Biyokimya Kütüphanesi

NIPT (Anne Kanından Fetal DNA Testi)

NIPT

NIPT, gebelikte anne kanında dolaşan serbest DNA parçacıklarının incelenmesine dayanan bir tarama testidir. Gebelik sırasında plasentadan kaynaklanan küçük DNA parçaları anne kan dolaşımına karışır ve laboratuvar yöntemleriyle değerlendirilebilir. Test, bebekte bazı kromozom farklılıklarının bulunma olasılığını risk düzeyi olarak ortaya koyar. Anne kolundan alınan bir kan örneğiyle yapıldığı için bebeğe doğrudan bir işlem uygulanmaz ve girişimsel testlerin taşıdığı risk söz konusu olmaz. Sonuç bir tanı bildirimi değil olasılık bildirimi olduğundan, yüksek riskli çıkan durumlarda doğrulama amaçlı ileri değerlendirme gündeme gelir.

NIPT (Anne Kanından Fetal DNA Testi) Nedir?

NIPT, gebelikte anne kanından alınan bir örnek üzerinden bebekte bazı kromozom farklılıklarının bulunma olasılığını değerlendiren bir tarama testidir. Testin dayandığı temel, gebelik boyunca anne kan dolaşımında bebeğe ait kalıtım maddesinin küçük parçacıklar halinde bulunmasıdır. Laboratuvar bu parçacıkları ileri dizileme yöntemleriyle inceler ve belirli kromozomlara ait parçaların oranındaki sapmaları değerlendirir. Elde edilen bilgi bir olasılık bildirimine dönüştürülür ve sonuç düşük risk ya da yüksek risk biçiminde raporlanır. Testin tarama niteliği taşıması, sonucun tanı anlamına gelmediğini gösterir. Anne kolundan alınan kan örneği dışında bebeğe yönelik herhangi bir girişim uygulanmadığı için işleme bağlı bir risk doğmaz. Bu özelliği nedeniyle NIPT, gebelik takibinde girişimsel yöntemlere başvurulmadan önce risk düzeyini belirlemeye yarayan bir basamak olarak kullanılır. Testin isteğe bağlı olması ve kapsamının sınırlı bulunması, sonucun anlamının baştan bilinmesini gerektirir.

Anne Kanındaki Serbest Fetal DNA Nereden Kaynaklanır?

Gebelikte anne kanında dolaşan bebek kaynaklı serbest DNA parçacıkları, bebeğin kendi hücrelerinden değil, plasentanın anne dolaşımıyla temas eden hücrelerinden köken alır. Plasenta hücreleri sürekli yenilenir ve yaşlanan hücreler parçalandıkça içerdikleri kalıtım maddesi anne kan dolaşımına karışır. Bu parçacıklar kanda kısa süre kalır ve gebeliğin sona ermesinin ardından dolaşımdan hızla temizlenir. Plasenta ile bebek aynı döllenmiş hücreden geliştiği için söz konusu parçacıklar gebeliklerin büyük bölümünde bebeğin genetik yapısını yansıtır. Ancak plasenta hücrelerinde bebekte bulunmayan bir kromozom farklılığı gelişebilir; plasentaya sınırlı mozaisizm adı verilen bu durumda sonuç bebeğin genetik yapısını tam yansıtmayabilir. Bunun tersi de olabilir ve bebekte bulunan bir farklılık plasenta hücrelerinde yer almayabilir. Serbest DNA'nın plasenta kökenli olması, NIPT'in neden tarama testi sayıldığını ve yüksek riskli sonuçların neden doğrulanmayı gerektirdiğini açıklayan temel nedendir.

NIPT Hangi Durumlarda İstenir?

NIPT, kromozom farklılığı olasılığının ortalamaya göre daha yüksek değerlendirildiği gebeliklerde gündeme gelir. İleri anne yaşı, bu olasılığı artıran durumların başında gelir. İkili ya da üçlü tarama testinde artmış risk bildirilen gebelikler, girişimsel bir işleme geçmeden önce ek değerlendirme amacıyla bu teste yönlendirilebilir. Ultrason incelemesinde kromozom farklılıklarıyla birlikte görülebilen bulguların saptanması, testin istenmesine yol açan bir başka durumdur. Önceki bir gebelikte kromozom farklılığı öyküsü bulunması ya da ailede benzer bir öykünün varlığı da değerlendirmeye alınır. Bunların dışında herhangi bir risk etkeni taşımayan gebeler de bilgilendirildikten sonra kendi tercihleriyle bu testi yaptırabilir. Testin isteğe bağlı olması, her gebelik için zorunlu bir basamak sayılmadığı anlamına gelir. Hangi durumda hangi tarama basamağının uygulanacağı, gebeliğin özellikleri ve önceki değerlendirmelerin sonuçlarıyla birlikte planlanır.

NIPT Gebeliğin Hangi Döneminden İtibaren Yapılabilir?

NIPT, gebeliğin belirli bir döneminden önce uygulanmaya elverişli değildir; bunun nedeni anne kanındaki bebek kaynaklı DNA oranının yeterli düzeye ulaşması gereğidir. Gebeliğin ilk günlerinde plasenta küçük olduğundan dolaşıma karışan parçacık miktarı düşük kalır. Bu miktar gebelik ilerledikçe artar ve laboratuvarın güvenilir bir değerlendirme yapabileceği düzeye erişir. Yeterli düzeye ulaşılmadan alınan örnekte sonuç alınamayabilir ve testin yinelenmesi gerekebilir. Uygun dönem başladıktan sonra gebeliğin ilerleyen aşamalarında da test uygulanabilir; belirlenmiş bir üst sınır söz konusu değildir. Uygun zamanlama, gebelik takibini yürüten bölüm tarafından ultrason ile hesaplanan gebelik süresine göre planlanır. Erken dönemde alınan örneklerde sonuçsuzluk olasılığının daha yüksek olması, zamanlamanın taşıdığı önemi ortaya koyar.

NIPT Nasıl Yapılır ve Öncesinde Hazırlık Gerekir mi?

NIPT için anne kolundaki toplardamardan bir kan örneği alınır ve örnek uygun tüplere aktarılarak laboratuvara gönderilir. Bebeğe yönelik herhangi bir işlem uygulanmadığı için girişimsel testlerin taşıdığı risk bu yöntemde bulunmaz. Test öncesinde aç kalmak gerekmez; yeme içme düzeninde ya da günlük yaşamda bir değişiklik yapılması beklenmez. Kullanılan ilaçların çoğu örnek alımına engel oluşturmaz, ancak bağışıklığı baskılayan tedaviler ile kan ürünü uygulamaları laboratuvara bildirilir. İstek formunda gebelik süresi, tekil ya da ikiz gebelik bilgisi, gebeliğin yardımcı üreme yöntemleriyle oluşup oluşmadığı ve bağış yoluyla elde edilen yumurta veya embriyo kullanılıp kullanılmadığı belirtilir. Bu bilgiler sonucun doğru yorumlanabilmesi açısından gereklidir. Tek bir kan örneği çoğu durumda yeterli olur ve rapor, laboratuvarın çalışma düzenine bağlı olarak birkaç gün içinde hazırlanır.

NIPT Hangi Kromozom Farklılıklarını Değerlendirir?

NIPT ile en yaygın olarak Down sendromuna yol açan kromozom fazlalığı taranır. Bunun yanında bebekte görülebilen diğer bazı trizomiler, yani belirli bir kromozomun fazladan bulunduğu durumlar da kapsam içindedir. Cinsiyet kromozomlarının sayısındaki farklılıklar çoğu panelde incelenir; bu değerlendirmenin güvenilirliği diğer başlıklara göre daha sınırlı kalır. Bazı geniş paneller, kromozomun küçük bir parçasının eksik olmasıyla ortaya çıkan mikrodelesyon sendromlarını da içerir. Mikrodelesyon taramalarında yanlış yönlendiren sonuç olasılığı daha yüksektir ve kapsam genişledikçe sonucun yorumlanması güçleşir. Kromozomların yapısal olarak yeniden düzenlendiği durumlar ile tek gen hastalıkları standart panellerin dışında kalır. Bebeğin organ gelişimine ait yapısal sorunlar da bu testle görülmez; bu değerlendirme ultrason incelemesiyle yapılır. Testin kapsamının önceden bilinmesi, sonucun neyi gösterip neyi göstermediğinin anlaşılmasını sağlar.

NIPT Sonucu Nasıl Yorumlanır?

NIPT raporunda sonuç bir tanı değeri olarak değil, düşük risk ya da yüksek risk biçiminde bildirilir. Bu bildirim, taranan her kromozom başlığı için ayrı ayrı verilir. Raporda ayrıca örnekteki bebek kaynaklı DNA oranının değerlendirme için yeterli olup olmadığı belirtilir. Sonuç tek başına bir hüküm taşımaz; gebenin öyküsü, önceki tarama testlerinin sonuçları ve ultrason bulgularıyla birlikte ele alınır. Tarama testi olması, sonucun bir olasılık bildirimi olduğunu ve tanı koymadığını gösterir. Bu nedenle düşük riskli bir sonuç kromozom farklılığını tümüyle dışlamaz, yüksek riskli bir sonuç da farklılığın varlığını göstermez. Raporun anlamı, gebelik takibinin bütünü içinde değerlendirildiğinde açıklık kazanır. Sonuç bildiriminin olası biçimleri birbirinden farklıdır ve her biri farklı bir izlem gerektirir.

Düşük Riskli NIPT Sonucu Ne Anlama Gelir?

Düşük riskli bir NIPT sonucu, taranan kromozom farklılıklarının bulunma olasılığının belirgin biçimde azaldığını gösterir. Bu sonuç ailenin kaygısını hafifletir ve gebeliklerin büyük bölümünde girişimsel bir teste gerek kalmadan takibin sürdürülmesini sağlar. Ancak düşük risk, bebeğin her yönden sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Test kapsamına girmeyen kromozom farklılıkları, kromozom yapısındaki yeniden düzenlenmeler ve tek gen hastalıkları bu sonuçla dışlanmaz. Kalp, böbrek, omurga ya da diğer organların gelişimine ait yapısal sorunlar da düşük riskli bir sonuçla dışarıda bırakılamaz. Bu nedenle düşük riskli sonuç alındıktan sonra da ayrıntılı ultrason incelemesi ve olağan gebelik takibi sürdürülür. Sonucun sınırlarının bilinmesi, yanıltıcı bir güven duygusunun önüne geçer.

Yüksek Riskli NIPT Sonucunda Hangi Adımlar İzlenir?

Yüksek riskli bir NIPT sonucu, taranan başlıklardan biri için olasılığın arttığını gösterir ve tek başına tanı anlamı taşımaz. İlk adım, sonucun ayrıntılı bir ultrason incelemesiyle birlikte değerlendirilmesidir. Sonrasında tanı amaçlı girişimsel testler gündeme gelir; gebeliğin dönemine göre koryon villus örneklemesi ya da amniyosentez tercih edilir. Bu yöntemlerle elde edilen örnekte bebeğin kromozom yapısı doğrudan incelenir ve tarama sonucu doğrulanır ya da dışlanır. Doğrulama yapılmadan varılan bir yargı dayanak taşımaz; gebeliğin gidişine ilişkin kararlar yalnızca tanı testi tamamlandıktan sonra, ayrıntılı bilgilendirme eşliğinde ve aileyle birlikte ele alınır. Sürecin her aşamasında genetik danışmanlık önerilir; böylece sonucun anlamı ve izlenebilecek yollar aileye açıklanır. Yüksek riskli sonuçların bir bölümünde girişimsel test kromozom farklılığı göstermez ve bunun nedeni çoğunlukla plasentaya sınırlı mozaisizmdir.

Fetal Fraksiyon Yetersizliği Nedeniyle Sonuç Alınamazsa Ne Yapılır?

Fetal fraksiyon, anne kanındaki serbest DNA'nın bebek kaynaklı olan bölümünü ifade eder. Bu oran yeterli düzeye ulaşmadığında laboratuvar güvenilir bir değerlendirme yapamaz ve rapor sonuçsuz olarak bildirilir. Böyle bir durumda ilk seçenek, bir süre beklendikten sonra yeni bir kan örneğiyle testin yinelenmesidir. Yineleme gebeliklerin büyük bölümünde sonuç verir, çünkü bebek kaynaklı DNA oranı gebelik ilerledikçe artar. Yinelenen örnekte de sonuç alınamazsa ayrıntılı ultrason incelemesi ve gerektiğinde tanı amaçlı girişimsel testler gündeme gelir. Fetal fraksiyonu düşüren etkenler arasında gebeliğin erken dönemi, annenin fazla kilolu olması, kan sulandırıcı ve bağışıklığı baskılayan ilaç grupları, ikiz gebelik ve bazı kromozom farklılıkları yer alır. Sonuç alınamaması tek başına bebekte bir sorun bulunduğunu göstermez, ancak yinelenen sonuçsuzluk değerlendirmenin sürdürülmesini gerektirir.

NIPT ile İkili Tarama Testi Arasındaki Fark Nedir?

İkili tarama testi, ultrason ölçümü ile anne kanında bakılan iki biyokimyasal göstergenin birlikte değerlendirilmesine dayanır. NIPT ise dolaylı göstergeler yerine doğrudan kalıtım maddesinin incelenmesine dayanır. Bu fark nedeniyle NIPT'in kromozom farklılıklarını yakalama başarısı daha yüksektir ve gereksiz yere girişimsel teste yönlendirilen gebe sayısı azalır. Bununla birlikte her iki yöntem de tarama testidir ve hiçbiri tanı koymaz. İkili tarama testi kapsamındaki ultrason incelemesi, bebeğin erken dönem gelişimine ilişkin bulgular sağlar; NIPT bu bilgiyi vermez. İkili taramanın biyokimyasal göstergeleri, kromozom riskinin dışında gebeliğin gidişine ilişkin başka ipuçları da sunabilir. Bu nedenle iki test birbirinin yerine geçen seçenekler değil, gebelik takibinde birbirini tamamlayan basamaklar olarak değerlendirilir. Hangi basamağın hangi sırayla uygulanacağı gebeliğin özelliklerine göre planlanır.

NIPT Ayrıntılı Ultrasonun Yerini Tutar mı?

NIPT, ayrıntılı ultrason incelemesinin yerini tutmaz; iki yöntem birbirinden farklı soruları yanıtlar. NIPT yalnızca belirli kromozomların sayısına ilişkin bir risk bildirimi sunar. Ultrason ise bebeğin organlarının yapısını, gelişimini, kalbin çalışmasını, omurga ve beyin yapılarını, kol ve bacakların gelişimini ve amniyos sıvısının durumunu gösterir. Kromozom yapısı olağan olan bebeklerde de yapısal gelişim sorunları görülebilir ve bu sorunların çoğu yalnızca ultrasonla saptanır. Nöral tüp açıklıkları, kalp yapısına ait sorunlar ve karın duvarı gelişimiyle ilgili durumlar NIPT kapsamında yer almaz. Düşük riskli bir NIPT sonucu alınmış olması, ayrıntılı ultrason incelemesinin atlanması için gerekçe oluşturmaz. Gebelik takibinde iki yöntemin birlikte kullanılması, değerlendirmenin kapsamını genişletir ve eksik kalan alanları azaltır.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

NIPT İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

NIPT için aç kalmak gerekmez. Test anne kanındaki serbest DNA parçacıklarını incelediği için yemek yenmesi ya da su içilmesi sonucu etkilemez. Örnek günün herhangi bir saatinde alınabilir ve öncesinde özel bir hazırlık yapılması beklenmez. Kullanılan ilaçların çoğu teste engel oluşturmaz, ancak bağışıklığı baskılayan tedaviler ile yakın zamanda uygulanmış kan ürünleri laboratuvara bildirilir. Örnek alımından sonra günlük yaşama ara verilmesi gerekmez.
2

NIPT Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

NIPT sonucu genellikle birkaç gün içinde raporlanır. Süre, örneğin gönderildiği laboratuvarın çalışma düzenine ve kullanılan yönteme göre değişir. Örnekteki bebek kaynaklı DNA oranı sınırda olduğunda ek çalışma gerekebilir ve rapor daha geç hazırlanabilir. Sonuç alınamayan örneklerde yeni bir kan örneği istenir, bu durumda toplam süre uzar. Rapor hazırlandıktan sonra sonucun gebelik takibi kapsamında değerlendirilmesi beklenir.
3

NIPT Bebeğe Zarar Verir mi?

NIPT bebeğe zarar vermez. Test yalnızca anne kolundan alınan bir kan örneğiyle yapılır ve rahim içine yönelik herhangi bir işlem uygulanmaz. Bu nedenle girişimsel testlerde söz konusu olan gebelik kaybı riski bu yöntemde bulunmaz. Anne açısından tek işlem kan alımıdır ve bu işlemin bilinen etkileri iğne yerinde geçici hassasiyetle sınırlıdır. Testin bebeğe yönelik bir müdahale içermemesi, gebelik takibinde erken bir basamak olarak tercih edilmesinin başlıca nedenidir.
4

NIPT Bir Tanı Testi midir?

NIPT bir tanı testi değildir; tarama testidir. Sonuç, bebekte belirli kromozom farklılıklarının bulunma olasılığını düşük risk ya da yüksek risk biçiminde bildirir. İncelenen DNA parçacıkları plasenta kökenli olduğundan, bebeğin genetik yapısını her durumda birebir yansıtmayabilir. Tanı için bebeğe ait örneğin doğrudan incelendiği koryon villus örneklemesi ya da amniyosentez gerekir. Bu nedenle yüksek riskli sonuçlar doğrulanmadan bir yargıya varılmaz.
5

NIPT ile Bebeğin Cinsiyeti Öğrenilebilir mi?

NIPT kapsamında cinsiyet kromozomları incelendiği için bebeğin cinsiyetine ilişkin bilgi elde edilebilir. Ancak test bu amaçla yapılmaz; asıl amacı kromozom farklılıkları açısından risk değerlendirmesidir. Cinsiyet bilgisinin aileyle paylaşılması yasal düzenlemelere tabidir ve laboratuvarlar bu düzenlemelere göre hareket eder. İkiz gebeliklerde ve bazı özel durumlarda cinsiyet kromozomu değerlendirmesinin güvenilirliği azalır. Bu başlıktaki bulguların da bir tarama sonucu olduğu ve doğrulama gerektirebileceği unutulmamalıdır.
6

İkiz Gebeliklerde NIPT Uygulanabilir mi?

İkiz gebeliklerde NIPT uygulanabilir, ancak sonucun yorumlanması daha sınırlıdır. Anne kanındaki serbest DNA her iki bebeğin plasentasından geldiği için bulgunun hangi bebeğe ait olduğu ayırt edilemez. Bebeklerden birine ait DNA oranının düşük kalması, sonucun güvenilirliğini azaltabilir ve sonuçsuzluk olasılığını artırır. Cinsiyet kromozomlarının değerlendirilmesi ikiz gebeliklerde özellikle sınırlıdır. Yüksek riskli bir sonuç alındığında ayrıntılı ultrason incelemesi ve tanı amaçlı testler gündeme gelir.
7

Yumurta veya Embriyo Bağışıyla Oluşan Gebeliklerde NIPT Yorumlanabilir mi?

Bağış yoluyla elde edilen yumurta ya da embriyo ile oluşan gebeliklerde NIPT yapılabilir. Bu gebeliklerde bebeğin kalıtım maddesi gebeyi taşıyan kişiyle örtüşmediği için laboratuvarın durumdan haberdar edilmesi gerekir. Bazı laboratuvar yöntemleri anne ile bebek arasındaki genetik benzerliğe dayanan hesaplamalar kullanır ve bilgi verilmediğinde sonuç yanlış yorumlanabilir. Durum bildirildiğinde laboratuvar uygun çalışma düzenini seçer ve rapor buna göre hazırlanır. Yardımcı üreme yöntemleriyle oluşan gebeliklerde test istek formunun eksiksiz doldurulması bu nedenle önemlidir.
8

Kaybolan İkiz Durumu NIPT Sonucunu Etkiler mi?

Kaybolan ikiz durumu NIPT sonucunu etkileyebilir. Gebeliğin erken döneminde gelişimi duran bir eşin plasentasından kaynaklanan DNA parçacıkları bir süre daha anne kan dolaşımında kalabilir. Bu parçacıklar devam eden gebeliğe ait olmadığı halde değerlendirmeye karışır ve yanlış pozitif bir sonuç ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken dönemde ikiz gebelik saptanmış ve sonrasında tek gebelikle devam edilmiş olması laboratuvara bildirilir. Böyle bir öyküde yüksek riskli çıkan sonuç, doğrulayıcı testlerle birlikte değerlendirilir.
9

Annenin Fazla Kilolu Olması NIPT Sonucunu Nasıl Etkiler?

Annenin fazla kilolu olması, anne kanındaki bebek kaynaklı DNA oranını düşürebilir. Vücut kütlesi arttıkça dolaşımdaki kan hacmi genişler ve plasentadan gelen parçacıklar daha seyrek hale gelir. Buna ek olarak annenin kendi dokularından kaynaklanan serbest DNA miktarı artar ve bebek kaynaklı bölümün oranı azalır. Bu durumda sonuç alınamayabilir ve testin yinelenmesi gerekebilir. Yineleme için gebeliğin biraz daha ilerlemesi beklenir, çünkü bebek kaynaklı DNA oranı zamanla yükselir.
10

Annede Daha Önce Kan Nakli veya Organ Nakli Yapılmışsa NIPT Uygun mudur?

Yakın zamanda kan nakli, organ nakli ya da kök hücre nakli yapılmış olması NIPT sonucunu etkileyebilir. Bu durumlarda annenin dolaşımında başka bir kişiye ait kalıtım maddesi bulunabilir ve değerlendirme karışabilir. Kanser öyküsü ile bağışıklık sistemine yönelik bazı tedaviler de serbest DNA yapısını değiştirerek sonucun yorumlanmasını güçleştirebilir. Bu nedenle böyle bir öykünün test öncesinde laboratuvara bildirilmesi gerekir. Bildirilen duruma göre testin uygunluğu değerlendirilir ve gerektiğinde başka yöntemler tercih edilir.
11

NIPT Nöral Tüp Açıklıklarını Gösterir mi?

NIPT nöral tüp açıklıklarını göstermez. Test yalnızca kromozomlara ait DNA parça oranlarını inceler ve bebeğin yapısal gelişimi hakkında bilgi vermez. Omurga ve beyin gelişimine ait açıklıklar ultrason incelemesiyle değerlendirilir. Bu nedenle düşük riskli bir NIPT sonucu, nöral tüp açıklıklarının bulunmadığı anlamına gelmez. Gebelik takibinde ultrason incelemelerinin sürdürülmesi bu boşluğun kapatılmasını sağlar.
12

NIPT Tek Gen Hastalıklarını Kapsar mı?

Standart NIPT panelleri tek gen hastalıklarını kapsamaz. Test, kromozomların sayısındaki farklılıkları değerlendirmek üzere tasarlanmıştır ve tek bir gendeki değişiklikleri incelemez. Ailede tek gen hastalığı öyküsü bulunduğunda bu duruma özgü ayrı laboratuvar incelemeleri gündeme gelir. Hangi incelemenin uygun olduğu, aile öyküsü ve önceki gebeliklerin sonuçlarıyla birlikte belirlenir. Bu nedenle böyle bir öyküde tıbbi genetik değerlendirmesi önerilir.
13

NIPT Öncesinde Genetik Danışmanlık Neden Önerilir?

Genetik danışmanlık, testin neyi tarayıp neyi taramadığının önceden anlaşılmasını sağlar. Görüşmede testin kapsamı, sınırları, sonucun olası biçimleri ve yüksek riskli sonuç durumunda izlenecek yol anlatılır. Ailenin öyküsü değerlendirilir ve gebeliğe uygun tarama basamağının hangisi olduğu birlikte ele alınır. Böylece karar, eksik bilgiye değil bilgilendirilmiş bir tercihe dayanır. Sonuç alındıktan sonra da danışmanlık sürdürülür ve raporun anlamı ayrıntılı biçimde açıklanır.
14

NIPT Her Gebe İçin Gerekli midir?

NIPT her gebe için zorunlu bir basamak değildir. Test isteğe bağlıdır ve yaptırılmaması gebelik takibinin aksadığı anlamına gelmez. Kromozom farklılığı olasılığı artmış gebeliklerde testin sağladığı katkı daha belirgindir. Risk etkeni taşımayan gebeler de bilgilendirildikten sonra kendi tercihleriyle bu testi yaptırabilir. Tercihin ardında testin kapsamının, sınırlarının ve olası sonuçlarının bilinmesi yer almalıdır.
15

NIPT Sonrasında Hangi Bölümde Takip Edilmek Gerekir?

NIPT süreci, gebelik takibini yürüten kadın hastalıkları ve doğum bölümü tarafından yönetilir. Riskli gebeliklerde ve ayrıntılı ultrason değerlendirmesi gerektiren durumlarda perinatoloji bölümü devreye girer. Yüksek riskli sonuçlarda ve aile öyküsünün ayrıntılı ele alınması gereken durumlarda tıbbi genetik bölümüyle birlikte çalışılır. Tanı amaçlı girişimsel testler ve sonrasındaki değerlendirme bu bölümlerin ortak izlemiyle yürütülür. Takibin bütünlüğü, sonucun gebeliğin geneli içinde doğru biçimde yorumlanmasını sağlar.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.