Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Çocuklarda Makrositer Anemi

Üzerine, klinik bulgularıyla dikkat çeken ve doğru değerlendirme gerektiren bir durumdur. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Çocuklarda makrositer anemi, kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) normalden daha büyük boyutta üretilmesiyle ortaya çıkan bir kan bozukluğudur. Bu durumda hücrelerin hacmi büyüse de oksijen taşıma kapasiteleri yeterli düzeyde olmayabilir ve çocuğun gündelik enerjisi belirgin biçimde etkilenebilir. Okul çağındaki bir çocukta nedeni belirsiz halsizlik, ders sırasında dikkat dağınıklığı veya beslenmesine rağmen sürmeyen bir solgunluk, ailelerin ilk fark ettiği işaretlerden olabilir. Tablo bazen yavaş ilerlediği için belirtiler aylar içinde belirginleşir.

Çocukluk çağında makrositer anemi denilince akla en sık B12 vitamini ve folat eksikliği gelse de tabloya neden olan başka pek çok faktör bulunur. Yenidoğan döneminden ergenliğe kadar farklı yaş gruplarında nedenler değişir; bazen genetik bir hastalığın parçası, bazen ise geçici beslenme yetersizliği söz konusudur. Doğru değerlendirme yapıldığında çocuğun yaşına, beslenme alışkanlıklarına ve eşlik eden bulgulara göre nedene yönelik bir yaklaşım planlanır ve süreç kontrol altına alınır.

Kimlerde Görülür?

Makrositer anemi her yaşta görülebilse de çocuklarda belirli risk gruplarında daha sık karşımıza çıkar. Anne sütü ile beslenen bebeklerin annelerinde B12 vitamini eksikliği varsa bebekte de eksiklik gelişebilir. Özellikle vegan beslenen anneler veya emilim sorunu olan annelerin bebekleri ilk aylarda makrositer anemi açısından dikkatle izlenir. Ek besinlere geçişin geciktiği, yalnızca süt ile beslenen bebeklerde de demir dışı vitamin eksiklikleri tabloya katkıda bulunabilir.

Kronik bir hastalığı olan çocuklar da risk altındadır. Çölyak hastalığı, inflamatuar bağırsak hastalığı veya kistik fibrozis gibi tablolarda emilim bozuklukları ön plandadır ve bu çocuklarda vitamin eksikliklerine bağlı makrositoz sık görülür. Bağırsak ameliyatı geçirmiş, uzun süre antiepileptik veya metotreksat gibi ilaç kullanan çocuklarda da kemik iliği etkilenebilir. Konjenital kemik iliği yetmezliği sendromları olan Fanconi anemisi ve Diamond-Blackfan anemisi gibi hastalıklar daha nadirdir ancak göz ardı edilmemelidir.

Ergenlik döneminde beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, kısıtlı diyetler ve alkol kullanımı gibi davranışsal nedenler de tabloya zemin hazırlayabilir. Tiroid bezi yetersizliği (hipotiroidi) olan çocuklarda da eritrosit yapımındaki değişiklikler sonucunda hafif düzeyde makrositoz saptanabilir. Bu nedenle aile öyküsünde otoimmün hastalıklar, kan bozuklukları veya kronik mide-bağırsak hastalıkları bulunan çocukların kan tahlillerinde küçük değişiklikler bile dikkatle değerlendirilmelidir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Çocuklarda makrositer aneminin belirtileri büyük ölçüde aneminin şiddetine ve gelişme hızına bağlıdır. Yavaş ilerleyen tablolarda çocuk uzun süre belirti vermeyebilir; aile ancak rutin kontrolde yapılan kan tahlilinde durumu fark eder. Belirtiler ortaya çıktığında ise en sık halsizlik, çabuk yorulma, oyun sırasında nefes darlığı ve solgun bir cilt tonu dikkat çeker. Okul çağındaki çocuklarda derslerde dikkat dağınıklığı, ders başarısında düşüş ve sık sık uyuma isteği aile için ilk uyarı işaretleri olabilir.

B12 vitamini eksikliğine bağlı makrositer anemilerde sinir sistemi bulguları öne çıkar. Bebeklerde gelişim basamaklarında gerileme, kas tonusunda azalma, beslenme isteksizliği ve büyüme geriliği görülebilir. Daha büyük çocuklarda ellerde ve ayaklarda karıncalanma, denge sorunları, unutkanlık ve davranış değişiklikleri bildirilebilir. Bu belirtiler bazen anemiden önce ortaya çıkar ve tek başına kan değerlerine bakıldığında tablo gözden kaçabilir.

Fizik muayenede dilde kızarıklık ve düzleşme (glossit), ağız kenarında çatlaklar, hafif sarılık ve dalakta büyüme saptanabilir. Bazı çocuklarda iştahsızlık, bulantı, ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemi belirtileri tabloya eşlik eder. Aileler aşağıdaki durumlardan birkaçını fark ettiğinde hekim değerlendirmesi planlanmalıdır:

  • Açıklanamayan halsizlik ve hızlı yorulma
  • Soluk cilt, dudak ve göz kapağı iç yüzeyinde renk açılması
  • Bebeklerde gelişim basamaklarında duraklama veya gerileme
  • Dilde yanma hissi, kızarıklık veya düzleşmiş görünüm
  • Ellerde ve ayaklarda karıncalanma, denge sorunu
  • Çarpıntı veya hafif eforla nefes darlığı

Nedenleri Nelerdir?

Makrositer anemi nedenleri genel olarak megaloblastik ve non-megaloblastik olarak iki ana grupta toplanır. Megaloblastik grubun başında B12 vitamini ve folat (folik asit) eksikliği gelir. Bu vitaminler DNA sentezi için gerekli olduğundan eksiklikleri durumunda kemik iliği eritrositleri tam olarak olgunlaştıramaz ve büyük, işlevsiz hücreler dolaşıma katılır. Anne karnındaki dönemde başlayan eksiklikler bebeğin gelişimini de etkileyebilir.

B12 vitamini eksikliğinin en sık nedenleri arasında yetersiz beslenme, vegan diyet, çiğ inek sütüyle uzun süreli beslenme ve mide-bağırsak yolundaki emilim sorunları yer alır. Pernisiyöz anemi (özel bir B12 emilim bozukluğu), çocuklarda nadir görülse de otoimmün hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir. Folat eksikliği ise daha çok hızlı büyüme dönemlerinde, kronik hemolitik anemilerde, çölyak hastalığında ve bazı ilaçların uzun süreli kullanımında gelişir. Metotreksat, fenitoin ve trimetoprim gibi ilaçlar bu açıdan dikkatle takip edilir.

Non-megaloblastik nedenler arasında hipotiroidi, karaciğer hastalıkları, kemik iliği yetmezliği sendromları ve miyelodisplastik durumlar bulunur. Tedavi amacıyla kullanılan bazı kemoterapi ilaçları, antiretroviral ilaçlar ve uzun süreli antibiyotikler de kırmızı kan hücrelerinin boyutunu artırabilir. Yenidoğan döneminde geçici bir bulgu olarak görülen makrositoz fizyolojik olabilir ancak süreğen tablolarda ayrıntılı inceleme gerekir. Nedene yönelik doğru yaklaşımla çocuğun kan değerleri belirgin biçimde iyileşir.

Tanı Nasıl Konulur?

Makrositer anemi tanısı çoğunlukla rutin tam kan sayımı sırasında saptanan yüksek ortalama eritrosit hacmi (MCV) değeriyle başlar. Yaşa göre belirlenen referans aralıklarının üzerinde MCV değeri, hekimi makrositoz yönünde uyarır. Ardından periferik yayma incelemesinde büyük eritrositler, hipersegmente nötrofiller ve bazen genç hücreler gözlenebilir. Bu bulgular tablonun megaloblastik mi yoksa non-megaloblastik mi olduğu konusunda ilk ipuçlarını verir.

Tanıyı netleştirmek için B12 vitamini, folat, ferritin, demir, retikülosit sayısı ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyleri istenir. Tiroid fonksiyon testleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, çölyak hastalığı paneli ve gerekli görülürse otoimmün testler tabloya eklenir. Beslenme öyküsü, ilaç kullanımı, aile öyküsü ve büyüme verileri ayrıntılı şekilde sorgulanır. Anne sütü alan bebeklerde annenin B12 düzeyi de incelenir; çünkü annedeki gizli eksiklik bebekte ağır tabloya yol açabilir.

Bazı çocuklarda kesin tanı sağlamak için kemik iliği aspirasyonu gerekebilir. Kemik iliği örneklemesi, megaloblastik değişikliklerin doğrulanmasında ve kemik iliği yetmezliği sendromlarının ayırt edilmesinde önemli bir basamaktır. Kalıtsal hastalıklardan şüphelenildiğinde genetik testler planlanır. Tanı süreci sırasında çocuğun yaşına uygun, mümkün olduğunca az girişim ile en doğru bilgiyi sağlayacak basamaklı bir yaklaşım benimsenir. Tanı netleştiğinde nedene yönelik plan oluşturulur ve süreç kontrol altına alınır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Çocuklarda makrositer anemi zamanında fark edilip yönetilmediğinde hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi etkileyebilir. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde B12 vitamini eksikliği nörolojik bulgular bırakabilir. Gelişim basamaklarında gecikme, dil ve motor becerilerde duraklama, kas tonusunda azalma ve ileri dönemde davranış sorunları görülebilir. Erken dönemde tanınan vakalarda nedenin düzeltilmesiyle bulgular belirgin biçimde iyileşir; gecikmiş vakalarda ise bazı belirtiler uzun süre devam edebilir.

Uzun süreli ağır anemi kalp üzerinde de yük oluşturur. Çocuğun kalbi yetersiz oksijen taşıma kapasitesini telafi etmek için daha hızlı çalışır; bu durum çarpıntı, eforla nefes darlığı ve nadir olarak kalp yetmezliği bulgularına yol açabilir. Okul çağındaki çocuklarda derslere katılımda azalma, sosyal etkinliklerden uzaklaşma, sürekli yorgunluk hissi ve düşük akademik performans sıkça görülür. Bu durum çocuğun öz güvenini ve sosyal ilişkilerini etkileyebilir.

Altta yatan nedene bağlı komplikasyonlar da göz ardı edilmemelidir. Çölyak hastalığı kaynaklı tablolarda büyüme geriliği, kemik mineral yoğunluğunda azalma ve diğer vitamin eksiklikleri eşlik edebilir. Kemik iliği yetmezliği sendromlarında zamanla pansitopeni (tüm kan hücrelerinde azalma) ve enfeksiyonlara yatkınlık gelişebilir. İlaca bağlı tablolarda ilaç düzenlemesi ihmal edildiğinde tablo süreğen hale gelebilir. Bu nedenle tanı kadar düzenli izlem de tablonun yönetiminde temel rol oynar.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda açıklanamayan bir halsizlik, solgunluk, iştahsızlık veya hızlı yorulma fark ediyorsanız hekim değerlendirmesi planlamak yerinde olur. Özellikle bebeğinizin gelişim basamaklarında duraklama, beslenme isteksizliği, kas tonusunda azalma veya tekrarlayan huzursuzluk gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden çocuk hekiminize danışmalısınız. Anne sütü alan bebeklerde annenin beslenme alışkanlıkları ve B12 düzeyi de değerlendirme sürecinin bir parçasıdır.

Okul çağındaki çocuğunuzda derslere ilgisinin azalması, sürekli uyuma isteği, çarpıntı, baş dönmesi veya egzersize tahammülünün azalması durumunda da bir hekime başvurmanız önerilir. Dilde kızarıklık ve yanma, ağız kenarında çatlaklar, ellerde ve ayaklarda karıncalanma gibi belirtiler de göz ardı edilmemelidir. Aşağıdaki durumlardan birkaçını fark ettiğinizde randevu almakta gecikmemelisiniz:

  • Solgun cilt, dudak ve göz kapağı içinde belirgin renk açılması
  • Hafif aktivitelerle bile ortaya çıkan nefes darlığı veya çarpıntı
  • Bebeğinizde gelişim basamaklarında gecikme veya gerileme
  • Çocuğunuzda sürekli yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve ders başarısında düşüş
  • Beslenme bozuklukları, vegan veya kısıtlı diyet öyküsü
  • Kronik hastalık veya uzun süreli ilaç kullanımı varlığı

Aile öyküsünde kan hastalıkları, otoimmün hastalıklar veya kalıtsal kemik iliği bozuklukları varsa çocuğunuzun rutin kontrollerinde kan sayımı yaptırmanız erken tanı açısından değerlidir. Belirtilerin ne kadar süredir devam ettiği, hangi hızla ilerlediği ve eşlik eden diğer şikayetler doktor görüşmesinde aktarılması gereken önemli bilgilerdir.

Son Değerlendirme

Çocuklarda makrositer anemi, kırmızı kan hücrelerinin büyük ve işlevsiz üretilmesiyle ortaya çıkan, altında çoğu zaman düzeltilebilir nedenlerin yer aldığı bir tablodur. B12 vitamini ve folat eksikliği başta olmak üzere beslenme, emilim sorunları, kronik hastalıklar ve bazı ilaçlar tabloya katkıda bulunur. Erken tanı, ayrıntılı inceleme ve nedene yönelik plan ile çocuğun kan değerleri ve gelişimi belirgin biçimde iyileşir. Düzenli izlem, sürecin uzun vadeli yönetiminde temel bir basamak olarak yerini korur.

Çocuklarda makrositer anemi gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Makrositoz ve makrositer anemi değerlendirmesincbi.nlm.nih.gov/books/NBK560876
  2. MedlinePlus - National Library of Medicine (NLM) — Vitamin B12 eksikliği anemisimedlineplus.gov/ency/article/000574.htm
  3. Mayo Clinic — Vitamin eksikliği anemisi (B12 ve folat)mayoclinic.org/diseases-conditions/vitamin-deficiency-anemia/symptoms-causes/syc-20355025
  4. National Heart, Lung, and Blood Institute (NHLBI) — Anemi tanı ve tedavisinhlbi.nih.gov/health/anemia

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.