Ağız ve Diş Sağlığı

Sabit Yer Tutucu İçin Öneriler

Sabit yer tutucu çeşitleri, endikasyonları ve uygulama aşamalarını Koru Hastanesi pedodonti biriminde deneyimli hekimlerimizle başarılı şekilde gerçekleştiriyoruz.

Sabit yer tutucular, çocuk diş hekimliğinde süt dişlerinin erken kaybı sonrasında ark bütünlüğünü korumak için en yaygın kullanılan protetik apareylerdir. Amerikan Pedodontik Akademisi (AAPD) ve Avrupa Pedodontik Akademisi (EAPD) kılavuzları, sabit yer tutucuları birincil tedavi seçeneği olarak önermektedir. Epidemiyolojik veriler, sabit yer tutucu kullanılan çocuklarda ortodontik tedavi ihtiyacının yüzde 40-60 oranında azaldığını göstermektedir. Türkiye genelinde pedodonti kliniklerinin retrospektif analizlerinde, başvuran hastaların yüzde 18-28'inde sabit yer tutucu endikasyonu saptanmıştır. İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli çok merkezli bir çalışmada, 5-10 yaş grubundaki 2.400 çocuğun yüzde 22,7'sinde en az bir süt azı dişinin erken kaybedildiği ve bu vakaların yüzde 85'inde sabit yer tutucu tercih edildiği rapor edilmiştir. Sabit yer tutucuların ortalama klinik ömrü 2-4 yıl arasında değişmekte olup, başarı oranları yüzde 70-90 olarak bildirilmektedir.

Sabit Yer Tutucu Nedir?

Sabit yer tutucu, hasta tarafından çıkarılamayan ve destek dişe siman ile bağlanan metalik veya metal-akrilik kombinasyonlu apareylerdir. Patofizyolojik açıdan değerlendirildiğinde, bir süt dişi kaybedildiğinde periodontal ligament propriyoseptörleri artık mekanik stimülasyon almaz. Bu durum alveol kemiğinde fizyolojik yüklenmenin kaybolmasına ve lokal kemik rezorpsiyonunun hızlanmasına neden olur. Aynı zamanda komşu dişlerin periodontal ligament liflerinde gerilim değişiklikleri meydana gelir; boşluğa yakın tarafta basınç azalırken, karşı tarafta gerilim artar. Bu dengesizlik, osteoblast-osteoklast aktivite oranını değiştirerek dişin boşluğa doğru devrilmesine yol açar. Sabit yer tutucu, destek dişten boşluğun karşı tarafına uzanan rigid bir bariyer oluşturarak komşu dişlerin mesiodistal yöndeki hareketini mekanik olarak engeller. Biyomekanik prensip olarak, yer tutucu teli pasif bir kuvvet uygular; yani dişleri hareket ettirmez, yalnızca mevcut pozisyonlarında tutar. Bu pasif kuvvet, 0-50 gram aralığında olmalıdır. Aktif kuvvet (50 gramın üzeri) istenmeyen ortodontik hareket yaratabilir.

Sabit Yer Tutucu Gerektiren Nedenler

Sabit yer tutucu endikasyonunu oluşturan klinik durumlar çeşitlilik gösterir:

  • Birinci süt azı dişinin erken kaybı: Birinci süt azı dişi normalde 9-11 yaşında düşer. Bu yaştan önce kaybedilmesi durumunda birinci premolar dişin sürme yolunu korumak için band-loop veya kron-loop yer tutucu endikedir. Özellikle 6 yaşından önce kaybedilirse yer tutucu süresi uzun olacağından sabit tipte olması tercih edilir.
  • İkinci süt azı dişinin erken kaybı: İkinci süt azı dişi, birinci büyük azı dişinin mesial sürme kuvvetini karşılayan doğal bariyer görevini üstlenir. Kaybedildiğinde altı yaş dişi hızla mesiale hareket eder. Altı yaş dişi henüz sürmüşse band-loop, sürmemişse distal shoe endikasyonu vardır.
  • Birden fazla süt dişinin aynı arkta kaybı: Bilateral kayıplarda lingual ark (alt çene) veya Nance apareyi (üst çene) gibi bilateral sabit yer tutucular kullanılır.
  • Çocuğun düşük kooperasyonu: Hareketli yer tutucuyu düzenli olarak takamayacağı öngörülen çocuklarda sabit tip tercih edilir. Özellikle 3-6 yaş arası çocuklarda sabit aparey kooperasyon sorununu ortadan kaldırır.
  • Geniş çürük restorasyonlu destek dişler: Destek dişte geniş çürük mevcutsa, kron-loop yer tutucu hem restorasyon hem yer tutma fonksiyonunu birleştirir. Paslanmaz çelik kron destek dişi tam olarak kaplar ve korur.
  • Oklüzal kuvvetlerin yoğun olduğu posterior bölge: Azı bölgesinde çiğneme kuvvetleri 70-150 Newton arasında değişir. Bu kuvvetlere karşı sabit yer tutucu, hareketli tipe göre daha stabil kalır.
  • Derin kapanış vakaları: Derin overbite varlığında hareketli yer tutucu sıklıkla oklüzal kuvvetlerle deplase olur. Sabit tip bu sorunu ortadan kaldırır.

Sabit Yer Tutucu İhtiyacının Klinik Belirtileri

Sabit yer tutucu gerekliliğini gösteren klinik bulgular titizlikle değerlendirilmelidir:

  • Boşluk kenarlarındaki dişlerde eğilme: Kaybedilen dişin mesialindeki ve distalindeki dişlerin boşluğa doğru 15 dereceden fazla devrilmesi, acil yer tutucu endikasyonudur. Devrilme açısı klinik olarak periodontal sond ile veya radyografik olarak ölçülebilir.
  • Mesiodistal boşluk daralması: Diş kaybından sonraki 6 ay içinde boşluğun yüzde 25-50 oranında daralması beklenir. İlk 3 ayda daralma hızı en yüksektir. Boşluk kaybı 2 mm'yi aşmadan sabit yer tutucu yerleştirilmelidir.
  • Karşıt dişte supraerüpsiyon: Antagonist dişin oklüzal düzlemin 1 mm üzerine çıkması, oklüzal dengesizliğin başladığını gösterir.
  • Çapraz kapanış gelişimi: Tek taraflı posterior çapraz kapanış, erken diş kaybına sekonder gelişebilir. Asimetrik ark daralması bu durumun habercisidir.
  • Fonksiyonel mandibular kayma: Sentrik ilişki ile sentrik oklüzyon arasında uyumsuzluk, tek taraflı erken diş kaybının geç komplikasyonudur.
  • Panoramik radyografide kalıcı diş açılanması: Kalıcı diş germinin sürme ekseni normalden 20 dereceden fazla sapma gösteriyorsa, komşu dişlerin devrilmesine bağlı mekanik engel oluşmuş olabilir.
  • Yumuşak doku değişiklikleri: Boşluk bölgesinde fibröz dişeti hiperplazisi, kalıcı dişin sürmesini geciktirebilir ve sabit yer tutucu ile birlikte cerrahi müdahale gerektirebilir.

Tanı ve Klinik Değerlendirme

Sabit yer tutucu uygulaması öncesi kapsamlı bir tanı süreci yürütülmelidir:

  • Detaylı anamnez: Dişin kaybolma nedeni (çürük, travma, enfeksiyon), kaybolma zamanı, aile öyküsünde maloklüzyon varlığı, çocuğun genel sağlık durumu ve alerji öyküsü sorgulanır. Nikel alerjisi öyküsü özellikle önemlidir; pozitifse titanyum veya zirkonyum kron alternatifi düşünülmelidir.
  • İntraoral muayene: Oklüzyon sınıflaması (Angle Sınıf I, II veya III), overjet ve overbite ölçümü, mevcut boşluk genişliği, komşu dişlerin çürük ve restorasyon durumu, dişeti sağlığı ve oral hijyen seviyesi değerlendirilir. Boşluk genişliği kumpas ile 0,1 mm hassasiyetinde ölçülür.
  • Radyografik değerlendirme: Panoramik radyografide tüm kalıcı diş germlerinin varlığı ve gelişim evreleri Demirjian sınıflamasına göre kaydedilir. Evre D (kron tamamlanmış) ile evre G (kök uzunluğunun dörtte üçü) arasındaki germler için yer tutucu genellikle 1-3 yıl kullanılır. Periapikal radyografide destek dişin kök durumu, periodontal ligament aralığı ve periapikalde patoloji varlığı incelenir.
  • Boşluk analizi: Hays-Nance analizi ile mevcut ark uzunluğu ve gerekli ark uzunluğu karşılaştırılır. Mevcut boşluk = ark üzerinde ölçülen uzunluk; gerekli boşluk = sürecek kalıcı dişlerin toplam mesiodistal genişliği. Fark negatifse yer tutucu yeterli olmayabilir ve aktif ortodontik tedavi planlanmalıdır.
  • Fotoğraf dokümantasyonu: İntraoral ve ekstraoral fotoğraflar tedavi öncesi, sırası ve sonrasında arşivlenir. Oklüzal, bukkal ve frontal görünümler standart açılardan çekilir.
  • Model analizi: Alçı modeller üzerinde Pont indeksi ile ark genişliği, Korkhaus analizi ile ark derinliği ölçülür. Bu ölçümler transversal ve sagittal düzlemdeki uyumsuzlukları tespit etmeye yardımcı olur.

Ayırıcı Tanı

Sabit yer tutucu endikasyonu belirlenmeden önce aşağıdaki durumlarla ayırıcı tanı yapılmalıdır:

  • Kalıcı dişin yakın zamanda sürmesi beklenen durumlar: Radyografide kalıcı diş kökünün yüzde 75'inden fazlası oluşmuşsa ve alveol kemik üzerinde 2 mm'den az kemik kalmışsa, sürme 3-6 ay içinde beklenir. Bu durumda yer tutucu yerine izlem tercih edilebilir.
  • Konjenital diş eksikliği: Kalıcı diş germinin konjenital olarak yokluğunda yer tutucu yerine uzun vadeli protetik planlama (adeziv köprü, implant vb.) gerekir. Panoramik radyografi ile kesin tanı konulur.
  • Ankiloze süt dişi: Ankiloze diş çekimi sonrası kemik defekti oluşabilir ve bu defekt yer tutucunun stabilitesini bozabilir. Gerekirse kemik greftleme ile birlikte değerlendirilmelidir.
  • Aktif ortodontik tedavi gerektiren vakalar: İskeletsel uyumsuzluğun eşlik ettiği durumlarda sadece yer tutucu yeterli olmayıp, fonksiyonel aparey veya sabit ortodontik tedavi gerekebilir. Sefalometrik analiz ile iskeletsel durum değerlendirilir.
  • Generalize agresif periodontitis: Nadir ancak çocukluk çağında görülebilen bu durum, yaygın kemik kaybına neden olarak birden fazla dişin prognozunu etkiler. Yer tutucu yerine periodontal tedavi önceliklidir.
  • Amelogenezis veya dentinogenezis imperfekta: Kalıtsal diş yapısı bozukluklarında yaygın diş kayıpları oluşabilir. Bu hastalarda sabit yer tutucu yerine tam kapsamlı protetik rehabilitasyon planlanmalıdır.

Tedavi: Sabit Yer Tutucu Uygulama Teknikleri ve Öneriler

Band-Loop Yer Tutucu Uygulama Protokolü

Band-loop, en sık uygulanan sabit yer tutucu tipidir. Başarı oranı literatürde yüzde 72-90 arasında bildirilmektedir. Uygulama adımları şöyledir:

  • Band seçimi: Destek diş için uygun boyutta prefabrike ortodontik band seçilir. Bandın servikalde tam oturması, oklüzalde dişin çiğneme yüzeyini kapatmaması gerekir. Band separatörleri gerekirse 2-3 gün önceden yerleştirilerek interdental alan açılır. Elastomerik separatörler 0,5-1,0 mm aralık sağlar.
  • Ölçü prosedürü: Band dişe yerleştirildikten sonra tam ark aljinat ölçü alınır. Ölçü materyali bandı tam olarak kavramalıdır. Ölçünün doğruluğu kontrol edildikten sonra tip IV dental alçı ile model elde edilir.
  • Tel bükme ve lehimleme: 0,036 inç (0,9 mm) paslanmaz çelik tel kullanılır. Tel, boşluğun mesial ve distal sınırlarına uyacak şekilde bükülür. Telin boşluğa bakan tarafının dişeti kenarından 1 mm yukarıda olması önerilir. Tel bandın bukkaline gümüş alaşım lehim (yüzde 45 Ag) ile 620°C'de lehimlenir. Lehim bağlantı noktası en az 3 mm uzunluğunda olmalıdır.
  • Bitirme ve polisaj: Lehim fazlalıkları karbür frez ile temizlenir. Tüm kenarlar silikon polisaj lastikleri ile yuvarlatılır. Telin pasif oturduğu (komşu dişe nazikçe temas ettiği ancak baskı uygulamadığı) doğrulanır.
  • Simantasyon: Destek diş pomza ile temizlenir, yıkanır ve kurutulur. Cam iyonomer siman (GIS) tercih edilir; florür salınım özelliği sekonder çürük riskini azaltır. Fuji I veya Ketac Cem gibi geleneksel GIS'ler sıklıkla kullanılır. Alternatif olarak rezin modifiye GIS (Fuji Plus, RelyX Luting) daha yüksek bağlanma dayanımı sağlar. Toz/sıvı oranı üretici önerilerine uygun hazırlanır. Siman bandın iç yüzeyine homojen olarak uygulanır ve band dişe yerleştirilir. Sertleşme süresince parmak basıncı uygulanır. Siman artıkları explorer ile temizlenir.

Kron-Loop Yer Tutucu

Destek dişte geniş çürük restorasyonu gerektiğinde endikedir. Paslanmaz çelik kron (PKK) band yerine kullanılır. Avantajı; çürük restorasyonu ile yer tutma fonksiyonunun tek bir aparey ile sağlanmasıdır. PKK preparasyonu sırasında dişin tüm yüzeylerinden 1-1,5 mm redüksiyon yapılır. Kron kenarları diş etinin 1 mm altına uzanmalıdır. Kron-loop kombinasyonu tek parça halinde simante edilir.

Lingual Ark

Alt çenede bilateral süt azı kaybında tercih edilir. Sağ ve sol birinci büyük azı dişlerine bandlar yerleştirilir. 0,036 inç tel alt kesici dişlerin lingual yüzeyinde singulumlar seviyesinde adapte edilir. Telin dişlere nazikçe temas etmesi ancak aktif kuvvet uygulamaması gerekir. Lingual ark pasif bir apareydir; aktif kuvvet oluşması durumunda alt kesicilerde protrüzyon meydana gelir. Ortalama başarı oranı yüzde 78-85'tir.

Nance Apareyi

Üst çenede bilateral süt azı kaybında kullanılır. Bilateral bandlar ve transpalatal tel ile birlikte anterior palatal bölgede akrilik düğme (button) içerir. Akrilik düğme palatal mukozaya temas ederek ankraj sağlar. Düğmenin çapı 12-15 mm, kalınlığı 2-3 mm olmalıdır. Mukoza üzerinde aşırı baskı yaratmamalıdır; aksi halde palatal mukozada iskemik nekroz gelişebilir.

Distal Shoe (İntralveolar) Yer Tutucu

İkinci süt azı dişi, birinci büyük azı sürmeden kaybedildiğinde kullanılan özel bir sabit yer tutucudur. Metalik uzantı alveol kemiği içine yerleştirilerek henüz sürmemiş altı yaş dişinin mesial sürme yolunu yönlendirir. Uzantının kemik içi derinliği 1 mm olmalıdır. Radyografik kontrol ile kalıcı diş germinin distal tüberkülüne olan mesafe doğrulanır. Uzantı ile germ arasında en az 1 mm mesafe bırakılmalıdır. Bu aparey cerrahi müdahale gerektirdiğinden steril koşullarda uygulanır.

İlaç Protokolü

  • Lokal anestezi (gerektiğinde): Yüzde 2 lidokain + 1:100.000 epinefrin, infiltrasyon veya blok tekniği. Çocuklarda maksimum doz 4,4 mg/kg. Distal shoe için mutlaka lokal anestezi gerekir.
  • Analjezik: Postoperatif ağrı yönetiminde ibuprofen 5-10 mg/kg, 6-8 saat arayla, maksimum 3 gün. Alternatif: parasetamol 10-15 mg/kg, 4-6 saat arayla.
  • Antibiyotik (distal shoe için): Amoksisilin 25-50 mg/kg/gün, 3 eşit dozda, 5 gün. Penisilin alerjisinde: azitromisin 10 mg/kg ilk gün, ardından 5 mg/kg/gün 4 gün.
  • Topikal florür: Simantasyon sonrası yüzde 5 NaF vernik (Duraphat, ClinPro White Varnish) destek diş çevresine uygulanır. 3-6 ayda bir tekrarlanır.
  • Antiseptik gargara: 6 yaş üstü çocuklarda yüzde 0,12 klorheksidin glukonat, günde 2 kez, 1 hafta. 6 yaş altında ebeveyn kontrolünde topikal uygulama yapılır.

Komplikasyonlar ve Yönetimi

Sabit yer tutucularla ilişkili komplikasyonların bilinmesi, erken müdahale açısından büyük önem taşır:

  • Siman başarısızlığı: En sık görülen komplikasyondur ve insidansı yüzde 12-28 arasındadır. Nem kontaminasyonu en önemli etkendir. İzolasyonun yetersiz olduğu durumlarda rezin modifiye cam iyonomer simanların geleneksel GIS'lere göre daha düşük başarısızlık oranına sahip olduğu gösterilmiştir. Desimantasyon halinde aparey derhal resimante edilmelidir; 1 haftadan uzun gecikme anlamlı yer kaybına neden olur.
  • Plak birikimi ve çürük: Band kenarlarındaki plak retansiyonu, destek dişte demineralizasyon ve çürük oluşumuna yol açar. İnsidansı yüzde 6-18 arasındadır. Fluorürlü siman kullanımı, düzenli florür vernik uygulaması ve hasta eğitimi ile risk minimuma indirilir.
  • Dişeti iltihabı: Band kenarının subgingival yerleşimi kronik gingivite neden olabilir. Cep derinliği 3 mm'yi aşarsa band yeniden adapte edilmelidir. Dişeti cerrahisi nadiren gerekir.
  • Apereyde kırılma: Tel-lehim bağlantı noktasında kırılma en yaygın mekanik başarısızlık nedenidir. Lehim kalitesi ve bağlantı alanının genişliği kırılma direncini doğrudan etkiler. Lazer kaynak tekniği, geleneksel lehimlemeye göre yüzde 30-40 daha yüksek kırılma direnci sağlar.
  • Mukozal ülserasyon: Tel ucunun veya bandın keskin kenarlarının bukkal veya lingual mukozayı irrite etmesi, aftöz benzeri ülserasyonlara yol açabilir. Orthodontic wax (mum) geçici rahatlama sağlar; kalıcı çözüm tel ucunun yuvarlatılması veya bandın yeniden adapte edilmesidir.
  • İntralveolar enfeksiyon (distal shoe): Distal shoe yer tutucuda metalik uzantının kemik içi yerleşimi nedeniyle lokal enfeksiyon riski yüzde 3-8 arasındadır. Antibiyotik profilaksisi ve steril teknik bu riski azaltır.
  • Palatal mukoza nekrozu (Nance apareyi): Akrilik düğmenin palatal mukoza üzerine aşırı baskı uygulaması iskemiye ve nekroza yol açabilir. Düğmenin mukozaya pasif olarak temas etmesi ve gıda birikiminin önlenmesi kritiktir.

Korunma ve Uzun Dönem Bakım Önerileri

Sabit yer tutucunun başarılı olması için aşağıdaki korunma ve bakım protokollerine uyulmalıdır:

  • Ebeveyn ve çocuk eğitimi: Yer tutucunun ne işe yaradığı, neden önemli olduğu ve bakım kuralları ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Yazılı bilgilendirme formu verilmesi önerilir. Çocuğun yer tutucuyla oynamaması, parmak veya dil ile zorlamaması gerektiği vurgulanmalıdır.
  • Özel oral hijyen protokolü: Band çevresinde ortodontik diş fırçası (V-cut) veya tek demet fırça kullanılmalıdır. Ara yüz fırçası (interdental brush) band ve tel altındaki bölgeleri temizlemek için etkilidir. Su bazlı ağız duşu (oral irrigator) düşük basınçta kullanılarak plak birikimi azaltılabilir.
  • Diyet önerileri: Yapışkan şekerlemeler (karamel, jöle, çiklet), sert gıdalar (çiğ havuç, elma - dilimlenmiş olarak verilmeli), popcorn, buz çiğneme ve kalem-tırnak ısırma gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınılmalıdır. Karbonhidrat içeriği yüksek atıştırmalıklar sınırlandırılmalıdır.
  • Düzenli klinik kontrol takvimi: Simantasyon sonrası 1. hafta, 1. ay, ardından 3 aylık aralıklarla kontrol yapılır. Her kontrolde bandın stabilitesi, telin bütünlüğü ve pasif teması, destek dişin çürük ve mobilite durumu, dişeti sağlığı, oklüzyon ve kalıcı dişin sürme ilerlemesi değerlendirilir.
  • Radyografik izlem: 6 ayda bir periapikal, yılda bir panoramik radyografi ile kalıcı dişin kök gelişimi ve sürme progresyonu takip edilir. Kalıcı diş kökünün yüzde 75'i tamamlandığında ve alveol kemiğini penetre etmeye başladığında yer tutucunun çıkarılma zamanlaması planlanır.
  • Profesyonel temizlik: 6 ayda bir profesyonel diş temizliği (profilaksi) yapılmalıdır. Band çevresindeki kalkulus birikimi ultrasonik scaler ile dikkatli bir şekilde temizlenir.
  • Florür takviye programı: Klinik kontrollerde yüzde 5 NaF vernik (22.600 ppm F) uygulanır. Evde 6 yaş üstü çocuklara 1450 ppm florürlü macun, altında ise 1000 ppm önerilir. Yüksek çürük riskli çocuklarda ek olarak yüzde 0,05 NaF gargara günlük kullanılabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Sabit yer tutucu kullanan çocuklarda aşağıdaki durumlarda derhal diş hekimine başvurulmalıdır:

  • Yer tutucunun oynaması veya düşmesi: Band gevşediğinde veya aparey düştüğünde 24-48 saat içinde hekime başvurulmalıdır. Düşen aparey saklanarak hekime getirilmelidir. Gecikme halinde komşu dişler günde 0,1-0,3 mm hızla boşluğa doğru hareket edebilir.
  • Ağrı veya hassasiyet: Destek dişte ısırma ağrısı, spontan ağrı veya soğuk-sıcak hassasiyeti siman altı çürük veya pulpa patolojisi işareti olabilir.
  • Dişeti kanaması ve şişlik: Band çevresinde kızarıklık, ödem veya spontan kanama periodonsiyum sorununun erken belirtisidir.
  • Mukozada yara: Tel ucunun veya bandın keskin kenarının yanak veya dil mukozasında yaraya neden olması.
  • Yeme içme güçlüğü: Çiğneme sırasında ağrı, aparey nedeniyle ısıramama veya yutma güçlüğü.
  • Kalıcı dişin görünmesi: Yer tutucunun altından veya yanından kalıcı diş sürmeye başladığında aparey zamanında çıkarılmalıdır.
  • Ateş ve yüz şişliği: Yer tutucu bölgesinde enfeksiyonun yayılması durumunda ateş ve ekstraoral şişlik acil müdahale gerektirir.
  • Kötü tat veya koku: Band altında gıda birikimi ve çürük oluşumunun göstergesi olabilir.

Çocuğunuzun Diş Sağlığı İçin Güvenilir Adres

Sabit yer tutucular, süt dişlerinin erken kaybı sonrasında kalıcı dişlerin düzgün sürmesini sağlamanın en güvenilir yöntemidir. Doğru zamanlama, uygun aparey seçimi ve titiz bir takip protokolü ile sabit yer tutucular yüksek başarı oranlarına ulaşmaktadır. Erken müdahalenin önemi göz ardı edilmemelidir; zamanında uygulanan bir sabit yer tutucu, ileride uzun sürecek ortodontik tedavilerin ve karmaşık protetik işlemlerin önüne geçebilir. Her çocuğun ağız yapısı ve ihtiyaçları farklıdır; bu nedenle kişiye özel değerlendirme ve tedavi planlaması büyük önem taşır. Koru Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı bölümünde uzman hekimlerimiz, modern pedodonti teknikleri ve ileri görüntüleme yöntemleri ile çocuğunuzun yer tutucu ihtiyacını en doğru şekilde değerlendirmekte ve en uygun sabit yer tutucu çözümünü sunmaktadır. Uygulamadan sonra düzenli takip ve bakım desteğiyle çocuğunuzun gülümsemesini korumak için her aşamada yanınızdayız.

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu