Çocuk Endokrinolojisi

Prematür Telarşta Hormonal Değerlendirme

Çocuklarda Prematur Telarş Süreci, Hormonal Değerlendirme, Östradiol ve Gonadotropinler, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen bu yazıda ele.

Prematür telarş, sekiz yaşından önce kız çocuklarında izole meme dokusu gelişimi olarak tanımlanan ve çocuk endokrinolojisi pratiğinde sıklıkla karşılaşılan bir klinik tablodur. Bu durum, gerçek erken ergenliğin aksine diğer puberte bulgularının eşlik etmediği, izole bir meme tomurcuklanması ile karakterizedir. Aksiller kıllanma, pubik kıllanma, vajinal mukozada östrojenizasyon, hızlanmış büyüme atağı ve kemik yaşı ilerlemesi gibi sistemik puberte bulgularının bulunmaması, bu klinik tabloyu santral puberte prekoks ve perifer kaynaklı erken ergenlik tablolarından ayıran temel özelliktir. Ancak benign seyirli olarak değerlendirilen prematür telarşın altında zaman zaman patolojik nedenlerin yattığı bilindiğinden, ayrıntılı bir hormonal değerlendirme süreci klinik karar verme açısından önemli bir basamak oluşturmaktadır.

Memenin erken büyümesi ile başvuran olgularda öncelikle ayrıntılı bir anamnez alınması önerilir. Anne ve babanın puberte yaşları, ailede erken ergenlik öyküsü, çocuğun doğum tartısı, prematürite öyküsü, beslenme alışkanlıkları, soya bazlı ürünlerin tüketim sıklığı, dışarıdan hormon içeren krem veya ilaçlara maruziyet, lavanta yağı ve çay ağacı yağı gibi endokrin bozucu özellik taşıyan ürünlerin kullanımı sorgulanmalıdır. Çevresel endokrin bozuculara maruziyet, son yıllarda erken meme gelişimi olgularında giderek daha sık göz önünde bulundurulan bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Anamnez aşaması, sonraki laboratuvar tetkiklerinin yönlendirilmesi açısından kritik bir bilgi havuzu sağlamaktadır.

Fizik muayene, hormonal değerlendirmenin temel basamaklarından birini oluşturur. Tanner evrelendirmesine göre meme dokusu glandüler yapısı palpasyonla değerlendirilir; yağ dokusundan ayrımı yapılır. Tanner evre 2 ve üzerindeki meme bulguları kayıt altına alınır. Eş zamanlı olarak pubik kıllanma, aksiller kıllanma, akne, vücut kokusu değişiklikleri, vajinal mukoza özellikleri ve klitoral boyut incelenir. Boy, kilo, boy hızı ve hedef boy hesaplamaları yapılarak büyüme paterni değerlendirilir. Yıllık boy hızında belirgin bir hızlanma gözlenmesi, izole prematür telarştan ziyade santral puberte prekoks lehine yorumlanmaktadır. Fizik muayene bulgularının zamanla değişimi de izlem açısından kıymetli bilgi sağlar; bu nedenle başlangıç değerlendirmesinin titiz şekilde belgelenmesi önerilir.

Hormonal değerlendirmenin laboratuvar boyutunda bazal hormon düzeyleri çoğu durumda ilk basamağı oluşturmaktadır. Bazal luteinize edici hormon (LH), folikül stimülan hormon (FSH) ve östradiol düzeyleri ölçülür. İzole prematür telarşta bazal LH değerleri genellikle prepubertal aralıkta kalırken, FSH değerlerinin LH'ye oranla daha yüksek bulunması karakteristik bir bulgu olarak kabul edilmektedir. Ultrasensitif yöntemlerle ölçülen bazal LH düzeyinin santral puberte prekoks için önerilen eşik değerin altında kalması, izole prematür telarş tanısını destekleyici niteliktedir. Östradiol düzeylerinin ise saatlik salınım gösterdiği bilindiğinden tek bir ölçümün sınırlı bilgi sağladığı, ancak belirgin yüksek değerlerin perifer kaynaklı östrojen üretimi açısından uyarıcı olabileceği belirtilmektedir.

Bazal hormon ölçümlerinin ayırıcı tanı için yetersiz kaldığı olgularda gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) uyarı testi ya da güncel pratikte daha sık tercih edilen GnRH agonist uyarı testi gündeme gelmektedir. Bu dinamik testler, hipotalamo-hipofizer-gonadal eksenin aktivitesini değerlendirme açısından altın standart yöntemler arasında yer almaktadır. Test sırasında belirli zaman aralıklarında alınan kan örneklerinde LH ve FSH yanıtları izlenir. Pubertal yanıt paterninin saptanması santral puberte prekoks tanısını desteklerken, prepubertal yanıt prematür telarş lehine yorumlanmaktadır. LH/FSH oranı, ayırıcı tanıda kullanılan önemli parametrelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Test yorumlamasında çocuğun yaşı, kullanılan analiz yöntemi ve laboratuvarın referans aralıkları göz önünde bulundurulmalıdır.

Tiroid fonksiyon testleri de değerlendirme protokolünün bir parçasını oluşturur. Uzun süreli tedavi edilmemiş primer hipotiroidi, Van Wyk-Grumbach sendromu olarak adlandırılan ve izole meme gelişimi, gecikmiş kemik yaşı ve overyan kist gelişimi ile karakterize özgün bir klinik tablo ile karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle erken meme gelişimi başvurularında TSH ve serbest T4 değerlerinin değerlendirilmesi rutin yaklaşımın bir parçası olarak önerilmektedir. Hipotiroidi tablosunun yönetilmesi ile birlikte klinik bulguların gerileme gösterdiği literatürde bildirilmektedir. Bu durum, hormonal değerlendirmenin yalnızca cinsiyet hormonları ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan önemli bir örnek olarak öne çıkmaktadır.

Adrenal aksın değerlendirilmesi, ayırıcı tanı sürecinin diğer bir bileşenini oluşturmaktadır. Dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-S), androstenedion, 17-hidroksiprogesteron ve total testosteron düzeyleri incelenir. Klasik olmayan konjenital adrenal hiperplazi, adrenal adenom veya karsinom gibi adrenal kaynaklı patolojiler, izole meme gelişiminden ziyade androjenizasyon bulgularıyla seyretse de erken ergenlik kliniğinde tarama amaçlı bakılması yararlı kabul edilmektedir. 17-hidroksiprogesteron yüksekliği saptandığında ACTH uyarı testi ile doğrulama yoluna gidilebilir. Adrenal hormon profilinin değerlendirilmesi, özellikle pubik kıllanma ve aksiller kıllanma eşlik eden olgularda öncelikli olarak ele alınması gereken bir basamak olarak kabul edilmektedir.

Periferik östrojen kaynaklarının dışlanması, hormonal değerlendirmenin önemli bir boyutunu oluşturur. Östradiol düzeyinin belirgin yüksekliği, suprese gonadotropin değerleri ile birlikte saptandığında over kistleri, granüloza hücreli tümörler veya nadir görülen McCune-Albright sendromu gibi tabloların ayırıcı tanıya girdiği bilinmektedir. McCune-Albright sendromu; café-au-lait lekeleri, poliostotik fibröz displazi ve perifer kaynaklı erken ergenlik triadı ile karakterize, GNAS gen mutasyonundan kaynaklanan bir hastalıktır. Bu sendromun erken meme gelişimi ile başvurabilmesi, hormonal değerlendirme sürecinde dermatolojik bulguların ve iskelet sistemi muayenesinin atlanmamasının gerekliliğini gündeme getirmektedir. Şüpheli olgularda kemik sintigrafisi ve genetik inceleme gündeme gelebilmektedir.

Görüntüleme yöntemleri, hormonal değerlendirme sürecinin tamamlayıcı parçasını oluşturmaktadır. Pelvik ultrasonografi; uterus uzunluğu, endometrial kalınlık, over hacimleri ve foliküler yapı değerlendirmesi açısından değerli bilgiler sağlar. Pubertal döneme özgü uterus boyutu ve fundus/serviks oranındaki artış, santral aktivasyon lehine yorumlanmaktadır. İzole prematür telarşta ise uterus prepubertal boyutta kalmaktadır. Sol el bilek grafisi ile kemik yaşı tayini, kronolojik yaşa göre kemik yaşının ileride olması durumunda erken ergenlik tablolarının ayrımında yol gösterici olmaktadır. Hipotalamo-hipofizer aksın görüntülenmesi için kraniyal manyetik rezonans incelemesi, santral puberte prekoks tanısı doğrulanan olgularda intrakraniyal patolojilerin dışlanması amacıyla planlanmaktadır.

Ayırıcı tanıda izole prematür telarşın klinik özelliklerinin doğru yorumlanması büyük önem taşımaktadır. Klasik izole prematür telarş, çoğu durumda iki yaş altındaki kız çocuklarında ortaya çıkmakta ve genellikle minigonadarş olarak adlandırılan postnatal HPG eksen aktivasyonu ile ilişkilendirilmektedir. Bu tablo, çoğunlukla kendiliğinden gerileme gösterebilmekte, en azından stabil seyredebilmektedir. Daha geç dönemde, dört-yedi yaş aralığında ortaya çıkan ve atipik prematür telarş olarak adlandırılan tabloda ise hafif kemik yaşı ilerlemesi, hafif büyüme hızlanması veya FSH baskınlığı dışında ek bulgular saptanabilmektedir. Atipik formda, izlem süresince santral puberte prekoksa ilerleyen olguların varlığı bilindiğinden bu hastaların düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.

Çevresel endokrin bozuculara maruziyet, son yıllarda hormonal değerlendirme sürecinde özellikle sorgulanması gereken bir başlık haline gelmiştir. Bisfenol A, ftalatlar, fitoöstrojenler ve bazı kozmetik ürünlerde bulunan kimyasalların erken meme gelişimi ile ilişkilendirildiği çalışmalar mevcuttur. Lavanta yağı ve çay ağacı yağı içeren losyon, şampuan ve banyo ürünlerinin östrojenik ve antiandrojenik etkileri literatürde bildirilmektedir. Bu nedenle anamnezde dış maruziyet öyküsünün ayrıntılı sorgulanması ve şüpheli ürünlerin uzaklaştırılması ardından klinik bulguların izlenmesi yararlı bir tanısal yaklaşım olarak benimsenmektedir. Çevresel maruziyetin uzaklaştırılması ile klinik bulguların gerilemesi, etiyolojinin aydınlatılmasında yol gösterici olabilmektedir.

Çocuk endokrinoloji pratiğinde prematür telarşın yönetimi büyük ölçüde dikkatli izlem temelinde şekillenmektedir. İzole prematür telarş tanısı konulan olgularda üç-altı ay aralıklı klinik kontroller önerilmektedir. Her kontrolde Tanner evrelendirmesi yeniden değerlendirilir, boy ve kilo ölçümleri grafiklere işlenir, gerektiğinde kemik yaşı yeniden incelenir. Klinik bulguların ilerlemesi, yıllık boy hızının belirgin artması, kemik yaşı ilerlemesi veya yeni puberte bulgularının ortaya çıkması durumunda hormonal değerlendirme tekrarlanmaktadır. Bu izlem protokolü, başlangıçta benign seyirli izlenen olguların zaman içinde santral aktivasyon göstermesi halinde erken yakalanmasına olanak sağlamaktadır.

Hormonal değerlendirme sürecinde aile ile bilgi paylaşımı klinik yaklaşımın önemli bir bileşeni olarak öne çıkmaktadır. Erken meme gelişimi tablosunun çoğu durumda benign seyirli olduğu, ancak bazı olgularda ileride santral puberte prekoks gelişebileceği bilgisi aktarılmaktadır. Düzenli izlem önerisi, beklenmedik bulgular karşısında hekime başvurma gerekliliği ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hususlar görüşülmektedir. Çocuğun yaşına uygun şekilde bilgilendirilmesi, beden imajı ve psikososyal gelişim açısından da göz önünde bulundurulması gereken bir konudur. Aile danışmanlığı, klinik izlemin başarısı için temel öğeler arasında yer almaktadır.

Prematür telarşta hormonal değerlendirme, multidisipliner yaklaşımla yürütüldüğünde en yüksek tanısal verimliliğe ulaşılan bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Çocuk endokrinoloji uzmanı, radyoloji uzmanı, pediatrik cerrah ve gerektiğinde genetik uzmanı işbirliği içinde olgu yönetimine katkı sağlar. Tanısal sürecin standardize edilmiş protokoller çerçevesinde ilerlemesi, gereksiz tetkiklerin önlenmesi ve patolojik durumların atlanmaması açısından önemli görülmektedir. Çocuğun bireysel özellikleri, başvuru yaşı, klinik tablonun seyri ve eşlik eden bulgular göz önünde bulundurularak kişiselleştirilmiş bir değerlendirme planı oluşturulması önerilmektedir. Bu kapsamlı yaklaşım, izole prematür telarş ile patolojik erken ergenlik tablolarının ayrımının doğru biçimde yapılmasına ve uygun klinik yönetimin belirlenmesine olanak tanımaktadır.

Sonuç olarak prematür telarş, çocukluk çağında karşılaşılan ve dikkatli bir hormonal değerlendirme süreci gerektiren önemli bir klinik tablodur. Bazal hormon ölçümleri, dinamik testler, görüntüleme yöntemleri ve düzenli klinik izlem ile yürütülen kapsamlı değerlendirme, izole tablonun santral puberte prekoks ve diğer patolojik durumlardan güvenle ayrılmasına katkı sağlamaktadır. Çevresel etmenlerin sorgulanması, tiroid ve adrenal aks değerlendirmesi ve görüntüleme bulgularının bütüncül yorumlanması ile klinik karar verme süreci güçlendirilmektedir. Hekim, aile ve çocuğun uyum içinde sürdürdüğü izlem süreci, uzun vadeli sağlık çıktıları açısından temel rol oynamaktadır. Bu yazı bilgilendirme amacı taşımakta olup bireysel klinik kararların ilgili çocuk endokrinoloji uzmanı ile birlikte oluşturulması gerekli bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Kaynakça

  1. StatPearls - National Center for Biotechnology Information (NCBI) — Prematür telarşncbi.nlm.nih.gov/books/NBK568734
  2. Mayo Clinic — Erken puberte tanı ve değerlendirmemayoclinic.org/diseases-conditions/precocious-puberty/diagnosis-treatment/drc-20351817
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) - Precocious Puberty — Erken puberte ve prematür telarş: değerlendirme ve hormonal ayırıcı tanıncbi.nlm.nih.gov/books/NBK544313
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) - Physiology, Puberty — Puberte fizyolojisi, telarş ve hormonal mekanizmalarncbi.nlm.nih.gov/books/NBK534827

Bu bölümdeki kaynaklar bilgilendirme amaçlı olup yalnızca referans niteliğindedir.

Çocuk Endokrinolojisi Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

12 soru

Bu konuda uzman hekimlerimizle görüşmek ister misiniz?

Şikayetinizi anlatın, çağrı merkezimiz sizi doğru hekime yönlendirsin.