Biyokimya Kütüphanesi

Anti-TPO (Tiroid Peroksidaz Antikoru)

Anti-TPO

Anti-TPO, tiroid bezinin hormon üretiminde görev alan bir enzime karşı bağışıklık sisteminin oluşturduğu antikoru ölçen bir kan testidir. Bu antikorun kanda saptanması, bağışıklık sisteminin tiroid dokusunu yabancı gibi algılamaya başladığını düşündürür. Test en sık Hashimoto tiroiditi olarak bilinen otoimmün tiroid iltihabının araştırılmasında kullanılır. Pozitif bir sonuç her zaman hastalık olduğu anlamına gelmez ve tiroid işlevini gösteren testlerle, kişinin şikâyetleriyle birlikte yorumlanır. Özellikle gebelik planlayan kadınlarda ve ailesinde tiroid hastalığı bulunan kişilerde izlem planına yön vermesi bakımından önem taşır.

Anti-TPO (Tiroid Peroksidaz Antikoru) Nedir ve Vücutta Neden Oluşur?

Tiroid peroksidaz (TPO), tiroid bezi hücrelerinde bulunan ve tiroid hormonlarının yapımında görev alan bir enzimdir. Bu enzim, besinlerle alınan iyotun hormon yapısına bağlanmasını sağlayarak tiroidin normal çalışmasına katkıda bulunur. Anti-TPO ise bağışıklık sisteminin bu enzimi yanlışlıkla yabancı madde gibi tanıyıp ona karşı ürettiği antikordur (otoantikor). Bu durum, vücudun kendi dokusuna yönelik bir bağışıklık tepkisi olan otoimmünite ile açıklanır. Antikorun oluşmasında kalıtsal yatkınlık, hormonal etkenler ve çevresel tetikleyiciler birlikte rol oynar. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmesi, hormonların bağışıklık sistemi üzerindeki etkisiyle ilişkilendirilir. Anti-TPO'nun varlığı, tiroid dokusunda bağışıklık hücrelerinin biriktiği bir iltihabi sürecin başladığını ya da sürdüğünü gösterebilir. Ancak antikor saptanan her kişide tiroid işlevi bozulmaz ve bazı kişilerde bu bulgu uzun yıllar belirti vermeden kalabilir.

Anti-TPO Testi Hangi Durumlarda İstenir?

Anti-TPO testi çoğunlukla tiroid işlev testlerinde bir bozukluk saptandığında bu bozukluğun nedenini araştırmak için istenir. TSH (tiroid uyarıcı hormon) düzeyinin yüksek bulunması ve tiroidin az çalıştığının düşünülmesi, testin en sık istendiği durumlardan biridir. Boyunda tiroid bezinin büyümesi (guatr) ya da ultrasonografide iltihaba uyan bir görünüm saptanması da testi gündeme getirebilir. Yorgunluk, kilo alımı, üşüme, kabızlık ve saç dökülmesi gibi tiroid yetersizliğini düşündüren şikâyetler araştırılırken de tetkikler arasında yer alabilir. Gebelik planlayan, gebe kalmakta güçlük çeken ya da tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan kadınlarda değerlendirmeye eklenebilir. Çocukluk çağında başlayan diyabet, çölyak hastalığı veya vitiligo gibi başka otoimmün hastalığı olan kişilerde tiroid tutulumunu araştırmak için istenebilir. Tiroid işlevini etkileyebilen bazı ilaç gruplarına başlanmadan önce risk değerlendirmesi amacıyla da bakılabilir. Ailesinde otoimmün tiroid hastalığı bulunan kişilerde ise test kararı eşlik eden yakınmalara ve kişisel özelliklere göre verilir.

Anti-TPO Testi Nasıl Yapılır?

Anti-TPO testi, kol damarından alınan küçük bir kan örneğiyle yapılır. Örnek alınırken kolun üst kısmına turnike bağlanır ve işlem bölgesi temizlenir. İşlem kısa sürer ve genellikle yalnızca iğnenin girdiği anda hafif bir sızı hissedilir. Alınan kan laboratuvarda serum kısmına ayrılır ve antikor düzeyi özel ölçüm yöntemleriyle belirlenir. Test için genellikle özel bir hazırlık gerekmez, ancak aynı örnekte açlık gerektiren başka testler çalışılacaksa buna göre plan yapılır. Tiroid hormonu yerine koyma tedavisi kullanan kişilerin ilacı hangi saatte aldıklarını bildirmesi, birlikte bakılan hormon testlerinin yorumunu kolaylaştırır. Yüksek miktarda besin takviyesi kullananların, bazı takviyelerin laboratuvar ölçüm yöntemlerini etkileyebilmesi nedeniyle bunu önceden belirtmesi yararlıdır. Kan alındıktan sonra girişim yerine bir süre bastırılması morarmayı azaltır.

Anti-TPO Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Anti-TPO sonucu, laboratuvarın kullandığı ölçüm yöntemine göre belirlenen referans aralığıyla karşılaştırılarak negatif ya da pozitif olarak raporlanır. Farklı laboratuvarlar farklı yöntemler kullandığından, sonuçları zaman içinde karşılaştırırken aynı laboratuvarda ölçüm yapılması yorumu kolaylaştırır. Sonuç tek başına bir hastalık adı vermez ve TSH ile serbest tiroid hormonlarıyla birlikte ele alınır. Antikor düzeyinin referans aralığının hafifçe üzerinde olması ile belirgin biçimde yüksek olması, klinik açıdan farklı anlamlar taşıyabilir. Belirgin yükseklik, zaman içinde tiroid yetersizliği gelişme olasılığının arttığını düşündürür. Kişinin yaşı, cinsiyeti, gebelik durumu, aile öyküsü ve şikâyetleri de yorumun parçasıdır. Ultrasonografi bulguları, antikorun tiroid dokusunda gerçek bir iltihaba eşlik edip etmediğini anlamaya yardımcı olabilir. Böylece sonuç, çoğu zaman kişiye özel bir izlem planının oluşturulmasında yol gösterici bir bilgi olarak kullanılır.

Anti-TPO Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Anti-TPO yüksekliği, bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı bir tepki geliştirdiğini gösterir. Bu tepki en sık Hashimoto tiroiditiyle ilişkilidir, ancak Graves hastalığı gibi tiroidin fazla çalıştığı otoimmün durumlarda da antikor saptanabilir. Yükseklik saptanan kişilerde tiroid işlevi normal, azalmış ya da artmış olabilir. İşlevin normal olduğu durumlarda pozitiflik, ileride tiroid yetersizliği gelişme riskinin arttığına işaret edebilir. Antikor düzeyi yükseldikçe bu riskin de artma eğiliminde olduğu bildirilmektedir. Genel toplumda, özellikle orta yaş ve üzerindeki kadınlarda, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de anti-TPO pozitifliğine rastlanabilir. Bu nedenle yüksek sonuç tek başına bir alarm işareti olarak görülmez ve tiroid işlevinin belirli aralıklarla izlenmesini gerektiren bir bulgu olarak değerlendirilir. Gebelik döneminde ise aynı sonuç, anne ve bebek sağlığı açısından daha yakın takip gerektirebilir.

Anti-TPO Yüksekliğine Yol Açan Durumlar Nelerdir?

Anti-TPO yüksekliğinin en sık nedeni, tiroid bezinin kronik otoimmün iltihabı olan Hashimoto tiroiditidir. Tiroidin aşırı çalışmasına yol açan Graves hastalığında da hastaların önemli bir kısmında antikor pozitif bulunur. Doğumu izleyen dönemde ortaya çıkan ve geçici tiroid işlev bozukluğuna yol açan doğum sonrası tiroidit, anti-TPO ile yakından ilişkilidir. Ağrısız seyreden ve sessiz tiroidit olarak adlandırılan iltihap tablosunda da antikor saptanabilir. Bazı kanser tedavilerinde kullanılan bağışıklığı uyaran ilaç grupları ve bağışıklığı düzenleyici bazı tedaviler, otoimmün tiroid iltihabını tetikleyebilir. Çocukluk çağında başlayan diyabet, çölyak hastalığı, romatoid artrit, sistemik lupus ve vitiligo gibi başka otoimmün hastalıkları olan kişilerde pozitiflik daha sık görülür. Down sendromu ve Turner sendromu gibi bazı kromozom farklılıklarında da otoimmün tiroid hastalığına yatkınlık artmıştır. Ailede otoimmün tiroid hastalığı bulunması ve iyotun beslenmeyle aşırı miktarda alınması da antikor oluşumunda rol oynayabilecek etkenler arasındadır.

Anti-TPO Pozitifliğinde Hangi Belirtiler Eşlik Edebilir?

Anti-TPO pozitifliğinin kendisi bir belirti oluşturmaz ve şikâyetler tiroid bezinin işlevindeki değişime bağlı olarak ortaya çıkar. Tiroid işlevi normal kalan kişilerde çoğu zaman hiçbir yakınma olmaz. Tiroid yetersizliği geliştiğinde yorgunluk, halsizlik, uykuya eğilim, üşüme, kilo alımı ve kabızlık görülebilir. Ciltte kuruluk, saçlarda incelme ve dökülme, tırnaklarda kırılganlık da bu tabloya eşlik edebilir. Unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çökkün ruh hali ve adet düzensizlikleri bazı kişilerde öne çıkan şikâyetlerdir. Tiroid bezi büyüdüğünde boyunda dolgunluk, yutkunurken takılma hissi ya da ses değişikliği fark edilebilir. Hastalığın başlangıç evresinde, iltihaplı dokudan hormon salınmasına bağlı olarak kısa süreli çarpıntı, sinirlilik ve terleme gibi aşırı çalışma belirtileri de yaşanabilir. Belirtiler çoğu zaman yavaş geliştiği için yorgunluk ya da kilo alımı gibi yakınmalar uzun süre yaşa veya yoğun tempoya bağlanabilir.

Anti-TPO ile Hashimoto Tiroiditi Arasındaki İlişki Nedir?

Hashimoto tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid bezine saldırmasıyla gelişen kronik bir iltihaptır ve tiroid yetersizliğinin sık görülen nedenlerinden biridir. Anti-TPO, bu hastalığın laboratuvardaki belirgin göstergelerinden biri kabul edilir. Hashimoto tiroiditi olan kişilerin büyük çoğunluğunda antikor pozitif bulunur, ancak antikoru negatif olan bir hasta grubu da vardır. Tanı süreci; antikor sonucu, tiroid işlev testleri, ultrasonografide bezin görünümü ve kişinin şikâyetlerinin bir arada değerlendirilmesine dayanır. Antikor pozitifliği hastalığın hangi evrede olduğunu doğrudan göstermez, çünkü bazı kişilerde yalnızca antikor vardır, bazılarında ise tiroid yetersizliği gelişmiştir. Bu nedenle Hashimoto tiroiditi tek bir anlık görüntü yerine, zaman içinde ilerleyebilen bir süreç olarak ele alınır. Antikor düzeyinin yüksekliği ile şikâyetlerin şiddeti arasında her zaman paralel bir ilişki bulunmaz. Tiroid yetersizliği gelişen kişilerde gündeme gelen tiroid hormonu yerine koyma tedavisinin amacı antikoru ortadan kaldırmak değil, eksik hormonu tamamlamaktır.

Anti-TPO Pozitifken TSH'nin Normal Olması Ne Anlama Gelir?

Anti-TPO pozitif olduğu hâlde TSH düzeyinin normal bulunması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Bu tablo, bağışıklık sisteminin tiroide yönelik tepkisinin başladığını ancak bezin hormon üretimini henüz koruyabildiğini gösterir. Tiroid bezi, iltihaba rağmen uzun süre yeterli hormon üretmeye devam edebilir. Bu kişilerin bir kısmında yıllar içinde tiroid yetersizliği gelişebilir, bir kısmında ise işlev hayat boyu normal kalabilir. Belirtisiz pozitiflikte genellikle tiroid işlev testlerinin belirli aralıklarla tekrarlandığı bir izlem yaklaşımı benimsenir. İzlem aralığı; antikor düzeyi, yaş, ultrasonografi bulguları, aile öyküsü ve gebelik planı gibi özelliklere göre kişiye özel belirlenir. Yeni başlayan yorgunluk, kilo değişimi veya boyunda şişlik gibi yakınmalar, planlanan kontrol zamanı beklenmeden değerlendirme yapılmasını gerektirebilir. Gebelik planlayan kadınlarda ise TSH normal olsa bile bu bulgu, gebelik öncesinde ve gebelik süresince daha yakın takibi gündeme getirir.

Anti-TPO ile Anti-Tiroglobulin Arasındaki Fark Nedir?

Anti-TPO ve anti-tiroglobulin (anti-Tg), tiroid bezine yönelik iki farklı otoantikordur. Anti-TPO hormon yapımında görev alan enzime, anti-Tg ise tiroid hormonlarının öncül maddesi olan tiroglobulin proteinine karşı gelişir. Otoimmün tiroid hastalıklarında anti-TPO daha sık pozitif bulunur ve bu nedenle çoğu zaman ilk olarak istenen antikor testidir. Anti-Tg daha az kişide pozitif çıkar ve anti-TPO'su negatif olan bazı kişilerde otoimmün süreci gösterebilir. İki antikorun birlikte pozitif olması, otoimmün bir tiroid sürecini daha güçlü biçimde destekler. Anti-Tg ayrıca tiroid kanseri nedeniyle tedavi görmüş kişilerde tiroglobulin ölçümünün güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla kullanılır ve anti-TPO'nun böyle bir izlem rolü yoktur. Bu farklar nedeniyle iki test birbirinin yerine geçmez ve hangi testin isteneceği klinik soruya göre belirlenir. Anti-tiroglobulin hakkında ayrıntılı bilgi, kütüphanedeki ilgili sayfada yer almaktadır.

Gebelikte ve Gebelik Planlarken Anti-TPO Neden Önemlidir?

Gebelikte tiroid hormonlarına duyulan ihtiyaç artar ve bebeğin beyin gelişimi ilk dönemlerde büyük ölçüde annenin tiroid hormonlarına bağlıdır. Anti-TPO pozitif olan kadınlarda tiroid bezi bu artan ihtiyaca yeterince uyum sağlayamayabilir ve gebelik sırasında tiroid yetersizliği ortaya çıkabilir. Bu nedenle gebelik planlayan ve antikoru pozitif olan kadınlarda, gebelik öncesinde ve gebelik boyunca tiroid işlev testlerinin daha sık izlenmesi önerilir. Anti-TPO pozitifliği bazı çalışmalarda düşük, erken doğum ve gebe kalmada güçlük ile ilişkilendirilmiştir, ancak bu ilişkinin ne ölçüde antikorun kendisine bağlı olduğu tartışmalıdır. Antikoru pozitif olan kadınlarda doğum sonrası tiroidit gelişme olasılığı belirgin biçimde artar. Bu tablo çoğu zaman önce kısa süreli bir aşırı çalışma evresi, ardından geçici ya da kalıcı bir az çalışma evresiyle seyredebilir. Doğum sonrası dönemde yaşanan yorgunluk, çökkün ruh hali ve çarpıntı gibi yakınmalar yalnızca yeni annelikle açıklanmayıp tiroid açısından da değerlendirilebilir. Gebelik planı olan kadınlarda antikor sonucunun, kadın hastalıkları ve doğum ile endokrinoloji bölümlerinin birlikte yürüttüğü bir takip planı içinde ele alınması yararlıdır.

Anti-TPO Sonucuyla Hangi Bölüme Başvurulur, Takip Nasıl Yapılır?

Anti-TPO sonucunun değerlendirilmesi için başvurulacak temel bölüm endokrinoloji ve metabolizma hastalıklarıdır. Tiroid işlev testleri normal olan ve şikâyeti bulunmayan kişilerin ilk değerlendirmesi iç hastalıkları bölümünde de yapılabilir. Çocuklarda ve ergenlerde sonuç çocuk endokrinolojisi bölümünde ele alınır. Gebe ya da gebelik planlayan kadınlarda kadın hastalıkları ve doğum bölümüyle endokrinoloji bölümünün birlikte çalışması izlemi kolaylaştırır. Tiroid bezinde büyüme veya ultrasonografide nodül saptandığında, gerekirse genel cerrahi ya da nükleer tıp bölümlerinin görüşü de alınabilir. Takip genellikle tiroid işlev testlerinin belirli aralıklarla tekrarlanmasına ve gerektiğinde ultrasonografi yapılmasına dayanır. Antikor düzeyinin sık aralıklarla yeniden ölçülmesi çoğu zaman izlem kararını değiştirmediği için, takipte asıl belirleyici olan tiroid işlev testleridir. Yeni ortaya çıkan şikâyetler, gebelik haberi ya da tiroid işlevini etkileyebilecek bir tedaviye başlanması, kontrollerin öne alınmasını gerektirebilir.

Yayın tarihi:

Merak edilen sorular

15 başlık

Bu değerle en çok ilişkilendirilen soruların yanıtları.

1

Anti-TPO Testi İçin Aç Kalmak Gerekir mi?

Anti-TPO testi için genellikle aç kalmak gerekmez. Antikor düzeyi yemek yemekten belirgin biçimde etkilenmediği için günün herhangi bir saatinde kan verilebilir. Ancak aynı kan örneğinden kan şekeri ya da kolesterol gibi açlık gerektiren testler de çalışılacaksa, bu testler için belirtilen açlık kuralına uyulması gerekir. Tiroid hormonu yerine koyma tedavisi kullanan kişilerin ilacı kan vermeden önce mi sonra mı aldıklarını bildirmesi, birlikte bakılan hormon testlerinin yorumunu kolaylaştırır.
2

Anti-TPO Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Anti-TPO sonucu çoğu laboratuvarda kısa süre içinde, genellikle aynı gün ya da ertesi gün raporlanır. Sürenin uzunluğu, laboratuvarın çalışma düzenine ve testin hangi günlerde toplu çalışıldığına göre değişebilir. Bazı merkezlerde antikor testleri belirli günlerde çalışıldığından sonuç birkaç gün sonra çıkabilir. Test acil karar gerektiren bir tetkik olmadığından, sonucun birkaç gün içinde çıkması değerlendirmeyi olumsuz etkilemez.
3

Anti-TPO Pozitifliği Her Zaman Tiroid Hastalığı Anlamına mı Gelir?

Anti-TPO pozitifliği her zaman tiroid hastalığı olduğu anlamına gelmez. Genel toplumda, özellikle kadınlarda, hiçbir şikâyeti olmayan ve tiroid işlevi normal olan kişilerde de antikor saptanabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin tiroide yönelik bir yatkınlık taşıdığını gösterir, ancak hastalığın geliştiği anlamını taşımaz. Pozitiflik saptanan kişilerde tiroid işlev testleri ve gerekirse ultrasonografiyle birlikte değerlendirme yapılır. İşlev normal bulunduğunda genellikle belirli aralıklarla izlem planlanır.
4

Anti-TPO Negatif Çıkarsa Hashimoto Tiroiditi Kesin Olarak Dışlanır mı?

Anti-TPO negatif sonucu Hashimoto tiroiditi olasılığını azaltır, ancak tümüyle ortadan kaldırmaz. Hashimoto tiroiditi olan kişilerin bir bölümünde anti-TPO negatif bulunabilir. Bu kişilerin bir kısmında anti-tiroglobulin pozitif olabilir, bir kısmında ise iki antikor da saptanmaz. Böyle durumlarda ultrasonografide tiroid dokusunun iltihaba uyan görünümü ve tiroid işlev testleri değerlendirmede yol gösterici olur. Hastalığın başlangıç evresinde antikor henüz saptanabilir düzeye ulaşmamış olabilir.
5

Anti-TPO Tek Başına Tanı Koydurur mu, Hangi Testlerle Birlikte İstenir?

Anti-TPO tek başına tanı koydurmaz ve tiroid hastalığının değerlendirilmesinde yardımcı bir testtir. Genellikle TSH ve serbest tiroksin gibi tiroid işlevini gösteren testlerle birlikte istenir. Gerekli görüldüğünde anti-tiroglobulin, tiroid ultrasonografisi ve Graves hastalığı şüphesinde TSH reseptör antikoru da değerlendirmeye eklenir. Bu testlerin sonuçları kişinin şikâyetleri, muayene bulguları ve aile öyküsüyle bir arada yorumlanır. Böylece tiroid işlevinin durumu ile otoimmün sürecin varlığı birlikte ortaya konur.
6

Anti-TPO Yüksekliği Kanser Belirtisi midir?

Anti-TPO yüksekliği bir kanser belirtisi değildir ve tiroid kanserini taramak için kullanılan bir test değildir. Antikor, bağışıklık sisteminin tiroide yönelik iltihabi tepkisini yansıtır. Hashimoto tiroiditi olan kişilerde tiroid dokusunda nodül gelişebilir ve nodüllerin değerlendirilmesi ultrasonografiyle yapılır. Oldukça nadir görülen tiroid lenfoması uzun süreli Hashimoto tiroiditi zemininde bildirilmiştir, ancak bu tablo antikor düzeyiyle belirlenmez. Boyunda hızla büyüyen bir şişlik ya da sertlik fark edildiğinde bu durum ayrıca değerlendirilir.
7

Anti-TPO Düzeyi Zamanla Düşer mi, Tekrar Ölçülmesi Gerekir mi?

Anti-TPO düzeyi zaman içinde dalgalanabilir, bazı kişilerde azalabilir, bazılarında ise uzun süre yüksek kalabilir. Gebelik sırasında bağışıklık sistemindeki değişikliklere bağlı olarak düzey geçici olarak düşebilir ve doğumdan sonra yeniden yükselebilir. Tiroid hormonu yerine koyma tedavisi alan bazı kişilerde de zamanla düşüş görülebilir. Antikor pozitifliği bir kez saptandıktan sonra düzeyin sık aralıklarla tekrar ölçülmesi çoğu zaman izlem kararını değiştirmez. Takipte asıl önemli olan tiroid işlev testlerinin belirli aralıklarla tekrarlanmasıdır.
8

Anti-TPO Yüksekliğinde Tiroid Ultrasonografisi Gerekir mi?

Anti-TPO yüksekliği saptanan her kişide tiroid ultrasonografisi zorunlu değildir. Muayenede tiroid bezinde büyüme, sertlik veya ele gelen bir nodül bulunması ultrasonografiyi gündeme getirir. Ultrasonografi, iltihabın dokuda yarattığı değişiklikleri ve eşlik eden nodülleri göstermeye yardımcı olur. Tiroid işlevi normal olan antikor pozitif kişilerde ultrasonografi bulguları, izlem aralığının planlanmasında destekleyici bilgi sağlayabilir. Ultrasonografi ışın içermeyen bir yöntem olduğundan gebelikte de uygulanabilir.
9

Ailede Anti-TPO Pozitifliği Varsa Yakınların Taranması Gerekir mi?

Otoimmün tiroid hastalıkları ailesel yatkınlık gösterir ve anne, baba, kardeş gibi yakın akrabalarda görülme olasılığı artmıştır. Ancak ailede anti-TPO pozitifliği bulunması, şikâyeti olmayan tüm yakınların rutin olarak test edilmesini gerektirmez. Yorgunluk, kilo değişimi ya da boyunda şişlik gibi tiroid bozukluğunu düşündüren yakınmaları olan aile bireylerinde tiroid testleri istenebilir. Gebelik planlayan kadınlarda ve başka otoimmün hastalığı olan yakınlarda ise tiroid değerlendirmesi daha sık gündeme gelir. Aile öyküsünün bilinmesi, tiroid sonuçlarının yorumlanmasına katkı sağlar.
10

Anti-TPO Yüksekliği Tekrarlayan Düşük ve Gebe Kalamama ile İlişkili midir?

Anti-TPO pozitifliği, çeşitli çalışmalarda tekrarlayan gebelik kaybı, erken doğum ve gebe kalmada güçlük ile ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkinin bir kısmı, antikoru pozitif kadınlarda gebelik sırasında tiroid hormonlarının yetersiz kalmasıyla açıklanır. Tiroid işlevi normal olsa bile antikorun genel bir otoimmün yatkınlığın göstergesi olabileceği düşünülmektedir. Ancak antikor pozitifliği tek başına düşüğün ya da gebe kalamamanın nedeni olarak kabul edilmez ve diğer olası nedenlerle birlikte araştırılır. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan veya gebe kalmakta güçlük çeken kadınlarda tiroid işlev testleriyle birlikte anti-TPO değerlendirmesi yapılabilir.
11

Doğum Sonrası Tiroidit ile Anti-TPO Arasında Bağlantı Var mı?

Doğum sonrası tiroidit, doğumu izleyen dönemde tiroid bezinde gelişen ve çoğu zaman geçici seyreden otoimmün bir iltihaptır. Gebelik öncesinde veya erken gebelikte anti-TPO pozitif bulunan kadınlarda bu tablonun gelişme olasılığı belirgin biçimde artar. Hastalık önce çarpıntı, sinirlilik ve kilo kaybıyla seyreden kısa bir aşırı çalışma evresi, ardından yorgunluk ve çökkün ruh haliyle belirgin bir az çalışma evresi gösterebilir. Kadınların çoğunda tiroid işlevi zamanla normale dönerken bir kısmında kalıcı tiroid yetersizliği gelişebilir. Bu nedenle antikoru pozitif olan kadınlarda doğum sonrası dönemde tiroid işlevinin izlenmesi önerilir.
12

Anti-TPO Pozitif Kişilerde Başka Otoimmün Hastalıklar da Araştırılır mı?

Anti-TPO pozitif kişilerde başka otoimmün hastalıkların görülme olasılığı genel topluma göre daha yüksektir. Bu nedenle kişinin şikâyetlerine göre ek araştırmalar gündeme gelebilir. Açıklanamayan kansızlık ve sinir sistemi yakınmalarında pernisiyöz anemi, ishal, şişkinlik ve kilo kaybında ise çölyak hastalığı araştırılabilir. Aşırı susama ve sık idrara çıkma çocukluk çağında başlayan diyabeti, eklem ağrısı ve şişlikleri de romatizmal hastalıkları akla getirebilir. Ciltte renk kaybı olan alanlar vitiligoyu, belirgin halsizlik ve tansiyon düşüklüğü ise böbreküstü bezi yetersizliğini düşündürebilir. Şikâyeti olmayan kişilerde tüm otoimmün hastalıkların rutin olarak taranması genellikle önerilmez.
13

Stres, Enfeksiyon ve Aşırı İyot Alımı Anti-TPO Düzeyini Etkiler mi?

Otoimmün tiroid hastalıklarının ortaya çıkmasında kalıtsal yatkınlığın yanında çevresel etkenlerin de rol oynadığı düşünülmektedir. Uzun süreli yoğun stresin bağışıklık sistemini etkileyerek otoimmün süreçleri tetikleyebileceği ileri sürülmektedir, ancak antikor düzeyiyle doğrudan ilişkisi netlik kazanmamıştır. Bazı viral enfeksiyonların yatkın kişilerde tiroid iltihabını başlatabileceği düşünülmektedir. Besinlerle ya da iyot içeren ürünlerle aşırı miktarda iyot alınması, yatkın kişilerde antikor oluşumunu artırabilir ve tiroid işlevini bozabilir. Bu nedenle iyot alımında aşırılıktan kaçınılması ve dengeli beslenilmesi önerilir.
14

Sigara ve Alkol Kullanımı Anti-TPO Düzeyini Etkiler mi?

Sigara kullanımının tiroid bezi üzerinde çok yönlü etkileri vardır ve Graves hastalığıyla ilişkili göz tutulumunu ağırlaştırdığı bilinmektedir. Bazı çalışmalarda sigara içenlerde anti-TPO pozitifliğinin daha seyrek görüldüğü, sigarayı bırakan kişilerde ise bırakmayı izleyen dönemde antikor pozitifliğinin geçici olarak artabildiği bildirilmiştir. Bu bulgu sigaranın koruyucu olduğu anlamına gelmez, çünkü sigaranın kalp, damar ve akciğer sağlığına verdiği zarar çok daha belirgindir. Alkol ile antikor düzeyi arasındaki ilişki konusunda veriler sınırlıdır ve alkol tiroid hastalığını önleyen bir etken olarak değerlendirilmez. Genel sağlık açısından sigaranın bırakılması ve alkolün sınırlandırılması önerilir.
15

Çocuklarda Anti-TPO Yüksekliği Görülür mü, Nasıl Değerlendirilir?

Anti-TPO yüksekliği çocuklarda ve ergenlerde de görülebilir ve bu yaş grubunda en sık Hashimoto tiroiditiyle ilişkilidir. Ergenlik döneminde, özellikle kız çocuklarında daha sık karşılaşılır. Büyümede yavaşlama, boy kısalığı, okul başarısında düşme, halsizlik ve boyunda şişlik çocuklarda tiroid testlerini gündeme getirebilir. Çocukluk çağında başlayan diyabet, çölyak hastalığı, Down sendromu veya Turner sendromu tanısı olan çocuklarda tiroid tutulumu açısından düzenli değerlendirme yapılabilir. Sonuç, çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun tiroid işlev testleriyle birlikte çocuk endokrinolojisi bölümünde yorumlanır.

Önemli Bilgilendirme ve Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde tıbbi tanı, teşhis, tedavi ya da kişiye özel sağlık danışmanlığı niteliği taşımaz.

Sitemizdeki tıbbi metinler, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında toplumun sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla tarafsız, nesnel ve kanıta dayalı olarak hazırlanmıştır. Anılan mevzuat uyarınca “bilgilendirme içeriklerinde kurum logosunun yer alması tek başına reklam veya talep yaratma faaliyeti teşkil etmez” ilkesi esas alınmaktadır.

  • Buradaki bilgiler bir hekimin muayenesinin, değerlendirmesinin veya tıbbi görüşünün yerini tutmaz.
  • Tahlil sonuçları; yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve laboratuvara göre değişkenlik gösterir. Referans aralıkları her laboratuvarda farklı olabilir.
  • Tahlil sonuçlarınız mutlaka sizi muayene eden bir hekim tarafından, klinik durumunuzla birlikte yorumlanmalıdır.
  • Bu içeriklere dayanarak ilaç kullanmayınız, tedavinizi değiştirmeyiniz veya erteleme yapmayınız.
  • Acil bir sağlık durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayınız veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koru Sağlık Grubu, bu içeriklerin kişisel yorumlanmasından doğabilecek sonuçlardan sorumlu tutulamaz. İçerikler T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği bilgilendirme amacıyla sunulmakta olup reklam veya yönlendirme amacı taşımaz.