Spermatik kord tümörü açık ameliyatı, testisi karın içinden kasık kanalı yoluyla torbaya bağlayan ve içinde meni kanalı, damarlar, sinirler ve bağ dokusu bulunan spermatik kordda gelişen tümörlerin, kasık bölgesinden yapılan bir kesiyle çıkarılmasıdır. Spermatik kord tümörleri seyrek görülür ve büyük bölümü iyi huyludur; bunların en sık rastlananı yağ dokusundan gelişen lipomlardır. Bununla birlikte kordda liposarkom, leiomiyosarkom ve özellikle çocuk ve genç erişkinlerde rabdomiyosarkom gibi kötü huylu tümörler de gelişebilir. Tümörler çoğunlukla kasıkta ya da testisin üst kısmında ele gelen, yavaş büyüyen ve çoğu zaman ağrıya yol açmayan bir kitle olarak fark edilir ve kasık fıtığı, kord kisti ya da hidroselle karışabilir. Kötü huylu olma olasılığı bulunan kitlelerde tümör hücrelerinin çevreye yayılmasını önlemek için ameliyatın torba yerine kasık yolundan yapılması ve tümörün uygun bir sınırla bütün hâlinde çıkarılması temel ilkedir. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde spermatik kord kitlelerine yaklaşım görüntüleme bulguları ve tümörün olası tipi değerlendirilerek belirlenmekte, kötü huylu tümörlerde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve patoloji ile birlikte planlanmaktadır. Bu içerikte spermatik kordun yapısı, tümör tipleri, belirtiler, tanı ve evreleme, kasık yolunun önemi, ameliyatın uygulanışı, testisin korunup korunamayacağı, ek tedaviler, iyileşme süreci, izlem ve olası komplikasyonlar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Spermatik Kord Nedir ve Hangi Yapıları İçerir?
Spermatik kord, karın ön duvarındaki iç kasık halkasından başlayıp kasık kanalı boyunca ilerleyerek torba içindeki testise uzanan, kalem kalınlığında bir yapı demetidir. İçinde meni kanalı, testisi besleyen atardamar, testisten kanı toplayan toplardamar ağı, lenf damarları, sinirler ve bu yapıları saran yağlı bağ dokusu bulunur. Kordu saran ince kas lifleri, testisin sıcaklığa göre yukarı ve aşağı hareket etmesini sağlar.
Bu yapı testisin beslenmesi, spermlerin taşınması ve testis ısısının düzenlenmesi açısından önemli görevler üstlenir. Kordu oluşturan yağ, kas, bağ dokusu ve damar hücrelerinin her biri tümörlerin kaynağı olabilir; bu nedenle kordda farklı doku tiplerinden gelişen çok çeşitli tümörlerle karşılaşılabilir.
Spermatik kord kasık kanalı içinde kasık fıtığı kesesiyle, torba içinde ise testis, epididim ve testisi saran zarlarla yakın komşuluk içindedir. Bu komşuluk, kord kaynaklı kitlelerin diğer yapılardan kaynaklanan şişliklerle karışmasına neden olabilir ve ayırıcı tanıda dikkat gerektirir.
Spermatik Kordda Hangi Tümörler Gelişir?
Spermatik kordda ve testisin çevresinde gelişen tümörlerin büyük bölümü iyi huyludur. En sık görülen iyi huylu tümör yağ hücrelerinden gelişen lipomdur. Kordu saran kas liflerinden kaynaklanan leiomiyomlar, sinir kılıfından gelişen tümörler, damar kaynaklı tümörler ve fibröz doku tümörleri daha seyrek görülen iyi huylu tümörlerdir. Kasık fıtığı ameliyatları sırasında tesadüfen fark edilen kord lipomları da oldukça yaygındır.
Kötü huylu tümörler arasında erişkinlerde en sık liposarkom görülür; leiomiyosarkom ve farklılaşmamış sarkomlar da bu grupta yer alır. Çocuklarda ve genç erişkinlerde testisin çevresinde gelişen rabdomiyosarkom, kötü huylu tümörlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Seyrek olarak başka organlardaki kanserlerin korda yayılımı ya da lenfomalar da kord kitlesi biçiminde ortaya çıkabilir.
Tümörün iyi ya da kötü huylu olduğunu yalnızca muayeneyle ayırt etmek çoğu zaman mümkün değildir. Büyük boyut, hızlı büyüme, düzensiz sınırlar, sert kıvam ve görüntülemede yağ dışı doku bileşenlerinin bulunması kötü huylu olma olasılığını artıran bulgulardır. Kesin tanı, çıkarılan dokunun patolojik incelemesiyle konur.
Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkar?
Spermatik kord tümörleri çoğunlukla kasıkta ya da testisin üst bölümünde, torbanın içinde ele gelen bir kitle olarak fark edilir. Kitle genellikle yavaş büyür ve çoğu zaman ağrıya yol açmaz; bu nedenle kişiler başvuruyu erteleyebilir. Bazı hastalarda kasıkta dolgunluk, ağırlık hissi ya da hafif sızı bulunabilir.
Kasık fıtığından farklı olarak kord tümörleri öksürme ve ıkınma ile belirgin olarak büyümez ve yatınca kaybolmaz. Kitle testisten ayrı olarak ele gelebilir; ancak büyük tümörler testisle birleşik gibi hissedilebilir. Hızla büyüyen, sertleşen ya da çevre dokulara yapışık hâle gelen kitleler kötü huylu tümör açısından dikkatle değerlendirilir.
Kötü huylu tümörlerin ileri evrelerinde karın içi lenf bezlerine ya da akciğerlere yayılım olabilir; bu durumda halsizlik, kilo kaybı, karın ya da sırt ağrısı ve öksürük gibi yayılıma bağlı şikâyetler ortaya çıkabilir. Çocuklarda torbada ele gelen her kitle, testis ve çevresindeki tümörler açısından gecikmeden değerlendirilmelidir.
Tanı ve Evreleme Nasıl Yapılır?
Değerlendirme ayrıntılı muayeneyle başlar; kitlenin boyutu, kıvamı, testisle ilişkisi, öksürmekle değişip değişmediği ve kasık lenf bezleri incelenir. Renkli Doppler ultrasonografi, kitlenin testisten mi yoksa kordan mı kaynaklandığını, iç yapısını, kan akımını ve fıtık ya da kist gibi durumlarla ayrımını gösterir.
Ultrasonografide yağ dışı bileşenler, düzensiz sınırlar ya da belirgin kan akımı bulunan kitlelerde manyetik rezonans görüntüleme yapılır. Manyetik rezonans, tümörün yağ içeriğini, çevre dokularla ilişkisini ve kasık kanalı boyunca uzanımını ayrıntılı biçimde gösterir ve ameliyat planlamasına yol gösterir. Testis tümörü olasılığının dışlanması için kanda alfa-fetoprotein, beta-hCG ve laktat dehidrogenaz gibi tümör belirteçleri ölçülür.
Kötü huylu tümörden şüphelenilen ya da patoloji ile kötü huylu tümör tanısı konan hastalarda göğüs, karın ve pelvisin bilgisayarlı tomografisi ile yayılım araştırılır; bazı tümör tiplerinde pozitron emisyon tomografisi de kullanılabilir. Evreleme; tümörün büyüklüğü, derecesi, çevre dokulara yayılımı, lenf bezi tutulumu ve uzak yayılım durumuna göre yapılır ve ek tedavi gereksinimini belirler.
Neden Kasık Yolu Tercih Edilir ve Torbadan Biyopsi Neden Önerilmez?
Testis ve spermatik kord tümörlerinde ameliyatın kasık bölgesinden yapılması temel bir ilkedir. Torba derisinin lenf akışı kasık ve bacak lenf bezlerine yönelirken, testis ve kordun lenf akışı karın içindeki lenf bezlerine doğrudur. Kötü huylu bir tümöre torba yolundan girilmesi, tümör hücrelerinin torba derisine ve farklı bir lenf akış alanına yayılmasına yol açabilir.
Bu nedenle kötü huylu olma olasılığı bulunan kord kitlelerinde torbadan iğne biyopsisi ya da torba kesisiyle kitlenin çıkarılması önerilmez. Kasık yolundan yapılan ameliyatta kordun üst ucu, tümöre dokunulmadan önce iç kasık halkası düzeyinde denetim altına alınır; böylece ameliyat sırasında tümör hücrelerinin damar ve lenf yoluyla yayılma olasılığı azaltılır.
Daha önce torba yolundan müdahale edilmiş ya da tümörün sınırlarında hücre kalmış olan hastalarda, yeniden ameliyatla daha geniş bir alanın çıkarılması ve torba derisinin bir bölümünün de alınması gerekebilir. Bu durum, ilk ameliyatın doğru yoldan planlanmasının önemini gösterir.
Ameliyat Nasıl Uygulanır?
Ameliyat genel ya da belden uygulanan anestezi altında yapılır. Kasık bölgesinde, kasık kanalı doğrultusunda birkaç santimetrelik bir kesi açılır. Kasık kanalının ön duvarı açılarak spermatik kord ortaya konur ve iç kasık halkası düzeyinde yumuşak bir askı ya da klemple denetim altına alınır.
Tümör, çevresindeki sağlıklı dokudan bir sınırla birlikte, tümör kapsülü açılmadan bütün hâlinde çıkarılmaya çalışılır. İyi huylu olduğu düşünülen ve sınırları belirgin lipom gibi kitlelerde kitle, meni kanalı ve testisi besleyen damarlar korunarak kordan ayrılabilir. Kitlenin niteliği ameliyat sırasında belirsizse dondurulmuş kesit incelemesiyle hızlı patolojik değerlendirme yapılabilir.
Kötü huylu tümör düşünülen ya da tümörün kordun yapılarıyla iç içe olduğu durumlarda, spermatik kord iç kasık halkası düzeyinde bağlanarak kesilir ve tümör, kord ve testis birlikte çıkarılır. Tümörün çevre kasa ya da torba derisine yayıldığı hastalarda bu dokuların bir bölümü de çıkarılır. Kanama denetiminden sonra kasık kanalı onarılır ve katlar kapatılır. Çıkarılan doku ayrıntılı patolojik incelemeye gönderilir.
Testis Korunabilir mi?
Testisin korunup korunamayacağı tümörün tipine, büyüklüğüne ve kordun yapılarıyla ilişkisine bağlıdır. Sınırları belirgin, yağ dokusundan oluşan ve görüntülemede kötü huylu tümörü düşündüren bulgu taşımayan kitlelerde kitle, testis ve meni kanalı korunarak çıkarılabilir. Kasık fıtığı ameliyatlarında sık rastlanan kord lipomları bu gruptadır.
Kötü huylu tümörlerde amaç tümörün yeterli bir sınırla eksiksiz çıkarılmasıdır. Kordun yapıları tümörle iç içe olduğunda testisin beslenmesi korunamayacağından testisin tümörle birlikte çıkarılması gerekir. Bu olasılık ameliyat öncesinde görüntüleme bulgularına göre hasta ile konuşulur ve karar ameliyat sırasındaki bulgulara göre kesinleştirilir.
Tek testisin çıkarılması durumunda karşı testis sağlıklı ise erkeklik hormonu üretimi ve sperm üretimi çoğunlukla yeterli düzeyde sürer. Çocuk sahibi olma planı bulunan ve ek olarak kemoterapi ya da ışın tedavisi alma olasılığı olan hastalarda ameliyat öncesinde sperm dondurma seçeneği değerlendirilir. İstenirse torba içine görünüm açısından testis protezi yerleştirilebilir; kötü huylu tümörlerde bu işlem genellikle tedavinin tamamlanması sonrasına bırakılır.
Kötü Huylu Tümörlerde Hangi Ek Tedaviler Uygulanır?
Kötü huylu kord tümörlerinde ek tedavi gereksinimi; tümörün tipine, derecesine, büyüklüğüne, çıkarılan dokunun sınırlarında tümör hücresi bulunup bulunmadığına ve yayılım durumuna göre belirlenir. Kararlar üroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının birlikte değerlendirmesiyle verilir.
Sınırlarında tümör hücresi saptanan ya da yerel olarak yeniden ortaya çıkma olasılığı yüksek olan sarkomlarda, daha geniş bir alanın yeniden ameliyatla çıkarılması ve ameliyat bölgesine ışın tedavisi uygulanması gündeme gelebilir. Liposarkomların bazı tiplerinde yerel tekrarlama eğilimi yüksek olduğundan geniş sınırla çıkarım ve yakın izlem özellikle önemlidir.
Çocuk ve genç erişkinlerde görülen rabdomiyosarkom kemoterapiye duyarlı bir tümördür ve bu hastalarda kemoterapi tedavinin temel bileşenidir; gerektiğinde karın içi lenf bezlerinin değerlendirilmesi ve ışın tedavisi de planlanır. Uzak yayılım bulunan hastalarda sistemik tedaviler öncelik kazanır.
Ameliyat Sonrası Süreç ve İzlem Nasıl İlerler?
Kasık yolundan yapılan ameliyattan sonra hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. İlk günlerde kasık ve torba bölgesinde hafif ağrı, şişlik ve morarma görülebilir; soğuk uygulama, destekleyici iç çamaşırı ve ağrı kesiciler bu şikâyetleri azaltır. Ağır kaldırma ve karın kaslarını zorlayan etkinliklerden birkaç hafta kaçınılması önerilir.
Patoloji sonucu genellikle birkaç gün ile iki hafta içinde çıkar ve kontrol muayenesinde hasta ile ayrıntılı olarak paylaşılır. İyi huylu tümörlerde izlem genellikle kısa sürelidir ve ameliyat bölgesinin iyileşmesinin değerlendirilmesiyle sınırlı kalır.
Kötü huylu tümörlerde izlem uzun süreli ve düzenlidir. Yerel tekrarlama ve uzak yayılım açısından belirli aralıklarla muayene, kasık ve torba bölgesinin görüntülenmesi ile göğüs ve karın tomografisi yapılır. İzlem aralıkları tümörün tipine ve evresine göre belirlenir; bazı sarkom tiplerinde tekrarlama yıllar sonra da görülebildiğinden izlem uzun yıllar sürdürülür.
Hangi Komplikasyonlar Görülebilir?
Kasık yolundan yapılan ameliyatlarda erken dönemde yara yeri enfeksiyonu, kasık ya da torba içinde kan birikmesi, uzun süren şişlik ve yara iyileşmesinde gecikme görülebilir. Bu sorunların çoğu basit önlemler ve izlemle düzelir; büyük kan birikimlerinde boşaltma gerekebilir.
Kasık kanalındaki sinirlerin etkilenmesine bağlı olarak kasıkta, uyluğun iç yüzünde ya da torba derisinde uyuşukluk veya uzun süreli ağrı gelişebilir. Kordun korunarak kitlenin çıkarıldığı hastalarda testisi besleyen damarların etkilenmesine bağlı testis küçülmesi seyrek olarak görülebilir. Kasık kanalının zayıflamasına bağlı kasık fıtığı gelişmesi de olasıdır.
Kötü huylu tümörlerde tümörün ameliyat bölgesinde yeniden ortaya çıkması ya da uzak organlara yayılması hastalığın seyrine bağlı önemli sorunlardır. Işın tedavisi ve kemoterapi uygulanan hastalarda bu tedavilere özgü yan etkiler ayrıca izlenir. Tüm bu olasılıklar tedavi öncesinde hasta ile ayrıntılı olarak paylaşılır.
Ne Zaman Hekime Başvurulmalıdır?
Kasıkta ya da torbada, testisin üstünde yeni fark edilen bir şişlik veya kitle; öksürmekle değişmeyen, yatınca kaybolmayan ya da giderek büyüyen bir kasık kitlesi ve testiste sertlik ile ağırlık hissi ürolojik değerlendirme gerektirir. Kasık fıtığı sanılan ancak fıtık özelliklerini göstermeyen şişlikler de değerlendirilmelidir.
Çocuklarda torbada ya da kasıkta ele gelen her kitle gecikmeden değerlendirilmelidir. Ameliyattan sonra ateş, yara yerinde artan kızarıklık ve akıntı, torbada hızla büyüyen şişlik ve geçmeyen ağrı ile izlem sürecinde ameliyat bölgesinde yeni bir kitle fark edilmesi, açıklanamayan kilo kaybı ve süregelen öksürük gelişmesi durumunda hekime başvurulmalıdır.
Genel Değerlendirme
Spermatik kord tümörleri seyrek görülen, büyük bölümü lipom gibi iyi huylu tümörlerden oluşan, ancak liposarkom ve rabdomiyosarkom gibi kötü huylu tiplerin de görülebildiği bir hastalık grubudur. Kasıkta ya da testisin üstünde ele gelen kitlelerin ultrasonografi ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi, tümör belirteçlerinin ölçülmesi ve kötü huylu tümör şüphesinde yayılım araştırması tanı ve planlamanın temel adımlarıdır.
Ameliyatın kasık yolundan yapılması ve kötü huylu olma olasılığı bulunan kitlelerde torbadan biyopsiden kaçınılması temel ilkedir. İyi huylu kitlelerde testis korunarak kitle çıkarılabilirken, kötü huylu tümörlerde kord ve testisle birlikte geniş sınırlı çıkarım ve gerektiğinde ek tedaviler uygulanır; bu hastalarda uzun süreli izlem önemlidir. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde spermatik kord kitlelerine yaklaşım, tümörün olası tipine göre ilgili uzmanlık alanlarıyla birlikte planlanmakta ve hasta tedavi süreci boyunca ayrıntılı olarak bilgilendirilmektedir. Tedavi kararları kişiden kişiye değiştiğinden, bu içerikteki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hekim değerlendirmesinin yerini almamaktadır.