Biyokimya Kütüphanesi

Metilmalonik Asit (MMA)

Metilmalonik Asit

Metilmalonik asit (MMA), vücutta bazı amino asitlerin ve yağ asitlerinin yıkımı sırasında oluşan ve dönüştürülmesi B12 vitaminine bağlı olan bir ara üründür. B12 hücre düzeyinde yetersiz kaldığında bu madde birikerek kanda ve idrarda yükselir. Kandaki B12 ölçümü taşıyıcı proteinlere bağlı kısmı da içerdiği için dokulardaki eksikliği her zaman yansıtmaz, metilmalonik asit ise bu işlevsel eksikliği daha özgül biçimde gösterir. Test özellikle B12 sonucu sınırda çıktığında, sinir sistemi şikâyetleri ya da açıklanamayan kansızlık bulunduğunda ve yenidoğanlarda kalıtsal metabolizma hastalıkları araştırılırken kullanılır. Bu sayfada testin neyi gösterdiği, B12 ve homosisteinle ilişkisi, sonucu etkileyen etkenler ve sürecin nasıl ilerlediği anlatılmaktadır.

Metilmalonik Asit (MMA) Nedir ve Vücutta Nasıl Oluşur?

Metilmalonik asit (MMA), vücutta bazı amino asitlerin ve belirli yağ asitlerinin yıkımı sırasında oluşan bir ara üründür. Bu yıkım yolunda önce metilmalonil adlı bir bileşik ortaya çıkar ve bu bileşiğin, hücrenin enerji üretim döngüsüne katılabilecek bir maddeye dönüştürülmesi gerekir. Dönüşümü sağlayan enzim, işini yapabilmek için B12 vitaminine yardımcı madde (koenzim) olarak ihtiyaç duyar. Hücre içinde yeterli B12 bulunduğunda bu basamak sorunsuz işler ve metilmalonik asit kanda ve idrarda düşük düzeylerde kalır. B12 hücre düzeyinde yetersiz kaldığında enzim yavaşlar, dönüştürülemeyen ara ürün birikir ve metilmalonik aside çevrilerek kana ve idrara geçer. Bu nedenle metilmalonik asit düzeyi, B12'nin hücre içinde gerçekten kullanılıp kullanılamadığını dolaylı olarak yansıtan bir işaretçi kabul edilir. Benzer bir birikim, enzimin kendisini ya da B12'nin işlenmesini etkileyen kalıtsal metabolizma hastalıklarında da görülebilir. Kısacası test, doğrudan bir vitamin miktarını değil, B12'ye bağımlı bir kimyasal basamağın ne kadar iyi çalıştığını gösterir.

Metilmalonik Asit ile B12 Vitamini Testi Arasındaki Fark Nedir?

B12 vitamini testi, kanda dolaşan toplam B12 miktarını ölçer. Kandaki B12'nin büyük kısmı taşıyıcı proteinlere bağlı olarak dolaşır ve bu kısmın önemli bir bölümü hücrelere kolayca aktarılamaz. Dolayısıyla kan B12 düzeyi normal görünürken hücrelere ulaşan ve kullanılan B12 yetersiz kalabilir; düşük görünen bir sonuç da her zaman hücre düzeyinde eksikliğe karşılık gelmeyebilir. Metilmalonik asit ise B12'nin hücre içindeki işlevinin bir sonucu olduğundan, işlevsel eksikliğin (dokuların B12'yi yeterince kullanamaması) daha özgül bir göstergesi olarak değerlendirilir. Başka bir deyişle B12 testi dolaşımdaki miktara, metilmalonik asit ise o miktarın dokularda işe yarayıp yaramadığına bakar. İki test birbirinin yerine geçmez; farklı sorulara yanıt verdikleri için çoğu zaman birlikte yorumlanır. Metilmalonik asidin de kendine özgü yanıltıcı yanları vardır ve özellikle böbrek işlevi ile yaş sonucu değiştirebilir. Bu nedenle iki testin güçlü ve zayıf yanları birbirini tamamlayacak biçimde kullanılır.

B12 Sonucu Sınırda Çıktığında Metilmalonik Asit Neden İstenir?

B12 sonucu açıkça düşük ya da açıkça yeterli olduğunda yorum görece kolaydır, ancak sonuçların bir bölümü bu iki uç arasında, sınırda bir alana düşer. Bu gri bölgede kişide gerçekten hücre düzeyinde eksiklik olup olmadığını yalnızca B12 değerine bakarak söylemek güçtür. Metilmalonik asit bu noktada netleştirici bir test olarak istenir. Sınırda B12 ile birlikte metilmalonik asidin yüksek bulunması, dokuların B12'yi yeterince kullanamadığını düşündürür. Metilmalonik asidin olağan sınırlarda kalması ise, özellikle böbrek işlevi de normalse, anlamlı bir işlevsel eksikliğin daha az olası olduğuna işaret edebilir. Bu ayrım önemlidir, çünkü sinir sistemiyle ilgili şikâyetler bazen kansızlık gelişmeden önce ortaya çıkar ve sınırda bir sonuç gözden kaçabilir. Netleştirme, gereksiz yere B12 desteği sürdürülmesinin ya da asıl nedenin atlanmasının önüne geçilmesine de yardımcı olur. Sonuç her zaman kişinin şikâyetleri, kan sayımı ve diğer testlerle birlikte yorumlanır.

Metilmalonik Asit Testi Hangi Durumlarda İstenir?

Metilmalonik asit testi çoğunlukla B12 eksikliğinden şüphelenilen ancak tablonun net olmadığı durumlarda istenir. Açıklanamayan kansızlık ya da kan sayımında alyuvarların olağandan büyük bulunması (makrositoz) bu durumların başında gelir. Ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yürürken denge sorunu, unutkanlık ya da dikkat güçlüğü gibi sinir sistemiyle ilgili şikâyetler de testin istenme nedenleri arasındadır. Bitkisel ağırlıklı ya da hayvansal ürünleri kısıtlayan beslenme biçimi, ileri yaş, mide ameliyatı ve obezite cerrahisi geçirmiş olmak, emilimi bozan bağırsak hastalıkları eksiklik olasılığını artırdığı için bu test gündeme gelebilir. Uzun süre mide asidini baskılayan ilaç grupları ya da bazı şeker düşürücü ilaç grupları kullanan kişilerde de B12'nin işlevsel durumunu değerlendirmek amacıyla istenebilir. Emzirilen bebeklerde, annede B12 eksikliği bulunduğundan şüphelenildiğinde bebeğin durumunu anlamak için başvurulabilir. Yenidoğan döneminde ise tarama testlerinde şüpheli bir bulgu çıktığında ya da kusma, beslenme güçlüğü, uyuşukluk ve gelişme geriliği görüldüğünde kalıtsal metilmalonik asidemi (bir organik asidemi türü) araştırmasının parçası olarak kullanılır. Böylece test hem erişkinlerde edinsel B12 eksikliğinin doğrulanmasında hem de çocuklarda kalıtsal metabolizma hastalıklarının araştırılmasında yer alır.

Metilmalonik Asit Kanda mı İdrarda mı Ölçülür, Örnek Nasıl Alınır?

Metilmalonik asit hem kanda (serum ya da plazma) hem de idrarda ölçülebilir. Kan örneği, koldaki bir toplardamardan standart kan alma işlemiyle alınır ve erişkinlerde B12 eksikliği araştırmasında sıklıkla tercih edilir. İdrar örneği ise tek seferlik bir idrar ya da belirli bir süre boyunca toplanan idrar olarak verilebilir. İdrarın yoğunluğu gün içinde alınan sıvıya göre değiştiği için idrardaki metilmalonik asit değeri çoğunlukla kreatinine oranlanarak raporlanır. Kreatinin, kaslardan kaynaklanan ve idrara görece düzenli atılan bir madde olduğundan bu oranlama, idrarın koyu ya da açık olmasından doğan farkları dengeler. Yenidoğan ve bebeklerde metabolizma hastalığı araştırılırken idrar organik asit analizi sık kullanılır ve metilmalonik asit bu analizde değerlendirilen maddelerden biridir. Bebeklerden idrar, cilde yapıştırılan özel toplama torbalarıyla alınabilir. Hangi örnek türünün seçileceği, araştırılan soruya, kişinin yaşına ve laboratuvarın yöntemine göre belirlenir.

Metilmalonik Asit Testi Öncesinde Hazırlık Gerekir mi?

Metilmalonik asit testi için genellikle özel ve kapsamlı bir hazırlık gerekmez. Bazı laboratuvarlar kan örneğinin sabah saatlerinde ve bir gecelik açlık sonrasında verilmesini isteyebilir, bu nedenle örnek vermeden önce laboratuvarın yönergesini öğrenmek yararlıdır. Kullanılan ilaçlar ve B12 içeren destekler sonucun yorumunu değiştirebileceği için örnek alınırken bildirilmelidir. B12 desteği başlandıktan sonra alınan örnekte metilmalonik asit düşmeye başlamış olabileceğinden, örneğin destek öncesinde mi sonrasında mı alındığı önem taşır. Yoğun sıvı kaybı, ishal ya da kusma gibi durumların belirtilmesi, sonucu yanıltıcı biçimde etkileyebilecek etkenlerin göz önünde tutulmasını sağlar. İdrar örneği verilecekse toplama kabının laboratuvardan alınması ve temizlik kurallarına uyulması gerekir. Belirli bir süre boyunca idrar toplanması isteniyorsa bu süre içindeki tüm idrarın aynı kaba eklenmesi ve kabın serin bir yerde tutulması önerilir. Bebeklerde hazırlık, beslenme düzeni ve örnek alma zamanlaması bakımından ilgili ekibin yönlendirmesine göre yapılır.

Metilmalonik Asit Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Metilmalonik asit sonucu, laboratuvarın kullandığı yönteme ve örnek türüne göre belirlenen referans aralığıyla karşılaştırılarak yorumlanır. Referans aralıkları laboratuvardan laboratuvara ve yaş gruplarına göre farklılık gösterebildiği için sonuç raporundaki aralık esas alınır. Tek başına bir değere bakmak yerine sonucun B12 düzeyi, homosistein, kan sayımı ve böbrek işlev testleriyle birlikte ele alınması gerekir. Olağan sınırlarda bir sonuç, dokularda anlamlı bir B12 işlev bozukluğu olmadığını destekler; ancak eksikliğin çok erken evresinde ya da B12 desteği sonrasında alınan örneklerde bu durum göz önünde tutulur. Hafif yükseklikler, özellikle ileri yaşta ve böbrek işlevi azalmış kişilerde, B12 eksikliğinden başka nedenlerle de ortaya çıkabilir. Belirgin yükseklikler ise işlevsel B12 eksikliğini ya da çocuklarda kalıtsal bir metabolizma bozukluğunu daha güçlü biçimde düşündürür. Düşük metilmalonik asit değerinin bilinen bir hastalık karşılığı yoktur ve genellikle klinik önem taşımaz. Sonuçların bütüncül yorumu, şikâyetleri ve öyküyü bilen hekim tarafından yapılır.

Metilmalonik Asit Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Metilmalonik asit yüksekliği, B12'ye bağımlı dönüşüm basamağının yeterince çalışmadığını gösterir. Erişkinlerde sık akla gelen açıklama, B12'nin hücre düzeyinde yetersiz kalmasıdır. Bu yetersizlik kandaki B12 düşük olduğunda görülebileceği gibi, kan düzeyi sınırda ya da normal göründüğünde de ortaya çıkabilir. Yükseklik, eksikliğin henüz kansızlık oluşturmadığı erken dönemde de saptanabildiği için gizli kalan tabloları görünür kılabilir. Sinir hücrelerinin sağlıklı işleyişi de B12'ye bağlı olduğundan yükseklik uyuşma, karıncalanma, denge ve bellek sorunları gibi şikâyetlerle birlikte bulunabilir. Bununla birlikte yükseklik her zaman B12 eksikliği anlamına gelmez; böbrek işlev bozukluğu, sıvı kaybı ve ileri yaş gibi durumlar da değeri yükseltebilir. Yenidoğan ve bebeklerde belirgin yükseklik, enzimin ya da B12'nin işlenmesinin kalıtsal olarak bozulduğu metilmalonik asidemiyi düşündürür. Bu nedenle yükseklik bir tanı değil, nedeninin araştırılması gereken bir bulgu olarak ele alınır.

Metilmalonik Asit Yüksekliğine Yol Açan Durumlar Nelerdir?

Metilmalonik asidi yükselten durumların bir bölümü doğrudan B12 eksikliğine yol açan nedenlerdir. Beslenmede hayvansal kaynaklı besinlerin uzun süre az yer alması, B12 emilimini sağlayan mekanizmayı bozan otoimmün gastrit (bağışıklık sisteminin mide hücrelerine yönelmesi) ve mide ameliyatları bu grupta yer alır. Obezite cerrahisi, ince bağırsağın son kısmını etkileyen iltihabi bağırsak hastalıkları ve bağırsağın bu bölümünün çıkarıldığı ameliyatlar da emilimi azaltabilir. Uzun süre kullanılan mide asidini baskılayan ilaç grupları ve bazı şeker düşürücü ilaç grupları B12 emilimini zamanla etkileyebilir. Annesinde B12 eksikliği bulunan ve anne sütüyle beslenen bebeklerde de edinsel bir yükseklik görülebilir. İkinci grup, B12 eksikliği olmadan değeri yükselten durumlardır; metilmalonik asit böbreklerle atıldığı için böbrek işlev bozukluğu bunların başında gelir. Belirgin sıvı kaybı, ileri yaşa bağlı böbrek işlevi azalması ve bağırsaktaki bazı bakterilerin fazla miktarda propiyonik asit üretmesi de değeri yükseltebilir. Üçüncü grup kalıtsal nedenlerdir; metilmalonik asidemi olarak adlandırılan bu hastalıklarda dönüşümü yapan enzim ya da B12'nin enzim için kullanılabilir hale getirilmesi doğuştan bozuktur. B12'nin taşınmasını sağlayan proteinlere ilişkin nadir kalıtsal bozukluklar da benzer bir tabloya neden olabilir.

Metilmalonik Asit ile Homosistein Neden Birlikte İstenir?

Homosistein, metilmalonik asit gibi dönüşümü B12'ye bağlı olan bir amino asittir. Ancak homosisteinin dönüşümü hem B12'ye hem de folata (bir B grubu vitamini) ihtiyaç duyar; bu nedenle iki vitaminden birinin eksikliğinde homosistein yükselebilir. Metilmalonik asidin dönüşümü ise folattan bağımsızdır ve yükseklik daha çok B12 eksikliğine işaret eder. İki test birlikte istendiğinde bu fark ayırt edici bir bilgi sağlar. Hem metilmalonik asit hem homosistein yüksekse B12 eksikliği ön plana çıkar. Homosistein yüksek, metilmalonik asit olağan sınırlardaysa folat eksikliği ya da homosisteini etkileyen başka durumlar düşünülür. Metilmalonik asit tek başına yüksekse böbrek işlevi ve kalıtsal metabolizma bozuklukları gibi olasılıklar gözden geçirilir. Homosisteinin böbrek işlevi, bazı ilaç grupları, sigara ve kalıtsal enzim farklılıklarından da etkilendiği göz önünde tutulur. İki testin birlikte yorumu, tek bir testin yol açabileceği yanlış yönlendirmeleri azaltır.

Metilmalonik Asit Sonucunu Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Metilmalonik asit sonucunu etkileyen başlıca etkenlerden biri böbrek işlevidir. Böbrekler bu maddeyi vücuttan attığı için süzme kapasitesi azaldığında kan düzeyi B12 durumundan bağımsız olarak yükselebilir. İleri yaşta böbrek işlevinin doğal olarak azalması, yaşlı kişilerde hafif yüksekliklerin yorumunu güçleştirir. Kusma, ishal ya da yetersiz sıvı alımına bağlı sıvı kaybı da böbreklerden atılımın azalması yoluyla değeri geçici olarak artırabilir. Bağırsakta bazı bakterilerin aşırı çoğalması, propiyonik asit üretimini artırarak özellikle idrardaki metilmalonik asit düzeyini etkileyebilir. Gebelikte kan hacminin artması, böbrek süzmesinin değişmesi ve kandaki B12 düzeyinin fizyolojik olarak azalabilmesi sonuçların yorumunu farklılaştırır. B12 desteğinin örnek alınmadan önce başlanmış olması, var olan bir eksikliğin sonuca yansımamasına yol açabilir. Laboratuvar yöntemi, örneğin bekletilme koşulları ve idrar örneğinde kreatinin oranlamasının yapılıp yapılmadığı da karşılaştırmayı etkiler; bu nedenle izlemde mümkünse aynı laboratuvarın tercih edilmesi yararlıdır.

Metilmalonik Asit Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur, Süreç Nasıl İlerler?

Metilmalonik asit sonucu, testi isteyen bölüm tarafından diğer bulgularla birlikte değerlendirilir. Erişkinlerde kansızlık, büyük alyuvarlar ya da kan sayımı değişiklikleri ön plandaysa dahiliye veya hematoloji bölümü süreci yürütebilir. Uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu ya da bellek sorunları gibi şikâyetler varsa nöroloji bölümünün değerlendirmesi önem kazanır. Mide ameliyatı, obezite cerrahisi ya da emilim sorunları söz konusuysa altta yatan nedenin araştırılmasına dahiliye ve ilgili yan dallar katılabilir. Yenidoğan taramasında şüpheli sonuç çıkan ya da kusma, beslenme güçlüğü, uyuşukluk ve gelişme geriliği gösteren bebekler çocuk metabolizma bölümüne yönlendirilir. Erişkin yaşta kalıtsal bir metabolizma hastalığından şüphelenildiğinde metabolizma hastalıkları alanında çalışan bir birimle birlikte ilerlenir. Süreç çoğunlukla B12, homosistein, kan sayımı ve böbrek işlev testlerinin birlikte gözden geçirilmesiyle başlar, gerektiğinde nedeni aydınlatmaya yönelik ek testlerle devam eder. Kontrol testlerinin zamanlaması ve hangi testlerin tekrarlanacağı, takibi yürüten hekim tarafından kişiye göre planlanır.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Metilmalonik Asit Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

Metilmalonik asit testi için açlık çoğu laboratuvarda zorunlu tutulmaz. Bununla birlikte bazı laboratuvarlar, kan örneğinin sabah saatlerinde ve bir gecelik açlık sonrasında verilmesini isteyebilir. Aynı örnekle B12, homosistein ya da kan yağları gibi başka testler de çalışılacaksa açlık kuralı bu testlerin gereksinimine göre belirlenir. Bu nedenle örnek vermeden önce laboratuvarın yönergesini öğrenmek uygun olur. Kullanılan ilaçların ve desteklerin örnek alınırken bildirilmesi de yorum açısından önem taşır.
2

Metilmalonik Asit Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Sonucun çıkma süresi, kullanılan yönteme ve testin çalışıldığı laboratuvara göre değişir. Metilmalonik asit çoğu zaman kütle spektrometrisi gibi özel cihazlar gerektiren yöntemlerle ölçüldüğü için her laboratuvarda aynı gün çalışılmayabilir. Örnek bazen bu yöntemi uygulayan başka bir merkeze gönderilir ve bu durum bekleme süresini uzatabilir. Yenidoğanlarda metabolik bir acil durumdan şüpheleniliyorsa sonuçların daha hızlı elde edilmesi için öncelik tanınabilir. Tahmini sonuç zamanı örnek verilirken laboratuvardan öğrenilebilir.
3

Böbrek Fonksiyonu Bozuk Olanlarda Metilmalonik Asit Yanıltıcı Yüksek Çıkabilir mi?

Evet, böbrek işlevi bozuk olan kişilerde metilmalonik asit B12 eksikliği olmadan da yükselebilir. Bu maddenin vücuttan atılması büyük ölçüde böbrekler aracılığıyla gerçekleştiği için süzme kapasitesi azaldığında kanda birikir. Böyle bir durumda yükseklik tek başına işlevsel B12 eksikliği olarak yorumlanmaz. Sonuç böbrek işlev testleri, B12 düzeyi ve homosisteinle birlikte değerlendirilir. İleri yaşta ve belirgin sıvı kaybında da benzer bir yanıltıcı yükseklik görülebilir.
4

B12 Düzeyi Normal Görünürken Metilmalonik Asit Yüksek Olabilir mi?

Evet, bu durum mümkündür ve testin istenme nedenlerinden biri de budur. Kandaki B12 ölçümü, taşıyıcı proteinlere bağlı olup hücrelere kolayca aktarılamayan kısmı da içerdiği için hücre düzeyindeki eksikliği gizleyebilir. Böyle bir tabloda metilmalonik asit yüksekliği, dokuların B12'yi yeterince kullanamadığını düşündürebilir. Ancak aynı sonuç böbrek işlev bozukluğu, sıvı kaybı ya da kalıtsal metabolizma farklılıklarıyla da ortaya çıkabilir. Bu olasılıkları ayırmak için homosistein, böbrek işlev testleri ve klinik tablo birlikte ele alınır.
5

Metilmalonik Asit Yüksekliği Sinir Sistemi Şikâyetleriyle İlişkili midir?

B12, sinir liflerini saran koruyucu kılıfın ve sinir hücrelerinin sağlıklı işleyişinin sürdürülmesinde rol oynar. Bu nedenle işlevsel B12 eksikliğini yansıtan metilmalonik asit yüksekliği, ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge sorunu ve unutkanlık gibi şikâyetlerle birlikte görülebilir. Sinir sistemi bulguları bazen kansızlık gelişmeden önce ortaya çıkar ve bu dönemde kandaki B12 sınırda olabilir. Böyle durumlarda metilmalonik asit, şikâyetlerin B12 ile ilişkili olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olur. Ancak yükseklik tek başına şikâyetlerin nedenini açıklamaz ve benzer belirtilere yol açan başka nedenler nöroloji değerlendirmesiyle araştırılır.
6

Bitkisel Ağırlıklı Beslenenlerde Metilmalonik Asit Neden İstenebilir?

B12 doğal olarak büyük ölçüde hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hayvansal ürünleri az tüketen ya da hiç tüketmeyen kişilerde B12 depoları zamanla azalabilir. Depolar yavaş tükendiği için eksiklik uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir ve kandaki B12 düzeyi bu dönemde sınırda görünebilir. Metilmalonik asit, B12'nin hücrelerde yeterince kullanılıp kullanılmadığını göstererek gizli eksikliğin fark edilmesini kolaylaştırabilir. Gebelik planlayan ya da emziren ve bitkisel ağırlıklı beslenen kadınlarda bu değerlendirme bebeğin B12 durumu açısından da önem taşır.
7

Gebelikte Metilmalonik Asit Sonucu Farklı mı Değerlendirilir?

Gebelikte kan hacminin artması ve vücudun fizyolojik uyumları nedeniyle kandaki B12 düzeyi doğal olarak azalabilir. Bu azalma her zaman gerçek bir eksikliği göstermediği için yalnızca B12 değerine dayanarak yorum yapmak zorlaşır. Metilmalonik asit bu noktada işlevsel eksikliği değerlendirmeye yardımcı olabilir, ancak gebelikteki böbrek süzmesi değişiklikleri ve bebeğin artan ihtiyacı da sonucu etkileyebilir. Bu nedenle gebelikte elde edilen değerler, gebelik dönemine uygun biçimde ve diğer testlerle birlikte ele alınır. Annede saptanan işlevsel eksiklik, doğum sonrasında emzirilen bebeğin B12 durumunun izlenmesi açısından da yol gösterici olabilir.
8

Yenidoğan ve Bebeklerde Metilmalonik Asit Hangi Amaçla Bakılır?

Yenidoğan ve bebeklerde metilmalonik asit iki temel amaçla değerlendirilir. İlki, bir organik asidemi türü olan kalıtsal metilmalonik asideminin araştırılmasıdır. Yenidoğan taramasında şüpheli bulgu çıkan ya da kusma, beslenme güçlüğü, uyuşukluk, kas gevşekliği ve gelişme geriliği gösteren bebeklerde kanda ve idrarda ölçüm yapılabilir. İkincisi, B12 eksikliği olan annelerin emzirdiği bebeklerde anneden kaynaklanan edinsel B12 eksikliğinin fark edilmesidir. Bu iki durum benzer bulgular verebileceği için sonuç, annenin ve bebeğin B12 durumu ile diğer metabolik testlerle birlikte yorumlanır.
9

Kalıtsal Metilmalonik Asidemi ile B12 Eksikliğine Bağlı Yükseklik Nasıl Ayırt Edilir?

İki tablo da metilmalonik asit yüksekliğine yol açtığı için ayırım birden fazla bilgi kaynağının birlikte kullanılmasıyla yapılır. Kalıtsal metilmalonik asidemide yükseklik çoğunlukla belirgindir ve belirtiler sıklıkla yenidoğan ya da erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Edinsel B12 eksikliğinde ise kandaki B12 düşük ya da sınırda olabilir ve beslenme, emilim sorunları veya annedeki eksiklik gibi bir neden bulunabilir. Kalıtsal tabloyu araştırmak için idrar organik asit analizi, kanda açilkarnitin profili gibi metabolik testler ve gerektiğinde genetik testler kullanılır. B12 düzeyi, klinik tablo ve aile öyküsü de bu testlerle birlikte değerlendirilir. Bu süreç çoğunlukla çocuk metabolizma bölümü tarafından yürütülür.
10

Mide ve Bağırsak Ameliyatı Geçirenlerde Bu Test Neden İstenir?

Midenin bir bölümünün çıkarıldığı ameliyatlar ve obezite cerrahisi, B12'nin besinlerden ayrılması ve emilimi için gereken ortamı değiştirir. Mideden salgılanan ve B12 emilimi için gerekli olan iç faktör adlı proteinin azalması da bu süreçte rol oynar. İnce bağırsağın son kısmını etkileyen ameliyatlar ise B12'nin emildiği bölgeyi doğrudan etkiler. Eksiklik depolar tükendikçe geliştiği için ameliyattan uzun süre sonra ortaya çıkabilir. Metilmalonik asit, kandaki B12 düzeyinin tek başına yakalayamayabileceği işlevsel eksikliği fark etmeye yardımcı olmak amacıyla bu kişilerin izleminde kullanılabilir.
11

Bazı İlaç Grupları Metilmalonik Asit Düzeyini Etkiler mi?

Bazı ilaç grupları, B12 emilimini zaman içinde azaltarak metilmalonik asit düzeyini dolaylı olarak yükseltebilir. Uzun süre kullanılan mide asidini baskılayan ilaç grupları, besinlerdeki B12'nin serbest kalması için gereken asit ortamını azaltır. Bazı şeker düşürücü ilaç grupları da uzun süreli kullanımda B12 emilimini etkileyebilir. Bu nedenle söz konusu ilaçları uzun süredir kullanan ve uyuşma, yorgunluk ya da kansızlık gibi bulguları olan kişilerde test istenebilir. İlaçların kendiliğinden bırakılması ya da değiştirilmesi uygun değildir; sonuç, ilacı düzenleyen hekimle birlikte değerlendirilir.
12

Bağırsak Florasındaki Değişiklikler İdrarda Metilmalonik Asidi Etkiler mi?

Evet, bağırsak florasındaki bazı değişiklikler idrardaki metilmalonik asit düzeyini etkileyebilir. Bağırsakta yaşayan bazı bakteriler propiyonik asit üretir ve bu madde vücutta metilmalonik asidin oluştuğu yola katılabilir. İnce bağırsakta bakterilerin aşırı çoğalması ya da uzun süreli kabızlık gibi durumlarda bu üretim artarak değeri yükseltebilir. Aşırı çoğalan bakteriler besinlerdeki B12'yi tüketerek gerçek bir eksikliğe de katkıda bulunabilir. Bu nedenle beklenmeyen bir yükseklikte bağırsakla ilgili şikâyetler ve öykü de değerlendirmeye dahil edilir.
13

B12 Desteği Başlandıktan Sonra Metilmalonik Asit Ne Kadar Sürede Geriler?

Metilmalonik asidin B12 desteği sonrasında gerileme hızı kişiden kişiye değişir ve tek bir süreyle ifade edilemez. Gerilemenin seyri, eksikliğin nedenine, ne zamandır var olduğuna, emilim sorunu bulunup bulunmadığına ve böbrek işlevine bağlıdır. Böbrek işlevi azalmış kişilerde değer, B12 durumu düzelse bile olağan sınırlara inmeyebilir. Kontrol testinin ne zaman yapılacağı, kişinin durumunu izleyen hekim tarafından belirlenir. Destek sonrasında beklenen düşüş görülmezse böbrek işlevi, emilim sorunları, kalıtsal metabolizma bozuklukları ya da bağırsak bakterileri gibi başka nedenler gözden geçirilir.
14

İdrar Örneğinin Günün Hangi Saatinde Verilmesi Tercih Edilir?

Tek seferlik idrar örneklerinde çoğu laboratuvar sabahın ilk idrarını ya da sabah saatlerinde verilen idrarı tercih eder. Sabah idrarı gece boyunca birikmiş ve daha yoğun olduğu için ölçüm açısından elverişli kabul edilir. Bununla birlikte idrardaki metilmalonik asit kreatinine oranlanarak raporlandığı için idrar yoğunluğundaki farklar büyük ölçüde dengelenir. Belirli bir süre boyunca idrar toplanması isteniyorsa başlangıç ve bitiş zamanları laboratuvarın tarif ettiği biçimde uygulanır. Bebeklerde örnek, uygun zamanda toplama torbasıyla alınır. İzlemde karşılaştırma yapılacaksa örneklerin benzer saatlerde verilmesi yorumu kolaylaştırır.
15

Metilmalonik Asit İzlemde Hangi Aralıklarla Tekrarlanır?

Metilmalonik asidin izlemde tekrarlanması için herkese uygulanan sabit bir takvim yoktur. Tekrar zamanlaması yüksekliğin nedeni, başlanan desteğin türü, şikâyetlerin seyri ve böbrek işlevi gibi etkenlere göre planlanır. Edinsel B12 eksikliğinde test çoğunlukla desteğe yanıtı görmek ve eksikliğin yeniden gelişip gelişmediğini izlemek amacıyla tekrarlanır. Kalıtsal metilmalonik asidemi tanısı alan çocuklarda izlem, metabolizma ekibinin planına göre daha yakın aralıklarla yapılabilir. Takip programı, izlemi yürüten hekim tarafından kişiye özel olarak belirlenir.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.