Biyokimya Kütüphanesi

Servikal Smear (Pap Test)

Servikal smear, rahim ağzından (serviks) alınan hücrelerin mikroskop altında incelendiği bir tarama testidir. Halk arasında Pap test ya da smear testi olarak da bilinir. Testin amacı, henüz belirti vermeyen hücre değişikliklerini erken dönemde fark etmek ve gerektiğinde ileri incelemeye yönlendirmektir. Sonuç tek başına tanı koymaz; muayene bulguları, kişinin geçmişi ve gerekirse ek testlerle birlikte değerlendirilir. Düzenli yapılan tarama, rahim ağzı sağlığının izlenmesinde önemli bir yer tutar.

Servikal Smear (Pap Test) Nedir ve Neyi Değerlendirir?

Servikal smear, rahim ağzının yüzeyinden ve rahim ağzı kanalının girişinden toplanan hücrelerin laboratuvarda mikroskopla incelenmesine dayanan bir testtir. Rahim ağzı (serviks), rahmin vajinaya açılan alt bölümüdür ve yüzeyi sürekli yenilenen hücrelerle kaplıdır. Test, bu hücrelerin şekil, büyüklük ve çekirdek yapısında normalden sapma olup olmadığını değerlendirir. Hücrelerdeki bu değişikliklere sitolojik anormallik denir ve çoğu zaman herhangi bir yakınmaya yol açmaz. Smear, bir hastalığı doğrulamak için değil, belirti vermeyen kişilerde erken değişiklikleri yakalamak için tasarlanmış bir tarama aracıdır. Örnekte iltihap bulguları, bazı mikroorganizmaların izleri ve menopoza bağlı incelme gibi hücresel değişiklikler de not edilebilir. Bununla birlikte test, rahim ağzı dışındaki organları ayrıntılı biçimde incelemez. Smear, virüsün kendisini arayan HPV DNA testinden farklı olarak virüsün hücrelerde yarattığı olası etkiyi görmeye çalışır. Bu iki test bazı tarama programlarında birlikte ya da ardışık kullanılabilir ve sonuçları birbirini tamamlar.

Servikal Smear Hangi Durumlarda ve Hangi Yaş Döneminde Önerilir?

Servikal smear, belirti taşımayan kadınlarda rahim ağzı taramasının bir parçası olarak önerilir. Taramanın hangi yaşta başlayacağı, hangi yaşta sonlanabileceği ve hangi aralıkla tekrarlanacağı ulusal tarama programında belirlenen yaş ve aralıklara göre planlanır. Bu çerçeve ülkeden ülkeye ve zaman içinde güncellenen kılavuzlara göre farklılık gösterebilir. Bazı programlarda belirli yaş dönemlerinde smear tek başına, bazı dönemlerde ise HPV testiyle birlikte ya da HPV testinin ardından kullanılır. Tarama dışında düzensiz vajinal kanama, cinsel ilişki sonrası kanama veya muayenede rahim ağzında dikkat çeken bir görünüm olduğunda da smear istenebilir. Önceki smear sonucunda anormallik saptanmış kişilerde takip amacıyla tekrar örnek alınabilir. Bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalığı ya da tedavisi olan kişilerde tarama sıklığı farklı planlanabilir. Kişiye uygun zamanlama; yaş, önceki sonuçlar, HPV durumu ve genel sağlık öyküsü birlikte ele alınarak belirlenir.

Servikal Smear Nasıl Alınır ve İşlem Ağrılı mıdır?

Smear, jinekolojik muayene masasında sırtüstü uzanılmış ve bacaklar destekler üzerine yerleştirilmiş şekilde alınır. Önce vajina duvarlarını hafifçe aralayan spekulum adlı bir alet yerleştirilir ve rahim ağzı görünür hâle getirilir. Ardından küçük bir fırça ya da ince bir spatula ile rahim ağzının yüzeyinden ve kanal girişinden hücreler toplanır. Toplanan örnek, kullanılan yönteme göre ya bir cam lama yayılır ya da özel bir sıvı içeren kaba aktarılır. Örnek alma aşaması genellikle çok kısa sürer ve muayenenin tamamı da uzun zaman almaz. Spekulum yerleştirilirken basınç hissi, fırça temas ettiğinde ise hafif bir sızı ya da kramp benzeri bir his duyulabilir. Bu rahatsızlık kişiden kişiye değişir ve çoğu zaman işlem bittiğinde kısa sürede geçer. Kasların gevşek tutulması ve yavaş, düzenli nefes alınması hissedilen rahatsızlığı azaltabilir. Endişe duyan kişi, işlem sırasında ne yapıldığının adım adım anlatılmasını ya da ara verilmesini isteyebilir.

Smear Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Smear örneğinin değerlendirilebilir olması için hücrelerin kan, mukus ya da başka maddelerle örtülmemesi gerekir. Bu nedenle test genellikle adet kanaması tamamen bittikten bir süre sonra ve bir sonraki adetten önce planlanır. Testten önceki günlerde vajinal duş yapılmaması önerilir, çünkü duş yüzeydeki hücreleri yıkayabilir. Vajinal krem, fitil, kayganlaştırıcı ya da sperm öldürücü ürünlerin de testten önceki günlerde kullanılmaması istenir. Test öncesinde kısa bir süre cinsel ilişkiye ara verilmesi, örneğin daha temiz alınmasına yardımcı olur. Belirgin bir vajinal enfeksiyon varsa önce enfeksiyonun giderilmesi ve smearin sonra alınması düşünülebilir. Gebelik olasılığı, kullanılan doğum kontrol yöntemi, önceki smear sonuçları ve geçirilmiş jinekolojik işlemler hakkında bilgi verilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır. Açlık gibi özel bir hazırlık gerekmez ve günlük yaşam olağan biçimde sürdürülebilir.

Transformasyon Zonundan Örnek Alınması Neden Önemlidir?

Transformasyon zonu, rahim ağzının dış yüzeyini örten yassı hücrelerle kanalın içini döşeyen salgı yapan hücrelerin birleştiği geçiş bölgesidir. Bu bölgede hücreler yaşam boyunca bir tipten diğerine dönüşür ve bu dönüşüm süreci hücreleri dış etkilere daha açık hâle getirir. Rahim ağzındaki öncül hücre değişikliklerinin büyük bölümü bu geçiş alanında başlar. Bu nedenle örneğin bu bölgeyi kapsaması, testin değişiklikleri yakalama olasılığını artırır. Raporda örneğin kanal hücrelerini ya da geçiş bölgesi hücrelerini içerip içermediği belirtilir. Transformasyon zonunun yeri yaşa, hormonal duruma, gebeliğe ve menopoza göre değişebilir. Menopoz sonrasında bu bölge çoğu zaman kanalın içine doğru çekilir ve örneğe ulaşmak güçleşebilir. Geçiş bölgesi hücrelerinin örnekte bulunmaması testin geçersiz olduğu anlamına gelmez, ancak takip planlanırken dikkate alınan bir bilgidir.

Konvansiyonel ve Sıvı Bazlı Smear Arasındaki Fark Nedir?

Konvansiyonel smear yönteminde fırça ya da spatulayla alınan hücreler doğrudan bir cam lama yayılır ve hemen tespit edilir. Bu yöntemde hücreler üst üste yığılabilir, kan ya da mukusla örtülebilir ve bu durum incelemeyi zorlaştırabilir. Sıvı bazlı sitolojide ise örnek, fırçayla birlikte özel bir koruyucu sıvının içine aktarılır. Laboratuvarda bu sıvıdaki kan, mukus ve iltihap artıkları büyük ölçüde ayrılır ve hücreler ince, düzgün bir tabaka hâlinde cama yayılır. Bu hazırlık biçimi yetersiz örnek sayısını azaltabilir ve hücrelerin daha rahat incelenmesine olanak tanır. Sıvı bazlı örneğin bir avantajı da aynı kaptan gerektiğinde HPV testi gibi ek incelemelerin yapılabilmesidir. Böylece belirsiz bir sonuçta kişinin yeniden örnek vermesine gerek kalmayabilir. Her iki yöntem de tarama amacıyla kullanılır ve hangisinin seçileceği laboratuvar olanaklarına ve tarama programının yapısına göre belirlenir.

Smear Sonucu Nasıl Raporlanır?

Smear sonuçları çoğu laboratuvarda Bethesda sistemi adı verilen ortak bir raporlama diliyle yazılır. Bu sistem, farklı merkezlerde çıkan sonuçların aynı terimlerle anlaşılmasını sağlar. Raporun ilk kısmında örneğin değerlendirmeye uygun olup olmadığı belirtilir. Kan, iltihap ya da az hücre nedeniyle örnek yetersiz sayılırsa testin tekrarlanması istenebilir. İkinci kısımda genel bir sınıflama yapılır ve hücrelerde anlamlı bir değişiklik bulunup bulunmadığı ifade edilir. Son kısımda ayrıntılı yorum yer alır ve yassı hücrelere ya da salgı bezi hücrelerine ait anormallikler kısaltmalarla tanımlanır. Raporda enfeksiyon bulguları, menopoza bağlı hücre değişiklikleri veya iltihaba bağlı tepkisel değişiklikler de not edilebilir. Rapordaki terimler hücrelerin mikroskoptaki görünümünü tarif eder ve doku düzeyinde bir tanının yerine geçmez.

Normal (Negatif) Smear Sonucu Ne Anlama Gelir?

Normal smear sonucu raporda genellikle intraepitelyal lezyon veya malignite açısından negatif ifadesiyle yazılır. Bu ifade, incelenen hücrelerde öncül değişiklik ya da kötü huylu hücre görülmediğini anlatır. Negatif sonuç rahim ağzı taramasında olumlu bir bulgudur ve kişinin olağan tarama aralığıyla izlenmeye devam etmesini destekler. Rapor negatif olsa da iltihap, bazı mikroorganizmaların varlığı ya da menopoza bağlı incelme gibi ek notlar bulunabilir. Bu notlar tek başına öncül bir değişiklik anlamına gelmez, ancak yakınma varsa ayrıca ele alınabilir. Tarama testleri yalnız örnekteki hücreleri yansıttığından, negatif sonuç gelecek yıllar için bir güvence sayılmaz. Bu nedenle sonuç normal olsa bile belirlenen aralıkla taramanın sürdürülmesi önem taşır. Taramalar arasında açıklanamayan kanama, cinsel ilişki sonrası kanama ya da olağan dışı akıntı olursa bir sonraki tarama zamanı beklenmeden değerlendirme istenebilir.

ASC-US, LSIL ve HSIL Gibi Sonuçlar Neyi İfade Eder?

ASC-US, önemi belirlenemeyen atipik yassı hücreler anlamına gelir ve hücrelerde hafif, açıkça sınıflandırılamayan bir farklılık görüldüğünü ifade eder. Bu bulgu çoğu zaman iltihap, hormonal değişiklik ya da geçici HPV etkisiyle ilişkili olabilir. ASC-H ise yüksek dereceli bir değişikliğin dışlanamadığı atipik yassı hücreleri tanımlar ve daha yakından incelenmesi gereken bir sonuç olarak kabul edilir. LSIL, düşük dereceli yassı hücre içi lezyon demektir ve genellikle HPV'nin hücrelerde yarattığı hafif değişiklikleri yansıtır. Bu tür değişikliklerin önemli bir bölümü bağışıklık sisteminin etkisiyle zaman içinde kendiliğinden gerileyebilir. HSIL, yüksek dereceli yassı hücre içi lezyon anlamına gelir ve daha belirgin öncül hücre değişikliklerini gösterir. HSIL kanser demek değildir, ancak izlenmeden bırakılmaması ve ileri incelemeyle netleştirilmesi gereken bir bulgudur. AGC ise salgı bezi hücrelerinde atipi olduğunu belirtir ve rahim ağzı kanalı ile rahim iç zarının da değerlendirilmesini gerektirebilir. Bu terimlerin her biri hücre görünümünü tarif eder ve asıl anlamlarını kişinin yaşı, HPV durumu ve önceki sonuçlarıyla birlikte kazanır.

Anormal Smear Sonucu Kanser Anlamına Gelir mi?

Anormal smear sonucu çoğu zaman kanser anlamına gelmez. Raporda tanımlanan değişikliklerin büyük bölümü hafif düzeydedir ve iltihap, hormonal etkiler ya da geçici HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir. Hafif değişikliklerin önemli bir kısmı herhangi bir müdahale gerekmeden zaman içinde kendiliğinden düzelebilir. Yüksek dereceli değişiklikler de kanser olarak değil, ilerleme olasılığı taşıyan öncül değişiklikler olarak tanımlanır. Öncül değişikliklerin ilerlemesi genellikle uzun bir süreç içinde gerçekleşir ve bu süre erken saptama için önemli bir fırsat sunar. Taramanın temel amacı da bu aşamadaki değişiklikleri yakalayıp izlemek ya da gerektiğinde ele almaktır. Anormal bir sonuç almak kaygı yaratabilir, ancak bu sonuç çoğu durumda yalnızca daha yakından bakılması gerektiğini gösterir. Sonucun anlamı, ileri incelemeler ve kişinin genel durumu birlikte değerlendirildiğinde netleşir.

Anormal Sonuçta Kolposkopi ve Biyopsi Neden Gündeme Gelir?

Smear hücrelerin tek tek görünümünü değerlendirir, ancak değişikliğin rahim ağzının hangi bölgesinde ve ne genişlikte olduğunu göstermez. Kolposkopi, rahim ağzının büyüteçli ve ışıklı bir cihazla ayrıntılı olarak incelendiği muayenedir. Bu muayenede rahim ağzı yüzeyine özel solüsyonlar uygulanır ve anormal görünen alanlar daha belirgin hâle gelir. Şüpheli bir alan görülürse oradan küçük bir doku parçası alınır ve bu işleme biyopsi denir. Biyopsi, hücrelerin yanı sıra doku yapısını da gösterdiği için smearden farklı olarak doku düzeyinde bir değerlendirme sağlar. Kolposkopiye yönlendirme kararı smear sonucunun derecesine, HPV testi sonucuna, yaşa ve önceki tarama geçmişine göre verilir. Hafif değişikliklerde önce bir süre sonra testin tekrarlanması, daha belirgin bulgularda ise doğrudan kolposkopi planlanabilir. Kolposkopi ve biyopsi sırasında kısa süren bir sızı ya da kramp hissedilebilir ve sonrasında hafif lekelenme görülebilir. İleri basamakların hangi sırayla yapılacağı, sonuçları birlikte yorumlayan hekim tarafından kişiye göre belirlenir.

Smear Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur ve Takip Nasıl Planlanır?

Smear sonucunun değerlendirilmesi ve takibin planlanması için Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüne başvurulur. Normal sonuçlarda takip, ulusal tarama programında belirlenen aralıklarla sürdürülür. Hafif değişikliklerde çoğu zaman bir süre sonra smear ya da HPV testinin tekrarlanması planlanır. Daha belirgin değişikliklerde kolposkopi yapılabilen bir kadın hastalıkları ve doğum birimine yönlendirme gündeme gelir. Biyopsi sonucunda ileri düzey bir değişiklik saptanırsa jinekolojik onkoloji alanında çalışan ekiplerle birlikte değerlendirme yapılabilir. Takip süresince önceki smear ve HPV sonuçlarının saklanması ve her başvuruda paylaşılması, değişimin doğru izlenmesine yardımcı olur. Önerilen kontrol zamanlarının aksatılmaması, erken değişikliklerin gözden kaçmaması açısından önem taşır. Takip aralığı ve ileri inceleme ihtiyacı, sonuçları bir arada yorumlayan hekimin önerisine göre kişiye özel olarak belirlenir.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Smear Testi Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Smear sonucunun çıkma süresi laboratuvarın iş yüküne, kullanılan yönteme ve örneğin ek incelemeye gönderilip gönderilmediğine göre değişir. Örnek mikroskop altında değerlendirilmeden önce boyanır ve hazırlanır, bu da belirli bir zaman alır. Sonuçlar çoğu merkezde birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişen bir sürede hazır olur. Sıvı bazlı örnekten ayrıca HPV testi istenirse sonuç süresi uzayabilir. Sonucun ne zaman ve hangi yolla bildirileceği örnek alınırken öğrenilebilir.
2

Smear Testi Adet Döneminde Yapılabilir mi?

Adet kanaması sırasında alınan örnekte hücreler kanla örtülebilir ve değerlendirme güçleşebilir. Bu nedenle smear genellikle adet tamamen bittikten bir süre sonra planlanır. Sıvı bazlı yöntemde kanın bir kısmı laboratuvarda ayrılabilse de yoğun kanama örneğin yetersiz sayılmasına yol açabilir. Adet dışında görülen düzensiz ya da beklenmeyen kanamalar ise tarama zamanı beklenmeden değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Randevu gününde adet başlamışsa testin ertelenip ertelenmeyeceği hekimle birlikte kararlaştırılabilir.
3

Smear Testi Kızlık Zarına Zarar Verir mi?

Kızlık zarı pek çok kişi için hassas bir konudur ve bu konudaki kaygıyı dile getirmek son derece doğaldır. Standart smear alımında vajinaya spekulum yerleştirildiği için kızlık zarı etkilenebilir. Bu nedenle kişinin durumu ve tercihi örnek alınmadan önce açık ve sakin bir şekilde konuşulur. Kızlık zarının korunması istendiğinde daha ince araçlarla örnek alınması, farklı bir yöntemin seçilmesi ya da testin ertelenmesi gibi seçenekler değerlendirilebilir. Kişinin rızası ve mahremiyeti sürecin her aşamasında gözetilir.
4

Hiç Cinsel İlişkide Bulunmamış Kadınlara Smear Yapılır mı?

Rahim ağzındaki öncül değişikliklerin büyük bölümü, genellikle cinsel temasla bulaşan HPV ile ilişkilidir. Bu nedenle hiç cinsel ilişki deneyimi olmayan kadınlarda rahim ağzı taraması çoğu zaman farklı biçimde planlanır. Cinsel temas yalnız vajinal ilişkiyle sınırlı olmadığı için kişinin öyküsü yargılamadan ve gizlilik içinde ele alınır. Açıklanamayan kanama, akıntı ya da başka yakınmalar varsa cinsel yaşamdan bağımsız olarak değerlendirme gerekebilir. Tarama ihtiyacına kişinin öyküsü, yakınmaları ve tercihi birlikte göz önünde bulundurularak karar verilir.
5

Smear Sonrası Hafif Lekelenme Olması Olağan mıdır?

Smear sırasında rahim ağzı yüzeyine fırçayla temas edildiği için hafif bir lekelenme görülebilir. Rahim ağzı damardan zengin bir doku olduğundan bu durum sık karşılaşılan ve genellikle zararsız bir bulgudur. Lekelenme çoğu zaman kısa sürede kendiliğinden kesilir. Gebelikte ya da rahim ağzında iltihap bulunduğunda lekelenme biraz daha belirgin olabilir. Kanamanın artması, uzun sürmesi ya da kötü kokulu akıntı, ateş veya belirgin kasık ağrısının eşlik etmesi durumunda değerlendirme istenmelidir.
6

Gebelikte Smear Testi Alınabilir mi?

Gebelik döneminde smear testi alınabilir ve tarama zamanı gelmiş gebelerde bu dönemde yapılması uygun görülebilir. Örnek alma yöntemi gebe olmayan kadınlardakine benzer ve rahim içine girilmeden yalnız rahim ağzı yüzeyinden ve kanal girişinden hücre toplanır. İşlemin gebeliğe olumsuz bir etkisi beklenmez, ancak sonrasında hafif lekelenme görülebilir. Gebelikte hormonal etkiyle rahim ağzı hücrelerinde bazı değişiklikler olabileceğinden sonuç bu bilgiyle yorumlanır. Anormal bir sonuç çıkarsa ileri incelemenin zamanlaması gebelik izlemini yürüten hekimle birlikte planlanır.
7

Menopoz Sonrasında Smear Testine Devam Edilir mi?

Menopoz tek başına taramanın bitiş noktası sayılmaz. Tarama genellikle ulusal programda belirlenen üst yaş sınırına kadar sürdürülür. Bu sınıra ulaşan kişilerde taramanın bırakılabilmesi için önceki sonuçların düzenli ve normal olması gibi koşullar aranır. Menopoz sonrası hormon azalmasıyla rahim ağzı hücreleri incelebilir ve bu durum raporda atrofi olarak belirtilebilir. Menopoz sonrasında görülen her türlü vajinal kanama ise tarama takviminden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken bir yakınmadır.
8

Rahmi Alınmış Kadınlarda Smear Gerekir mi?

Rahmi alınmış kadınlarda smear gerekip gerekmediği, operasyonun nedenine ve rahim ağzının da çıkarılıp çıkarılmadığına bağlıdır. Rahmin rahim ağzıyla birlikte iyi huylu bir nedenle alındığı ve öncesinde anlamlı bir hücre değişikliği bulunmayan kişilerde rahim ağzı taraması çoğu zaman sürdürülmez. Rahim ağzı yerinde bırakılmışsa tarama olağan programa göre devam eder. Operasyon öncül bir hücre değişikliği ya da kanser nedeniyle yapılmışsa vajina kubbesinden örnek alınarak takip sürdürülebilir. Bu nedenle operasyon raporunun ve önceki patoloji sonuçlarının takip sırasında paylaşılması yol gösterici olur.
9

HPV Aşısı Yaptıran Kadınların Smear Testine İhtiyacı Var mıdır?

HPV aşısı, rahim ağzı kanseriyle ilişkili başlıca HPV tiplerine karşı koruma sağlamaya yardımcı olur. Ancak aşı, rahim ağzında değişikliğe yol açabilecek tüm HPV tiplerini kapsamaz. Aşıdan önce karşılaşılmış bir HPV enfeksiyonu üzerindeki etkisi de sınırlıdır. Bu nedenle aşı olmuş kadınların da ulusal tarama programında belirlenen yaş ve aralıklarla taramaya katılması önerilir. Aşı ve tarama birbirinin yerine geçmez ve rahim ağzı sağlığını korumaya yönelik iki ayrı basamak olarak birlikte düşünülür.
10

Smear Testi Yalancı Negatif Sonuç Verebilir mi?

Smear tarama için değerli bir test olsa da her değişikliği yakalayamayabilir. Örnekte anormal hücrelerin az bulunması, hücrelerin kan veya iltihapla örtülmesi ya da transformasyon zonunun yeterince örneklenmemesi yalancı negatif sonuca yol açabilir. Hafif hücre değişikliklerinin mikroskopta ayırt edilmesi de her zaman kolay değildir. Tarama programlarının tekrarlayan testlere dayanması, tek bir testte gözden kaçabilecek değişikliklerin sonraki taramada yakalanmasına olanak tanır. Bazı programlarda smearin HPV testiyle birlikte kullanılması da bu sınırlılığı azaltmaya yöneliktir. Sonuç normal olsa bile yakınma varsa ayrıca değerlendirme istenmesi bu yüzden önemlidir.
11

Vajinal Enfeksiyon veya İltihap Smear Sonucunu Etkiler mi?

Vajinal enfeksiyon ya da rahim ağzı iltihabı, smear örneğindeki hücrelerin iltihap hücreleriyle örtülmesine yol açabilir. Bu durum örneğin yetersiz sayılmasına ya da hücrelerde tepkisel değişiklik görülmesine neden olabilir. İltihaba bağlı tepkisel değişiklikler bazen ASC-US gibi belirsiz bir sonuç olarak raporlanabilir. Raporda mantar, bazı bakteriler ya da parazitlere ait bulgular da not edilebilir. Belirgin bir enfeksiyon varsa önce enfeksiyonun ele alınması ve smearin daha sonra tekrarlanması düşünülebilir.
12

Vajinal Duş, Krem Kullanımı veya Cinsel İlişki Sonucu Değiştirir mi?

Vajinal duş, yüzeydeki hücreleri yıkayarak örnekte değerlendirilecek hücre sayısını azaltabilir. Vajinal krem, fitil ve kayganlaştırıcılar hücrelerin üzerini örterek mikroskoptaki görünümü bulanıklaştırabilir. Testten kısa süre önce cinsel ilişkide bulunulması da örnekte sperm, mukus ve tepkisel değişikliklere yol açabilir. Bu etkiler sonucun yetersiz ya da belirsiz çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle testten önceki günlerde bu uygulamalara ara verilmesi daha güvenilir bir örnek elde edilmesine yardımcı olur.
13

Smear Testi Hangi Aralıklarla Tekrarlanır?

Smear testinin tekrar aralığı, ulusal tarama programında belirlenen yaş ve aralıklara göre planlanır. Taramanın smear ile tek başına, HPV testiyle birlikte ya da yalnız HPV testiyle yapılmasına göre önerilen aralıklar farklı olabilir. Önceki sonuçları düzenli olarak normal çıkan kişilerde tarama olağan aralıkla sürdürülür. Anormal bir sonuç sonrasında takip daha sık aralıklarla planlanabilir. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde de daha yakın izlem gerekebilir. Kişiye uygun aralık, sonuçları değerlendiren hekimin önerdiği takvime göre belirlenir.
14

Smear Testi Rahim Ağzı Dışındaki Jinekolojik Hastalıkları da Gösterir mi?

Smear testi, rahim ağzı hücrelerindeki değişiklikleri taramak için tasarlanmıştır. Yumurtalık kanseri, rahim iç zarı hastalıkları, miyom ya da yumurtalık kistleri gibi durumları taramak için uygun bir test değildir. Örnekte zaman zaman rahim iç zarından dökülmüş hücreler ya da salgı bezi hücrelerinde atipi görülebilir ve bu bulgular ek incelemeye yönlendirebilir. Raporda bazı enfeksiyon bulguları da yer alabilir, ancak smear enfeksiyonları saptamaya yönelik bir test olarak kullanılmaz. Diğer jinekolojik hastalıkların değerlendirilmesinde muayene, ultrasonografi ve bu durumlara özgü testlerden yararlanılır.
15

Smear Testi HPV Varlığını Doğrudan Gösterir mi?

Smear testi HPV virüsünün kendisini aramaz ve virüsün hücrelerde yol açabileceği görünüm değişikliklerini değerlendirir. Örnekte koilosit adı verilen ve HPV etkisini düşündüren hücreler görülebilir, ancak bu bulgu virüsün varlığını doğrudan göstermez. HPV'nin varlığını araştırmak için ayrı bir test olan HPV DNA testi kullanılır. Sıvı bazlı örnek alındığında aynı kaptan HPV testi de çalışılabilir. Bu iki test tarama programlarında tek başına, birlikte ya da ardışık kullanılabilir ve sonuçları birbirini tamamlar.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.