Acil Servis

Toksik Epidermal Nekroliz

Koru Hastanesi olarak toksik epidermal nekroliz yaklaşımda yoğun bakım takibi, yara bakımı ve immünsüpresif yaklaşım protokollerini uzman dermatoloji ekibimizle sağlıyoruz.

Toksik Epidermal Nekroliz (TEN), deri ve mukoza zarlarının geniş alanlarda nekroza uğrayıp soyulduğu, çoğunlukla ilaç kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan, yaşamı tehdit eden bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Stevens-Johnson Sendromu ile aynı patolojik sürecin daha ağır ucunda yer alır; vücut yüzey alanının yüzde otuzundan fazlasının etkilendiği olgular TEN olarak tanımlanır. Hastalıkta bağışıklık sisteminin sitotoksik T hücreleri, deri hücrelerini hatalı biçimde yabancı olarak tanımlar ve hızla yıkıma uğratır. Bu yıkım sonucunda hasta, ikinci derece yanık görünümünü andıran, sıvı kaybı yüksek, enfeksiyona açık ve son derece ağrılı bir tabloyla karşılaşır. Hastalığın seyri akut, hızlı ve çok organlı tutulumla seyreder; bu nedenle yoğun bakım veya yanık merkezi koşullarında multidisipliner ekip yaklaşımı gerektirir. Erken tanı, sorumlu ilacın derhal kesilmesi ve uygun destek tedavinin başlatılması mortalite oranlarını belirgin biçimde azaltır. Aşağıdaki bölümlerde TEN'in patofizyolojisi, klinik tablosu, tanı yöntemleri, komplikasyonları, korunma stratejileri ve yönetim ilkeleri kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.

Patofizyoloji ve Etiyoloji

TEN'in temelinde, ilaç metabolitlerine veya nadiren enfeksiyon ajanlarına karşı gelişen, T lenfositler aracılığıyla yürütülen gecikmiş tipte bir aşırı duyarlılık reaksiyonu yatar. Tetikleyici madde keratinosit yüzeyindeki HLA molekülleri üzerinden bağışıklık sistemine sunulduğunda, CD8 pozitif sitotoksik T hücreleri keratinositlere yönelir. Bu hücrelerden salınan granülizin başta olmak üzere perforin, granzim B, Fas ligandı ve tümör nekroz faktörü gibi moleküller keratinositlerin programlı hücre ölümünü tetikler. Sonuç olarak epidermisin tamamı tabaka halinde dermisten ayrılır.

TEN olgularının yüzde sekseninden fazlasında neden bir ilaçtır. En sık tetikleyici ilaçlar arasında allopurinol, karbamazepin, lamotrijin, fenitoin, fenobarbital, sülfonamid grubu antibiyotikler, nevirapin, oksikam grubu nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar ve bazı antiretroviral ilaçlar yer alır. Reaksiyon çoğunlukla ilacın başlanmasından sonraki dört ile yirmi sekiz gün arasında ortaya çıkar. Aynı ilaçla daha önce karşılaşmış olan bireylerde tablonun daha hızlı geliştiği gözlenir.

Genetik yatkınlık güçlü bir rol oynar. HLA-B*1502 alleli Asya kökenli bireylerde karbamazepin kaynaklı TEN riskini belirgin biçimde artırır. HLA-B*5801 alleli allopurinol ile ilişkili reaksiyonlarda öne çıkar. HLA-B*5701 alleli ise abakavir aşırı duyarlılığında belirleyici olarak kabul edilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler, HIV pozitif hastalar, sistemik lupus eritematozus tanılı bireyler, kemik iliği nakli sonrası greft-versus-host hastalığı riski taşıyanlar ve aktif malignite tedavisi alan hastalar yüksek risk grubunu oluşturur. Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu çocuklarda TEN benzeri tabloları tetikleyebilir; ancak bu olgular daha hafif seyirlidir.

Klinik Belirtiler

TEN tipik olarak iki aşamada seyreder. Prodromal evre bir ile üç gün sürer ve özgül olmayan belirtilerle başlar. Bu dönemde yüksek ateş, halsizlik, boğazda yanma, gözlerde kaşıntı, eklem ağrıları ve genel vücut kırıklığı ön plandadır. Bu belirtiler kolayca bir viral enfeksiyon olarak değerlendirilebilir.

Akut deri ve mukoza tutulum evresinde tablo dramatik bir biçimde ağırlaşır. Belirtilerin ana özellikleri şu şekildedir:

  • Yüz, gövde ve ekstremitelerde başlayan, hızla yayılan, mor veya koyu kırmızı renkli geniş yamasal lekeler.
  • Bu lekeler üzerinde gelişen, çok ince duvarlı, hafif dokunuşla bile patlayan büyük kabarcıklar.
  • Üst deri tabakasının hafif basınçla tabaka halinde sıyrılması (pozitif Nikolsky belirtisi).
  • Soyulan deri altında parlak kırmızı, yaş, ağrılı ve sızıntılı bir yüzeyin ortaya çıkması.
  • Ağız içinde, dudaklarda, dilde ve damakta geniş ülserler; beslenmeyi imkansızlaştıran yara dokuları.
  • Gözlerde şiddetli konjonktivit, kornea erozyonu, göz kapaklarında yapışıklıklar, ışığa hassasiyet.
  • Burun mukozasında kabuklanmalar, ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü ve hava yollarında tutulum.
  • Genital bölgede ağrılı yaralar, idrar yaparken yanma ve uzun dönemde darlık riski.
  • Bağırsak mukozasında etkilenme sonucunda ishal ve karın ağrısı şikayetleri.

Hastalığın akut evresi yaklaşık on ile on dört gün sürer. Bu dönemde sistemik enflamasyon belirgindir; ateş yüksek seyreder, kalp hızı artar, kan basıncı düşebilir. Vücut yüzey alanının yüzde otuzdan fazlası etkilendiğinde tablo TEN olarak adlandırılır; yüzde on ile yüzde otuz arası tutulumlar SJS-TEN örtüşme tablosu olarak değerlendirilir.

Tanı Yöntemleri

Tanı klinik bulgular ve ayrıntılı ilaç öyküsünün birleştirilmesiyle konulur. Acil servise başvuran hastada son sekiz hafta içinde başlanan tüm ilaçlar, reçetesiz ürünler, bitkisel takviyeler ve yeni kullanılan kozmetik ürünler kayıt altına alınır. Reaksiyonun başlangıcı ile şüpheli ilacın kullanımı arasındaki zamansal ilişki tanının temel taşıdır.

Fiziksel muayenede etkilenen vücut yüzey alanının yüzdesi hesaplanır; bu hesaplama hem tanı için hem de prognoz tayini için kritiktir. Mukoza tutulumunun yaygınlığı kaydedilir, Nikolsky belirtisi ve psödo-Nikolsky belirtisi değerlendirilir. Hastanın kalp hızı, kan basıncı, vücut ısısı ve idrar çıkışı yakından takip edilir. SCORTEN skorlaması, yaş, kalp hızı, eşlik eden kanser varlığı, etkilenen vücut yüzey alanı, üre, glukoz ve bikarbonat düzeyleri olmak üzere yedi parametreye dayanır ve mortalite riskini öngörmede kullanılır.

Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, elektrolit düzeyleri, kan gazı analizi ve kan kültürleri istenir. Tanıyı kesinleştirmek için deri biyopsisi yapılır. Histopatolojik incelemede tam tabakalı epidermal nekroz ve subepidermal ayrılma görülür; bu bulgular TEN için karakteristiktir. Direkt immünfloresan inceleme, otoimmün büllöz hastalıkları dışlamak amacıyla uygulanır. Ayırıcı tanıda stafilokokkal haşlanmış deri sendromu, akut generalize ekzantematöz püstüloz, eritrodermik psoriasis, paraneoplastik pemfigus ve büllöz lupus eritematozus akılda tutulmalıdır.

Komplikasyonlar

TEN, çok sistemli komplikasyonlarla seyreden bir hastalıktır ve uzun dönemli sakatlıklara yol açabilir. Akut dönemde geniş alanda deri kaybı, ciddi sıvı ve elektrolit kayıplarına neden olur. Bu durum hipovolemik şok tablosuna ilerleyebilir ve böbrek yetmezliğini tetikleyebilir. Açık yaralar bakteriyel, mantar ve viral enfeksiyonlar için açık kapı oluşturur; sepsis ve septik şok mortalitenin başlıca nedenleri arasındadır.

Göz komplikasyonları kalıcı işlev kayıplarının en sık nedenidir. Akut dönemde konjonktivit, psödomembran oluşumu ve kornea ülserleri görülür. İyileşme sırasında konjonktiva ve göz kapakları arasında yapışıklıklar, kirpik dönmeleri, kuru göz hastalığı, kornea opasifikasyonu ve görme kaybı gelişebilir. Hastaların önemli bir kısmında kornea nakli veya skleral lens kullanımı gerekebilir.

Solunum sistemi tutulumu, bronşiyolitis obliterans, kronik öksürük, sekresyon birikimi ve solunum yetmezliğine ilerleyebilir. Sindirim sisteminde özofagus darlıkları, tat alma bozuklukları, kronik ağız kuruluğu ve diş sorunları yaşanabilir. Genitoüriner sistemde üretral darlıklar, vajinal yapışıklıklar ve cinsel işlev kayıpları bildirilmiştir. Deride hipertrofik nedbeler, kalıcı pigment değişiklikleri, tırnak distrofisi ve saçta dökülme gözlenebilir. Hastaların önemli bir kısmında uzun dönemli psikiyatrik komplikasyonlar, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve anksiyete gelişir. Mortalite oranı ortalama yüzde otuz civarındadır ve etkilenen vücut yüzey alanı ile doğru orantılıdır.

Risk Faktörleri ve Korunma

Toksik Epidermal Nekroliz bulaşıcı bir hastalık değildir; tamamen bireysel bağışıklık tepkisine ve genetik yatkınlığa bağlıdır. Risk faktörlerinin başında yüksek riskli ilaçların kullanımı gelir. Önceden bir TEN veya SJS atağı yaşamış kişilerin aynı ilaç grubunu yeniden kullanmaları halinde reaksiyonun tekrarlama olasılığı çok yüksektir; bu hastalar tetikleyici ilacı yaşam boyu kullanmamalıdır.

Korunma için aşağıdaki ilkeler önerilir:

  • Yüksek riskli ilaçlara başlamadan önce kişisel ve aile ilaç alerjisi öyküsünün ayrıntılı sorgulanması.
  • Asya kökenli bireylerde karbamazepin başlanmadan önce HLA-B*1502 testinin yapılması.
  • Allopurinol başlanacak hastalarda risk grubunda HLA-B*5801 testinin değerlendirilmesi.
  • Her yeni ilacın başlangıç döneminde döküntü, ateş ve mukoza yakınmaları açısından dikkatli olunması.
  • Önceki bir SJS/TEN olgusunda tetikleyici ilacın yazılı bir alerji kartında kayıt altına alınması.
  • Hastane ve eczacılık sistemlerinde alerji uyarılarının hasta dosyasına işlenmesi.
  • Medikal alarm bilekliği veya kartının taşınması ve seyahatlerde yanında bulundurulması.
  • Reçetesiz ilaç kullanımının azaltılması ve her yeni ilacın hekim onayıyla başlatılması.

Sağlık çalışanlarının ilaç başlarken hastaya olası belirtiler hakkında ayrıntılı bilgi vermesi, hastanın erken belirtiler ortaya çıktığında ilacı kendiliğinden kesip başvurabilmesi açısından çok değerlidir. Eczacılar bu süreçte ilaç güvenliği konusunda toplumun bilinçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenir.

Yönetim ve Tedavi Yaklaşımı

TEN'in yönetiminde en kritik müdahale, tetikleyici olduğu düşünülen ilacın derhal kesilmesidir. Bu adım ne kadar erken gerçekleşirse mortalite ve morbidite o kadar azalır. Hastalar mümkünse bir yanık merkezi veya deneyimli bir yoğun bakım ünitesinde takip edilir. Bu ünitelerde nemli, ısıtılmış, mikrop yoğunluğu kontrol altına alınmış bir ortam sağlanır.

Destek bakımı tedavinin temelini oluşturur. Sıvı resüsitasyonu yanık hastalarındaki protokollere benzer şekilde planlanır; ancak TEN'de sıvı kaybı daha az olduğundan miktar yanık formüllerinin yaklaşık üçte ikisi kadardır. Beslenme nazogastrik tüp aracılığıyla erken dönemde başlatılır; ağız içi yaralar nedeniyle yutkunma çoğunlukla mümkün değildir. Vücut ısısı yakından izlenir; hipotermiyi önlemek için oda sıcaklığı genelde 28-32 derece arasında tutulur.

Yara bakımı dikkatli bir yaklaşım gerektirir. Soyulmuş alanlar nemli, koruyucu örtülerle kaplanır; biyolojik örtüler, silikon esaslı pansumanlar veya yapay deri ürünleri kullanılır. Agresif debridman önerilmez; nekrotik epidermisin biyolojik bir örtü işlevi gördüğü düşünülmektedir. Antiseptik solüsyonlarla nazik temizlik uygulanır. Ağrı kontrolü için opioid grubu ilaçlar kullanılır.

Göz bakımı çok önemlidir. Hastanın gözleri saatlik suni gözyaşı, antibiyotikli pomatlar ve gerektiğinde amniyon membran nakli ile korunur. Kapaklardaki yapışıklıkların önlenmesi için cam çubukla nazik mekanik ayrım uygulanabilir. Ağız bakımında klorheksidinli gargaralar, topikal anestezikler ve nemlendiriciler kullanılır.

Sistemik tedaviler tartışmalı bir alandır. Siklosporin son yıllardaki çalışmalarda sağkalım üzerinde olumlu etkisiyle ön plana çıkmaktadır. Yüksek doz intravenöz immünoglobulin geçmişte yaygın olarak kullanılmıştır; ancak son veriler etkisinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Etanercept gibi tümör nekroz faktörü inhibitörleri ümit verici sonuçlar göstermektedir. Sistemik kortikosteroid kullanımı enfeksiyon riskini artırabileceği için seçici olarak değerlendirilir. Profilaktik antibiyotik rutin önerilmez; ancak ateş, klinik bozulma veya pozitif kültür varlığında geniş spektrumlu antibiyotikler başlanır. Derin ven trombozu ve stres ülseri profilaksisi standart uygulamalardır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı

Yeni başlanan bir ilaçtan sonra ortaya çıkan herhangi bir deri belirtisi ciddiye alınmalıdır. Aşağıdaki bulguların varlığında gecikmeden acil servise başvurulmalıdır:

  • Ateşle birlikte vücutta hızla yayılan ağrılı kırmızı veya morumsu döküntülerin görülmesi.
  • Cilt üzerinde içi sıvı dolu kabarcıkların oluşması veya derinin kendiliğinden soyulmaya başlaması.
  • Ağız içinde, dudaklarda veya genital bölgede beslenmeyi engelleyen yaraların oluşması.
  • Gözlerde şiddetli yanma, ışıktan rahatsız olma veya kapaklarda yapışma.
  • Yutkunma güçlüğü, ses kısıklığı veya nefes almada sıkıntı yaşanması.
  • Genel durumda hızla bozulma, halsizlik veya bilinç değişikliği gelişmesi.
  • Daha önce bir ilaç reaksiyonu öyküsü olan kişide yeni bir döküntünün başlaması.

Kendiliğinden krem sürmek, ağrı kesici almak veya antihistaminik kullanmak süreci geciktirir ve ciddiyetini örtbas eder. Bir aile bireyinde daha önce TEN veya SJS öyküsü olan kişiler, kullandıkları her yeni ilaç için hekimini bilgilendirmelidir. Acil servise başvururken son sekiz haftada kullanılan tüm ilaçların listesi mutlaka beraberinde getirilmelidir.

Son Değerlendirme

Toksik Epidermal Nekroliz, mortalitesi yüksek ancak doğru yaklaşımla seyri iyileştirilebilen bir tablodur. Yönetiminde erken tanı, sorumlu ilacın hızlı kesilmesi, deneyimli bir merkezde multidisipliner ekiple sürdürülen destek bakımı ve uzun dönemli izlem belirleyici unsurlardır. Akut süreç sonrasında hasta dermatoloji, göz hastalıkları, kulak burun boğaz, üroloji, jinekoloji, psikiyatri ve fizik tedavi gibi bölümlerin koordineli takibinde kalmalıdır. Tetikleyici ilacın yaşam boyu kullanılmaması, dijital sağlık kayıtlarına işlenmesi ve hastaya yazılı bilgilendirme yapılması temel önlemlerdendir. Toplum sağlığı düzeyinde farmakogenomik testlerin yaygınlaştırılması, ilaç güvenliği bilincinin artırılması ve sağlık çalışanlarının ayrıntılı öykü almaya özen göstermesi, bu nadir ancak yaşamı tehdit eden tablonun önlenmesinde önemli adımlardır.

Bilgilendirme: Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; doktor muayenesi, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Sağlığınızla ilgili kararlar için bir uzman hekime danışın.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Toksik Epidermal Nekroliz (TEN) ne demek, nasıl bir hastalık?
TEN, genellikle ilaçlara karşı gelişen, vücuttaki derinin ve mukoza zarlarının (ağız, göz, genital bölge) geniş alanlarda soyulmasına neden olan çok ciddi ve acil bir deri hastalığıdır. Vücut adeta ağır bir yanık geçiriyormuş gibi tepki verir.
Bende TEN mi var, nasıl anlarım?
Eğer vücudunuzda aniden yayılan mor-kırmızı döküntüler, ağız içinde yaralar ve derinizin dokunduğunuzda kağıt gibi soyulduğunu fark ediyorsanız bu durum TEN belirtisi olabilir. Genellikle yüksek ateş ve şiddetli halsizlik bu duruma eşlik eder.
TEN bulaşıcı mı, yanımdakilere geçer mi?
Hayır, TEN bulaşıcı bir hastalık değildir. Bir kişiden diğerine dokunma, hava yolu veya başka bir yolla geçmesi mümkün değildir.
TEN ölümcül mü, çok mu tehlikeli?
Evet, TEN hayati tehlikesi olan ciddi bir durumdur. Derinin geniş bir kısmı fonksiyonunu yitirdiği için vücut enfeksiyonlara ve sıvı kaybına açık hale gelir, bu yüzden yoğun bakım şartlarında takip edilmelidir.
TEN neden olur, durup dururken mi çıkar?
TEN genellikle vücudun kullandığınız bir ilaca (özellikle antibiyotikler, nöbet ilaçları veya ağrı kesiciler) verdiği aşırı ve hatalı bir bağışıklık sistemi tepkisidir. Nadiren de olsa enfeksiyonlar veya altta yatan başka hastalıklar da tetikleyici olabilir.
TEN geçer mi, tedavisi var mı?
TEN tedavi edilebilir bir hastalıktır ancak mutlaka hastanede yatarak tedavi edilmelidir. Tedavide öncelikle tetikleyici ilaç kesilir, vücudun sıvı dengesi korunur ve enfeksiyonları önlemek için yoğun bakım desteği sağlanır.
Hangi durumda acile gitmeliyim?
Vücudunuzda aniden oluşan, acı veren döküntüler, gözlerde yanma, ağızda yaralar ve bunlarla birlikte yüksek ateşiniz varsa zaman kaybetmeden en yakın acil servise başvurmalısınız.
TEN kalıtsal mı, çocuğuma geçer mi?
TEN genetik veya kalıtsal bir hastalık değildir. Çocuğunuza geçmez, ancak bazı kişilerde genetik yatkınlık belirli ilaçlara karşı bu tür bir reaksiyon geliştirme riskini biraz artırabilir.
TEN sonrası normal hayatıma dönebilir miyim?
Çoğu kişi iyileşme sürecinden sonra normal hayatına döner. Ancak deri iyileşse bile, gözlerde veya deride uzun süreli bazı izler veya hassasiyetler kalabilir; bu yüzden düzenli kontroller önemlidir.
TEN olunca ne yememeli, özel bir diyet var mı?
TEN sürecinde ağız içi yaralar çok acı verici olduğu için yumuşak, tahriş etmeyen ve soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Doktorunuz vücudun iyileşmesi için protein ve vitamin ağırlıklı özel bir beslenme planı oluşturacaktır.
TEN'den nasıl korunurum?
TEN'den korunmanın kesin bir yolu yoktur çünkü vücudun ilaca vereceği tepkiyi önceden tahmin etmek zordur. Yine de gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak ve geçmişte alerji yaptığını bildiğiniz ilaçlardan uzak durmak en önemli kuraldır.
Doğal yöntemler veya bitkisel çaylar TEN'e iyi gelir mi?
Hayır, TEN çok ciddi bir tıbbi durumdur ve evde bitkisel yöntemlerle tedavi edilemez. Bu tür girişimler enfeksiyon riskini artırarak durumu daha da kötüleştirebilir; mutlaka uzman doktor kontrolünde tedavi olunmalıdır.
Hamilelikte TEN yaşanırsa ne olur?
Hamilelikte TEN yaşanması hem anne hem de bebek için oldukça yüksek risk taşıyan bir durumdur. Bu süreçte tedavi, bebeğin durumunu da gözeten uzman ekipler tarafından hastane ortamında yürütülür.
Çocuklarda TEN farklı mı seyreder?
Çocuklarda TEN, yetişkinlere benzer şekilde ilerler ancak vücut yüzey alanı küçük olduğu için sıvı kaybı ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar daha hızlı gelişebilir. Çocuklarda tedavi süreci pediatri uzmanlarının gözetiminde yapılır.
Yaşlılarda TEN nasıl seyrediyor?
Yaşlılarda vücut direnci daha düşük olduğu ve genellikle başka kronik hastalıklar da bulunduğu için TEN daha ağır seyredebilir. İyileşme süreci gençlere göre biraz daha uzun sürebilir ve daha dikkatli bakım gerektirir.
TEN stresle ilgili bir hastalık mı?
TEN doğrudan stres kaynaklı değildir, temelinde bağışıklık sisteminin ilaca karşı verdiği anormal bir tepki vardır. Ancak stres bağışıklık sistemini zayıflattığı için dolaylı yoldan vücudun genel direncini etkileyebilir.
Vitamin veya mineral eksikliği TEN yapar mı?
Hayır, vitamin veya mineral eksikliği doğrudan TEN'e neden olmaz. TEN, genellikle vücuda dışarıdan alınan bir maddeye (ilaç gibi) karşı gelişen aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
TEN iyileştikten sonra spor yapabilir miyim?
İyileşme döneminde vücudunuz oldukça yorgun olacağı için spora başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Genel sağlığınız tamamen düzeldiğinde, doktorunuzun onayıyla yavaş yavaş fiziksel aktivitelerinize dönebilirsiniz.
TEN cinsel hayatı etkiler mi?
TEN sürecinde genital bölgede de yaralar oluşabileceği için iyileşme dönemi boyunca bu bölgeler hassas olabilir. İyileşme tamamlandıktan sonra cinsel hayat genellikle normale döner, ancak herhangi bir iz veya hassasiyet varsa doktorunuzla görüşmelisiniz.
TEN'den sonra cildimde iz kalır mı?
Hastalığın şiddetine göre değişmekle birlikte, iyileşen bölgelerde renk değişiklikleri veya bazı küçük izler kalabilir. İyi bir cilt bakımı ve güneşten korunma ile bu izlerin görünümü zamanla azalabilir.
TEN kaç gün sürer, ne zaman geçer?
TEN'in akut dönemi genellikle birkaç hafta sürer. Hastanın hastaneden çıkışı ve derinin kendini yenilemesi birkaç haftayı bulabilir, ancak tam toparlanma süreci kişiden kişiye göre değişir.
TEN geçiren birine evde nasıl bakmalıyım?
Hastaneden taburcu olduktan sonra doktorunuzun verdiği pansuman talimatlarına harfiyen uymalısınız. Enfeksiyon riskine karşı hijyene çok dikkat etmeli ve hastanın cildini tahriş etmeyecek, bol kıyafetler giymesini sağlamalısınız.
TEN tekrar eder mi?
Eğer sizi tetikleyen ilacı bilir ve bir daha asla kullanmazsanız tekrar etme ihtimali düşüktür. Ancak aynı ilaç grubuna veya benzer yapıdaki diğer ilaçlara karşı da dikkatli olmanız konusunda doktorunuz sizi uyaracaktır.
TEN olan kişi işe ne zaman dönebilir?
Bu durum hastalığın ağırlığına ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır. Genellikle vücut tam toparlanmadan ve enfeksiyon riski tamamen geçmeden işe dönmek önerilmez; doktorunuzun onayıyla kademeli bir dönüş yapılmalıdır.
WhatsApp Online Randevu