Sitede Ara
En az iki harf yazarak aramaya başlayın.
↑↓ gezin
Enter aç
Esc kapat
Üroloji
Böbrek Nakli Hazırlık Ameliyatı
Nefrorafi, böbrek dokusundaki yaralanma veya yırtıkların özel cerrahi dikiş teknikleriyle onarılarak böbreğin işlevinin korunmasını sağlayan bir cerrahi.
Kaynakça
- StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Böbrek travması (renal trauma) yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK559182
- European Association of Urology (EAU) — Ürolojik travma rehberiuroweb.org/guidelines/urological-trauma
- American Urological Association (AUA) — Ürotravma tanı ve tedavi kılavuzuauanet.org/guidelines-and-quality/guidelines/urotrauma-guideline
- MedlinePlus - National Library of Medicine (NLM) — Böbrek yaralanması ve idrar yolu travmasımedlineplus.gov/ency/article/001064.htm
Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.
Üroloji Hekimlerimiz
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Hasan Biri
Koru Ankara Hastanesi
Op. Dr. Renat Dadashov
Koru Kavaklıdere Hastanesi
Op. Dr. Sahıl Shamilzada
Koru Sincan Hastanesi
Op. Dr. Parvız Mammadov
Koru Ankara Hastanesi
Prof. Dr. Tolga Karakan
Sık Sorulan Sorular
12 soru
Nefrorafi, yaralanmış veya yırtılmış böbrek dokusunun cerrahi olarak dikilip onarılması işlemidir. Genellikle künt veya delici karın travmalarında böbrekte oluşan derin parçalanma (laserasyon) durumlarında, böbreği tümüyle çıkarmak yerine korumak amacıyla tercih edilir. Amaç kanamayı durdurmak, idrarın karın içine sızmasını önlemek ve mümkün olduğunca sağlıklı böbrek dokusunu yerinde bırakmaktır. Cerrah yırtık dokuyu uygun dikiş teknikleriyle yaklaştırarak böbreğin bütünlüğünü yeniden sağlar.
Nefrorafi böbreğin onarılıp korunmasını hedeflerken, nefrektomi böbreğin tümünün ya da bir bölümünün çıkarılması anlamına gelir. Cerrahlar mümkün olan her durumda böbreği koruyan yaklaşımı yani nefrorafiyi tercih eder, çünkü her iki böbreğin sağlıklı kalması uzun vadede böbrek fonksiyonu açısından önemlidir. Ancak böbrek çok ağır parçalanmışsa, kontrol edilemeyen bir kanama varsa ya da damar yapıları ileri derecede hasar görmüşse nefrektomi kaçınılmaz olabilir. Karar, yaralanmanın derecesine ve hastanın genel durumuna göre ameliyat sırasında verilir.
İyileşme süresi yaralanmanın ağırlığına ve varsa eşlik eden diğer organ hasarlarına göre değişir. Genellikle hastanede kalış birkaç günden bir haftaya kadar sürebilir, çünkü bu dönemde kanama, idrar sızıntısı ve enfeksiyon açısından yakın takip gerekir. Tam anlamıyla günlük yaşama dönüş ve dokunun sağlamlaşması ise çoğunlukla birkaç haftayı bulur. Doktorunuzun önerdiği kontrol muayeneleri ve görüntülemeler iyileşmenin seyrini belirler.
Masa başı hafif işlere dönüş genellikle birkaç hafta içinde mümkün olabilir, ancak bu tamamen iyileşme hızınıza ve işinizin fiziksel yüküne bağlıdır. Ağır kaldırma, temaslı sporlar ve karın bölgesini zorlayan aktiviteler için ise onarılan böbrek dokusunun tam sağlamlaşması gerektiğinden daha uzun bir bekleme süresi önerilir. Özellikle futbol, güreş gibi temaslı sporlara dönüş konusunda mutlaka doktorunuzun onayını almalısınız. Her hastanın iyileşmesi farklı olduğu için kesin süre kontrol muayenelerinde belirlenir.
İdrarda yoğun ve devam eden kanama, şiddetli yan ağrısı, ateş ve titreme, karında giderek artan şişkinlik veya gerginlik acil değerlendirme gerektiren belirtilerdir. Tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, halsizlik veya soluk cilt gibi bulgular gizli bir kanamaya işaret edebilir ve vakit kaybetmeden başvurulmalıdır. Ayrıca yara yerinde artan kızarıklık, akıntı veya kötü koku enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu tür durumlarda beklemeden en yakın acil servise başvurmanız güvenliğiniz açısından önemlidir.
Böbrek yaralanması ve onarımı sonrası ilk günlerde idrarda hafif pembemsi veya kanlı renk görülmesi beklenen bir durum olabilir ve zamanla azalarak kaybolur. Ancak kanamanın giderek artması, koyu pıhtılar içermesi veya günlerce sürmesi normal kabul edilmez ve değerlendirilmelidir. Bol sıvı alımı genellikle önerilir, çünkü idrar yollarının açık kalmasına yardımcı olur. İdrar renginizdeki değişiklikleri takip etmeli ve endişe verici bir durumda doktorunuza bildirmelisiniz.
Nefrorafi genel anestezi altında yapılır, bu nedenle ameliyat sırasında hasta uyur ve herhangi bir ağrı hissetmez. Ameliyat sonrası dönemde kesi bölgesinde ve yan tarafta ağrı olması beklenir, ancak bu ağrı uygun ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınır. Ağrının şiddeti günler içinde giderek azalır. Doktorunuz size ağrınızı yönetmeniz için gerekli önerilerde bulunur ve rahatsızlığınızın kontrol altında kalmasını sağlar.
Başarılı bir onarımda korunan böbrek dokusu genellikle işlevini sürdürür ve zamanla iyileşir. Vücutta iki böbrek bulunduğu için, bir böbrek kısmen etkilense bile diğer böbrek fonksiyonları destekleyebilir. Ancak yaralanmanın ağırlığına bağlı olarak onarılan böbreğin bir kısım fonksiyonu kalıcı olarak azalabilir. İyileşme sürecinde kan ve idrar testleri ile görüntülemeler yapılarak böbrek fonksiyonlarınız takip edilir.
Onarılan böbrek dokusundan idrarın çevre dokulara sızması sonucu ürinom denilen sıvı birikimi oluşabilir. Bu durum genellikle yan ağrısı, karında dolgunluk hissi, ateş veya iyileşmede gecikme ile kendini gösterebilir. Tanı genellikle ultrason veya tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle konur. Küçük sızıntılar zamanla kendiliğinden kapanabilirken, daha büyük birikimler için drenaj veya ek girişimler gerekebilir; bu nedenle takip önemlidir.
Nefrorafinin amacı zaten böbreği çıkarmadan korumaktır, dolayısıyla başarılı bir onarım sonrası her iki böbrek de yerinde kalır. Onarılan böbreğin fonksiyonu iyi seyrederse çoğu hasta normal yaşamını sürdürebilir. Ancak yaralanma ağırsa veya sonradan böbreğin bir kısmı fonksiyon kaybederse, doktorunuz koruyucu bazı öneriler verebilir. Uzun vadeli takip, böbrek sağlığınızın korunması ve olası sorunların erken fark edilmesi için değerlidir.
İyileşme döneminde genellikle yeterli sıvı almak önerilir, çünkü bu idrar yollarının rahat çalışmasına ve iyileşmeye yardımcı olur. Ancak kalp veya böbrek yetmezliği gibi ek durumları olan hastalarda sıvı miktarı doktor tarafından ayarlanır. Aşırı tuz tüketiminden kaçınmak ve dengeli beslenmek böbrek sağlığı açısından faydalıdır. Beslenme ve sıvı alımı konusunda size özel öneriler için tedavi ekibinizle görüşmeniz en doğrusudur.
Çoğu hastada onarım kalıcı olur ve ek girişime gerek kalmaz, ancak bazı durumlarda ikinci bir müdahale gerekebilir. Devam eden kanama, kapanmayan idrar sızıntısı, apse gelişmesi veya böbrek dokusunun beklenenden fazla hasar görmesi tekrar girişim nedeni olabilir. Bu tür sorunlar genellikle takip döneminde yapılan görüntüleme ve testlerle erken fark edilir. Doktorunuz iyileşme sürecinizi izleyerek gerekli olması hâlinde en uygun yaklaşımı planlar.
Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?
Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.