında ileriki yaşlarda polikistik over sendromu gelişme riskinin arttığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle vücut kitle indeksi, akantozis nigrikans varlığı, açlık glukozu ve insülin düzeyi gibi metabolik parametrelerin değerlendirilmesi tanısal süreçte önem kazanmaktadır. Doğum ağırlığı düşük olarak doğan ve postnatal dönemde hızlı kilo alımı gösteren çocukların prematür adrenarş açısından özellikle yatkınlık taşıdığı bildirilmektedir. Bu olgu grubunda uzun süreli izlem planlanması gerekli görülmektedir.

Hipotiroidi, nadir de olsa erken pubertal değişikliklere yol açabildiği için ayırıcı tanı kapsamında akılda tutulması gereken bir endokrin bozukluk olarak değerlendirilmektedir. Uzun süreli tedavi edilmemiş primer hipotiroidi olgularında Van Wyk-Grumbach sendromu olarak tanımlanan klinik tablo gelişebilmekte, bu durumda büyüme geriliğine eşlik eden pubertal bulgular gözlenebilmektedir. Tiroid stimülan hormon ve serbest tiroksin düzeylerinin değerlendirilmesi tanısal algoritmanın rutin bir parçasını oluşturmaktadır. Tiroid fonksiyonlarının normalleştirilmesi ile klinik bulgularda anlamlı gerileme elde edilebilmektedir.

McCune-Albright sendromu, fibröz displazi, café au lait lekeleri ve çeşitli endokrinopatilerle karakterize nadir bir genetik durum olarak prematür pubertal değişikliklerin ayırıcı tanısında yer almaktadır. GNAS geninde meydana gelen somatik mozaik mutasyonlar, çeşitli endokrin bezlerin otonom aktivasyonuna neden olmaktadır. Bu sendromun klinik şüphesi, eşlik eden iskelet lezyonları ve karakteristik deri bulguları ile güçlenmektedir. Tanısal süreç multidisipliner değerlendirme ile şekillendirilmekte, çocuk endokrinolojisi, pediatrik ortopedi ve genetik bilim dallarının iş birliği gerekli görülmektedir.

Görüntüleme yöntemlerinin ayırıcı tanıdaki yeri, klinik şüphenin yönüne göre belirlenmektedir. Adrenal patoloji şüphesinde adrenal manyetik rezonans görüntüleme veya bilgisayarlı tomografi öncelikli yöntemler olarak tercih edilmektedir. Santral erken puberte şüphesinde hipotalamo-hipofizer bölgenin manyetik rezonans görüntüleme ile incelenmesi önerilmektedir. Pelvik ultrasonografi, kız çocuklarında uterus boyutu, endometrial kalınlık ve over folikül yapısı hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Görüntüleme bulgularının laboratuvar verileri ile birlikte yorumlanması doğru tanıya ulaşılmasında belirleyici olmaktadır. Radyolojik incelemelerin gereksiz biçimde uygulanmasından kaçınılması, çocukların radyasyon maruziyetinin sınırlandırılması açısından önem taşımaktadır.

İzole prematür adrenarş tanısı konulan çocukların izlem süreci, büyüme hızı, pubertal ilerleme ve metabolik parametrelerin periyodik değerlendirilmesi ile yürütülmektedir. Genellikle altı aylık aralıklarla yapılan kontrollerde boy, kilo, Tanner evresi ve gerektiğinde laboratuvar parametreleri yeniden değerlendirilmektedir. Hızlanmış büyüme, kemik yaşında ilerleme veya yeni virilizasyon bulgularının eklenmesi durumunda ileri inceleme gündeme alınmaktadır. Aile ile yürütülen iletişim sürecinde benign tablonun seyri hakkında bilgilendirme yapılması, gereksiz endişenin önlenmesi açısından değerli görülmektedir. Çocuğun psikososyal gelişiminin desteklenmesi de izlemin önemli bir bileşenini oluşturmaktadır.

Erken adrenarş kliniği ile başvuran çocuklarda tanısal yaklaşımın çocuk endokrinolojisi uzmanı eşliğinde yürütülmesi, doğru ayırıcı tanıya ulaşılmasında belirleyici bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Klinik bulguların ayrıntılı değerlendirilmesi, uygun laboratuvar testlerinin planlanması, gerektiğinde görüntüleme yöntemlerinin akılcı kullanımı ve uzun dönem izlem stratejisinin oluşturulması süreçleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Patolojik nedenlerin dışlanması ve benign izole prematür adrenarş tanısının kesinleştirilmesi, hem çocuğun sağlık durumunun korunması hem de aile bireylerinin bilgilendirilmesi açısından önemli görülmektedir. Çocuk endokrinolojisi alanındaki güncel bilimsel veriler ışığında bireyselleştirilmiş yaklaşımla yönetim, prematür adrenarşlı olguların izleminde temel ilke olarak kabul edilmektedir.

Aile danışmanlığı süreci, prematür adrenarş tanısı konulan çocukların aileleri için bilgilendirici nitelikte yürütülmektedir. Tablonun benign seyirli olabileceği, ancak ileriki yaşlarda metabolik ve üreme sağlığı açısından izlem gerektirebileceği konularında ayrıntılı açıklama yapılması önerilmektedir. Çocuğun yaşına uygun düzeyde bilgilendirilmesi, bedenindeki değişiklikleri anlamlandırması açısından destekleyici olmaktadır. Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve kilo kontrolünün sağlanması gibi yaşam tarzı önerileri, özellikle metabolik risk profili yüksek olan çocuklarda öncelikli olarak ele alınmaktadır. Multidisipliner ekip yaklaşımı çerçevesinde diyetisyen, psikolog ve çocuk endokrinoloji uzmanının iş birliği ile bütüncül bir bakım sunulması mümkün hale gelmektedir.

Kaynakça

  1. National Center for Biotechnology Information - StatPearls (NCBI) — Prematür adrenarş: tanı ve değerlendirmencbi.nlm.nih.gov/books/NBK560571
  2. Eunice Kennedy Shriver National Institute of Child Health and Human Development (NICHD) — Puberte ve erken/gecikmiş ergenliknichd.nih.gov/health/topics/puberty
  3. Mayo Clinic — Erken (prekoks) puberte belirti ve nedenlerimayoclinic.org/diseases-conditions/precocious-puberty/symptoms-causes/syc-20351811
  4. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI Bookshelf) — Erken (Prekoks) Puberte ve Prematür Adrenarşın Ayırıcı Tanısıncbi.nlm.nih.gov/books/NBK544313

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Endokrinolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

11 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.