Göz Hastalıkları

Preseptal Sellülit

Doğru tanı ve izlemle yaşam kalitesi üzerinde önemli etki yaratan bir hastalıktır. Belirtiler, nedenler ve yaklaşım hakkında bilgi alın.

Preseptal sellülit, göz kapağı ve çevresindeki yumuşak dokularda gelişen bir iltihap tablosudur. Halk arasında çoğu zaman "göz kapağı iltihabı" olarak da adlandırılan bu durum, gözün önündeki bağ dokusu tabakasının ön bölümünü ilgilendirir ve göz küresinin kendisine ulaşmaz. Tablonun en belirgin özelliği, göz kapağında hızlı şekilde ortaya çıkan kızarıklık, şişlik ve sıcaklık artışıdır. Pek çok hasta sabah uyandığında göz kapağının kapanacak kadar şiştiğini, dokunmakla ağrıdığını ve cildin parlak bir görünüm aldığını fark eder. Bu tablo özellikle çocuklarda daha sık gözlenir ancak her yaş grubunda ortaya çıkabilir.

Preseptal sellülit, tıbbi açıdan orbital sellülit (göz çukuru iltihabı) ile karıştırılmaması gereken bir tablodur. İki durum başlangıçta benzer görünse de farklı seyirler izler ve farklı yaklaşımlar gerektirir. Preseptal formda göz hareketleri korunur, görme keskinliği değişmez ve göz küresinin kendisinde belirgin bir bulgu yoktur. Buna karşın orbital tutulumda ağrılı göz hareketleri, çift görme veya göz küresinin dışa doğru itilmesi gibi bulgular eklenir. Bu nedenle göz kapağındaki ani şişlik ve kızarıklık, mutlaka uzman bir göz hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Kimlerde Görülür?

Preseptal sellülit her yaşta ortaya çıkabilse de en sık beş yaş altındaki çocuklarda gözlenir. Bu yaş grubunda üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve göz çevresindeki küçük travmalar daha sık olduğundan, göz kapağı dokularının etkilenme olasılığı yetişkinlere göre belirgin biçimde fazladır. Çocuklarda bağışıklık sistemi henüz tam olgunlaşmadığı için, yüz bölgesindeki küçük bir sivilce veya çizik bile beklenmedik şekilde bu tabloya zemin hazırlayabilir.

Yetişkinlerde ise tablo genellikle altta yatan bir sinüzit, diş enfeksiyonu, gözyaşı kesesi iltihabı (dakriyosistit) ya da göz çevresinde geçirilmiş cerrahi işlem zemininde gelişir. Şeker hastalığı, kontrol altına alınmamış kronik hastalıklar veya bağışıklık sistemini baskılayan tedavilerin sürdürüldüğü kişilerde enfeksiyonların yayılma eğilimi daha yüksektir. Bu hasta grubunda hem belirtilerin daha şiddetli olması hem de iyileşme sürecinin uzaması beklenebilir.

Mevsimsel faktörler de tabloyu etkiler. Soğuk aylarda üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasıyla birlikte sinüs kaynaklı preseptal sellülit olgularında bir yoğunlaşma görülür. Yaz aylarında ise böcek ısırıkları, açık havada alınan küçük travmalar ve havuz sonrası gelişen göz çevresi iltihapları ön plana çıkar. Kontakt lens kullanan, sık makyaj yapan ya da göz çevresine sürekli müdahale eden bireylerde de risk bir miktar artmış kabul edilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Preseptal sellülitin en dikkat çekici belirtisi göz kapağında saatler içinde ilerleyen şişliktir. Şişlik genellikle tek taraflıdır ve üst kapakta belirgindir; ancak alt kapağı da tutabilir. Cilt kızarmış, parlak ve gergin bir görünüm alır. Dokunulduğunda ısı artışı hissedilir ve hasta belirgin bir hassasiyetten yakınır. Bazı hastalarda kapak o kadar şişer ki gözün açılması zorlaşır ve ayna karşısında gözün tamamen kapandığı izlenimi oluşur.

Ağrı, tablonun değişmez bileşenlerinden biridir. Ancak bu ağrı, göz hareketleri sırasında artmaz; bu özellik orbital sellülitten ayırt etmede önemli bir ipucu olarak değerlendirilir. Görme keskinliğinde bir bozulma beklenmez, renkler normal algılanır ve göz bebeği yanıtları korunur. Hasta gözünü her yöne rahatlıkla hareket ettirebilir. Bu bulgular, iltihabın göz küresinin arkasındaki yapıları henüz etkilemediğinin işaretidir.

Sistemik belirtiler de tabloya eşlik edebilir. Özellikle çocuklarda hafif veya orta düzeyde ateş, halsizlik, iştahsızlık ve huzursuzluk görülebilir. Yetişkinlerde ateş her zaman ortaya çıkmaz; bu durum tanıyı geciktirebilir. Bazı hastalarda baş ağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı veya diş ağrısı gibi enfeksiyon kaynağına işaret eden ek belirtiler de gözlenir. Bu eşlik eden bulgular, hekimin altta yatan nedeni saptamasında yol göstericidir.

Bazı olgularda göz kapağında küçük bir kabarcık, püstül ya da iltihap odağı seçilebilir. Arpacık benzeri bir başlangıçtan sonra tablonun hızla yaygınlaşması da olasıdır. Göz çevresinde sızıntı, kuruluk veya kabuklanma eşlik edebilir. Bu belirtilerin birkaç saat içinde belirgin şekilde ilerlemesi, durumun ciddiyetini gösterir ve geciktirmeden değerlendirme yapılmasını gerektirir.

Nedenleri Nelerdir?

Preseptal sellülitin altında yatan en sık neden, bakteriyel enfeksiyonlardır. Stafilokok ve streptokok grubu bakteriler, göz kapağı dokularında en sık karşılaşılan etkenlerdir. Bu mikroorganizmalar cilt yüzeyinde doğal olarak bulunur ve bütünlüğü bozan en küçük bir açıklıkta dokuya geçiş yapabilir. Çocuklarda geçmişte Haemophilus influenzae b (Hib) etkeni de önemli bir paya sahipti; ancak rutin aşılama sayesinde bu etkene bağlı tablolar belirgin biçimde azalmıştır.

Tabloya zemin hazırlayan başlıca faktörler şu şekilde sıralanabilir:

  • Sinüs enfeksiyonları, özellikle etmoid sinüs iltihabı
  • Göz kapağında arpacık, şalazyon veya küçük cilt enfeksiyonları
  • Böcek ısırığı, çizik, kesi gibi küçük travmalar
  • Gözyaşı kesesi iltihabı (dakriyosistit) ve gözyaşı kanal tıkanıklıkları
  • Diş kökü iltihabı ve yüz bölgesindeki cilt enfeksiyonları
  • Göz çevresine uygulanan cerrahi işlemler veya estetik girişimler sonrası gelişen iltihaplar

Üst solunum yolu enfeksiyonları, çocuklarda neden listesinin başında yer alır. Burun ve sinüs boşluklarındaki iltihap, ince kemik duvarlardan ya da damar yollarından geçerek göz kapağı dokularına ulaşabilir. Erişkinlerde diş enfeksiyonları benzer biçimde önem taşır; tedavi edilmemiş bir azı dişi iltihabının yüz dokuları üzerinden yayılarak göz çevresinde tablo oluşturduğu olgular tıbbi literatürde sıkça bildirilmiştir.

Travma kaynaklı nedenler de göz ardı edilmemelidir. Göz çevresine alınan darbeler, deri bütünlüğünü bozan kesiler, hayvan ya da böcek ısırıkları sonrasında dokuya yerleşen mikroorganizmalar hızla çoğalabilir. Kontakt lens kullanımı sırasında yetersiz hijyen, makyaj malzemelerinin paylaşılması veya göz kapağına sürekli el teması da enfeksiyon riskini artıran günlük alışkanlıklar arasında sayılır. Bağışıklık sistemini baskılayan durumlar ise tablonun daha şiddetli seyretmesine yol açabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Preseptal sellülit tanısı, büyük ölçüde dikkatli bir muayene ile konulur. Göz hekimi, öncelikle göz kapağındaki şişlik, kızarıklık ve ısı artışını değerlendirir. Ardından göz hareketlerinin ağrısız olup olmadığını, görme keskinliğinin korunup korunmadığını ve göz bebeği yanıtlarını inceler. Bu üç bulgunun normal olması, tablonun orbital sellülitten ayrılmasında belirleyici unsurdur. Hekim ayrıca göz çevresindeki cildi, gözyaşı kesesi bölgesini, burun ve sinüs ağrılarını ve diş bölgesini de gözden geçirir.

Hasta öyküsünün ayrıntılı alınması, tanı sürecinde büyük önem taşır. Son günlerde geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit atağı, diş tedavisi, göz çevresine alınan darbe, böcek ısırığı veya cilt sorunları gibi bilgiler kaynağın belirlenmesine ışık tutar. Çocuklarda aşılanma durumu, ateşin seyri, beslenme alışkanlıkları ve uyku düzeni de değerlendirmeye dahil edilir. Yetişkinlerde ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve bağışıklık durumu sorgulanır.

Bazı olgularda görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Özellikle göz hareketlerinde kısıtlılık, görme bulanıklığı, çift görme veya göz küresinin öne doğru itilmesi gibi bulgular eşlik ediyorsa bilgisayarlı tomografi (BT) tetkiki tercih edilir. BT, iltihabın göz çukurunun içine ilerleyip ilerlemediğini, sinüslerde eşlik eden bir tablo bulunup bulunmadığını ve apse benzeri bir odağın oluşup oluşmadığını ortaya koyar. Manyetik rezonans görüntüleme (MR) ise yumuşak doku ayrıntısı için seçilebilir.

Laboratuvar incelemeleri tanıyı destekler. Tam kan sayımı, C-reaktif protein (CRP) ve sedimentasyon gibi iltihap göstergeleri sürecin şiddetini izlemede yol göstericidir. Ateşli olgularda kan kültürü alınması düşünülebilir. Yara ya da akıntı varsa bu bölgeden kültür örneği toplanarak etken mikroorganizma belirlenebilir. Bütün bu basamaklar bir araya geldiğinde, hem tablonun şiddeti hem de altta yatan neden büyük ölçüde aydınlatılır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Zamanında değerlendirilmeyen ve uygun biçimde yönetilmeyen preseptal sellülit, ilerleyerek daha ciddi tablolara dönüşebilir. En çok dikkat edilen durum, iltihabın bağ dokusu tabakasının arkasına geçerek orbital sellülite ilerlemesidir. Orbital tutulumda göz hareketleri ağrılı hale gelir, görme keskinliği azalır ve göz küresi öne doğru itilebilir. Bu tablo çok daha ağır seyreder ve hastanede izlem gerektirir. Bu nedenle ilk aşamada doğru tanı ve uygun yaklaşım büyük önem taşır.

Bir diğer olası komplikasyon, göz kapağı dokuları içinde apse gelişimidir. Apse, iltihabın belirli bir bölgede toplanmasıyla oluşur ve cilt altında sert, ağrılı bir kabarıklık şeklinde kendini gösterir. Bu durumda yalnızca ilaç yaklaşımı yeterli olmayabilir; cerrahi boşaltma gerekebilir. Apsenin geç fark edilmesi, çevre dokulara zarar vermesi ve iyileşme sonrası iz kalması açısından risk oluşturur.

Olası komplikasyonlar arasında şunlar sayılabilir:

  • Orbital sellülite ilerleme ve göz küresinin etkilenmesi
  • Göz kapağı içinde apse gelişimi
  • Görme keskinliğinde azalma ve optik sinir etkilenmesi
  • Kavernöz sinüs trombozu gibi nadir ancak ağır tablolar
  • Menenjit ve beyin apsesi gibi merkezi sinir sistemi komplikasyonları
  • Göz kapağı cildinde renk değişikliği veya hafif şekil bozukluğu

Komplikasyon riski; hastanın yaşı, bağışıklık durumu, altta yatan hastalıkları ve tabloya verilen ilk yanıtın hızı ile yakından ilişkilidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda enfeksiyon yayılımı daha hızlı olabileceğinden, bu yaş grubunda izlem daha sık aralıklarla yapılır. Şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ya da bağışıklık baskılayıcı tedavi alan kişilerde komplikasyon olasılığı belirgin biçimde artar. Bu nedenle bu hasta grubunda hem değerlendirme süreci hem de izlem dönemi daha titiz yürütülür.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Göz kapağında saatler içinde ilerleyen şişlik, kızarıklık ve ağrı fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurmanız önemlidir. Özellikle şişliğin bir gün içinde belirgin biçimde arttığını, cildin sıcak ve gergin bir hal aldığını veya gözünüzü açmakta zorlandığınızı gözlemliyorsanız değerlendirme süreci geciktirilmemelidir. Çocuklarda göz kapağı şişliğine ateş, huzursuzluk ya da beslenme isteksizliği eşlik ediyorsa daha da hızlı hareket etmeniz gerekir.

Göz hareketleriyle birlikte ağrının artması, çift görme, görme bulanıklığı ya da göz küresinin öne doğru çıktığı izleniminin oluşması durumunda acil servis başvurusu düşünmelisiniz. Bu bulgular orbital tutuluma işaret edebilir ve farklı bir yaklaşım gerektirir. Aynı şekilde şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç değişiklikleri veya kusma gibi belirtilerin eklenmesi, merkezi sinir sistemini ilgilendiren bir tabloyu akla getireceğinden geciktirilmeden değerlendirilmelidir.

Şeker hastalığı, bağışıklık sistemini baskılayan bir tedavi sürecinde olmak veya kronik bir hastalığa sahip olmak da kapağınızdaki en küçük bir kızarıklıkta bile hekim değerlendirmesini öncelikli hale getirir. Daha önce göz çevresine alınmış bir darbe, böcek ısırığı, diş tedavisi veya sinüs yakınmaları varsa bunları muayene sırasında mutlaka belirtmelisiniz. Tüm bu bilgiler doğru tanı için yol göstericidir ve süreci hızlandırır.

Son Değerlendirme

Preseptal sellülit, doğru zamanda fark edildiğinde ve uygun biçimde yönetildiğinde belirgin biçimde iyileşen bir tablodur. Göz kapağındaki şişlik, kızarıklık ve ısı artışı çoğu zaman alarm verici görünse de, göz küresine ulaşmamış olması nedeniyle erken dönemde daha yüz güldürücü bir seyir izler. Önemli olan, tabloyu basit bir alerjik şişlik ya da arpacık olarak değerlendirip ertelememek ve göz hareketlerinin korunup korunmadığı gibi ayırt edici bulguları göz ardı etmemektir. Düzenli izlem ve altta yatan nedenin saptanması, hem yineleme riskini azaltır hem de olası komplikasyonların önüne geçer.

Preseptal sellülit gibi tablolarda ileri görüntüleme yöntemleri, güncel yaklaşımlar ve bütüncül bir bakış açısı birlikte değerlendirilir. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa bir uzman hekime başvurarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Kaynakça

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Preseptal Cellulitisncbi.nlm.nih.gov/books/NBK538495/
  2. MedlinePlus — Orbital cellulitismedlineplus.gov/ency/article/001012.htm
  3. American Academy of Ophthalmology (EyeWiki) — Preseptal Cellulitiseyewiki.aao.org/Preseptal_Cellulitis

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Göz Hastalıkları Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

18 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.