Ağız ve Diş Sağlığı

Çocuklarda Aft: Tüm Detaylar

Çocuklarda aft yaralarının oluşma nedenlerini, belirtilerini ve ağrıyı hafifletmeye yönelik etkili tedavi seçeneklerini Koru Hastanesi olarak sunuyoruz. Randevu alın.

Aftöz stomatit, ağız mukozasında tekrarlayan, ağrılı ülserasyonlarla karakterize ve çocukluk çağının en sık görülen oral mukoza hastalığıdır. Genel popülasyonda rekürren aftöz stomatit (RAS) prevalansı %5-25 arasında bildirilmekle birlikte, çocuk ve ergenlerde bu oran %40 seviyelerine ulaşabilmektedir. Türkiye'de yapılan çalışmalarda okul çağı çocuklarında aftöz stomatit prevalansı %15-25 olarak saptanmıştır. Hastalık genellikle 10-19 yaş arasında başlamakta, ancak süt dişlenme dönemindeki çocuklarda da görülebilmektedir. Aftlar her ne kadar selim seyreden lezyonlar olsa da, tekrarlayan ataklar çocuğun beslenme, konuşma ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Aftöz ülserler genellikle 7-14 gün içinde kendiliğinden iyileşmekle birlikte, sık tekrarlayan ve büyük boyutlu lezyonlarda profesyonel tedavi müdahalesi gerekli olmaktadır. Bu kapsamlı rehberde, çocuklarda aftöz stomatit hakkında tüm güncel bilgiler detaylı olarak ele alınacaktır.

Aftöz Stomatit Nedir? Patofizyoloji ve İmmünopatoloji

Rekürren aftöz stomatit (RAS), keratinize olmayan oral mukozada ortaya çıkan, ağrılı, yuvarlak veya oval şekilli, sarı-gri psödomembranla kaplı ve eritematöz halo ile çevrili ülserasyonlarla karakterize bir hastalıktır. Hastalığın patofizyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, immün aracılıklı bir süreç olduğu kabul edilmektedir.

İmmünopatolojik Mekanizmalar

  • T hücre aracılı immünite: CD4+ ve CD8+ T lenfositlerinin mukozal epitele infiltrasyonu, aftöz lezyonların temel patojenik mekanizmasıdır. TNF-alfa, IL-2, IL-6 ve interferon-gama gibi proinflamatuar sitokinlerin aşırı salınımı epitel hasarına yol açar
  • Nötrofil kemotaksisi: Erken evrede nötrofil infiltrasyonu, daha sonra mononükleer hücre dominansı gözlenir
  • Vaskülit komponenti: Küçük damar vasküliti ve endotel hasarı, mukozal iskemi ve ülserasyona katkıda bulunur
  • Genetik yatkınlık: HLA-B12, HLA-B51, HLA-Cw7 ve IL-1beta gen polimorfizmleri aftöz stomatitle ilişkilendirilmiştir. Pozitif aile öyküsü %40-50 oranında bildirilmektedir

Aftöz Stomatit Tipleri

  • Minör aftöz ülserler (Mikulicz afları): En sık görülen tip (%80-85). Çapı 1 cm altında, sığ, yuvarlak veya oval. Dudak mukozası, yanak mukozası, dil ventral yüzü ve ağız tabanında lokalize. 7-14 günde skar bırakmadan iyileşir
  • Majör aftöz ülserler (Sutton hastalığı): Vakaların %10-15 kadarını oluşturur. Çapı 1 cm üzerinde, derin, krater şeklinde. Yumuşak damak, tonsil ve orofarinkste de görülebilir. İyileşme 2-6 hafta sürer ve skar bırakabilir
  • Herpetiform aftöz ülserler: Vakaların %5-10 kadarında görülür. 1-3 mm çapında, çok sayıda (10-100 adet) küçük ülser. Birleşerek irregüler şekilli büyük ülserler oluşturabilir. İyileşme 7-10 gün

Çocuklarda Aftöz Stomatit Nedenleri ve Tetikleyici Faktörler

Aftöz stomatit etiyolojisi multifaktöriyeldir. Genetik yatkınlık zemininde çevresel tetikleyicilerin etkisiyle lezyonlar ortaya çıkar.

Genetik ve İmmünolojik Faktörler

  • Aile öyküsü: Her iki ebeveyni de RAS olan çocuklarda hastalık riski %90 oranına ulaşabilmektedir. Tek ebeveyn pozitifse risk %40-60 arasındadır
  • HLA ilişkisi: HLA-B12, HLA-B51, HLA-B52 ve HLA-Cw7 antijenleri ile pozitif korelasyon bildirilmiştir
  • İmmün disregülasyon: Lokal immün yanıtın aşırı aktivasyonu, mukozal bariyer fonksiyonunun bozulması

Beslenme ve Eksiklik Faktörleri

  • Demir eksikliği: Serum ferritin düzeyinin 20 ng/mL altında olması aftöz stomatit riskini 2-3 kat artırır. Demir eksikliği anemisi çocuklarda en sık görülen hematolojik bozukluktur
  • B12 vitamini eksikliği: Serum B12 düzeyinin 200 pg/mL altında olması. Vejetaryen ve vegan beslenen çocuklarda risk daha yüksektir
  • Folik asit eksikliği: Serum folat düzeyinin 3 ng/mL altında olması. Özellikle büyüme dönemindeki çocuklarda yetersiz alım
  • Çinko eksikliği: Serum çinko düzeyinin 70 mcg/dL altında olması mukozal iyileşmeyi geciktirir ve immün fonksiyonu bozar
  • D vitamini eksikliği: 25-OH Vitamin D düzeyinin 20 ng/mL altında olması immünomodülatör fonksiyonu olumsuz etkiler

Lokal Travmatik Faktörler

  • Mekanik travma: Sert diş fırçası ile mukoza hasarı, yanak ve dudak ısırma alışkanlığı, ortodontik aparey sürtünmesi
  • Kimyasal irritanlar: Sodyum lauril sülfat (SLS) içeren diş macunları mukozal bariyeri bozarak aft oluşumunu kolaylaştırır. SLS-free macunlara geçişle aft sıklığının %81 oranında azaldığı bildirilmiştir
  • Termal travma: Çok sıcak yiyecek ve içecekler

Sistemik ve Çevresel Faktörler

  • Stres ve anksiyete: Sınav dönemleri, okul değişikliği, aile sorunları gibi stresörler aft ataklarını tetikleyebilir
  • Hormonal değişiklikler: Puberte döneminde hormonal dalgalanmalar aft sıklığını etkileyebilir
  • Gıda alerjileri ve hassasiyetler: Gluten, fındık, çikolata, domates, narenciye, tarçın, çilek gibi gıdalara karşı hassasiyet
  • İlaçlar: NSAİ ilaçlar, beta-blokerler, ACE inhibitörleri, metotreks at, nikorandil
  • Enfeksiyonlar: Helicobacter pylori enfeksiyonu ile RAS arasında ilişki bildirilmiştir

Çocuklarda Aftöz Stomatit Belirtileri

Aftöz ülserlerin klinik bulguları, lezyonun tipine ve lokalizasyonuna göre değişir. Çocuklarda belirtiler yetişkinlere göre daha belirgin olabilir ve beslenmeyi ciddi şekilde etkileyebilir.

Prodromal Dönem (Ülser Öncesi)

  • Yanma ve karıncalanma hissi: Ülser gelişecek bölgede 24-48 saat öncesinden başlayan yanma, batma veya karıncalanma hissi
  • Lokalize eritem: Eritematöz makül veya papül oluşumu, ülserasyondan önce görülebilir

Ülseratif Dönem

  • Ağrı: Aftların en belirgin semptomudur. Yemek yeme, konuşma ve diş fırçalama sırasında şiddetlenir. Çocuklarda ağrı nedeniyle yemek reddi ve ağlama görülebilir
  • Ülser görünümü: Yuvarlak veya oval, kenarları düzgün ve eritematöz, merkezi sarı-gri psödomembranla kaplı
  • Lokalizasyon: Keratinize olmayan mukoza: dudak iç yüzü, yanak mukozası, dil kenarları ve ventral yüzü, ağız tabanı, yumuşak damak. Keratinize mukozada (sert damak, yapışık diş eti) aft nadiren görülür
  • Beslenme güçlüğü: Özellikle küçük çocuklarda asitli, tuzlu ve baharatlı gıdalarla temas ağrıyı artırır
  • Tükürük artışı (siyalore): Ağrıya bağlı yutma güçlüğü nedeniyle ağızda tükürük birikimi

İyileşme Dönemi

  • Minör aftlar: 7-14 gün içinde skar bırakmadan iyileşir
  • Majör aftlar: 2-6 hafta içinde iyileşir, sıklıkla skar bırakır
  • Herpetiform aftlar: 7-10 günde iyileşir, genellikle skar bırakmaz

Aftöz Stomatit Tanısı

Aftöz stomatit tanısı esas olarak klinik bulgulara dayanır. Ancak tekrarlayan veya atipik lezyonlarda sistemik hastalıkların ekarte edilmesi gerekir.

Klinik Tanı Kriterleri

  • Lezyon morfolojisi: Yuvarlak/oval, sarı-gri psödomembranla kaplı, eritematöz halolu ülserler
  • Lokalizasyon: Keratinize olmayan oral mukoza
  • Tekrarlama paterni: Yılda en az 3 kez tekrarlama (RAS tanısı için)
  • Kendiliğinden iyileşme: Tedavisiz 7-14 gün içinde iyileşme (minör tip)

Laboratuvar Tetkikleri

  • Tam kan sayımı: Anemi taraması (hemoglobin, hematokrit, MCV), lökosit sayısı, trombosit sayısı
  • Serum ferritin: Demir eksikliği taraması (normal: 20-200 ng/mL)
  • Serum B12 vitamini: B12 eksikliği taraması (normal: 200-900 pg/mL)
  • Serum folik asit: Folat eksikliği taraması (normal: 3-17 ng/mL)
  • Serum çinko: Çinko eksikliği taraması (normal: 70-120 mcg/dL)
  • 25-OH Vitamin D: D vitamini düzeyi (yeterli: 30 ng/mL üzeri)
  • Anti-doku transglutaminaz IgA (tTG-IgA): Çölyak hastalığı taraması. Aftöz stomatitli çocukların %5 kadarında çölyak hastalığı saptanabilir
  • CRP ve sedimentasyon: Sistemik inflamatuar hastalık taraması

Biyopsi Endikasyonları

Rutin olgularda biyopsi gerekmez. Ancak aşağıdaki durumlarda histopatolojik inceleme düşünülmelidir:

  • 3 haftadan uzun süren iyileşmeyen ülserler
  • Atipik lokalizasyonda (keratinize mukozada) lezyonlar
  • Tedaviye dirençli, giderek büyüyen ülserler
  • Malignite şüphesi (endure kenar, irregüler şekil)

Ayırıcı Tanı

Çocuklarda oral ülserasyonların ayırıcı tanısında aşağıdaki durumlar düşünülmelidir:

  • Primer herpetik gingivostomatit: HSV-1 enfeksiyonu. Ateş, lenfadenopati, yaygın veziküller ve ülserler. Keratinize mukozayı da tutar. 2-5 yaş grubunda sık. Afttan farklı olarak vezikül evresi vardır ve yapışık diş etinde de görülür
  • El-ayak-ağız hastalığı: Coxsackievirus A16 veya Enterovirus 71. Ağız içi veziküller/ülserler, el ve ayak palmar/plantar yüzeylerinde döküntü. Ateş ve halsizlik
  • Herpanjina: Coxsackievirus. Yumuşak damak ve orofarinkste lokalize veziküller/ülserler. Yüksek ateş. 3-10 yaş grubunda sık
  • Behçet hastalığı: Tekrarlayan oral aftlar + genital ülserler + göz bulguları (üveit). Çocuklarda nadir, ancak aile öyküsü pozitifse düşünülmelidir
  • Çölyak hastalığı: Gluten intoleransına bağlı tekrarlayan oral aftlar, büyüme geriliği, kronik ishal, karın ağrısı
  • Crohn hastalığı: İnflamatuar bağırsak hastalığı. Oral lezyonlar ilk bulgu olabilir. Kaldırım taşı görünümü (cobblestoning), lineer ülserler, dudak şişliği
  • Travmatik ülser: Mekanik travmaya bağlı (diş fırçası, ortodontik aparey, ısırma). Tek lezyon, düzensiz kenar, travma öyküsü. Travma kaynağı giderilince iyileşir

Çocuklarda Aftöz Stomatit Tedavisi

Tedavinin amacı ağrı kontrolü, iyileşmenin hızlandırılması ve atak sıklığının azaltılmasıdır. Tedavi lezyonun tipine ve şiddetine göre bireyselleştirilmelidir.

Topikal Tedaviler (Birinci Basamak)

  • Topikal kortikosteroidler: Aftöz stomatit tedavisinin temelini oluşturur
    • Triamsinolon asetonid %0.1 orabase: Günde 2-4 kez, lezyon üzerine ince bir tabaka. Prodromal dönemde başlanırsa en etkili
    • Deksametazon gargarası (0.5 mg/5 mL): Günde 3 kez, 1-2 dakika ağızda tutup tükürmek. Çoklu lezyonlarda tercih edilir
    • Fluosinonid %0.05 jel: Günde 2-3 kez, dirençli lezyonlarda
  • Topikal anestezikler: Ağrı kontrolü için
    • Lidokain %2 jel: Yemeklerden 15-20 dakika önce lezyon üzerine. Günde 4-6 kez. Yutma dikkatli olmalı
    • Benzokain %20 jel/sprey: Kısa süreli topikal anestezi. 2 yaş altında kontrendike (methemoglobinemi riski)
    • Benzidamin hidroklorür (%0.15) gargarası: Antiinflamatuar ve analjezik etki. Günde 3-4 kez
  • Koruyucu bariyerler:
    • Hiyalüronik asit jel (%0.2): Mukozal bariyer oluşturarak ağrıyı azaltır ve iyileşmeyi hızlandırır
    • Sukralfat süspansiyonu (1 g/5 mL): Ülser yüzeyinde koruyucu bariyer oluşturur. Günde 4 kez
  • Antiseptik gargaralar: Sekonder enfeksiyonun önlenmesi için
    • Klorheksidin %0.12 gargarası: Günde 2 kez, 30 saniye. 6 yaş üstü

Sistemik Tedaviler (İkinci Basamak)

Sık tekrarlayan (ayda 1 kereden fazla), büyük ve çok sayıda lezyonlarda veya topikal tedaviye yanıt alınamadığında değerlendirilir:

  • Eksiklik tedavisi: Tespit edilen vitamin ve mineral eksikliklerinin replasmanı tedavinin temelini oluşturur. Demir sülfat 3-6 mg/kg/gün, B12 vitamini 1000 mcg/gün (oral) veya 1000 mcg/ay (IM), folik asit 1-5 mg/gün, çinko sülfat 10-20 mg/gün (elementer çinko olarak)
  • Kolşisin: 0.5-1 mg/gün. Nötrofil kemotaksisini inhibe eder. 12 yaş üstü çocuklarda, sık tekrarlayan dirençli vakalarda. Gastrointestinal yan etkiler (ishal, bulantı) sık görülür
  • Pentoksifilin: 400 mg günde 3 kez. TNF-alfa inhibisyonu. 12 yaş üstü. Baş ağrısı ve gastrointestinal şikayetler olabilir
  • Prednizolon: Ciddi majör aft ataklarında kısa süreli (0.5-1 mg/kg/gün, 5-7 gün, kademeli azaltma). Uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır

Doğal ve Destekleyici Tedaviler

  • Bal: Doğal antimikrobiyal ve yara iyileştirici özelliklere sahiptir. Günde 3-4 kez ülser üzerine uygulama. 1 yaş altında kontrendike (botulizm riski)
  • Probiyotikler: Lactobacillus reuteri ve Lactobacillus acidophilus suşlarının aft sıklığını azaltabileceği bildirilmiştir
  • Aloe vera jel: Topikal olarak ülser üzerine uygulama. Antiinflamatuar ve iyileşmeyi destekleyici etki

Aftöz Stomatit Komplikasyonları

Aftöz ülserler genellikle selim seyirli olmakla birlikte, bazı durumlarda komplikasyonlara yol açabilmektedir:

  • Beslenme yetersizliği: Ağrılı lezyonlar nedeniyle yemek yemeyi reddeden çocuklarda dehidratasyon ve beslenme bozukluğu
  • Büyüme gelişme geriliği: Sık tekrarlayan aftlar ve eşlik eden malabsorbsiyon (çölyak hastalığı) durumlarında
  • Sekonder enfeksiyon: Ülsere alanların bakteriyel veya fungal enfeksiyonla süperenfeksiyonu
  • Skar oluşumu: Majör aftlarda derin ülserasyon ve skar dokusu oluşumu, ağız açıklığında kısıtlanmaya neden olabilir
  • Psikososyal etkiler: Kronik ağrı, beslenme güçlüğü ve tekrarlayan ataklar çocuğun yaşam kalitesini düşürür, okul devamsızlığına neden olabilir
  • Orofaringeal stenoz: Nadir, majör aftların tekrarlayan skar oluşturucu iyileşmesi sonucu yumuşak damak ve orofarinkste daralma

Çocuklarda Aftöz Stomatitten Korunma

Aftöz stomatit ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmak için aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

  • SLS-free diş macunu kullanımı: Sodyum lauril sülfat içermeyen diş macunlarına geçiş, aft sıklığını belirgin şekilde azaltabilir
  • Tetikleyici gıdaların tespiti ve eliminasyonu: Narenciye, domates, çikolata, fındık, tarçın, çilek gibi gıdalar bireysel olarak değerlendirilmelidir. Eliminasyon diyeti ve gıda günlüğü tutulması önerilir
  • Dengeli ve vitamin-mineral açısından zengin beslenme: Demir, B12, folat, çinko ve D vitamini açısından yeterli beslenme. Gerekirse takviye kullanımı
  • Travmatik faktörlerin önlenmesi: Yumuşak kıllı diş fırçası kullanımı, ortodontik aparey kenarlarına yumuşak mum uygulanması, yanak ve dudak ısırma alışkanlığının farkındalığı
  • Stres yönetimi: Çocuğun stres kaynaklarının belirlenmesi, gevşeme teknikleri, düzenli fiziksel aktivite
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri: 6 ayda bir oral mukoza değerlendirmesi, eksiklik taraması planlanması
  • Yeterli uyku ve dinlenme: İmmün sistemin güçlü tutulması için yaşa uygun uyku süresinin sağlanması

Ne Zaman Diş Hekimine Başvurulmalıdır?

Ebeveynlerin çocuklarını aşağıdaki durumlarda diş hekimine götürmeleri önerilmektedir:

  • İlk kez aft gelişimi: Özellikle 5 yaş altı çocuklarda ilk kez görülen oral ülserler profesyonelce değerlendirilmelidir
  • Sık tekrarlayan aftlar: Yılda 3 veya daha fazla atak, altta yatan sistemik neden araştırılmasını gerektirir
  • 2 haftadan uzun süren ülserler: Minör aftların 14 gün içinde iyileşmesi beklenir. Daha uzun süren lezyonlarda biyopsi düşünülmelidir
  • Büyük boyutlu ülserler: 1 cm üzerinde ülserler (majör aft) profesyonel tedavi gerektirir
  • Beslenme güçlüğü: Çocuğun ağrı nedeniyle yemek yemeyi reddetmesi veya belirgin kilo kaybı
  • Ateş ve lenfadenopati: Oral ülserlerle birlikte ateş ve boyun lenf bezlerinde şişlik, viral enfeksiyon veya sistemik hastalık düşündürür
  • Genital ülserler veya göz bulguları: Behçet hastalığı açısından acil değerlendirme gerektirir
  • Büyüme gelişme geriliği: Tekrarlayan aftlarla birlikte büyüme geriliği, kronik ishal veya karın ağrısı çölyak hastalığını düşündürür

Aftöz stomatit, çoğu zaman kendiliğinden iyileşen selim bir durum olmakla birlikte, altta yatan ciddi sistemik hastalıkların habercisi olabileceği akılda tutulmalıdır. Sistematik bir değerlendirme ile erken tanı ve uygun tedavi planlanması büyük önem taşımaktadır.

Çocuğunuzun Ağız Sağlığı İçin Profesyonel Destek

Aftöz stomatit, çocuğunuzun beslenme düzenini, konuşma fonksiyonunu ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen yaygın bir durumdur. Doğru tanı, tetikleyici faktörlerin belirlenmesi ve bireyselleştirilmiş tedavi planı ile aft ataklarının sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde azaltılabilir. Her çocuğun aft profili ve tetikleyici faktörleri farklıdır; bu nedenle kişiye özel bir yaklaşım gerekmektedir. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuğunuzun oral mukoza sağlığını kapsamlı muayene ve güncel tanı yöntemleri ile değerlendirerek en uygun tedavi programını belirlemektedir. Deneyimli pedodonti ve oral patoloji kadromuz ile çocuğunuzun ağız sağlığının korunması için yanınızdayız.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu