SCC antijeni (skuamöz hücreli karsinom antijeni), vücudun yüzeyini ve bazı iç organları örten yassı epitel hücrelerinin ürettiği bir proteindir. Bu protein, yassı hücrelerden gelişen tümörlerde kana daha yüksek miktarda geçebildiği için tümör belirteci olarak ölçülür. Test en çok rahim ağzı kanseri tanısı almış kişilerde tedaviye verilen yanıtın ve hastalığın yeniden ortaya çıkıp çıkmadığının izlenmesinde yararlanılan bir kan testidir. Baş-boyun bölgesi, yemek borusu, akciğer ve anal bölgenin yassı hücreli tümörlerinde de diğer incelemeleri tamamlayıcı bilgi sunabilir. Sonuç; deri hastalıkları, böbrek ve karaciğer sorunları ya da örneğe karışan tükürük ve ter gibi pek çok etkenden etkilenebildiği için her zaman kişinin genel durumuyla birlikte yorumlanır.
SCC Antijeni (Skuamöz Hücreli Karsinom Antijeni) Nedir ve Hangi Dokularda Üretilir?
SCC antijeni, ilk kez rahim ağzının yassı hücreli kanser dokusundan ayrıştırılmış bir protein grubudur. Yapısal olarak serpin ailesi (serin proteaz inhibitörleri) adı verilen ve hücre içindeki bazı yıkıcı enzimleri dengeleyen proteinler arasında yer alır. Normal koşullarda deri, ağız içi, dil, yutak, yemek borusu, rahim ağzı, vajina ve solunum yollarının yüzeyini örten yassı (skuamöz) epitel hücrelerinde üretilir. Bu hücreler sağlıklı dokuda proteini az miktarda kana bırakır; bu nedenle sağlıklı kişilerin kanında da düşük düzeyde SCC antijeni bulunur. Yassı epitelden köken alan bir tümör büyüdüğünde, çoğalan hücre sayısının artması ve doku yapısının bozulmasıyla kana geçen protein miktarı yükselebilir. Proteinin birbirine çok benzeyen iki formu vardır ve laboratuvar testleri genellikle bu formların toplamını ölçer. SCC antijeni yalnızca kanserli hücrelere özgü değildir; iltihaplı ya da hızla yenilenen yassı epitel de bu proteini fazla üretebilir. Bu özellik, testin neden tanı koymak yerine tanısı konmuş hastalığın izleminde kullanıldığını açıklar.
SCC Antijeni Testi Hangi Durumlarda İstenir?
SCC antijeni testi en sık, biyopsiyle yassı hücreli rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kişilerde tedavi başlamadan önce başlangıç değerini belirlemek için istenir. Bu başlangıç değeri, sonraki ölçümlerin anlamlı biçimde karşılaştırılabilmesini sağlar. Tedavi süresince ve tedavi bittikten sonraki kontrol dönemlerinde test, hastalığın seyrini izlemeye yardımcı olmak amacıyla tekrarlanabilir. Vulva ve vajina gibi dış genital bölgenin yassı hücreli tümörlerinde de benzer bir izlem amacıyla kullanılabilir. Baş-boyun bölgesi, yemek borusu, akciğer ve anal kanal kaynaklı yassı hücreli tümörlerde ise görüntüleme ve muayene bulgularını tamamlayan bir belirteç olarak değerlendirilebilir. Tanısı bilinmeyen bir kişide yakınmalar nedeniyle kanser araştırılırken ya da belirtisi olmayan kişilerde tarama amacıyla bu testin istenmesi önerilmez. Testin ne zaman ve hangi sıklıkta isteneceği, tümörün yerleşimi, uygulanan tedavi ve kişinin genel durumu göz önünde tutularak hekim tarafından planlanır.
SCC Antijeni Testi Nasıl Yapılır ve Hazırlık Gerekir mi?
SCC antijeni ölçümü, koldaki bir toplardamardan alınan kan örneğinin serum kısmında yapılır. Kan alma işlemi diğer rutin kan testlerinden farklı değildir ve kısa sürer. Test için genellikle aç kalmak ya da özel bir diyet uygulamak gerekmez. Örnek alınırken tüpün kapağına, iç yüzeyine ve pipet uçlarına çıplak elle dokunulmaması, örneğin tükürük, ter ya da deri döküntüleriyle temas etmemesi büyük önem taşır. Bu nedenle kan alma ve laboratuvar işlemleri eldivenle yapılır ve örnek kapalı tüpte korunur. Kişinin bilinen bir deri hastalığı, böbrek ya da karaciğer rahatsızlığı varsa bunu kan alma öncesinde belirtmesi, sonucun doğru yorumlanmasına katkı sağlar. Takip amacıyla yapılan ölçümlerin mümkün olduğunca aynı laboratuvarda ve aynı yöntemle yapılması, değerler arasındaki değişimin daha güvenilir izlenmesini sağlar. Son radyoterapi ya da kemoterapi uygulamasının zamanı da sonucu yorumlayan ekip için yararlı bir bilgidir.
SCC Antijeni Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
SCC antijeni sonucu, laboratuvarın kullandığı yönteme göre belirlediği referans aralığıyla karşılaştırılarak raporlanır. Ancak tek bir ölçümün referans aralığının içinde ya da dışında olması, tek başına hastalığın varlığı veya yokluğu hakkında yorum yapmaya yetmez. Bu testte asıl anlamlı bilgi, zaman içinde art arda yapılan ölçümlerin gösterdiği eğilimden elde edilir. Tedavi öncesi yüksek bulunan bir değerin tedaviyle belirgin biçimde gerilemesi, tümörün tedaviye yanıt verdiğini destekleyen bir bulgu olarak kabul edilir. Gerilemiş bir değerin kontrol dönemlerinde yeniden ve sürekli biçimde yükselmesi ise hastalığın tekrarlama olasılığını düşündürebilir ve ek incelemeleri gündeme getirir. Tanı anında normal sınırlarda olan bir SCC antijeni değeri, bu kişinin izleminde testin sınırlı bilgi sağlayacağına işaret edebilir. Yorum yapılırken deri hastalıkları, böbrek işlevi, karaciğer durumu ve örnek alma koşulları gibi tümör dışı etkenler de göz önünde bulundurulur. Sonuç her zaman muayene, görüntüleme ve gerektiğinde doku incelemesiyle birlikte değerlendirilir.
SCC Antijeni Yüksekliği Ne Anlama Gelir?
SCC antijeninin yüksek bulunması, kanda bu proteinin olağandan fazla bulunduğunu gösterir; ancak nedenini tek başına açıklamaz. Yassı hücreli tümörlerde yükseklik, tümör hücrelerinin çoğalması ve dokuda yaptığı değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bununla birlikte deri, akciğer, böbrek ve karaciğeri etkileyen iyi huylu pek çok durum da benzer bir yükselmeye yol açabilir. Hafif yükseklikler çoğu zaman tümör dışı nedenlerle ilişkilidir ve kısa aralıkla tekrarlanan ölçümde normale dönebilir. Örneğe tükürük veya ter karışması gibi laboratuvar öncesi hatalar da gerçekte olmayan bir yükseklik görüntüsü oluşturabilir. Bu nedenle beklenmedik bir yükseklik saptandığında önce örnek alma koşulları ve eşlik eden hastalıklar gözden geçirilir, gerekirse test yinelenir. Kanser tanısı almış bir kişide ise yüksekliğin anlamı, önceki değerlerle karşılaştırma ve klinik bulgular ışığında ele alınır. Yüksek bir sonuç tek başına bir hastalık adı koymaz; yalnızca hangi incelemelerin yapılacağına yön verir.
Rahim Ağzı Kanserinin İzleminde SCC Antijeni Nasıl Kullanılır?
Rahim ağzı kanseri, SCC antijeninin en çok çalışıldığı ve izlemde en yaygın kullanıldığı hastalıktır. Rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümü yassı hücreli tipte olduğu için bu kişilerin önemli bir kısmında tanı anında SCC antijeni yüksek bulunabilir. Adenokarsinom (salgı bezi hücrelerinden gelişen tip) gibi yassı hücreli olmayan türlerde ise test genellikle belirgin bilgi sağlamaz. Tedavi öncesinde ölçülen değer, radyoterapi, kemoterapi ya da cerrahi sonrasında yapılacak ölçümler için karşılaştırma noktası oluşturur. Tedavi sürecinde değerin gerilemesi, tümör yükünün azaldığını destekleyen bulgulardan biri olarak kabul edilir. Tedavi sonrası kontrol dönemlerinde yapılan düzenli ölçümler, muayene ve görüntülemeyle birlikte hastalığın yeniden ortaya çıkıp çıkmadığının izlenmesine yardımcı olur. Bazı kişilerde yeniden yükselme, yakınmalar ya da görüntüleme bulguları ortaya çıkmadan önce fark edilebilir ve ek incelemelerin erken planlanmasını sağlayabilir. Bununla birlikte değerin normal kalması, izlem muayenelerinin ve görüntülemelerin yerini tutmaz.
Baş-Boyun ve Yemek Borusu Kanserlerinde SCC Antijeninin Yeri Nedir?
Ağız içi, dil, yutak ve gırtlak gibi baş-boyun bölgesi yapılarının kanserleri çoğunlukla yassı hücreli tiptedir ve bu tümörlerde SCC antijeni yükselebilir. Ancak baş-boyun kanserlerinde testin duyarlılığı rahim ağzı kanserine göre daha sınırlıdır; bazı kişilerde tümör olmasına karşın değer normal bulunabilir. Bu nedenle baş-boyun tümörlerinde SCC antijeni, Kulak Burun Boğaz muayenesi, endoskopi ve görüntüleme yöntemlerinin yerine değil, onları tamamlayan bir bilgi olarak kullanılır. Yemek borusunun yassı hücreli kanserinde de tanı anında yüksek bulunan değerin tedaviyle gerilemesi ve izlemde yeniden yükselmesi takip açısından yol gösterici olabilir. Yemek borusunun alt kısmında daha sık görülen adenokarsinom türünde ise bu belirteç genellikle anlamlı bilgi vermez. Anal kanalın yassı hücreli tümörlerinde de benzer biçimde tedaviye yanıtı izlemeye yardımcı bir belirteç olarak değerlendirilebilir. Bu tümör gruplarında SCC antijeni zaman zaman CYFRA 21-1 veya CEA gibi başka belirteçlerle birlikte istenebilir; her belirtecin güçlü ve zayıf yönleri farklıdır. Hangi belirtecin izlemde daha yararlı olacağı, çoğu zaman tanı anında hangisinin yüksek bulunduğuna göre belirlenir.
Sedef ve Egzama Gibi Deri Hastalıkları SCC Antijenini Neden Yükseltebilir?
Sedef hastalığı (psoriazis), egzama (atopik dermatit) ve pemfigus gibi deri hastalıklarında SCC antijeni belirgin biçimde yükselebilir. Bunun nedeni, iltihaplı deride yassı epitel hücrelerinin olağandan hızlı çoğalması ve SCC antijenini fazla üretmesidir. Bu hastalıklarda bozulmuş deri bariyeri ve yoğun hücre yenilenmesi, proteinin kana geçişini de artırabilir. Yükselmenin derecesi genellikle deri tutulumunun yaygınlığı ve hastalığın alevlenme dönemiyle ilişkilidir. Deri hastalığının kontrol altına alınmasıyla değerin gerilemesi beklenir. Yaygın deri hastalığı olan ve aynı zamanda kanser izleminde bulunan bir kişide yükselen değer, önce deri tablosunun seyriyle birlikte ele alınır. Bu durumu göz önünde tutan bir değerlendirme, gereksiz ileri incelemelerin ve kaygının önüne geçebilir. Deri hastalığında uygulanan kremler ya da sistemik tedaviler de hastalık etkinliğini değiştirerek dolaylı yoldan sonucu etkileyebilir.
Böbrek Yetmezliği ve Karaciğer Hastalıkları SCC Antijeni Sonucunu Nasıl Etkiler?
SCC antijeni kandan büyük ölçüde böbrekler aracılığıyla temizlenir. Böbrek işlevleri azaldığında protein kanda birikir ve tümör olmadan da yüksek değerler ölçülebilir. Bu yükseklik özellikle ileri böbrek yetmezliği olan ve diyaliz tedavisi alan kişilerde belirgin olabilir. Kronik karaciğer hastalığı, siroz (karaciğerde yaygın sertleşme) ve karaciğer iltihabı gibi durumlarda da SCC antijeni düzeyinde yükselme bildirilmiştir. Böyle bir tablonun eşlik ettiği kişilerde SCC antijeni sonucu yorumlanırken böbrek ve karaciğer işlev testleri birlikte göz önünde bulundurulur. Böbrek işlevleri değişkenlik gösteren kişilerde SCC antijenindeki artış ya da azalış, tümörden değil böbrek işlevindeki değişimden kaynaklanabilir. İzlem sürecindeki ölçümlerde, aynı dönemde yapılan kreatinin gibi böbrek testlerinin de birlikte değerlendirilmesi yorumu daha sağlıklı kılar. Kanser izleminde olan ve aynı zamanda bu organ hastalıklarından birini taşıyan kişilerde sonuçların eğilimi, tek ölçümden daha fazla bilgi verir.
Tükürük veya Ter Bulaşı SCC Antijeni Ölçümünü Etkiler mi?
SCC antijeni deri yüzeyinde, tükürükte ve terde kandakine göre çok daha yüksek miktarda bulunur. Bu nedenle örneğe çok küçük bir miktar tükürük, ter ya da deri döküntüsü karışması bile gerçekte olmayan bir yükseklik (yalancı yükseklik) oluşturabilir. Tüp kapağının çıplak elle açılması, örneğin üzerine konuşulması, hapşırılması ya da öksürülmesi bu tür bir bulaşa yol açabilir. Laboratuvar aşamasında pipet uçlarına ya da örnek kaplarına eldivensiz temas da aynı sorunu doğurabilir. Bu nedenle kan alma ve örneğin işlenmesi sırasında eldiven kullanımı, kapalı tüp sistemleri ve özenli çalışma sonucun güvenilirliği açısından önemlidir. Beklenmedik biçimde yüksek bir değer klinik bulgularla uyuşmadığında, testin yeni bir örnekle tekrarlanması bu olasılığı ayırt etmeye yardımcı olur. Kişinin kendisi açısından özel bir hazırlık gerekmez; ancak kan alınacak bölgenin temiz olması ve işlem sırasında bu alana dokunulmaması yararlıdır. Tekrarlanan ölçümde normal sınırlara dönen bir değer, ilk sonucun büyük olasılıkla bulaşa bağlı olduğunu düşündürür.
SCC Antijeni ile HPV DNA ve Smear Testleri Arasındaki Fark Nedir?
HPV DNA testi ve servikal smear (Pap smear), belirtisi olmayan kadınlarda rahim ağzı kanserini ya da kansere dönüşebilecek hücre değişikliklerini erken dönemde yakalamaya yönelik tarama testleridir. Bu iki test rahim ağzından alınan hücre örneği üzerinde yapılır; HPV DNA testi virüsün varlığını, smear ise hücrelerdeki yapısal değişiklikleri inceler. SCC antijeni ise kan örneğinde ölçülür ve rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kişilerde tedaviye yanıtı ve nüksü (hastalığın yeniden ortaya çıkmasını) izlemek amacıyla kullanılır. Hücre değişikliklerinde ve küçük tümörlerde SCC antijeni çoğunlukla yükselmediği için tarama amacıyla uygun değildir. Smear ve HPV DNA testleri tedavi sonrası izlemde de yer alabilir; ancak tümör yükündeki değişimi kan düzeyinde yansıtmazlar. Bu nedenle üç test birbirinin yerine geçmez; farklı soruları yanıtlar ve farklı aşamalarda kullanılır. Rahim ağzı kanseri taraması için başvuran bir kişide SCC antijeni istenmesi beklenmez; tanı sonrası izlem sürecinde ise bu test diğer yöntemlere eşlik edebilir.
SCC Antijeni Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur, Süreç Nasıl İlerler?
SCC antijeni çoğunlukla kanser tanısı konmuş ve izlemi süren kişilerde istendiği için sonuç genellikle testi isteyen bölüm tarafından değerlendirilir. Rahim ağzı, vulva ve vajina tümörlerinde Kadın Hastalıkları ve Doğum ile jinekolojik onkoloji, baş-boyun tümörlerinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, akciğer tümörlerinde Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi, yemek borusu ve anal kanal tümörlerinde Gastroenteroloji ve Genel Cerrahi bölümleri sürece katılır. Tedavi planlaması ve izlem çoğu zaman Tıbbi Onkoloji ve Radyasyon Onkolojisi bölümleriyle birlikte yürütülür. Yükseklik yaygın bir deri hastalığıyla açıklanabiliyorsa Dermatoloji, böbrek ya da karaciğer sorunları düşünülüyorsa Nefroloji, Gastroenteroloji veya İç Hastalıkları bölümlerinin görüşü yol gösterici olabilir. Tanısı olmayan bir kişide rastlantısal olarak yüksek bulunan bir değer için ilk adım genellikle İç Hastalıkları bölümüne başvurmak ve testin yinelenmesidir. Süreç çoğunlukla önceki sonuçların karşılaştırılması, muayene ve gerekli görülürse görüntüleme incelemeleriyle ilerler. Yükseklik sürekli ve artan bir eğilim gösteriyorsa ileri görüntüleme ve doku örneklemesi planlanabilir. Önceki sonuçların ve raporların kontrole götürülmesi, hekimin değerlerdeki eğilimi doğru değerlendirmesine yardımcı olur.