Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Çocuklarda Karma Fenotipli Akut Lösemi

Çocuklarda Mikst Fenotipli Akut Lösemi, sık karşılaşılan bir tablodur ve farklı yaş gruplarında değişik şekillerde ortaya çıkabilir.

Çocuklarda karma fenotipli akut lösemi, kan kanserlerinin alışılmadık ve karmaşık bir alt tipidir. Bu hastalıkta lösemi hücreleri hem akut lenfoblastik lösemiye (lenfosit kaynaklı kan kanseri) hem de akut miyeloid lösemiye (kemik iliği kaynaklı bir başka kan kanseri türü) ait belirteçleri aynı anda taşır. Bu nedenle hücrelerin kimliği net biçimde tek bir gruba oturmaz ve hastalık iki dünyanın arasında bir noktada konumlanır. Tıp literatüründe bu tablo karma fenotipli akut lösemi (MPAL) olarak adlandırılır ve çocukluk çağı lösemilerinin küçük ama dikkat çekici bir kısmını oluşturur.

Ailelerin bu tanıyı duyduklarında kafa karışıklığı yaşaması olağandır. Çünkü çocuklarda en sık görülen lösemi türü akut lenfoblastik lösemidir ve hekimlerin büyük çoğunluğu bu konuda deneyim sahibidir. Ancak karma fenotipli tablo, hem tanı sürecinde hem de takipte daha ayrıntılı bir yaklaşım gerektirir. Hastalığın seyri, sinsi belirtilerle başlayıp kısa sürede çocuğun genel durumunu etkileyebilir. Bu yüzden erken farkındalık, sürecin doğru ellerde planlanması açısından kritik bir adımdır.

Kimlerde Görülür?

Karma fenotipli akut lösemi, çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık yüzde iki ile beş arasındaki bir bölümünü oluşturur. Bu oran genel bakıldığında küçük görünse de Türkiye gibi nüfusu yoğun ülkelerde her yıl belirli sayıda yeni vakanın ortaya çıkması anlamına gelir. Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle bir ile on yaş arası çocuklarda dikkat çeker. Süt çocukluğu döneminde rastlanan vakalarda genetik kaynaklı değişiklikler ön plana çıkarken büyük çocuklarda tablo daha çeşitli bir görünüm sergiler.

Cinsiyet açısından bakıldığında erkek çocuklarda kız çocuklara kıyasla biraz daha sık karşılaşılır, ancak bu fark belirgin bir üstünlük oluşturmaz. Ailesinde kan hastalığı, lösemi veya genetik sendrom öyküsü bulunan çocuklarda risk göreceli olarak artar. Down sendromu, Li-Fraumeni sendromu veya Fanconi aplastik anemisi gibi kalıtsal tablolar, bağışıklık ve kemik iliği işleyişini etkilediği için bu çocuklarda lösemi gelişme olasılığı genel topluma göre yüksektir.

Çevresel etkenlerin de küçük ama görünür bir rolü vardır. Gebelik döneminde yoğun radyasyon temasına maruz kalan annelerin çocuklarında veya bazı kimyasal maddelerle yoğun temas eden ailelerin çocuklarında risk biraz daha yüksek bulunabilir. Ancak çoğu vakada belirli bir sebep saptanamaz ve hastalık görünür bir tetikleyici olmadan ortaya çıkar. Bu durum aileleri sıkça suçluluk duygusuna sürükler; oysa karma fenotipli akut löseminin önlenebilir bir tarafı henüz tıp dünyasınca belirlenmiş değildir.

Coğrafi dağılım açısından dünya genelinde benzer oranlarla karşılaşılır. Sosyoekonomik düzey hastalığın görülme sıklığını doğrudan etkilemez fakat tanıya ulaşma süresi ülkeden ülkeye değişebilir. Sağlık hizmetlerine erişimin güçlü olduğu bölgelerde tanı genellikle daha erken konur ve bu durum sürecin yönetimini olumlu yönde şekillendirir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Karma fenotipli akut löseminin belirtileri, diğer akut lösemilerle büyük ölçüde örtüşür. Kemik iliğindeki sağlıklı hücrelerin yerini lösemi hücreleri aldıkça kan değerlerinde belirgin bozulmalar görülür. Çocuğun yüzünde solukluk dikkat çekmeye başlar; daha önce hareketli olan bir çocuk gün içinde sık sık yorgunluktan yakınır ve oyun saatlerini kısaltır. Anne babalar genellikle bu solgunluğu mevsimsel yorgunluk veya beslenme yetersizliği olarak yorumlasa da bulgular ilerledikçe başka belirtiler de tabloya eklenir.

Kanama eğilimi sık görülen bir başka bulgudur. Çocuğun kollarında veya bacaklarında nedeni belirsiz morluklar, diş eti kanamaları, burun kanamaları ve hafif darbelerle ortaya çıkan geniş çürükler dikkat çeker. Bu durum trombosit sayısının düşmesinden kaynaklanır. Bazı çocuklarda küçük kırmızı kanama noktaları olarak tanımlanan peteşiler ciltte dağınık biçimde belirir. Aileler bu noktaları çoğunlukla kızamık veya alerji sanır; oysa peteşilerin yaygın olarak ortaya çıkması hekim değerlendirmesi gerektiren bir bulgudur.

Ateş, karma fenotipli akut löseminin önde gelen şikayetlerindendir. Antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen veya tekrar tekrar yükselen ateş, lösemi hücrelerinin bağışıklık sistemini baskılamasına bağlıdır. Buna eşlik eden boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde şişlikler, ele gelen lenf bezleri ve karın bölgesinde dolgunluk hissi görülebilir. Karaciğer ve dalağın büyümesi de doktorların ilk muayenede tespit ettikleri önemli bulgular arasındadır. Bazı çocuklarda kemik ve eklem ağrıları öyle belirgin hale gelir ki çocuk yürümek istemez, sabahları yataktan kalkmakta zorlanır.

Daha az sıklıkla görülen belirtiler de ihmal edilmemelidir. Baş ağrısı, kusma, ani davranış değişikliği veya görme bulanıklığı, hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğine işaret edebilir. İştahsızlık, hızlı kilo kaybı, gece terlemeleri ve genel halsizlik tabloyu tamamlayan diğer bulgulardır. Tek başına her belirti farklı bir hastalıkla karıştırılabilir; ancak birden fazlasının bir arada bulunması karma fenotipli akut lösemi için uyarıcı bir tablodur.

Nedenleri Nelerdir?

Karma fenotipli akut löseminin tek bir sebebi yoktur. Hastalık, kan hücrelerinin gelişiminden sorumlu olan kök hücrelerin genetik düzeyinde meydana gelen bozulmalar sonucunda ortaya çıkar. Bu bozulmalar lenfoid ve miyeloid hatlardan birine ilerlemesi gereken olgunlaşma sürecini sekteye uğratır ve hücreler iki kimlik arasında sıkışıp kalır. Bu durum hastalığın karma fenotipli adını almasının da temelini oluşturur.

Genetik değişiklikler içinde özellikle dikkat çekenler arasında MLL geni yeniden düzenlenmesi, Philadelphia kromozomu varlığı, BCR-ABL füzyonu ve bazı kromozomal kopmalar yer alır. Bu değişiklikler doğuştan gelmek zorunda değildir; çocukluk döneminde rastgele bir mutasyon sonucu da gelişebilir. Bazı vakalarda ise süt çocukluğu döneminde anne karnında oluşmuş genetik değişikliklerin yıllar içinde lösemiye dönüştüğü görülür.

Çevresel etmenler arasında iyonlaştırıcı radyasyona yoğun maruz kalma, benzen gibi endüstriyel kimyasallarla uzun süreli temas ve bazı kemoterapi ilaçlarının daha önce kullanılmış olması sayılabilir. Bu etmenler doğrudan lösemiye yol açmasa da kemik iliği hücrelerinin genetik kararlılığını bozarak zemin hazırlayabilir. Çocuklarda bu tür bir öykü genellikle bulunmaz; bu nedenle ailelerin kendilerini sorumlu hissetmesi için bir gerekçe yoktur.

Bağışıklık sisteminin gelişiminde rol oynayan bazı virüslerin uzun vadede löseminin ortaya çıkışında etkili olabileceğine dair bilimsel veriler bulunmaktadır. Ancak bu ilişki doğrudan bir neden sonuç bağı içermez. Karma fenotipli akut lösemi, çoğunlukla genetik yatkınlık, hücresel düzeyde rastgele oluşan mutasyonlar ve çevresel etkenlerin karmaşık etkileşimiyle gelişen bir tablodur.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, çocuğun şikayetlerinin değerlendirilmesi ve ayrıntılı muayene ile başlar. Hekim, lenf bezleri, karaciğer, dalak ve cilt bulgularını inceleyerek ilk izlenimini oluşturur. Ardından tam kan sayımı istenir. Bu tetkikte beyaz küre sayısının çok yüksek veya çok düşük olması, kırmızı kan hücrelerinin azalması ve trombosit sayısının düşmesi gibi bulgular sıkça karşımıza çıkar. Periferik yayma incelemesinde lösemi hücreleri olarak adlandırılan blast hücrelerinin görülmesi önemli bir adımdır.

Kesin tanı için kemik iliği incelemesi gereklidir. Genellikle leğen kemiğinin arka kısmından alınan örnekte hücreler mikroskop altında değerlendirilir. Karma fenotipli akut löseminin ayırt edilmesinde akış sitometrisi adı verilen ileri tetkikten yararlanılır. Bu yöntem, hücrelerin yüzeyinde yer alan belirteçleri ayrıntılı biçimde inceler ve hangi hatlara ait özellikler taşıdıklarını belirler. Bir hücrenin hem lenfoid hem de miyeloid belirteçleri taşıması karma fenotipli akut lösemi tanısının temel kriteridir.

Genetik incelemeler de bu süreçte kritik rol üstlenir. Sitogenetik analiz ve moleküler testlerle kromozomal değişiklikler, gen füzyonları ve mutasyonlar saptanır. Philadelphia kromozomunun varlığı veya MLL gen düzenlenmesi gibi bulgular, hem tanının doğrulanmasına hem de tedavi planının şekillenmesine katkı sağlar. Beyin omurilik sıvısının incelenmesi de gerekebilir, çünkü lösemi hücrelerinin merkezi sinir sistemine yayılmış olup olmadığı bu testle değerlendirilir.

Görüntüleme yöntemleri çoğu zaman ek bilgi verir. Akciğer grafisi, ultrason ve gerekirse bilgisayarlı tomografi ile karaciğer, dalak ve göğüs içi yapıların durumu ortaya konur. Tüm bu testlerin bütünüyle değerlendirilmesi, karma fenotipli akut lösemiyi diğer akut lösemilerden ayıran ve sürecin yönetiminde yol gösteren bir tablonun çıkmasını sağlar.

  • Tam kan sayımı ve periferik yayma
  • Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi
  • Akış sitometrisi ile yüzey belirteçlerinin incelenmesi
  • Sitogenetik ve moleküler genetik testler
  • Beyin omurilik sıvısı incelemesi
  • Görüntüleme yöntemleriyle organ tutulumunun değerlendirilmesi

Komplikasyonlar Nelerdir?

Karma fenotipli akut lösemi, hem hastalığın kendisi hem de süreçte uygulanan yoğun yaklaşımlar nedeniyle çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri enfeksiyonlardır. Lösemi hücrelerinin kemik iliğini doldurması sağlıklı beyaz kürelerin üretimini azaltır ve çocuğun mikroplara karşı dayanıklılığı düşer. Bu durumda basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile ciddi seyredebilir, hastane yatışını gerektiren tablolar gelişebilir.

Kanama komplikasyonları da süreçte ön plana çıkar. Trombositlerin azalmasına bağlı olarak burun kanamaları, diş eti kanamaları ve nadiren beyin içi kanamalar görülebilir. Bu nedenle çocukların düzenli kan değeri kontrolü ve gerektiğinde trombosit takviyesi alması önemlidir. Kırmızı kan hücrelerinin azalmasına bağlı belirgin halsizlik, çarpıntı ve nefes darlığı gibi bulgular da hayat kalitesini etkileyebilir.

Tümör lizis sendromu, lösemi hücrelerinin hızlı şekilde parçalanmasıyla ortaya çıkan ve böbrekleri zorlayan bir tablodur. Bu sendrom uygun önlemlerle kontrol altına alınır. Süreçte uygulanan ilaçların yan etkileri arasında saç dökülmesi, ağız içi yaraları, bulantı, kusma ve büyüme üzerinde gözlenebilen olumsuz etkiler yer alır. Uzun vadede kalp, akciğer ve hormonal sistem üzerinde de bazı etkiler oluşabilir; bu nedenle çocuklar yıllarca düzenli kontroller altında tutulur.

Psikolojik komplikasyonlar göz ardı edilmemelidir. Uzun süren hastane süreçleri, okuldan uzak kalmak, sosyal etkileşimlerin azalması ve sürekli tetkik yapılması çocukta kaygı ve isteksizlik oluşturabilir. Ailenin de bu süreçte duygusal anlamda yıpranması olağandır. Bu nedenle çocuk hematoloji ve onkoloji ekipleri, sürecin sadece tıbbi değil ruhsal yönüyle de yönetilmesine özen gösterir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda nedeni açıklanamayan solukluk, sürekli yorgunluk ve isteksizlik dikkatinizi çekiyorsa hekim değerlendirmesinden geçmesi yerinde olur. Özellikle haftalardır geçmeyen bir halsizlik, beslenmesinde belirgin bir azalma veya günlük etkinliklere katılmaktaki gönülsüzlük göz ardı edilmemesi gereken bulgulardır. Çocuğunuzun cildinde kendiliğinden ortaya çıkan morluklar, küçük kırmızı kanama noktaları veya hafif darbelerle açılan geniş çürükler varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmanız önemlidir.

Tekrar eden ateş atakları, antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen yüksek ateş, gece terlemeleri ve hızlı kilo kaybı da çocuk hematoloji uzmanına yönlendirilmenizi gerektiren bulgulardır. Boynunda, koltuk altında veya kasığında ele gelen şişlikler, karın bölgesinde dolgunluk hissi ya da karaciğer ve dalağın büyüdüğüne işaret eden belirtiler fark ettiğinizde değerlendirme almanızda yarar vardır. Sabahları zorlukla kalkma, yürümek istememe veya kemik ağrılarından söz etmesi de değerlendirilmesi gereken durumlardandır.

Daha önce lösemi tanısı almış ve takipte olan bir çocuğunuz varsa hekiminizin önerdiği kontrol takvimine sıkı sıkıya bağlı kalmanız büyük önem taşır. Yeni ortaya çıkan baş ağrısı, görme değişiklikleri, davranış farklılıkları veya ani halsizlik dönemleri varsa beklemeden hekiminizle iletişime geçmeniz uygundur. Erken başvuru, sürecin daha sakin bir zeminde yönetilmesini olanaklı kılar.

  • Geçmeyen solukluk ve belirgin halsizlik
  • Açıklanamayan morluklar, peteşiler ve kanamalar
  • Tedaviye yanıt vermeyen tekrarlayan ateş
  • Ele gelen lenf bezi şişlikleri
  • Sürekli kemik ve eklem ağrıları
  • Hızlı kilo kaybı ve gece terlemeleri

Son Değerlendirme

Çocuklarda karma fenotipli akut lösemi, hem tanı hem de takip aşamasında deneyim gerektiren özel bir kan hastalığıdır. Lenfoid ve miyeloid hat belirteçlerini bir arada taşıyan lösemi hücreleri nedeniyle hastalığın seyri klasik lösemi tablolarına göre farklılık gösterebilir. Erken farkındalık, ayrıntılı tetkiklerle desteklenen doğru tanı ve çocuk hematoloji ve onkoloji ekibinin bütüncül yaklaşımı, sürecin daha kontrollü bir zeminde ilerlemesine olanak tanır. Aile desteği ve düzenli kontrollerin sürdürülmesi, çocuğun hem fiziksel hem de ruhsal olarak süreci sağlıklı biçimde geçirmesi açısından önemlidir.

Çocuklarda karma fenotipli akut lösemi gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. National Cancer Institute (NCI) — Çocukluk Çağı Akut Lösemileri Tedavisicancer.gov/types/leukemia/hp/child-all-treatment-pdq
  2. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Karma Fenotipli Akut Lösemincbi.nlm.nih.gov/books/NBK555965
  3. World Health Organization (WHO) — Hematolenfoid Tümörlerin Sınıflandırmasıwho.int/news-room/fact-sheets/detail/cancer
  4. National Center for Biotechnology Information (PMC) — Belirsiz Soylu Akut Lösemilerin Tanı ve Yönetimincbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6033378

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

16 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.