Tıbbi Birimler

Romatoloji

Romatoloji biriminde romatoid artrit, lupus, ankilozan spondilit ve gut hastalığı başta olmak üzere romatizmal ve otoimmün hastalıkların tedavisi yapılmaktadır.

1Doktor
7Tedavi
3Hastane

Romatoloji, kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen, iç hastalıkları ana dalının önemli bir alt uzmanlık alanıdır. Eklem ağrıları, şişlikler, hareket kısıtlılığı ve otoimmün hastalıklar gibi geniş bir hastalık yelpazesini kapsayan romatoloji, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kronik durumların yönetiminde merkezi bir rol üstlenmektedir. Koru Hastanesi Romatoloji Bölümü, deneyimli uzman kadrosu ve multidisipliner yaklaşımıyla hastalara kapsamlı tanı ve tedavi hizmeti sunmaktadır.

Romatoloji Nedir ve Hangi Hastalıklarla İlgilenir?

Romatoloji, Yunanca "akıntı, akım" anlamına gelen "rheuma" kelimesinden türetilmiş olup, tarihsel olarak eklemlere doğru akan zararlı sıvıların hastalığa neden olduğu inancından kaynaklanmaktadır. Günümüzde ise romatoloji, bağışıklık sisteminin düzensizliğine bağlı gelişen otoimmün ve otoinflamatuar hastalıklar, dejeneratif eklem hastalıkları, metabolik kemik hastalıkları ve yumuşak doku romatizmaları gibi iki yüzden fazla farklı hastalığın tanı ve tedavisiyle ilgilenen kapsamlı bir tıp dalı olarak tanımlanmaktadır.

Romatizmal hastalıklar, toplumda son derece yaygın olmasına rağmen sıklıkla geç tanı almakta veya yanlış teşhis edilmektedir. Oysa erken tanı ve uygun tedavi, eklem hasarının önlenmesi, organ tutulumunun engellenmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle romatoloji uzmanı tarafından yapılan değerlendirme, pek çok kronik hastalığın seyrini temelden değiştirebilmektedir.

Romatolojide Sık Görülen Hastalıklar

Romatoid Artrit

Romatoid artrit, bağışıklık sisteminin vücudun kendi eklem dokularına saldırmasıyla ortaya çıkan kronik inflamatuar bir hastalıktır. Genellikle el ve ayak eklemlerinden başlayarak simetrik biçimde tutulum gösteren bu hastalık, tedavi edilmediğinde kalıcı eklem hasarı, deformite ve fonksiyon kaybına yol açabilmektedir. Erken dönemde başlanan hastalık modifiye edici ilaçlar (DMARD) ve biyolojik ajanlar ile hastalık kontrol altına alınabilmekte ve eklem tahribatı önlenebilmektedir.

Romatoid artritin tanısında klinik değerlendirme, laboratuvar testleri (RF, anti-CCP, sedimentasyon, CRP) ve görüntüleme yöntemleri bir bütün olarak kullanılmaktadır. Erken artrit poliklinikleri aracılığıyla şüpheli vakaların hızlı değerlendirilmesi, tedaviye erken başlanmasını ve prognozu olumlu yönde etkilemektedir.

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)

Sistemik lupus eritematozus, bağışıklık sisteminin vücudun birçok organ ve dokusuna zarar vermesiyle karakterize edilen karmaşık bir otoimmün hastalıktır. Deri, eklemler, böbrekler, beyin, kalp ve akciğerler gibi pek çok organ tutulabilmekte ve hastalık alevlenme ve yatışma dönemleriyle seyredebilmektedir.

SLE'nin yönetimi, hastalığın hangi organları tuttuğuna ve aktivite düzeyine göre bireyselleştirilmektedir. Hidroksiklorokin, immünsüpresif ajanlar ve biyolojik tedaviler hastalık kontrolünde kullanılan başlıca ilaç gruplarıdır. Düzenli takip ve organ fonksiyonlarının periyodik değerlendirilmesi, komplikasyonların erken tespiti açısından kritik öneme sahiptir.

Ankilozan Spondilit ve Aksiyel Spondiloartritler

Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve sakroiliak eklemleri etkileyen kronik inflamatuar bir hastalıktır. Genellikle genç erişkinlerde başlayan bel ağrısı ve sabah tutukluğu ile kendini gösteren bu hastalık, ilerleyen dönemlerde omurganın ankilozuna (kaynaşmasına) ve ciddi hareket kısıtlılığına yol açabilmektedir.

HLA-B27 geni ile güçlü ilişkisi bulunan ankilozan spondilit, anti-TNF ve anti-IL-17 gibi biyolojik ajanların kullanıma girmesiyle tedavi açısından devrim niteliğinde gelişmeler yaşamıştır. Düzenli egzersiz programı ve fizik tedavi uygulamaları, ilaç tedavisinin vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak hastalık yönetiminde merkezi bir yer tutmaktadır.

Gut Hastalığı

Gut, kanda ürik asit düzeyinin yükselmesi sonucu monosodyum ürat kristallerinin eklemlerde birikmesiyle ortaya çıkan inflamatuar bir artrit türüdür. Tipik olarak ayak başparmağı ekleminde ani ve şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik ile kendini gösteren gut atakları, yaşam kalitesini ciddi ölçüde olumsuz etkilemektedir.

Gut hastalığının yönetiminde akut atak tedavisi ve ürik asit düzeyini düşürmeye yönelik uzun süreli tedavi olmak üzere iki temel strateji izlenmektedir. Diyet düzenlemesi, yeterli sıvı alımı ve tetikleyici faktörlerin belirlenmesi, ilaç tedavisini destekleyen önemli yaşam tarzı değişiklikleridir.

Fibromiyalji

Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu ve bilişsel işlev sorunlarıyla karakterize edilen kronik bir ağrı sendromudur. Yapısal bir eklem veya doku hasarı olmaksızın merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme mekanizmalarının bozulmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.

Fibromiyalji tedavisinde farmakolojik ve non-farmakolojik yaklaşımların birlikte kullanılması en etkili strateji olarak kabul edilmektedir. Düzenli aerobik egzersiz, bilişsel davranışçı terapi, uyku hijyeni eğitimi ve ağrı yönetimi programları, ilaç tedavisiyle birlikte hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirmektedir.

Sjögren Sendromu

Sjögren sendromu, tükürük ve gözyaşı bezlerini tutan kronik bir otoimmün hastalık olup ağız kuruluğu ve göz kuruluğu başlıca belirtileridir. Ancak hastalık sadece bezlerle sınırlı kalmayıp eklemler, akciğerler, böbrekler ve sinir sistemi gibi organları da tutabilmektedir. Primer veya sekonder (başka bir otoimmün hastalığa eşlik eden) formda görülebilen Sjögren sendromu, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir durumdur.

Vaskülit Hastalıkları

Vaskülitler, kan damarlarının duvarlarında inflamasyon gelişmesiyle karakterize edilen bir grup hastalığı kapsamaktadır. Tutulan damarın boyutuna göre büyük, orta ve küçük damar vaskülitleri olarak sınıflandırılan bu hastalıklar, hemen hemen tüm organ ve sistemleri etkileyebilmektedir. Dev hücreli arterit, Takayasu arteriti, poliarteritis nodoza, Wegener granülomatozu (GPA) ve Behçet hastalığı en sık karşılaşılan vaskülit türleri arasında yer almaktadır.

Skleroderma

Sistemik skleroz olarak da bilinen skleroderma, ciltte ve iç organlarda aşırı kollajen birikimi ile karakterize nadir bir otoimmün hastalıktır. Cilt sertleşmesi, Raynaud fenomeni, yutma güçlüğü ve akciğer tutulumu hastalığın başlıca bulgularıdır. Erken tanı ve organ tutulumunun yakın takibi, hastalığın prognozunu önemli ölçüde etkilemektedir.

Romatolojide Tanı Yöntemleri

Romatizmal hastalıkların tanısında klinik değerlendirme en önemli adımı oluşturmaktadır. Hastanın öyküsü, fizik muayene bulguları ve laboratuvar testleri bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Romatoid faktör (RF), anti-CCP, ANA, anti-dsDNA, ANCA, HLA-B27, kompleman düzeyleri, sedimentasyon ve CRP gibi serolojik testler tanı sürecinde sıklıkla kullanılmaktadır.

Görüntüleme yöntemleri arasında konvansiyonel röntgen, ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme ve bilgisayarlı tomografi yer almaktadır. Eklem ultrasonografisi, sinovitin (eklem zarı iltihabının) erken dönemde tespit edilmesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde son derece değerli bir yöntemdir. Gerekli durumlarda eklem sıvısı analizi ve doku biyopsisi de tanıya yardımcı olmaktadır.

Romatolojide Güncel Tedavi Yaklaşımları

Romatoloji alanında son yirmi yılda tedavi seçeneklerinde devrim niteliğinde gelişmeler yaşanmıştır. Geleneksel hastalık modifiye edici ilaçların (metotreksat, leflunomid, sülfasalazin, hidroksiklorokin) yanı sıra biyolojik ajanlar ve hedefli sentetik ilaçlar tedavi yelpazesini önemli ölçüde genişletmiştir.

Anti-TNF ilaçlar, IL-6 reseptör blokerleri, T-hücre ko-stimülasyon inhibitörleri, B-hücre deplesyon tedavisi ve JAK inhibitörleri gibi hedefli tedaviler, birçok romatizmal hastalıkta remisyon hedefine ulaşılmasını mümkün kılmıştır. Tedavide "hedefe yönelik tedavi" (treat-to-target) stratejisi benimsenmiş olup, hastalık aktivitesinin düzenli olarak ölçülmesi ve tedavinin buna göre ayarlanması esastır.

Romatolojide Multidisipliner Yaklaşım

Romatizmal hastalıkların yönetimi, romatoloji uzmanının koordinasyonunda birçok farklı disiplinin iş birliğini gerektirmektedir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, ortopedi, dermatoloji, nefroloji, göğüs hastalıkları, göz hastalıkları ve psikiyatri gibi bölümlerle yakın iş birliği yapılmaktadır. Hasta eğitimi, psikolojik destek ve sosyal hizmet desteği, tedavi sürecinin ayrılmaz parçaları olarak değerlendirilmektedir.

Romatoloji Bölümüne Ne Zaman Başvurulmalıdır?

  • Üç haftadan uzun süren eklem ağrısı ve şişliği
  • Sabah tutukluğu: Sabahları otuz dakikadan uzun süren eklem sertliği
  • Bel ağrısı: Özellikle genç yaşta başlayan, istirahatle geçmeyen, hareketle azalan bel ağrısı
  • Yaygın kas ve eklem ağrıları: Vücudun birçok bölgesinde eş zamanlı ağrılar
  • Cilt bulguları: Kelebek şeklinde yüz döküntüsü, cilt sertleşmesi, ağız ve genital ülserler
  • Raynaud fenomeni: Soğukta parmaklarda renk değişikliği (beyazlaşma, morarma, kızarma)
  • Göz ve ağız kuruluğu: Kronik kuruluk şikayetleri
  • Açıklanamayan ateş ve kilo kaybı: Enfeksiyon dışlanmasına rağmen devam eden sistemik belirtiler
  • Kas güçsüzlüğü: Özellikle omuz ve kalça çevresinde ilerleyici güçsüzlük
  • Tekrarlayan ürik asit yüksekliği: Gut atağı öyküsü olan hastalar

Romatolojide Koruyucu Yaklaşımlar

Romatizmal hastalıkların önlenmesi her zaman mümkün olmamakla birlikte, erken müdahale ve risk faktörlerinin yönetimi hastalık seyrini olumlu yönde etkileyebilmektedir. Sigara kullanımının bırakılması, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve ideal vücut ağırlığının korunması gibi yaşam tarzı değişiklikleri, pek çok romatizmal hastalığın gelişim riskini azaltmada önemli rol oynamaktadır. Aile öyküsünde otoimmün hastalık bulunan bireylerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması, erken tanı ve müdahale şansını artırmaktadır.

Hasta Eğitimi ve Yaşam Kalitesi

Kronik hastalıkların yönetiminde hasta eğitimi, tedaviye uyumu ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel bir unsurdur. Romatizmal hastalıklarla yaşayan bireylerin hastalıklarını anlamaları, ilaçlarını düzenli kullanmaları, düzenli egzersiz yapmaları ve stres yönetimi konusunda bilinçlenmeleri tedavi başarısını artırmaktadır.

Koru Hastanesi Romatoloji Bölümü, hasta eğitim programları ve bireysel danışmanlık hizmetleriyle hastaların hastalık sürecine aktif katılımını desteklemektedir. Düzenli kontrol muayeneleri, laboratuvar takibi ve tedavi değerlendirmesi ile hastalık aktivitesinin optimum düzeyde kontrol altında tutulması hedeflenmektedir.

Koru Hastanesi Romatoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, romatizmal hastalıkların erken tanısı ve etkili tedavisi konusundaki derin deneyimleriyle hastalarımıza kapsamlı ve bireyselleştirilmiş sağlık hizmeti sunmaktadır. Eklem ağrıları, şişlik, hareket kısıtlılığı veya otoimmün hastalık şüphesi durumunda bölümümüze başvurabilirsiniz.

Doktorlarımız

Romatizmal ve otoimmün hastalıkların tedavisinde uzman romatologlarımız

WhatsApp Online Randevu