Çocuk Nörolojisi

Çocuklarda Tik Bozuklukları

Çocuk hastalarda Çocuklarda Tik Bozuklukları Acil Müdahale, Risk Faktörleri ve Korunma Yolları, klinik bulguları ve gelişimsel etkileri açısından önem.

Çocuklarda tik bozuklukları, kısa süreli, ani ve tekrarlayan kas hareketleri ya da seslerle kendini gösteren nörogelişimsel bir tablodur. Göz kırpma, omuz silkme, burun çekme, boğaz temizleme gibi davranışlar pek çok ailede ilk fark edilen bulgular arasında yer alır. Bu hareketler çoğu zaman istemsiz biçimde ortaya çıkar; çocuk bir süre tutmaya çalışsa da içsel bir gerilim hissi tikin yeniden açığa çıkmasına neden olur. Anne babalar bu durumu çoğunlukla geçici bir alışkanlık ya da yaramazlık olarak değerlendirir ancak tikler, beynin hareket kontrolünden sorumlu bölgelerindeki ince ayar sorunlarıyla ilişkilidir ve özel bir değerlendirme gerektirir.

Tik bozuklukları okul çağındaki çocuklarda görece sık karşılaşılan bir tablodur ve büyük bölümü ergenlik sürecinde belirgin biçimde hafifler. Yine de bazı çocuklarda tikler uzun süre devam edebilir, gün içinde dalgalanmalar gösterebilir veya farklı türde tiklerin eklenmesiyle daha karmaşık bir hal alabilir. Stres, yorgunluk, heyecan ve uykusuzluk gibi etkenler tiklerin sıklığını artırabilir. Çocuğun okul başarısı, sosyal ilişkileri ve özgüveni üzerindeki olası etkileri göz önüne alındığında, doğru bilgilendirme ve uygun bir izlem süreci ailenin yükünü hafifletmek açısından gereklidir.

Kimlerde Görülür?

Tik bozuklukları en sık 5 ile 10 yaş arasındaki çocuklarda başlar. İlk belirtiler genellikle göz çevresinde kısa süreli kasılmalar ya da yüz hareketleri biçiminde ortaya çıkar. Erkek çocuklarda kız çocuklara göre üç ila dört kat daha sık görüldüğü bilinmektedir. Tikler farklı şiddet düzeylerinde seyredebilir; bir kısım çocukta yalnızca aile tarafından fark edilirken, bir kısmında çevredeki herkesin dikkatini çekecek kadar belirgin olabilir. Bu nedenle her ailede tablonun yansıması farklı olabilir.

Ailesel yatkınlığın belirleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. Anne, baba ya da kardeşlerden birinde tik öyküsü bulunan çocuklarda tik gelişme olasılığı genel topluma göre belirgin biçimde artar. Bunun yanında ailede dikkat eksikliği, hiperaktivite, obsesif kompulsif belirtiler veya kaygı bozukluğu öyküsü olan çocuklarda tik tablosunun eşlik etmesi daha sıktır. Genetik altyapı tek başına yeterli olmasa da çevresel etkenlerle birleştiğinde tablonun ortaya çıkışını kolaylaştırır.

Doğum öncesi ve doğum sırasında yaşanan bazı zorlanmalar da risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir. Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, gebelikte yaşanan yoğun stres ya da bazı enfeksiyonların geçirilmesi, beynin gelişen yapılarında ince düzeyde etkilenmelere neden olabilir. Yoğun akademik baskı altındaki çocuklar, ev içi gerginliklerin sık yaşandığı ortamlarda büyüyenler ya da uzun süre ekran karşısında kalan çocuklarda tiklerin daha belirgin hale geldiği gözlemlenmektedir. Bu nedenle hem biyolojik hem de çevresel etkenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Tikler iki ana grup altında ele alınır: motor tikler ve vokal (sesli) tikler. Motor tikler kasların kısa süreli, ani kasılmalarıyla ortaya çıkan hareketlerdir. Göz kırpma, kaşları kaldırma, başını sallama, omuz silkme, burun çekme, ağız bükme bu grubun en sık görülen örnekleridir. Vokal tikler ise istemsiz ses çıkarmayı içerir. Boğaz temizleme, hafif öksürme, burnu çekme, geniz temizleme, kısa hece tekrarları ya da bir kelimeyi yineleme bu gruba girer. Çocuk bu hareketleri yapmamaya çalıştığında genellikle bir iç gerginlik yaşar.

Tiklerin önemli bir özelliği gün içinde dalgalanma göstermesidir. Aynı çocukta sabah saatlerinde belirgin olan bir tik, öğleden sonra azalabilir; haftalar içinde bir tik kaybolurken yerine farklı bir tik gelebilir. Heyecan, sevinç, sıkıntı, yorgunluk ve uykusuzluk gibi etkenler tikleri artırırken bir işe odaklanmak, oyun oynamak ya da bir konuya yoğunlaşmak sırasında tikler genellikle azalır. Bu değişkenlik, aileler için tabloyu zaman zaman kafa karıştırıcı hale getirebilir.

Belirtilerin türü ve süresine göre farklı tanı grupları tanımlanmıştır. Geçici tik bozukluğu adı verilen tabloda tikler bir yıldan kısa sürer ve kendiliğinden geriler. Kronik tik bozukluğunda yalnızca motor ya da yalnızca vokal tikler bir yıldan uzun süre devam eder. Tourette sendromunda ise hem motor hem vokal tikler bir arada bulunur ve en az bir yıl boyunca aralıklı olarak görülür. Tabloyu daha iyi tanımak için bazı temel özellikler şöyle sıralanabilir:

  • Ani başlayan, kısa süreli ve tekrarlayan hareket ya da sesler
  • Stres, yorgunluk ve heyecanla artan, odaklanma sırasında azalan tikler
  • Gün içinde ve haftalar içinde değişebilen, yer değiştirebilen bulgular
  • Çocuğun bir süre tutabildiği ancak iç gerilimle tekrar açığa çıkan hareketler
  • Uyku sırasında genellikle azalan ya da tamamen kaybolan belirtiler

Nedenleri Nelerdir?

Tik bozukluklarının altında yatan tek bir neden bulunmaz. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, beynin bazal gangliyonlar adı verilen derin bölgeleri, frontal korteks ve bu yapılar arasındaki bağlantı yollarındaki ince düzeyde işlev farklılıklarına işaret etmektedir. Bu bölgelerde dopamin başta olmak üzere bazı kimyasal ileticilerin dengesinde değişiklikler olduğu düşünülmektedir. Söz konusu bölgeler hareketlerin başlatılması, durdurulması ve istem dışı dürtülerin baskılanmasında görev aldığı için, ince ayardaki sapmalar tiklerin ortaya çıkışını kolaylaştırır.

Genetik etkenler tablonun temel taşlarından biridir. Birinci derece akrabalarda tik öyküsü bulunması, çocukta tik gelişme olasılığını belirgin biçimde artırır. Yine de tek bir gen üzerinden açıklanabilen bir kalıtım söz konusu değildir. Birden fazla gen bölgesinin küçük katkılarla bir araya gelmesi ve çevresel etkenlerle etkileşime girmesi tabloyu şekillendirir. Bu nedenle aynı ailede tik öyküsü olan herkes hastalık geliştirmeyebilirken, öyküsü olmayan bazı çocuklarda da tablo açığa çıkabilir.

Çevresel etkenler arasında doğum öncesi dönemde annenin maruz kaldığı stres, sigara kullanımı, bazı enfeksiyonlar ve doğum sırasında yaşanan oksijensiz kalma gibi etkenler tartışılmaktadır. Boğaz enfeksiyonları sonrası bağışıklık sisteminin tetiklediği bazı reaksiyonların belirli çocuklarda tikleri başlatabileceği ya da artırabileceği öne sürülmüştür. Bunun yanında yoğun akademik baskı, uyku düzensizliği, uzun süreli ekran kullanımı ve aile içi gerginlikler tiklerin sıklığını ve şiddetini etkileyen tetikleyiciler arasındadır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tik bozukluklarında tanı büyük ölçüde ayrıntılı öykü ve gözleme dayanır. Çocuk nöroloğu ya da çocuk psikiyatristi, ailenin gözlemlerini, tiklerin başlangıç zamanını, türünü, sıklığını, gün içindeki dalgalanmasını ve hangi durumlarda arttığını sorgular. Tiklerin ne kadar süredir devam ettiği, motor ve vokal tiklerin bir arada bulunup bulunmadığı, çocuğun okul ve sosyal yaşamına etkisi tabloyu sınıflandırmada belirleyici unsurdur. Görüşme sırasında çocuğun davranışları gözlemlenir, gerektiğinde aileye kısa video kayıtları getirmeleri önerilir.

Fiziksel ve nörolojik muayene sırasında kas gücü, refleksler, koordinasyon ve denge incelenir. Bu muayene tabloya benzer bulgu veren başka nörolojik tabloları dışlamak için gereklidir. Eşlik edebilecek dikkat eksikliği, hiperaktivite, obsesif belirtiler, kaygı ve öğrenme güçlüğü açısından da ayrıntılı bir değerlendirme yapılır. Çünkü tik bozukluklarına bu tablolar sık eşlik eder ve izlem sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır.

Rutin tik değerlendirmesinde her zaman ileri görüntüleme gerekmez. Ancak başlangıç yaşının olağan dışı olması, tek taraflı ve ısrarcı bulguların bulunması, nörolojik muayenede ek bulguların saptanması ya da tablonun hızlı kötüleşmesi durumunda manyetik rezonans görüntüleme, elektroensefalografi (beyin dalgaları kaydı) ve bazı kan tetkikleri istenebilir. Bu incelemeler benzer bulgulara yol açabilecek nadir tablolardan ayırt etmek için kullanılır. Değerlendirme sürecinde aileye şu hususlar açıklanır:

  • Tiklerin tipi, süresi ve gün içindeki seyri
  • Eşlik eden dikkat, kaygı veya obsesif belirtilerin varlığı
  • Okul başarısı ve sosyal yaşam üzerindeki etkiler
  • Aile öyküsü ve olası genetik yatkınlık
  • İzlem sıklığı ve hangi durumlarda yeniden başvurulması gerektiği

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tik bozukluklarının önemli bir kısmı zaman içinde belirgin biçimde hafifler. Yine de bazı çocuklarda tikler sık, şiddetli ya da uzun süreli olduğunda günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Sınıfta sürekli tekrarlanan bir vokal tik, çocuğun derse odaklanmasını zorlaştırabilir; yazı yazarken ortaya çıkan motor tikler, defter düzenini ve yazı hızını etkileyebilir. Bazı çocuklarda akranların alaycı tutumları, dışlanma hissi ve özgüven sorunlarına yol açabilir. Bu durum, çocuğun okula gitme isteğini de azaltabilir.

Tik bozukluklarına eşlik eden tablolar da süreci karmaşık hale getirebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif belirtiler, kaygı bozukluğu, öğrenme güçlüğü ve öfke kontrolünde zorlanma bu çocuklarda daha sık görülür. Eşlik eden tablolar fark edilmediğinde çocuk yalnızca tikleri nedeniyle değerlendirilir, oysa asıl zorluk çoğu zaman bu eşlik eden sorunlardan kaynaklanır. Bu nedenle bütüncül bir değerlendirme gerekir.

Şiddetli ve dirençli tiklerin nadiren bazı bedensel sorunlara yol açabildiği de bilinmektedir. Sürekli baş sallama hareketi boyun ağrısına, omuz silkme tikleri kas zorlanmasına, uzun süreli boğaz temizleme ses kısıklığına neden olabilir. Çok nadir olgularda kendine zarar verici nitelikte tikler görülebilir. Tüm bu nedenlerle tik bozukluklarının yalnızca kozmetik bir sorun olarak değil, çocuğun bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimini ilgilendiren bir tablo olarak ele alınması gerekir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda göz kırpma, omuz silkme, boğaz temizleme gibi hareketlerin haftalar boyunca devam ettiğini fark ediyorsanız çocuk nöroloğu ya da çocuk psikiyatristinden değerlendirme almanız uygun olur. Bu hareketlerin bir kısmı kendiliğinden geçse de uzun süreli izlem, tablonun seyrini anlamak ve eşlik edebilecek başka sorunları erken fark etmek açısından önemlidir. Erken görüşme aynı zamanda aileye doğru bilgi verilmesini ve kaygının azalmasını sağlar.

Tiklerin okul başarısını, arkadaş ilişkilerini ya da çocuğunuzun özgüvenini olumsuz etkilemeye başladığını gözlemliyorsanız değerlendirmeyi geciktirmemenizde fayda vardır. Çocuğunuzun derse odaklanamadığını, sınıfta arkadaşları tarafından dışlandığını, içe kapandığını veya sık sık tikleri nedeniyle utandığını ifade ettiğini fark ediyorsanız uzman bir hekimle görüşmek süreci kolaylaştırır. Aynı şekilde tiklere uyku sorunları, kaygı belirtileri ya da takıntılı düşünceler eşlik ediyorsa süreç daha ayrıntılı ele alınmalıdır.

Tiklerin aniden çok şiddetlenmesi, daha önce olmayan farklı tiklerin hızla eklenmesi, beraberinde uygunsuz söz çıkışlarının görülmesi ya da çocuğunuzun kendisine zarar verici hareketler yapması durumunda en kısa sürede başvurmanız önerilir. Bunun yanında nörolojik bulguların eklenmesi, dengesizlik, ani konuşma bozukluğu ya da bilinç düzeyinde değişiklik gözlemliyorsanız acil değerlendirme gerekir. Doğru zamanda başlatılan izlem, tablonun seyri üzerinde belirleyici bir rol oynar.

Son Değerlendirme

Çocuklarda tik bozuklukları, çoğunluğu zaman içinde belirgin biçimde hafifleyen, ancak doğru anlaşıldığında çocuğun ve ailenin yükünü önemli ölçüde azaltan bir tablodur. Tiklerin türünü tanımak, tetikleyicileri fark etmek, eşlik edebilecek dikkat ve kaygı sorunlarını gözden kaçırmamak ve çocuğa yargılamadan yaklaşmak sürecin temel taşlarıdır. Sabırlı bir izlem, uygun bilgilendirme ve gerektiğinde profesyonel destek, çocuğun okul başarısı ve sosyal gelişimi açısından olumlu bir zemin oluşturur.

Çocuklarda tik bozuklukları gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. National Institute of Neurological Disorders and Stroke (NINDS) — Tourette sendromu ve tik bozukluklarıninds.nih.gov/health-information/disorders/tourette-syndrome
  2. Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Çocuklarda Tourette sendromu ve tiklercdc.gov/tourette-syndrome/about/index.html
  3. StatPearls, National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Tik bozukluğu değerlendirme ve yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK499958
  4. National Health Service (NHS) — Çocuklarda tiklernhs.uk/conditions/tics

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Nörolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

22 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.