Üroloji

Skrotal Hematom Boşaltma Ameliyatı

Travma ya da ameliyat sonrasında torba içinde biriken kanın, büyüyen, enfekte olan ya da testise baskı yapan durumlarda ameliyatla boşaltılması ve kanamanın denetim altına alınmasıdır.

Skrotal hematom boşaltma ameliyatı, travma, ameliyat ya da kanama eğilimine bağlı olarak torba içinde biriken kanın; büyüyen, enfekte olan, testise baskı yapan ya da testis yaralanmasından şüphelenilen durumlarda ameliyatla boşaltılması ve kanamanın kaynağının denetim altına alınmasıdır. Torba bölgesi gevşek bir deri ve bağ dokusundan oluştuğu için bu bölgede kanama olduğunda kan kolayca birikebilir ve kısa sürede belirgin bir şişlik ve morarma oluşabilir. Kanın torba duvarının dokuları arasında birikmesine skrotal hematom, testisi saran zarlar arasında birikmesine ise hematosel adı verilir. Küçük hematomlar çoğunlukla soğuk uygulama, dinlenme ve destekleyici önlemlerle zamanla emilirken, büyük ve giderek genişleyen hematomlar ağrıya, enfeksiyona, testisin beslenmesinin bozulmasına ve iyileşme süresinin uzamasına yol açabilir. Özellikle travma sonrasında gelişen hematomlarda testisin kendisinin yaralanıp yaralanmadığının ayırt edilmesi büyük önem taşır. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde torba bölgesinde kan birikimiyle başvuran hastalar muayene ve renkli Doppler ultrasonografi ile değerlendirilerek izlem, aspirasyon ya da ameliyat seçeneklerinden hastaya uygun olanı belirlenmektedir. Bu içerikte skrotal hematomun nedenleri, belirtileri, tanı yöntemleri, ameliyatsız izlem, iğne aspirasyonunun yeri, ameliyat kararı, ameliyatın uygulanışı, iyileşme süreci ve olası komplikasyonlar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Skrotal Hematom Nedir ve Nasıl Oluşur?

Torba, dıştan içe doğru deri, deriye yapışık ince bir kas tabakası, birkaç kat bağ dokusu ve testisi saran iki yapraklı ince bir zardan oluşur. Testisin kendisi ise tunika albuginea adı verilen sağlam bir kılıfla sarılıdır. Bu katmanlar arasındaki gevşek dokular kanın kolayca yayılmasına ve birikmesine olanak tanır.

Kanın torba duvarını oluşturan dokular arasında birikmesi skrotal duvar hematomu olarak adlandırılır; bu tür hematomlarda morarma çoğunlukla geniş bir alana yayılır ve kasığa, penise ve perineye uzanabilir. Kanın testisi saran zarın iki yaprağı arasında birikmesine hematosel denir; hematoselde kan testisin çevresinde sınırlı bir boşlukta toplanır ve testisi elle ayırt etmeyi güçleştirir. Testisin sağlam kılıfının yırtılması ise testis rüptürü olarak adlandırılır ve çoğunlukla hematoselle birlikte görülür.

Biriken kan önce pıhtılaşır, ardından günler ve haftalar içinde yavaş yavaş sıvılaşarak emilir. Küçük hematomlar bu süreçte kendiliğinden kaybolurken, büyük pıhtıların emilmesi aylar sürebilir. Bazı hastalarda pıhtı nedbe dokusuna dönüşerek torbada uzun süre hissedilen bir sertliğe ve kalınlaşmaya yol açabilir.

Hangi Durumlar Torba İçinde Kan Birikmesine Yol Açar?

Künt travmalar skrotal hematomun en sık nedenidir. Futbol, dövüş sporları ve binicilik gibi etkinliklerde torbaya gelen darbeler, bisiklet selesine sert oturma, düşmeler, iş ve trafik kazaları torba içinde kanamaya yol açabilir. Kesici ve delici aletlerle oluşan yaralanmalar ile hayvan ısırıkları da bu grupta yer alır.

Torba ve kasık bölgesinde yapılan ameliyatlar skrotal hematomun ikinci önemli nedenidir. Kasık fıtığı, hidrosel, varikosel ve epididim kisti ameliyatları, kanal bağlama işlemi ve testis biyopsisi sonrasında küçük damarlardan süren sızıntılar kan birikimine neden olabilir. Bu hematomlar genellikle ameliyattan sonraki ilk saatlerde veya günlerde fark edilir.

Kan sulandırıcı ya da pıhtılaşmayı etkileyen ilaç kullanımı, doğumsal ya da sonradan gelişen kanama bozuklukları ve ileri karaciğer hastalığı küçük travmalarda bile belirgin kanamaya zemin hazırlar. Seyrek olarak testis tümörü içine kanama ya da testis dönmesi de torbada kan birikimiyle karışan tablolara yol açabilir. Belirgin bir travma ya da ameliyat öyküsü olmadan gelişen hematomlarda altta yatan neden ayrıntılı olarak araştırılır.

Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkar?

Skrotal hematomun başlıca belirtileri torbada şişlik, gerginlik hissi ve ağrıdır. Torba derisi önce kırmızı ya da mor renk alır; ilerleyen günlerde renk yeşil ve sarı tonlara dönüşerek yavaş yavaş açılır. Torba duvarı hematomlarında morarma kasık, penis ve perine bölgesine yayılabilir.

Hematoselde torbanın bir yarısı düzgün yüzeyli ve gergin biçimde büyür ve testis elle ayırt edilemeyebilir. Testis rüptüründe travmanın hemen ardından şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve baygınlık hissi gelişebilir. Ağrının şiddeti her zaman yaralanmanın ciddiyetiyle orantılı olmadığından, travma sonrasında torbada belirgin şişlik gelişen her hasta değerlendirilmelidir.

Şişlik ve ağrının saatler içinde hızla artması süren bir kanamayı düşündürür. Ateş, torba derisinde ısı artışı ve kızarıklığın yayılması ile kötü kokulu akıntı, biriken kanın enfekte olduğunu gösterebilir. Yaygın hematomlarda idrar yapmakta güçlük ile oturma ve yürümede zorlanma da görülebilir.

Tanı Nasıl Konur?

Değerlendirmede öncelikle yaralanmanın ya da ameliyatın nasıl gerçekleştiği, şişliğin ne zaman başladığı ve nasıl ilerlediği, kullanılan ilaçlar ve kanama eğilimi sorgulanır. Muayenede şişliğin boyutu, testisin ele gelip gelmediği, hassasiyetin yeri, morarmanın yayılımı ve enfeksiyon bulguları değerlendirilir. Kan sayımı ve gerektiğinde pıhtılaşma testleri yapılır.

Renkli Doppler ultrasonografi tanının temelini oluşturur. Bu inceleme ile kanın torba duvarında mı yoksa testisin çevresinde mi biriktiği, hematomun büyüklüğü, testisin sağlam kılıfının bütünlüğü ve testisin kan akımı değerlendirilebilir. Ultrasonografi testis rüptürü, testis dönmesi ve testis içi kanama gibi acil müdahale gerektiren durumların ayırt edilmesine yardımcı olur.

Ultrasonografi bulgularının kesin olmadığı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme ek bilgi sağlayabilir. İzlenen hastalarda ultrasonografinin belirli aralıklarla tekrarlanması hematomun büyüyüp büyümediğini gösterir. Görüntülemeye rağmen testis rüptüründen şüphe sürüyorsa, torbanın ameliyatla açılarak doğrudan incelenmesi tanı ve tedavi amacıyla tercih edilebilir.

Hangi Hematomlar Ameliyatsız İzlenebilir?

Boyutu küçük olan, büyümeyen, testisin sağlam olduğu ultrasonografi ile gösterilen ve enfeksiyon bulgusu taşımayan hematomlar çoğunlukla ameliyatsız izlenir. Bu hastalarda ilk günlerde dinlenme, torbayı destekleyen iç çamaşırı kullanımı, torbanın yastık ya da havluyla hafifçe yükseltilmesi ve ilk kırk sekiz saat boyunca aralıklı soğuk uygulama önerilir. Ağrı hekimin önerdiği ağrı kesicilerle denetim altına alınır.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ilacın geçici olarak düzenlenmesinin gerekip gerekmediği, ilacı öneren hekimle birlikte değerlendirilir. Bu ilaçlar kalp ve damar hastalıkları açısından önem taşıdığından hekime danışılmadan bırakılmamalıdır. Kanama bozukluğu bilinen hastalarda ise pıhtılaşma değerlerinin düzeltilmesi ilgili uzmanlık alanıyla birlikte planlanabilir.

İzlem sürecinde şişliğin boyutu, ağrının seyri ve ateş yakından takip edilir; gerektiğinde ultrasonografi tekrarlanır. Hematomun tamamen emilmesi haftalar alabilir ve torbadaki sertlik hissi daha uzun sürebilir. İzlem sırasında şişliğin büyümesi, ağrının artması ya da enfeksiyon bulgularının gelişmesi durumunda tedavi yaklaşımı yeniden değerlendirilir.

İğne ile Aspirasyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

İğne aspirasyonu, lokal anestezi altında ve genellikle ultrasonografi eşliğinde torbaya ince bir iğne yerleştirilerek biriken sıvının çekilmesidir. Bu işlem ameliyathane gerektirmez ve kısa sürede uygulanabilir. Çekilen sıvının görünümü, kanın ne kadar sıvılaştığı ve enfeksiyon olup olmadığı hakkında da bilgi verir.

Ancak aspirasyonun önemli sınırlılıkları vardır. Yeni oluşmuş hematomlarda kan büyük ölçüde pıhtı hâlinde olduğundan ince bir iğneyle çekilemez. Aspirasyon kanamanın kaynağını denetim altına almadığı için kan yeniden birikebilir. İğne yoluyla torba içine mikrop taşınması ve kan birikiminin enfekte olması da olası bir risktir.

Bu nedenle aspirasyon; hematomun büyük ölçüde sıvılaştığı, sınırlı ve enfeksiyon bulgusu taşımayan, testis yaralanması düşündürmeyen seçilmiş hastalarda ya da genel anestezi riski yüksek olan kişilerde değerlendirilir. Aspirasyonla yeterli rahatlama sağlanamayan ya da sıvının kısa sürede yeniden biriktiği hastalarda ameliyat gündeme gelir.

Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekir?

Testis rüptürü saptanan ya da güçlü biçimde şüphelenilen hastalarda torbanın ameliyatla açılarak testisin onarılması önerilir. Erken dönemde yapılan onarım testis dokusunun korunma olasılığını artırır. Büyük hematosellerde testisin çevresinde biriken kanın testise baskı yaparak beslenmesini bozabilmesi de ameliyat kararında önemli bir etkendir.

Saatler içinde büyüyen ve süren bir kanamayı düşündüren hematomlar, enfekte olmuş ya da apse oluşturmuş kan birikimleri, dinlenme ve ağrı kesicilere rağmen azalmayan şiddetli ağrı ve gerilen torba derisinin beslenmesinin bozulduğu durumlar da ameliyat gerektirir.

Ameliyat sonrasında gelişen büyük hematomlarda kanayan damarın bulunup bağlanması, kanamanın tekrarlamasını önlemeye yöneliktir. Büyük hematomların erken dönemde boşaltılmasının iyileşme süresini kısaltabileceği ve torbada uzun süreli sertlik ile ağrı gelişme olasılığını azaltabileceği bildirilmektedir.

Ameliyat Nasıl Uygulanır?

Ameliyat genel ya da belden uygulanan anestezi altında yapılır. Daha önce ameliyat geçirmiş hastalarda genellikle eski kesi yerinden, travma sonrası hematomlarda ise torbanın ön yüzünden ya da orta hattından bir kesi açılır. Kesi, torba içindeki katmanlara ve biriken kana ulaşacak biçimde derinleştirilir.

Pıhtılar elle ve aspiratör yardımıyla temizlenir, boşluk serum fizyolojik ile yıkanır. Kanamanın kaynağı olan damarlar bulunarak bağlanır ya da yakılarak kapatılır. Testis ve epididim dikkatle incelenir. Testisin sağlam kılıfında yırtık varsa, kılıftan dışarı taşan ve canlılığını yitirmiş testis dokusu temizlenir ve kılıf emilebilir dikişlerle kapatılır. Testis dokusunun korunamayacak ölçüde hasar gördüğü seyrek durumlarda testisin çıkarılması gerekebilir.

Enfekte hematomlarda kültür için örnek alınır, canlılığını yitirmiş dokular temizlenir ve gerekirse yara tamamen kapatılmadan iyileşmeye bırakılır. Kan ve sıvının yeniden birikmesini önlemek için torba içine ince bir dren yerleştirilebilir. Katlar kapatıldıktan sonra torbayı destekleyen hafif baskılı bir sargı uygulanır. Ameliyat çoğunlukla bir saat kadar sürer.

Ameliyat Sonrası Süreç Nasıl İlerler?

Ameliyattan sonra hastalar genellikle bir ile iki gün hastanede kalır; bu sürede yara yeri ve drenden gelen sıvı miktarı düzenli olarak kontrol edilir. Dren, gelen sıvı azaldığında çoğunlukla ilk bir iki gün içinde çıkarılır. Ağrı uygun ağrı kesicilerle denetim altına alınır; travma sonrası ya da enfekte hematomlarda antibiyotik tedavisi verilir. Torbayı destekleyen iç çamaşırı kullanımı ve ilk günlerde soğuk uygulama şişliğin azalmasına yardımcı olur.

Yara yerinin temiz ve kuru tutulması, duşa ne zaman girilebileceği ve pansuman sıklığı ayrıntılı olarak anlatılır. Ağır kaldırma, spor ve torba bölgesine baskı yapan etkinliklerden birkaç hafta kaçınılması önerilir. Cinsel ilişkiye dönüş, yara iyileşmesi ve şişliğin durumuna göre genellikle iki ile üç hafta sonra hekimin önerisiyle planlanır. Kan sulandırıcı ilaçların ne zaman yeniden başlanacağı ilgili hekimle birlikte belirlenir.

Kontrol muayenelerinde yara iyileşmesi, şişliğin seyri ve testisin büyüklüğü değerlendirilir; gerektiğinde ultrasonografi tekrarlanır. Testis rüptürü onarılan hastalarda testisin beslenmesi ve büyüklüğü izlenir. Torbada hafif sertlik ve şişliğin tamamen geçmesi birkaç hafta sürebilir.

Hangi Komplikasyonlar Görülebilir?

Ameliyattan sonra kanamanın tekrarlaması ve yeniden kan birikimi, yara yeri enfeksiyonu, yara kenarlarında açılma ve uzun süren şişlik görülebilir. Bu sorunların bir bölümü pansuman ve antibiyotikle düzelirken, belirgin yeniden kan birikiminde ikinci bir boşaltma işlemi gerekebilir.

Testis rüptürü ya da büyük hematosel sonrasında testisin beslenmesinin etkilenmesine bağlı olarak zamanla testiste küçülme gelişebilir. Testisin çevresinde sıvı birikmesi, torbada nedbe dokusuna bağlı sertlik ve uzun süreli ağrı da görülebilecek sorunlar arasındadır.

Testisin çıkarılmasının gerektiği seyrek durumlarda, karşı testis sağlıklı ise erkeklik hormonu üretimi ve doğurganlık çoğunlukla korunur. Tüm bu olasılıklar ameliyat öncesinde hasta ile paylaşılır ve düzenli izlemle erken dönemde fark edilmeye çalışılır.

Ne Zaman Hekime Başvurulmalıdır?

Torbaya darbe aldıktan sonra şiddetli ağrı, hızla artan şişlik, bulantı, kusma ve testisin ele gelmemesi acil değerlendirme gerektirir. Belirgin bir travma olmadan torbada ani şişlik ve morarma gelişmesi ile kan sulandırıcı ilaç kullanırken torbada şişlik fark edilmesi de gecikmeden değerlendirilmelidir.

Torba ya da kasık ameliyatından sonra torbada hızla büyüyen şişlik, ateş, yara yerinde kızarıklık ve akıntı, dikişlerin açılması, idrar yapamama ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen ağrı gelişmesi durumunda hekime başvurulmalıdır. Haftalar geçmesine rağmen azalmayan ya da giderek büyüyen şişlik ve sertlik de kontrol nedenidir.

Torba bölgesine darbe alan kişilerin, şişlik ve ağrı hafif görünse bile testisin sağlam olup olmadığının anlaşılması için değerlendirilmesi önerilir; testis yaralanmaları her zaman şiddetli belirtilerle ortaya çıkmayabilir. Temas sporlarında koruyucu ekipman kullanılması torba yaralanmalarının önlenmesine yardımcı olur. Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin torba ya da kasık bölgesinde yapılacak ameliyatlar öncesinde bu ilaçları hekimlerine bildirmesi, ameliyat sonrası kanama olasılığının azaltılması açısından önemlidir.

Genel Değerlendirme

Skrotal hematom; travma, torba ve kasık bölgesi ameliyatları ya da kanama eğilimine bağlı olarak torba içinde kan birikmesidir. Küçük, büyümeyen ve testisin sağlam olduğu gösterilen hematomlar çoğunlukla dinlenme, soğuk uygulama ve destekleyici önlemlerle izlenebilir. Renkli Doppler ultrasonografi, hematomun yerini ve büyüklüğünü göstermenin yanı sıra testis rüptürü gibi acil müdahale gerektiren durumların ayırt edilmesinde temel yöntemdir.

Testis rüptürü, büyük ya da büyüyen hematom, enfekte kan birikimi ve şiddetli ağrı durumlarında ameliyatla boşaltma, kanamanın denetim altına alınması ve gerekirse testisin onarılması önerilir. İğne aspirasyonu yalnızca seçilmiş hastalarda yer alan sınırlı bir seçenektir. Koru Hastanesi Üroloji bölümünde torba bölgesinde kan birikimiyle başvuran hastalar muayene ve ultrasonografi ile değerlendirilmekte, izlem, aspirasyon ya da ameliyat kararı hastanın durumuna göre verilmektedir. Tedavi kararları kişiden kişiye değiştiğinden, bu içerikteki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hekim değerlendirmesinin yerini almamaktadır.

Yayın tarihi: Son güncelleme:

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Skrotal ve testis travması yönetimincbi.nlm.nih.gov/books/NBK560648
  2. European Association of Urology (EAU) — Ürolojik travma rehberi (genital travma)uroweb.org/guidelines/urological-trauma
  3. MedlinePlus - National Library of Medicine — Skrotum sorunları ve şişlik değerlendirmesimedlineplus.gov/ency/article/003161.htm

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Sık Sorulan Sorular

15 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.