Çocuk Nörolojisi

Vagus Sinir Stimülasyonu

Endikasyonları ve Cihaz Yerleştirme ve Etkinlik — Epilepside Vagus Sinir Stimülasyonu (VNS), farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ve özenli bir.

Vagus sinir stimülasyonu, kısa adıyla VNS, dirençli epilepsi başta olmak üzere belirli nörolojik tablolarda nöromodülasyon temelli bir yaklaşım olarak değerlendirilen bir uygulamadır. Çocuk yaş grubunda VNS, antiepileptik ilaçlara yetersiz yanıt veren olgularda ya da cerrahi rezeksiyonun uygun görülmediği durumlarda gündeme gelmektedir. Vagus siniri, beyin sapından çıkarak boyun, göğüs ve karın bölgesindeki birçok yapıya uzanan en uzun kraniyal sinirlerden biri olup hem duysal hem de motor lifler içermektedir. Bu sinirin boyun düzeyindeki sol dalına uygulanan düşük şiddetli, düzenli aralıklarla tekrarlayan elektriksel uyarılar, beyin sapı çekirdekleri ve talamokortikal ağlar üzerinden nöbet eşiğinin yükselmesine katkı sağlayabilmektedir. Pediatrik nöroloji pratiğinde bu yöntem, farmakorezistan epilepsi tanısı konmuş çocuklarda nöbet sıklığını ve şiddetini azaltmaya yönelik destekleyici bir seçenek olarak ele alınmaktadır.

Çocuklarda epilepsi tablosu, başlangıç yaşı, nöbet tipi ve altta yatan etiyolojiye göre oldukça heterojen bir görünüm sergilemektedir. Lennox-Gastaut sendromu, Dravet sendromu, tüberoskleroz kompleksi ile ilişkili nöbetler, hipotalamik hamartom kaynaklı jelastik nöbetler ve etiyolojisi netleştirilemeyen yapısal epilepsi olguları, dirençli seyir göstermesi olası tablolar arasında sayılmaktadır. En az iki uygun antiepileptik ilacın yeterli dozda ve sürede uygulanmasına karşın nöbet kontrolünün sağlanamadığı durumlar, ilaca dirençli epilepsi olarak tanımlanmaktadır. Bu noktada nöbet odağı belirgin ve cerrahi olarak çıkarılabilir nitelikteyse rezektif epilepsi cerrahisi öncelikli olarak değerlendirilmekte; rezeksiyona uygun olmayan ya da çok odaklı olgularda ise korpus kallozotomi gibi seçeneklerin yanı sıra nöromodülasyon yöntemleri gündeme alınmaktadır. VNS, bu nöromodülasyon basamağı içerisinde köklü deneyime sahip uygulamalardan biri olarak kabul görmektedir.

Vagus sinir stimülasyonunun etki mekanizması üzerine yürütülen çalışmalar, etkinin yalnızca lokal sinir uyarımı ile sınırlı kalmadığını ortaya koymaktadır. Sol vagus siniri üzerinden iletilen elektriksel impulslar, beyin sapındaki nükleus traktus solitaryus aracılığıyla lokus seruleus, rafe çekirdekleri, talamus ve limbik sisteme yayılmaktadır. Bu yolaklar üzerinden noradrenerjik ve serotonerjik nörotransmitter sistemlerinin modülasyonu, kortikal eksitabilitenin düzenlenmesine katkı sunmaktadır. Çocuklarda gelişmekte olan beyin yapısının nöroplastik özellikleri göz önüne alındığında, uzun süreli VNS uygulamasının zaman içinde nöbet kontrolü açısından ek kazanımlar sağlayabileceği ileri sürülmektedir. Klinik gözlemler, etkinin genellikle uygulamanın ilk aylarından itibaren başladığını, kümülatif yanıtın ise birkaç yıllık takip süresinde belirginleştiğini göstermektedir.

Aday seçimi sürecinde ayrıntılı bir multidisipliner değerlendirme önerilmektedir. Çocuk nörolojisi, beyin ve sinir cerrahisi, çocuk psikiyatrisi, anestezi ve gerektiğinde genetik uzmanlarının yer aldığı bir ekip, olgunun tıbbi öyküsünü, nöbet günlüğünü, kullanılan antiepileptik ilaçların dozlarını ve yanıtlarını birlikte gözden geçirmektedir. Uzun süreli video elektroensefalografi monitörizasyonu, yüksek çözünürlüklü kraniyal manyetik rezonans görüntüleme ve seçilmiş olgularda pozitron emisyon tomografisi ile iktal-interiktal SPECT incelemeleri, nöbet odağının belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu değerlendirmeler sonucunda rezektif cerrahinin uygun olmadığı, çok odaklı veya jeneralize nöbetlerin baskın olduğu olgularda VNS bir seçenek olarak gündeme gelmektedir. Karar süreci, ailenin ayrıntılı bilgilendirilmesi ve beklentilerin gerçekçi biçimde tanımlanması ile birlikte yürütülmektedir.

Cihaz, jeneratör ve elektrot kablosundan oluşan iki temel bileşen içermektedir. Jeneratör, sol köprücük kemiğinin altındaki cilt altı cebe yerleştirilen, küçük boyutlu, programlanabilir bir nabız üreticisi niteliğindedir. Elektrot kablosu ise boyun bölgesinde yapılan ikinci bir kesi aracılığıyla sol vagus sinirine sarmal biçimde yerleştirilmektedir. Cerrahi işlem genel anestezi altında, deneyimli bir ekip tarafından gerçekleştirilmekte ve genellikle bir-iki saatlik bir süreyi kapsamaktadır. Çocuk hastalarda anatomik yapıların inceliği göz önünde bulundurularak titiz bir cerrahi teknik benimsenmektedir. Yara izlerinin estetik açıdan uygun şekilde gizlenebilmesi için kesi yerleri özenle planlanmaktadır. İşlem sonrasında çocuğun kısa süreli hastane gözlemini takiben taburculuğu sağlanmakta, birkaç hafta içinde cihaz aktivasyonu planlanmaktadır.

Cihazın programlanması, çocuk nörolojisi uzmanı tarafından özel bir telemetrik programlayıcı yardımıyla cilt üzerinden gerçekleştirilmektedir. Akım şiddeti, frekans, atım genişliği, açık kalma süresi ve dinlenme aralığı gibi parametreler, hastanın yaşına, vücut ölçülerine ve tolerasyonuna göre kademeli olarak ayarlanmaktadır. Genellikle düşük akım değerleriyle başlanmakta; haftalar içinde küçük artışlarla hedef terapötik aralığa ulaşılmaktadır. Bu kademeli titrasyon, yan etki gelişimini en aza indirmeyi ve çocuğun yeni uyarana uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Standart döngüsel uyarımın yanı sıra, kalp hızı artışı algılandığında otomatik ek uyarım veren kapalı döngülü modeller de bulunmaktadır. Bu özellik, bazı çocuklarda nöbet öncesi gelişen otonomik değişiklikleri yakalayarak ek bir uyarım sağlama avantajı sunabilmektedir.

Vagus sinir stimülasyonunun çocuklardaki etkinliğini araştıran çok merkezli çalışmalar, takip süresi uzadıkça yanıt oranlarının arttığını ortaya koymaktadır. Genel olarak hastaların önemli bir bölümünde nöbet sıklığında belirgin bir azalma gözlemlenebilmekte, bir kısmında ise nöbet şiddeti, süresi ve postiktal toparlanma evresinin kısaldığı bildirilmektedir. Yanıt, nöbetlerin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmemekte; bunun yerine günlük yaşam aktivitelerini daha az etkileyen, daha hafif seyirli nöbetlere doğru bir kayma şeklinde tarif edilmektedir. Ayrıca uyanıklık, dikkat, ruh hali ve okul performansı gibi alanlarda dolaylı kazanımlar bildirilmektedir. Bu kazanımlar, antiepileptik ilaç yükünün zaman içinde azaltılabilmesi olasılığıyla birleştiğinde, çocuğun yaşam kalitesine olumlu yansımalar sağlamaktadır.

Hangi çocukların VNS uygulamasından daha çok yarar göreceği konusunda kesin öngörücü belirteçler henüz net biçimde tanımlanmamış olsa da bazı klinik özellikler dikkat çekmektedir. Tüberoskleroz kompleksi, Lennox-Gastaut sendromu ve hipotalamik hamartom gibi belirli tablolarda yanıt oranlarının görece yüksek olduğu bildirilmektedir. Erken yaşta başlatılan uygulamaların, geç dönemde başlatılanlara kıyasla bilişsel ve davranışsal alanda daha belirgin destek sağlayabileceği yönünde gözlemler bulunmaktadır. Buna karşın her olgunun klinik özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmekte; sendromik tanı, eşlik eden gelişimsel bozukluklar, ailenin beklentileri ve uzun dönem takip imkânları göz önüne alınarak karar oluşturulmaktadır. Bu bireyselleştirilmiş yaklaşım, gerçekçi hedeflerin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Uygulama sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek yan etkiler, çoğunlukla uyarım fazıyla sınırlı kalmakta ve zamanla hafiflemektedir. Ses kısıklığı, boğazda gıcıklanma hissi, hafif öksürük, nadiren nefes darlığı veya yutmada geçici güçlük gibi durumlar tarif edilmiştir. Bu belirtiler, sol vagus sinirinin larinks ve farinks dallarının uyarılmasıyla ilişkilendirilmektedir. Cihaz parametrelerinde yapılan küçük ayarlamalarla bu yakınmalar büyük ölçüde azaltılabilmektedir. Cerrahi işleme bağlı olarak enfeksiyon, kabloda kopma, jeneratörün yer değiştirmesi gibi mekanik sorunlar düşük oranda gelişebilmektedir. Çok nadir durumlarda bradikardi veya geçici asistoli bildirimleri yapıldığından, kardiyak öyküsü olan çocuklarda işlem öncesi ayrıntılı bir kardiyolojik değerlendirme önerilmektedir. Tüm bu olası durumlar, aileye ayrıntılı biçimde aktarılarak bilgilendirilmiş onam süreci tamamlanmaktadır.

Cihazın günlük kullanımında ailelere yönelik özel bir eğitim programı yürütülmektedir. Çocuğun beden ölçülerine uygun, mıknatıs içeren küçük bir bileklik veya kart aracılığıyla, yaklaşmakta olan ya da başlamış bir nöbet sırasında ek uyarım verilebilmektedir. Bu manyetik tetikleme özelliği, bazı çocuklarda nöbeti kısaltma veya hafifletme yönünde fayda sağlayabilmektedir. Aileler, uyarım sırasında ortaya çıkabilecek ses değişikliği gibi durumları tanımayı, cihaz pili bitmeye yaklaştığında verilen uyarıları izlemeyi ve düzenli kontrollere katılmayı öğrenmektedir. Okul ortamında öğretmenlerin bilgilendirilmesi, sportif aktivitelerde dikkat edilmesi gereken hususların paylaşılması ve nöbet günlüğünün düzenli tutulması, sürecin başarısı için önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Manyetik rezonans görüntüleme ile uyumluluk konusu, ailelerin sıklıkla merak ettiği başlıklar arasında yer almaktadır. Güncel kuşak VNS cihazları, belirli koşullar altında manyetik rezonans incelemesine olanak veren özelliklerle üretilmektedir. Ancak inceleme öncesinde cihazın model bilgisi, uyumluluk şartları, kullanılacak manyetik alan şiddeti ve görüntülenecek vücut bölgesi titizlikle değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra havalimanı güvenlik sistemleri, mağaza giriş alarmları ve bazı güçlü manyetik alanların cihaz üzerinde geçici parametre değişikliklerine yol açabileceği bilinmektedir. Bu nedenle aileye, cihazın taşıdığı kimlik kartının çocukla birlikte bulundurulması ve riskli ortamlardan kaçınılması yönünde bilgilendirme yapılmaktadır. Düzenli kontrollerde cihaz işlevselliği telemetrik olarak gözden geçirilmekte, gerekli parametre güncellemeleri uygulanmaktadır.

Cihazın pil ömrü, uyarım parametrelerine ve günlük döngü sürelerine bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle birkaç yıllık bir kullanım dönemini kapsamaktadır. Pil ömrünün sonuna yaklaşıldığında, cihaz tarafından üretilen uyarılar aracılığıyla takip eden hekim bilgilendirilmektedir. Pil değişimi, jeneratörün bulunduğu cilt altı cebe yapılan kısa süreli bir cerrahi işlemle gerçekleştirilmekte; elektrot kablosunun yerinde bırakılması nedeniyle ilk yerleştirme işlemine kıyasla daha kısa bir süreyi kapsamaktadır. Bu işlemin de genel anestezi altında yapılması tercih edilmektedir. Cihazın gerekli görüldüğünde tamamen çıkarılması da mümkündür; ancak elektrotların sinire sarmal biçimde yerleşmiş olması nedeniyle, kablonun sinir çevresindeki dokuya temas eden kısımları cerrahın değerlendirmesine göre yerinde bırakılabilmektedir.

Çocuk yaş grubunda VNS uygulamasının, nöbet kontrolünün ötesinde bazı dolaylı kazanımlar sunabildiği gözlemlenmektedir. Antiepileptik ilaç yan etkilerinin azaltılabilmesi, gündüz uykululuğunun gerilemesi, dikkat ve öğrenme süreçlerinde belirgin olmayan iyileşmeye katkı sağlanabilmesi bu kazanımlar arasında yer almaktadır. Ayrıca bazı çalışmalar, ruh hali düzenlenmesi ve davranışsal stabilite üzerinde olumlu etkiler bildirmektedir. Bu yan kazanımlar, çocuğun aile içi ilişkilerine, okul başarısına ve sosyal uyumuna yansıyabilmektedir. Ancak elde edilen sonuçların bireyden bireye değiştiği, beklentilerin nesnel veriler ışığında oluşturulmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Süreç içinde nöbet günlüğüne dayalı periyodik değerlendirmeler ile uygulamanın katkısı objektif olarak izlenmektedir.

Vagus sinir stimülasyonu, epilepsi dışında bazı özel durumlarda da araştırma konusu olmaya devam etmektedir. Dirençli depresyon, otizm spektrum bozukluğu ile ilişkili davranışsal sorunlar ve belirli nörogelişimsel tablolarda VNS uygulamasının olası katkıları üzerine yürütülen çalışmalar bulunmaktadır. Pediatrik popülasyonda bu endikasyonlar henüz rutin uygulama kapsamında yer almamakla birlikte, gelecekteki klinik araştırmaların yöntemin kullanım alanını belirleme açısından yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Halihazırda çocuklarda standart kullanım alanı, dirençli epilepsi olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede yapılan uygulamalar, kanıta dayalı tıp ilkeleri doğrultusunda yürütülmektedir.

Aileler için sürecin psikososyal boyutu da önem taşımaktadır. Uzun süreli dirençli epilepsi tanısı, hem çocuk hem de aile üzerinde belirgin bir psikolojik yük oluşturabilmektedir. VNS uygulamasının değerlendirilmeye alınması, ailenin yeni bir umutla birlikte yeni soru ve kaygılarla karşılaşmasına da yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuk psikiyatrisi ve klinik psikoloji desteği, süreç boyunca bütüncül yaklaşımın bir parçası olarak konumlandırılmaktadır. Ayrıca okul yönetimi ile koordineli bir iletişim, çocuğun eğitim hayatının kesintisiz sürdürülebilmesi açısından önemli görülmektedir. Sosyal hizmet uzmanlarının desteği, ailelere uygun rehberlik hizmetleri sunulması bakımından değer taşımaktadır. Tüm bu çok yönlü destek, sürecin yalnızca teknik bir uygulama olmaktan çıkıp çocuk ve aile odaklı bir yaklaşım kazanmasına olanak vermektedir.

Takip sürecinde belirli aralıklarla yapılan kontroller, hem cihazın işlevselliğinin hem de klinik yanıtın değerlendirilmesini içermektedir. İlk aylarda daha sık planlanan kontroller, parametrelerin oturmasıyla birlikte zaman içinde aralanmaktadır. Nöbet günlüğü, ilaç dozaj değişiklikleri, çocuğun büyüme ve gelişme parametreleri, okul performansı ve davranışsal değişiklikler bu kontrollerde gözden geçirilmektedir. Gerekli görüldüğünde elektroensefalografi ile beyin elektriksel aktivitesi izlenmekte; cihaz parametrelerinde ek düzenlemeler yapılabilmektedir. Antiepileptik ilaçların kademeli azaltımı, yanıtın stabilize olduğu olgularda dikkatli bir planlama ile gündeme alınmaktadır. Bu süreç, çocuk nörolojisi uzmanının yönlendirmesinde, aile ile birlikte alınan ortak kararlarla sürdürülmektedir. Böylece VNS uygulaması, çocuğun bireysel gereksinimlerine göre şekillenen, dinamik bir izlem süreciyle bütünleşmektedir.

Kaynakça

  1. National Institute of Neurological Disorders and Stroke (NINDS) — Vagus sinir stimülasyonu ve epilepsi tedavisininds.nih.gov/health-information/disorders/epilepsy-and-seizures
  2. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Vagus sinir stimülatörü: yerleştirme ve endikasyonlarncbi.nlm.nih.gov/books/NBK574548
  3. National Health Service (NHS) — Dirençli epilepside vagus sinir stimülasyonunhs.uk/conditions/epilepsy/treatment
  4. Mayo Clinic — Vagus sinir stimülasyonu işlemi ve etkinliğimayoclinic.org/tests-procedures/vagus-nerve-stimulation/about/pac-20384565

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Nörolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

22 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.